“Protein Paradoksu: Fazlası Güç Değil, Risk Olabilir”
“Protein Paradoksu: Fazlası Güç Değil, Risk Olabilir”
PROTEİN TOZU GÖRSELİ
- Blog Yazısı
Son yıllarda protein neredeyse bir “süper besin” olarak sunuluyor. Sporcular, sağlıklı yaşam tutkunları, sosyal medya üzerindeki influencer’lar — herkes “daha çok protein” tüketmemiz gerektiğini söylüyor. Market raflarında “yüksek proteinli” etiketli ürünler çoğalıyor; sütlerden bisküvilere kadar neredeyse her şeyin üzerinde “protein” yazıyor.
Ama gerçekten bu kadar fazla proteine ihtiyacımız var mı? Bilimsel literatür bu konuda oldukça net: Hayır — her durumda “ne kadar çok, o kadar iyi” diyemeyiz.
1. Neden Bir Protein Takıntısı Var?
Anketler, Amerikalı yetişkinlerin %70’inden fazlasının protein alımını artırmak istediğini gösteriyor. Bu artışın birkaç ana nedeni var:
Sosyal medya etkisi: Yüksek proteinli diyetler yoğun şekilde pazarlanıyor.
Ürün çeşitliliği: “Protein bar”, “yüksek proteinli süt”, “yüksek proteinli bisküvi” gibi ürünler hızla yaygınlaşıyor — ancak bunların bir kısmı aslında ultra-işlenmiş gıda sınıfına giriyor.
Yanlış algılar: Birçok kişi, zaten günlük ihtiyacını karşılıyor olmasına rağmen “daha fazla protein olursa daha çok fayda” şeklinde düşünüyor.
Bu tür algılar, sağlıklı beslenme yönündeki gerçek ihtiyaçlarla örtüşmemiyor.
2. Günlük İhtiyacımız Ne Kadar?
Çoğu sağlık otoritesi için genel bir referans değeri vardır: örneğin, sağlıklı bir yetişkin için ~0,8 g protein / kg vücut ağırlığı / gün önerilir.
Örneğin, 70 kg bir kişi için ~56 g protein eder.
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Spor yapan ya da direnç (ağırlık) antrenmanı yapan bireylerde bu aralık biraz daha yüksek olabilir — örneğin 1,2-1,6 g/kg/gün gibi.
Araştırmalar gösteriyor ki bu miktarı aşmak — yani vücudun kullanım kapasitesini çok üstünde — çok büyük ek fayda sağlamıyor. Örneğin bir çalışma, spor yapan erkeklerde günde ~2,5-3,3 g/kg protein alımının 1 yıl boyunca zararlı etkiler göstermediğini saptamış.
Aynı zamanda, “kas kazanımı için limit” üzerine yapılan modellemeler, örneğin ~1,6-2,2 g/kg/gün kadar protein alımının yeterli olduğunu, bundan fazlasının ek kazanç sağlamadığı sonucuna ulaşmış durumda.
3. Kaynak Önemli: Hayvansal mı, Bitkisel mi?
Sadece miktar değil, kaynak da büyük önem taşıyor.
Birçok ileri düzey epidemiyolojik çalışma, hayvansal protein alımının yüksek olmasıyla — özellikle damar-kalp hastalıkları (KVS) ve tüm nedenlere bağlı ölüm riskinde — artış arasında ilişki bulmuş durumda.
Örneğin, bir meta-analizde, toplam protein alımının yüksek olması (özellikle hayvansal kaynaklı) ile tüm-nedenli ölüm oranlarında artış görülmüş.
Öte yandan, bitkisel protein alımı — baklagiller, kuruyemişler, sebzeler, tam tahıllar — daha yüksek olduğunda ölüm riskinin daha düşük olduğu bulunmuş çalışmalarda.
Özellikle bir Japon kohort çalışmasında, günlük enerjinin sadece ~3 %-ini bitkisel proteinden yana kullanmak, hayvansal kırmızı/işlenmiş et kaynaklı proteini bitkisel kaynağa çevirmek suretiyle toplam ve KVS-ile ilişkili ölüm riskini anlamlı biçimde düşürmüş.
Bu, “ne kadar protein aldığımızdan çok, nereden aldığımızın” belki de daha kritik olduğunu düşündürüyor.
4. Fazla Proteinin Potansiyel Riskleri
Protein alımının çok yüksek olması her zaman masum değil; bazı potansiyel risklere işaret eden veriler var:
Yüksek hayvansal protein alımı, özellikle kırmızı ve işlenmiş et kaynaklı olduğunda; damar sertliği, inflamasyon, KVS riski ile ilişkilendiriliyor. Örneğin “besleyici amino asit” olarak öne çıkan lösin gibi amino asitlerin mTOR sinyal yolunu aşırı aktive ederek damar duvarında olumsuz etkilere yol açabileceği öne sürülüyor.
Böbrek sağlığı zayıf olan bireylerde yüksek protein alımı, özellikle hayvansal bazlıysa, sorun yaratabiliyor. Ancak bu alandaki veriler karmaşık: Bazı çalışmalarda yaşlı yetişkinlerde — hafif-orta düzey böbrek fonksiyonu bozukluğunda bile — daha yüksek protein alımının ölüm riskini azalttığı bulunmuş.
Yaşamın orta çağında (örneğin 50-65 yaş aralığı) yüksek protein alımıyla, 18 yıl takip edilen bir çalışmada tüm-nedenli ölüm riskinde artış görülmüş.
Tüm bunlar, “daha çok protein = daha iyi” mantığının her durumda geçerli olmadığına işaret ediyor.
5. Spor, Kas ve Protein: Ne Kadar Etkili?
Kas gelişimi, yalnızca protein alımına değil — daha çok direnç antrenmanına (örneğin ağırlık kaldırma) bağlı.
Kas kazanımında anahtar: yeterli enerji alımı + doğru antrenman + yeterli protein + uyku/dinlenme.
Ancak, vücut zaten ihtiyaç duyduğu proteini karşıladığı zaman, fazlasının fazla kazanç sağlamadığı çalışmalarda görülüyor. Örneğin yukarıda belirtilen modelleme çalışmaları.
Bu da demek oluyor: kas geliştirmek için “hizmette bilime uygun” bir protein miktarı yeterli ve “eksik değil ama bolca” mantığı genel popülasyon için geçerli değil.
6. Yaşlı Yetişkinler İçin Durum Nasıl?
Yaşlılıkta kas kaybı (sarkopeni), kemik kütlesinde azalma gibi faktörler öne çıktığından, bu grupta protein ihtiyacı biraz farklı olabilir:
Bazı Avrupa önerileri, 65 yaş üzeri bireylerde protein alımının ~0,8 g/kg/gün’den yaklaşık 1,2 g/kg/gün’e çıkarılmasını önermektedir.
Bir çalışmada 85 yaş ve üzerine çıkan yaşlı bireylerde, yüksek protein alımının tüm-nedenli ölümü anlamlı biçimde azalttığı görülmüş.
Yine de, böbrek hastalığı, karaciğer problemi, düşük aktivite düzeyi gibi faktörlerin varlığı durumunda “yüksek protein” yaklaşımı her zaman risksiz değildir.
7. Sonuç ve Öneriler: Dengeli Bir Yol
Protein sağlığımız için çok önemli bir makro-besin; fakat fazlası stand-alone bir mucize yaratmıyor. Özetle:
Günde gereksiniminize uygun bir düzeyde protein alın — genellikle ~0,8 g/kg/gün civarında — ve bu miktar birçok kişi için yeterli.
Spor yapanlar, direnç antrenmanı yapanlar için biraz üzeri (~1,2-1,6 g/kg/gün) mantıklı olabilir.
Kaynaklara dikkat edin: Bitkisel proteinleri önceliklendirmek — ve hayvansal proteini uygun düzeyde, işlenmiş kırmızı et, işlenmiş et ürünlerini sınırlamak — uzun vadeli sağlık için önemli.
Kas geliştirmek istiyorsanız: Mutfağa değil, spor salonuna bakın. Yüksek protein alımı tek başına kas kütlesi anlamlı artırmıyor; antrenman, uyku ve genel enerji dengesi kritik.
Yaşlı bireylerde protein alımı özel önem taşıyor; ancak sağlık durumu, böbrek/karaciğer fonksiyonları, yaşam tarzı mutlaka göz önünde bulundurulmalı.
Marketlerde “yüksek proteinli” etiketiyle satılan ürünlerin bir kısmı işlenmiş gıda olabilir — kalitesine dikkat etmeniz önerilir.
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Z. Chen, et al. (2020). Dietary Protein Intake And All-Cause And Cause-Specific Mortality: Results From The Rotterdam Study And A Meta-Analysis Of Prospective Cohort Studies. European Journal of Epidemiology, sf: 411-429. doi: 10.1007/s10654-020-00607-6. | Arşiv Bağlantısı
- Munehiro Kitada Ve Ark., et al. (2019). The Impact Of Dietary Protein Intake On Longevity And Metabolic Health. linkinghub.elsevier.com, sf: 632-640. doi: 10.1016/j.ebiom.2019.04.005. | Arşiv Bağlantısı
- Adrián Carballo-Casla, et al. (2024). Protein Intake And Mortality In Older Adults With Ckd. JAMA, sf: tamamı. doi: 10.1001/jamanetworkopen.2024.26577. | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/02/2026 20:23:53 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/21653
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.