İnsanlar neden oradan oraya koşuşturup duruyor, kendileri için gerekene razı olmak yerine hep daha fazla isteyip sürekli boşa uğraş veriyorlar. Zihinlerini saçma ve boş şeylere harcayıp asıl olanı göremiyorlar, ya da görmek istemiyorlar çünkü gerçekler insanları hep korkutmuştur. Zaten adet, din, yasa, töre ve diğer kültürel dinamiklerin hepsi insanlığın korkaklığı yüzünden ortaya çıkmıştır. Politikacılar insanların korkaklığını çok kullanırlar, onları manipüle eder ve kendilerine oy vermelerini sağlarlar. Aslında insanların korkaklığını kullanıp güç elde etme işi yeni bir tarihe dayanmaz. Avrupa ve dünya üzerinde otorite kurmayı sağlamış her imparatorluk , düzenlerini hep bir yaratıcıya ve ya ruhsal bir takım olaylara bağlamışlardır. Böylelikle zaten korkaklıkları hayatının en ince ayrıntısına kadar işlemiş olan insanları kendi emir ve yasaklarına uydurmak için, kainatın en güçlüsüne ve ol deyince olan bir otoriteye bağlayarak hem işlerini kolaylaştırmış hem de yalanlar üzerine kurulu olan düzenlerinin yüz yıllar boyunca devam etmesine olanak sağlamışlardır. Korku insanlığın yaşamının bütün evrelerinde var olup, toplumsal ve tarihsel olayların en önemli unsuru olmuştur. Bu nedenle korku insanın en özleştiği duygusudur.
Tanrı varlığı nedir? insan tanrının varlığından ne zaman haberdar olmuştur? Tanrıyı insanın korkaklığı yaratmış ve kendi yönelimine göre şekillendirmiştir. sizden biraz empati yapmanızı isteyeceğim. İlk insanlardan biri olduğunuzu düşünün, kainatın sizden başka kimseye vermediği sorgulama becerisi size verilmiş ve etrafınızda olan bitenleri anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. etrafınızda dehşet verici olaylar yaşanırken sonu gelmeyen bir anlamlandırma çabası içerisindesiniz. Yıldırımlar düşüyor, depremler oluyor, yangınlar çıkıyor ve dahası yaşanıyor. Bütün bu olaylar neden ve kim tarafından yapılıyor? aklınızın bir tarafında sizi sürekli düşündürten bir soru bu. Bu sorunun cevabını edinebilmenin en kolay yolu nedir? aklınızda bütün bu olayları gerçekleştiren ve sizi acımasızca katleden bir otorite oluşmaya başlıyor. Bu otorite o kadar güçlü ki karşı koymanız imkansız, yapabileceğiniz tek şey yalvarmak ve çeşitli yöntemlerle bu otoriteye mesaj göndermeye çalışmak olabiliyor. Bu yalvarışların sonucunda şans eseri iyi bir olgu elde ederseniz de aynı yöntemi kullanmaya ve kalıp haline getirmeye başlıyorsunuz. Bu kalıpları da gelecek nesillere öğretiyor olmanız da cabası tabi. Bütün bu olayların sonucunda sistematik bir düzen ve ibadet anlayışını elde etmiş oluyorsunuz. Bu otorite ve sistematik düzen o kadar güçlü ki hayatınızı size bağlayan ve yaşamaya devam etmeniz için tutunduğunuz sağlam bir dal gibi adeta. Bu düzen için ölür ve öldürür hale gelecek kadar bağlandınız. Kendilerini bu güçlü otoritenin elçisi ve ya yer yüzündeki simgesi olarak tanıtan insanlara, bütün bu olayların aslında temel sebebi olan korkunuz yüzünden itaat etmek zorunda kalıyorsunuz. Bu elçiler sizlere tanrının mesajı olduğunu ve emirlerini yerine getirmezseniz sonsuza kadar acı çekeceğiniz dehşet verici olan bir mekana gideceğinizi söylüyor. Zaten korku duygunuz bütün bu olaylara sebep olmasına rağmen hala sizi yönlendirip elçilerin kendi çıkarlarına göre belirlemiş olduğu emirlere itaat etmek zorunda kalıyorsunuz. İşte bütün bu olayların sebebi aslında başta çok basit gibi görünen korku duygusunun ta kendisidir. Başta dediğim gibi korku insanın en özleştiği duygusudur.
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/02/2026 06:47:14 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/21564
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.