'Hay' dan gelen Huy' a gitmesin' derken, yaşamın kendisinden miras aldığımız hayata tutunma eğilimini kastediyorum. Dünyaya gelen her canlı öleceği zamana geri saymaya başlıyor dersek hatalı bir analoji kurmuş olmayız ne de olsa teşbihte hata olmaz. Konu insan olduğunda bu geri sayma işlemine biraz daha yakından bakmalıyız. Diğer bütün canlılarda olduğu gibi yaptığımız ilk iş hayata tutunmaktır, memeyi bularak beslenmek. Ebeveyn yavrusunu mutlaka hayatta hem de en güçlü biçimde tutmak için çaba harcar. Hiç kimse yavrusuna ölüm gerçeğini öğretmez. Ölüm gerçeği ile ilk tanıştığımızda ekseriyetle bu acıya katlanacak seviyeye gelmiş oluruz, ama çok önemli değil, bu acı gerçek bilincimizin izole bir bölümüne gönderilir ve orada soğumağa bırakılır. Yeniden hayatta, ve en güçlü biçimde, kalmaya odaklanırız. Bu durum bireyden bireye değişmeyen evrensel bir davranış biçimidir. Evrimsel yaklaşımla; bu davranış kalıbını edinmemiş bireylerin zaten soyları devam edemeyecekti. Bu donanıma doğuştan sahibiz ve ebeveynler istisnasız yaşamak eksenli kurguyla yavru yetiştireceklerdir, sonra yavrular kendi yavrularına aynısını yaparlar ve nesiller..
İnsanlarla ilgili onların bilişsel donanımlarının nasıl detaylandırılabileceği hakkında deneyler tasarlamak neredeyse söz konusu dahi olamaz, etik ve inançlar buna izin vermez. Bu nedenle kendi can alıcı kodlarımız hakkında sıfır bilgiyle yaşamaya devam ederiz, en karmaşık kodları yazmayı bile başarmışızdır bir taraftan da. Ama bir sistem gerekli-zorunlu-yeterli sensörleri olmadan, kendi dışındaki dünya verileri bir yana, kendi içinden gelen-gelebilecek olan arızaları gidermede sürdürülebilirliğini ne ölçüde realize edebilir kritik sorusu elimizde her an patlayabilecek bir bomba gibi bizle birlikte gezmeye devem eder. Soru şudur: bizi hayata bu denli bağlayan nedir, dahası bu davranışsal mirası kaybetme ihtimali ya da daha yetkin hale nasıl getirebiliriz i ne zaman düşünmeye başlayacak ve plan projeler geliştireceğiz. Yoksa saldım çayıra Mevlam kayıra deyip kaderimize razı olmaya devam mı edeceğiz. Şahsi kanaatim en azından ilk adım olarak simülasyonlar eliyle bu kritik konuları gelecek zamanlarda aydınlığa kavuşturacak yeteneğe sahip olduğumuz yönünde. Bizi hayata bağlayan nedir bunu bilme hakkımız ve kapasitemiz var.
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 24/07/2026 22:59:34 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23490
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.