Felsefede Aklın Güncellenmesi
Geçtiğimiz bölümde, felsefenin ilk çağlardan başlayıp Orta Çağ’a kadar uzanan gelişimini ve özgürleşme süreçlerini ele almıştık. Bu ikinci bölümde ise odağımızı Orta Çağ’dan alıp modern çağa kadar uzanan sürece çeviriyoruz.
Öncelikle şu soruyla başlayalım: Felsefe günümüzde tam anlamıyla özgür mü, yoksa hâlâ ideolojilerin ve bilimsel kalıpların kıskacında mı? Siz bu sorunun cevabını düşünürken, ben de kendi fikirlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Formüllerin Egemenliği ve Felsefenin Sınırları
Bilimin henüz var olmadığı ilk çağlarda felsefe vardı; bu yüzden felsefeye "bilimin atası" demek yanlış olmayacaktır. O dönemlerde evrene ve gündelik hayata dair tüm cevaplar felsefede aranırdı. Zamanla felsefenin içinden bilim doğdu ve fizik, kimya, biyoloji gibi dallara ayrıldı. Hatırlayalım ki, tarihin en büyük fizikçilerine eskiden "doğa filozofları" denirdi.
Ancak modern çağda felsefenin artık yeterince özgür olduğunu söylemek güç. Günümüzde "formüllerin egemenliği" hüküm sürüyor. Eğer bir şeyin formülü yoksa ya da matematiksel olarak hesaplanamıyorsa, toplumun gözünde "boş laf" olarak nitelendiriliyor. Felsefe, evreni açıklama görevini bilime devrettiği için sanki sadece kelime oyunlarından ibaret bir alanmış gibi algılanmaya başladı.
Oysa gerçek bu mu? Felsefenin özünde kural yoktur, oysa bilim tamamen kurallara ve sınırlara bağlıdır. Bugün eğer bilimi tek mutlak gerçek kabul edersek, tıpkı Orta Çağ’daki dogmalar gibi kendimize yeni bir sınır çizmiş oluruz. Orta Çağ’da bu sınır din iken, bugün pozitifizm olmuştur. Peki, felsefe bugün nerede özgür? Bence felsefenin tek özgür kalesi, o meşhur "Neden?" sorusudur.
Felsefe Modernize Edilmeli mi?
Çok eski zamanlarda; Celsus Kütüphanesi’nde, bir agorada ya da İskenderiye Kütüphanesi’nde genci yaşlısı herkes bilginin peşindeydi. İster hoca olsun, ister esnaf ya da sokaktaki bir satıcı... Herkes hayatı anlamlandırmakla meşguldü. Felsefe yapmak için illa bir üniversite bitirmeye ya da profesör unvanı almaya gerek yoktu.
Bugün yeni filozofların yetişmesinin önündeki en büyük engel, felsefenin üniversitelerin tozlu raflarına hapsolmuş olmasıdır. Artık "sivil bir eyleme" ihtiyaç var. Felsefe, sadece akademisyenlerin tekelinde kalmamalıdır. Profesörlerin kürsülerinden inip halka karışması; meydanlarda, köy kahvelerinde formüllerle değil, saf bir merakla felsefe yapılması gerekiyor.
Felsefe kaybolmadı, o hep oradaydı. Sadece içinde bulunduğumuz zamana göre yeniden güncellenmesi ve hayatın her alanına sızması gerekiyor.
- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 11/04/2026 17:00:10 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22678
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.