Dünyadaki En Önemli Video Bu Ama Delirdiğiniz İçin Şimdilik Hiçbirinizin Umurunda Olmayacak!
Geçmiş ve Gelecek Evrimini Kuşatan Bir Tarih Felsefesi Matematiği veya Üç Kader
Bir tarih felsefesi matematiği veya üç kader
- Blog Yazısı
Bir Tarih Felsefesi Matematiği veya Üç Kader
Ne görüyorsun ego?
Şahit olduğum şey çok korkunç hayy… Elimden düşünmek, yazmak ve videolar çekmek dışında hiçbir şey gelmiyor. Bütün insanlar, şirketler ve devletler delirmiş ve geri zekalı gibi geliyor bana. Şahit olduklarımı neden kimse görmüyor neden kimse bunları konuşup düşünmüyor, neden kimse önlem almıyor!
“Elinden bir şey gelmediği için kendinden ve delirmeyen aklından nefret ettin mi!”
Dünyaların (üzerinde hayat olan gezegenlerin) var olması ve yok olması arasında, özellikle de insan benzeri bilinçler ne şekilde evrim geçiriyor olabilirler?
İnsan bilinci ya da türü “duyum, duygu, biliş, ilke, sezgi ve tevhit-tekillik” olmak üzere altı evrimsel çağ dalgasından geçerek var oluyor. Bu çağların “zaman içindeki hareketleri” ise “normal, sağa çarpık ve sola çarpık dağılımlar” şeklinde gerçekleşiyor.
Şu an yaşadığınız dünyada hangi dağılım şekli görünüyor?
Ne yazık ki “sağa çarpık dağılım şekli” görünüyor. Üzerimize adeta çelikten ve ölümcül bir kafes (had) inşa etmişe benziyoruz.
Neden bu şekilde düşünüyorsun?
Çünkü insan bilincinin ve dolayısıyla bilgi ve teknolojisinin en çok geliştiği çağ dalgaları “ilke, sezgi ve tevhit-tekillik çağ dalgalarıdır”. Ama sağa çarpık dağılıma göre bu çağ dalgalarında çok az zamanımız kalmış olacak. Yani üzerinde hayat olan başka gezegenler keşfetmemiz veya üzerinde hayat inşa edebileceğimiz yerleri bulmamız için çok az zamanımız kalacak ve belki de hiç zamanımız kalmayacak! Düşünebiliyor muyuz? … En çok geliştiğimiz çağlarda başka dünyalar keşfedebiliriz ama o çağlarda ise ne yazık ki yeterince zamanımız kalmayabilir!
Normal dağılım gösterecek şekilde bilincimiz evrim geçirseydi hayatta kalma şansımız daha fazla olacaktı. Çünkü o durumda bilincimizin çok geliştiği ilke, sezgi ve tevhit-tekillik çağ dalgalarında daha fazla yaşayacaktır. Bu sürede de üzerinde hayat olan başka gezegenler keşfetme olasılığımız artacaktı!
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Peki ya sola çarpıklık?
Bu mümkün değil, dünyada gördüğüm kadarıyla sola çarpıklık imkânsız. Bu dağılım türü uzayın başka yerlerinde belki vardır ama dünyada olmadığı kesin. İşte o bizim çok zeki, gelişmiş uzaylı dediğimiz varlıklar, bilincin özellikle sola çarpık ya da normal dağılım şeklinde evrim geçirdiği gezegenlerde yaşıyor olmalılar.
Dünyadaki bilinç evriminin sağa çarpık dağılım gösterdiğini nereden biliyorsun?
Biyolojik evrime bakılırsa hemen anlaşılır. Çünkü insan dediğimiz tür yaklaşık 300.000 (üç yüz bin) yıllık bir varlık. Oysa gezegenin ömrü milyarlarla ifade ediliyor ve canlıların ortaya çıkışı ise 600.000.000 (altı yüz milyon) yıl öncesine kadar götürülebiliyor. Bu veriler dünya üzerindeki “canlılık merkezli bilincin” daha çok duyum ve duygu çağ dalgalarında yaşandığının kesin ispatıdır. İnsanı merkeze alırsak ve biliş çağı dalgasını Thales’le başlatırsak sadece 2600 (iki bin altı yüz) yıldır biliş başladı diyebiliyoruz. Hadi ilk yerleşik hayata geçmeyi baz alsak 12000 (on iki bin) yıldır duyum, duygu ve biliş çağlarının içindeyiz diyebilirim. Bundan sona dünyada 12.000 (on iki bin) yıl kalmadığına göre dünyada özellikle insan bilinci sağa çarpık olacak şekilde evrim geçiriyor diyebiliriz.
Daha günümüze gelirsen neler söyleyebilirsin?
Hayatın anlamının, tutkusunun, değerlerinin çökmesi. Bilimsel gerçeklerin, insanlık tecrübesinin ve normal olan şeylerin bilgisine sahip olmamıza rağmen binlerce yıldır sürekli bu bilgilerin gereklerine uyulmaması. En gelişmiş toplum ve devletlerin bile ırkçılıkla, dincilikle, basit ekonomik çıkarlarla ve duygusal hezeyanlarla hareket etmesi. İnsanların yaşayan ölüler haline gelmeleri, her alanda kutuplaşmaların ve ölümcül çelişkilerin en uçlarına çıkılması. İnsanlığın felsefi ve bilimsel düşünme kapasitesinin donması. Küresel çevre ve iklim krizleri gibi olgusal gerçeklerin bile görmezden gelinmesi vb. Bütün bunlar, binlerce yıldır ağırlıklı olarak duyum, duyguda ve biraz da biliş çağı dalgalarında sıkışıp kaldığımızı gösteriyor.
İnsanlık ne yapmalı?
Bir an önce “duyum, duygu ve biliş çağ dalgalarından demir alıp, ilke, sezgi ve tevhit-tekillik çağ dalgalarına” doğru harekete geçmeliyiz. Az önce de belirttiğim gibi dağılımı sola çarpık hale getirmemiz imkansızdır ama normal dağılıma en azından yakın hale getirmeye çalışmamız gerekiyor. Elimizden geldiğince ilke, sezgi ve tevhit-tekillik çağlarında daha fazla yaşamamız gerekiyor. O gelişmiş dalgalarda dünya dışına çıkıp başka gezegenlerde hayat kuracak kadar zamanımız kalabilir! Başka şansımız yok!
“Haddini bilmeyen varlık, kendi üzerine ördüğü çelik haddi aşıp özgür olamaz!”
Mevcut duruma devam edersek Dünya üzerindeki hayatın sonuna doğru hızlıca gidiyoruz diyebilirim ve başka gezegene gidip orada hayatı devam ettirmemiz mümkün görünmüyor. Şu anda bütün kaynaklarımızı ve zamanımızı silahlara-savunmaya, savaşlara, duyum, duygu ve biliş oyunlarımıza veya mastürbasyonlarımıza harcıyoruz. Bu düşük ergen bilinç seviyesiyle başka gezegenlerde hayat kuracak düzeye çıkmamız mümkün değil!
Ercan Turan
Filozof Kral
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 13/03/2026 10:24:59 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22442
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.