SARS-CoV-2 Taşıyıcılarının %86'sı Fark Edilmiyor Olabilir!

COVID-19 Salgınının En Büyük Sebebi, Taşıyıcıların Neredeyse Hiçbirinin Fark Edilemiyor Olması Olabilir!

Gece Modu

Science dergisinde yayımlanan 16 Mart tarihli bir makaleye göre tüm SARS-CoV2 pozitif kişilerin çok azı fark ediliyor olabilir. Çin, ABD ve İngiltere'den yedi araştırmacının künyesini taşıyan makaleye göre fark edilmeyen vakalar virüsün küresel düzeyde hızlı yayılımını açıklıyor.

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, Science isimli kaynaktan çevrilerek dilimize uyarlanmıştır; ancak "çeviri" içeriklerimizden farklı olarak, bu içerikte orijinal metin birebir korunmamıştır. Anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazar(lar)ı ve/veya editörler tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş; içeriği ve anlatımı zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Metnin omurgasını oluşturan kaynağı, orijinal dilinde okumak için lütfen yukarıdaki bağlantıya tıklayınız. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Science dergisinde yayımlanan 16 Mart tarihli bir makaleye göre SARS-CoV2 pozitif kişilerin çok küçük bir kısmı fark ediliyor olabilir. Çin, ABD ve İngiltere'den yedi araştırmacının künyesini taşıyan makaleye göre, fark edilmeyen vakalar virüsün küresel düzeyde hızlı yayılımını açıklıyor.

Araştırmacıların Çin'deki 375 şehir için 10 Ocak - 23 Ocak tarihleri arasındaki vaka sayıları, kitlesel hareketlilik, hastalığın kuluçka dönemi, bulaştırıcılık süresi gibi birçok parametreyi bir araya getirdikleri ve salgının yayılımıyla uyumlu çeşitli matematiksel modellerden ulaştıkları sonuçları klinik çalışmalardan elde edilen verilerle kıyaslayarak ulaştıkları sonuçlara göre, fark edilmeyen virüs taşıyıcıları, fark edilenlerden kat kat fazla. Öyle ki, gerçekte enfekte insanların ancak %14'ünün fark edilebildiği tahmin ediliyor.

Araştırmada elde edilen sonuçlarda hastalığın temel bulaşıcılık kat sayısı (R0) 2,38 olarak hesaplanırken araştırmacılar bunun diğer çalışmalarda elde edilen 2,2 değerine çok yakın olduğuna dikkat çekiyorlar. Diğer yandan hastalığın kuluçka süresi ve bulaştırıcılık süreleri sırasıyla 3,69 ve 3,48 gün olarak hesaplanmış ve bunlar da klinik saha çalışmalarıyla uyumlu görünüyor. Ayrıca bu sonuçlara göre, daha önceden de tespit edildiği gibi, kısmen nadir de olsa virüs, hastalık semptomlar ortaya çıkmadan önce de bulaşabiliyor.

Tüm enfekte kişilerin "kayıt altına alınmış, enfeksiyon bulguları gösterenler" ve "kayıt altına alınmayanlar" olarak iki kategoride modellenebileceği öne sürülen çalışmada 10 Ocak - 23 Ocak aralığı ise bu dönemde Çin'deki kurumsal ve sosyal kısıtlamaların çok az olması nedeniyle tercih edildi.

Araştırmada kayıt altına alınmamış ve birçoğu enfeksiyon bulgusu göstermediği tahmin edilen vakaların kayıt altında alınmış hastaların %55'i kadar bulaştırıcılık gösterdiği belirtiliyor. Bu bilgi, enfeksiyon bulgusu göstermeyen olgular için bulaştırıcılık riskini neredeyse yarı yarıya azaltıyor gibi görünse de aslında kayıt altına alınmamış kişilerin toplam sayısı göz önüne alındığında tablo daha korkutucu bir hâle geliyor:

(..) çok daha büyük sayıları nedeniyle kayıt altına alınmamış enfeksiyonlar kayıt altına alınmışların %79'unun kaynağıydı.

Ayrıca bu vakaların fark edilip izole edilmelerinin önemi üzerinde de duruluyor:

Kayıt altına alınmamış vakalar çıkarıldığında tüm Çin'deki kaydedilmiş vaka sayısının %78,8 ve Wuhan'daki kaydedilmiş vakaların %66,1 azalacağı sonucuna ulaşıyoruz.

Çalışmada ayrıca 23 Ocak'tan sonrası, yani Çin'de geniş kapsamlı önlemler alındıktan sonraki dönem için de modelleme önerileri sunuluyor. Modelleme önerilerinde sosyal mesafelendirme ve kişisel karantina gibi koruyucu davranış alışkanlıkları, Çin'deki seyahat kısıtlamaları, maske tedariği, toplumsal farkındalık gibi birçok salgın baskılama uygulamaları hesaba katıldı. Araştırmacılar, alınan önlemler sonrası kayıt altına alınmış hastaların efektif üreme katsayısının (Re) kademeli olarak 0,99'a kadar düşmüş olabileceği tahmininde bulunuyorlar.

Bu önemli bir sayı çünkü hastalığın efektif üreme katsayısının 1'in altına düşürülmesi sağlık sistemlerini zorlayan yeni vaka yükünün hafifletilmesi için kritik bir eşik. Hastalığın kuluçka ve bulaştırıcılık süresinde istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik olmazken bulaştırma katsayılarının ve kayıt altına alınma oranlarının ciddi şekilde artmasının bunda etkili olduğu düşünülüyor.

Sonuç

Araştırmacılar bu şekilde bazı önemli soruları yanıtladıklarını düşünüyorlar. Öncelikle, makaleye göre küresel bir salgın oluşmasında kayıt altına alınmamış, muhtemelen hastalık bulgusu göstermeyen veya çok az gösteren enfekte kişilerin büyük bir pay sahibi oldukları şüphesi doğrulanıyor.

İkincisi, hastalığa karşı sağlık otoritelerince tavsiye edilen sosyal ve kurumsal önlemlerin işe yararlığı, Çin'deki 375 şehirden elde edilen önlemler öncesi ve sonrasını gösteren verilerle adeta sınanarak kanıtlanmış oluyor.

Üçüncüsü de, son günlerde Dünya Sağlık Örgütü'nün resmî olarak vurguladığı testlerin arttırılması önerisi makale yazarlarınca tasdik ediliyor ve test uygulanan insan sayısının artmasının ve enfekte kişilerin kayıt altına alınmasının salgının sınırlandırılmasında ne kadar önemli olduğu vurgulanıyor.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 8
  • Bilim Budur! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Üzücü! 1
  • Grrr... *@$# 1
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 1
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 09/04/2020 18:14:11 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8371

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bir gün, belki 40 sene sonra, beni tanıyan son kişi ölecek. İşte o zaman ben gerçek anlamıyla öleceğim. Tanıdığınız herkes bir kümedir ve o kümede sizi tanıyan son kişi öldüğünde, o küme sona erer, hatıralardan silinirsiniz.”
Irvin Yalom
İnsan Zekasının Evrimi: Neden Sadece İnsanın Beyni Bu Kadar Evrimleşmiştir?
Geri Bildirim Gönder