Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Bilimsel Tartışma - 16: ''İddia Ediyorum, Öyleyse Haklıyım!''

Bilimsel Tartışma - 16: ''İddia Ediyorum, Öyleyse Haklıyım!'' Pixabay
13 dakika
11,479
  • Şüphecilik (Skeptisizm)
  • İllüzyonlar ve Pareidolia
Evrim Ağacı Akademi: Mantık Hataları, Bilişsel Önyargılar ve Safsatalar Yazı Dizisi

Bu yazı, Mantık Hataları, Bilişsel Önyargılar ve Safsatalar yazı dizisinin 27. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Tartışma Nedir? Münazara Yapmanın Önemi Nedir? Tartışmalarda Bilimsel Argümanlar Nasıl Üretilir?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

“Cogito ergo sum” yani “Düşünüyorum, öyleyse varım” demişti Rene Descartes. Bu sözden yola çıkarak bu makalenin başlığına“İddia ediyorum, öyleyse haklıyım” koymak istedik. Bu yazımızda insanların iddia ederken nasıl hatalı davrandıklarını ve "Beyin" denen organın nasıl hatalar üretebileceğini elimizden geldiğince anlatmaya çalışacağız. Evet, bu yazı uzundur çünkü her ne kadar zor bir görev olsa da bu konuda paylaşacaklarımızı tek bir yazıya sığdırmaya çalıştık. Görsellerle beraber tahminimizce sıkılmadan okuyacağınızı düşünüyoruz. Yazının kendisi daha da genişletilebilir fakat abartıya da kaçmak istemedik.

Skeptisizm (şüphecilik) ile uğraşmadan evvel neredeyse her insan öncelerinde farklı şeylere farklı boyutlarda inanmaktaydı. Daha sonrasında hatalı oldukları yerleri öğrendikleri zaman eleştirisel düşünmenin faydalarını gördüler. Nerelerde mantık hataları yaptıklarını ve iddiaları nasıl ele almaları gerektiklerini daha iyi öğrenerekten abartılı görünen bir iddiayla karşılaştıklarında kaynakları ve bilimsel verilerini sormasını öğrendiler. Bu özellik olmadan internette hatalı paylaşımları etkileyici bulup bunu başkalarıyla paylaşmaya kalkışırız ve sözde bir iyilik yaptığımız yanılgısına kapılırız. Tahmin ediyoruz ki bu konuları öğrenen bazı okurlarımız “Bu bir mucize!” ve “Bilim adamları bunu açıklayamıyor!” gibi başlıkları görmüştür. Genellikle ilgi çekmek amacıyla kullanılan fantastik başlıklar ve olağanüstü bir şeymiş gibi bilgi içeren yazılar binlerce beğeni almakta ve binlerce insan tarafından paylaşılmaktadır. Öyle ki bazı paylaşımların sadece birkaç saat içerisinde on binlerce insan tarafından paylaşıldığına rastladık. “Bunu biliyor muydunuz?” ve “Arkadaşlar, mutlaka paylaşın!” şeklinde yayılan bu bilgilerin çoğu ya bütünüyle hatalı ya da bir kısmı hatalar içermektedir, ancak her türlü okurlar bunları farklı şekillerde yorumladıkları için her türlü yayılan bilgi gerçekte bilgilendirmekten öte kişilerde birer ön yargı oluşturmaktadır. Mesela “(farelerle) ilk telepatik iletişim sağlandı” başlıklı bir haberin içeriği gerçekte farklı şeyden bahsederken bazı okurlar bunu "Telepati bilim tarafından kanıtlandı!" şeklinde yorumlamıştır (Bakınız). Özellikle sahte-bilimsel bir haber yayıldıktan sonra bunu okuyan insanlar genellikle bilimsel gelişmelerle iç içe olan insanlara “Ama bilim adamları bunu destekliyor! Bak bilim kanıtladı!” cümlelerle karşı çıkmakta ve bir tartışma yerine demagojik bir atışma haline dönüşmektedir (Bakınız). 

Bu Reklamı Kapat

İnsanlar mükemmel canlılar değildir. Gözlerimiz her şeyi göremiyor, kulaklarımız her şeyi duyamıyor, beynimiz hatasız çalışmıyor. Tarih boyunca anlayamadığımız bazı olayları açıklamak yerine onları başka şeylere bağladık ve konunun bu şekilde çözüldüğünü sandık. Ouija tahtasında herkes ellerini koyunca sanki kendiliğinden hareket ediyormuş yanılgısına kapılıyoruz, “Y” şeklindeki bir çubukla yakınlarda suyu bulduğumuzu sanıyoruz, üzerimizde bir tür baskı olduğunu hissedip cinlerin bizleri etkilendiğine inanıyoruz, geceleri uyku felci geçirirken bir anlığına “acaba ben uzaylılar tarafından mı kaçırıldım?” düşüncesine sahip oluyoruz, bariz bir şekilde 13 sayısının sadece bir sayı olduğunu düşündüğümüz halde görünce bir tedirginlik yaşayabiliyoruz, önümüzden bir kara kedi geçince inanmadığımız halde gün içerisinde yaşanılan talihsiz bir olayı ister istemez sebebini kara kediye bağlayabiliyoruz. Milyonlarca insan bütün kalbiyle 21 Aralık 2012 tarihinde Maya kehanetin gerçekleşeceğini düşündüğü halde hiçbir şey olmadı (Bakınız). Yanıldıkları halde, halen bu tavırlarını başka konularda devam ettirdiklerini görebiliyoruz.

Neden mi? Aslında yanıtı çok basit: Biz insanlar yanılmayı sevmiyoruz, yanılınca bile kabullenemiyoruz. Bu yüzden birisiyle tartıştığımız zaman bir karşı koymayı gözlemleyebiliyoruz, “hayır, hayır senin dediğine katılmıyorum!” ya da bütün kanıtlarıyla beraber ortaya konulmuş bilimsel bir çalışmaya “ben bunu doğru bulmadım” diyenleri görebiliyoruz. Bizler dünyayı kendi düşüncelerimizle şekillendiriyor, onu o şekilde görmek istiyoruz. Bu kısacası “Mind Projection Fallacy” (Zihin Projeksiyon Safsatası) olarak bilinmektedir. Ancak şöyle bir gerçek vardır: Dünya 7 milyar insanın düşüncesine bağlı değildir, Dünya dünyadır. Bizler her şeyde bir mantık aramaya kalkışınca genel olarak iki yola başvurabiliriz. Birinde konuyu düşünürüz, diğerinde ise konuyu düşüncelerimize uygun bir hale getirmeye çalışırız. İşte bilimsel gelişmeleri takip eden, eleştirisel düşünen ve araştırmalar yapıp kaynakları inceleyen bireyler bütün hayatları boyunca “düşünmeyi” gerçekleştirdikleri halde bir açıdan yeniden doğmuş gibi “düşünmeyi” yeniden öğrenmeye çalışıyorlar, çünkü beynin hatalar verebileceğinin farkındadırlar (mesela alttaki görseli inceleyiniz). Ancak diğer insanlarda bu özellik eksiktir. Güzel tarafı ise öğrenilebilecek bir şeydir. Fakat bazıları kapalı bir kutu içerisinde kalıp kendi düşündükleriyle yetinmeye çalışır. 

Bu Reklamı Kapat

Hepimiz siyaset, ekonomi, tarih, felsefe ve birçok konuda şahsi düşüncelere sahibiz, fakat konulara sübjektif bir açıdan yaklaşmak yerine objektif bir açıdan yaklaşmamız da düşüncelerimizi şekillendirmemizde bir fayda sağlamaktadır. Konuları iyi ve kötü yönleriyle ele almamız gerekir. Ancak birçok insanın sadece kendi düşüncelerini destekleyen şeyleri ele aldıklarını ve diğer şeyleri dışladıklarını görebiliyoruz, tıpkı içeriye ışığı alan ancak ısıyı geri yansıtan camlar gibi. İşte bu nedenden dolayı insanlar bir şey okuduklarında ya da izlediklerinde kendi düşünceleriyle uyumlu şeyleri aramaya başlarlar ve onu tespit edince “evet, işte benim bahsettiğim de bu!” deyip sanki düşüncelerinin onaylandığı yanılgısına kapılırlar. Bu düşüncelerini büyük harflerle ve/veya ünlemlerle paylaşırlar, yaymaya çalışırlar, büyük kelimeler kullanarak yazılarına “gerçeklik” etkisini kazandırmaya çalışırlar, konulara duygusal yaklaşmaya çalışırlar. İşte bu yüzden her sene neredeyse hep aynı iddialara rastlıyoruz ve bunlar genellikle aynı görsellerle ya da aynı yazılarla paylaşılmaktadır. İnsanlar başkalarına paranormal bir olayı anlatırken “arkadaşım bunu yaşadı, yaptı, gördü” gibi cümlelerin geçerli olduğunu sanıyorlar. Televizyonda beyaz bir önlük giymiş bir insanın kullandığı bilimsel terimlerle gerçekte sahte-bilimsel bir şeyi anlatırken bundan etkilenerek “ama X profesörü böyle olduğunu söyledi” diye karşı çıkışlarında bulunurlar. O kadar çok sayıda örnek var ki, bizimle konuştukları zaman nerelerde hata yaptıklarını görebiliyoruz fakat kendilerine nerelerde hata yaptıklarını söylediğimiz zaman tavırları hiçbir şekilde değişmemektedir. Bunun da nedeni basittir: Bilmiyorlar. Bilimsel bir makalenin okunuş şeklini bilmiyorlar, mantıksal safsataları hayatlarında hiç duymadılar, skeptisizm’in bir kelime bile olduğunu bilmiyorlar, savundukları şeylerin karşı argümanları olduğunu hiç görmediler ve kimse onlara eleştirisel düşünmenin nasıl bir şey olduğunu da anlatmadı. Bu neredeyse hepimiz için geçerlidir. Bugünkü bilgilerimizi genel olarak gittiğimiz okullardan ve üniversitelerden değil, direk internetten alıyoruz. Okuduğumuz tüm makaleler, izlediğimiz tüm belgeseller, konuştuğumuz farklı insanları da bu sanal ortamından tanıdık.

Ancak internet her ne kadar bilgi hazinesi olarak sayılsa da, herkes istediğini paylaşabildiği için aynı zamanda bizler için bilgi çöplüğü olarak da tanımlanmaktadır. Öyle ki küçüklüğünden beri "Psişik Güçler" hakkında bir şeyler okuyan çocuklar büyüdüklerinde “ben telekineziyi senelerce araştırdım ve üzerinde uğraştım” dedikleri zaman sanki aşırı bilimsel ve olağanüstü bir beceriden bahsettiklerini sanıyorlar. Gözlerin üzerine giydirilmiş bir perde gibi bu gibi bireyler her ne kadar illüzyon denen şeyin var olduğunu bilse bile internet üzerinden paylaşılmış basit bir psi-wheel ya da telekinetik güçle bükülen parayı gösteren videoların etkili ve kanıt niteliğinde olduğunu düşünüyorlar. Bu tarz şeyler daha sonralarında UFO, Cin, Hayalet ve benzeri paranormal olay için de “ben gördüm!” iddiasına dönüşüyor ve daha da ileriye gidilerek Çakralar, Akupunktur noktaları, Qi enerjisi, Meleklerden şifa gibi gerçek anlamda görünmez şeyler için de “Ama olmadığını kanıtlayamazsın!” iddia haline bürünerek argümanlarının giderek güçlü bir hale geldiğini sanıyorlar. Maalesef bütün bu bilgi birikimini arkalarına atarak biriktiriyorlar ve o bilgi birikimini önlerine dizip de eleştirmekten kaçınıyorlar, çünkü hatalı olma fikri onları zorlamaktadır. Onca sene boyunca edindikleri tüm inançların, düşüncelerin, fikirlerin, bilgilerin tek bir hamleyle bile birden yıkıldığını görmeyi arzulamıyorlar. Bilim camiasında da hatalı olduğumuzu öğrenmek bizler için kolay yutulmayacak bir lokma gibi olsa da bununla bir açıdan seviniyoruz çünkü hatalı bir yoldan çıkıp ondan daha doğru bir yola girdiğimiz hissiyatı bizleri memnun ediyor.

Bilim dünyasında bilim insanlarının duygusuz oldukları anlatılsa bile asıl mevzu konuları ele alırken işin içine duygularımızı katmamaya çalışmaktır. İşte bu yüzden bizim gibi hata oranı çok daha düşük olan araçlar ve cihazlar kullanırız. Bir hesap makinesi bir yandan büyük sayıların çarpımını yaparken bir yandan da sabah eşiyle yaptığı kavgayı düşünmemektedir, ya da bir sonraki maçın kaç kaç biteceğini merak etmemektedir. Ancak biz insanlar duygularımıza da başvurarak “ama ben yaşadım, bana inanın lütfen” diyebilecek hale gelebiliriz (Appeal To Emotion, yani Duygulara Başvurma Safsatası). Duyguların yanında kişisel tecrübelere de başvururuz ve “benim yaşadıklarımı anlayabilmek için bildiklerimi bilmen gerekiyor” deriz. Bu tavrı ruhsallıkla uğraşan insanlarda birçok kez görüyoruz. Öte alemleri hissettiğine inanan, üst boyutlarla iletişim kurduklarına inanan ve sözde maddesel-olmayan şeyleri deneyimlediklerini düşünen insanlar konuya materyalist (maddeci) bir açıdan yaklaşan insana yüzünde bir gülümse bulundurarak sanki “senin daha anlaman gereken konu çok, ancak o zaman üçüncü gözün açılır” dermiş gibi konuşmaktadır. Bazıları için bu hatalı bir benzetim olsa da, uyuşturucunun kendisi de benzer bir ruhsal etkiye sahip olduğunu belirtmek isteriz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Doğanın güzelliklerine bakmakla beraber maalesef çirkinliklerini de göz önünde bulundurmalıyız. Doğal felaketler, hastalıklar, acımasızca avlananlar ve avlayanlar… Doğayı bütünüyle ele almamız gerekmektedir. “Hepimiz biriz” felsefesini kullanan ruhsal insanların da bunu bu şekilde ele alması gerekir çünkü yaşamın sadece iyi şeylerini alarak diğer şeyleri de dışlayamayız. Buna benzer bir yanılgıyı internete yüklenen iki ayrı videoda görebiliriz. Bir videoda etkili bir müzik, doğanın güzelliği, insanların yardımseverliliği ve diğer güzel şeyler konulunca sanki “Dünya çok güzel bir yer” düşüncesini oluştururken diğer videoda sakat doğan bebekler, çevre kirliliği, doğal felaketler, savaşlar, korkunç insan davranışları gibi kötümser şeyler yer alınca “Dünya’ya neler oluyor böyle!” hissi oluşmaktadır.

Gerçekte beyniniz muhteşem bir araçtır ancak onu eğitmemiz gerekir, aksi takdirde o sizin en büyük yanılgı cihazınız haline dönüşecektir. Doğrusu, Uçan Tanımlanamayan Cisimleri (UFO) görünce “Garip bir cisim, bu bir UFO, öyleyse bu uzak bir gezegenden gelen bir uzaylıdır” diyerek kendi kendiyle çelişen ve bunun farkına varamayan ve aynı zamanda kaynak göstermeden basit bilgilerle, resimlerle ve videolarla ikna edebileceğini sanan insanlar için bu yazıyı hazırladık ve sizlerin beyninizin ne kadar da yanılabileceğini göstermeyi amaçladık. Beynin yanılabildiğine dair en bariz kanıtı illüzyonların var olmasıdır zaten. İtalya’ya gidip Pisa kulesine yaslanmış gibi görünen ya da Mısır’a gidip Piramitlerin tepesinden tutmuş gibi görünen insanların fotoğrafları da bu amaçla çekilmektedir, “sanki öyleymiş gibi” bir görüntü verebilmek içindir. Tiyatro sahneleri ve film/dizi çekimleri de öyledir. 

Şimdi de sizlere birkaç görsel daha göstermek istiyoruz. Alttaki görselde kaç tane kırmızı daire görüyorsunuz? Toplamda 6 tane olması gerekmektedir.

Sadece 5 tane mi bulabildiniz? Peki “6” sayısını sizlere bir ipucu olacak şekilde söylediğimiz halde kaçınız adamın altı tane parmağının olduğunu fark etti?

Peki alttaki fotoğraf sizce yukarıya bakacak şekilde mi çekildi, yani arkadaki şey gökyüzün kendisi midir ve o taş havada mı uçmaktadır?

Bu Reklamı Kapat

Wallhere

Bazılarınız arkadaki yerin bir göl olduğunu başta fark edemeyeceksiniz.

Peki bu fotoğraftaki halı sizce düz müdür?

Pinterest

“Elbette düz” diyeceksiniz, ancak bunu kavramakla zorlanacaksınız. Beyninizi birazcık daha yormak istiyoruz. Alttaki fotoğrafta yer alan asansör kaplamasının gerçek olmadığını bildiğiniz halde, buraya adım atmaktan çekinir miydiniz?

Perversa Beleza

“Ben girerim” diyecek bir sürü cesur insanın olduğundan eminiz. Ancak asansör kapıları açılınca direk gireceğinizden şüphe ediyoruz. Peki alttaki fotoğrafta bu genç adam havada mı uçmaktadır?

Bu Reklamı Kapat

Twitter

Aslında hayır, bunu başta beyniniz o şekilde algılayabilir ancak gerçekte o gölge görünümlü yer sadece suyla ıslatılmıştır.

Gökyüzünde garip ışıklar, uzay aracından çekilen UFO, eski fotoğrafların arka planında görülen hayaletler, gölde görülen canavar, ormanda görülen insan benzeri canavar, kirlian fotoğrafçılıkta görülen insan aurası, ölürken görülen beyaz ışık, Mars’ta görülen yüz ya da uzaylı ya da heykel ya da binbir çeşit sayılabilecek örneklerin neredeyse hepsi, tabiri uygunsa, sahtedir. Daha doğrusu, göründükleri gibi değildirler. Bazılarınız tepede paylaştığımız basit görsellere bakarak “ben hiçbirinde kandırılmadım” diyebilir. Ancak bizim göstermeye çalıştığımız şey gördüklerinizin o an ki yaptığınız yorumdan öte onu gördükten sonra hikayeyi renklendirme şeklinizdir. Hafızanız kuvvetli olabilir, çocukluğunuzda yaşadığınız bir olayı dünmüş gibi anlatabilirsiniz, ancak “5 gün önce kahvaltı için ne yediniz?” diye sorduğumuz an bazılarınız hatırlamayabilir ya da “sanırım” kelimesiyle başlayan cümleler kurabilirsiniz. İşte gördüğümüz rüyalar ve gördüğümüz şeylere de bu tarz bir yorum getiririz. Her sene gördüğümüz yüzlerce rüyanın önemini dikkate almayarak tek bir rüyada uzun bir süredir görmediğimiz bir arkadaşı görerek uyandığımız an o arkadaş ile bir şekilde aynı gün içerisinde iletişim kurduğumuzda bu rüyanın bir öngörü olduğu yanılgısına kapılabiliriz. Bazı insanlar "gerçek anlamda" ölerek öte alemlere gidip geri geldiklerine inanarak konuşmalar vermiştir (aslında gerçek anlamda ölmemişlerdir, Ölüme Yakın Deneyim [NDE] yaşamışlardır. Bu iddiada bulunan insanlardan bazıları nörobilimci bile olabiliyor!). Daha da ilginci, binlerce insan bu kişileri ciddiye almıştır! Tek bir kanıt bile istemeden sadece söylenilenler kendi düşünceleriyle uyumlu olduğu için ve konuşmacının kendisi duygusal davranarak “sizleri seviyorum, o yüzden sizler için endişeleniyorum, ben karşı tarafı gördüm, beni dinleyin” diyerek binlerce insanı etkiliyor. ABD’de şifacıların aynı tavırlarla sahnede kişilerin kanserini o an yok ettiklerine inandırabiliyorlar (Faith Healers olarak bilinirler). Etkinliğe gelince başta adlarını ve kişisel bilgilerini yazdıkları kartları bu şifacılara teslim ettikten sonra kendilerine yaklaşan şifacı “senin adı bu değil mi?” dediğinde sanki aklını okuduğu hissiyatına kapılıyor, etkinlik başlamadan evvel adını bu kişilere verdiği gerçeğini resmen unutmuş gibi davranıyorlar!

Peki ya siz? Bu cmüylei nsıal olyour da bu şkeilde okybiluayisonuruz? Çünkü aklınız bir mantık aramaktadır, iki şeyi birbiriyle ilişkilendirmeye çalışmaktadır, onu tamamlamaya çalışmaktadır. İşte bu yüzden meditasyon yapan bir insanın kanseri yok olunca bunu meditasyonla yendiğini sanır, işte bu yüzden bir şehirde yaşanılan büyük bir depremin gerçekte orada yaşanılan zina olaylarından dolayı depremin olduğuna inanan insanlar olur, işte bu yüzden yatarken sanki ruhu bedeninden çıkmış gibi hisseden insanlar astral seyahat yaptığını düşünür. Ve bizler bu tarz iddiaları başkalarıyla paylaştığımız zaman o iddialar renklendirilerek etrafa yayılmaktadır, tıpkı bir arkadaşınızın kulağına bir cümleyi fısıldayarak o arkadaş da bir sonraki kişiye bunu fısıldayarak en sonuncu kişinin ilk söyleyen kişiden farklı bir cümleyi söylediği oyun gibi.

Yazımızı bitirmeden evvel aklınızı biraz daha karıştırmak istiyoruz. Alttaki resmin gerçek bir insan olduğunu söylersek kaçınız buna inanırdı?

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Kuantum Evreninin Gizemi

Kuantum fiziği baktığımız her yerde, hem sonsuz büyük olanda

hem de sonsuz küçük… Ama onun bizi çevreleyen dünya hakkında
söyledikleri ile bizim gündelik hayatımızda gözlemlediklerimiz
arasında adeta bir uçurum var.
Fransa’da çoksatan listelerine giren ve pek çok dile çevrilen bilim
grafik romanı Kuantum Evreninin Gizemi, modern fiziğin
yaratıcılarıyla rastlaşıp onların ufuk açan kuramlarıyla
tanışacağımız bir zaman yolculuğuna çıkarıyor bizleri.
Yolda Max Planck ile krep atıştırıp Einstein ile atomları
çekiştireceğimiz, Prens Louis de Broglie’yi malikânesinde
ziyaret edip Heligoland Adası’nda Heisenberg’in efkârına
ortak olacağımız eğlenceli bir yolculuk bu.
Thibault Damour, teorik fizik alanındaki çalışmalarını Paris’teki
Institut des Hautes Etudes Scientifiques’te sürdürmektedir. Fransız
Bilimler Akademisi’nin de üyesi olan Damour’un kara delik,
kütleçekimsel dalga ve kuantum kozmolojisi gibi alanlardaki öncü
çalışmaları ona uluslararası bilinirlik ve Albert Einstein Madalyası
dahil pek çok prestijli ödül kazandırmıştır.
Mathieu Burniat, Shrimp, La Passion de Dodin-Bouffant ve Une
mémoire de Roi kitaplarıyla övgü toplamış, Belçikalı grafik roman
yazarıdır.

Bilgiler ve Uyarılar:

  1. Bu ürün sipariş alındıktan 1-3 gün içinde postalanacaktır.
  2. Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
  3. Bu kampanya, Domingo Yayınevi tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.
Devamını Göster
₺68.00
Kuantum Evreninin Gizemi

Alexa Meade

Bunu birisine gösterseydik “bu kesinlikle bir resimdir, gerçek değildir” derdi. Alttaki fotoğraf bunun aksini göstermektedir.

Alexa Meade

Peki bu bir sonraki gerçek bir fotoğraf mıdır?

Tekrardan cevap “hayır”. Gördüğünüz şey gerçek değildir. Bu ve buna benzer çizimler Joongwon Charles Jeong’ın eseridir. Gerçek olmadığını kavramakla epeyce zorlanıyoruz doğrusu.

Yani kısacası hepimiz kandırılabiliriz ve daha birkaç dakika önce gördüğümüz şeyleri ya unutabilir ya da anlatmaya çalışırken hatalar yapıp yerine başka bir şey söyleyebiliriz. Mesela bu yazımızın en başında kullandığımız Latince kelimeleri kaçınız hatırlıyor?

Hatırlamak için tekrardan baktınız ya da bakacaksınız değil mi? Bu yüzden gördüklerimizi ve sağdan soldan duyduklarımızı başkalarıyla paylaşmadan evvel iyi bir araştırma yapmamız gerekmektedir, aksi takdirde iddianız pek ciddiye alınmayacaktır.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 11
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 6
  • Merak Uyandırıcı! 4
  • Muhteşem! 3
  • İnanılmaz 3
  • Bilim Budur! 1
  • Güldürdü 1
  • Umut Verici! 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Evrim Ağacı Akademi: Mantık Hataları, Bilişsel Önyargılar ve Safsatalar Yazı Dizisi

Bu yazı, Mantık Hataları, Bilişsel Önyargılar ve Safsatalar yazı dizisinin 27. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Tartışma Nedir? Münazara Yapmanın Önemi Nedir? Tartışmalarda Bilimsel Argümanlar Nasıl Üretilir?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 10/08/2022 17:51:43 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/378

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Okyanus
Deizm
Kuantum Fiziği
Santigrat Derece
Hidrotermal Baca
Göğüs Hastalığı
Elementler
Bilgisayar
Yaşamın Başlangıcı
Beslenme Biçimi
Çocuklar
Onkoloji
Abd
Etik
Kültür
Beslenme Bilimi
Factchecking
Tespit
Sahte
Mars
Popülasyon
Solunum
Çeşitlilik
Nasa
Savaş
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.