Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Gerçeklik Analizi Araştırmaları'nın bir parçasıdır. Bu sistem çerçevesinde analiz edilen iddialar, "Gerçek", "Karışık", "Sahte" şeklinde üç sınıfa ayrılmaktadır. Aynı analiz sistemi çerçevesinde, ünlü insanlara atfedilen sözler de incelenmektedir. Bu sözler, "Gerçek", "Hatalı Atıf", "İspatsız" ve "Sahte" şeklinde dört sınıfa ayrılmaktadır.

İddia

Bitkilerle konuşursan seni anlarlar ve daha hızlı büyürler, çünkü her canlı aslında çıkardığımız seslere duyarlıdır.

2. İddia

Bitkilere sevgi gösterip, onları okşarsan, sevgi sayesinde daha hızlı büyürler, daha güzel renklerde çiçekler açarlar. Çünkü sevgi evrenseldir.

3. İddia

Bitkilere klasik müzik dinletirsen daha hızlı büyürler, çünkü onların da sanat algısı vardır.

Gerçek mi?

Sahte

Gerçek Ne?

Bitkilerin sizin dediklerinizi anlaması veya sevginizi algılaması mümkün değildir. Bitkilerin müziğin türünü algılaması ve buna göre büyüme şablonlarının değişmesi de mümkün değildir. Evet; bitkilerin müzik dinletildiğinde veya konuşulduğunda daha hızlı büyüdükleri doğrudur. Ancak bunun sebebi, onların sizi anlaması ya da sözlerinizin güzelliği ya da müziğin yumuşaklığı değildir. Sebebi, basitçe, titreşimler ve vücut deliklerinizden saldığınız gazlardır. Bir diğer deyişle, bitkinize sabahtan akşama kadar sövseniz, death metal dinletseniz, hatta sabahtan akşama kadar üstlerine gaz çıkarırsanız da hızlı büyüyecektirler. Sözlerinizin içeriği, müziğin türü önemsizdir.

İddianın Kökeni

Bitki yetiştiricileri, gerçekten de bitkilerini sevip, okşayıp, onlarla konuştukları zaman, bitkilerinin biraz daha hızlı büyüdüğünü gözlemlemektedirler. Kimisi, bunu bir adım daha öteye götürerek, bitkilere güzel şeyler söylediğinizde bunu anlayıp daha da büyüyeceğini, kötü şeyler söylediğinizde ise küsüp daha az büyüyeceğini iddia etmektedirler.

Bilgiler

Bitkilerle konuşmak ile başlayalım...

Uzun yıllar, bitkilerle konuşmanın onların büyümesine bir miktar katkı sağladığı gözlenmiş; ancak bu, yetiştiriciler tarafından hatalı bir şekilde bitkinin konuşulanları "anlamasına" ve "tepki göstermesi"ne bağlanmıştır.

Bitkilerin sinir sistemi olmadığı için, bizim algıladığımız dünyayı, bizler gibi algılamaları mümkün değildir. Belli çerçevelerde benzer tepkiler verdikleri doğrudur. Hatta çevrelerini algılayabildikleri de doğrudur. Ancak sözlerin içeriğini anlayabildiklerini düşünmemiz için hiçbir neden bulunmamaktadır.

Yapılan araştırmalar, konuşmanın neden bitki büyümesine katkı sağladığını göstermiştir. Esasında cevap çok basit: Karbondioksit! Bitkilerinizle konuştuğunuz zaman, konuştuğunuz ve hatta yakınında bulunduğunuz sürece ağzınızdan ve burnunuzdan oksijen alıp, karbondioksit salarsınız.

İçinize çektiğiniz havanın %79 civarı azot, %21 civarı oksijen, önemsiz bir miktarı ise diğer gazlardır. Buna karşılık verdiğiniz nefesin %78'i azot, %18'i oksijen, %4'ü karbondioksittir. Bu sayede, konuştuğunuz bitkinin yakın çevresindeki karbondioksit derişimini arttırırsınız. Böylece, fotosentez hızını arttırarak bitkinin büyümesine katkı sağlarsınız. Tabii ağzınızdan saçılan karbondioksitin bitki büyümesine etki etmesi için bitkilerinizle gün içinde saatlerce konuşmanız gerekir; ancak bu hatalı inanışın yayılmasına neden olan kişiler, genellikle bunu rahatlıkla yapabilecek kadar bitkilerine düşkün kişilerdir.

Yani bitkilerle konuşmayıp, onların yanına bir karbondioksit kaynağı koysanız da, yine aynı hızla büyüyeceklerdir (hatta kendi kendini sürdüren ekosistemler bu şekilde yapay olarak yaratılabilir). Onlara ne söylediğinizin hiçbir önemi ve anlamı yoktur. İsterseniz küfür dahi edebilirsiniz. Yine de hızlı büyüyeceklerdir.

Bu konu, Penguen dergisinin 22 Ocak 2015'te basılan 644. sayısında da yer almıştır.
Bu konu, Penguen dergisinin 22 Ocak 2015'te basılan 644. sayısında da yer almıştır.
Semra Can

Deneysel Bulgular

Mythbusters Çürütmesi

Bunu test etmek üzere, Discovery Channel'ın Mit Avcıları (Mythbusters) ekibi, bir deney düzeneği kurmuşlardır. Düzenek için, 7 küçük sera kullanmışlardır ve karbondioksit etkisini yok etmek için, gerçekten onlarla konuşmak yerine kaydedilmiş ses ve hoparlörler kullanmışlardır. 7 seranın 2 tanesine olumsuz cümleler (küfürler, hakaret, öfkeyle dolu cümleler, vs.), 2 tanesine olumlu cümleler (sevgi, aşk, mutluluk, vs.), 1 tanesine klasik müzik, 1 tanesine koyu black/death metal çalmışlardır. 1 tanesini ise kontrol grubu olarak bırakarak, hiçbir şey çalmamışlardır.

Deneylerin sonucu oldukça ilginçtir: Kontrol grubundaki bitkiler en yavaş büyümüşlerdir. Konuşmanın olduğu her serada, bitkiler kontrol grubundan daha hızlı büyümüşlerdir; ancak kötü veya iyi konuşmanın hiçbir etkisi olmamıştır. Klasik müzik çalan serada, bitkiler konuşma olanlardan bile daha fazla büyümüşlerdir. En şaşırtıcısı ise, en sert müzik türlerinden biri olan black/death metalin çaldığı bitkiler diğer hepsinden daha hızlı büyümüşlerdir!

Yani insanların sanacağının aksine "kötü" sözlerin büyüme üzerinde "iyi" sözlerden hiçbir farklı olmadığı gibi, sözde "kötü" ve sert müzik, "iyi" ve yumuşak müzikten bile fazla katkı sağlamıştır!

Diğer Ana Sorumlu: Titreşimler

Penn State Üniversitesi, 2007 yılında bu konuda bir araştırma yaparak, olayın sebebini anlamıştır. Bitkiler, tahmin edildiği gibi sesleri "algılayarak" tepki vermemektedirler. Yani bitkilerin "metalci kimliği" falan yoktur... Bitkilere "iyi gelen" şey, sesin içeriği değil, kendisidir: titreşimler!

Ses kaynağının titreşimleri arttıkça, bitkinin içerisinde gerçekleşen ozmos, kapiler faaliyetler, vb. hızlanmakta, böylece daha hızlı fotosentez yapılabilmektedir. Bu sayede, titreşimlerin varlığı, hiç olmamasından daha iyidir. Ancak titreşimlerin "içeriği" (müzik, iyi konuşma, küfür, vs.) hiç fark etmemektedir. Death metal tipi müzikte titreşimlerin çok daha yüksek frekanslı olması, bu müziğe bitkilerin neden daha olumlu tepki verdiklerini izah etmektedir.

Bitkilerin büyümesine etki eden bir diğer unsur ise ses şiddetidir. Yapılan araştırmalarda, 70 desibel civarındaki seslerin varlığında, bitkilerde ışığa duyarlı rbcS ve Ald genleri aktive olmaktadır. Kanada'da yapılan bir araştırmada, bitkilerin sese en çok tepki verdiği şiddetin 92 desibel ve üzeri olduğu gözlenmiştir. Bu, normal bir insanın ses şiddetinin oldukça üstündedir. Dolayısıyla bitkilerle konuştuğumuzda büyümelerinde olumlu bir tepki görüyorsak, bunun başlıca sorumlusu titreşimlerdir. Penn State Bahçıvanlık Bölümü başkanı Rich Marini şöyle diyor:

Eğer bitkilerinizin büyümesine katkı sağlamak isterseniz, yapabileceğiniz en iyi şey onlara ışık, su ve mineral besinler sağlamaktır. Sesin bitki büyümesine katkı sağladığını gösteren araştırmalar bulunsa da, sadece konuşmanız sayesinde bitki büyümesine olumlu etki edebileceğinizi gösteren hiçbir kanıt bulunmamaktadır. Bitkiler için ideal büyüme koşulları konuşmayla ilgili değil, sıcaklıkla ilgilidir. Tabii ki begonyalarınıza tatlı birkaç söz söylemek isterseniz, kimse sizi durduramaz.

Diğer İddialar

Aynı durum, okşamak ve sevmek için de geçerlidir. Onların hareketine katkı sağlamak, besin ve su iletimini kolaylaştırmaktadır. Yoksa fiziksel temasın bitkilere, memeli hayvanlar arasında olduğu gibi bir anlamı bulunmamaktadır.

Benzer bir iddia, su kristalleri için de iddia edilmiş ve mit olduğu ispatlanmıştır. Bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 1
  • 1
  • 1
  • 0
  • 1
  • 2
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • The Naked Scientists. Can Talking To Plants Make Them Grow Faster?. (2009, Eylül 06). Alındığı Tarih: 02 Mayıs 2019. Alındığı Yer: The Naked Scientists
  • D. Derbyshire. So Charles Was Right - You Should Talk To Plants, Scientists Discover. (2007, Ağustos 29). Alındığı Tarih: 02 Mayıs 2019. Alındığı Yer: Daily Mail
  • A. Stevenson. Probing Question: Does Talking To Plants Help Them Grow?. (2008, Ağustos 25). Alındığı Tarih: 02 Mayıs 2019. Alındığı Yer: Penn State University

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/08/2019 20:06:05 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1136

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Birçok düşünce, bir başkasının zihnine ekildiğinde, aslen doğduğu zihindekinden daha iyi büyür.”
Oliver Wendell Holmes
Geri Bildirim Gönder