Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Bağlanma Kuramı ve Bağlanmanın Evrimsel Açıdan Önemi

Bağlanma Kuramı ve Bağlanmanın Evrimsel Açıdan Önemi
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

İnsan yavrusu diğer canlılara göre çok daha yoğun ve çok daha fazla uzun sürecek bakıma muhtaç bir şekilde dünyaya gelir. Bu ihtiyaçlar karşılanmadığı zaman insan yavrusu hayatta kalamaz. Bu yüzden her zaman kendisinin ihtiyaçlarını karşılayacak bir figüre ihtiyaç duyar. Bu figür genellikle annedir. Anne ve yavru arasındaki ilişki veya bağ doğada karşılaşabileceğimiz en muazzam durumlardan biridir. İşte Psikanalitik Kuram bu bağlanmaya Dolap Teorisi olarak da ifade edilen "Çocukların anneye bağlanmasının sebebi, annenin besin ihtiyacını karşılıyor olmasıdır." şeklinde bakıyordu.

Sonraki dönemlerde psikanalitik gelenekte eğitim almış John Bowlby, psikanalitik kuramın bu konuya bakışını eksik ve yetersiz bulmaya başladı. Çünkü yapığı çalışmalar, bu bakışın eksik ve yetersiz olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyordu. Bu çalışmalar erken yaşta annelerinden ayrılan erkek çocukların, temel bakım ve besin ihtiyaçları karşılanmış olmasına rağmen hem genç ergenlik dönemlerinde hem de yetişkinlik dönemlerinde (annelerinden ayrılmayan çocuklara göre) yüksek suçluluk oranlarına sahip olduğunu, fiziksel ve ruhsal hastalıklara daha fazla yakalandıklarını gösteriyordu.

Bowlby bu boşluğu doldurmak için Bağlanma Kuramını (İng: "Attachment Theory") geliştirdi. Bebeklik dönemine dayanan sosyal davranışlarımızın temeli, anne (birincil bağlanma objesi, bakıcı) ve bebek arasındaki bağlanmadır diyen bu kuram, bebeklikte yaşadığımız bağlanma tarzımızın duygusal ve sosyal gelişimimizi etkilediğini ve yetişkinlikte kurduğumuz duygusal bağlarla çok yakın bir ilişkisi olduğunu söylüyordu. Ayrıca Bowlby'e göre yavruların sadece besin ihtiyacını karşılamak bağlanma tarzlarımızın, psikolojik ve fiziksel sağlığımızın olumlu olmasını sağlamıyordu.

Bowlby'nin bu kuramından sonra pek çok bilim insanı birincil bağlanma objesi ile bebek arasındaki bu ilişkiyi son derece ilgi çekici bulmuş ve araştırmıştır. Hayvanlar ve insanlar üzerinde yapılan pek çok deney bu kurama katkı sağlamıştır. Bunlardan en çok bilineni Harry Harlow'un maymunlar üzerinde yaptığı deneydir.

Harlow'un Deneyi

Harlow, çalışmasında denek olarak kullandığı yavru maymunları, anne maymun doğum yapar yapmaz anneden ayırarak bir kafese yerleştirmiştir. Bu kafesler maymunların rahat edebilecekleri konforda hazırlanmış ve yavru maymunlar burada büyümüşlerdir. Kafeselere tahta ve telden yapılmış silindir şeklinde yapay iki anne maymun monte edilmiştir. Annelerden birinin kafası tahtadan, vücudu ise telden yapılmış ve süt verebilmesi için göğsüne biberon yerleştirilmiştir. Ayrıca yavru maymun ona temas ettiğinde arkasındaki ampul sayesinde sıcaklık verebilmektedir. Diğer yapay anne maymun ise aynı şekilde tahta bir kafa ve tel silindir bir gövdeden yapılmış, temas halinde sıcaklık verebilmesi için arkasına bir ampul yerleştirilmiştir. Fakat bu yapay anne maymuna, diğerinden farklı olarak kahverengi yumuşak bir havlu sarılmış ve göğsüne biberon yerleştirilmediği için süt verememiştir.

Araştırmacılar yavru maymunları izlemeye başladıklarında acıkan yavru maymunların beklendiği gibi süt veren tel yapay anneyi seçtiklerini görmüşlerdir. Sadece besin ihtiyaçları olduğunda o yapay anneyi giden maymunlar, araştırmacıların kafese onların korkabilecekleri nesneler koyduklarında, doğruca kahverengi havluyla sarılan yapay anneye koşmuşlar ve ona sarılarak rahatlamaya çalışmışlardır. Kaygı, korku ve anksiyetik durumlarda havluyla sarılan yapay anneye sarılmışlardır. Ayrıca yavru maymunlar uyumak istediklerinde de yine havluyla sarılmış yapay anneye sarılarak uyumaya çalışmışlardır.

Bu çalışmadan çıkan en önemli sonuç, bebek ve anne arasındaki bağlanma sisteminin doğrudan besin ihtiyacı gibi fizyolojik ihtiyaçların karşılanmasıyla oluşmadığını göstermesidir. Yani birincil bağlanma objesi ve yavru arasındaki bağlanmanın oluşması için besin ihtiyacının karşılanması tek başına yeterli değildir. Bu çalışma psikanalitik kuramın iddia ettiği "Çocuk ve anne arasındaki temel bağlanma besin ihtiyacından ileri gelir." iddiasını deneysel olarak çürütmüş ve Bowlby'nin görüşlerini yine deneysel olarak desteklemiştir.

Harlow'un deneylerinden çıkan bir diğer ilginç sonuç ise deneyde kullanılan yavru maymunların, gerçek bir anne-yavru ilişkisi yaşayamadığından, yani gerçek bir bağlanma gerçekleşmediğinden bu yavruların yetişkinlik dönemlerinde ciddi sosyal sorunlarla karşılaşmış olmalarıdır.

Bu yavrulardan erkek olanlar, yetişkinlikte çiftleşme sorunları yaşamışlar, bazıları çifteleşmede zorlanırken, bazıları hiç çiftleşememişlerdir. Dişi maymunlar ise kendi yavrularıyla sağlıklı ilişkiler kuramamış, onlara ciddi cezalar ve yaptırımlar uygulamışlardır. Bazılarının, yavrularını öldürdüklerine dair iddialar da olmuştur. Sosyal ve duygusal anlamda erkek maymunlar da dişi maymunlar da son derece ciddi sorunlarla karşılaşmışlardır.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bağlanmaya Evrimsel Perspektiften Bakış

Bowlby'nin, çocukları ve anneyi birbirine bağlayan bilişsel, duygusal ve davranışsal bağlara duyduğu ilgi, zekice gözlemleriyle başladı. Neredeyse bütün dünya kültürlerinde, hayvanlarda ve özellikle bazı primat türlerinde, anne ve yavru arasında çok benzer ilişkiler vardı. Neredeyse bu türlerin hepsinde genç ve savunmasız yavrular bakıcılarından (birincil bakım objesi, anne) ayrıldıklarında özel bir sıra ile aynı reaksiyonları gösteriyorlar. Ayrılıktan hemen sonra yavrular şiddetli bir şekilde protesto edip ağlamaya ve çığlık atmaya başlıyorlar. Bakıcılarını ararken öfke patlamaları yaşıyorlar. Daha sonra bakıcı geri dönmezse, ikinci aşamada bu yavruların motor aktiviteleri yavaşlıyor ve derin bir sessizliğe gömülüyorlar. Bakıcı hala ortalıkta yoksa yavrular üçüncü ve son aşamaya geçiyorlar. Bu aşamada yavru, bakıcının yokluğunda normal aktivitesine devam etmeye başlıyor. Yüksek derecede bağımsızlık ve kendine güven davranışları sergilemeye başlıyor.

Ayrılıktan sonraki ilk adım ya da ilk strateji, Bowlby'e göre hayatta kalmak adına çok iyi bir stratejidir. Özellikle henüz gelişimini tamamlayamamış ve yüksek derecede bağımlılığa sahip yavrular, evrimsel tarih boyunca çok kısa bir zaman için bile doğada bakıcılarından ayrıldıklarında, yırtıcı hayvanların saldırılarına uğrayıp, onlara yem olma ihtimalleri yüksek canlılardır. Bu yüzden ayrılıktan hemen sonraki protestolar hayatta kalmak için çok önemlidir. Bu şekilde yoğun bir protesto genellikle bakıcıları yavrularına geri getirir.

Eğer yavru bu gürültülü, çığlıklı ağlama olan ilk aşamada bakıcıyı kendine geri getirmede başarısız olursa ikinci strateji olan umutsuzluk ve sessizlik aşamasına geçer.

Motor aktivitelerin son derece yavaşladığı ve yavruların derin bir sessizliğe gömüldüğü bu aşama, Bowlby'e göre evrimsel açıdan hayati öneme sahipti. Çünkü eğer bu aşmada motor aktiviteler yavaşlamazsa, doğa tehlikeli şartlarla dolu olduğu için yavru, anneyi ararken yaralanabilir veya zarar görebilir. Eğer yavru, ikinci aşamaya geçmeyip sessizliğe gömülmezse, birinci aşamadaki çığlıklar ve ağlamalar uzun süreli devam eder, doğadaki vahşi hayvanları kendine çekebilir ve onlara yem olabilir. Böylece yavru, ilk stratejide başarısız olursa hayatta kalması ve yaralanmaya sebep olabilecek risklerden ve yırtıcılardan korunmak için en iyi yol olan ikinci stratejiye geçer.

Bowlby, bu sessizlik ve umutsuzluk aşamasından sonra da bakıcılarıyla bir araya gelemeyen yavruların üçüncü ve son aşamalarının da hayati öneme sahip olduğunu biliyordu. Bu aşamada bakıcının yokluğunda normal aktivitesine devam eden yavrunun yüksek derecede bağımsızlık ve kendine güven davranışları sergilemesi, artık bakıcı geri dönmeyeceği için yeni potansiyel bakıcılar araması açısından önemlidir. Yavru, yeni sevgisel bağlar arar, eski bağlarını keser ve kaynaklarını ihtiyacı olan bir yavruya vermeye hazır olan yeni bakıcılar bulmaya çalışır. Eğer bu aşama olmazsa, henüz gelişimini tamamlamamış yavrular, doğanın tehlikeleriyle yalnız kalacak, ömürleri çok uzun süreli olmayacaktı. Bu yüzden bu üç aşama da anne ve çocuk arasındaki bağlanma ve yavrunun hayatta kalması için çok kritik aşamalardır.

Bağlanma Sistemi, özellikle gelişim yıllarının en savunmasız zamanlarında, yavruyu hayatta tutan, sağlıklı fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişimlerini sağlayan, evrimsel süreçte tehlikelere karşı durmamızı sağlayan, harika bir evrimsel mekanizma olarak bizde gelişen ve zaman içinde yerleşen bir sistem olduğunu bu aşamalardan çok kolay anlayabiliyoruz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 8
  • İnanılmaz 5
  • Merak Uyandırıcı! 4
  • Muhteşem! 3
  • Bilim Budur! 1
  • Korkutucu! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • J. Cassidy, et al. (1999). Handbook Of Attachment: Theory, Research, And Clinical Applications. ISBN: 9781572308268. Yayınevi: The Guilford Press.
  • J. A. Simpson. (2008). Attachment Theory In Modern Evolutionary Perspective: Theory, Research, And Clinical Applications. Yayınevi: University of Minnesota.
  • A. Ş. Soysalı, et al. (2005). Bebeklik Dönemindeki Bağlanma Sürecine Genel Bir Bakış. Journal of Clinical Psychiatry, sf: 88-99. | Arşiv Bağlantısı
  • R. J. Gerrig, et al. (2016). Psikoloji Ve Yaşam. ISBN: 978-6051332260. Yayınevi: Nobel Akademik Yayıncılık.

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 27/09/2020 16:48:16 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/5101

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Klinik Mikrobiyoloji
Obezite
Kemik
Karadelik
Analiz
Sinir Hücresi
Doğal
Hız
Wuhan Koronavirüsü
Değişim
Sinir Sistemi
Tedavi
Paleontoloji
Yapay Zeka
Maskeler
Hastalık Yayılımı
Mistisizm
Akciğer
Bilgi
Makina
Uzaylı
Bilim İnsanı
Kuantum Fiziği
İnsanlık
Manyetik Alan
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Herkes kendi fikrine sahip olmakta özgürdür; ancak kimse gerçekler konusunda hatalı olma hakkına sahip değildir.”
Bernard M. Baruch
Geri Bildirim Gönder