Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Antibiyotik Direnci Geliştiren Bakterilerin Evrimleşmediği Doğru mu?

Antibiyotik Direnci Geliştiren Bakterilerin Evrimleşmediği Doğru mu? How Stuff Works
4 dakika
11,543
Tüm Reklamları Kapat

İddia

Bakteriler için üretilen antibiyotikler, bakterinin ribozomuna bağlanarak bakteriyi etkisiz hale getirir. Mutasyona uğrayan bakteri antibiyotikten etkilenmez. Ancak bu olayda bakteri hala aynı bakteridir. Tek fark, sakat kalmıştır. Bunu şuna benzetebiliriz: Bir kapı düşünün, kilidine balta darbesi geliyor ve kilit yamuluyor. Anahtar da kilide oturmadığı için kapı açılmıyor. Ama kapı hala kapıdır.

Gerçek mi?

Sahte
Sahte

Gerçek Ne?

Bakterilerin antibiyotiklere karşı kazandığı her direnç, evrimsel bir değişim yoluyla olmak zorundadır. Bir bakteri popülasyonunun belli bir antibiyotiğe direnç kazanıp da evrimleşmemesi mümkün değildir.

İddianın Kökeni

Bu iddia, yaratılışçılar tarafından sosyal medya aracılığıyla yayılan evrim ve bilim karşıtı propaganda örneklerinden birisidir.

Yaratılışçı Propaganda Örneği
Yaratılışçı Propaganda Örneği
Melek Adnani

Bilgiler

Antibiyotik direnci kazanan bakterinin "bakteri" kalması normaldir; çünkü bakteriler dediğimiz grup, yani Bacteria taksonomik alanı, on milyonlarca türü içinde bulunduran devasa bir taksondur. Bu, "İnsanlar maymun benzeri primat atalardan evrimleşmiştir deniyor; ancak memeli yine memeli, demek ki evrim yok." demek gibidir. "Memeli" denen takson, tek bir canlı değildir; içinde binlerce türü barındıran bir taksonomik sınıftır (Mammalia). Bu sınıf içindeki bir türün, yepyeni bir türe değişmesi ama Memeliler Sınıfı sınırlarından çıkmaması, evrimin yaşanmadığı anlamına gelmez. Zira evrim, büyük taksonomik sıçramalardan ibaret değildir. Bir türün popülasyon içi gen ve özellik dağılımının nesiller içinde değişmesidir.

Tüm Reklamları Kapat

Bu iddiada yapılan, mikroevrimsel değişimleri evrimden saymayıp; evrimi sadece makroevrimsel değişimlere indirgemektir. Bu suretle evrimin bir karikatürü (ya da bir "saman adam" versiyonu) yaratılır ve gerçek evrim olgusu değil, yaratılan çarpık evrim anlayışı eleştirilir. Buna felsefede Saman Adam (Korkuluk) Safsatası adı verilmektedir.

Evrimin yaşanıp yaşanmadığını test etmenin yolu, bir canlının bambaşka bir canlıya dönüşüp dönüşmediğine bakmak değildir! Bir türün var olan popülasyonunu ele alıp; bu popülasyonun her bir bireyinin genlerini inceleyip, popülasyon içindeki bu genlerin dağılımını görüp; sonrasında bu genleri nesiller boyunca takip ederek nasıl değiştiklerine bakmaktır.

Bu gerçek evrimsel analiz yöntemi uygulandığında, antibiyotiklere karşı kazanılan direncin, bakterilerin evrimleşmesi yoluyla kazandığı görülür. Süreç şu şekilde işler: Bakterilerin genlerinden alınan bilgilere göre yeni bir antibiyotik geliştirilir. Hastalara bu antibiyotik uygulandığında, bakterilere uygun olacak şekilde insanlar tarafından tasarlandığı için, bakteriler ölür. Ancak her canlıda olduğu gibi, bakterilerde de geniş bir çeşitlilik vardır. Dahası, bu çeşitlilik durmaksızın dartar ve değişir; çünkü mutasyonlar, gen çaprazlanması (crossing-over), transpozonal sıçramalar gibi çeşitlilik mekanizmaları, durmaksızın popülasyon içine yeni özellikler ekler. Bu yeni çeşitliliğin (varyantların) bir kısmı, şans eseri antibiyotiğe karşı dirençli olabilir. Bu direnç, toptan bir direnç olmak zorunda da değildir. Antibiyotiğin etkisine karşı azıcık bir avantaj sağlamak bile, popülasyon içindeki diğer bakterilere göre daha kolay hayatta kalmayı ve daha çok üremeyi sağlayabilir. İşte ribozoma bağlanan antibiyotiklerde değişen, ribozomun yapısıdır. Böylece antibiyotik, o ribozoma daha fazla bağlanamaz veya aynı etkiyi gösteremez. Buna bağlı olarak o avantajlı genin sahip olduğu bireyler, popülasyon içinde sayıca artarlar; çünkü daha kolay hayatta kalıp, daha kolay ürerler. Nesiller geçtikçe, bu avantajlı genlerde daha fazla mutasyon ve değişim birikir. Böylece bakteri, antibiyotiğe karşı tam bir direnç kazanır. Buna evrimsel biyolojide antibiyotik direnci denir.

Bu süreçte bakteri, bir kuş olup uçmamıştır; evet. Ancak bir bakteriyi tanımlamak için kullandığımız on milyonlarca fiziksel özellikten bir veya birkaç tanesi değişmiştir. Bu özelliklerin her biri, canlıyı tanımlayan parametrelerdir. Bu parametrelerden yeterince fazlası değişecek olursa, canlı da tanınmayacak kadar farklı bir canlıya dönüşür. İşte antibiyotik direncinde olan, bu on milyonlarca parametreden bir veya birkaç tanesinin değişimidir. Bu değişimler, antibiyotik ortadan kalktıktan sonra eski haline dönmez; popülasyon içinde kalır. Çevre değiştikçe, canlılar üzerinde yepyeni seçilim baskıları oluşur. Böylece ribozomları değil, başka fiziksel özellikleri de değişir. Değişimler yine ufaktır; ancak bir önceki değişimler üzerine eklenirler. Bu değişimler her nesilde biriktikçe, canlının tanımlanmasında kullanılan parametreler de sürekli değişmiş olur. Böylece ufak değişimlerden (mikroevrimden), devasa değişimler (makroevrim) ortaya çıkar. Bunu, hafif hafif damlayan suyun, nihayetinde devasa bir göl oluşturmasına benzetebilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat

İddianın "kapıya vurulan balta" veya "bakterinin sakatlaşması" iddiası da tamamen hatalıdır. Söz konusu değişimlere neden olan mutasyonlar, bakterileri sakatlaştırmaz; tam tersine, az önce de izah ettiğimiz gibi, diğer "orijinal bakterilere" göre çok daha rahat hayatta kalmasını ve üremesini sağlar. Hatta öyle ki, sırf bu evrimsel süreçten ötürü insan teknolojisi, bakterileri öldüren ilaçları her 5-7 yılda bir değiştirmek zorunda kalmaktadır.

Yıldan Yıla Değişen Antibiyotikler
Yıldan Yıla Değişen Antibiyotikler
Evrim Ağacı

Bu süreçte atasal bakterilerden yepyeni bakteriler evrimleşmiştir - ve bir bakteriyolog, bu iki bakterinin birbirinden tamamen farklı olduğunu rahatlıkla tespit edebilir. Bakteriyolog olmayan kişilerin uzaktan bakıp da "Bakteri aynı bakteri işte." demesi, o iki canlının aynı canlı olduğu anlamına gelmez. Kişinin konu hakkında yeterli donanımının olmadığı anlamına gelir.

Dolayısıyla bakteri direncinde olan, evrimsel bir değişimdir. Türün popülasyon içi gen ve özellik dağılımlarında bir değişim yaşanmıştır. Bu, evrimin ta kendisidir.

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
26
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 11
  • Bilim Budur! 5
  • Muhteşem! 4
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 4
  • İnanılmaz 2
  • Umut Verici! 2
  • Güldürdü 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 15/07/2024 22:54:41 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7383

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Ses Kaydı
Konuşma
Yakınsak Evrim
Depresyon
Bilim İnsanları
Sürüngen
Kuyruksuz Maymun
Google
Paleontoloji
Yaşamın Başlangıcı
Isı
Diş Gelişimi
Yüksek
Nüfus
Haber
Oksijen
Bilgi Felsefesi
İmmünoloji
Toprak
Şehir
Kök Hücre
Dinozorlar
Kuyruk
Türlerin Kökeni
Molekül
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ç. M. Bakırcı. Antibiyotik Direnci Geliştiren Bakterilerin Evrimleşmediği Doğru mu?. (30 Ağustos 2018). Alındığı Tarih: 15 Temmuz 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/7383
Bakırcı, Ç. M. (2018, August 30). Antibiyotik Direnci Geliştiren Bakterilerin Evrimleşmediği Doğru mu?. Evrim Ağacı. Retrieved July 15, 2024. from https://evrimagaci.org/s/7383
Ç. M. Bakırcı. “Antibiyotik Direnci Geliştiren Bakterilerin Evrimleşmediği Doğru mu?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 30 Aug. 2018, https://evrimagaci.org/s/7383.
Bakırcı, Çağrı Mert. “Antibiyotik Direnci Geliştiren Bakterilerin Evrimleşmediği Doğru mu?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, August 30, 2018. https://evrimagaci.org/s/7383.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close