Merhaba,
Çok kıymetli bir soru, teşekkürler.
Belki de birçok kişinin alttan alttan sezdiği ya da kimilerinin de halihazırda düşündüğü bir konu olabilir.
Bunun tabii ki birçok nedeni olabilir. Ancak bunlardan kesin olduğunu düşündüklerim üzerinde duracağım. Bunlar elbette fikir, dolayısıyla tartışmaya açık.
Bunun nedenlerinden biri yeni neslin yetişip artık fikir belirtmeye başlaması olabilir. Önceki nesiller duygu ifadesi konusunda fazlasıyla bastırıldıklarından, ebeveyn olma yolunda çocuklarına tam tersini aşılamak isterken biraz fazla özgür çocuklar yetişmiş oldu. Ancak bu elbette ebeveynlerin ya da çocukların suçu değil, bu bir akımın tahmin edilemeyen sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Her nesil, bir sonraki için "biz büyüklerimize asla böyle davranmazdık" dediğinden sanıyorum bu doğal bir süreç.
Buna dünya vatandaşı olma akımı da etki ediyor, bizler evrimsel açıdan avantajlı olan sosyal yaşamı devam ettiren bir toplumuz. Ancak yeni çağda ortaya çıkan ekoller bireyselliği fazlasıyla ön plana çıkarıyor. Yeni nesil bunlardan etkilendiğinden kendi düşüncelerini doğrudan belirtmekte ya da bir başkası için inisiyatif almamakta bir sorun görmüyorlar. Ek olarak, bizler hem toplum hem ülke olarak empatik bir yapıya ve karşı tarafa iyi dilekler ileten bir dile sahibiz (kolay gelsin, afiyet olsun, geçmiş olsun vb.). Bunlar da kültürümüze yansımış ya da kültürümüzden dilimize yansımış olduğundan, yapısal olarak karşı tarafın hislerini önemserken diğer kültürlerle iç içe geçmiş olmamız bunu muhtemelen etkiliyor.
Ancak bu sürecin en önemli etkeni sosyal medya. Çocuklar, gençler ve yetişkinler gerek kendi hesaplarından gerekse anonim hesaplardan başka hayatlara yönelik yargıda bulunmaya başladı. Bu ister kraliyet ailesi üyesi olsun, ister ünlü biri, ister herhangi bir vatandaş. Fark etmiyor. Birey istediği gibi yargı dağıttıktan sonra sosyal medya ortamını terk edip normal hayatına devam edebiliyor, hem de hiçbir yan etkisi olmadan. Bu da bireyde güçlü olma hissini ortaya çıkarıyor. Aslında zamanında izlediğimiz zorba liseli ve inek öğrenci filmlerinin daha yaygınlaşmış hali olarak görebiliriz. Bu filmlerde zorba olanın belli başlı özellikleri olmak zorundaydı ki başı belaya girmesin, ancak sosyal medyada neredeyse herkes bir zorba. Çünkü karşılığını ödemesine gerek yok, görünüşü önemli değil, kim olduğu ne kadar havalı olduğu kimseyi ilgilendirmiyor. Sadece yargısını yazıyor ve istediği gibi başkası üstüne üstünlük kurabiliyor. Diğer insanlar da bunu önemsiyor, yorumu beğeniyor, kimi zaman karşılık veren oluyor, oluyor da oluyor. Kendi düşüncelerini önemli sanmaya başlıyor, buradaki etki elbette günlük hayatına da dahil oluyor. Kendi hayatında yaşadığı olumsuzluklardan biriktirdiği acıları, gerçek yaşamda başkasına yönelterek azalttığını düşünüyor, ancak tatmin olan tarafı aslında hiç de acısıyla alakalı olan taraf değil, genelde yargıç bunu bilmiyor.
Muhtemelen çark böyle dönmeye devam edecek. Çünkü değişim hiçbir zaman durmaz.