Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Hatice Kutbay'ın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
İrem Kaplan
İrem Kaplan
193.4K UP
İnceleyen 2 gün önce
2023 yılında yazdığım filme dair eleştirimi bu platformda da paylaşmak istedim. İyi okumalar

Gerçek olamayacak kadar güzel olan Barbie esasında gerçek. Biliyorum inanması güç ama Barbie, Barbara Handler adlı bir kız çocuğundan esinlenerek yaratıldı. Ayrıca Barbie’nin kökeni, müstehcen bir Alman çizgi roman karakteri olan Bild Lilli’ye dayanıyordu! Her zaman çalınan fikirler daha çok ilgi görür, popüler olur ve orijinallerini unutturur. Lilli’yi unuttuğumuz gibi. Hikayeyi başa saralım.
1950’lerin başında annesi Ruth Handler kızının yetişkin gibi görünen bebeklere ilgisinin normal bebeklere olan ilgisinden çok daha fazla olduğunu farketmiş. Kızı oyuncak bebeklere hep yetişkin rolleri veriyormuş. Ama yetişkinleri temsil eden hiçbir oyuncak yokmuş. Çünkü o dönemde yetişkin bebekler sadece kartondan yapılıyormuş. Böylelikle eşi Mattel’in kurucu ortaklarından olan anne, piyasada büyük bir açıklık görüyor ve durumu izah ediyor. Herkes fikrin asla tutmayacağını söylüyor ve Ruth İsviçre’ye tatile gidiyor. İşte o zaman Lilli ile karşılaşıyor.
2. Dünya Savaşı’ndan sonra erkekler arasında popüler olan çizgi romanın, oyuncak bebekleri de yapılmıştır. O yıllarda oyuncakları hem erkekler birbirlerine hediye edermiş hem de çocuklar arasında da gittikçe popüler olmuş. Amerika’ya döndüğünde Mattel’i ikna etmiş ve kızı Barbara’nın isminden ilham alarak Barbie’yi 9 Mart 1959’da piyasaya sürmüş. Bu bebek üç boyutlu, doksan altmış doksan, kusursuz bir bebek. Onunla oynayan çocukları çirkin hissettiren, güzellik algılarını bozan, yıllar sonra estetik yaptırmalarına sebep olan, kaburgalarını aldıran, bellerini bir sıkımlık yaptıran, gözlerini solucan deliği gibi genişletip burun deliklerini nefes alamama pahasına küçülttüren bir bebek.
1961’de “Barbie’nin erkek arkadaşı yok mu?” sorularına yanıt olarak, oğlu Kenneth’dan ismini alan Ken bebek gelmiş. Lilli’nin üreticileri 1960’larda Barbie’ye dava açsa da Mattel, Lilli’nin bütün haklarını satın almış. Nitekim de hayalleri gerçek olmuş. Barbie’nin üretilmesinden bu yana güzelliğin kriteri ulaşılması zor o betimden aşağı taşamamış. Ne kadar kısa boylu, göbekli, çirkin, çarpık bacaklı versiyonları çıkmış olsa da. Ama ben en çok Barbara Handler’a üzülüyorum. Psikolojisi acayip bozuk değilse ben de İrem değilim.
Aslında bir kısım çocuk için doğru. Bizim jenerasyonda renkli lens kullanan da çoktur mesela mavi göz takıntısı yüzünden. Sırf Barbie gibi gözükebilmek için yemek yememe hastalığına yakalandılar. Ben etkilenmedim ama internet üzerinde öyle hikayelerle karşılaştım ki… Ne kadar doğru bilemem ama etkilenmediyseniz çok güzel bir şey. Ama tabi etkilenen çocuklar bundan etkilenmese başka bir şeyden etkilenecekti. Olumlu yönleri de yoktu diyemem, mesela şu an birçok aile ve bir çok öğretmen için sorun olan bir konu: Oyun kurma. Biz çocukken oyuncak ile oyun kurmayı öğrendik. Hayal kurduk, kendi dünyamızı kurduk. Şimdi ki çocuklar tabletler ile hazır oyunları oynuyor ama bu başka yazının konusu… Barbie bende hiç güzellik algısı oluşturmadı sadece hayal kurdurttu ve Barbie, Winx gibi yapımlar bana ilham oldu özgüvenimi geliştirdi her şeyi yapabileceğime onlar inandırdı. Çünkü benim kurduğum dünyada aklıma geleni yapmam mümkündü ve yapamadığım yerde de bir şekilde onu yapılabilecek hale sokardım. Bu sebeple de oyuncaklarım, oyunlarım iyi ki varlardı. Barbie ne kadar güzellik algısı ile ünlü olsa bile aynı zamanda kızlara hem feminen olup hem de her şeyi yapabileceklerini gösteriyor, "Barbie ile her şey mümkün" sloganı buradan geliyor. Bir yerde doktor, bir yerde savaşçı bir yerde peri, prenses oluyor. Bazen seyahate çıkıyor. Bazen anne oluyor… Barbie bir devrimdir. Bu devrimin gelin bir de filmine bakalım:
Barbie filmi tüm dünyada pembe boya kıtlığına sebep oldu, biliyor muydun? Yönetmen sette her şeyin pembeye boyanması konusunda epey ısrarcı olmuş. Bunun nedeni pembenin çocuksuluğu koruyacağı düşüncesiyle ve yönetmene göre çocuksuluğu korumak diğer her şeyden daha da önemliydi. Yapım ekibinin görevi pembe aksesuarlar, giysiler ve film çerçevesine yerleştirilmiş pembe olan her şeyden oluşan bir dünya yaratmaktı. Bu durum da tüm pembe boyaların tükenmesine neden oldu. Bu yeri göğü pembe dünyayı görmek için sabırsızlananlar filmin gişe rekorlarını kırdı. Çok abartıldığı için birçok kişi hüsrana uğradı. Çok beğenenlerin yanında keşke çizgi film olarak kalsaydı diyenler de oldu. Ayrıca film yer yer pembeden nefret ettirip dünyamız ne güzelmiş dedirtti, yer yer de çocukluğumdaki hayallerin hala aşırı güzel ve imkansız olduğunu hatırlattı.

Benim bu filmden beklentim gerçekten yüksekti. Belki de az önce de dediğim gibi sebep sadece aşırı abartılması ve aylarca hakkında konuşularak devasa reklamının yapılmasıydı ama ben de hüsrana uğradım. Ben de pembe, şeker gibi görünen bu yapının aslında cesur ve sert bir hikaye sunacağı izlenimini uyandırmıştı bende. Hedef kitlesini geniş tutmaya çalışıp hem çocukluğunu Barbie bebekleriyle geçiren orta yaş izleyicilere göz kırpması hem de 13 yaşındaki izleyicilere hitap etme çabası arasında denge sağlamakta zorlanmış gibi geldi. Barbie bebek üzerinden toplumun ve kadının belli bedensel ve toplumsal kalıplara hapsedilmesini eleştiren film bu eleştiriyi erkek izleyicilere de empati yaptırabilecek bir bakış açısıyla sunuyordu. Margot Robbie ve Ryan Gosling’in Barbie ve Ken rolleri için yaratıldığına eminim. Margot plastik bir bebek olan Barbie’nin kusursuzluğunu ve zamanla insana dönüşen karakterini harika bir şekilde ayırt ederek doğallıkla sunuyor. Ryan ise beklenmedik derecede komikti. Ryan için birçok laf yapıldı, yok yaşlıymış, olmamış, bilmem ne… Bu adamın bir işe girip de kötü olması imkansız. Özellikle yaptığı mimikler yeterdi. Yönetmen ise popüler kültüre ve Hollywood filmlerine yerinde göndermeler yaparak izleyicileri gülümsetmeyi başardı. Ancak bu detayları spoiler vermeden anlatmam mümkün değil bu sebeple filmin en iyi yanına geçiyorum: Yaratılan atmosfer. Gerçekten Barbie’nin diyarını ziyaret ettiriyor gibi hissettiriyor.

Özetle bu film genel olarak ortalama bir gişe filmi olabilir ancak ele aldığı temalar ve yapılan cesur tercihlerle dikkat çeken bir film oldu.

Değinmek istediğim bir diğer konu daha var. Aylarca medya pompalanarak hedef kitle arttırılmaya çalışıldı. Oppenheimer’in yönetmenlerinin çok meşhur olmasından dolayı prim yapılmaya çalışıldı. Aynı kategoride bile olmayan iki apayrı film sürekli gereksiz yere kıyaslandı. Bu da iki film için beklentiyi yükseltti ve vermek istedikleri mesajı verememelerine sebep oldu. Bu bağlamda bakıldığında izleyici Barbie’den beklediğini alamadı zaten bence pek de sonuçlanmadı film. İkinci bölüme olması gereken olayları ikinci yarıya sığdırdılar. Bu da kısıtlı sürede alelacele bir şeyler anlatmayı gerektirdiği için yaratıcılığı öldürdü. Ayrıca da finali de çöktürdü. Çok eğlenceli ve yaratıcı olması gereken film ikinci yarıda mesaj bombardımanına döndü. O kadar çok mesaj vardı ki hiçbirini anlamamayla sonuçlandı. O yüzden Greta Gerwig Barbie gibi bir markadan efsane bir sinema yapıtı yaratmayı başaramadı. En azından eğlenceli olabilirdi, o da maalesef olmadı.

Hiç izlemeyenler için verdiği mesajlara dair de bir açıkla yapmak istiyorum. Film başta Barbie dünyasındaki her şeyin kadın elinde olduğu bir görüşü anlatıyor. Dünya’ya geldiklerinde ise bunun tam tersi bir dünya ile karşılaşıyorlar ve Barbie dünyasını Ken, ataerkil hale getiriyor. Sonra kadınlar tekrar gücü ellerine alıyorlar ve mutlu son ama bence mutsuz son. Bizim eksiğimiz kıyas yapmak zaten. Az önce de dedim. Apayrı iki şeyi kıyaslamaya bayılıyoruz. Ya kadının yeterlilikleri belli erkeğin belli. Neden birini diğerinden daha baskın yapmaya çalışıyoruz? Bence filmin varması gereken son, iki cinsiyetin de eşit olduğu bir dünya olmalıydı.

Ben bir kadın olarak yapıma dair eleştirimi bu cümleyle bitirmek istiyorum: Kadınların yaşadığı zorlukları ve erkekler üzerindeki gereksiz baskıyı anlatmanın en pembe haliydi, hüzünlü bir şekilde ayrıldım sinemadan. Gerçekler yüzüme vurdu, dışardan bir göz olarak dünyayı izledim.
Film
6.0/10
(29 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Eser
Ece Müker
Ece Müker
622.0K UP
Eseri Ekleyen 47 dakika önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Ferit Görür
Ferit Görür
204.0K UP
6 gün önce
Sıkışmış bir kavanozu açamamanızın sebebi kaslarınız değil, bağırsaklarınız olabilir. Bazı özel bağırsak bakterileri, kas yapısını değiştirerek dayanıklılık liflerini ani güç üreten liflere dönüştürüyor. İşin ilginç yanı, kası büyütmeden mevcut dokuyu doğrudan güç moduna almaları. Bence asıl ironi şu: Bize fiziksel güç veren bu mikroplar oksijene değdikleri an ölüyorlar. Yani şimdilik hapları yapılamıyor. Sizce gelecekte ağırlık kaldırmak yerine mikrobiyomumuzu mu antrene edeceğiz?
48 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 6 gün önce 7 dk.

Gökyüzüne bakan birçok insan, diğerlerine kıyasla belirgin bir şekilde parlayan bir yıldız görür. Pek çok kişi bunun kutup yıldızı olduğunu düşünse de kutup yıldızı oldukça sönüktür. Hatta metropollerde ışık kirliliğinin fazlaca olduğu yerlerde kutup yıldızını görmek neredeyse imkânsızdır.

Gökyüzündeki bu parlak yıldız, aslında muhtemelen bir yıldız değil, bir gezegendir. Venüs ya da Jüpiter olması mümkündür. Bunun anlaşılabilmesi için birkaç ayrıntının biliniyor olması gerekir.

15
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Dilan Demirboğa
Dilan Demirboğa
53.7K UP
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Bütün hayvanlar eşittir,ama bazı hayvanlar daha çok eşittir.
Kaynak: Hayvan Çiftliği
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
622.0K UP
5 gün önce
NASA, Ay yörüngesine doğru ilerleyen Artemis II mürettebatının Orion uzay aracının içinden çektiği ilk fotoğrafları kamuoyuyla paylaştı. Görev komutanı Reid Wiseman tarafından yaklaşık 160 bin kilometre mesafeden çekilen görüntülerde, geniş bulut tabakalarıyla kaplı Dünya ve atmosferdeki aurora parlamaları net bir şekilde görülüyor. Yolculuğun üçüncü gününde olan dört kişilik ekip, 50 yılı aşkın bir sürenin ardından derin uzaya yolculuk eden ilk insanlar olarak Pazartesi günü Ay’ın öte yüzüne ulaşacak ve 11 Nisan'da Dünya'ya dönecek.
226 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
123.5K UP
Gözlemi Yapan 6 gün önce Türkiye, Çankırı
Yapraklı İlçesi'nde kaydedilmiştir.
9
2 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Aysu Ahmadzada
İnceleyen 6 gün önce
“Bir Ömrün Sonbaharı”, insanın hayatın geçiciliğini, aşkı ve kayıpları nasıl yaşadığını çok dokunaklı bir şekilde anlatıyor. Oyunculuklar etkileyici, özellikle Can’ın hikayesi kalbimi burktu. 🌿💔
Örnek 2 – Daha detaylı ve yorumlu:
Film, sıradan bir yaşamın içindeki küçük ama anlamlı anları öyle güzel yansıtıyor ki, izlerken kendimi karakterlerle özdeşleştirdim. Can ve Zeynep’in hikayesi hem umut hem hüzün barındırıyor. Son sahneler özellikle unutulmaz. 🎬🍂
Örnek 3 – Eğlenceli ve samimi (Z kuşağı tarzı):
“Bir Ömrün Sonbaharı” tam bir duygusal rollercoaster! 😢 Can’ın başına gelenler beni hem ağlattı hem düşündürdü. Kesinlikle izlemeye değer, fazlasıyla içten ve gerçekçi bir film.
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim haberlerimizi ve diğer yazılarımızı Google Haberler'de görmek için bizi takip etmeyi unutmayın.

EtkinlikEğitim
Taner Beyter
Taner Beyter
403.0K UP
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce Ankara & Çevrimiçi₺2.600,00 - ₺4.400,0015 Nisan
Taner Beyter İle "Acı, Ölüm ve Felsefe" Seminerleri
15 Nisan 2026 14:00 tarihinden 10 Mayıs 2026 19:00 tarihine kadar.

Ön başvuru sonrası detaylar için sizinle iletişime geçilecektir.
Dilerseniz 0532 374 1846 iletişim numaramızdan bize ulaşabilirsiniz.

- Yüz yüze (Ankara ) veya Online (Zoom) seçenekleriyle katılabilirsiniz.
- Haftada 1 gün | 2 Oturum (50dk + 50dk)
- Her ders sonu soru-cevap
- Ek kaynak ve okuma listeleri
- Katılım Belgesi

Taner Beyter ile Gri Alanlarda Bir Yolculuk

Yaşamak her zaman bir hediye midir, yoksa bazen bir yük müdür?
Ölüm ne zaman ve hangi koşullarda ahlaken doğru veya yanlış olur?
Acı yaşamın ayrılmaz bir parçası mı?

Gündelik hayatın akışında "doğru" ve "yanlış" dediğimiz pek çok kararın arkasında, aslında yüzyıllardır süregelen devasa bir felsefi tartışma yatar. Çoğu zaman alışkanlıklarımızla veya toplumsal kabullerimizle cevapladığımız en sarsıcı soruları; bu kez analitik felsefenin keskin araçlarıyla, Taner Beyter rehberliğinde masaya yatırıyoruz.

Bu program; birer "tabu" olarak görülen idam, ötanazi, hayvan hakları ve varoluşun etik yükü gibi meseleleri rasyonel argümanlar ışığında incelemeyi hedefliyor. "Acı"nın ve "Ölüm"ün felsefi karşılığını ararken, sadece teorik bilgi edinmeyecek; etik ikilemler karşısında nasıl tutarlı bir düşünce yapısı inşa edebileceğimizi de keşfedeceğiz.

1. Hafta:
Ötanazi Etiği : Biyoetik, uygulamalı etik, özerkliğin değeri
Ölüm hakkı yaşam hakkı kadar temel bir hak mıdır?
Durmak bilmeyen acıları çekmek ötanazi hakkını temellendirmek için yeterli mi?
Aktif ve pasif ötanazi arasında ahlaki bir fark var mı? Ötanazi suistimale açık mı?

2. Hafta:
Hayvan Etiği: Hak teorileri, normatif etik kuramlar, çevre etiği
Hayvanların çektikleri acılar gereksiz mi?
Toplam acı miktarı ve çeşitliliği göz önüne alınca vegan olmak en doğru tutum mu?
Hayvanların ahlaki statüsüne dair neler söyleyebiliriz?
Vegan etik lehine ve aleyhine argümanlar nelerdir?

3. Hafta:
İdam Etiği : Cezalandırma teorileri, hukuk felsefesi, prosedürel argümanlar
Acı ve ölüme sebep olanlar, acı ve ölümü mü hak eder?
İdamı hak eden spesifik suçlar var mıdır?
Suçluyu devlet eliyle öldürmek doğru mu?
İdam kötülük ve suçları azaltmasa dahi savunulabilir mi?

4. Hafta:
Antinatalizm ve Doğum Etiği: Metafizik, hayatın anlamı ve iyi oluş
Acı ile haz simetrik mi?
Acı dolu bir dünyaya çocuk getirmek ahlaken doğru mu?
Peki acı dolu bir dünyada hayatın anlamı bulunabilir mi?
Antinatalizm lehine ve aleyhine argümanlar nelerdir?

Eğitmen Hakkında: Taner Beyter (detaylı özgeçmiş için tıkla)
Öncül Analitik Felsefe Dergisi’nin kurucu kadrosunda yer alan Beyter, "Ötanazi Etiği" kitabının yazarı ve  Evrim Ağacı felsefe editörü ve yazarlarındandır. Akademik derinliği, herkesin anlayabileceği duru bir dille birleştirerek etik meseleleri geniş kitlelere ulaştırır.

Online (Zoom)
15 Nisan - 6 Mayıs 2026 Çarşamba, saat: 19:00 - 21:00
Ücret: 3.200 TL (800 x 4 ders)
Öğrenci: 2.600 TL  (% 20 indirim)

Yüz Yüze (Atölye) 
Kontenjan: 15 Kişi
19 Nisan - 10 Mayıs 2026 Pazar, saat: 14:00 - 16:00
Ücret: 4.400 TL (1100 x4 ders)
Evsahibimiz: Art Bahçe I Güneş sokak Güneş apartmanı 23/1 Güvenevler Çankaya / Ankara

* Görsel: Käthe Kollwitz, Pietà, 1937

Tüm programı veya istediğiniz haftayı hediye etmek isterseniz detaylar için iletişim bölümündeki numaradan bize ulaşabilirsiniz.

Devamını Göster
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Doğaç Çağdaş Çelebi
Alıntıyı Ekleyen 12 Kasım 2022
En silik mürekkep bile en güçlü hafızadan iyidir.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
138.0K UP
Üye 20 saat önce
Bu konu biraz karmaşık, bir çok detay var soruya dahil ama kısaca yapay seçilim ile insan kendini nasıl şekillendirecek. Soru da diğer canlılar diye belirttim: hayvanlar, bitkiler, arkeler, bakteriler bu canlılar biz gibi bilinçli değiller ama bizim geleceği ve geçmişi değiştirme potansiyelimiz bu canlıları nasıl etkileyecek? Bu değişken evrim, bir nokta da durma gibi bir şey söz konusu mu ve bu teknolojiye evrimin adapte olması mümkün mü?
1 Cevap - 158 görüntülenme
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hasan Eren Altıntaş
düşünen araştıran öğrenen bi liseli 12 saat önce Sen de Cevap Ver

Öncelikle büyük bi iş kurmanı genel anlamda tavsiye etmem büyük bi bütçe ki tahminen ailenden ayırıcağın bi bütçe o yaşlar için gereksiz bi masraf ve yük olur hem sana hem ailene ticaret gibi hamleler o yaşlarda ilk defa deneyimlenicek hamleler olduğundan küçük atılmak hep en iyisidir örneğin takı gibi şeyler yapıp satmak yeterince mantıklı bi hamle olucaktır hem kısa vadede 30 40 tl masraftan cebine 70 80 tl para girmesi seni hem mutlu eder hem işleyişi öğrenmene yardımcı olur 13 yaşındasın kafanı bu şeylere zorlaman senin için iyi fakat geleceğine zarar verme bunu yapmaya çalışırken minik işlerden başla[1]

Kaynaklar

  1. Hasan Eren A.. (). Kendi Fikrim.
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Can Demirci
Seslendiren 7 Kasım 2023 12:42
Alfabenin keşfinden sonra insanlık tarihinin yazılı kanıtları da oluşmaya başlamıştır. İlk alfabeler şüphesiz ki diğer alfabelerin öncüsü olmuştur. Dünya...
63
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
193.4K UP
Türü Ekleyen 5 saat önce
Bilateria, hayvanlar aleminde yer alan ve vücut planı sağ ve sol olmak üzere iki simetrik yarıya bölünebilen canlıları kapsayan en büyük evrimsel gruplardan biridir. Bu simetri tipi, yalnızca dış görünüşte değil; iç organların düzenlenmesinde ve sinir sistemi organizasyonunda da belirleyici bir rol oynar.

Bu grubun en kritik evrimsel yeniliklerinden biri, antero-posterior (ön-arka) eksenin belirginleşmesi ve buna bağlı olarak başlaşma (sefalizasyon) sürecinin ortaya çıkmasıdır. Bu sayede duyu organları ve sinir hücreleri vücudun ön kısmında yoğunlaşmış, böylece çevreyi algılama ve yönelim kabiliyeti büyük ölçüde artmıştır. Bu özellik, aktif hareket ve karmaşık davranışların evriminde temel bir dönüm noktasıdır.

Embriyolojik açıdan Bilateria, üç temel germ tabakasına (ektoderm, mezoderm, endoderm) sahip olmalarıyla tanınır. Özellikle mezodermin varlığı, kas, dolaşım sistemi ve iç organların gelişimini mümkün kılar. Bu durum, daha önceki hayvan gruplarına kıyasla çok daha karmaşık vücut organizasyonlarının ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Bilateria içinde iki büyük evrimsel hat bulunur:
✔️ Protostomia (ilkağızlılar)
✔️ Deuterostomia (ikincil ağızlılar)

Bu ayrım, embriyonik gelişimde ağız ve anüs oluşum sırasına dayanır ve hayvan evrimindeki en temel dallanmalardan birini temsil eder.

Diğer hayvan gruplarıyla (örneğin radyal simetrili Cnidaria) karşılaştırıldığında, Bilateria üyeleri yönlü hareket, merkezi sinir sistemi gelişimi ve kompleks davranışlar açısından çok daha ileri bir organizasyon seviyesine sahiptir. Radyal simetri daha pasif bir yaşam tarzına uygunken, bilateral simetri aktif hareketi ve çevreyle etkileşimi optimize eder.

Ekolojik olarak Bilateria, okyanusların derinliklerinden karasal ekosistemlere kadar hemen her habitatta bulunur. Solucanlardan böceklere, yumuşakçalardan omurgalılara kadar uzanan bu grup, dünya üzerindeki hayvan çeşitliliğinin ezici çoğunluğunu oluşturur.

Bilateria, yalnızca bir simetri tipi değil;
karmaşık hareketin, yönelimli davranışın ve ileri düzey organizasyonun evrimsel temelini atan en kritik biyolojik dönüşümlerden biridir.
0
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Gizleyecek hiçbir şeyiniz olmadığı için kişisel gizlilik haklarının ihlaline karşı çıkmamak, söyleyecek hiçbir şeyiniz olmadığı için ifade özgürlüğü haklarının ihlaline karşı çıkmamak gibidir."
Edward Snowden
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)