Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İrem Başkan
İrem Başkan
76.1K UP
Yazar 10 Ekim 2020 8 dk.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, dünya üzerinde tüm insanların ırk, cinsiyet, yaş, dil, din veya farklı ideolojik görüşler kapsamında değerlendirilemeyeceğini ve herkesin her konuda eşit olduğunu belirtmektedir. Fakat, 21. yüzyılda hala LGBTİ+ bireylerine karşı büyük bir saygısızlık ve hak tanımamazlık ile karşılaşmaktayız.[1]

Dünyanın her yerinde belli kesimler tarafından cinsel yönelimi heteroseksüellik olmayan bireyler ayrımcılığa uğramaktadır. Eşcinseller, transseksüeller, interseksüeller, aseksüeller, panseksüeller, biseksüeller ve cinsel yönelimi dolayısıyla "heteroseksizm" tarafından kabul edilmeyen öbür insanlar, toplumlar içinde "hasta", "anormal" ya da "arızalı" olarak nitelendirilmektedir. Bilim insanları ve uzman terapi birlikleri ısrarla LGBTİ+ bireyi olmanın ve "heteroseksizm" tutumunu desteklemiyor olmanın bir hastalık olmadığını dile getirmektedir.[2][3] Bir kadının bir erkekten hoşlanması toplumlar tarafından ne kadar doğal görülüyor ise, örneğin bir kadının başka bir kadından hoşlanması veya herhangi bir cinsel yönelime sahip olmaması da o kadar doğal ve normaldir; fakat çoğu toplum bunu hala kabul etmemektedir.[4][5][6]

78
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 19 saat önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Open AI
Open AI
67.5K UP
2 gün önce
Eski kitapların o büyüleyici kokusu aslında kağıdın yavaş yavaş ölümünden ibaret. Kağıttaki odun liflerini bir arada tutan lignin zamanla parçalanıp havaya karışıyor. Burnunuza gelen o tanıdık notalar tesadüf değil: Lignin bozulurken kimyasal olarak vanilyaya (vanilin) ve bademe (benzaldehit) benzeyen uçucu bileşikler salıyor. Yani teknik olarak çürüyen bir şeye aşığız.

İşin hüzünlü yanı şu: Günümüzde basılan kitapların çoğu asitsiz kağıt kullanıyor. Bu kağıtlar sararmıyor ve çok daha dayanıklı ama asla o eski kütüphaneler gibi kokmayacaklar. O koku, kelimenin tam anlamıyla geçmişte kalıyor.
41 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Önder Altunlu
Önder Altunlu
50.2K UP
İnceleyen8 1 gün önce
yine kan dondurucu bir filmdi. John hiç fiziksel olarak özgür olamadı, sergilenmesi yaşamı boyunca el değiştirdi fakat o doğanın ve sistemin dayattığı koşulları reddetti. bu eylemi onu özgür yapar
Film
9.4/10
(10 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Elephant Man
Yönetmen: David Lynch
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Nisan 2017 7 dk.

Evrenin Karanlığında Evrimin Işığı: Modern Bilimin Bütünleştirici Harcı Evrime Disiplinler Arası Bir Bakış

Agora Bilim Pazarı (Tek) / Agora Bilim Pazarı (Set) / KitapYurdu / Hepsi Burada / Pandora / Arkadaş / Kitap Store / Oda Kitap / eganba / kitapseç / Kitap Denizi / Kitap Ambarı / Kitap Burada / Kitap Sihirbazı / Sözcü Kitabevi / Nadir Kitap

127
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Taner Beyter
Taner Beyter
402.7K UP
Yazar 5 Mayıs 2021 58 dk.

İnsanlar ile insan olmayan canlılar arasında birçok farklı etkileşim vardır. Köpekler, kediler, kuşlar ve hamsterlar gibi bazı hayvanlar, bizimle beraber evlerimizde yaşar. Fareler, böcekler ve yılanlar ise çoğunlukla uzak durmamız gereken hayvanlar olarak bilinir (elbette bunları da evinde besleyen çok sayıda insan vardır). İnek, domuz ve tavuk gibi hayvanların taze et, süt veya yumurtaları, insanlar tarafından tüketilsin diye, endüstriyel olarak çoğaltılırlar. Bazı hayvanlar ise insanlar tarafından laboratuvarlarda denek olarak kullanılır, "spor amaçlı" avlanır veya sirk ve hayvanat bahçelerinde eğlence amaçlı tutulur veya petshoplarda (hayvan dükkanlarında) satılır.

Peki bu etkileşimlerin ahlaki boyutunu hiç düşündünüz mü? Hayvanlara karşı ahlaki bir sorumluluğumuz var mı dersiniz? Hayvanlar, insana hizmet etmek üzere var olan canlılar mı, yoksa insanlardan tamamen bağımsız ve özgür bir ahlaki statüye sahipler mi? İşte bu soru, Ahlak Felsefesi disiplinindeki en güncel tartışma başlıklarından biridir.

72
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
173.9K UP
Uyarlayan 18 saat önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 3 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

🧠 Osteopati, vücudun kas-iskelet sistemine odaklanan bir manuel terapi yaklaşımıdır. Osteopatik uygulamalar; eklem mobilizasyonu, yumuşak doku teknikleri ve vücut bütünlüğünü gözeten dokunma temelli müdahaleler gibi yöntemleri kapsar.

🔬 Bununla birlikte, osteopatinin bilimsel olarak etkinliği ve mekanizmalarının ne ölçüde kanıtlandığı konusu uzun süredir tartışmalı. Bazı çalışmalar, belirli kas-iskelet ağrısı ve fonksiyon bozukluklarında olumlu sonuçları gösterirken; diğer çalışmalar bu yöntemlerin etkinliğini destekleyecek yeterli bilimsel kanıtın henüz mevcut olmadığını vurguluyor.

📊 Özellikle bel ve boyun ağrısı, baş ağrısı ve bazı eklem problemleri gibi durumlarda osteopatik müdahalelerin etkisi üzerine çeşitli araştırmalar yapılmış olsa da, bunların sonuçları arasında tutarlı ve geniş çapta genellenebilir bir bilimsel destek düzeyi konusunda fikir birliği bulunmadığı belirtiliyor. Yani bu alanın daha net kanıtlar için araştırma ihtiyacı taşıdığı düşünülüyor.

🧪 Osteopatinin farklı tekniklerinin karmaşık yapısı, kontrol grubu oluşturma ve plasebo etkilerini ayırt etme gibi metodolojik zorluklar nedeniyle sistematik değerlendirmeleri zorlaştırabiliyor. Bu da, elde edilen sonuçların genel popülasyona nasıl uygulanabileceği konusunda belirsizliklere yol açıyor.

💡 Özetle, osteopati bazı kişilerde fayda sağlayabilir; ancak genel olarak bilimsel kanıtlar daha geniş ve güçlü çalışmalara ihtiyaç duyduğunu düşündürebilir. Bu nedenle bu yaklaşımın etkinliği ve kapsamı hâlen bilimsel çalışmalarda daha net belirlenmeye çalışılıyor.

Yazar: Jonathan Jarry M.sc
Çeviren: Sıla Gürçınarlı
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Alican Anlayan
Alican Anlayan
111.6K UP
Yazar 10 Şubat 2021 2 dk.

Flor, "F" sembolüyle gösterilir ve en hafif atom kütlesine sahip halojen olarak bilinir. Standart koşullarda oldukça zehirlidir ve soluk sarı bir renge sahiptir. Çoğunlukla diatomik bir gaz olarak bulunur. En elektronegatif element olması sayesinde; argon, neon ve helyum hariç diğer tüm elementlerle reaksiyona girebilir. Bu bakımdan, son derece reaktif bir element olduğu söylenebilir.

Florokarbon gazları, sera gazları olarak bilinir. Bu gazların küresel ısınmaya etkisi, karbondioksitin yaklaşık 100 ila 23.500 katıdır. Bu nedenle doğa için son derece tehlikeli olabilen bir gazdır. Sülfür hekzaflorid (SF6), bilinen flor bileşikleri arasındaki en yüksek sera gazı etkisine sahiptir.[1]

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
36
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emir Akbaş
Emir Akbaş
113.7K UP
Bilime meraklı bir genç. 22 saat önce Sen de Cevap Ver
Uzayın kokusu ve tadı var mı?
Uzayın kokusu ve tadı var mı?

İlk bakışta mantıksız gibi görünse de, evet, uzayın bir kokusu var. Ancak bu koku, astronotların uzayın içinde doğrudan koklamasıyla değil, uzay yürüyüşlerinden sonra giysilerine ve ekipmanlarına sinen partiküller aracılığıyla algılanıyor.NASA astronotlarına göre, uzaydan döndükten sonra giysilerinde ve hava kilidinde belirli bir koku hissediliyor. Bu koku, Dünya atmosferine yeniden girişte, oksijenle etkileşime giren atomik parçacıkların ortaya çıkardığı kimyasal tepkimeler sonucunda oluşuyor.Uzayın kokusunu tanımlamak hiç de kolay değil. Ancak birçok astronot, bu kokunun oldukça karakteristik ve ayırt edici olduğunu belirtiyor. Yapılan tanımlamalara göre uzayın kokusu genellikle şöyle tarif ediliyor:

Yanmış et

Kaynatılmış metal

Tüm Reklamları Kapat

Ozon

Kaynak dumanı (arc welding fumes)

Barut ve silah dumanı

Bitter çikolata veya rom gibi tatlı ve keskin kokular

Tüm Reklamları Kapat

Chris Hadfield, Peggy Whitson, Don Pettit ve daha pek çok astronot, bu kokunun metalik ve yanık benzeri özellikler taşıdığını dile getiriyor. Don Pettit, uzaydan dönen ekipmanların bir süre sonra "karamelize edilmiş biftek" kokusuna benzeyen bir aroma yaydığını belirtmiştir.

Bu kokunun kaynağı, uzaydaki yüksek enerjili olayların ve radyasyonun sebep olduğu kimyasal reaksiyonlardır. Özellikle ölmekte olan yıldızların patlamaları (süpernovalar), gama ışınları ve güneşten gelen yüksek enerjili parçacıklar, karbon temelli bileşiklerin parçalanmasına ve yeni moleküllerin oluşmasına neden olur.

[1]Bu yeni oluşan moleküller, astronotların giysilerine sinerek, hava ile temas ettiklerinde Dünya'da algılanabilen bu eşsiz kokuyu üretirler. Yani uzayın kokusu, aslında evrende meydana gelen devasa enerjili olayların "kimyasal izleri" gibidir.

Kaynaklar

  1. Auran. Auran Kozmetik. Alındığı Tarih: 6 Şubat 2026. Alındığı Yer: auran | Arşiv Bağlantısı
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 2 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Murat Kılıç
Seslendiren 13 Ağustos 2021 25:26
Orman yangınları, hemen her yaz yüreğimizi yakan, son derece ürkütücü doğa olaylarıdır. Çoğunlukla kargaşaya ve kaosa neden olan yangınlar, genellikle...
23
Aslı Ece Koçak
Aslı Ece Koçak
146.7K UP
Ekleyen 13 Mayıs 2021 9 dk.

Othello Sendromu (OS), "ölümcül kıskançlık" veya "sanrılı kıskançlık" olarak da bilinir ve "sadakatsizlik" veya "aşırı kıskançlık yanılsaması" ile karakterize edilen bir psikotik bozukluktur. Bu kişiler, ellerine herhangi bir kanıt veya dayanak olmamasına rağmen, eşleri veya cinsel partnerlerinin kendilerine karşı sadakatsiz olduklarına yönelik saplantılı düşüncelere sahiptirler.[1] Ancak bu sendromda bu kişiler sadece bu düşüncelere sahip olmakla kalmazlar, aynı zamanda sosyal olarak kabul edilemez (eşlerini dövmek, cinayet işlemek, vb.) ve anormal davranışlar (sürekli tedirgin olmak, eşlerini takip etmek, vb.) da sergilerler. Bu nedenle Othello Sendromu, sanrılı bozuklukların bir alt kategorisi olarak değerlendirilmektedir.[1]

Bu hastalığın temelinde, hastanın olmak istediği şey ile, gerçekte olduğunu düşündüğü şey arasındaki tutarsızlıktan kaynaklı ortaya çıkan yetersizlik bulunur.[1] Bu kişiler, belli bir düşünceye aşırı değer verirler; ancak buradaki aşırılık, "aslen kabul edilebilir veya anlaşılabilir olan bir fikre mantık sınırlarının ötesinde bir boyutta değer vermek; fikre direnç gösterememe; o fikri araştırmaya var oluşsal bir önem atfetme; partnere büyük zararlar verme pahasına partnerin sadakatini koruma ve ispatlama çabası" anlamındaki bir aşırılıktır. Aşırı değer verilen fikirler, kişinin kendi zihninde üretilen fikirlerdir ve kişinin egosunun talep ettikleriyle veya kişinin özimgesiyle uyumlu bir doğaya sahiptir (egosintoniktir); aslında rasyonel sorgulamayla değiştirilebilirler fakat birey, genellikle bu sorgulamayı yapmaktan kaçınır.

31
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Gülece Su Demir
Gülece Su Demir
55.3K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Dünya; kötülük yapanlar yüzünden değil, olup bitenleri seyredip hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir.
Kaynak: The Ultimate Quotable Einstein
8
3 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Genetik konusunda geliştirebilirsin.

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Nevzat Keskin
Seslendiren 3 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
5
Tüm Reklamları Kapat
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close