Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Rasyonalist Bilim
Yazar 4 gün önce 4 dk.

Astronominin temeline geometrinin konulması Pythagoraşçılarla başlar. Platon'un ortaya attığı sistematik duruşla gökyüzündeki hareketlerin düzenli ve dairesel, hızların ise sabit olduğu kabul edilmiştir. Pythagorasçılar bütün gök cisimlerinin, yani gezegen ve yıldızların (o zamanlar bilinen gök cisimlerinin) küresel olduklarına, dairesel yörüngelerde hareket ettiklerine inanmış, kürelerin arasında bir uyum olduğunu varsayarak gezegenlerin uzaklıklarını bu uyumla ilişkilendirmişlerdir.

Onlara göre gök cisimleri, merkezin etrafında uzaklıklarıyla orantılı bir şekilde hareket etmekteydiler. Yörüngeleri ise hızlarıyla orantılıydı. Platon, iki küreli evren modelini açarken ilk kürenin merkezde bulunan Dünyamız (yeryüzü), ikincisininse yıldızlar küresi olduğunu söylemiştir. Tüm bu varsayımlar sonrası evren modelini belirlerken yeryüzünün ve yıldızların değişkenliği için şu iddiada bulunmuştur:

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Nuri Baltalıoğlu
Gözlemi Yapan 6 gün önce
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cerys Leonhart
Cerys Leonhart
20.1K UP
22 saat önce
Merhabalar, burada daha önce bir yazı yazmadım ama bu sefer belki birisi görür diye yazıyorum. Ben Türkiye'de hem oyun geliştiricisi hem de oyuncu birisi olarak, oyunlara gelen bu yasağın benim gibi bir sürü insanı etkileyeceğini düşünüyorum, burada oyunlara ilgi duyanlar elbette vardır. Twitter da ÖGO olarak ses çıkarıyoruz.

Bu konu Türkiye'de ki gençler için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Hem Türkiye'nin eğlencesi (özellikle gençlerin) hem gençlere bir iş, gelir kapısıdır. Tabii ki de devlet için de önemli bir gelir kaynağıdır. 

Biz burada bilinçli isek bu konuda bir olmamız gerektiğine inanıyorum. Discord, Roblox bilmem ne derken konu direkt oyun yasağına, işte devlet ile girişe döndü.

Eğer ki zaten Evrim ağacın'ın bu konu ile ilgili bir makalesi veya desteği varsa da bana gösterirseniz sevinirim. Şubat ayından beri bu yasa ile uğraştığımdan hiç bakamadım. Şimdiden teşekkür ediyorum ❤️

19 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Miraç Eymen Akkanlı
Üye 2 gün önce
Bir oyuncak arabaya tıpkı geleceğe dönüşteki gibi metal bir çubuk takıp tam kamçı ile vururken o metal çubuğa yüklü bir yıldırım çarparsa ışık hızını geçebilir mi?
113 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ertugrul Batır
Seslendiren 3 gün önce 10:37
Bu yazımızda, sizleri ve çocuklarımızı, her evde bulunabilen ve birkaç basit malzemeyle yapılabilen birbirinden harika 7 adet deneyle tanıştırmak istiyoruz....
3
Ekin Baran Sunar
Seslendiren 16 Eylül 2019 8:31
Ortada gülünecek bir konu yok.Gülmek, dünyanın dört bir yanındaki tüm kültürlerde hayati bir öneme sahiptir. Ancak gülmenin var olma nedeni pek de açık...
30
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
196.4K UP
İnceleyen 6 gün önce
Merhaba
Kendime Düşünceler’ni elime aldığımda ağır bir felsefe kitabı okuyacağımı sanmıştım. Ama birkaç sayfa sonra şunu fark ettim bu kitap bana yazılmamış. Ben, bir insanın kendisiyle konuşmalarını okuyorum. Sanki Marcus Aurelius’un zihnine sessizce misafir olmuşum gibi.
Marcus Aurelius’un kim olduğu burada çok önemli. Bir düşünür olmasının ötesinde, Roma İmparatoru. Yani gücün zirvesinde bir insan. Ama bu kitapta güç yok, gösteriş yok. Aksine sürekli kendini dizginlemeye çalışan, öfkesini kontrol etmeye uğraşan biri var. Bu beni durdurdu. Çünkü insan ister istemez şunu düşünüyor: “Her şeye sahip biri bile iç dünyasını kontrol etmekte zorlanıyorsa, demek ki mesele dış dünya değil.”
Kitabı anlamak için biraz da Stoacılık’tan bahsetmek gerekiyor. Stoacılık, M.Ö. 3. yüzyılda Kitionlu Zenon tarafından kurulmuş bir felsefe. Temel fikri çok net ama uygulaması zor. Kontrol edebildiğin şeylere odaklan, edemediklerini kabullen.

Stoacılara göre dış dünya ,insanlar, olaylar, kayıplar bizim kontrolümüzde değildir. Ama düşüncelerimiz, tepkilerimiz ve seçimlerimiz bizim sorumluluğumuzdadır. Bu yüzden mutluluk dışarıda değil, insanın kendi içinde kurduğu dengededir. Marcus Aurelius’un kitabı da tam olarak bu düşüncenin bir pratiği gibi. Kitabın içeriği bir hikâye değil. Bölümler halinde yazılmış kısa notlardan oluşuyor. Ama bu notlar aslında bir insanın kendine verdiği öğütler. Öfkeyle baş etme, ölümle yüzleşme, sabırlı olma, insanları anlama hepsi var ama öğretici bir dille değil; daha çok içten bir hatırlatma gibi. Bir yerde şu cümleyle karşılaştım ve gerçekten durup düşündüm.

“İnsanı rahatsız eden şey olaylar değil, onlar hakkındaki düşünceleridir.” Bu cümle Stoacılığın özeti gibi. Çünkü bir anda şunu fark ediyorsun.Seni kıran şey belki de olayın kendisi değil, ona yüklediğin anlam. Bir başka yerde ise şöyle diyor. “Çok geçmeden her şeyi unutacaksın; çok geçmeden herkes seni unutacak.” İlk başta biraz sert geliyor ama sonra insanın içinde tuhaf bir hafiflik yaratıyor. Çünkü bu cümle aslında özgürlük veriyor. Her şey geçiciyse, o zaman bu kadar yük taşımaya gerek var mı?
içime en çok dokunanlardan biri “Sabah uyandığında, insanların bencil, nankör ve kaba olacağını düşün ama yine de onlarla uyum içinde yaşa.” Burada Stoacılığın o sakin ama güçlü tarafı var. Dünya değişmeyebilir, insanlar zor olabilir. Ama sen nasıl biri olacağını seçebilirsin.

Okurken sık sık kendime döndüm. Gün içinde ne kadar küçük şeylere takıldığımı fark ettim. İnsanların sözleri, kırgınlıklar, geçmiş Marcus Aurelius sanki yüzyıllar öncesinden bana şunu söylüyor. “Zihnini koru, çünkü asıl olan o.” Kitap bittiğinde büyük bir aydınlanma yaşamadım. Kendime Düşünceler’ni kapattıktan sonra zihnimde dolaşan düşünceler bir noktada çok tanıdık bir duaya bağlandı.

Hani şu herkesin bir şekilde duyduğu, belki de içinden geçirdiği cümle “Allah’ım, değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için güç, değiştiremeyeceklerimi kabullenmek için sabır ve ikisi arasındaki farkı anlayabilmek için akıl ver.” Aslında bu cümle ile Marcus Aurelius’un düşünceleri arasında şaşırtıcı bir yakınlık var. Stoacılığın özü de tam olarak bu değil mi zaten? Neyin senin elinde olduğunu bilmek ve olmayanla savaşmayı bırakmak. Kendi hayatıma dönüp baktığımda şunu fark ediyorum .En çok yorulduğum yerler, kontrol edemediğim şeyleri zorladığım yerler. İnsanlar değişsin istiyorum, geçmiş farklı olsun istiyorum, bazı şeyler hiç yaşanmamış olsun istiyorum ama olmuyor. Ben en çok da bu “olmayan” şeylerin içinde tükeniyorum.

Belki de mesele gerçekten çok daha sade. Değiştirebildiğim şeyler var mesela tepkilerim düşüncelerim, seçimlerim. Bir de değiştiremeyeceklerim, mesela başkaları, zaman, olmuş olanlar galiba bütün hayat, bu ikisini karıştırdığım yerde zorlaşıyor. Şimdi kendime daha sakin bir yerden bakmaya çalışıyorum. Her şeye yetişmek zorunda değilim. Her şeyi düzeltmek zorunda da değilim. Kendi içimde neyi büyüttüğüme, neyi beslediğime karar verebilirim.

Ben hâlâ öğreniyorum… neyi bırakmam gerektiğini, neyi tutmam gerektiğini.

Galiba en büyük güç, her şeyi değiştirmek değil; doğru yerde direnmek, doğru yerde bırakabilmek. İçimde bir sadeleşme oldu. Bazı şeyler yerli yerine oturdu gibi kendime şu soruyu sordum. Ben gerçekten hayatı mı yaşıyorum, yoksa zihnimin kurduğu anlamların içinde mi kayboluyorum?

Belki de Kendime Düşünceler’nin asıl gücü burada. Sana bağırmıyor, öğretmeye çalışmıyor. Sadece seni kendinle baş başa bırakıyor , galiba en zor şey de bu ''Dünyayı değil, kendini yönetmek''
9.8/10
(108 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
14
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
119.6K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Yürümek. Bana göre, Rimbaud için yürümek bir kaçıştı. Yürürken yakalanan, bir şeyleri geride bırakmanın verdiği o daimi memnuniyet hali. Yürürken geri dönmek söz konusu değildir. Çekip gitmiş, yola çıkmışsınızdır, işte o kadar. Yorgunluğun, tükenmişliğin, kendinizi ve dünyayı unutmuş olmanın muazzam keyfini hissedersiniz akabinde. Eskiden anlattıklarınız, bütün o bıkkın homurdanmalarınız adımlarınızın sesiyle bastırılır. Her şeyi bastırır yorgunluk. Niçin yürüdüğünüzün hep farkındasınızdır: ilerlemek, yola çıkmak, ulaşmak, tekrar yola çıkmak!

Hadi gidelim, tam yol ileri!
Sadece bir yayayım ben.

Rimbaud 10 Kasım 1891'de, henüz otuz yedi yaşındayken ölür. Conception Hastanesi'nin ölüm kayıtların şöyle yazar: Charleville'de doğmuştu, Marsilya'dan geçiyordu.
Geçiyordu. Oraya sırf tekrar yola çıkmak için gelmişti.
Kaynak: Yürümenin Felsefesi
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen9 3 saat önce
Cem Yılmaz'ın 2024'te hazırlanıp Netflix'e yerleştirilen 2 saatlik yeni gösterisi. Cem aynı Cem ama ufak ufak güzelce geçirmesinden de anlaşılacağı üzere seyirci aynı seyirci değil. :) Cem Yılmaz'daki keskin zekayı her zaman sezmiş ve devlet başkanı yapacak olsam bu adamı yaparım dediğim birisi olmuştur. Sebebini şimdi daha iyi anlıyorum. Adam hakiki bir entelektüel AuDHD ve en iyi maskeleyenlerden olabilir çünkü mesleği de sosyallik gerektiren bir meslek. Böyle birisinin bizim gibi insanları zevkten dört köşe yapacak şekilde her kesime laf çakarak tüm ülke üzerinden muhteşem sosyolojik okumalar yapması ve bunu da belki en az eforlu şekilde yapması şahane. Kendisi hakkındaki birçok boş saldırıya da gerekli cevapları veriyor. Her zamanki gibi kimi eleştirirse eleştirsin sadece feminist geçinen enteller kudurup karalamaya çalıştı. Gayet de normal bir durum çünkü baştan sona feminist ikiyüzlülüğe manifesto gibi dokunduruyor.d Gülmekten başımın arkasına ağrılar giren bir gösteri oldu. Ben her zamanki gibi zirvede hala Cem'i tutarım.
Film
7.7/10
(3 Kişi)
Puan Ver
Yönetmen: Cem Yılmaz
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bilimin ne olduğunu sanıyorsunuz? Bilimin büyülü olan bir tarafı yok. Bilim, doğayı dikkatlice ve tüm detaylarıyla gözlemenin sistematik bir yoludur ve bu sırada edindiğimiz sonuçları değerlendirirken tutarlı bir mantığı takip etmektir. Bunun tam olarak hangi kısmıyla alıp veremediğiniz var? Tüm detaylarıyla incelemek konusunda mı? Yoksa dikkatli gözlemler yapmak mı? Sistematik yaklaşmak mı? Yoksa tutarlı bir mantığı takip etmek mi?"
Steven Novella
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)