Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 28 Aralık 2024 2 dk.

Hıyarcıklı veba genellikle 14. yüzyılda Avrupa'da yarattığı ölümcül etkilerle ilişkilendirilse de vebaya neden olan Yersinia pestis bakterisinin izlerine, modern Rusya topraklarında bulunan ve 5.000 yıl öncesine kadar tarihlenen iskeletlerde de rastlanmıştır. Ancak araştırmacılar, son analizler sayesinde Avrasya dışındaki ilk bilinen veba vakasının 3.290 yıllık bir eski Mısır mumyası olduğunu doğruladıklarına inanıyor.

Kara Ölüm olarak da anılan veba, tarihin en kötü şöhretli hastalıklarından biridir. Genellikle kemirgenler üzerinde yaşayan pireler aracılığıyla bulaşan hıyarcıklı veba lenfatik sisteme saldırır ve enfeksiyondan birkaç gün sonra grip benzeri semptomlarla başlar. Ancak bu noktadan sonra durum genellikle daha da kötüleşir ve ölümcül bir hal alır. Genellikle kemirgenler üzerinde taşınan pireler yoluyla bulaşan hıyarcıklı veba, lenfatik sisteme saldırır ve enfeksiyondan birkaç gün sonra grip benzeri semptomlara yol açar. Bu noktadan sonra durum genellikle daha da kötüleşir ve ölümcül hale gelir. Kasık, koltuk altı ve boyundaki lenf düğümleri ağrılı bir şekilde şişerken, enfekte kişi yüksek ateş, titreme ve hatta nöbetler yaşamaya başlar. Hematemez (kan kusma) başlar ve şişen lenf düğümleri genellikle yırtılan kabarcıklara dönüşür. İç kanamalar, geniş çaplı morluklara ve dokuların nekroz nedeniyle ölmesine yol açar; bu da hastalığın "Kara Ölüm” lakabını almasının sebebi olmuştur. Modern antibiyotik tedavileri olmadan, hastaların %30-90'ı bu hastalık nedeniyle hayatını kaybedebilir.

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
103.5K UP
5 gün önce
Charles Darwin, evrim düşüncelerini ilk kez yazıya dökerken bunu “bir cinayeti itiraf etmek gibi” hissettirdiğini ifade etmiştir. 

J. D. Hooker’a yazdığı mektuptan... ✉️

62 görüntülenme
1
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Meriç Öztürk
Meriç Öztürk
332.7K UP
Yazar 7 Ocak 2023 20 dk.

Kök hücreler, çok hücreli canlıların vücudunda bulunan, tüm doku ve organlarının temelini oluşturan, farklı hücre tiplerine dönüşebilen, kendini yenileyebilen, değişik yapı ve gelişim aşamalarındaki hücrelerdir. Daha basit bir şekilde ifade etmek gerekirse kök hücreler, vücutta bulunan ve gelişme ve büyüme esnasında birden fazla hücre tipine dönüşme potansiyeli olan hücrelerdir. Embriyonik gelişim esnasında en önemli rolü bu hücreler üstlenirken, büyüme esnasında dokuların gelişimine, vücut yetişkin olduğunda ise dokuların kendilerini yenilemelerine yardımcı olur.

Kök hücreler, diğer hücre tiplerinden bazı özellikleri ile farklılık gösterir. Örneğin bu hücreler özelleşmemiştir ve hücre bölünmesi geçirerek kendilerini yenileyebilirler. Ayrıca doğal veya laboratuvar ortamında özel sinyaller ile özelleşmemiş hücreler "özelleşmiş doku veya organ hücrelerine" dönüştürülebilirler. Diğer hücre tiplerinden bir diğer farkı ise kök hücrelerin bazı doku ve organlarda devamlı olarak bölünüp ortamın devamlılığını sağlaması, bazı doku ve organlarda ise özel durumlar haricinde hiçbir zaman bölünmemesidir.

147
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 7 Mart 2022 33 dk.

Halk arasında genellikle kalp krizi olarak bilinen miyokard enfarktüsü, kısaca MI (İng: "Myocardial Infarction"), patolojik olarak iskeminin neden olduğu miyokard hücrelerinin geri dönüşü olmayan ölümü olarak tanımlanır ve kalbin koroner arterine giden kan akışı azaldığında ya da durduğunda ortaya çıkar ve kalp kasına zarar verir.[1]

En sık görülen semptom; omuz, kol, sırt, boyun veya çeneye yayılabilen göğüs ağrısı veya rahatsızlığıdır. Sıklıkla göğsün ortasında veya sol tarafında oluşur ve birkaç dakikadan fazla sürer. Rahatsızlık bazen mide ekşimesi gibi hissedilebilir.[1] Diğer belirtiler arasında nefes darlığı, mide bulantısı, baygınlık hissi, soğuk ter veya yorgunluk sayılabilir.[2] İnsanların yaklaşık %30'unda atipik semptomlar vardır. Kadınlar ise genelde göğüs ağrısı yerine, boyun ağrısı, kol ağrısı veya yorgunluk hissederler.[3]

76
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Söz
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
103.5K UP
Alıntıyı Ekleyen 1 gün önce
Alkol az miktarda alındığında harika bir toniktir ama miktar arttığında, ister viskiyle alınsın, ister midede şekerden üretilsin, zehirleyici etki gösterir. 🥃
Kaynak: Tesla - aforizmalar
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mücahid Köse
Çeviren 15 Mayıs 4 dk.

Bilim insanları, iyi bir sınıflandırma sistemine sahip olmayı oldukça önemserler. Nesneleri kategorize etmek ve onları etiketlendirmek birçok bilimsel süreç için kritik bir adımdır; üstelik titizlikle hazırlanmış taksonomik tabloları bir bütün halinde gözden geçirmek de bilimsel sürecin en tatmin edici yanlarından biridir. Aristoteles'in ilk bilim insanlarından biri olarak kabul edildiği düşünüldüğünde dünyayı kategorilere ayırmaya bu kadar düşkün olması pek de şaşırtıcı değildir. Aristoteles, hayvanları "kanı olanlar" ve "kanı olmayanlar" diye ayırdı; bazılarını "karada yaşayanlar", diğerlerini "denizde yaşayanlar" olarak sınıflandırdı.[1] Ancak en ünlü Aristoteles kategorilerinden biri, Batı düşüncesinde tüm canlılar üzerine olan anlayışı şekillendiren bir ayrımdır. İşte bu ayrım, "ruhun (bilincin) bölünmesi" olarak bilinir.[2]

Aristoteles, her biri bir öncekinin üzerine inşa edilen üç tür ruh (bilinç) olduğunu savunmuştur.[3] Bunlar şu şekildedir:

40
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
10
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 17 Nisan 2024 Türkiye, İstanbul
Antik Yunan mitolojisinde İris ya da Süsen, gökkuşağı tanrıçasıydı. Çiçeğe, birçok farklı renk çeşidi nedeniyle onun adı verilmiştir. Aynı zamanda bu çiçeğin tıpkı gökkuşağının yayı gibi, cennetle yeryüzü arasında köprü oluşturduğuna inanılıyordu. Bu nedenle birine verilmek üzere Süsen hediyesi, veren kişinin aktaracak bir mesajı olduğu anlamına gelmekteydi. Sadece Antik Yunan'da değil, birçok farklı kültürde de çeşitli mitolojik destanlarda yer almıştır.
Gözlem yeri ve tarihi: NGBB, 16.04.24
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Zeynep Süter Görgüler
Yazar 6 Mayıs 2019 23 dk.

İnternet temelli yeni medya uygulamaları, bireylerin ve kurumların iletişim kurma pratiklerini ve aynı zamanda bilginin üretim ve tüketim süreçlerini, çevrimiçi ortama taşıyarak ağ tipi yeni bir toplum modeli inşa etmektedir. Türkiye’nin içerisinde bulunduğu Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından oluşturulan İnternet Kullanıcıları İçin İnsan Hakları [Human rights for internet users] (2014) başlıklı kılavuzda, kültürel/bilimsel üretim pratiklerine yön veren düşünce ve ifade özgürlüğü, bilgiyi (yeniden)- yaratma/paylaşma araştırma ve kültür eserlerine erişim özgürlüğü, açık veri kaynağı oluşturma ve serbest lisanslama gibi demokratik değerler öne çıkmaktadır. Araştırma kapsamında, çeviri ve yeniden çeviri hareketi, bilginin yeniden üretim eylemine dönüşmektedir.

Bu çalışmanın amacı, Evrim Ağacı adlı açık bilim topluluğu tarafından Darwin teorisine ve uygulama alanlarına ilişkin yürütülen yeniden çeviri hareketlerine yönelik netnografik bir çözümleme gerçekleştirmektir. Araştırmanın birincil dayanağını oluşturan Çeviri Sosyolojisi yaklaşımı bağlamında John Heilbron ve Gisèle Sapiro, çeviriyi toplumsal bir pratik ve uluslararası düzlemde gerçekleşen kültürel değiş-tokuşların itici gücü olarak ele almak gerektiğine dikkat çekerek, çeviri pratiğine katılan birey ve kurumlardan oluşan tüm eyleyicilerin çeviri çözümlemelerine dahil edilmesinin zorunluluğuna vurgu yapmaktadırlar (2008: 43). Çeviri Sosyolojisi, çeviri ürünün nasıl ortaya çıktığı ve arkasında görünmeyen yapıların nasıl işlediği ile eyleyicilerin neyi/nasıl deneyimledikleri üzerine yoğunlaşmaktadır (Demirel Bogenç, 2014: 408-409). Çevirinin, farklı gerçeklik düzlemlerinde üretilen ve çoklu mekanizmaların bir arada işlediği bir eylem şekli olduğunu kabul eden Çeviri Sosyolojisi, bu sürecin oluşmasında iş başında olan toplumsal değişkenleri teşhis etme görevini üstlenmektedir. Ağ temelli yeni toplumsallıkların (Castells, 2010, 2015; Gerbaudo, 2012), çeviri alanı üzerinde yarattığı karşı konulamaz etkilerine yakından bakıldığında, çeviri alanında yaşanan toplumsal dönemeçle birlikte ortaya çıkan dijital açılımın önemi giderek artmaktadır. Bununla birlikte, dijital ortam (yeniden)- çeviri pratikleri kapsamında öne çıkan kavramsallaştırmalar, bu doğrultuda çalışmanın ikincil düzlemdeki kavramsal altyapısını oluşturmaktadır. 

72
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
4 gün önce
NASA, Artemis 2 görevi kapsamında astronotları Ay çevresine göndermeyi planladığı Space Launch System (SLS) roketi için yapılan kritik “ıslak prova” yakıt testini hidrojen sızıntısı nedeniyle erken sonlandırmak zorunda kaldı. 31 Ocak’ta başlayan ve 2 Şubat’a kadar süren testte, roketin kuyruk servis bağlantı noktasında tespit edilen sıvı hidrojen sızıntısı, geri sayımın son dakikalarında güvenlik prosedürlerini devreye soktu ve testin iptal edilmesine yol açtı. Bu gelişme, Artemis 2’nin Şubat ayındaki fırlatma penceresinin kaçırılmasına ve görevin en erken Mart ayına ertelenmesine neden oldu.

Sorun, Artemis 1 görevinde 2022’de yaşanan hidrojen sızıntılarıyla neredeyse aynı noktada ortaya çıktı. NASA yetkilileri, üç yıl içinde önemli iyileştirmeler yapıldığını ve bu kez testin genel olarak daha sorunsuz geçtiğini vurgulasa da, sızıntının tamamen ortadan kaldırılamamış olması dikkat çekti. Yetkililer, sızıntının roketin montaj binasından fırlatma rampasına taşınması sırasında oluşan titreşimler, conta hizasızlığı veya deformasyon gibi nedenlerden kaynaklanmış olabileceğini belirtiyor.

Artemis 2, NASA’nın 1970’lerden bu yana Ay’a yönelik ilk insanlı uçuşu olacak ve Orion kapsülüyle dört astronotu Ay’ın uzak tarafı etrafında 10 günlük bir yolculuğa çıkaracak. Görev, ileride planlanan ve Ay yüzeyine inişi hedefleyen Artemis 3 için kritik bir test niteliği taşıyor. NASA, roket ve yer sistemlerini yeniden değerlendirdikten sonra Mart ayındaki yeni fırlatma penceresini hedefliyor ve hidrojen sızıntısı sorununu rampada çözebileceğini öngörüyor.

195 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Fatma Nur İnakçı
İnceleyen10 10 Aralık 2024
"Bütün diğer yüzüklere hükmedecek tek bir yüzük" mottosuyla başlayan Peter Jackson’ın Yüzüklerin Efendisi üçlemesi bir fantezi macerasından çok epik bir sinema yolculuğu. Bazen bir filme geç kalırsınız ve izledikten sonra kendinize şu soruyu sormadan edemezsiniz: "Ben bugüne kadar neredeydim?" evet bu seriye de aynı şeyi ben kendim için söyledim. Orta dünyanın büyüleyici atmosferini sonunda keşfetme fırsatı bulduğumda yıllardır neden bu kadar övgü aldığını anlamış oldum. Filmi izlerken daha önce izlememiş olmanın pişmanlığı hayranlık duygusuyla yarışıyor. :) serinin ilk filmi olan yüzük kardeşliği sizleri hobbitlerin huzurlu Shire’ından, Mordor’un gölgesindeki karanlık diyarlara alıp götürüyor. Shire’ın yemyeşil tepeleri, Rivendell’in zarafeti ve Moria’nın uğursuz derinlikleri gerçekten etkileyen bir görsel şölen. Ama özellikle Moria’daki macera sahneleri eminim ki sinema tarihindeki en unutulmaz anlardan biri olarak akıllara kazınmıştır.

Fakat yüzüklerin efendisine asıl gücü görselliğinden değil evrensel temalardan. Dostluk, cesaret ve fedakarlık. Frodo, Sam ve diğer karakterlerinin yolculuğunda etkileyici bir şekilde işlenmiş.

Tabii ki hiçbir yapıt kusursuz değildir. Bazı görsel efektlerin günümüz standartlarına göre eskimiş olduğu veya filmin yer yer yavaş bir tempoya sahip olduğu elbette eleştirilebilir. Ama Jackson ve ekibinin bu projeye duyduğu bağlılık filmdeki atmosferi ve ruhu samimi hale getirmiş. Ian McKellen’in Gandalf rolündeki güçlü performansı ve Viggo Mortensen’in Aragorn’a kattığı karizma, oyunculuk anlamında filmin en parlak yerlerinden.

İşte böyle.. 😅 Yüzüklerin efendisi, bir neslin hayal gücünü şekillendiren bir fenomen. Bugün hala en iyi fantastik film olarak anılması tesadüf değil. Bu efsaneyi keşfetmediyseniz orta dünyaya bir adım atma zamanı geldi.
9.8/10
(29 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring
Yönetmen: Peter Jackson
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
26
6 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 30 Ocak 2019
Bir gerçeğin karşısında bir varsayım ne kadar da boştur!
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
35
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
103.5K UP
Üye 3 gün önce
223 görüntülenme
Kıyamet Saati’nin gece yarısına 85 saniye kalması neyi ifade ediyor?
Kıyamet Saati’nin gece yarısına 85 saniye kalması neyi ifade ediyor?
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Simüle Edilmiş Bir Evrendeki Karanlık Madde

Evrenimiz tekin olmayan perili bir yer mi? Bu karanlık madde haritasına bakınca öyle gibi görünebilir. Görünmeyen karanlık maddenin kütle çekimi, galaksilerin neden çok hızlı döndüğünü, galaksilerin kümeler etrafında neden bu kadar hızlı döndüğünü, kütle çekimsel merceklenmenin ışığı neden bu kadar güçlü bir şekilde saptırdığını ve görünür maddenin hem yerel evrende hem de kozmik mikrodalga arkaplan ışımasında neden olduğu şekilde dağıldığını söyleyen en önemli açıklamadır. Paylaşılan görsel, Amerikan Doğa Tarihi Müzesi‘ndeki Hayden Planetaryumu‘nda gösterilen bir önceki Karanlık Evren Uzay Gösterisi’nde, her tarafa yayılmış karanlık maddenin evrenimizi nasıl ele geçirdiğine dair bir örneği gösteriyor. Bilgisayar simülasyonundan alınan bu detaylı karede, siyahla gösterilen karanlık maddenin karmaşık iplikleri örümcek ağları gibi evrende yayılıyor. Daha az sayıda olan turuncu kümeler ise tanıdığımız baryonik maddedir. Bu simülasyonlar, astronomik gözlemlerle iyi bir istatistiksel eşleşme sunuyor. Karanlık maddenin oldukça garip ve bilinmeyen formuna rağmen, artık evrendeki en garip kütle çekimsel kaynak olduğu düşünülmüyor. Bu onur artık, tüm evrenin genişlemesine hükmediyor gibi görünen daha eşit dağılmış bir uzaklaştırıcı kütle çekim kaynağı olan karanlık enerjiye düşüyor.

25 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görselleştirme Kaynağı ve Telif Hakkı: Tom Abel & Ralf Kaehler (KIPAC, SLAC), AMNH
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Tüm Reklamları Kapat
Ekin Baran Sunar
Seslendiren 10 Eylül 2019 5:55
Hepimizin kaşı var; peki kaşların tam olarak işlevi nedir? Kaşlarımız gözümüze terin, suyun ve ufak tefek şeylerin düşmesini önler, ancak önemli başka...
32
İlanPsikolojik Yardım ve Terapi
Özge Çolak
Özge Çolak
20.3K UP
İlanı Ekleyen 1 hafta önce Ankara & Çevrimiçi₺1.500,0029 Ocak
Erişilebilir Psikoterapi
29 Ocak 2026 18:37 tarihinden 30 Haziran 2026 18:37 tarihine kadar.

Merhabalar, ben klinik psikolog Özge Çolak. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Şema Terapi ekolü ile çalışmaktayım. Online veya yüz yüze olarak yetişkin bireylerle psikoterapi sürecini yürütmekteyim.  Detaylı bilgi ve randevu için mail adresinden  iletişime geçebilirsiniz. 

Çalışma Alanları

  • Kaygı bozuklukları
  • Depresyon
  • Travma sonrası stres bozukluğu
  • Obsesif kompulsif bozukluk
  • İlişki ve bağlanma problemleri
  • Yetersizlik sorunları
  • Sınır koyma becerisi
  • Öz şefkat geliştirme
  • Duygu düzenleme güçlükleri
  • Mükemmeliyetçilik ve değersizlik temaları
  • Yaşam olaylarına uyum ve karar verme süreçleri
Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close