Max Planck Florida Sinirbilim Enstitüsü'ndeki araştırmacılar, beynin uzun süreli anılar oluşturma sürecine dair yeni bir yol keşfettiler.[1] Çalışma, uzun süreli hafızanın kısa süreli hafızadan bağımsız olarak oluşabileceğini gösteriyor ve hafızayla ilgili rahatsızlıkların anlaşılmasına yönelik heyecan verici olasılıklar ortaya koyuyor.
Beynimiz, deneyimlerimizi anılara kaydetmek için özenle çalışır ve günlük olaylarda yaşadıklarımızın kesitlerini temsil edecek kayıtlar oluşturur. Hafıza oluşumuna dair mevcut bilimsel teoriler, kısa süreli anıların beynimizde geçici bir sanat sergisi gibi tutulduğunu, ardından yeni deneyimlerin yerini alması için temizlendiğini öne sürer. Bu kısa süreli anıların bizim için en önemli olan küçük bir kısmı ise uzun süreli belleğimize taşınır ve burada günler, yıllar veya on yıllar boyunca saklanır.