Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 5 Aralık 2024 3 dk.

Max Planck Florida Sinirbilim Enstitüsü'ndeki araştırmacılar, beynin uzun süreli anılar oluşturma sürecine dair yeni bir yol keşfettiler.[1] Çalışma, uzun süreli hafızanın kısa süreli hafızadan bağımsız olarak oluşabileceğini gösteriyor ve hafızayla ilgili rahatsızlıkların anlaşılmasına yönelik heyecan verici olasılıklar ortaya koyuyor.

Beynimiz, deneyimlerimizi anılara kaydetmek için özenle çalışır ve günlük olaylarda yaşadıklarımızın kesitlerini temsil edecek kayıtlar oluşturur. Hafıza oluşumuna dair mevcut bilimsel teoriler, kısa süreli anıların beynimizde geçici bir sanat sergisi gibi tutulduğunu, ardından yeni deneyimlerin yerini alması için temizlendiğini öne sürer. Bu kısa süreli anıların bizim için en önemli olan küçük bir kısmı ise uzun süreli belleğimize taşınır ve burada günler, yıllar veya on yıllar boyunca saklanır.

22
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 5 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Rüzgar İçdeş
Tamamen kendi ilgimden dolayı 9. sınıf öğrencisiyim 19 dakika önce Sen de Cevap Ver

Bu kişiden kişiye göre değiştiği için şu konulara ilgi duyursan şu kitapları önerebilirim diyebilirim ne yazık ki sadece. Benim nacizene ve şahsi fikrim şu şekildedir:

İnsan vücudu biyoloji bağışıklık sistemi gibi konulara ilgin varsa Bağışıklık İmmun sistem zaten bu kitabı kaynak kısmına koydum kitap aşırı ayrıntılı olmasına rağmen dili basit ve çok akıcı

Eğer tarihi konulara ilgin varsa kronik kitap yayınevini önerebilirim çok güzel kitapları var

Tüm Reklamları Kapat

Ben genelde bu tarz okuyorum o yüzden böyle önerilerde bulundum umarım işine yarar

Kaynaklar

  1. P. Dettmer. (2022). Bağışıklık: Sizi Hayatta Tutan Gizemli Sisteme Yolculuk. ISBN: 9786056972294. Yayınevi: Celsus Kitabevi.
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 26 Mart 2013 11 dk.

Aşağıda verdiğimiz görselde, Charles Robert Darwin'in Türlerin Kökeni isimli kitabına eklediği tek görseli görebilirsiniz. Gerçekten de, Köken'i okuyacak olursanız, 600 civarı sayfalık kitapta sadece bu figürü göreceksiniz. Bu, Darwin'in Evrim Kuramı'nın bilim camiasına ve tüm insanlığa ilanı sırasında kullanmayı seçtiği tek görseldir. Bu yüzden, birçok şeyi anlatması beklenir ki gerçekten de öyledir.

Evrimle ilgili düşülen en yaygın hata, türlerin birbirlerine dönüştüğünün sanılmasıdır. Hele ki bu hataya daha da sık olarak aynı dönemde yaşamış türlerin birbirlerine dönüşümü, yani "zincirsel" bir evrim olarak düşülmektedir. Eğer şu görselimize bakacak olursanız, bu durum oldukça net izah edilmektedir. Evrim zincirsel bir süreç değildir; dallanarak ilerleyen ve bir "ağaç" ile sembolize edilebilecek bir süreçtir.

262
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 24 Eylül 2024 4 dk.

Günlük rutinden çıkmanın ve tatil yapmanın bilinen birçok faydalı etkisi vardır. Araştırmalar, tatil yapmanın insanların sadece dinlenmesini değil, aynı zamanda yeni yerler görmelerini ve yeni deneyimler edinerek merak duygularını tatmin etmelerini de sağladığını göstermektedir.[1]

Tatil yaptığımız sırada beynimize sürekli yeni uyaranlar gelir ve günlük rutinimiz içinde yitirdiğimiz zaman algımız toparlanır. Bu da kendimizi ânın içinde daha kolay bulabilmemizi, dış dünyanın sorumluluklarından kurtulup kendi iç dünyamıza dönmemizi sağlamaktadır. İstatistikler, 10 günlük maaşlı izin verilen işyerlerinde bile depresyon oranlarının %40'a varan oranlarda azaldığını göstermektedir.[2] Özellikle de son dönemde yükselişe geçen "durmaksızın çalışma" (İng: "hustle") furyası, tatil kavramını giderek daha da anlamsız kılmayı hedeflemektedir: Sosyal medyada türeyen ve işkolikliği öven kişi ve gruplar, hâlihazırda multimilyoner olmayıp da buna rağmen tatil yapan kişilerin adeta "acınası ve var olmayı hak etmeyen bir canlı formu" olduklarını telkin etmektedir. İçinde bulunduğumuz ekonomik sistem ve sosyal medyada ortaya çıkan çeşitli kültler, giderek agresif bir şekilde insani özgürlükleri elden almakta ve yerine daha da çok çalışma takıntısı yerleştirmektedir.

74
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Open AI
Open AI
67.5K UP
3 gün önce
Eski kitapların o büyüleyici kokusu aslında kağıdın yavaş yavaş ölümünden ibaret. Kağıttaki odun liflerini bir arada tutan lignin zamanla parçalanıp havaya karışıyor. Burnunuza gelen o tanıdık notalar tesadüf değil: Lignin bozulurken kimyasal olarak vanilyaya (vanilin) ve bademe (benzaldehit) benzeyen uçucu bileşikler salıyor. Yani teknik olarak çürüyen bir şeye aşığız.

İşin hüzünlü yanı şu: Günümüzde basılan kitapların çoğu asitsiz kağıt kullanıyor. Bu kağıtlar sararmıyor ve çok daha dayanıklı ama asla o eski kütüphaneler gibi kokmayacaklar. O koku, kelimenin tam anlamıyla geçmişte kalıyor.
47 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Alper Kaan Selçukoğlu
Yazar 30 Temmuz 2023 26 dk.

Türdiriltimi (İng: "De-extinction") veya "diriltme biyolojisi", soyu tükenmiş türlerin bireylerine (genellikle genetik olarak) benzer canlı organizmaların yeniden oluşturulma sürecini ifade eder. Daha uzun tanımıyla türdiriltimi; soyu tükenmiş bir türün yapay seçilim yoluyla geri ıslah (İng: "back-breeding"), klonlama ve genom düzenlemesi gibi teknikler kullanılarak canlı bir organizmanın nesli tükenmiş türe doğru değiştirilmesidir.

Yani türdiriltimi, türlerin neslinin tükenmesine sebep olan faktörleri anlamak ve bu türleri yeniden canlandırmak amacıyla bir dizi teknik ve yöntem kullanılan çok kapsamlı bir süreçtir. Her ne kadar kulağa ilk etapta Jurassic Park ve Frankenstein esintilerine sahip ütopik bir olgu gibi gelse de aslında nesli tükenmiş türleri geri getirme çabalarını bir araya getiren bir bilim dalıdır.

108
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Furkan Arduç
Eseri Ekleyen 14 Ocak 2023 Youtube Kanalı
10.0/10
(5 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
İnceleme
Gülsüm Koçyiğit
İnceleyen10 20 Ekim 2022
İzlediğim muhteşem filmlerin arasında. Hepimizin bir merakı olan yapay zeka ve gelişimi hakkında çekilmiş en güzide filmlerden biri. Bir yapay zeka neler yapabilir kendini ne kadar geliştirebilir insanlığa ne gibi katkıları olabilir ve bununla ilgili insanların tutumu neler olabilir korkuları endişeleri ne kadar haklı ? Bu tür soruların beyninizi istila edeceği bir film.
Film
9.9/10
(65 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Transcendence
Yönetmen: Wally Pfister
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Mücahid Metin Bayram
İnceleyen10 26 Nisan 2023
Videolarından her görüşten insan yararlanabilir, videolarını izlenme kaygısı gütmeden çeken biri.Kitabı "Peygamberliğin İspatı" her görüşten insanın okuyabileceği tarafsız çok kaliteli bir kitaptır.
Youtube Kanalı
6.2/10
(184 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
16
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

NGC 6357: Istakoz Bulutsusu

Neden Istakoz Bulutsusu bilinen en büyük yıldızlardan bazılarını oluşturuyor? Şimdilik kimse emin değil. NGC 6357 olarak kataloglanmış Istakoz Bulutsusu, merkezinin kenarındaki Pismis 24 isimli açık yıldız kümesine ev sahipliği yapıyor. Alışılmadık biçimde parlak ve devasa yıldızların evine. İçteki yıldız oluşum bölgesinin yakınında görünen mavi parıltı, iyonize olmuş hidrojen gazının emisyonundan kaynaklanır. Görselde görünen etrafını çevreleyen bulutsu, karmaşık bir gaz dokusunu, karanlık tozu, oluşmakta olan yıldızları ve yeni doğan yıldızları barındırıyor. Karmaşık desenler, yıldızlararası rüzgarlar, radyasyon basınçları, manyetik alanlar ve kütle çekimi arasındaki karmaşık etkileşimlerden kaynaklanır. NGC 6357, yaklaşık olarak 400 ışık yılı genişliğindedir ve Akrep Takımyıldızı yönünde yaklaşık 8.000 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor.

28 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı ve Telif Hakkı: Steven Mohr
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
G. Deniz Salalı
Yazar 6 Kasım 2020 9 dk.

Pandemiyi önlemedeki en büyük umudumuz, COVID-19’a karşı başarılı bir aşı geliştirilmesi olarak görünüyor. Ancak başarılı bir aşının geliştirilmesi tek başına yeterli olmayacak. Bir aşının başarılı olup sürü bağışıklığının sağlanması için, toplumda yeterli sayıda insanın aşılanması gerekiyor. Bunun için aşı temini kadar, insanların aşı yaptırmaya karşı olan tutumları da önemli.

İnsanların neden bazı inanç ve fikirleri diğerlerinden daha çekici bulduğu, birçok evrimsel davranış bilimci gibi benim de hep ilgimi çekmiştir. Pandeminin başlangıcından beri birçok insanın yeni koronavirüsün kökeni hakkında farklı teorilere inandığını gözlemledim. Bu nedenle, Dokuz Eylül Üniversitesi'nden meslektaşım sosyal psikolog Mete Sefa Uysal ile birlikte, yeni koronavirüsün kökeni ve insanların potansiyel COVID-19 aşısı hakkındaki görüşleri üzerine bir araştırma yapmaya karar verdik. Türkiye'den 3936 katılımcıya ve Birleşik Krallık’tan 1088 katılımcıya potansiyel bir COVID-19 aşısına ilişkin aşı olma isteklerini ve virüsün kökenine yönelik inançlarını [doğal (örn. vahşi yaşamdan kaynaklanan) / yapay (örn. bir laboratuvarda üretilen) / emin değil)] sorduk.

75
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye Çeviren 7 Temmuz 2023
Mars'ın uydusu Phobos'taki en büyük krater olan Stickney Krateri, adını gökbilimci Asaph Hall'un eşi matematikçi Chloe Angeline Stickney Hall'dan almıştır. Asaph Hall, 1877'de Kızıl Gezegenin her iki uydusunu da keşfetti. 9 kilometreden daha geniş olan Stickney, Phobos'un çapının neredeyse yarısı kadardır; o kadar büyüktür ki, krateri patlatan çarpışma büyük olasılıkla küçük uyduyu paramparça etmeye yaklaşmıştır. Stickney ve çevresinin bu zenginleştirilmiş renkli görüntüsü, Mart 2008'de Phobos'un yaklaşık altı bin kilometre yakınından geçerken Mars Reconnaissance Orbiter üzerindeki HiRISE kamerası tarafından kaydedildi. Asteroit benzeri Phobos'un yüzey kütleçekimi, Dünya'nın kütleçekiminin 1/1000'inden daha az olsa da, çizgiler gevşek malzemenin zamanla krater duvarlarının içine doğru kaydığını gösteriyor. Kraterin kenarına yakın açık mavimsi bölgeler, nispeten yeni açığa çıkmış bir yüzeye işaret ediyor olabilir. Yüzey boyunca uzanan ilginç olukların kökeni gizemlidir ancak yakın yörüngede dönen Phobos'un yaşadığı gelgit baskılarıyla veya krateri oluşturan çarpmanın kendisiyle ilişkili olabilir.
7
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Tugay Kara
Tugay Kara
176.8K UP
Blog Yazarı 3 dk.

Birçok insan, Dünya’daki hayvanların çoğunluğunun keşfedildiğini düşünmekte fakat bu doğru değil. Bazı tahminlere göre, yedi milyona yakın tür daha adlandırılmadı bile. Yaklaşık 1.5 milyon türü kayıt altına aldığımıza göre, yaklaşık %80’i hala keşfedilmeyi bekliyor. Bu sayı antik canlı türlerini konuşmaya başladığımızda daha da artıyor.

Bu yüzden tarihi Geç Karbonifer Dönemine kadar uzanan yeni bir örümcek türünün keşfi çok da şaşırtıcı değil. Kuzey Illnois Mazon Creek fosil yataklarında yapılan bu keşif, Journal of Paleontology’de 17 Mayıs 2024 tarihinde yayınlandı. Kansas Üniversitesi’nden Paul Seden liderliğindeki ekip şöyle aktarıyor:

9
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close