Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Osman Akman
Osman Akman
136.3K UP
Çeviren 5 Şubat 2020
Ay'ın güney kutbu bu ayrıntılı teleskopik görüntünün üst kısmına yakın. Ay'ın engebeli güney arazisine bakan bu görüntü Güney Kaliforniya'dan, yani Dünya gezegeninden çekilmiştir. Ay'ın üçüncü çeyrek evresinde, gün batımı gölge çizgisi soldan yaklaşmaktadır. Sahnenin kısaltılmış perspektifi, yoğun bir krater alanı izlenimini artırıyor ve kraterlerin Ay'ın kenarına yakın yerlerde daha oval şekilli görünmesine neden oluyor. Merkezin altında ve solunda 85 kilometre çapındaki keskin duvarlı krater Tycho yer alıyor. Genç Tycho'nun merkezi zirvesi hâlâ güneş ışığı altında, ancak krater tabanı boyunca uzun bir gölge oluşturuyor. Tycho'nun güneyindeki (üstündeki) büyük ve belirgin krater Clavius'tur. Yaklaşık 231 kilometre çapındaki kraterin duvarları ve tabanı daha küçük, daha yeni, üst üste binen çarpma kraterleriyle doludur. Ay'ın tepesinde görülebilen dağlar çevredeki araziden yaklaşık 6 kilometre kadar yükselebilir.
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İnceleme
Hero Hero
İnceleyen10 5 gün önce
Kuzey şençiçek seviyorsa mid dir
10.0/10
(3 Kişi)
Puan Ver
Yönetmen: Peter Hausner
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ömür Ali Demirtaş
4 gün önce
Dünya'ya Theia adlı sir gezegen çarptı ve kopan parçalar Ay'ı oluşturdu
43 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Muhammed Erkalp
Ziraat Mühendisi, Bilgi teknolojileri Uzmanı, İstanbul 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Ölüm korkusuyla başedilemez. Ancak ölüm doğru anlaşılırsa, ölüm korkusu da kalmaz.

Bugün bilim kavramı, labaratuvar deneylerine sıkıştırılmış, matematikle sınırlandırılmış ve felsefeyi dıslayarak kısırlaştırılıyor. Geçmişte görmediğime inanmam diyen bilim, bugün görmediği karanlık maddeye inanıyor. Ölüm sonrasını deneyimleyemeyen bilim, ölüm korkusuna çare bulamaz.

Ölümü doğru anlayabilmek için ölümü en güzel şekilde anlatan Kur'an Kerim'i ve tefsirlerlni okumakla ise başlamak lazım.

Tüm Reklamları Kapat

Kur'an,ölümü özet olarak sonsuz hayata geçiş kapısı olarak bildirir. Bunun bilim ile anlamanız imkânsızdır ama akıllı anlamanız çok kolaydır. Asıl sorular burada başlıyor.

Ölüm sonrası hayat nasıl olacak? Bu sorulara da bilim cevap veremez. Ancak,

Kur'an Dünya hayatı ve ölüm sonrası hayatı en detaylı şekilde bildirir. Şimdiden söyleyeyim ki Hayatı ve Ölümü yaratan Allah'ı Kur'andan tanıdığınızda gerçek aydınlanma nedir anlarsınız. Hatta hayatı ve ölümü başka türlü seversiniz.

Karanlık bir yok oluşu kabul etmek zorunda değilsiniz. Zaten insansanız da inanmazsınız da yok olmayacaksınız emin olun. Önemli olan yeniden diriltildiğinde nasıl bir hayat bekliyor seni? Aradığınız soruların bütün cevapları var. Hem de son derece detaylı. Bilim dediğimiz kavram Dünyada 5 duyu ile hissetimiz olayların ve materyallerin labaratuvar deneylerine dayalı sonuçlarından ibarettir. Bilim insana sonsuzluk yolculuğunda rehberlik edemez.

Şimdilik selamlarımla.

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağıl Benibol
Çağıl Benibol
58.5K UP
Yazar 2 Kasım 2016 16 dk.

Kütleçekim dalgaları, büyük kütlelerin ivmelenmesi sebebiyle uzay-zaman dokusunda meydana gelen bozulmalar ve bükülmelerdir. Kütleçekim dalgaları, tıpkı suya atılan bir taşın yarattığı dalgalar gibi, kaynaktan dışarı doğru dalgalar hâlinde yayılır. Ancak arada belirgin bir fark vardır: Kütleçekim dalgaları ışık hızında hareket eder; su dalgaları ise bunu yapamaz. Kütleçekim dalgaları, kütleçekimsel radyasyon yoluyla enerji taşır. Kütleçekimsel radyasyon, elektromanyetik radyasyon benzeri, kaynaktan dışa doğru yayılan bir radyasyon türüdür.

Einstein fiziği öncesi dönemde, yani ilk olarak Isaac Newton tarafından geliştirilen klasik fizik çerçevesinde, kütleçekim dalgalarının varlığına dair herhangi bir ipucu bulunmamaktaydı; çünkü bu dönemde kütleçekiminin bir noktadan diğerine anlık olarak etki eden bir kuvvet olduğu düşünülmekteydi. Dolayısıyla kütleçekimine yönelik teorilerin tarihi asırlar öncesine gitmesine rağmen, kütleçekim dalgalarının varlığı ilk olarak 1905 yılında Henri Poincaré tarafından ileri sürülmüştür; sonrasındaysa 1916 yılında Albert Einstein'ın geliştirdiği Genel Görelilik Teorisi çerçevesinde öngörülmüştür.

128
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
İnsanlık henüz birşeyler keşfetmiş değil.
Evrenin çok yüksek bir kısmı henüz bilinmiyor.
Bu, buz dağının görünen kısmı.
Oysa buz dağının üstü ve altı farklıdır...
Kaynak: Kişisel süzgeç
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 3 Şubat 2019
Bugün mezun olup, yarın öğrenmeyi bırakan biri, ertesi gün cahil kalır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
36
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 12 Ocak 2014 24 dk.

Penis, yapı ve görevi itibariyle tüm zamanların en ilgi çeken organları arasında yer almaktadır. Kültürel bir tabu haline getirilmiş olmasından ötürü, dalak ya da pankreas hakkında konuşurken kimsenin yüzü kızarmasa da, penis hakkında konuşurken kıkırdamalar, utanıp bozarmalar ve benzeri duygu ve davranışlar oldukça yaygındır. Halbuki, ortalama bir insan söz konusu olduğunda, vücudumuzun kütlece binde 2'sini, yani %0.2'sini oluşturan, kemiksiz, sıklıkla kanla dolarak şişen, damar ve sinir yığını olan bu organ hakkında bahsederken de, en az saçlarımız ya da parmaklarımız ile ilgili konuşurken olduğu kadar rahat olabilmeliyiz.

Dahası, merak etmiyoruz da değil! Bize en sık gelen sorular, cinsellik ve üreme organlarıyla ilgili sorular oluyor. Bu da çok normal; çünkü var oluşumuzu bu organlara ve sistemlere borçluyuz. Örneğin vajina ile ilgili bilmeniz gereken her şeye buradaki yazımızda yer vermiştik. Bu yazıda da penise bir bakış atalım.

227
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kuzey Sencicek
İnceleyen1 5 gün önce
Gordügünüz gibi bütün fanları toksik kötü bir yapım kötü bir komedi ve kabul bile edemiyorlar caillou bile bundan daha iyi bir yapım mojo jojo bile gintokiden daha iyi bir karakter
Dizi
5.9/10
(11 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : 銀魂 (Gintama)
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
5
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
3 gün önce
Bilim insanları, Dünya’nın derinliklerinde bulunan iki devasa ve aşırı sıcak kaya kütlesinin gezegenin manyetik alanının oluşumunda ve korunmasında kritik rol oynadığını ortaya koydu. Nature Geoscience dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bu kıta büyüklüğündeki yapılar Afrika ve Pasifik Okyanusu’nun altında, Dünya yüzeyinin yaklaşık 3.000 kilometre altında, mantonun tabanında yer alıyor.

Araştırmacılar, “blob” olarak adlandırılan bu sıcak kaya yapılarının çevrelerindeki alt mantodan çok daha sıcak olduğunu ve bu sıcaklık farkının Dünya’nın çekirdeği ile mantosu arasında güçlü bir ısı akışı yarattığını belirtiyor. Bu ısı transferi, dış çekirdekteki erimiş demir ve nikelin hareketini sürdüren jeodinamo mekanizmasını destekliyor. Bu mekanizma, Dünya’yı Güneş’ten gelen zararlı radyasyondan koruyan manyetik alanın oluşmasını sağlıyor. Bilim insanlarına göre bu iç ısı akışı olmasaydı Dünya, güçlü bir manyetik alanı olmayan Mars veya Venüs’e daha çok benzeyebilirdi.

Ekip, yüz milyonlarca yıl öncesine ait kayaçların manyetik kayıtlarını inceleyerek ve gelişmiş bilgisayar simülasyonları kullanarak Dünya’nın manyetik alanının farklı ısı dağılımlarına nasıl tepki verdiğini modelledi. En gerçekçi sonuçlar, çekirdek ile manto arasındaki ısı transferinde bu dev blobların aktif rol aldığı senaryolarda elde edildi. Bulgular ayrıca bu yapıların manyetik alanın bazı bölgelerini yüz milyonlarca yıl boyunca daha stabil tutmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Ancak bilim insanları, bu dev kaya yapıların kökeni ve tam yapısı hakkında hâlâ birçok bilinmez olduğunu vurguluyor. Araştırmacılar, bu yapıların daha iyi anlaşılmasının Dünya’nın iç dinamikleri ve manyetik alanının uzun vadeli evrimi hakkında önemli bilgiler sağlayabileceğini belirtiyor.

154 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Kahveci
Üye 2 gün önce
Taşın türü hakkında bir bilgim yok yardımcı olursanız memnun olurum.
1 Cevap - 120 görüntülenme
Yakın zamanda böyle bir taş buldum.
Bu taş hakkında bilgi verebilecek bir kişi var mı?
Yakın zamanda böyle bir taş buldum. Bu taş hakkında bilgi verebilecek bir kişi var mı?
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Oğuzhan Kiper
Oğuzhan Kiper
57.8K UP
Yazar 6 Şubat 2016 12 dk.

Ana görselde gördüğünüz kimyasal elementlerin periyodik tablosu, elementleri simgeleyen harfler ve bir takım fizikokimyasal veya elektrokimyasal özelliklerini gösteren sayıların bulunduğu alışılageldik bir periyodik tablo değil. Bu kez, karelerin içinde elementlerin simgeleri ve altında da bazı harfler gösteriliyor. Bu harfler, elementlerin orijinlerini belirten harfler.

Periyodik tablolara periyodik tablo denmesinin bir nedeni vardır. Kimyasal elementlerin kimi özellikleri birbirlerine benzer, veya daha doğru bir tabirle belli bir trendi takip eder. Örneğin, en bilinen örnekle, atom ağırlığı periyodik tablonun solundan sağına ve yukarında aşağıya doğru artar. Periyodik tabloya bakarak her hangi iki element arasında bir ağırlık karşılaştırması yaptığımızda diğerinin sağında ve/veya altında kalan atom daha ağırdır diyebiliriz. Kimya ile biraz daha ilgiliysek, elementin sadece periyodik tablodaki yerine bakarak, o element çok tutarlı öngörülerde bulunabiliriz. Periyodik tablonun verdiği bu öngörü avantajıyla, normal şartlarda oluşmayacak bileşikleri teorik olarak oluşturabilir, onların tepkimelerini hesaplayabilir; hatta ve hatta Mendeleev’in yaptığı gibi, Germanyum, Skandiyum ve Galyum elementlerini, tüm özellikleriyle birlikte, daha keşfedilmeden öngörebiliriz. Bu bağlamda periyodik tablo, insanlığın icat ettiği ilk bilgisayarlardan biridir.

157
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Aktaran 15 Haziran 2021 2 dk.

Washington Eyalet Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre genç yetişkinler, sosyalleşmeye ve rastgele flört etmeye daha fazla ilgi duyduklarında, daha fazla alkol içme eğilimindeler. Öte yandan aynı genç yetişkinler, ciddi ilişkiler içinde olduklarında ve flört etmekle ilgilenmediklerinde veya arkadaşlığa daha az önem verdiklerinde, alkol kullanımlarını önemli ölçüde azaltıyorlar.

Substance Use & Misuse dergisinde yayınlanan çalışma, Seattle bölgesinde iki yıl boyunca her ay anket dolduran 18-25 yaş arası 700'den fazla kişinin katılımıyla yapıldı. Çalışmada sadece üniversite öğrencileri yer almadı, daha geniş bir örneklem kullanıldı. Makalenin baş yazarı Jennifer Duckworth şöyle diyor:

27
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
10
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 3 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Öne Çıkan İnceleme
Caner Kösedağ
Caner Kösedağ
113.4K UP
İnceleyen10 31 Mayıs 2024
R.J. Palacio'nun kaleme aldığı Mucize (Wonder), doğuştan yüzünde farklılıklarla doğan August Pullman adında 10 yaşındaki bir çocuğun hikayesini anlatan bir romandır. Kitap, August'un ilk defa devlet okuluna gitmesi ve bu süreçte yaşadığı zorluklar, önyargılar ve dostluklar ile başa çıkma çabasını konu alıyor.

Palacio, hikayeyi farklı karakterlerin bakış açılarından aktararak okuyucuyu August'un dünyasına dahil ediyor. Bu sayede okuyucu, sadece August'un yaşadığı zorlukları ve duyguları değil, etrafındakilerin de onu nasıl algıladıklarını ve bu algının zamanla nasıl değiştiğini de görebiliyor.

Mucize, basit ve akıcı bir dille kaleme alınmış, sürükleyici bir roman olmasının yanında, aynı zamanda oldukça önemli mesajlar da veriyor. Kitap, bize dış görünüşe göre yargılamamamız gerektiğini, herkesin birer birey olduğunu ve farklılıklarımızın bizi özel kıldığını hatırlatıyor. Ayrıca, empati ve merhamet duygusunun önemini vurgularken, zorluklar karşısında pes etmeden mücadele etmenin gücünü de gösteriyor.

Mucize, sadece çocuklar için değil, yetişkinler için de okunması gereken bir kitap. Özellikle farklılıklarla doğan veya farklılıkları olan çocukları olan ebeveynler için oldukça faydalı olabilecek bir eser. Kitap, bu tarz çocukların yaşadığı zorlukları ve duyguları daha iyi anlamalarına yardımcı olabilir ve onlara nasıl destek olabilecekleri konusunda fikir verebilir.
Kitap
10.0/10
(21 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Wonder
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
Bu inceleme Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Berk Kalaycı
Berk Kalaycı
22.6K UP
Yazar 24 Aralık 2023 6 dk.

Kimyasal iletişim, hem karasal hem de sucul organizmalar arasında oldukça yaygın bir iletişim şeklidir.[1] Memeliler arasında kokular iletişimde kilit bir rol oynar ve kimyasal işaretlemeler tür, cinsiyet, bölgesel sınırlar, sosyal statü, üreme durumu veya grup üyeliği hakkında bilgi vermek için kullanılır. İdrar ve dışkılamanın yanı sıra memeli deri salgıları kimyasal iletişim için yüksek potansiyel taşır ve birçok türde koku işaretlemede salgıların ana kaynağı olan özelleşmiş koku bezleri bulunur.[1] Koku aracılı iletişim, genellikle havayla taşınan kimyasal bir sinyalin, bir gönderici tarafından üretilip, uygun reseptörlere sahip öngörülen bir alıcıya iletilme süreci olarak tanımlanmaktadır. Alıcı, sinyali algılayabilir ve sinyale davranışsal veya fizyolojik olarak tepki verebilir.[2]

Görsel ve vokal iletişimle karşılaştırıldığında, kokular daha kalıcıdır ve bireylerin aynı anda aynı yerde olmadan etkileşimde bulunmalarına olanak tanır. Bu amaca hizmet eden sürtünme ağaçları, memeli hayvanlar tarafından kullanılan bir tür iletişim aracı, kimyasal bir mesaj panosudur. Bu ağaçlar genellikle orman ekosisteminde yaşayan boz ayı, kurt, vaşak, yaban domuzu ve kızıl geyik gibi hayvanlar tarafından seçilerek sürtünme, tırnaklama veya çevresine idrar yapma gibi şekillerde işaretlenirler.[3]

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Discord
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close