Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Arda Ateş
Arda Ateş
213.4K UP
Yazar 18 Ocak 2020 20 dk.

İkiz doğumlar gündelik hayatta olduğu kadar bilimsel açıdan da ilgi çekici olaylardır. Özellikle genetik ve psikoloji alanlarında ikiz kardeşler üzerinde yapılan araştırmalar bilim insanlarının birçok sorusuna tatmin edici yanıtlar getirmiştir. 

20. yüzyıla kadar filozofların ve bilim insanlarının en hararetli tartışma konularından biri klasik "Kalıtım mı, çevre mi?" konusu olmuştur. Günümüzde ise ikiz ve evlat edinme araştırmalarından elde edilen bulgular sayesinde bilim insanları bu klasik tartışmayı bir kenara bırakmıştır; çünkü her ikisinin de bir kişiye etki ettiği ve bir kişinin bütün özelliklerinin bu ikisinden sadece biriyle açıklanamayacağı bilinmektedir. Artık sorulan sorular davranışsal ve fiziksel özelliklerin ne kadarının kalıtsal ve ne kadarının çevresel etkilerle belirlendiği hakkındadır. Fakat bu alanlarda ikiz araştırmalarının kullanımına ve sonuçlarında ortaya çıkan bulgulara değinmeden önce ikizlik kavramını açıklamakta fayda var.

126
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Söz
Eda Sözeri
Eda Sözeri
3,334 UP
Alıntıyı Ekleyen 26 Temmuz 2023
Omar'ın ideali özgürlüktür; bir ideali yok edecek füze henüz icat edilmemiştir!
Kaynak: Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
82.7K UP
Alıntıyı Ekleyen 2 gün önce
Bunu yapmak ne kadar zor olursa olsun iyi insanlar hep onurlu olanı tercih eder. Sonunda yaralanmayı da göze alırlar, tehlikeye düşmeyi de. Zenginlik, mutluluk ve güç vadetse bile adi gördükleri şeyleri yapmazlar. Onları onurlu olanı yapmaktan vazgeçirecek ya da adi buldukları şeylerin tuzağına düşürebilecek tek bir şey bile yoktur.
Kaynak: Ahlak Mektupları
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İsmail Güderer
Çeviren 30 Mayıs 2014 58s

ABD'nin Minnesota Eyaleti, yaygın olarak kullanılan antibakteriyel bir kimyasal olan triklosan isimli kimyasalı içeren herhangi bir temizlik ürününün üretilmesini ve satılmasını 2017 yılından itibaren yasakladı.

Uzun yıllardır triklosan; tüm sabunların, deterjanların, deodorantların ve diş macunlarının %75’nin ana bileşeni olarak kullanılıyor. Kimyasal, bakterilerdeki yağ asidi sentezinde çalışan bir enzimi devre dışı bırakarak onları öldürebiliyor, ama insan enzimlerini etkilemiyor, bu da onu yaygın kullanım için güvenilir yapıyor.

11
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
İnceleme
Arda Küçükoğlu
İnceleyen 5 gün önce
Richard Faynman in mekanik üzerine ders verdiği sıralarda alınan notlar ile oluşturulan bir kitap. Anlaşılması güç yer ve konuları oldukça profesyonel ve harika anlatıldığı bir genel fizik1 kitabı. Üzerine hiçbir ders kitabı tanıyacağımı sanmıyorum
10.0/10
(31 Kişi)
Puan Ver
Cilt 1: Mekanik Işınım, Isı - Yeni Milenyum Basımı
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Esat Kudret
Esat Kudret
638.0K UP
Akıl yürütmeyi öğrenmeye çalışan bir öğretmenim. 20 saat önce Sen de Cevap Ver

Zihnimiz Köleleşmedikçe Umut Var!

Evrenin kendisi, içerdiği her şeyi ile bir arena zaten. Hele ki canlılık bu arenada kesintisiz bir savaşın-mücadelenin vücut bulmuş halinden başka bir şey değildir.

Sınıflı toplumlarla birlikte efendi-köle ikilemi türümüzün hayatına gireli birkaç bin yıl ile sınırlı iken ortaklaşa yaşam deneyimimiz misli misli fazla.

Tüm Reklamları Kapat

Her şey ileriye akar. Diyalektik materyalizmin temel öğretisi bu ve bilimin de kanıtladığı şey aynı zamanda…

Her sistem bir müddet sonra öldürür ve fakat yeni olan her şeye de gebe olan yine kendisidir. Burada bütün mesele zihni köleleşmeyenlerin bu gebeliği sağlıklı bir doğuma evirip eviremeyeceğidir. Hem de en karamsar olunan dönemde bile.

Bunu, insanlık tarihi boyunca ve kesintisiz olarak bayrağı devrede devrede yapan o kadar çok insan var ki tarihimiz bir tek onları kaydeder. Onlar direnenlerdir ve literatürde “maceracılar” olarak bilinir (çok güzel bir türküsü de var). Ateşi çalan Prometheus’tan Spartaküs’e, Bedreddin’den Pir Sultan’a ve sayısız bayrak koşucusu.

Tercih bizim: Ya bu bayrak yarışının bir neferi ve umudu büyüteniz ya da kendi kabuğuna çekilip ona bunları reva göreni…

Tüm Reklamları Kapat

Fakat emin ol ki sevgili dostum “karanlık ne denli derin ise şafak o denli yakındır.” cümlesi öylesine söylenmiş bir cümle değildir. Yaşamın ibriğinden damıtılmış ve pratikte defalarca sınanıp doğrulanmış bir gerçeğin özetidir ki medeniyetimizi biraz da buna borçluyuz. Fakat evrenimiz beleşe hiçbir şey vermiyor ne yazık.

Belki de sözü sevgili Ahmet Telli’ye bırakma vaktidir. Sevgiyle.

Soluk Soluğa I / Ahmet Telli

Hep yanıldı ve yenilgilere uğradı

Ama atıldı yine de serüvenlere

Vakti olmadı acıların hesabını tutmaya

Durup beklemeye, geri dönmelere vakti olmadı.

Yangınlarla geçti ömrü ve hep yalnızdı

- ki onlar daima birer yalnızdılar

Nerde doğmuştu ve ne zaman kopup

Tüm Reklamları Kapat

Gitmişti o kentten anımsamıyor artık

Hangi sokaktaydı ilk sevgili ve hala

Sürüp gider mi ilk öpüşmenin esrikliği

Tüm Reklamları Kapat

Gizlice buluşmaya gelen ve ölürcesine

Korkular geçiren o kız nerededir şimdi

Sensiz olursam yaşayamam diyen

O liseli kız hangi kentte kaldı

Tüm Reklamları Kapat

Ve o sarışın

O afeti devran bekler mi hala

Atlas yataklara sererek yaşamanın anlamını

Üşüten bir acıydı belki her ayrılık

Her yolculuk yangınların başladığı yereydi

Ama vakti olmadı hesabını tutmaya

Aşkların, ayrılıkların ve acıların

İstese de kalamazdı vakti gelince

Geyik sesleri yankılanınca yamaçlarda

Yürek burkulması ve hüzün ve keder

Tüm Reklamları Kapat

Aralıksız doldururdu acıların bohçasını

Dudaklarında öpüşlerin gül esmerliği

İçinde kıpırdanıp durur ufuk çizgisi

Ay bile soğuktur o zaman

Tüm Reklamları Kapat

Bir buz parçasıdır

Çaresiz çıkılacaktır o yolculuklara

Ki bir ömrün karşılığıdır serüvenler

Biraz da serüvendi yaşamak

Tüm Reklamları Kapat

Belki yatkındı büyük yolculuklara

Ki serüvenler daima büyük aşklar

Ve büyük yolculuklarla başlar

Anıları aşkları ve bir kenti

Tüm Reklamları Kapat

Bırakıp gidebilirdi apansız

Apansız başlardı yolculuklar

Hangi saatinde olursa günün

Ve hep kar yağardı nedense

Tüm Reklamları Kapat

Durmadan kar yağardı yol boyunca

Ve nasılsa yok olup giderdi hüzün

Kent görünmez olunca arkada

Ne bir veda sözcüğü dökülürdü dudaklarından

Tüm Reklamları Kapat

Ne de dönüp bakardı geriye bir kez olsun

Ne zaman yollara düşse biterdi acılar

Gül yüzlü sular fışkırırdı toprağın karnından

Kavaklarsa oynak bir çingene kızı

Tüm Reklamları Kapat

Her kıpırdanışında açılıverir uzun ince bacakları

Mekan tutmak ve her akşam aynı ufukta

Güneşin batışını seyretmek ölümdür biraz

Ölümdür biraz hep aynı yatakta

Tüm Reklamları Kapat

Aynı kadınla sevişerek sabaha varmak

Kitapları hep aynı raflara sıralamak

Aynı eşyayı kullanmak eskimektir biraz

Soluk soluğa yaşamalı insan

Tüm Reklamları Kapat

Her sabah yeni bir şeyler görebilmeli

Ve cehenneme dönse de bir ömür

Mutlaka bir şeyler değişmeli her/gün

Ey o büyük yolculukların ürperten heyecanı

Tüm Reklamları Kapat

Okyanus dalgalarının sesleriyle dol bu ömre

Ölüme ve aşka durmadan kement atan

Serüvenlerle geçsin yaşamak

Buz tutmuş bir dünya ortasında

Tüm Reklamları Kapat

Yollara düşerdi o hep aynı ıslıkla

Önünde dağlar, uçurumlar

Sarsılan gök, yarılan toprak

Çelik uğultularla burgaçlanırken

Tüm Reklamları Kapat

Yaşamak işte öylesine kucaklardı onu

Ve her nasılsa keklik sekişli

Bir aşkın sevinci dolardı yüreğine

Çıkarıp atardı o zaman deli bir ırmağa

Tüm Reklamları Kapat

Ne kalmışsa bir önceki serüvenden

Soluk soluğa yaşadı kentleri, aşkları

Bağlanacak kadar kalmadı hiçbirinde

Pervasız bir acemi, bir çılgın

Tüm Reklamları Kapat

Soyu tükenen bir bilgeydi belki de...

O yalnız kaybetmesini öğrendi ömründe

Avucundan dökülen kum taneleriydi her şey

Ne bir serseriydi ne de yılgın bir savaşçı

Tüm Reklamları Kapat

Ama kendi kafasıyla düşünen ve hakkında

Ölüm fermanları çıkartılan biriydi belki

Sevince deli gibi severdi

Pervasız severdi sevince

Tüm Reklamları Kapat

Dövüşmek ancak ona yakışırdı

Ona yakışırdı aşklar ve yolculuklar

Yoktu bağlandığı herhangi bir şey

Bulutlar gibi çekilip giderdi seslerin arasından

Tüm Reklamları Kapat

Ne bilir ömrün değerini bir çılgın

Yalnızca kendini yaşamayı nereden bilebilir

Ve başarısız eylemler çağında o

Kaçabilir mi binlerce kez ölmekten

Tüm Reklamları Kapat

Yerleşik yargıları olmadı hiç

Kurmadı güzel gelecek düşleri

Nerede bir yangın, nerede tehlike

O mutlaka oradaydı birdenbire

Tüm Reklamları Kapat

Dinsizdi, özgür sayılırdı belki

Ama bağlanmazdı özgürlüğe de

Hiçbir yerde yeterinden çok kalmadı

Beklemedi anılar sarnıcının dolmasını

Tüm Reklamları Kapat

Şikayetsiz yaşadı yaşadığı her günü

Yoktu yüreğinde pişmanlıkların izi

Ayrıntıların izi kalmamış artık

Üst üste yaşanmakta ayrılıklar

Tüm Reklamları Kapat

Ve bir bulut gibi sıyrılıp gidilmiştir

Dağların, denizlerin üzerinden

Geride kalan ne varsa soluktur şimdi

Titreyen kandiller gibi sönmek üzeredir

Tüm Reklamları Kapat

O eski konaklar gibidir anılar

Gül bahçeleri, sessiz koru ve orman

Belki sağanak boşanır apansız

Yüzyıllık bir yağmur başlar

Tüm Reklamları Kapat

Ve sinsi bir hastalığa dönmeden alışkanlıklar

Yok olup gider her şey, belki kül olur

Hırçın bir okyanustur yürek

Dar gelir ufuk ve mutluluklar çevreni

Tüm Reklamları Kapat

Anılarsa birer çıban izidir

Yaşanmaz onların ölgün gölgesinde

Durgun bir su gibi aktı mı yaşamak

Ve zaman uysal bir kısrak gibi dinginleşti mi

Tüm Reklamları Kapat

Anısız kalınmıyor artık ne yapılsa

Kuşatıyor yolları, aşkı ve ömrü

Bekleyişleri kemiren çakal sesleri

Oysa bütün köprüler yakılmalı ayrılık vakti

Tüm Reklamları Kapat

Ve herhangi bir şeyle eşit olmaksızın

Yollara düşülmeli habersiz ve sessiz

Çürük bir diş gibi kanırtıp kentleri

Dünyanın ağzını kanlar içinde bırakmalı

Tüm Reklamları Kapat

Bir ömrün olgunlaştıramayacağı

acemilikler toplamı ve bir çılgın

boyun eğmedi kendine bile

seçme zorunda kalmadı yaşamayı

Tüm Reklamları Kapat

nasıl bağlanmadıysa yere ve zamana

bağlanmadı kendine de ömür boyu

dağlara tırmana atlar gibi

soluk soluğa yaşamak istedi dünyayı

Tüm Reklamları Kapat

bir şahin gibi bulutlara kurdu

dumanlı sevdaların yörük çadırını

sıradan bir gezgin değildi hiç

dövüşür gibi yaşadı yolculukları

Tüm Reklamları Kapat

belki korkusuz sayılmazdı büsbütün

korkardı korkulara düşmekten zaman zaman

ve bütün gemileri yakıp

yollara düşerdi o hep aynı ıslıkla

Tüm Reklamları Kapat

mutlu muydu, hiç düşünmedi böyle şeyleri

umutlardansa nefret etti daima

hep yanıldı ve yenilgilere uğradı

ama atıldı yine de serüvenlere

Tüm Reklamları Kapat

pervasız bir acemi

soyu tükenen bir bilgeydi belki de

Ama bir şey vardı yine de

Başarısız ihtilallerden kendine kalan

Tüm Reklamları Kapat

SOLUK SOLUĞA-2/ Ahmet Telli

Büyük aşklar yolculuklarla başlar

ve serüvenciler düşer bu yollara ancak

Onlar ki dünyanın son umudu

Tüm Reklamları Kapat

soyları tükenen birer çılgındırlar

Ama yaşarlar dünyanın dört bir yanında

Ölümle alay ederler sanki

Nerde beklenirse ordaydılar

Tüm Reklamları Kapat

bir kez bile gecikmediler ömür boyu

Neydi onları ordan oraya

savurup duran şey

Onları daima yalnız kılan

Tüm Reklamları Kapat

neydi bu yaşam denilen gürültüde

Her dilden bir adları vardı onların

ama hiçbir ülkenin kimliğini taşımadılar

Sarışındılar belki de esmer

Tüm Reklamları Kapat

yani birçok yüzün bileşkesi

Ne altın arayıcısıydılar

ne de aylak bir gezgin

Vurulup düşseler de her kuşatmada

Tüm Reklamları Kapat

serüvencidir onlar ve hiç ölmezler

Ki onlar hep yalnızdır ve her nasılsa

Bulurlar heder olmanın bir yolunu

Onlar ki bu dünyada

Tüm Reklamları Kapat

kahraman olmaya mahkumdurlar

Sislenen anılar kaldı bize onlardan

renkleri bozulup duran solgun anılar

Nasıl yazmalı ki silinip gitmesin

Tüm Reklamları Kapat

bulutlar gibi çekilmesin gök boşluğuna

Bileği güçlü ve gözüpek avcılar mıydı

onları kuşatıp yeryüzü cennetinden atan

Yoksa kendini tüketen hüzünler miydi

Tüm Reklamları Kapat

vurulup düştükçe ışığını karartan

O serüvenlerin günlüğü tutulmadı

yazılmadı o insanların destan şiiri

Parça parça ettirilseler bir kartala

Tüm Reklamları Kapat

(ki sanırım böyle oldu sonları)

Fışkırır yüreklerinden

başarısız ihtilallerin yangınları

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen6 6 Mart
Zizek popüler kültüre hakim bir Slovakyalı Marksist filozof, sosyolog ve eleştirmen. Oldukça eksantrik ve kafa bir kafa diyebilirim. Lacan psikanaliziyle ilgileniyor. Looking Awry kitabıyla tanımıştım. Bu belgeselde de ideolojiye dair fikirlerini anlatıyor. Bunları çok meşhur ve kritik filmlere spoiler kaygısı taşımadan göndermeler yaparak anlatıyor. Her alanda, ilgili sahnelerde konuşması güzel ama Zizek'in sanıyorum özellikle İngilizce konuşurken bu kadar kulağı tırmalaması ve yavaş olması insanı genel olarak rahatsız ediyor. 2 saati, eğer düşünceleri hızlıca kavrayabilen biriyseniz bayağı bir hızlandırarak çok daha kısa sürede izleyebilirsiniz. Kayda değer derinlikte güzel düşünceleri var.
7.5/10
(2 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Pervert's Guide to Ideology
Yönetmen: Sophie Fiennes
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
82.7K UP
Türü Ekleyen 3 saat önce
Lysimachia loeflingii, taksonomik olarak Primulaceae (Çuhaçiçeğigiller) familyasına ait bir bitki türüdür. Bu familya, çiçekli bitkiler âleminin (Plantae) Angiospermae grubunda yer alır ve genellikle Primula, Cyclamen gibi popüler cinsleri de içerir. Lysimachia cinsi içinde sınıflandırılan bu tür, aynı zamanda Loosestrife olarak da bilinen geniş bir grup içinde yer alır.
0
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 19 Ağustos 2011 15 dk.

Evrimsel süreçleri anlamaya başlayan bir kişinin karşılaşacağı soru işaretlerinden en yaygın olanı, yapı ve organların birbirleriyle nasıl uyum içerisinde evrimleştiği sorusudur. Bu özünde çok basit bir cevabı barındıran bir sorudur; ancak evrimsel biyolojinin detayları tam olarak anlaşılamadıysa, kafa karıştırıcı olabilir.

Örneğin bir birey, gözün daha basit yapılardan kademeli evrimini gayet iyi anlayabilir; ancak göz evrimleşirken beynin de gözden gelen verileri değerlendirebilecek şekilde nasıl evrimleştiğine anlam veremeyebilir. Benzer şekilde, derimizdeki sinir uçlarının evrimine bağlı olarak dokunma duyumuzun oluşumunu anlayabilir; ancak bunun beyinde değerlendirilecek şekilde bir evrimsel değişimin nasıl olduğunu ilk etapta anlayamayabilir.

88
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
5 gün önce
Amerikalı matematikçi Karen Keskulla Uhlenbeck 24 Ağustos 1942'de doğdu. Geometrik analizin kurucularından olup, geometrik kısmi diferansiyel denklemler, ayar teorisi ve integrallenebilir sistemler üzerine çalıştı. 2019 Abel Ödülü'nü kazanan ilk kadın oldu ve ödül parasının yarısını kadınların matematik araştırmalarına katılımını teşvik eden organizasyonlara bağışladı.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
542.2K UP
Eseri Ekleyen 1 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Salih Emre Kuvan
Yazar 10 Mart 2019 20 dk.

Genel Görelilik Teorisi (veya kısaca Genel Görelilik), Albert Einstein tarafından 1915 yılında geliştirilen geometrik bir kütleçekimi teorisidir ve modern fizik çerçevesinde kütleçekiminin nasıl çalıştığını açıkladığı kabul edilen teoridir. Bu hâliyle, okullardan aşina olunan Newton'un Kütleçekim Teorisi'nin gücünü ve kapsamını geliştirerek, bu eski teorinin yerini aldığı söylenebilir.

Genel Görelilik Teorisi, daha önceden izah ettiğimiz Özel Görelilik Teorisi'nin detaylarını genelleştirdiği için bu isme sahiptir. Teorinin özünde gösterdiği şey, uzay-zaman dokusunun kıvrımlarının, Evren'i oluşturan bu dokunun herhangi bir bölgesinde bulunan kütle ve enerji miktarıyla doğrudan ilişkili olduğudur. Bu ilişki, bir grup kısmî diferansiyel denklemden oluşan Einstein'ın Alan Denklemleri ile tarif edilir.

480
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close