İtalya'nın güneybatısındaki bir kent olan Elea'da (Velia) Milattan Önce 490-430 yılları arasında yaşamış olan Yunan filozofu Zeno tarafından geliştirilen bir dizi paradoks, zaman ve hareket konusunda bilim insanlarını, matematikçileri ve filozofları milenyumlar boyunca meşgul etmiştir; öyle ki, bu paradokslar, tüm sağduyularımıza ve deneyimlerimize aykırı bir şekilde, Evren'de hareketin (yani iki nokta arasında yer değiştirmenin) imkansız olduğu iddiasını bile gündeme getirmiştir. Ancak Evren'e yönelik algılarımızın ve temellerimizin giderek güçlenmesi sonucunda, bu paradoksların bir kısmının belki de sanıldığı kadar problemli ikilemler olmadığını görmeye başladığımız da söylenebilir.
Bu paradokslardan en meşhuru, Zeno'nun Dikotomi Paradoksu olarak bilinen paradokstur (bu paradoks, Aristo'nun Fizik kitabı ve Simplicius'un bu kitap üzerine yorumları ile günümüze kadar aktarılabilmiş, özünde birbiriyle aynı kapıya çıkan 9 paradokstan birisidir): Zeno, Yunan mitolojisindeki bakire avcı Atalanta'nın evine doğru gitmekte olduğunu hayal etmemizi ister. Atalanta, o anda bulunduğu yerden evine ulaşabilmek için, aradaki mesafenin yarısını kat etmelidir ve bu, bir miktar zaman alacaktır. Atalanta, yolun tam yarısını kat ettiğinde, kalan yolun yarısını da alması gerekecektir ve bu da, bir öncekinden daha az olsa da, bir miktar zaman alacaktır. Ancak bu yarı noktaya vardığında da yolun geri kalanının yarısını alması gerekecektir ve bu da bir miktar zaman alacaktır. Bunu böyle sürdürdüğümüzde görürüz ki, Atalanta'nın yolun tamamını kat etmesi imkansızdır; her zaman yolun yarısı kalacaktır ve o yarıyı kat etmek için (giderek az miktarda olsa bile) zaman harcamak gerekecektir. Dolayısıyla Atalanta, asla evine ulaşamamalıdır.[1]