Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
8
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı
Yazar 3 gün önce 54s

Son birkaç gün içinde bazı "gazete"ler (!) de dahil olmak üzere sosyal medyadaki birtakım hesapların, Evrim Ağacı olarak 2013 yılında Richard Dawkins ile ilişkili bir ismi Türkiye'de ağırlamış olmamızdan ve Richard Dawkins'in bilimsel çalışmalarından bahsetmemizden yola çıkarak ve Dawkins'in de Epstein'le (o yönde hiçbir kanıt olmamasına rağmen) kriminal bir bağlantısı olduğu varsayımıyla, Evrim Ağacı olarak bizim de Jeffrey Epstein ile bir bağlantımız olduğu yönünde abesle iştigal ve çocukça bir iddiası, artık tetikçilik boyutuna ulaşacak seviyede paylaşıldığı için, bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

Bunu açıklamak zorunda kalmak bile utanç verici olsa da Jeffrey Epstein adlı canavar veya onunla işbirliği yaptığı bilinen herhangi bir kişiyle herhangi bir maddi veya manevi işbirliğimiz bulunmamaktadır. Benzer şekilde, Richard Dawkins'den veya vakfından hiçbir şekilde para almadığımız gibi, herhangi bir dernek, vakıf, örgüt, devlet vb. kurumla hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 1 Kasım 2014 16 dk.

Her ne kadar halk arasında ayıp olarak görülüp utanç kaynağı olsa da, penis, vajina, meme ve testis gibi organların türümüz ve genel olarak hayvanların var oluşu için ne kadar önemli araçlar olduğu aşikardır. Dolayısıyla bu tabuları yıkıp, son derece doğal ve sıradan bir olgu olan, biyolojik varlığımızın yegâne kaynağı olan seksin detaylarından haberdar olmamız gerekiyor. Örneğin penis ile ilgili benzer bir içeriğimizi buradan görebilirsiniz. Cinsellik ile ilgili tüm yazılarımızı buradan görebilirsiniz. Konuyla ilgili bir yazı dizimizi buradan okuyabilirsiniz.

Eğer cinsel organlardan söz edilmesi sizi rahatsız ediyorsa, bu noktada okumayı kesmenizi tavsiye ederiz. Ancak eğer ki varlığımızın nadide sebeplerinden biri olan bu organı tanımak istiyorsanız, faydalı olacağını umduğumuz bu yazımızı okuyabilirsiniz. İyi okumalar.

302
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Ardil Yıldırım
İnceleyen10 22 saat önce
Tolstoy'un en önemli üç eserinden biri olan "Diriliş"te; insanın hayvani yönü ve bu hayvani yönün değişim ve dönüşümü üzerinde durulmuştur. Kitabın ilk bölümünde insanın tamamen sezgisel ve Tolstoy'un deyişiyle "hayvani yönünü" anlatır. Bu hikâyede aslında ana karakterlerden olan "Nehlüdov" ve "Maslova" ön plandadır. Maslova, Nehlüdov'un bir aynası niteliğindedir.
Hikâyenin ikinci bölümünde Nehlüdov; kendinin bulunduğu iğrenç ve pis kokan dünyada bir piyon olduğunu ve var olan duyguların yapaylığını fark edip kendi dönüşümünü başlatmıştır. Bu dönüşümde toprak mülkiyeti gibi temel felsefelere de atıfta bulunulur. Nehlüdov toprakları tamamen bedava vermek ister; ancak köylülerin bunu onur meselesi yapacağını veya sistemin buna izin vermeyeceğini anlayınca, geliri yine köylülerin ortak ihtiyaçları için kullanılacak olan sembolik, çok düşük bir kira (Henry George’un "tek vergi" sistemine atıfla) belirler. Çünkü ona göre toprak herkesindir ve hiç kimseye ait olamaz.
Bu farkındalık içerisinde; özellikle cezaevlerinde tutuklu bulunan ve çoğu suçsuz olan insanları ve Nehlüdov'un geçmiş hatalarından kaynaklı cezaevine düşen Maslova'yı kurtarmaya çalışmak için çabalar. Bu süreçte kendi eski ve pis kokan dünyasından yardım alma zorunluluğu duyar. En sonunda Tolstoy bizlere; "hayvani yönü baskın olan bir insanın" gerçeklik perdesini aralaması sonucu aydınlığa ulaşmasındaki aşama ve zorluğu dile getirir.
( Yazım tamamen bana aittir. Lakin sadece noktalama işaretleri bir yardımcı tarafından düzenlenmiştir)
Kitap
10.0/10
(7 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CXI (111) - Fransızca Aslından Çeviren: Alev Özgüner
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Melissa Altın
Melissa Altın
37.0K UP
Uyarlayan 11 Eylül 2021 9 dk.

Empati boşluğu, (İng: ''empathy gap'') insanların mevcut durumlarından farklı olan zihinsel durumları anlamakta veya bu tür durumların, insanların muhakeme yapmalarını ve karar vermelerini nasıl etkilediğini düşünmekte güçlük çekmelerine neden olan bilişsel bir ön yargıdır.[1][2]

Örneğin bir kişi şu anda kendini sakin hissediyorsa, öfkelendiği anda nasıl davranacağını tahmin etmekte zorlanır. Benzer olarak, eğer diyette olan bir kişi, şu anda toksa, aç olduğunda yemek yemenin cazibesiyle ne kadar başa çıkabileceğini değerlendirmekte güçlük yaşayabilir. Bu durumda empati boşluğunun varlığından söz etmek mümkündür.

50
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Su İ
Su İ
23.0K UP
İnceleyen10 16 Nisan 2022
Felsefeye olan ilgimi fazlasıyla arttıran ve felsefe okul kitaplarında yazılanları derslerden çok önce duymamı sağlayan bir kanal oldu...
Youtube Kanalı
9.6/10
(163 Kişi)
Puan Ver
Dilozof - @pelindilaracolak
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Muhsin Alperen Yılmaz
Uyarlayan 31 Ocak 2021 5 dk.

Birçok çalışma, genel zeka ve satranç yeteneği arasındaki ilişkiyi analiz etmiştir. Özellikle bazı çalışmalar vardır ki, bu iki değişken arasındaki ilişkiyi daha da ileri götürerek; satranç oynayan nüfusun, satranç oynamayanlara göre daha zeki olduğu kanısına varılmıştır.[1] Ancak bu çalışmalar bizleri, satrancın zekayı geliştirdiği sonucuna götürmez. Çünkü nedenselliğin yönü belirsizdir. Aslında bunun birkaç alternatif açıklaması vardır: Örneğin yüksek bir IQ, yüksek bir satranç yeteneğinin nedeni olabilir. Bir başka deyişle; zeki bir birey, satranç ileri derecede analitik düşünme becerisi gerektirdiği için, satranca daha çok ilgi duyabilir ve daha ileri düzey satranç yeteneği kazanabilir.[1] Tıpkı basketbolun boyu uzatmaması (veya halterin boyu kısaltmaması); ancak daha uzun boyluların basketbolda (ve daha kısa boyluların halterde) daha başarılı olması nedeniyle sanki oyunun boyun uzamasıyla ilgisi varmış gibi sanılması gibi...

Ancak yapılan bazı çalışmalar, satrancın en azından zekanın belli bileşenlerini geliştirdiğine dair ipuçları da sunuyor. Örneğin Michelene Chi'nin 1978 tarihli ve artık klasikleşmiş bir çalışmasında, satranç oyuncularının satranç pozisyonları için özel bir hafıza becerilerisinin geliştirdiği ortaya konmuştur.[2] 1933 yılında Chi'nin bu çalışmasını tekrarlayan Gruber ve ekibi, sonuçları yeniden doğrulamayı başarmışlardır.[3] Bu önemlidir; çünkü genel olarak bir beceri ne kadar spesifik olursa, o beceri, o kadar az farklı alanlara aktarılabilir. Ancak satranç becerisi her ne kadar ilk etapta spesifik görünse de, satranç ile geliştirilen dikkat odağının farklı alanlara da yöneltilebileceği, yapılan çalışmalarda gösterilmiştir.[4] Bu nedenle satranç ile zeka arasındaki nedensellik ilişkisinin gösterilmesi, insan zekasının gelişimini anlamak açısından da önemlidir.

101
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İnceleme
Muhammed Talha Göçmez
İnceleyen10 13 Şubat 2024
Güzel filmlerin çokça yapılmadığı son günlerde geçmişe dönüp nostalji yaşamak ve o dönemin imkanlarına kıyasla çok iyi görsel efektlere sahip bu filmi herkes sever.
9.4/10
(50 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Harry Potter and the Sorcerer's Stone
Yönetmen: Chris Columbus
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
10
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
111.3K UP
5 gün önce
Yaşadığım sim kart problemleri yüzünden e-sime geçmek için şubeye gittim. Dedim e-sime geçmek istiyorum. Alaycı bir tavırla 'sistem izin vermiyor, sorun yaşarsınız' dediler. Ne gibi sorun, teknik kısım ne dediğimde 'yurt dışı cihazlarda e-sim desteklenmiyor' dedi. Bu tavrından dolayı terk ettim şubeyi. Başka şubeye geldim, isteğimi aynen belirttim. Aynı cevap, 'geçemezsiniz.' Bu sefer direkt şöyle dedim 'yurt içi cihaz kullanıyorum.' Tabii hemen işlemlere başlayalım dedi. Arkadan bir ses yükseldi. 'Geçemezsin, cihazın destekliyor mu' diye. Cevap olarak 'destekliyor' dedim ama karşı taraf 'ama yine sorun yaşarsın' neden dediğimde yurt dışı cihazlarda her zaman sorun olur dedi. Cevabımı tekrarladım, 'cihaz yurt içi.' Bu yaşananlardan sonra da başka bir zaman diyerek çıktım. Başka şube kalmadı, aslında bir dolu şube var ama kullanıcı odaklı ve kaliteli hizmet veren zaten iki şube kalmıştı. Son çare şube müdürlüğüne gittim, aynı beyanlarımı sundum ve hemen işlemler başladı. Ücret sorduğumda ise "180" gibi ücret çıkardılar. O an şoklar içindeydim, niye mi? Bu iki şube bana "500" rakamını çıkardılar. Yani sonuçta ülkemizde yaygın bir teknoloji olmadığı için sorgulamadan uygun fiyat algısına kapıldım doğal olarak.
Her şerde bir hayır vardır derler ya, tam onu yaşadım. Güzel bir tavırla karşılasalardı beni o fahiş fiyatı ödemiştim çoktan. Yani bu olaydan çıkarılacak ders her zaman SORGULA. Bilgili olalım ya da olmayalım en azından o konu ile küçük bir araştırma ile de fiyat bilgileri hakkında bilgi edinebilirdim. Konu burada hiçbir zaman ücret olmadı. Konu ne biliyor musunuz; bizim aptal yerine konmamamız. Şube müdürlüğünün varlığını ve bu hizmeti vermesini yeni öğrenmiştim. Çünkü bize her zaman her yerde gördüğümüz bu şubeler, bizden başka hizmet veren yok, bize sadık kalın, mesajını aşıladılar. Çağrı merkezleri de aynı durum, bir kere bile şube müdürlüğünün lafı edilmedi. Neyse takıldığım bir konu ise bu yurt dışı cihaz kullanıcıları şubeleri nasıl uğraştırdıysa, herkesi onlar sanıyorlar. Burada da derin bir konu var ama başka zaman anlatayım..
52 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 5 Temmuz 2017 2 dk.

Antik Yunan Dönemi'nde bile fosillerin varlığından haberdar olunduğunu biliyor muydunuz? Böyle bir şeyi öğrenip de Antik Yunan bilgeliğine hayran kalmamak mümkün değil. 

Normalde dağların tepelerinde denizlerde yaşayan canlılara ait fosiller bulmayı beklemeyiz. Öyle ki, asırlar boyunca bu fosiller, "Nuh Tufanı" gibi mitolojik masallara kanıt olarak kullanılmıştır. Bu açıklamanın gerçeklikle bir ilgisi yoksa da, bu tip mitolojik hikayelerin doğuşundan önce, Antik Yunan'da gerçek açıklamaya çok daha yakın açıklamaların yapılmış olması gerçekten Antik Yunan bilgeliğini göstermektedir.

28
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mücahid Köse
Yazar 6 Kasım 1 sa.

İnsan düzeyinde yabancı bir zekanın ortaya çıkışı, sadece bilimkurgu anlatılarının sınırları içerisinde olmaktan çıkarak, artık bilimsel araştırmalar ve disiplinlerarası çalışmalarla desteklenen somut bir öngörü haline gelmektedir.[1][2][3][4][5][6][7][8] Yapay zeka alanındaki araştırmaların ve OpenAI, Google, xAI, Meta gibi büyük teknoloji şirketlerinin öncelikli hedeflerinden biri, yapay genel zekayı geliştirmektir.[9][10][11][12] 2020 yılında yayımlanan bir çalışmada, dünya genelinde 37 farklı ülkede sürdürülen toplam 72 aktif yapay genel zeka araştırma ve geliştirme girişimi saptanmıştır.[13] Yapay zeka araştırmalarında ulaşılan nokta, hızla ilerleyen teknolojik gelişmeler ve yapılan büyük yatırımlar göz önüne alındığında, bilim komünitesinin önemli bir kısmı, bu yeni zekanın ortaya çıkışının çok uzak olmayan bir gelecekte gerçek olabileceğini düşünmektedir.[14] Öte yandan, daha ihtiyatlı olan bazı tahminler ise bu sürecin biraz daha uzun sürebileceğini ve belki de hiçbir zaman mümkün olmayabileceğini ileri sürmektedir.[15][16]

Bu yeni zekanın doğasına dair bazı belirsizlikler bulunsa da, insanlardan morfolojik, fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik olarak önemli ölçüde farklı olacağını söylemek mümkündür.[17] Bu farklılıkların tam olarak ne olacağını başlangıçta kavramsallaştırması zor olabilir; zira, yapay genel zeka olarak adlandırılan bu sistemin sahip olacağı bilişsel kapasitenin, tarih boyunca var olmuş en üstün insan zekalarının toplamından bile daha yüksek olması öngörülmektedir.[18]

109
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 13 Ağustos 2018 13 dk.

Schrödinger'in Kedisi, büyük fizikçi Erwin Schrödinger tarafından geliştirilmiş meşhur bir düşünce deneyidir. Schrödinger, bu düşünce deneyini Kopenhag Yorumu olarak bilinen ve modern fizikçilerin çoğu tarafından kabul edilip kullanılan bir kuantum mekaniği yorumuna tepki olarak geliştirmiştir.

Kopenhag Yorumu'na göre Evren'deki tüm temel parçacıklar, bir dalga fonksiyonu tarafından tanımlanan olasılıklar çerçevesinde belli bir hız ve konuma sahiptir. Yani atom etrafındaki bir elektron, aslında belirli bir noktada değildir; belirli bir olasılıkla belirli bir noktada ve hızda bulunur. Ancak biz, bunu kesin olarak bilemeyiz. Ta ki gözlem (ölçüm) yapana kadar. Heisenberg'in Belirsizlik Kuramı çerçevesinde, gözlem yapsak bile hız ve konumu aynı anda tespit edemeyiz; ancak en azından bir tanesini ölçmemiz mümkündür. Ancak nasıl olur da belirli olasılıklar çerçevesinde herhangi bir konumda ve hızda bulunabilecek olan bir elektron, gözlem yapıldığı anda belirli bir konuma veya hıza sahip olur? Eğer ki gözlem öncesinde bu elektronun pozisyonu ve hızı belirsiz ise, gözlem sonrasında bu pozisyon veya hızdan en azından 1 tanesi nasıl belirli hale geçer?

196
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İlhan Taşlı
Uzay Bilimleri Takipçisi 6 gün önce Sen de Cevap Ver

Galaksileri bir kenara bırakın, içinde bulunduğumuz Başak Galaksi Kümesi dahil pek çok küme belirli bir yöne doğru akış halindedir. Samanyolunun hızı ise yaklaşık saniyede 630 km. civarı. Harekete neyin sebep olduğu tam olarak bilinmese de bir isim vermeyi ihmal etmemişiz "Büyük Çekici".

Bu akışa neden olan devasa kütlenin merkezinin, gözlemlerimize göre bizden 150-250 milyon ışık yılı uzakta olması gerekiyor. O halde teleskoplarımızı o tarafa çevirelim ve "neymiş ki bir bakalım" demek isterdik ama bu merkez samanyolunun diğer tarafında yani yoğun gaz ve toz bulutlarının arkasında kalıyor, işte bu gözlemlenemeyen alana "kaçınılmaz bölge" şeklinde bir isim de vermişiz.

Neyse ki kızılötesi ve radyo ışımasını yakalayabilen teleskoplarımız var. Işığın bu dalga boyları galaksi merkezimizdeki gaz ve toz bulutlarından rahatlıkla geçip bizlere ulaşabilir ve galaksinin öte tarafında neler olup bittiği hakkında bizlere bilgi verebilir. Görünen o ki bu bölgede Başak Üst Kümesi dahil yaklaşık 100 bin galaksinin bulunduğu diğer 5 üst galaksi kümesi "Büyük Çekici" etrafında akışkan bir halde toplanmışlar. İşte bu devasa 5 kümenin oluşturduğu gruba "Laniakea Üstün Galaksi Kümesi" ismi verilmiş.

Tüm Reklamları Kapat

Bir bakıma bu akışkanlığa neden olarak; tüm galaksilerin total kütlesinin birbirlerini etkilemesi olarak düşünebiliriz. Bu durumu şöyle açıklayalım: Samanyolunun omurgasını merkezdeki karadelik (Sagittarius A) oluşturur fakat bizim Güneş sistemimiz bu karadeliğin etrafında, mevcut yörünge hızlarında dönemeyecek kadar uzaktır (yaklaşık 27.000 ışık yılı), hatta bu hızlarda galaksi dışına savrulması gerekirdi. Sistemin merkezinde ve merkezine yakın yoğun yıldızların oluşturduğu total kütlenin de etkisi sayesinde sistemimiz dengeli bir şekilde samanyolu etrafında dönmektedir. Newton veya Genel Görelilik formüllerini, Samanyolunun total kütlesi ve Güneş sisteminin yörünge hızı hesaplamalarına uyguladığımda dehşet bir tutarsızlıkla karşılaşırız. Total kütleye rağmen bu yörünge hızı ile yine galaksi dışına savrulmamız gerekiyor, oysa durum böyle değil. İşte bu ekstra çekim etkisini "karanlık madde" ile açıklıyoruz.

Konuyu daha fazla dağıtmadan sorunuzun özüne dönersek:[1] Evet, galaksileri dahi etkileyecek uzay zamanı büken etkiler vardır, bunların başında diğer galaksilerin total kütlesi ve karanlık madde gelir.

Kaynaklar

  1. Kozan Demircan. Samanyolu Galaksisi Saniyede 630 Km Hızla Nereye Gidiyor? » Kozan Demircan. (9 Şubat 2017). Alındığı Tarih: 1 Şubat 2026. Alındığı Yer: Kozan Demircan | Arşiv Bağlantısı
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Muhteşem bir şey, bir yerlerde keşfedilmeyi bekliyor!
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
39
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İlanPsikolojik Yardım ve Terapi
Özge Çolak
Özge Çolak
20.3K UP
İlanı Ekleyen 1 hafta önce Ankara & Çevrimiçi₺1.500,0029 Ocak
Erişilebilir Psikoterapi
29 Ocak 2026 18:37 tarihinden 30 Haziran 2026 18:37 tarihine kadar.

Merhabalar, ben klinik psikolog Özge Çolak. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Şema Terapi ekolü ile çalışmaktayım. Online veya yüz yüze olarak yetişkin bireylerle psikoterapi sürecini yürütmekteyim.  Detaylı bilgi ve randevu için mail adresinden  iletişime geçebilirsiniz. 

Çalışma Alanları

  • Kaygı bozuklukları
  • Depresyon
  • Travma sonrası stres bozukluğu
  • Obsesif kompulsif bozukluk
  • İlişki ve bağlanma problemleri
  • Yetersizlik sorunları
  • Sınır koyma becerisi
  • Öz şefkat geliştirme
  • Duygu düzenleme güçlükleri
  • Mükemmeliyetçilik ve değersizlik temaları
  • Yaşam olaylarına uyum ve karar verme süreçleri
Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Duru
Astronomi ve Uzay Bilimleri bölümü öğrencisi 17 Ağustos 2021 Sen de Cevap Ver

Ağırlığımızın olma sebebi Dünya'daki yer çekimi ivmesidir, kütlemiz ise evrende nereye gidersek gidelim değişmeyecek bir niceliktir. Ağırlığımızın olma sebebi olan yer çekimi ivmesinin hesaplanışı Newton'ın 2. Hareket Yasası {F = m.a} ve Evrensel Kütle Çekim Yasası'nın {F=G(m1.m2/r2)} birbirlerine eşitlenmesiyle yapılır {g = (G.m)/r2}. Burada g yer çekimi ivmesi, G kütle çekim sabiti, m Dünya'nın kütlesi, r de Dünya'nın yarıçap uzunluğudur.

Formülden de görüldüğü üzere ağırlığımızın değişmesi yani yer çekimi ivmesinin değişmesi için Dünya'nın kütlesi veya yarıçapının değişmesi lazım. Bundandır ki kutuplara gittiğinizdeki ağırlığınız ekvatordaki ağırlığınızdan daha fazladır çünkü kutupların yükseltisi daha alçaktır. Yani ağırlığımız diğer gök cisimlerine bağlı bir nicelik değildir ama teorik olarak her adım attığınızda çok çok küçük bir miktar da olsa ağırlığınız değişmektedir.

Tüm Reklamları Kapat

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
NGC 2525’teki Süpernova

Büyük ve güzel sarmal galaksi NGC 2525, Samanyolu’ndan 70 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunuyor. Geceleyin Dünya’dan bakıldığında, güney takımyıldızı Pupa’nın sınırları içinde gökyüzünde parıldıyor. Yaklaşık olarak 60.000 ışık yılı genişliğinde olan galaksinin Hubble Uzay Teleskobu tarafından kaydedilen bu görkemli fotoğrafında karanlık toz bulutları, devasa mavi yıldızlar ve pembe yıldız oluşum bölgeleri ile kaplı sarmal kolları görülüyor. 2018’in Ocak ayında NGC 2525’in eteklerinde görülen süpernova SN 2018gv, görüntünün sol altındaki en parlak yıldızdır. Bir yıl süren Hubble gözlemlerinin hızlandırılmış hali, beyaz cüce bir yıldızın yakınındaki başka bir yıldızdan malzeme toplamasıyla tetiklenen nükleer yıldız patlamasını ve git gide sönükleşerek gözden kaybolmasını gösteriyor. Tip Ia süpernova olarak tanımlanan nesnenin parlaklığı, kozmik standart bir mum olarak kabul edilir. Tip Ia süpernovaları galaksilerin uzaklıklarını ölçmek ve evrenin genişleme hızını belirlemek için kullanılır.

23 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı: NASA, ESA, A. Riess (STScI/JHU) ve SH0ES Takımı. Teşekkürler: M. Zamani (ESA/Hubble)
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close