Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Türü
Serdar Ölez
Serdar Ölez
108.8K UP
Türü Ekleyen 1 Ocak 2022
17-70 cm boylanabilen, dik veya tırmanıcı gelişen, tek yıllık, otsu bir türdür. Gövdeler kanatlı ve yaygın cılız tüylüdür. Yapraklar 1 çift geniş yaprakçıktan oluşur, tüysü dallanmış bir sülük ile sonlanır; yaprakçıklar eliptik formda ve 20-60 x 7-22 mm boyutlardadır; stipül mızraksı-biz şeklinde, kısaca yarı-oksudur. Çiçek kümesi 1-2-çiçekli ve genellikle kılçıklı uçludur; sap en azından yaprakçıklar kadar uzundur. Çiçeklenme Haziran-Temmuz ayları arasında gerçekleşir; çanak 9-11 mm uzunluktadır; çanak dişler yaklaşık olarak eşit uzunlukta, yumurtamsı-mızraksı formda, sivri uçlu, yaygın ve çanak tüpünün 1½-2 katı kadar uzunluktadır; taç parlak sarı veya kükürt renginde ve 15-24 mm uzunluktadır; bayrakçık tam kenarlıdır ve arka kısmı havlıdır. Baklamsı meyve şeritsi-dikdörtgenimsi formda ve 43-50 x 6-9 mm boyutlardadır, yüzey siğilli-cılız tüylüdür; tohumlar 5-9 adettir ve yüzeyleri kabarcıklıdır.
0
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Mayıs 2011 30 dk.

Kanser, en yalın anlamıyla, kontrolsüz hücre bölünmesi demektir. Hücreler, sürekli olarak belirli bir döngü içerisindediler. Hayatlarının çoğu "interfaz" denen ve "hücre içi sıradan olayların yapımı ve bir sonraki bölünme için iç hazırlıklar" olarak tanımlayabileceğimiz evrede geçirirler. Daha sonradan, DNA'dan "emrin gelmesiyle" (daha doğrusu belirli bir yüzey alanının hacme oranı değerine veya belli başlı bazı diğer kriterlere eriştikten sonra meydana gelen biyokimyasal geri bildirim sayesinde DNA'nın tetiklenmesiyle) hücre bölünmesi için özel çalışmalar başlatılır. Sırasıyla profaz, metafaz, anafaz ve telofaz evrelerinden geçerek hücre bölünmesi gerçekleşir.

Ancak işler, bizlerin lisede öğrendiği kadar basit değildir. Hücrenin normal yaşamı ve bölünme öncesi, sırası ve sonrasında pek çok zincirleme tepkimeler (İng: "cascade") meydana gelir. Bunlar, çeşitli enzim ve proteinlerce denetlenirler. Her bir faz arası geçiş, farklı metotlarla kontrol edilir. En nihayetinde ise önce DNA bölünür, telofazın son kısmında ise hücre bölünmesi gerçekleşir ve sonuç olarak tek bir hücreden, iki hücre (mayoz durumunda peşisıra iki bölünme sonucu önce iki, sonra dört hücre) meydana gelir.

150
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Merve Karamanlı
Seslendiren 15 Eylül 2020 7:32
Dini veya kültürel sebeplerle erkeklere uygulanan sünnet, penis başını saran ve koruyan prepüs isimli üst derinin bir kısmının ya da tamamının kesilmesi...
30
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 7 Mart 2022 33 dk.

Halk arasında genellikle kalp krizi olarak bilinen miyokard enfarktüsü, kısaca MI (İng: "Myocardial Infarction"), patolojik olarak iskeminin neden olduğu miyokard hücrelerinin geri dönüşü olmayan ölümü olarak tanımlanır ve kalbin koroner arterine giden kan akışı azaldığında ya da durduğunda ortaya çıkar ve kalp kasına zarar verir.[1]

En sık görülen semptom; omuz, kol, sırt, boyun veya çeneye yayılabilen göğüs ağrısı veya rahatsızlığıdır. Sıklıkla göğsün ortasında veya sol tarafında oluşur ve birkaç dakikadan fazla sürer. Rahatsızlık bazen mide ekşimesi gibi hissedilebilir.[1] Diğer belirtiler arasında nefes darlığı, mide bulantısı, baygınlık hissi, soğuk ter veya yorgunluk sayılabilir.[2] İnsanların yaklaşık %30'unda atipik semptomlar vardır. Kadınlar ise genelde göğüs ağrısı yerine, boyun ağrısı, kol ağrısı veya yorgunluk hissederler.[3]

76
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 4 Temmuz 2022 14 dk.

Toryum, daha önceden detaylıca anlattığımız gibi "Th" sembolü ile gösterilen ve periyodik cetvelin 7. periyodunun aktinitler grubunda yer alan bir kimyasal elementtir. Toryum, nükleer reaktörlerde yakıt olarak değil, yakıt kaynağı ("verimli malzeme") olarak kullanılabilir. Bu şekilde hafif su reaktörleri, ağır su reaktörleri, yüksek sıcaklıklı gaz reaktörleri, sodyum soğutmalı hızlı reaktörler ve erimiş tuz reaktörleri üretmek mümkündür.[1] 1960'lı ve 70'li yıllardan beri toryumdan faydalanan reaktör sayısı neredeyse yok denecek kadar azalmıştır ve bu nedenle bu konudaki deneyim de eksilmiştir.

Dünya çapındaki uranyum kaynaklarının sınırlı olduğuna yönelik olan ve 1960'larda yükselişe geçen endişeler, yakıt olarak toryumu kullanan reaktörlere olan ilgiyi doğurmuştur; çünkü ileride bir gün uranyum rezervleri tamamen tükendiğinde, toryumun verimli bir malzeme olarak uranyum üretmekte kullanılabileceği öngörülmüştür. Ne var ki sonradan yapılan çalışmalar, çoğu ülke için uranyumun nispeten bol olduğunu ortaya koydu ve bu nedenle toryum yakıt döngüsüyle ilgili araştırmalar giderek azaldı. 2000'li yıllardaysa daha verimli ve düşük atıklı nükleer reaktörler inşa etme hedefleri ve nükleer proliferasyonu (özellikle de nükleer silah üretimini) zorlaştırması gibi nitelikleri dolayısıyla toryuma olan ilgi yeniden artışa geçmiştir.[2]

58
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Aktaran 4 Ocak 2024 4 dk.

"Yavru T. rex" olduğuna inanılan fosiller üzerinde yapılan yeni bir analiz, bunların T. rex'ten daha dar çeneli, daha uzun bacaklı ve daha büyük kollu küçük bir tyrannosaur'un yetişkinleri olduğunu gösteriyor. Nanotyrannus lancensis olarak adlandırılan bu yeni tür, aslında ilk olarak onlarca yıl önce adlandırılmıştı; ancak daha sonradan "genç T. rex" olarak yeniden yorumlanmıştı.

Nanotyrannus'a ait ilk kafatası 1942 yılında Montana'da bulunmuştur; ancak paleontologlar on yıllar boyunca bunun ayrı bir tür mü yoksa çok daha büyük olan T. rex'in bir yavrusu mu olduğu konusunda gidip gelmişlerdir.

43
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 29 Temmuz 2019
İnsanlar sürekli 'Bilim her şeyi bilmiyor!' deyip duruyor. E herhalde bilim her şeyi bilmediğini biliyor. Eğer her şeyi bilseydi, artık dururdu. Ama bilimin her şeyi bilmiyor oluşu, aradaki bilinmeyen boşlukları size en çekici gelen peri masalıyla, kafanıza göre doldurabileceğiniz anlamına gelmiyor.
Kaynak: Söz, komedyen tarafından 2008 yılındaki "Dara Ó Briain Talks Funny: Live in London" şovunda sarf edilmiştir. (Wikiquote)
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
38
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Yazar 3 gün önce 54s

Son birkaç gün içinde bazı "gazete"ler (!) de dahil olmak üzere sosyal medyadaki birtakım hesapların, Evrim Ağacı olarak 2013 yılında Richard Dawkins ile ilişkili bir ismi Türkiye'de ağırlamış olmamızdan ve Richard Dawkins'in bilimsel çalışmalarından bahsetmemizden yola çıkarak ve Dawkins'in de Epstein'le (o yönde hiçbir kanıt olmamasına rağmen) kriminal bir bağlantısı olduğu varsayımıyla, Evrim Ağacı olarak bizim de Jeffrey Epstein ile bir bağlantımız olduğu yönünde abesle iştigal ve çocukça bir iddiası, artık tetikçilik boyutuna ulaşacak seviyede paylaşıldığı için, bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

Bunu açıklamak zorunda kalmak bile utanç verici olsa da Jeffrey Epstein adlı canavar veya onunla işbirliği yaptığı bilinen herhangi bir kişiyle herhangi bir maddi veya manevi işbirliğimiz bulunmamaktadır. Benzer şekilde, Richard Dawkins'den veya vakfından hiçbir şekilde para almadığımız gibi, herhangi bir dernek, vakıf, örgüt, devlet vb. kurumla hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır.

23
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Emir Atalar
Emir Atalar
21.4K UP
İnceleyen 6 gün önce
Steins;Gate bence ilk bakışta konusu yüzünden klişe gelebilir. Fakat izledikçe seni kendi içine sürekli çeken evrenle karşılaşıyorsun ve bu fikrin ne kadar hatalı olduğunu görüyorsun. Başta temposu yavaş, karakterler tuhaf, diyaloglar gereksiz dağınık gibi geliyor. Hatta izlerken “bu mu övülen seri?” diye sorgulatıyor. Ama asıl mesele de burada başlıyor. Çünkü bu dengesizlik bir eksiklik değil, bilinçli bir hazırlık gibi duruyor. Seri seni aceleyle etkilemeye çalışmıyor, önce alışmanı istiyor. Zaman yolculuğu konusunu ele alış biçimi klasik değil. Ne tamamen bilim dersi gibi kasıyor ne de “boşver mantığı” diyip geçiyor. Kendi içinde bir sistem kuruyor ve o sistemi ciddiye alıyor. İzlerken şunu hissediyorsun: burada olay sadece zamanda ileri geri gitmek değil, yapılan her küçük şeyin bir karşılığı var. Bu da hikâyeyi ucuz bir kurgu olmaktan çıkarıyor. Karakter işlenişi Steins;Gate’in en güçlü taraflarından biri. Özellikle ana karakterler ilk başta karikatür gibi dururken zamanla ciddi bir psikolojik ağırlık kazanıyor. Kimse durduk yere “derin” değil, yaşadıkları şeyler onları o noktaya itiyor. Bu da izlerken empatiyi zorla değil, fark ettirmeden kuruyor. Bir noktadan sonra karakterlerin verdiği tepkiler “senaryonun gereği” gibi değil, gerçekten insanî duruyor. Serinin en sevdiğim tarafı şu: sadece tek bir fikirde işlemeyip seni hem eğlendirmesi hem üzmesi hem şaşırtması yeri geldiğinde "bu böyle miymiş?" dedirttirmesi. Tempo konusu çok eleştiriliyor ama bence yanlış yerden bakılıyor. Evet hızlı değil, ama boş da değil. Yavaşlık burada atmosfer kurmak için kullanılmış. Aynı zaman da çok eğlenceli sahnelerle süslenmiş ilk bölümler. Eğer her şey hızlı olsaydı, ileride yaşananların ağırlığı bu kadar hissedilmezdi. Seri sabır istiyor ama karşılığını da veriyor. Genel olarak Steins;Gate; zekâ gösterisi yapmaya çalışmayan, ama izleyicisini de hafife almayan bir iş. “Bak ne kadar akıllıyım” demiyor, ama dikkat edersen ne kadar özenli kurulduğunu fark ediyorsun. Bitirdiğinde keşke devam etseydi bu evreni daha çok görseydim diyorsun.
9.8/10
(46 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : シュタインズゲート
Yönetmen: Kazuhiro Ozawa
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Discord
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 4 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çınar Civan
Çınar Civan
622.9K UP
Çeviren 31 Temmuz 2023
Güneş'te yaşayan canavarlar bizim gibi değil. Dünya'dan daha büyükler ve herhangi bir çaydanlıktan daha sıcak gazdan oluşuyorlar. Gözleri yok ama kimi zaman birçok dokunaçları var. Süzülürler. Sıklıkla yavaşça şekil değiştirirler ve yaklaşık bir ay içerisinde Güneş'in üstünde sönerek kaybolurlar. Ancak bazen, aniden patlarlar ve Dünya'ya saldırabilecek enerjik parçacıklarını Güneş Sistemi'ne salarlar. Görselde, neredeyse iki hafta önce hidrojen ışığında görüntülenen dev bir güneş fışkırması görülüyor. Gilbert, Arizona, ABD'de küçük bir teleskop aracılığı ile görüntülenen canavarımsı gaz bulutu, Güneş'in yüzeyinin yakınında, her zaman var olan ama sürekli değişen manyetik alan tarafından yüksekte tutuluyordu. Aktif Güneşimiz, 2025 yılında güneş maksimumu yaklaşırken alışılmadık derecede yüksek sayıda fışkırma, iplikçik, güneş lekesi ve büyük aktif bölgeler sergilemeye devam ediyor.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Esra Yıldız
İnceleyen 3 gün önce
Ilk film fazlasıyla klasik kıyamet filmi havasindaydi ancak ikinci film fragman bizi yaniltmayacaksa dehşet olaylar olacak........
Puan Ver
Orjinal Adı : Greenland 2: Migration
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Umut Güner
Umut Güner
54.2K UP
Blog Yazarı 3 dk.

ABD yönetimi Başkan Joe Biden öncülüğünde yeni “Ulusal Güvenlik Stratejisi”ni yayınladı. Yeni strateji en başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere küresel dünya ve dolayısı ile hepimizi yakından ilgilendiriyor. ABD yönetiminin yayınladığı strateji Biden yönetiminin gelecekte uygulamayı planladığı politikaları öngörmesi ve kurgulaması bakımından oldukça önemli. Bilhassa küresel enflasyon, petrol krizi, Ukrayna ve Rusya savaşı gibi muhtelif sorunların yaşadığı günümüzde ABD’nin stratejik vizyonu önemli anahtar ifadeler içermektedir. Bütün bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda Biden yönetiminin ulusal güvenlik ve savunma stratejisini anlamak ve yorumlamak hepimiz için önemli bir kazanım olacaktır.

Öncelikle Başkan Joe Biden ve ekibinin yeni dönem stratejisinde dünyanın önemli bir dönüm noktasında olduğunun sıklıkla vurgulandığı ve Rusya ile Çin gibi önemli küresel güçlere dikkat çekildiği görülmektedir. Stratejide Çin’in uluslararası düzeni yeniden şekillendirme ve küresel liderlik niyetinde olduğu ve ABD’nin yeni dönem stratejisinde Çin ile rekabeti kararlı bir şekilde sürdüreceği ifade edilmektedir.

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alper Kaan Selçukoğlu
Yazar 6 Ekim 2023 19 dk.

Türdiriltimi (İng:"De-extinction") kavramı, belki de bilim dünyasının görmüş olduğu en olağandışı ve ilginç kavramlardan biridir. Nesli tükenmiş canlıları, bir nevi yeniden hayata döndürme fikri, ilk duyulduğunda hem ilginç hem de neredeyse imkânsız gibi gelebilir. Ancak genel kanının aksine, bu fikrin gerçekleştirilebilirlik potansiyeli vardır ve hatta bazı başarılar elde edilmiştir. 2023 yılı itibariyle, türdiriltimi oldukça popüler bir araştırma alanı haline gelmiştir ve aldığı yatırımlar sayesinde de hızla gelişmektedir. Türdiriltimi, gelecekte ekosistem mühendisliğinden yapay rahim teknolojilerine kadar hayatımızın her alanını etkileyecek bir bilimsel araştırma sahası olma yolunda önemli adımlar atmaktadır.

Türdiriltimi, 21. Yüzyılda popüler hale gelen bir kavram olmasına rağmen, kökenleri çok daha eski zamanlara dayanmaktadır. Bu konseptin izleri, 1900'lerin başlarına ve hatta Nazi Almanya'sı dönemine kadar gitmektedir. Kulağa ütopik bir olgu gibi geldiği için birçok insan, türdiriltiminin gerçekleştirilebilir olup olmadığı sorusunu sormaktadır. Nitekim tarih boyunca çeşitli türdiriltim projeleri gerçekleştirilmiş; bazıları başarılı olmuş, bazıları ise başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

88
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Arif G.
Arif G.
111.6K UP
9 saat önce
Toprak örtülür. İsim yazılır. Bir tarih eklenir.
Ardından düzen başlar. Dualar edilir, sözler söylenir, ritüeller tamamlanır. 
Hepsi 'onlar için' denir. Oysa ölüler artık orada değildir yapılanların hiçbirine ihtiyaçları yoktur.
Sonra kalabalık dağılır. Günlük hayat geri döner. Anmalar takvime yazılır, yıldönümleri belirlenir. Çiçekler tazelenir, cümleler tekrar edilir.
Ama bunların hiçbiri ölülerin dünyasına ulaşmaz. Hepsi bu tarafta kalır. Çünkü bu dünyada ölüler için hiçbir şey yapılmaz. Yapılan her şey, geride kalanlar içindir.
Suçlulukla baş etmek için, 
boşluğu yönetebilmek için, 
sessizliği katlanılabilir hale getirmek için.
Ritüel kaybı onarmaz sadece yaşayanların dağılmasını engeller. Oysa konuşulmayan bir gerçek vardır.
Ölen gitmiştir. Eksilen, hayatın içindeki bir yer değildir, bizim içimizdeki bir bağdır. Mezar başında söylenen sözler onlara değil, kendimize yöneliktir. Unutmadık derken aslında dayanıyoruz demek isteriz. Belki mesele ölüleri anmak değil, onlarla birlikte değiştiğimizi kabul etmektir. Hangi boşluğu doldurmaya çalıştığımız, hangi acıyı düzenle bastırdığımızdır. Çünkü ölüm, gidenle ilgili değildir kalanların yeniden yaşamak zorunda kalmasıyla ilgilidir. Toprak aynı kalır. İsim sessizdir. Geriye şu soru kalır. 
Biz kimi teselli ediyoruz?
Çünkü bu dünyada yapılan her şey, yaşayan ölüler içindir.
  
Ama bu, ölüleri yok saymak değildir. Çünkü anma, mezar, söz ve sessizlik onlara ulaşmasa da onlardan kopmaz. Yapılanlar gidenin değerini inkar etmek için değil, onun yokluğuyla yaşamayı öğrenebilmek içindir. Ölüler artık ihtiyaç duymaz ama iz bırakırlar. Bu dünyada yapılan her şey yaşayanlar içindir, ölüler ise o yapılanların nedenidir.
13 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Yiğit Ekinci
Yiğit Ekinci
52.0K UP
Alıntıyı Ekleyen 14 Şubat
İnsan, diğerleriyle ilişkilerinde kendini bulur; fakat diğerlerinden kopmuş, yalnız kaldığında, nihayetinde kendi varoluşunun çelişkili boşluğuna düşer.
Kaynak: Jean-Paul Sartre, Bulantı, çev. Selahattin Hilav, Can Yayınları, 2021.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
11 Eylül
Massachusetts Amherst Üniversitesi’nden Michael Baker ve ekibi, kara deliklerin yaşam sürelerini uzatabilecek yeni bir mekanizma önerdi. Standart modele ek olarak öne sürülen “karanlık sektör parçacıkları”nın, kara deliklere karanlık bir elektrik yükü kazandırabileceği belirtiliyor. Bu yük, Hawking radyasyonunu baskılayarak kara deliklerin daha yavaş buharlaşmasına neden oluyor. Böylece, normal şartlarda çoktan yok olmuş olması gereken küçük kara delikler günümüzde hâlâ varlığını sürdürebilir.

Bu durum, evrende daha fazla kara deliğin bulunabileceği ve önümüzdeki 10 yıl içinde patlayan bir kara deliğin gözlenme ihtimalinin %90’a kadar çıkabileceği anlamına geliyor. Patlama öncesi kara deliklerin yaydığı daha zayıf radyasyon ise gama ışını arka planına katkı yapıyor. Araştırma, kara deliklerin evrimini ve karanlık maddeyle olan olası ilişkisini anlamada önemli bir adım olarak görülüyor.

304 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close