Not: Bu yazı içindeki bazı görseller okurlarımız için rahatsız edici olabilir. Konu hakkında çok daha kapsamlı bilgi için buradaki yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.
***
Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.
Not: Bu yazı içindeki bazı görseller okurlarımız için rahatsız edici olabilir. Konu hakkında çok daha kapsamlı bilgi için buradaki yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.
***
Uyarı: Bu yazımızda pornografi tüketimi ve bunun sağlık ile ilişkisinden söz etmekteyiz. İçerikte, pornografik herhangi bir detaya yer vermemekteyiz ve işin bilimsel tarafına odaklanmaktayız. Ancak yerleşik kurala uyarak, 18 yaşından küçük okurlarımız için uygun olmayabileceğini belirtmek istiyoruz.
Pornografi (ya da kısa adıyla porno), cinsel organları ve cinsel faaliyeti içeren herhangi bir materyalin, genellikle estetik veya duygusal sebeplerden ziyade, erotik duyguların uyarılması amacıyla açık olarak sergilenmesi ve ifade edilmesi demektir. Pornografi, illâ sanal ortamda olmak zorunda değildir, bir canlının, bir diğer çifti (veya daha çok sayıda bireyi) cinsel ilişki sırasında gözlemesine, daha doğrusu cinsel ilişki içerisinde olan grubun, bu aktiviteyi diğer bireylere açık halde yapmasına pornografi (kelime anlamıyla "cinsel içeriğin teşhiri") denir.
Dünya'nın atmosferi, belirli enerjilere sahip fotonlar için geçirgen değildir. 1015 ile 3x1016 Hz arasında enerjiye ve 10 nm ile 300 nm arasındaki dalga boyuna sahip moröte de bunlardan biridir. Atmosferimizde bulunan moleküller, bunlardan başlıcası ozon, morötenin atmosferden geçmesine izin vermez. Elbette bu, tüm moröte dalgaların engellendiği anlamına gelmemektedir. Bu sebeple özellikle yaz günleri, Güneş ışığı altında uzun süre kalmak, oldukça fazla moröteye maruz kalmak anlamına gelir. Fakat geçen bu moröte miktarı, atmosfere gelen ile kıyaslandığında oldukça azdır. Dolayısıyla morötede astronomik gözlemler yapabilmek için atmosferin dışına, uzaya çıkmalıyız.
Moröte astronomi, evrendeki en sıcak ve en enerjik fiziksel süreçleri anlamaya destek olur. Yıldızların üst atmosferleri, yıldız rüzgârları, sıcak beyaz cüceler, genç yıldızların çevresindeki akresyon diskleri ve yıldızlararası ortamın iyonize bileşenleri moröte dalga boylarında güçlü tayfsal izler bırakır.
Günümüzde gerçekleşen habitat kayıpları biyoçeşitliliğin hızla azalmasına neden olmaktadır. Nesli tükenmekte olan türler; iklim değişikliği, avlanma, kirlilik ve habitat kaybı gibi birçok faktöre maruz kalarak dünya üzerindeki varlıklarını devam ettirmeye çalışmaktadır. Özellikle de yaşanan habitat kayıpları birçok türün neslinin tükenme tehlikesi altına girmesinin başlıca nedenlerinden biridir. Bu durum, türlerin göç yollarını keserek ve nüfuslarını azaltarak onları olumsuz etkilemektedir. Bu sorunların ortaya çıkmasındaysa insan etkisi önemli bir yer tutmaktadır. Hızla artan nüfus ve talepler, doğal kaynakların aşırı kullanımına ve ekosistemlerde daha fazla baskıya neden olmaktadır.
Dolaysıyla nesli tükenmekte olan türleri ve habitat kayıplarını durdurmak için eyleme geçilmesi gerekmektedir. Koruma çabalarını, doğal yaşam alanlarının sürdürülebilir kullanımını teşvik etmek ve nesli tükenmekte olan türleri korumak için stratejiler geliştirmek üzerine odaklanılmalıdır. Bu durum, koruma projelerine ve stratejilerine var olan ihtiyacı artırarak ekosistemlerdeki türlerin genetik çeşitliliği, doğal yaşam alanlarını ve ekosistem işlevselliğini koruma çabalarını içeren koruma biyolojisi (İng: "conservation biology") alanın doğmasını sağlamaktadır. Koruma biyolojisi kapsamında koruma projelerini gerçekleştiren bilim insanları, bazı durumlarda ekosistemleri ya da ekosistem birimlerini incelemek ve bunların tamamını korumaya yönelik tedbir almak yerine belirli bir ekosistem bütününü temsil eden temsilci türlere (İng: "representative species") odaklanmaktadır. Bu makalede koruma planlamaları, koruma planlamalarında kullanılan tür çeşitleri, koruma biyolojisi ve koruma biyolojisinin alt araştırma alanları gibi konular ele alınacaktır.
Evet, yanlış duymadınız! Hawaii takımadalarına yeni bir üye daha geliyor. Adı da Loihi. Ancak yapılan araştırmalar Loihi’nin öyle kısa bir zaman diliminde deniz seviyesinin üzerine çıkacağını göstermiyor. Şu an deniz seviyesinin yaklaşık 970-980 metre altında yer alan Loihi denizaltı yanardağının su yüzeyine çıkması için 10.000 ile 100.000 yıllık bir sürecin işlemesi gerekiyor!
Hawaii ABD’nin 50 eyaletinden biri olup tek ada eyaletidir. 1959’da Alaska ile birlikte eyalet statüsü alıp ABD’nin en yeni eyaletleri olmuşlardır.
Yakın zamanda Maunganui Dağı'nda ölümcül heyelanlar meydana geldi. O günden beri kamp alanının üzerindeki yamaçların çökmesine neyin sebep olmuş olabileceği ile ilgili çeşitli tartışmalar yaşandı. Bu tartışmalar biri de heyelan üzerindeki Mauao'daki son ağaç kesiminin olası rolü.
Böylesi trajedilerin ardından insanların net ve tek bir açıklama araması son derece doğal. Ancak heyelanların nedenleri çok çeşitlidir. Genellikle jeoloji ve uzun vadeli yamaç evrimi, hava durumu, iklime ve arazi kullanımı başta olmak üzere pek çok etken heyelanlar üzerinde etkili.
Siz genç arkadaşlar, yorulmadan beni takibe ahdetmişsiniz. İşte ben bu sözden çok duygulandım. Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmamak ne demek? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk, her insan için tabii bir halettir. Fakat insanda yorgunluğu yenebilecek manevi bir kuvvet vardır ki, bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür. Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Ben buraya yalnız bunu size anlatmak için gelmiş bulunuyorum. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.”
Bdelloid rotiferleri bir ucunda fırçası olan bir puroya benzeyen mikroskobik hayvanlardır. Pek de etkileyici görünmezler. Ama hayvanlar alemindeki en zorlu canlılardan biridir.
Süpergüçleri ise…
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.