Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
2,500 ATP Ödüllü Soru: 3 boyutlu bir nesne 2 boyutlu bir şeye müdahale edebilir mi edebilirse bu neden ve nasıl gerçekleşir? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Eser
Ömer Baran Pehlivan
Eseri Ekleyen 4 gün önce Kitap
7.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : 長崎の鐘 (Nagasaki no Kane)
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
189.9K UP
İnceleyen 21 saat önce
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemsettin Sami’nin yazdığı ve Türk edebiyatında ilk yerli romanlardan biri kabul edilen bir eserdir. Ama bu kitabı okurken insan sadece “ilk roman” olduğunu düşünmüyor; daha çok, bir toplumun içinde sıkışmış iki insanın çaresizliğini hissediyor. Hikaye aslında çok sade. Talat ve Fitnat birbirine aşık olur ama bu aşk, dönemin gelenekleri ve aile baskısı yüzünden engellenir.

Özellikle görücü usulü evlilik ve kadının toplum içindeki konumu, bu ilişkinin önünde en büyük engel olarak çıkar. Fitnat’ın hayatı, kendi kararlarını veremeyen bir genç kadının trajedisine dönüşür.
Okurken en çok içime dokunan şey şu oldu. Hikaye bir aşk hikayesi gibi başlıyor ama aslında bir zorunluluk hikayesine dönüşüyor. Kimse gerçekten istediği gibi yaşamıyor. Herkes bir şeylere mecbur bu mecburiyet en çok Fitnat’ın hayatında ağırlaşıyor.

Şemsettin Sami burada sadece bir aşk anlatmıyor; açıkça bir eleştiri yapıyor. Kadının toplumdaki yerini, bireyin iradesinin nasıl bastırıldığını ve geleneklerin insan hayatını nasıl şekillendirdiğini gösteriyor. Belki dili bugüne göre biraz eski ve sade kalıyor ama vermek istediği duygu çok net.

Kendi kendime şunu sordum okurken herkes gerçekten kendi hayatını mı yaşıyor, yoksa ona çizilen bir hayatı mı kabul ediyor? Hayatı sen ne kadar kendine göre yaşadın ?Kendi hayatın üzerinde ne kadar söz sahibiydin ? Cevabı ise bir çoğumuzun bildiği gibi yada hiç bilmediği gibi …

Kitabın en çarpıcı yanı da bu zaten. Talat ve Fitnat’ın yaşadığı şeyler sadece onlara ait değil gibi. Sanki bir dönemin ortak kaderi bu yüzden hikaye biraz ağır, biraz da kaçınılmaz geliyor. Sonunda insan şunu hissediyor. Bu sadece bir aşkın bitişi değil, aynı zamanda bir özgürlüğün hiç başlayamaması yada insanların zamanında sorumluluğunu alamadığı bir çocuğun gün gelip farklı bir biçimde karşısına çıkması .

Kısacası Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, edebi olarak çok derin ya da karmaşık olmayabilir ama hissettirdiği şey güçlü. Basit bir hikaye üzerinden büyük bir gerçeği gösteriyor. Bazen insanın en büyük dramı, kendi hayatı üzerinde söz sahibi olamamasıdır.
Puan Ver
Talat ve Fitnat'ın Aşkı
Derleyen: Ömer Aslan
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Simay Uyanık
Simay Uyanık
20.5K UP
Üye 4 gün önce
Ben hep tutmakta zorlanan bir bireyim. Hap yutarken ister istemez kafamı hızlıca sağa sola sallıyorum, köpekler ıslanınca kurumak için yapar ya onun gibi. Atalarımızdan da böyle birşeyden fiziksel olarak rahatsı olduklarında bu hareketi yaparlarmıydı?
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Ahmet Çolak
Ahmet Çolak
118.6K UP
Alıntıyı Ekleyen 2 gün önce
Bilim yoluyla anladığımız şekliyle gerçek dünya, kendine has bir büyüye sahiptir; gerçeğin büyüsü. Bu, herhangi bir doğaüstü masaldan veya hileli bir sihirbazlık numarasından çok daha büyüleyicidir.
Kaynak: The Magic of Reality: How We Know What's Really True
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Şafak Aki
Şafak Aki
119.5K UP
1 gün önce
Sovyetler Birliği ekonomi bakanlığı ekmeğin fiyatını her yerde ve her koşulda iki ruble dört kapiğe sabitleme yetkisine sahipken, Odesa eyaletinde bir kolhozun buğday yetiştirmek yerine tavukçuluk yapmasına karar verme iradesine, Moskova'daki meşhur "Red October" fabrikasının günlük üretimini 3,5 milyon somun ekmek olarak belirleme gücüne sahipti. Diğer yandan Sovyetler Birliği bilim ve teknoloji bakanlığı tüm biyoteknoloji laboratuvarlarını Lenin Ziraat Bilimleri Akademisi'nin kötü şöhretli başkanı Trofim Lysenko'nun teorilerini benimsemeye ve kullanmaya zorladı. Çağının hâkim genetik teorilerini reddeden Lysenko, bir organizmanın yaşarken kazandığı özelliklerini doğrudan bir sonraki nesle de aktarabileceğine inanıyordu. Darwinizmi hiçe sayan bu fikir, komünist eğitim ilkeleri arasında yer edinmeyi başarmıştı. Yani Lysenko buğdayı soğuğa dayanıklı hale getirdiğinizde ondan üreyecek yeni buğdayların da soğuğa dayanıklı olacağına inanıyordu. Milyarlarca karşı devrimci buğday tohumunu yeniden eğitilmeleri için Sibirya'ya yollayan Lysenko'nun bu dâhiyane projesi yüzünden Sovyetleri Birliği'nin ABD'den ithal ettiği un miktarı katlanarak artıyordu.

- Homo Deus, Yuval Noah Harari

28 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı
Çeviren 31 Ağustos 2017
Oregon’da karaya ulaşan Ay’ın karanlık umbra gölgesi, 21 Ağustos’ta ABD’yi bir uçtan bir uca kat etti. Bu kıyıdan kıyıya uzanan güzergâh boyunca toplananlar, Güneş’in tam tutulmasına tanıklık etti. Bu, muhtemelen tarihin en geniş kitlelerle paylaşılan gök olayıydı. Ama ondan önce Ay’ın gölgesi kuzey Pasifik’e dokundu ve doğuya, karaya doğru hızla ilerledi. Bu çarpıcı kare, Oregon kıyılarından 400 kilometre açıkta, bulutlu kuzey Pasifik’in 13.700 metre üzerinde gölge yolunu keserken çekildi. Tam tutulma süresi daha kısa olsa da, ABD ana karasından görülmeden hemen önceki tutulmayı yakalıyor. Tutulmuş Güneş ufkun çok üzerinde değilken, doğu ufkunda güzel renkler beliriyor; Ay’ın gölgesinde ise yerini berrak, zifiri siyah bir stratosfer gökyüzüne bırakıyor.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
131.5K UP
Gözlemi Yapan 10 saat önce Türkiye, Çankırı
Kızılırmak - Sungurlu Yolu üzerinde kaydedilmiştir.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İbrahim Uzun
Seslendiren 25 Şubat 2022 8:06
Simülasyon teorisinin ne olduğu ve bir simülasyon içinde yaşıyor olma olasılığı konularını şu yazımızda detaylıca incelemiştik: "Simülasyon Teorisi Nedir?...
Bionluk Logo sponsorluğunda seslendirildi.
57
İnceleme
Fatma Nur İnakçı
İnceleyen10 22 Kasım 2024
1.100 insanın hayatı bir adamın cesareti ve tarihin en karanlık sayfalarından biri: Nazi rejimi.
Spielberg o karanlığı öylesine etkileyici ve açıklayıcı bir şekilde anlatmış ki izlerken bir hikaye değil insanlığın sınavını izliyorsunuz. Schindler’s List, yalnızca bir film değil siyah beyazın soğuk tonları, savaşı ve kaybolan insanlığı hissettiren bir sanatsal dokunuş. Ama tam ortasında beliren kırmızı montlu küçük kız insanlığın masumiyetine yapılan bir ağıt gibi.
Filmin her karesi her detayı gerçekliğe biraz daha yaklaştırıyor; el kamerasıyla çekilen sahneler, polonya'da kurulan setler, alman karakterleri alman oyuncuların canlandırması..Tüm bunlar savaşın dehşetini ve Schindler’in kahramanlığını daha da etkileyici kılan şeyler.
Ama film bir soruyu arka planda sürekli fısıldıyor: Bu bir kurtuluş hikayesi mi? Yoksa kaybedilen milyonları normalleştiren bir anlatı mı? Geçmişe bakarken bugünü sorgulamanıza neden oluyor.
Kesinlikle izlenmeli! Çünkü bazen bir film yalnızca bir film değildir..
9.8/10
(25 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Schindler's List
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
19
8 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
189.9K UP
İnceleyen 21 saat önce
Budalalıktan Deliliğe klasik bir roman gibi ilerleyen bir eser değildir. Umberto Eco bu kitapta farklı dönemlerde kaleme aldığı deneme, makale ve konuşmaları bir araya getirir. Bu nedenle kitap tek bir olay örgüsüne sahip değildir; ancak tüm metinleri birleştiren ortak tema insanın düşünme biçimi, yanılgıları ve “budalalık” kavramıdır.

Eserde Eco, budalalığı yalnızca bilgisizlik olarak ele almaz. Ona göre asıl tehlikeli olan, insanın yanlış düşünmesine rağmen kendinden emin olmasıdır. Yani problem bilmemek değil, yanlış bilgiyi doğru sanmaktır. Bu yaklaşım, kitabın genelinde sürekli tekrar edilen temel bir düşüncedir.

Kitapta ayrıca bireysel hatalardan çok toplumsal düşünme biçimleri incelenir. Eco, insanların kalabalıklar içinde nasıl düşündüğünü, nasıl kolayca yönlendirilebildiğini ve yanlış fikirlerin nasıl hızla yayılabildiğini sorgular. Bu bağlamda medya, ideoloji ve propaganda gibi unsurların insan düşüncesi üzerindeki etkilerine de değinir.

Eserin önemli bölümlerinden biri de komplo teorileri ve yanlış bilginin yayılmasıdır. Eco’ya göre insanlar çoğu zaman karmaşık gerçeklikler yerine daha basit ama hatalı açıklamaları tercih eder. Bu durum, komplo teorilerinin neden bu kadar etkili olduğunu açıklar. İnsan zihni, belirsizlikten kaçınmak için çoğu zaman kolay olanı seçer.

Dil ve iletişim de kitapta önemli bir yer tutar. Eco, dilin sadece bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda düşünceyi şekillendiren bir yapı olduğunu vurgular. Sözcüklerin yanlış kullanımı veya bilinçli olarak manipüle edilmesi, insanların gerçekliği algılama biçimini doğrudan etkileyebilir.

Kitapta tarihsel örneklere de yer verilir. Geçmişte insanların nasıl hatalar yaptığı, hangi yanlış inançlara kapıldığı ve bu hataların nasıl toplumsal sonuçlar doğurduğu anlatılır. Ancak Eco’nun asıl vurgusu, bu hataların geçmişte kalmadığıdır. Ona göre insan doğası değişmediği için aynı yanılgılar günümüzde de devam etmektedir.

Budalalıktan Deliliğe okurken kendimi tuhaf bir aynanın karşısında buldum. Hani bazen bir metin seni anlatmaz da, seni sana gösterir ya işte tam öyle. Kitapta ilerledikçe fark ettim ki, “budalalık” Eco’ya göre sadece bilgisizlik değil. Daha tehlikeli bir şeyde kendinden emin bir yanlışlık hali. Yani insanın bilmeden değil, yanlış bildiğini doğru sanarak hareket etmesi bu bana fazlasıyla tanıdık geldi. Çünkü dürüst olayım bazen ben de böyleyim.

Bir yerde durup düşündüm .Ben ne kadar gerçekten düşünüyorum, ne kadar sadece inandığım şeyleri tekrar ediyorum?

Eco’nun en rahatsız edici tarafı da bu zaten. Sana doğrudan “sen şöylesin” demiyor ama seni öyle bir noktaya getiriyor ki, kendi kendine itiraf etmek zorunda kalıyorsun. Gülüyorsun bazı yerlerde, ama o gülüşün içinde hafif bir huzursuzluk var. Delilik, sandığımız kadar uzak bir şey değil. Bazen sadece bir adım ötede. Hatta bazen o adımı attığımızın farkında bile değiliz. Galiba en zor olan şu insan kendi budalalığını fark ettiğinde ne yapar? Tam bir felaket anı gibi oluyor insanın dünyası :((
Puan Ver
Orjinal Adı : Pape Satàn Aleppe: Cronache di una società liquida
Derleyen: Umberto Eco
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bizler, birer insan olarak, insanlığa sesleniyoruz: İnsanlığınızı hatırlayın ve gerisini unutun. Bunu yapabilirseniz yeni bir cennetin yolunu açmış olacağız. Eğer yapamazsanız, evrensel bir ölüm sizi bekliyor olacak."
Bertrand Russell
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)