Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
196.6K UP
İnceleyen 3 gün önce
Merhaba
Nagazaki'ye atom bombası atıldığında radyolog olarak çalışan Takaşi Nagai'nin o dönemleri anlattığı otobiyografik Japon edebiyatı klasiğidir. ilk etki, yardım süreci, bir milletin yaşadığı travma ve radyasyon için uyguladıkları tedaviler gibi değişik konular ele alınmaktadır. ayrıca yazıldığı yıl Amerikan işgali altında olduğundan Japonya'da yayımlanmasına ancak 1949'da izin verilmiştir.

Nagazaki'nin Çanları üzerine düşündüğümde, aklıma ilk gelen şey şu oluyor: Bu kitap bir felaketi anlatmaktan çok, felaketin içindeki insanı anlatıyor. Takashi Nagai sadece Nagasaki’ye atılan atom bombasını ve onun yarattığı yıkımı aktarmıyor; o yıkımın içinde bir insanın nasıl ayakta kalmaya çalıştığını, nasıl anlam aradığını ve nasıl kabullendiğini anlatıyor.
Yazarın dili çok sade, hatta yer yer neredeyse çıplak. Ama bu sadelik metni zayıflatmıyor, tam tersine daha etkili hale getiriyor. Çünkü anlatılan şey zaten çok ağır. Süslenmiş cümlelere ihtiyaç yok. Her cümlede yaşanmışlık hissi var; sanki bir roman değil de birinin iç döküşünü okuyorsun. Bu da metni daha samimi ve daha sarsıcı yapıyor.

Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri, böylesine büyük bir yıkım karşısında öfke yerine daha çok bir kabulleniş ve anlam arayışı olması. Normalde böyle bir olaydan sonra nefret, isyan ya da suçlama beklersin. Ama Nagai daha farklı bir yerde duruyor. O, yaşananları anlamlandırmaya çalışıyor. Acıyı inkâr etmiyor ama onun içinde bir anlam bulmaya çabalıyor. Bu yönüyle metin sadece bir tarihsel tanıklık değil, aynı zamanda felsefi ve hatta biraz da spiritüel bir metin haline geliyor.
Eşini kaybetmesi, yaşadığı fiziksel ve ruhsal yıkım, hastalığı ve tüm bunlar metnin duygusal derinliğini artırıyor. Ama yazar hiçbir zaman melodrama kaçmıyor. Acıyı abartmıyor, olduğu gibi bırakıyor. Bu da okur üzerinde daha güçlü bir etki yaratıyor. Çünkü anlatılan şey yapay değil, gerçek.

“Çan” metaforu da kitabın en güçlü imgelerinden biri. Çanlar bir yandan ölüler için çalıyor gibi, ama bir yandan da yaşayanlara sesleniyor. Sanki geçmişi unutmamak, hatırlamak ve belki de değişmek için bir çağrı yapıyor. Kitap, sadece Nagazaki'ye yaşananları öğrenmek için okunacak bir metin değil. Daha çok, insanın en zor koşullarda bile nasıl ayakta kalabildiğini, acıyla nasıl birlikte yaşayabildiğini ve inanç ya da anlam duygusunun insanı nasıl taşıyabildiğini görmek için okunmalı. Okuduktan sonra insanın içinde bir sessizlik kalıyor. Gürültülü bir etki bırakmıyor; daha çok içe işleyen, yavaş yavaş düşündüren bir iz bırakıyor.
8.5/10
(2 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : 長崎の鐘 (Nagasaki no Kane)
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Eser
Alexander Fayette
Eseri Ekleyen 2 gün önce Kitap
Puan Ver
The Case for Secession, Radical Decentralization, and Smaller Polities
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
Ertugrul Batır
Seslendiren 3 gün önce 10:37
Bu yazımızda, sizleri ve çocuklarımızı, her evde bulunabilen ve birkaç basit malzemeyle yapılabilen birbirinden harika 7 adet deneyle tanıştırmak istiyoruz....
3
Ferit Görür
Ferit Görür
217.7K UP
Çeviren 4 gün önce 5 dk.

Günümüzde çoğu araba yolculuğu, gününüzü yavaşlatan bir tür trafik sıkışıklığı, yol çalışması veya rastgele bir tehlike içeriyor gibi görünüyor. Ancak durum çok daha kötü olabilir.

Örneğin, size doğru gelen başka bir arabayla dar bir dağ geçidinde ilerlemeye ne dersiniz; hem de tek bir yanlış hareketin felaketle sonuçlanabileceği bir yerde? Dünyanın birçok bölgesinde karşılaşılan gerçek tam olarak budur. Buralarda bir noktadan diğerine gitmenin tek yolu, hayatınızı kendi ellerinize almaktır. Bu yüzden kemerlerinizi bağlayın, çünkü dünyanın en tehlikeli yollarından bazılarında ürkütücü bir yolculuğa çıkıyoruz.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
196.6K UP
İnceleyen 5 gün önce
Budalalıktan Deliliğe klasik bir roman gibi ilerleyen bir eser değildir. Umberto Eco bu kitapta farklı dönemlerde kaleme aldığı deneme, makale ve konuşmaları bir araya getirir. Bu nedenle kitap tek bir olay örgüsüne sahip değildir; ancak tüm metinleri birleştiren ortak tema insanın düşünme biçimi, yanılgıları ve “budalalık” kavramıdır.

Eserde Eco, budalalığı yalnızca bilgisizlik olarak ele almaz. Ona göre asıl tehlikeli olan, insanın yanlış düşünmesine rağmen kendinden emin olmasıdır. Yani problem bilmemek değil, yanlış bilgiyi doğru sanmaktır. Bu yaklaşım, kitabın genelinde sürekli tekrar edilen temel bir düşüncedir.

Kitapta ayrıca bireysel hatalardan çok toplumsal düşünme biçimleri incelenir. Eco, insanların kalabalıklar içinde nasıl düşündüğünü, nasıl kolayca yönlendirilebildiğini ve yanlış fikirlerin nasıl hızla yayılabildiğini sorgular. Bu bağlamda medya, ideoloji ve propaganda gibi unsurların insan düşüncesi üzerindeki etkilerine de değinir.

Eserin önemli bölümlerinden biri de komplo teorileri ve yanlış bilginin yayılmasıdır. Eco’ya göre insanlar çoğu zaman karmaşık gerçeklikler yerine daha basit ama hatalı açıklamaları tercih eder. Bu durum, komplo teorilerinin neden bu kadar etkili olduğunu açıklar. İnsan zihni, belirsizlikten kaçınmak için çoğu zaman kolay olanı seçer.

Dil ve iletişim de kitapta önemli bir yer tutar. Eco, dilin sadece bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda düşünceyi şekillendiren bir yapı olduğunu vurgular. Sözcüklerin yanlış kullanımı veya bilinçli olarak manipüle edilmesi, insanların gerçekliği algılama biçimini doğrudan etkileyebilir.

Kitapta tarihsel örneklere de yer verilir. Geçmişte insanların nasıl hatalar yaptığı, hangi yanlış inançlara kapıldığı ve bu hataların nasıl toplumsal sonuçlar doğurduğu anlatılır. Ancak Eco’nun asıl vurgusu, bu hataların geçmişte kalmadığıdır. Ona göre insan doğası değişmediği için aynı yanılgılar günümüzde de devam etmektedir.

Budalalıktan Deliliğe okurken kendimi tuhaf bir aynanın karşısında buldum. Hani bazen bir metin seni anlatmaz da, seni sana gösterir ya işte tam öyle. Kitapta ilerledikçe fark ettim ki, “budalalık” Eco’ya göre sadece bilgisizlik değil. Daha tehlikeli bir şeyde kendinden emin bir yanlışlık hali. Yani insanın bilmeden değil, yanlış bildiğini doğru sanarak hareket etmesi bu bana fazlasıyla tanıdık geldi. Çünkü dürüst olayım bazen ben de böyleyim.

Bir yerde durup düşündüm .Ben ne kadar gerçekten düşünüyorum, ne kadar sadece inandığım şeyleri tekrar ediyorum?

Eco’nun en rahatsız edici tarafı da bu zaten. Sana doğrudan “sen şöylesin” demiyor ama seni öyle bir noktaya getiriyor ki, kendi kendine itiraf etmek zorunda kalıyorsun. Gülüyorsun bazı yerlerde, ama o gülüşün içinde hafif bir huzursuzluk var. Delilik, sandığımız kadar uzak bir şey değil. Bazen sadece bir adım ötede. Hatta bazen o adımı attığımızın farkında bile değiliz. Galiba en zor olan şu insan kendi budalalığını fark ettiğinde ne yapar? Tam bir felaket anı gibi oluyor insanın dünyası :((
Puan Ver
Orjinal Adı : Pape Satàn Aleppe: Cronache di una società liquida
Derleyen: Umberto Eco
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hasan Polat Bakar
10 saat önce
Bilmediğini bilenler arasından ağzını ilk açan bilgiye erişen kişi değil bilmemesine rağmen tahmin yürütme ve yanılma cesaretini gösteren kişidir.
11 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Lüzumsuz Adam
Lüzumsuz Adam
102.1K UP
Fizik öğrenicisi 9 Temmuz 2020 Sen de Cevap Ver

"Kuantum etkileşim hızının ışık hızının ortalama 50 bin katı olduğu ölçülmüş" konusunda bilgi sahibi değilim. Ancak dolaşık haldeki iki (ya da daha fazla sayıda) parçacığın "birbirleriyle haberleşiyor olması", "aralarında etkileşim olması" şeklindeki açıklamalar pek tutarlı yerlere götürmüyor bizi. Kuantum fiziğinin doğum aşamalarında da bazı tuhaflıkları klasik kavramlarla açıkmaya çalışmıştı bilim insanları. Örneğin fotoeletrik olayı, klasik elektromanyetik teori kavramlarıyla açıklamaya çalışmışlardı. Keza, Compton saçılması, siyah cisim ışıması gibi olayları da klasik kavramlarla açıklamaya çalıştılar. Ancak başarılı olamadılar. Başarılı olabilselerdi kuantum fiziği muhtemelen doğmamış olurdu.

Bilimin gelişimi esnasında karşımıza çıkan paradigma değişimlerinin dönemleri kendisini hep bu şekilde gösterir: "eski" kavramlarla "tuhaf" bazı olayları açıklamaya çalışmak, ama çuvallamak. Sonra yeni kavramlar inşa etmek, kavramlar arası ilişkileri yıkıp yeniden kurmak: yani yeni bir teori.

Dolaşıklık konusuna da sanırım böyle bakmakta fayda var. "Eski" kavramlarla açıklamaya çalışmak ama çuvallamak. Bu eski kavramlar da "etkileşim" , "bilgi aktarımı" vb. Ne olursa olsun dolaşık parçacıklar arasında ışık hızından daha büyük bir aktarım çelikisine yol açıyor bu akıl yürütmeler.

Tüm Reklamları Kapat

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 3 Şubat 2019
İnsan ruhu, görünmez bir güç tarafından itilmektedir ve her zaman şunu soracaktır: Onun ötesinde ne var?
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
26
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 5 saat önce İstanbul₺350,00 - ₺550,002 Mayıs
Yapay Zeka Destekli Kodlama - İlk Uygulamanı Tasarla!
02 Mayıs 2026 14:00 tarihinden 02 Mayıs 2026 17:00 tarihine kadar.

Yapay zeka araçlarını kullanarak, saatler içinde çalışan web sitenizi veya uygulamanızı yapmaya hazır mısınız? Eyüp Can Akman (Software Architect @ Evrim Ağacı) tarafından yönetilecek olan bu workshop'ta sizi neler bekliyor? Sıfır ön bilgiyle, kodlama bilmenize gerek kalmadan, yapay zekayı bir kodlama asistanı gibi kullanmayı ve yönlendirmeyi öğrenip, ücretsiz araçlarla profesyonel sonuçlar almanın yollarını keşfedeceğiz. Teorik bilgiyle kalmayıp, kendi bilgisayarlarımızda uygulama geliştireceğiz. Günün sonunda kendi yaptığınız uygulamayı internette canlıya alıp, linkini paylaşabileceksiniz. Kontenjan sınırlıdır, yerinizi hemen ayırtın. Not: Katılım için herhangi bir yazılım veya teknik bilgi geçmişi gerekmemektedir. Kendi laptopunuzu getirmeniz yeterlidir.

Devamını Göster
4
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sinan Ertaş
Sinan Ertaş
60.8K UP
5 gün önce
Eğer ki evren zaman içerisinde kendi üzerine çöküyor ve yeniden bir Bang Bang yaşanıyorsa ve bu sonsuz döngü şeklinde yaşanıyorsa, bu, hepimizin aynı hayatı sonsuz defa yaşadığı anlamına gelir. Eğer ki evren gerçekten sonsuzsa ve sürekli bir Big Bangler silsilesi yaşanıyorsa, bu, çok çok uzun zaman sonra bile olsa aynı evrenin tekrardan var olabileceği ve akıl almaz süreler içerisinde sonsuz defa tekrardan var olabileceği anlamına gelir. Belki de aynı gerçekliği, aynı hayatı sonsuz defa yaşıyoruzdur ancak her seferinde yeniden başladığımız için her yaşamımız ilk yaşamımız gibi hissettiriyor olabilir.
44 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bunu sadece Evrim Ağacı'nın eskileri bilir. 2010 yılında kurulan Evrim Ağacı'nın en önemli parçalarından biri, evrim ve ilgili konularda ürettiğimiz devasa Makale Arşivi'mizdi. Bu arşivimiz, her geçen gün daha da büyüyen şekilde yoluna devam ediyor. Nostalji yapmak isteyenlere önerilir!

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bir cumhuriyet, hukuk ve onur prensipleri aşılanmış vatandaşlar olmaksızın hayatta kalamaz."
Charles Darwin
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)