Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 7 Mayıs 2019 48 dk.

Uyku, birçok hayvan türünde ortak olarak paylaşılan bir özelliktir. 2012 itibariyle Türkiye’de doğan bebeklerin ömür uzunluğu beklentisi ortalamada 75 yıl civarıdır. Bu kadar yaşayacak insanların ortalamada 25 yıllarını gözleri ve algıları kapalı bir şekilde, uyku halinde geçireceklerini düşünürsek, uykunun türümüz için ne kadar önemli olduğunu fark etmek mümkündür. Sadece türümüz için de değil… Neredeyse beynin ilk evrimleştiği zamanlardan beri çeşitli uyku formları da canlılara eşlik etmiştir. Bu durumda, eğer ki evrimsel tarihimizi aydınlatmak, beyinlerimizin nasıl çalıştığını anlamak ve kendimizi daha iyi tanımak için uykunun nasıl evrimleştiğini ve neden var olduğunu anlamamız gerekmektedir. Günümüzde uykunun hem evrimine, hem de canlılardaki işlevine yönelik çok kapsamlı ve çok yönlü birçok araştırma yürütülmektedir. Bu yazıda, güncel uyku araştırmalardan bazı örnekler ve sonuçlar sunarak sizlere sadece uykuyu, evrimini ve hayatımızdaki yerini anlatmakla kalmayacağız; aynı zamanda uykuyla yakından ilişkilendirilen birçok ilginç konuyu (örneğin rüyaları, uyku sırasındaki düşme hissinin neden yaşandığını, vb.) en temel düzeyde ve basit bir dille anlatmaya çalışacağız. Umarım faydalı olacaktır.

Eğer ki uykuyu anlamak istiyorsak, öncelikle onu tanımlamamız gerekmektedir. Ancak biz insanlar da dâhil olmak üzere binlerce farklı hayvan türünün her gün saatlerce yaptığı bu davranışı tanımlamanın çok da kolay olmadığı görülecektir. Merriam-Webster sözlüğü uykuyu “gözlerinizin ve bilincinizin kapalı olduğu doğal dinlenme hali” olarak tanımlamaktadır. Bu daha ziyade halka yönelik ve bilimselliğe pek de ağırlık vermeyen bir tanımdır. Türk Dil Kurumu ise bu olguyu “Dış uyaranlara karşı bilincin, bütünüyle veya bir bölümünün yittiği, tepki gücünün zayıfladığı ve her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı dinlenme durumu” olarak tanımlamaktadır. Bu tanımın özellikle “her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı” kısmının aslında bir yanılgı ve hata olduğunu yazının ilerleyen kısımlarında göreceğiz. Bu hatadan biraz daha arındırılmış ve biraz daha bilimsel bir tanım, Macmillian tarafından basılan Öğrenciler İçin Sözlük’te bulunabilir: “Uyku, bilinç düzeyinin değiştiği, duyusal aktivitenin ve neredeyse tüm istemli kasların baskılandığı doğal olarak kendini tekrar eden bir durumdur.”

364
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Pedram Türkoğlu
Yazar 14 Mayıs 2017 27 dk.

Böcekler derin deniz dipleri hariç neredeyse her habitattan rapor edilmişlerdir. Çoğu türü karasal olmasına karşın, birçoğu da yetişkin veya larval evrelerinde tatlı sularda ya da tuzlu su bataklıklarında yaşarlar. Az sayıda tür (okyanus koşucuları Holobates cinsinin tümü) açık okyanus yüzey suları üzerinde yaşayabilmesine karşın şaşırtıcı bir şekilde yetişkin böcekler okyanuslara uyum sağlamayı başaramamıştır. Muhtemelen yüksek basınçta su geçiren ve kırılgan olan dış iskeletleri okyanuslarda uyum başarısı sağlayamamıştır. Bu başarıyı sağlayanlar da zaten artık ''böcek'' değildir. Bu sınıfta yaklaşık 29 takım, 949 aile ve 1.1 milyon böcek türü tanımlanmış, büyük olasılıkla bu sayının en az 3 katı daha tanımlanmayı beklemektedir. Benzer bir şekilde şimdilik 95 milyon böcek türünün fosillerde de mevcut olduğu sanılmaktadır. Örneğin Meganeuropsis permiana 245 milyon yıl önce yaşamış, 71 cm'lik kanat açıklığı ile şimdiye kadarki bulunan en büyük böcektir. Aslında böcekler, uçma ilk evrimleştiğinde başka hiçbir organizma tarafından yaşam şekli olarak kullanılmamaktaydı. Bu nedenle rekabete girebilecek başka hayvan grupları olmadığından uyumsal başarıları da engellenememiştir. Birtakım amfibiler dışında Dünya'da onları eleyebilecek başka bir tür yoktu. Böylece sayıları artmış ve yanında bitkilerin çeşitliliğini getirmiştir.

Yusufçuklar ve kızböcekleri, bilinen en eski böcek takımları arasında yer alır. Kanat açıklıkları 19 cm'ye ulaşabilen bu hayvanlar genellikle suya yakın yerlerde yaşayan, uçarken başka böcekleri avlayan birer yırtıcıdır. Boyları 25 cm'yi bulan en iri türlerden bazıları küçük kuşları ve sürüngenleri de avlar. Örneğin Mavi yusufçuk (Pachydiplax longipennis) birlikte veya ayrı ayrı çırpabildiği büyük çifte kanatlarıyla ileri ya da geri uçabilir, havada asılı kalabilir. Şafak yusufçuğu (Trithemis aurora) da etçil beslenmeye uygun ağız yapısına sahiptir. Termit ve hamamböcekleri avlanamaz. Hamamböcekleri genelde çürümüş bitki artıklarıyla, memelilerin ve kuşların artıklarını yer. Termitler ise ölü ağaçlarla beslenir. Besinlerin dönüşümünü sağlamakla birlikte, kentsel yaşam alanlarında binalara zarar verir. Çekirgeler ve ağustosböcekleri ise omnivordur (hepçildir). Bedeninin geri kalanını hareket ettirmeden kafasını çevirebilen tek böcek de peygamberdevesidir (Mantis takımı). Avcı böcekler dışında bokböcekleri gibi detritivor olan böcekler de ekosistemdeki kimyasalların yeniden döngüye katılmasında önemlidirler. Bazı böcekler, bitkilerin ya da hayvanların iç parazitidir. Diğerleri konağın kanını emer ya da yüzeyindeki dokuları tüketirler. Tüm böcek türlerinin yaklaşık %20'si parazitoiddir.

82
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 1 gün önce İstanbul₺250,00 - ₺350,0028 Şubat
İnsan Yaşamının Psikolojik Evrimi
28 Şubat 2026 14:00 tarihinden 28 Şubat 2026 17:00 tarihine kadar.
Günümüz insanının duygu dünyasını, kaygılarını ve davranış örüntülerini anlamak için bu etkinlikte tarih öncesi yaşama bakıyoruz. Klinik psikoloji ve evrimsel perspektifi bir araya getiren bu buluşma, insanın ruhsal ve düşünsel evriminin izlerini arkeolojik kalıntılar, semboller ve erken dönem yaşam pratikleri üzerinden birlikte yorumlamayı amaçlıyor. Kaygının kökeni, aidiyet ihtiyacı, ritüellerin ve sembollerin ortaya çıkışı, duyguların neden bazen “çok eski” hissettirdiği gibi sorular; tarih öncesinden bugüne uzanan bir çerçevede ele alınıyor. İnsan davranışlarının gerçekten değişip değişmediği, yoksa yalnızca ifade biçimlerinin mi dönüştüğü tartışılıyor. Etkinlik boyunca;
  • Kaygı, korku, güven ve aidiyet gibi temel duyguların evrimsel temelleri,
  • İnsan zihninin belirsizlikle baş etme yolları,
  • Ritüellerin, sembollerin ve hikâye anlatıcılığının psikolojik işlevleri,
  • Günlük hayatta yaşadığımız stres ve tehdit algılarının “eski bir alarm sistemi” ile ilişkisi üzerine disiplinlerarası bir değerlendirme yapılacaktır.
  • Konuşmacılar:
  • Klinik Psikolog Eren Yalçın
  • Dr. Hüreyla Merel Balcı
  • Tarih: 28 Şubat 2026
    Saat: 14.00
    Mekân: Vogs Coffee, Bahariye / Kadıköy
    Devamını Göster
    0
    0 Yorum
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Çağrı Mert Bakırcı
    Yazar 15 Mayıs 2021 22 dk.

    Adaptasyon, Doğal Seçilim yoluyla evrimleşen özelliklerin tamamına verilen isimdir. Dolayısıyla adaptif bir özellik, canlının bulunduğu ortamda hayatta kalma başarısını (uyum başarısını) artırır. Bu özellikler, popülasyon içinde çeşitlilik mekanizmalarıyla rastgele ve sürekli yaratılırlar, ancak yalnızca uygun çevre şartları oluştuğunda seçilirler. Bu özelliklerin evrimleşmesi sonucu, canlının ortamına "adapte olduğunu" söyleriz.

    Daha önceden de izah ettiğimiz gibi, adaptasyon olgusu, evrimi harici bir bağlamda anlamsızdır; yani adaptasyonların evrimsel değişim olmadığını iddia etmek, tanım gereği oksimorondur: Adaptasyon, Doğal Seçilim yoluyla evrimleşen özelliklere verilen isimdir. Bir şey adaptasyon olup da evrimleşmemiş olamaz. Ancak evrimleşmiş her özellik adaptasyon değildir: Örneğin Cinsel Seçilim yoluyla evrimleşen özellikler her zaman "adaptasyon" kapsamında görülmez (bu, tartışmalı bir yaklaşım olsa da). Daha yaygın kabul edilen şekilde, Genetik Sürüklenme nedeniyle evrimleşen özellikler adaptasyon değildir.

    239
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Evrim Ağacı'ndan Mesaj

    Evrim Ağacı'nda yayınladığımız bilim haberlerini anlık olarak Bundle üzerinden de okuyabileceğinizi biliyor muydunuz?

    Ozan Zaloğlu
    Ozan Zaloğlu
    313.9K UP
    Çeviren 7 Temmuz 2017 6 dk.

    Üçlü karanlık kişilik (DTP) bozukluğunun ana özellikleri narsisizm (kendine hayranlık), Makyavelcilik ve psikopatidir. Bu özellikler insanlarda aşırı kendini beğenmişlik, çıkarcı bir tutum ve empati eksikliği olarak kendilerini gösterir. İnsan nüfusunun ne kadarının bu özellikleri barındırdığı belli değil; fakat yapılan çeşitli çalışmalar ve tahminler, oranın yüzde 1 ile yüzde 10 arasında bir yerde olduğunu gösteriyor. 

    Akademik çalışmalar, DTP'lerin genellikle kendileriyle bir takıntıları olduğu ve diğer insanların duygularındaki anlamı görmekte zorlandıklarını gösteriyor. Bu yüzden, bu kişilerin ilişkileri genelde kötü davranış ve kontrol içerir. Romantik partnerler (eşler), bu kişilerin gözünde birdenbire değerlerini yitirirler ve nihayetinde terk edilirler; ancak öncesinde DTP'li kişiler bu partnerleri kötüye kullanır ve deli olduklarına inanmaları için manipüle edilirler. 

    38
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Mert Karagözoğlu
    Çeviren 23 Nisan 2022 5 dk.

    Omicron dalgası Amerika'yı kasıp kavururken anaokulundan 12. sınıfa kadar olan süreyi kapsayan "K-12 eğitimi", artan ihtiyaçların altında ezilen alanlardan birisi oldu. Güncel haber başlıkları; personel ve taşıma zorluklarını, yüz yüze ve uzaktan eğitime yönelik ebeveyn endişelerini, sendikalar ile bölge yönetimleri arasındaki çekişmeleri yansıtıyor. Bütün bunlar arasında öğretmenlerin sınıf içinde maruz kaldığı zorluklar gözden kaçabiliyor.[1][2][3]

    Bu yazının konusu olan araştırmanın bir kısmı çerçevesinde, 2020 yılının Mart ayından beri Amerika'nın orta-batı bölgesinde yer alan bir banliyö ilkokulunda görevli bir grup öğretmenin deneyimleri takip edildi. Pandemi süresince öğretmenlerin deneyimlerinde ve hâllerinde kimi çeşitlilikler gözlense de yazı konusu olan araştırma, öğretmenlerin durumlarının oldukça zor olduğunu gösteriyor.

    17
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Hakan Orhan
    Hakan Orhan
    83.7K UP
    Uyarlayan 3 gün önce 3 dk.

    Avrupa Kalp Dergisi Dijital Sağlık'ta yakın zamanda yayınlanan bir çalışmada uzun süreli cep telefonu kullanımının potansiyel sağlık etkileri, özellikle de yüksek tansiyon geliştirme riski incelendi. Çalışmada yapılan analiz ile ortaya çıkan sonuç, haftada 30 dakika veya daha fazla cep telefonu görüşmesi yapan bireylerin, telefon görüşmelerine daha az zaman ayıranlara kıyasla yüksek tansiyon riskinin %12 daha fazla olduğu idi.

    Bu kapsamlı çalışmada, hipertansiyon öyküsü olmayan 37 ila 73 yaş arası 212.046 yetişkinin örneklemini içeren İngiltere Biyobankası veri tabanı kullanıldı. Katılımcılar; cep telefonu kullanım alışkanlıklarına ilişkin olarak kullanım süresi, haftalık telefon görüşme süreleri ve kulaklık ya da hoparlör gibi cihazları kullanıp kullanmadıkları hakkında bilgi verdi.

    6
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Eser
    Ece Müker
    Ece Müker
    603.9K UP
    Eseri Ekleyen 8 Haziran 2023 Film
    10.0/10
    (7 Kişi)
    Puan Ver
    Orjinal Adı : Beau is Afraid
    Yönetmen: Ari Aster
    İnceleme Yaz
    Sonra İzleyeceklerime Ekle
    İlanAraştırma Anketi
    Duygu Taşfiliz
    İlanı Ekleyen 1 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz20 Şubat
    Romantik İlişkisi Olmayan Bireylerin İyilik Hali Araştırması
    20 Şubat 2026 19:00 tarihinden 28 Şubat 2026 19:00 tarihine kadar.
    Bu çalışmanın amacı, bekar bireylerin (yani romantik bir ilişkisi olmayan kişilerin) esenlik düzeylerini ve arkadaşları ve aileleriyle olan ilişkilerini nasıl algıladıklarını incelemektir. Bu bilimsel araştırmaya olan içtenlikle verdiğiniz cevaplar ve katkılarınızdan dolayı şimdiden teşekkür ederiz!
    Devamını Göster
    0
    0 Yorum
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    İnceleme
    Ahmet Alper Yüksel
    İnceleyen 1 Ekim
    Daha önce sitcom türünde The Big Bang Theory, Young Sheldon, Friends, Joey, How I Met Your Mother'ı izledim. Daha sonra "sitcom izlemek istiyorum ama farklı bir şeyler de olsun" düşüncesiyle Community'yi izlemeye başladım.

    Community; bir bölüm çizgi filme dönen, bir bölümde karakterleri Edi İle Büdü gibi kuklalara dönüşen, karakterlerinden Abed'in dördüncü duvarı yıktığı, verdiği referanslarla sizi güldürürken gerilim filmindeymişsiniz gibi gerebilen, dram filmi izliyormuşsunuz gibi tribe sokabilen bir dizi.

    Altı sezonluk dizinin ilk iki sezonu gerçekten efsaneydi. Üçüncü sezon da gayet iyiydi. Dördüncü sezonda ortalama bir sitcoma yaklaştı ve maalesef son iki sezon beklentinin oldukça altında kaldı. Buna dizi setinde yaşanan olaylar ve bazı oyuncuların ayrılması sebep oldu. Dolayısıyla "izlediğim en iyi sitcom" diyemem ancak en sevdiğim sitcom bölümleri gibi bir liste yaparsam ilk sıraları bu dizi doldurur. Sadece paintball bölümleri için bile izlemeye değer.

    Özetle "Ben yine sitcom izleyeyim ama farklı bir şeyler olsun." diyorsanız başlamanız gereken dizidir, Community.
    Dizi
    10.0/10
    (3 Kişi)
    Puan Ver
    Yönetmen: Dan harmon
    Oyuncu: Dan harmon
    İnceleme Yaz
    Sonra İzleyeceklerime Ekle
    5
    0 Yorum
    • Şikayet Et
    • Mantık Hatası
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Söz
    Sonya Demirboğa
    Sonya Demirboğa
    75.6K UP
    Alıntıyı Ekleyen 1 gün önce
    Ben hiçbir zaman kırık bir şeyin parçalarını toplayıp yapıştıracak ve onun eskisi kadar güzel ve kusursuz olduğuna kendimi inandıracak kadar sabırlı bir adam olmadım. Onu yapıştırıp bütün hayatım boyunca çatlak yerlerini göreceğime, sağlamken olduğu gibi hatırlamayı tecih ederim.
    Kaynak: Rüzgar Gibi Geçti
    4
    0 Yorum
    • Şikayet Et
    • Mantık Hatası
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Ege Can Karanfil
    Ege Can Karanfil
    133.9K UP
    Çeviren 12 Nisan 2021
    Temel parçacıklar ne kadar hızlı yalpalar? Görünüşte önemsiz görünen bu sorunun şaşırtıcı cevabı, ABD New York’taki Brookhaven Ulusal Laboratuvarı’ndan 2001 yılında geldi ve fizikte yaydın olarak benimsenen parçacık fiziğinin Standart Modelinin eksik olduğunu gösterdi. Daha spesifik konuşmak gerekirse, ağır elektron ile benzerlikler gösteren parçacık yani müon, g-2 olarak bilinen bir dizi deneyde incelendiği sırada nispeten büyük bir yalpalamaya sahipti. Brookhaven’ın bulguları, dünyanın dört bir yanındaki diğer deney gruplarını, çalışmayı onaylamaları için harekete geçirdi ve teorisyenlere bunu daha iyi anlamaları için baskı yaptı. Geçtiğimiz hafta, Illinois’deki Fermi Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı‘nda (Fermilab) yürütülen ve burada gösterilen en hassas müon yalpalama deneyi de Brookhaven’ın sonucuyla aynı fikirde. Beklenmedik bu yalpalama hızı, şimdiye kadar var olmuş olan sanal parçacık denizinin şu anda bilinmeyen türleri içerdiğini gösterebilir. Alternatif olarak, karmaşık teorik öngörü hesaplamalarında kusurların var olduğunu gösterebilir. Fermilab’ın g-2 deneyinde yapılacak olan çalışmalar, ölçtüğümüz evren ile anladığımız evren arasındaki istatistiksel farkı daha da artırabilir.
    6
    0 Yorum
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Evrim Ağacı'ndan Mesaj

    Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

    Tüm Reklamları Kapat
    Yusuf Berat İlgin
    Yazar 4 gün önce 4 dk.

    NASA’nın Artemis programı, 1972 yılında sona eren Apollo döneminden bu yana insanlığı ilk kez Ay’ın ötesine taşımaya hazırlanıyor. Artemis II, insanları Ay yüzeyine indirmeyi ve nihayetinde Mars’a ulaştırmayı hedefleyen "Ay'dan Mars'a" stratejisinin önemli bir noktasıdır. Yaklaşık 10 gün sürmesi planlanan bu görev, dört astronotu Ay’ın çevresinde dolaştırarak derin uzay sistemlerinin insan yaşamını destekleyip destekleyemeyeceğini kanıtlamayı amaçlamaktadır. Görev, NASA'nın şimdiye kadar inşa ettiği en güçlü roket olan Space Launch System (SLS) ile Orion uzay aracının mürettebatlı ilk sınavı olacaktır.

    Görevin başarısı, mürettebatı taşıyacak olan ve şimdiye kadar derin uzay keşfi için yapılmış en karmaşık araçlardan biri sayılan Orion uzay aracının performansına bağlıdır. Orion, işlevleri hayati önem taşıyan iki ana modülün entegre çalışmasına dayanır. Aracın üst kısmında yer alan ve NASA tarafından geliştirilen Mürettebat Modülü, astronotların görev boyunca yaşayacağı, çalışacağı ve Dünya'ya dönerken atmosferin zorlu koşullarından korunacağı tek alandır.

    14
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Evrim Ağacı'ndan Mesaj

    Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

    Çınar Yılmaz
    1 gün önce
    selam benim aklıma bir soru takıldı şu ana kadar elimizde yeterli bir bilgi yok ve (evrimagaci.org)un çürümesini istemedim /  Kuantum fiziğine göre bir elektron, biz ona bakana kadar her yerdedir (dalga hali). Baktığımız an ise tek bir noktada belirir (parçacık hali).
    13 görüntülenme
    0
    0 Yorum
    • Şikayet Et
    • Mantık Hatası
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Daha Fazla İçerik Göster
    Keşfet
    Ara
    Yakında
    Sohbet
    Agora

    Bize Ulaşın

    ve seni takip ediyor

    Göster

    Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

    Göster

    Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

    Geri dön

    Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

    Geri dön

    Close
    Kapak Görseli Seç
    Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
    Kareler yükleniyor…
    Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
    0:00 / 0:00
    Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
    Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)