Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 6 Ekim 2012 32 dk.

Uyarı: Bu yazımızda pornografi tüketimi ve bunun sağlık ile ilişkisinden söz etmekteyiz. İçerikte, pornografik herhangi bir detaya yer vermemekteyiz ve işin bilimsel tarafına odaklanmaktayız. Ancak yerleşik kurala uyarak, 18 yaşından küçük okurlarımız için uygun olmayabileceğini belirtmek istiyoruz.

Pornografi (ya da kısa adıyla porno), cinsel organları ve cinsel faaliyeti içeren herhangi bir materyalin, genellikle estetik veya duygusal sebeplerden ziyade, erotik duyguların uyarılması amacıyla açık olarak sergilenmesi ve ifade edilmesi demektir. Pornografi, illâ sanal ortamda olmak zorunda değildir, bir canlının, bir diğer çifti (veya daha çok sayıda bireyi) cinsel ilişki sırasında gözlemesine, daha doğrusu cinsel ilişki içerisinde olan grubun, bu aktiviteyi diğer bireylere açık halde yapmasına pornografi (kelime anlamıyla "cinsel içeriğin teşhiri") denir.

247
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 23 Ağustos 2011 4 dk.

"Mantık hatası" kalıbı, tıpkı "teori" sözcüğü gibi günümüzde, günlük dilde farklı, bilimde ve felsefede ise farklı anlamlarda kullanılan bir kalıptır. Günlük yaşantımızda genellikle anlayamadığımız ya da anlayamayacağımız kadar karmaşık olan olaylar için “Bu işte bir mantık hatası var.” deriz. Ancak bilim dünyasında mantık hataları, günlük dildeki kullanımı kapsamakla birlikte, burada göreceğiniz gibi çok daha geniş bir alanı içine almaktadır.

Mantık Hatası (İng: "Logical Fallacy"), isimden de anlaşılabileceği gibi, temel olarak, mantıklandırma sürecinde yapılan her türlü hata anlamına gelmektedir. Ancak mantık hataları, olgusal (gerçeksel) hatalardan (İng: factual error) farklıdır. Örnekleyelim:

176
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Serra Kutlu
Serra Kutlu
72.2K UP
Çeviren 6 gün önce 7 dk.

Freddie Chipres, dışarıdan bakıldığında “şükredecek çok şeye sahip” gibi görünen, hayatının kenarlarında dolaşan melankoliyi bir türlü üzerinden atamıyordu. Zaman zaman, özellikle evden çalıştığı dönemlerde, kendini yalnız hissediyordu. Evli, 31 yaşındaki ipotek danışmanı, bir şeylerin ters gittiğini düşünüyordu: Depresyonda olabilir miydi?

Chipers, terapiste gidip olumlu deneyimler yaşayan arkadaşlarını tanıyordu. Bu fikre her zamankinden daha açıktı ama bu aynı zamanda birini bulmayı ve randevu almayı gerektiriyordu. Aslında tek istediği, ruh sağlığı hakkında biraz geri bildirim almaktı.

43
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alper Kaan Selçukoğlu
Yazar 16 Temmuz 2024 31 dk.

2024 yılı itibarıyla dünyamız, büyük teknolojik ve bilimsel gelişmelerin gerçekleştiği bir evrededir. Yapay zeka, robotik, uzay çalışmaları, kişiselleştirilmiş gen tedavileri, türdiriltimi (İng: De-extinction) ve diğer bir çok alan adeta bilimkurgu filmlerini aratmayacak şekilde ilerlemektedir. Özellikle yapay zeka ve robotik teknolojileri, uzay araştırmaları ve biyoteknoloji gibi disiplinler, geleceğin en parlak alanları olarak öne çıkmaktadır.

Modern genetik biliminin ilerlemesiyle birlikte hayatımıza giren biyoteknoloji, günlük yaşamımıza pek çok kolaylık sağlamaktadır ve ilerisi için de epeyce potansiyel taşımaktadır. Örneğin, kişiselleştirilmiş tıp uygulamaları sayesinde, her bireyin genetik yapısına özel tedaviler geliştirilmekte ve böylece daha etkin ve hızlı iyileşme süreçleri mümkün hâle gelmektedir. Öte yandan tarım sektöründe, genetiği değiştirilmiş canlılar daha verimli ve hastalıklara karşı dirençli ürünler sunarken, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik konularında da biyoteknoloji sayesinde önemli adımlar atılmaktadır.

29
5
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 4 hafta önce İstanbul₺250,0017 Ocak
Egzersiz Üzerine: Hareketin Evrimi ve Modern Hareketsizlik
17 Ocak 2026 14:00 tarihinden 17 Ocak 2026 17:00 tarihine kadar.

İlk insanların doğal olarak hareketli yaşam tarzından modern dünyanın uzun süreli oturmaya dayalı düzenine geçişi ele alınacaktır. Hareketsizliğin omurga, eklem ve kas sistemi üzerindeki etkileri; ağrı, fonksiyon kaybı ve postür bozuklukları gibi sonuçlar bilimsel veriler ışığında incelenecektir. M.Sc. Egzersiz Uzmanı Doğa Altıntaç’ın sunumuyla doğru egzersiz prensipleri, hareket kalıpları ve günlük yaşamda uygulanabilir çözümler üzerinde durulacaktır.

Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi
Saat: 14.00 – 17.00
Yer: Vogs Coffee, Bahariye

Katılımcılar için temel amaç: vücut farkındalığı kazanmak, hareketsizliğin fizyolojik etkilerini anlamak ve bunlarla başa çıkmak için uygulanabilir, bilim temelli stratejiler edinmek.

Devamını Göster
17
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Söz
Dilan Demirboğa
Dilan Demirboğa
51.7K UP
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Hiçbir şey yapmayarak da adaletsizlik yapabilirsiniz.
Kaynak: Meditations, 9.kitap
21
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Vedat Koçoğlu
Vedat Koçoğlu
110.7K UP
1 gün önce
Örümcek çizdim
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emrah Uzuçar
Emrah Uzuçar
15.7K UP
3 gün önce
Tek Sabit Anayasası



Kavramsal Sabitler:

1- Işık Hızı: Bilginin Yerel Sınırı

2- Mutlak Sıfır: Enerjinin Sınırı

3- Kavrama Yansıması
 
Gözlem ve Bilginin Sınırı



Zincir:
Felsefi Zorunluluk -> Kavramsal Sabit -> Teknik Arayüz -> Fiziksel Model
Somut Örnekler:
Işık hızına yakın parçacıklar sınırlar içinde hareket eder.

Enerji mutlak sıfırın altına inemez.

Eksik gözlem yanılgılı sonuçlar doğurur.



Fazz-4 Sistemi (Altlama/Derzz)



Sistem, insan onurunu sağlamak için eksiklikleri AI yardımıyla doldurur.

Kodun sonucu insan tarafından kavranır, arka plandaki karmaşık işlemler gizlenir.




2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Bora Cüneyt Akçakın
Seslendiren 30 Temmuz 2024 28:35
NASA Europa'da ne arıyor? Cevabı bu bölümde!
25
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
129.5K UP
İnceleyen 6 gün önce
Manevi Değer (Sentimental Value), Joachim Trier’in sinemasında giderek derinleşen bir temanın hafıza, aile ve duygusal miras en olgun ve en sessiz biçimde işlendiği filmlerden biri olarak okunabilir. Trier bu filmde büyük dramatik kırılmalar yerine, geçmişin gündelik hayata sızma biçimleriyle ilgilenir; film, yüksek sesle konuşmaz ama uzun süre yankılanır.

Renate Reinsve’in canlandırdığı karakter, Trier sinemasında sıkça gördüğümüz “düşünen ama donup kalan” bireyin yeni bir varyasyonudur. Reinsve’in oyunculuğu, duyguyu dışa vurmak yerine içinde taşıyan, kırılganlığı jestlerden çok sessizlikle anlatan bir çizgide ilerler. Onun karşısında Stellan Skarsgård, geçmişle hesaplaşmayı erteledikçe ağırlaşan bir baba figürü çizer. Skarsgård’ın varlığı, filmin duygusal ağırlık merkezini oluşturur; karakteri, sevgisini ifade edememiş bir kuşağın bedensel hafızası gibidir.

Filmin temel meselesi, “manevi değer”in ne olduğu sorusudur. Trier bu kavramı maddi mirasın karşısına koymaz; aksine, onun içine yerleştirir. Evler, eşyalar, fotoğraflar ve sessiz odalar; hepsi geçmişle kurulamamış ilişkilerin taşıyıcısıdır. Manevi değer burada nostaljik bir bağlılık değil, taşınması zor bir yük olarak görünür. Film, “hatırlamak mı iyileştirir, yoksa durdurur mu?” sorusunu seyircinin önüne bırakır.

Inga Ibsdotter Lilleaas’ın canlandırdığı karakter, filmde duygusal sürekliliği ve kuşaklar arası geçişi temsil eder. Onun varlığı, travmanın yalnızca bireysel değil; aktarılabilir ve dönüştürülebilir bir şey olduğunu hatırlatır. Trier’in kamerası bu karakterler arasında gezinirken yargılayıcı olmaz; ne affetmeyi yüceltir ne de kopuşu idealize eder.

Biçimsel olarak Manevi Değer, Trier’in minimalizmini daha da rafine ettiği bir noktada durur. Kamera hareketleri sakin, kadrajlar kontrollüdür; müzik duyguyu yönlendirmez, sadece eşlik eder. Bu bilinçli sadelik, filmin duygusal yoğunluğunu artırır. Seyirciye ağlaması ya da üzülmesi söylenmez; hissetmesi için alan açılır.

Sonuç olarak Manevi Değer, aile içi ilişkileri dramatize etmekten çok, duygusal mirasın ağırlığını görünür kılan bir filmdir. Joachim Trier, bu filmle hafızanın yalnızca geçmişe değil, bugüne ve geleceğe de ait olduğunu gösterir. Film bittiğinde geriye kalan şey, bir hikâye değil; içimizde yankılanan, adı konmamış bir duygu olur.
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Şule Ölez
Şule Ölez
1.3M UP
Uyarlayan 21 Kasım 2013 4 dk.

“Tutuklu İkilemi” olarak bilinen klasik oyun teorisi analojisinin daha iyi anlaşılmasıyla, Pennsylvania Üniversitesi biyologları doğada işbirliği ve cömertliğin neden geliştiğine dair matematiksel bir açıklama getirdiler.

Çalışmaları, 1950’lerde oyun teorisi alanını ileri süren ekonomist John Nash’in ve geçen yıl Tutuklu İkilemi’nden başarıyla çıkmak için yeni birtakım stratejiler tespit eden fizikçi-matematikçi Freeman Dyson’ın ve hesaplamalı biyolog William Press’in çığır açıcı bulgularına dayanmaktadır.

22
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Shivanista 00%&Amp;/+/
İnsanım . 12 saat önce Sen de Cevap Ver

Bir kişiyi varsayalım ki aynı bedende beyin ölümü gerçekleştirdikten sonra dirilttin ve hafızası yerinde . Bu durumda bu insan ölümü deneyimlemiş olacağından ötürü asla eskisi gibi olamaz . Günümüzde ölümden dönen , kalbi durduktan sonra geri atmaya başlayan çok fazla insan artık eskisi gibi değiller .

Çünkü asla yaşanmaması gereken bir deneyimi yaşayıp hayatlarına devam etmeleridir . Küçük bir örnek vermem gerekirse bir ilaçtan dolayı boğulduğunu düşün . Bundan sonra gerçekten de aynı kaygısızlık ile o ilacı alabilir misin ?

Tüm Reklamları Kapat

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Geliştirilmiş bir uzay aracı ile kara deliğe yaklaşmak ve incelemelerde bulunmak mümkün müdür? (Olay ufkunu geçmeden) yoksa bunun için henüz çok mu erken?
184 görüntülenme
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 11 saat önce
Droseraceae, besin açısından fakir, azot ve fosfor yönünden yetersiz topraklarda yaşamaya uyum sağlamış etçil bitkileri kapsayan bir bitki familyasıdır. Bu familyanın üyeleri, fotosentez yapmalarına rağmen ihtiyaç duydukları mineralleri karşılamak için böcek ve küçük omurgasızları yakalayıp sindirme yeteneği geliştirmiştir. Yaprak yüzeylerinde bulunan salgı bezleri, yapışkan ve parlak bir sıvı üreterek avları kendine çeker ve hareketsiz hâle getirir.

Droseraceae üyeleri çoğunlukla bataklıklar, turbalıklar ve asidik sulak alanlar gibi rekabetin düşük olduğu ekosistemlerde bulunur. Bu ortamlarda etçil beslenme, bitkilere önemli bir avantaj sağlar. Av yakalama mekanizması türlere göre değişkenlik göstermekle birlikte, genellikle yapışkan tentaküller veya hızlı kapanan yaprak hareketleri ile gerçekleşir. Sindirim enzimleri sayesinde avdan alınan besin maddeleri doğrudan yaprak yüzeyinden emilir.

Familya, Drosera (güneşgülleri), Dionaea (Venüs sinekkapanı) ve Aldrovanda gibi morfolojik ve davranışsal açıdan farklı cinsleri içerir. Bu çeşitlilik, Droseraceae’yi etçil bitkiler arasında evrimsel olarak dikkat çekici bir grup hâline getirir. Çiçeklenme döneminde böcekleri avlamaya devam etmelerine rağmen tozlaşmayı engellemeyecek şekilde özel stratejiler geliştirmiş olmaları, ekolojik denge açısından önemli bir adaptasyondur.

Droseraceae, bulundukları ekosistemlerde böcek popülasyonlarının düzenlenmesine katkı sağlar ve aşırı besin fakirliği koşullarında bitkisel yaşamın sürdürülebilirliğini temsil eden önemli bir örnektir. Bu yönüyle familya, bitkilerde evrimsel yenilik ve çevresel uyumun güçlü bir göstergesi olarak kabul edilir.
0
Lami Günay
Lami Günay
23.6K UP
Yazar 15 Aralık 2020 11 dk.

Hepimiz, yaşamımızı aniden değiştiren bir salgının içinde bulduk kendimizi. İlkin televizyonlarda, uzak bir ülkede herkesi hasta eden bir virüsten söz edildiğini duyduk. İnsanlar ölüyordu, belki biraz üzüldük. Ama olabilir, insanlar her gün birçok sebeple ölüyor zaten... Sonra yayıldığını ve bir gün ülkemize de geleceğini öğrendik, endişelendik. Neler oluyor sorusuna haber merkezleri, bilim insanları ve bilim anlatıcıları cevap veriyordu: salgın! Birçok ülke salgından etkilenmişti. Bize de gelecek dediler. Ve geldi.

Ardından bilim insanları, bakanlar ve araştırmacı gazeteciler televizyonlarda boy göstermeye başladılar. Herkes aynı virüsten söz ediyor; ama herkes farklı şeyler söylüyordu. Sonra bu bilgili insanlar kervanına başkaları da katılmaya başladı: Youtuberlar, sosyal medya, arkadaşlarımız ve yakınlarımız da aynı konu hakkında konuşuyorlar ama nedense kimse bir noktada buluşamıyordu. Virüsün yapay olarak üretildiğinden tutun, hangi hayvandan bulaştığı konusunda bile hemfikir değiliz.

28
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim haberlerimizi ve diğer yazılarımızı Google Haberler'de görmek için bizi takip etmeyi unutmayın.

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close