Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Enes Kocabey
Enes Kocabey
156.8K UP
Yazar 21 Aralık 2021 12 dk.

Dataizm, Evren'in veri akışından meydana geldiğini ve her olgunun (ya da varlığın) değerinin, veri işleme sürecine, yani analiz sürecine yaptığı katkı ve atılımla belirlendiğini öne sürer. Bu söylem kulağa ilk etapta çok iddialı, hatta çılgınca gelse de bilimsel çevreleri çoktan etkisi altına almış bir yaklaşımdan ve hatta büyük bir atılımdan bahsediyoruz. 

Teknoloji dünyasında büyük bir gelişim yaşanan çağımızın en önemli kaynaklarından biri veridir. Gerek reklam ve pazarlama, gerekse sosyal bilimler ve endüstriyel alanlarda gerçekleştirilen faaliyetlerin neredeyse tamamı, erişilen verilere bağlıdır. Sosyal bilimler ve fen bilimlerinde insanı konu edinen çalışmaların ulaşılan veriler ile şekillendiğini görebiliriz.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
37
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Tayfun Özgür Yurdadön
Çeviren 28 Temmuz 2016 15 dk.

Evrimsel biyolojide çok sık sorulan bir soru vardır: Doğal seçilim en uyumlu olanın hayatta kalmasıysa, o halde neden doğadaki her şey rekabetten ibaret değildir? İşbirliği ve rekabet nasıl evrimleşir? İşte oyun teorisi çerçevesinde işbirliği ile rekabet, evrimsel uyum temelinde karşı karşıya gelirler. Bu makalemizde işleyeceğimiz konu da, fedakarlık ve işbirliği gibi "özgeci" davranışların, dişe diş yaşanan hayatta kalma mücadelesi dahilinde nasıl evrimleştiğidir.

Evrimsel ekologlar organizmalar arasındaki, kaynakları elde etmek için girdikleri etkileşimler sırasında açığa çıkan, karmaşık davranışsal ilişkileri anlamayı amaçlamaktadırlar. Bu etkileşimler genel olarak, düşmanca olmaktan tutun da işbirlikçi olmaya doğru bir çeşitlilik göstermekle beraber aynı zamanda, kötüye kullanmacılık (sömürücülük) ve özgecilik örnekleri de görülmektedir. Etkileşimler maliyetlidir: Çatışma ve işbirliğini kaynak elde etmenin aracı olarak gören her bir organizma için enerji bir yatırımdır. Enerji harcanmasına rağmen kaynak elde edilememişse, etkileşimden kaçınmanın ayrıca bir maliyeti olabilir. Organizmalar için kaynaklar fayda, enerji tüketimi ise bir maliyettir. Etkileşim sonrası elde edilen fayda ile nispi maliyetlerin karşılaştırılması ise organizma tarafından elde edilen net kazanç veya kaybı ifade eder, bu “değer getiri” olarak adlandırılır. Etkileşimin doğası gereği işbirliği ve rekabet gibi farklı etkileşim stratejileri farklı getirilere sahiptir. Evrimsel ekologlar bu stratejileri fenotipler olarak değerlendirirler. En başarılı organizmalar getirilerini ençoklaştırır (maksimize eder) ve onları yeniden üretme becerilerini geliştirir. Kısacası en iyi etkileşim stratejisini benimseyen organizma en yüksek uyum becerisine sahiptir. Etkileşim stratejisi uyum ile doğrudan bağlantılı olduğu sürece optimum strateji her zaman doğal seçilimin ayrıcalığı altında olacaktır. 

77
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Başar Soysal
Seslendiren 28 Şubat 2021 8:30
Dünya nüfusu orantısız bir şekilde artarken, mevcut doğal su kaynakları üzerindeki stres de hem miktar hem de kalite açısından artmaya devam ediyor. Günümüzde,...
28
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 4 Kasım 2020 37 dk.

Özellikle 2020 İzmir Depremi olmak üzere birçok deprem sonrasında yaygın olarak paylaşılan bazı sosyal medya içerikleri; deprem sırasında yere çöküp, cenin pozisyonunda vücudu küçük bir şekilde kapatıp, masa gibi bir cismin ayağına tutunmayı öneren Çök Kapan Tutun Tekniği yerine, ev içinde yatak veya dışarıda araba gibi bir cismin yanına yatıp, üzerinize düşen cisimlerin bu cisme çarparak çapraz bir şekilde devrilmesiyle oluşan boşluğa sığınmanızı tavsiye eden Hayat Üçgeni Tekniği'nin uygulanmasını savunmaktadır.

Bu paylaşımlar, sadece Hayat Üçgeni Tekniği'ni önermekle kalmamakta, ülkemizden AFAD ve AKUT da dahil olmak üzere, Dünya'nın en önde gelen arama-kurtarma ekiplerinin önerdiği Çök Kapan Tutun Tekniği'nin uygulanmasının ölümcül bir hata olduğunu ileri sürmektedir.

127
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Ece Müker
Ece Müker
595.2K UP
4 gün önce
NASA’nın Artemis II görevi kapsamında Ay’a gönderilecek dört astronot, fırlatma öncesi standart sağlık prosedürü olan karantinaya girdi. NASA astronotları Reid Wiseman, Victor Glover ve Christina Koch ile Kanada Uzay Ajansı’ndan Jeremy Hansen, 23 Ocak 2026 itibarıyla “sağlık stabilizasyon programı” olarak adlandırılan sürece başladı. Bu uygulamanın amacı, mürettebatın fırlatma öncesinde herhangi bir hastalığa yakalanmasını önleyerek görevin ertelenme riskini azaltmak.

Artemis II’nin en erken 6 Şubat 2026’da fırlatılması planlanıyor. Roket ve Orion kapsülünün 17 Ocak’ta fırlatma rampasına taşınmasının ardından karantinaya geçilmesi, hazırlıkların planlandığı şekilde ilerlediğini gösteren önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor. Ancak NASA, henüz resmi bir fırlatma tarihi açıklamadı; “wet dress rehearsal” adı verilen, astronotlar olmadan gerçekleştirilecek tam fırlatma provası gibi kritik testlerin sonuçları bekleniyor.

Görev sırasında astronotlar Dünya yörüngesinden ayrılarak Ay’a doğru ilerleyecek, Ay’ın yerçekimini kullanarak insanlığın şimdiye kadar ulaştığı en uzak noktaya gidecek ve ardından Dünya’ya geri dönecek. Yaklaşık 10 gün sürecek bu görev, Apollo programından bu yana Ay’a yönelik ilk insanlı uçuş olması nedeniyle tarihsel bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Artemis II, Ay yüzeyine inişi hedefleyen Artemis III görevinin de önünü açacak.

191 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 4 dk.

Mercekli teleskop (ya da refraktör teleskop), aslında teleskop denildiğinde akılda ilk canlanan teleskop türüdür. Işığın kırılma prensibine dayanır. Bu sistemlerde paralel gelen ışık ışınları, teleskobun önündeki birincil mercek tarafından kırılarak bir odak noktasında toplanır. Bu odak noktasındaki görüntü, bir göz merceği ya da elektronik algılayıcı aracılığıyla incelenir.

Mercekli teleskoplar, Galileo Galilei’nin 17. yüzyılda astronomik gözlemlerini gerçekleştirdiği tasarımın doğrudan bir evrimidir ve günümüzde özellikle gezegenler, Ay ve parlak derin gökyüzü cisimlerini gözlemlemek için hâlâ yaygın bir seçimdir.[1]

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Necla Nur Özkan
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Alın yazınızı sadece alın terinizle silebilirsiniz...
Kaynak: Halil cibran
10
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 6 gün önce 10 dk.

Teleskop kundağı (ya da kurgu sistemi) bir teleskobun olmazsa olmazıdır. Hiçbirimiz teleskobun yalnızca tüpünü alıp gözlem yapma şansına sahip değiliz. Öncelikle teleskobu sağlam bir şekilde, yere oturtacak bir yapıya ihtiyacımız var. Bu yapı gerektiğinde Dünya'nın dönüş hareketinden dolayı gece boyunca yer değiştiren yıldızları da takip etmeli. Aksi halde baktığımız bir bölgedeki yıldızlar sürekli görüntüden çıkacaktır. Eğer astrofotoğrafçılık yapıyorsanız bu kesinlikle istemediğimiz bir şeydir.

Tüm bunlara değinmeden önce, gökyüzündeki koordinat sistemlerine biraz değinmeliyiz. Çünkü teleskobun baktığı yer gökyüzüdür ve her baktığınız noktanın bir koordinatı bulunur. Her ne kadar bunu düşünerek yapmasak da teleskobun hareketini anlamak açısından oldukça önemli bir konudur.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hasan Furkan Eşer
İnceleyen 1 gün önce
Anlamsı güç anlamak için tekrar okunması gerken bir kitap her satırını her cümlesini teker teker okumanızı tavsiye ederim fakat bi p kadarda mükemmel bir kitap 10/10
9.6/10
(103 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CLVI (156) - Almanca Aslından Çeviren: Mustafa Tüzel
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 25 Ekim 2017 8 dk.

Uzun bir süredir, Homo sapiens türünün Afrika'da siyah derili olarak başladığı varsayılıyordu. Mantık da basitti: Bol miktarda melanin, insanları Güneş'in mor ötesi ışınlarından koruyordu. İnsanlar Afrika'dan çıkıp başka coğrafyalara göç ettikçe, yeni mutasyonlar daha açık renkli derileri mümkün kıldı. Bunun sebebi, düşük Güneş ışığı seviyelerinde D vitamini üretimini düzenleyebilmekti. Ancak Science dergisinde yayınlanan çalışma, insan deri rengi evriminin bundan çok daha karmaşık olduğunu gösteriyor. Çalışmanın başında bulunan, Pennsylvania Üniversitesi'nden Sarah Tishkoff, şöyle diyor:

Tishkoff liderliğindeki bir ekip ve onun doktora sonrası öğrencisi olan Nicholas Crawford, genetik ve etnik olarak çeşitli olan Tanzanya, Botswana ve Etiyopya gibi ülkelerden 2000'den fazla kişinin deri pigmentasyonunu ölçtü. Daha sonra, bunların 1600 civarının genomlarının 4 milyon farklı noktasını analiz ettiler. Böylece hangi varyasyonların (çeşitliliğin) deri rengi ile ilişkili olduğunu tespit etmeye çalıştılar.

37
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 2 Haziran 2021 22 dk.

2015 yılında yayınladığımız bir açık mektupta, Dünya'nın dört bir yanından akademisyenlerin, yapay zeka ile ilgili en büyük tehlikelerden birinin otonom silahların insan müdahalesi olmaksızın hedef tespiti yapıp, bunları vurabileceği ve dolayısıyla bunun engellenmesi gerektiğine yönelik çağrılarını Evrim Ağacı okurlarıyla paylaşmıştık. Çok ilginç ve öngöremediğimiz bir şekilde, bu endişe 2020 yılında Türkiye tarafından üretilen bir drone ile, gerçek bir savaş sahasında hayata geçirilmiş ve önü alınamayacak bir otonom silahlanma yarışını tetiklemiş olabilir. Mektupta uzmanlar, şöyle yazıyorlardı:[1]

Otonom silahların lehine ve aleyhine pek çok argüman geliştirilmiştir. Örneğin insan askerlerin yerine makine kullanma, makineye sahip olan ülkeler için insan zayiatını azaltması bakımından iyi, fakat bu sebeple savaşa girme ihtimalini yükseltmesi bakımından ise kötü bir fikirdir. Bugün insanlık için en kilit soru, küresel bir "Yapay Zekaya Sahip Silahlanma yarışını" başlatmak ya da bunu önlemektir. Şayet herhangi büyük askeri bir güç Yapay Zekaya Sahip silahları geliştirmede öne geçerse, küresel bir silahlanma yarışı fiilen kaçınılmaz olur. Bu teknolojik gidişatın nereye varacağı ise şimdiden görülebilir: Otonom silahlar, geleceğin Kalaşnikofları olacaktır. Nükleer silahların aksine, bu silahların üretimi için pahalı ve elde etmesi zor ham maddeye gerek yoktur, bu yüzden de bütün önemli askeri güçler için seri üretim bakımından kolay bulunur ve ucuz olacaklardır. Karaborsada görülmeleri, teröristlerin, halkını daha iyi kontrol etmek isteyen diktatörlerin ya da soykırım başlatmak isteyen savaş baronlarının ve benzerlerinin ellerinde görülmeleri sadece zaman meselesi olacaktır. Otonom silahlar; suikast düzenleme, devletleri istikrarsızlaştırma, halkları boyunduruk altına alma ve belli bir etnik grubun hedef alınarak öldürülmesi gibi eylemler için kusursuzdur. Bu sebeple, inanıyoruz ki, (askeri türden) Yapay Zekaya Sahip silahlanma yarışı, insanlık için faydalı olmayacaktır.

76
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 16 Ağustos 2020 33 dk.

Diyelim ki hayatınızla ilgili veriler toplamayı seven birisiniz ve içtiğiniz kahve miktarını gün gün takip ediyor, notlar alıyorsunuz. Ayrıca, işe gitmek için harcadığınız süreyi de her gün ölçüyor ve not alıyorsunuz (veya akıllı telefonunuz bunu sizin için yapıyor). Aradan 3 ay geçtikten sonra, hayatınızla ilgili topladığınız verilere dönüp baktığınızda, ilginç bir gerçekle karşılaşıyorsunuz: Kahve içme miktarınız arttıkça, trafikte geçirdiğiniz süre de artıyor! Hmm, demek ki kahve içmenizi azaltarak, trafikte kaldığınız süreyi azaltmanız mümkün!

Yukarıdaki paragrafta sondan ikinci cümlede ("Kahve içme miktarınız arttıkça, trafikte geçirdiğiniz süre de artıyor!"), bir korelasyon (ilişki) ifadesi mevcut. Eğer ki veri toplama yönteminizde bir hata yoksa, yani yanlış ölçümler yapıp, yanlış notlar almadıysanız, tartışmasız bir gerçekten söz ediyorsunuz demektir: Kahve miktarınız ile trafikte geçirdiğiniz süre koreledir (ilişkilidir). Bu ölçüm, başlı başına bir gerçektir ve ek bir kanıtı gerektirmez (tabii daha fazla veri toplayarak, bu ilişkinin ne kadar güçlü olduğunu daha iyi tespit edebilirsiniz).

104
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Murat Abbaslı
Murat Abbaslı
20.7K UP
Üye 4 gün önce
Dünya genelinde "insan nüfusunun azaltmak" gibi komplo teorilerinin olduğunu duymuşsunuzdur. Bunun yanı sıra insan ömrünün ve yaşam kalitesinin de iyileştirildiği çalışmaların örnekleri de karşınıza çıkmıştır. Peki esas amaç nedir? Sanayileşme devriminden bu yana özellikle gıda sektöründeki kimyasal canlı kıranların insan hayatına etkisi nelerdir?
153 görüntülenme
Yaşadığımız yüzyılda insan ömrünün ortalaması hangi yöne evriliyor ve gıdalarda kullanılan kimyevi maddelerin insan ömrüne etkisi nedir?
Yaşadığımız yüzyılda insan ömrünün ortalaması hangi yöne evriliyor ve gıdalarda kullanılan kimyevi maddelerin insan ömrüne etkisi nedir?
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Furkan Eren
Furkan Eren
99.5K UP
Yazar 15 Ağustos 2020 2 dk.

Her zaman arazi yaptığımız tarlaya böcek arazi yapmak için gittik. Birçok sinek, güve ve arı türlerinin yanı sıra yırtık pırtık kelebeğini de çekme fırsatı bulduk. Günün en güzel karesi olarak yırtık pırtık başköşeye oturdu.

Diğer birçok kelebekten farklı bir kanat yapısı vardır. Kanat üstü oldukça renkli olduğundan dolayı oldukça çabuk fark edilir fakat kanat altı görüntüsü hiçte öyle değildir. Ağaç gövdelerinde ve kurumuş ağaç dallarında konar vaziyetteyken neredeyse hiç fark edilmezler. Kanal altı görüntüsünde ''C'' harfi şeklinde ayırt edici bir leke bulunmaktadır. Kanat açıklığı yaklaşık 44-48 mm kadardır. Carl Linnaeus tarafından 1758 yılında tanımlanmıştır.

14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Fatih Emir Yağcı
İnceleyen10 13 Eylül 2023
Bana evrimle alakalı, Astronomiyle alakalı, fizikle alakalı kısacası bilimle alakalı olan her şeye ilgimi aşılayan kanaldır. Bu kanal sayesinde astronomiye olan ilgim o kadar büyüdü ki bana "bana bilmediğim bir şey söyle" dendiğinde saatlerce Astronomik olayları anlatabilir bir hale geldim. kesinlikle dil bilen herkes izlemeli. çoluk çocuğa zorla falan izletilmeli. en sevdiğim serilerinden bir tanesi karıncalar hakkında, şaşırtıcı derecece eğlenceli.
En sevdiğim video olarak bir video seçmem gerekecek olsaydı da "The Egg" videosunu seçerdim.
Bahsettiğim videonun linki de bu: https://www.youtube.com/watch?v=h6fcK_fRYaI&pp=ygUSdGhlIGVnZyBrdXJ6Z2VzYWd0
9.8/10
(503 Kişi)
Puan Ver
@kurzgesagt
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
20
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 5 gün önce 27:21
İnsanlık bugüne kadar pek çok bilimsel atılım yapmış, tüm dünyayı küresel olarak etkileyen pek çok buluş gerçekleştirmiştir. Bilimsel atılımların ve insanlığın...
8
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close