Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
1,000 ATP Ödüllü Soru: “İnsanların başkalarını mutlu etmeye çalışması evrimsel açıdan gerçekten faydalı bir davranış mıdır, yoksa günümüz toplumunun yarattığı bir alışkanlık mıdır? Hemen cevapla! 1,000 ATP Ödüllü Soru: Son zamanlarda film ve kitaplarda bulunan kötü karakterelere karşı artan ilgi ve hayranlığın sebebi ne olabilir? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat
Ferit Görür
Ferit Görür
201.4K UP
Çeviren 3 gün önce 12 dk.

Siz bu cümleyi okuyana kadar, Dünya'ya 270 kadar yıldırım düşmüş olabilir. Bu kulağa çok fazla gelebilir ancak Birleşik Krallık Meteoroloji Ofisinin verilerine göre saniyede yaklaşık 44 yıldırım düşüyor. Bir başka deyişle, dünya genelinde günde yaklaşık üç milyon yıldırım çarpması meydana geliyor.

Bu inanılmaz sıklık ve bilim insanlarının yüzyıllardır bu doğa olayını gözlemlediği gerçeği göz önüne alındığında yıldırımlar hakkında devasa bir veri yığınına ve neyin buna sebep olduğuna dair oldukça iyi bir fikre sahip olduğumuzu düşünebilirsiniz. Fakat durum pek de öyle değil.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Arif G.
Arif G.
136.3K UP
İnceleyen10 6 gün önce
Evrim Ağacını sadece "birinin bilim anlattığı youtube kanalı" olarak görmek, işin yarısını kaçırmak demek. Kanalın arkasında editör onayı zorunlu bir içerik sistemi, dışarıdan içerik gönderenlere yönelik net yayın kuralları, düzenli gönderim zorunluluğu ve tanımlanmış bir ton politikası var. Türkiye'deki hiçbir youtube kanalının bu kadar şeffaf ve kurumsal bir içerik altyapısı yok. Çoğu izleyici bunu hiç fark etmiyor çünkü ekranın önünde yine tek bir yüz görüyoruz, ama sahne arkası çok daha karmaşık. Videolarda "20 saniye kuralı" adı verilen bir görsel ekleme ilkesi uygulanıyor. Yani her 20 saniyede bir ekranda bir görsel değişmeli. Bu kural küçük görünüyor ama aslında izleyicinin dikkat ritmini bilinçli olarak yönetmeye çalışan bir tasarım kararı. Çoğu bilim kanalı bunu sezgisel yapar, burada kural olarak yazılmış. Bunu bilerek izlediğinizde videoların editöryal akışı çok daha anlamlı görünmeye başlıyor. Ekşi Sözlük'te uzun süredir tekrar eden bir şikayet var: abartılı ve baskın anlatım tonu, her konuyu "hayatın anlamını bulmuşçasına" aktarma eğilimi. Bu eleştiriyi basit bir zevk meselesi olarak geçiştirmemek lazım. Söz konusu anlatım tarzı, kanalın kendi yazılı kurallarında da açıkça talep ediliyor, "heyecan verici, ilgi çekici ve arkadaş canlısı" ton, "çekingen, çok ciddi veya tekdüze" anlatımdan kaçınma. Yani bu bir kaza değil, bir tercih ve bu tercih, kanalın kitlesiyle kurduğu ilişkinin hem en güçlü hem de en kırılgan yanı. İzleyiciyi çeken de bu, bir süre sonra bıktıran da bu. Çok az izleyici bu gerilimin farkında. Türkiye'deki diğer bilim kanallarıyla karşılaştırıldığında Evrim Ağacı açık ara öne çıkıyor. 2025 verilerine göre bilim içeriklerinde ölçek oluşturan yayıncılık segmentinde Evrim Ağacının konumu sağlam. Ama asıl rekabet dışarıyla değil içeriye yönelik. İzleyicinin ilk 3 yılda oluşan izleme alışkanlıkları ile sonraki yıllarda gelen içerik bolluğu arasındaki sürtünme. Kanalı yıllardır izleyenler çoğunlukla artık eskisi gibi değil derken aslında kendilerinin değiştiğini göremiyorlar. Kanal gerçekten de daha kurumsal ve daha üretim odaklı bir yapıya kaydı ama izleyici bunu içerik kalitesinin düşmesi olarak okuyor. Bu yanılgının bir nedeni de kanala kurulan ilk temasının kalitesi. Nasıl girdiğiniz ne gördüğünüzü belirliyor.
Evrim Ağacını yıllardır izleyenlerle yeni başlayanlar arasında ilginç bir uçurum var. Yıllardır izleyenler kanalı büyük ölçüde alışkanlıkla takip ediyor, yeni başlayanlar ise çoğunlukla algoritmanın önüne getirdiği videoyla tanışıyor. Her iki grup da kanalın gerçek derinliğine nadiren ulaşıyor.
Sorun şurada: youtube'un öneri sistemi bir kanalı tanımanın en kötü yolu. Algoritma sizi ilgi çekici başlığa, yüksek izlenmeye, güncelliğe çekiyor. Oysa Evrim Ağacının en kalıcı işi bunların hiçbirinde değil, yıllar önce yayınlanmış, üst üste bindirilmiş konulardan oluşan, birbirini tamamlayan videolarda. Bunları görmek için kanalın oynatma listesi yapısına girmek, hatta zaman zaman evrimagaci.org'daki video arşivini taramak gerekiyor. Yani kanalı gerçek anlamda keşfetmek için önce youtube'u bir kenara bırakmak paradoksal biçimde şart. Buna ek olarak şunu da söyleyebiliriz, hangi videodan başlayacağınız, kanaldan ne alacağınızı büyük ölçüde belirliyor. Popüler bir videoyla girenler çoğunlukla anlatım tarzına ya bayılıyor ya da bir süre sonra bıkıyor. Ama tematik bir seriyle, mesela evrim, kozmoloji veya bilişsel bilim gibi belirli bir alandan girenler farklı bir deneyim yaşıyor çünkü o formatta Evrim Ağacı tek bir videonun ötesine geçip gerçekten bir şeyler öğretmeye başlıyor. Giriş noktası, kanalın sizin için ne olacağını neredeyse tamamen şekillendiriyor. Kanalın kullanma kılavuzu yok, olması gerekirdi:)
Youtube Kanalı
9.9/10
(1207 Kişi)
Puan Ver
Karanlığı Bilimle Fethet!
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
9
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
122.0K UP
Gözlemi Yapan 6 gün önce Türkiye, Çankırı
"Dağlarına bahar gelmiş memleketimin…" Yapraklı - Yüklü Köyü Yolu üzerinde kaydedilmiştir.
10
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Akın Karahasan
Seslendiren 2 Ocak 2022 3:17
"Kardeşim ile başım dertte" diyorsanız muhtemelen birazdan bahsedeceğimiz durum, sizin kastettiğinizden çok daha gerçekçi! Hindistanlı bir kadının beyninde...
32
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Deniz Göztepe
Deniz Göztepe
50.1K UP
Üye 3 gün önce
sorum: A=B ise B=A olmasi gerekmez mi? ayni teleskopla sabit biryerden ayi veya random uzay istasyonunu detaylariyla gorebiliyorsak ayni sekilde oradan baktigimizda da bulundugumuz yeri net sekilde gormemiz gerekmez mi?
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Ece Müker
Ece Müker
619.5K UP
1 gün önce
NASA’nın OSIRIS-REx göreviyle gelen Bennu asteroidi örnekleri üzerinde yapılan en derinlemesine analizlerden biri, erken Güneş Sistemi’ne dair ezber bozan detaylar sundu. Stony Brook Üniversitesi’nden Mehmet Yeşiltaş liderliğindeki ekibin PNAS dergisinde yayımlanan çalışması, suyun asteroid içindeki hareketinin sanılandan çok daha karmaşık ve seçici olduğunu kanıtladı.

Keşfin Öne Çıkan Detayları

Üç Farklı Kimyasal Bölge: 20 nanometre (tek bir büyük molekül boyutu) çözünürlüğe kadar inen analizler, asteroidin homojen olmadığını, aksine üç keskin kimyasal "alan" (domain) içerdiğini gösterdi:

Alifatik Zengin Bölgeler: Açık zincirli hidrokarbonların hakim olduğu alanlar.

Karbonat Zengin Bölgeler: Kalsiyum ve magnezyum minerallerinin bulunduğu alanlar.

Azot İçeren Organik Bölgeler: Karmaşık organik moleküllere ev sahipliği yapan alanlar.

Suyun "Kanal" Stratejisi: Bölgeler arasındaki keskin ayrım, suyun asteroidin her yerine eşit dağılmadığını gösteriyor. Su, belirli kanallar boyunca akarak karbonatları oluştururken, alifatik ve azotlu bölgeler "kuru" kalarak orijinal yapılarını korumuş.

Yaşamın İzleri: Özellikle azot içeren bileşiklerin suyla temas etmeden korunmuş olması, bu moleküllerin Güneş Sistemi oluşmadan önceki yıldızlararası maddeden miras kalmış olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

94 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Burak Aras
Burak Aras
141.3K UP
İnceleyen10 25 Eylül
Bu kitap Osmanlı’nın klasik dönemini detaylı ve kapsamlı şekilde ele alıyor. Kitap, devletin kuruluşundan 1600 yılına kadar geçen sürede siyasi yapıyı, mali sistemi, orduyu, hukuk düzenini ve toplumsal yaşamı ayrıntılı biçimde inceliyor. Halil İnalcık, sadece savaşlar ve padişahlar üzerinden gitmeyip, bürokrasi, şehir hayatı ve kültürel süreçleri de aktarıyor. Akademik dili olmasına rağmen akıcı ve anlaşılır, okuyucuya dönemi hem politik hem de sosyal açıdan bütünlüklü olarak sunuyor. Bu yönüyle klasik Osmanlı dönemini anlamak için başvurulacak önemli bir kaynak.
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Arda Çağlar
Arda Çağlar
32.9K UP
Eseri Ekleyen 6 gün önce Kitap
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
Ferit Görür
Ferit Görür
201.4K UP
Çeviren 2 saat önce 2 dk.

Yeni bir araştırmaya göre hayatımızdaki zor insanlar yaşlanmamızı hatta erken ölüm ihtimalimizi bile artırıyor olabilir. Peki ama neden? "Baş belası" olarak adlandırabileceğimiz bu kişiler, bizi desteklemek yerine hayatımızı çok daha stresli bir hale getiriyor.

Bildiğimiz üzere kronik stres, biyolojik yaşlanmanın en temel tetikleyicilerinden biridir. Bunun nedeni, stresin vücutta iltihaplanmaya (enflamasyon) yol açabilmesi, bağışıklık sistemini zayıflatabilmesi ve kalp krizi gibi sorunlara yol açan kardiyovasküler hastalık riskini artırmasıdır. Çalışmanın yazarlarından olan ve New York Üniversitesi bünyesinde araştırmalarını sürdüren Dr. Byungkyu Lee durumu şu sözlerle özetliyor:

0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emre Evrim
Emre Evrim
47.0K UP
Üye 27 Temmuz 2021
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Poyraz Sıngın
Poyraz Sıngın
174.1K UP
araştırmacı 2 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba! Sorunuza astrobiyolojik açıdan yaklaşmayı ve ardından olasılık kurallarıyla desteklemeyi uygun görüyorum.

Dünya gibi bir gezegende yaşamın ortaya çıkışı, birden fazla faktöre bağlıdır.

  • gezegende sıvı su bulunabilmelidir. (yıldızdan belirli uzaklıkta olmalıdır)
  • gezegende C, H, O, N, S, P elementleri mevcut olmalıdır.
  • gezegende kimyasal kararlılığa izin verecek sıcaklıklar olmalıdır.
  • gezegende madde döngüleri ve jeomanyetizma bulunmalıdır (bu Dünya referans alındığında böyledir)

görmüş olduğumuz bu liste, uzayıp gitmektedir. yine de yapılan hesaplamalara göre evrenimizde bu tarz gezegenlerden milyarlarca bulunması olasıdır. şimdi dahi kepler uzay teleskobu ve james Webb uzay teleskobu gibi cihazlarla uygun öte gezegenler keşfedilmiştir. elbette bir gezende yaşamın ortaya çıkması için bunlar tam olarak yeterli değildir. biraz şans (veya bilmediğimiz bir faktör) gerekiyor olabilir. basit moleküllerin birleşerek karmaşıkları oluşturduğu ve karmaşıkların da potansiyel olarak hücreleri meydana getirebileceği bilinmektedir. öyleyse uygun gezegenlerde mikroskobik düzeyde yaşam olması (biz bu mesafeden gözleyemeyiz) beklenebilmektedir. diğer gelişmiş canlılar ise evrimin seyrine bağlıdır. şimdi sizin sorunuza gelelim. aslında siz, "canlıları neden gözlemleyemediğimizi" sormak istemiş olmalısınız. zira evrende bizden başka canlı yoktur dememekteyiz. bunu şu an için bilmiyoruz. yani diğer gezegenlerdeki potansiyel zeki yaşamı reddetmedik, sadece gözleyemedik. yani diğer gezegenlerde de (bizim bilmediğimiz) bir yaşam-uyum süreci gözlemlenmesi olasıdır. öyleyse bunu neden gözlemleyemiyoruz?

Tüm Reklamları Kapat

bu sorunun da birkaç farklı cevabı vardır.

  • uzaklıklar çok fazladır, gezegenin yaşama uygun olduğu tespit edilse dahi küçük-büyük ölçekli yaşamı tespit etmek çok güçtür. ayrıca uzaklık sebebiyle ziyaret ve iletişim neredeyse imkansızdır. (güneşimize en yakın yıldız 40 trilyon kilometre uzaklıktadır, 4,24 IY)
  • potansiyel zeki yaşam karanlık orman teorisi gereği kendisini gizliyor olabilir. zeki yaşam birbirini yok etmeye eğilimlidir. dolayısıyla saklanmak mantıklıdır. (3 cisim problemi kitabı bunu kutgular)
  • biyoloji bilgimiz ve yaşam tanımımız dünya ile sınırlıdır potansiyel olarak yaşamı ayırt etme yeteneğimizde veya şartlarda sıkıntılar yaşayabiliriz. (bu konudaki bilgilerimiz için Cockell'den astrobiyoloji kitabını tavsiye ederim)

bu liste de bu şekilde uzamaktadır.

Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Öne Çıkan EtkinlikBilim Buluşması
Evrim Ağacı İzmir Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 4 gün önce İzmir₺250,0012 Nisan
Nörobilim ve Hareket
12 Nisan 2026 15:00 tarihinden 12 Nisan 2026 18:00 tarihine kadar.

Evrim Ağacı İzmir Şehir Topluluğu olarak, “Nörobilim ve Hareket” konusundaki akademik bilgisi ve alandaki deneyimi ile Uzm. Fizt. Behlül Levent konuğumuz olacak.
📍Laika Coffee & Culture, Karşıyaka
⏱️12 Nisan Pazar, 15:00

Etkinliğimiz ücretli bir etkinliktir. Etkinlik katılımı için bilet satın almanız yeterlidir. Nörobilimle ilgilenen herkes davetlidir!

KONUŞMACI HAKKINDA

İlköğretim ve lise eğitimini Seydişehir’de tamamlayan Behlül Levent, lisans ve yüksek eğitimini 9 Eylül Üniversitesi’nde tamamlamıştır.

Birincil uzmanlık alanı olan pediatrik Nöroloji alanında Türkiye’de sadece bir kere Dr. Fizyoterapist Görkem Dizdar organizasyonu ile düzenlenen NDTA (The Neuro-Developmental Treatment Association / Nörogelişimsel Tedavi Derneği) onaylı Bobath Concept üzerine temel eğitimi Joan Day Mohr ve ekibinden alarak çalışmaya başlamıştır.

Bu konsept, beyin hasarına bağlı felç (inme), Serebral Palsi (CP) vb. gibi gelişimsel ilerlemeyi sekteye uğratan durumlarda motor kontrolü, postürü ve dengeyi iyileştirmeyi hedefleyen spesifik bir rehabilitasyon konseptidir.

Öncesi ve sonrası süreçte pediatrik nöroloji alanında klinisyen olarak ilerlemiştir. 2019 sonrası uygulama alanını genişleterek yetişkin nörogelişimsel uygulamalar ve Otizm spektrum üzerine eğitimlerle ilerlemiştir.

Gelişim sürecine Nörogelişimsel Yoga ve DIR Floortime (Developmental, Indiviual Differences, Relationship Based Theraphy/Gelişimsel, Bireysel Farklılıklar, İlişki Temelli Terapi) eğitimleri ile devam etmiştir. Özellikle otizm ve diğer gelişimsel zorlukları olan çocukların duygusal, sosyal ve bilişsel becerilerini oyun yoluyla geliştiren, ilişki temelli bir terapi modelidir.

Uzman fizyoterapist Behlül Levent’in bakış açısında insan temelinde sinir sistemi uygulamaları vardır. Hareketin temelinin, sinir sisteminde değişiklik olmadığı sürece iyileşmeye hizmet etmeyeceğini savunur.

İzmir Mavişehir’de bulunan kliniğinde son 4 yıldır koşu ve ultra koşucular, son 1 yıldır triatlon sporcularıyla da çalışmalar yapmaktadır.

Devamını Göster
7
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Tarihte ilk kez bir toprak parçasının etrafını çitle çevirip “Burası benimdir” diyen ve buna inanacak kadar saf olan insanlar bulabilen ilk insan, uygar toplumun ilk kurucusu oldu. O zaman biri çıkıp, çitleri söküp atacak ya da hendeği dolduracak, sonra da insanlara “Sakın dinlemeyin bu sahtekârı. Meyveler herkesindir. Toprak hiç kimsenin değildir. Ve bunu unutursanız mahvolursunuz” diye haykırsaydı, işte o adam, insan türünü, nice suçlardan, nice savaşlardan, nice cinayetlerden kurtaracaktı."
Jean-Jacques Rousseau
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)