Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Alper Kaan Selçukoğlu
Yazar 30 Temmuz 2023 26 dk.

Türdiriltimi (İng: "De-extinction") veya "diriltme biyolojisi", soyu tükenmiş türlerin bireylerine (genellikle genetik olarak) benzer canlı organizmaların yeniden oluşturulma sürecini ifade eder. Daha uzun tanımıyla türdiriltimi; soyu tükenmiş bir türün yapay seçilim yoluyla geri ıslah (İng: "back-breeding"), klonlama ve genom düzenlemesi gibi teknikler kullanılarak canlı bir organizmanın nesli tükenmiş türe doğru değiştirilmesidir.

Yani türdiriltimi, türlerin neslinin tükenmesine sebep olan faktörleri anlamak ve bu türleri yeniden canlandırmak amacıyla bir dizi teknik ve yöntem kullanılan çok kapsamlı bir süreçtir. Her ne kadar kulağa ilk etapta Jurassic Park ve Frankenstein esintilerine sahip ütopik bir olgu gibi gelse de aslında nesli tükenmiş türleri geri getirme çabalarını bir araya getiren bir bilim dalıdır.

108
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 19 Mayıs 2011 52 dk.

Ölüm, kendimizi bildik bileli anlamlandırmaya çalıştığımız ürkütücü bir olgudur.

Bir düşünün: Evren'in var olduğu o ilk andan, yani Büyük Patlama'dan beri geçen 13.82 milyar yıl boyunca, neredeyse 1 saniye bile var olmadık. Büyük Patlama'dan, doğduğumuz âna kadar geçen zamana dair en ufak bir anımız, bilincimiz, algımız yok; halbuki en azından son 4 milyar yıl içinde, biz doğmadan önce milyarlarca insan, hayvan ve diğer canlı türü yaşadı. Onların bilinci vardı, o dönemlerin en azından bir kısmına dair algıları vardı. Yani Evren, biz yokken de vardı!

194
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 11 Ekim 2022 6 dk.

Metilen mavisi (İng: "methylene blue") bilim dünyasında sıklıkla kullanılan bir boyar madde ve aynı zamanda bir ilaçtır. Kimyasal formülü C16H18ClN3S'tir. Akvaryum hobisinde çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanıldığından, piyasada genellikle solüsyonlar şeklinde bulunur. Fakat kendisi koyu yeşil kristal veya toz formunda bulunur. Solüsyonları ise koyu mavi renklidir. Hafif bir kokusu vardır.

Metilen mavisi sentetik bir boyar maddedir. Nükleik asitler gibi negatif yüklü hücre bileşenlerini boyararak hücre görüntüsünde kontrast oluşturur. Böylelikle özellikle mikroskop altında şeffaf görünen hücre bileşenlerini birbirinden ayırt etmek kolaylaşır. Sıklıkla kullanılan bu boyanın aynı zamanda antioksidan, antidepresan, antimalaryal ve kardiyoprotektif özellikleri bulunur.

40
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 29 Ağustos 2011 17 dk.

Homo sapiens, "Taksonomik Olarak İnsan" yazımızda da detaylarıyla ele aldığımız üzere, 275 milyon yıl kadar önce sürüngenlerden evrimleşmiş memeliler içerisinde, 47 milyon yıl kadar önce evrimleşmeye başlamış Primatlar takımı içerisinde bulunan ve son 6-7 milyon yıldır insansılar kolundan evrimleşerek günümüze gelmeyi başaran tek insan türüdür. Yani bu uzun yolculukta, ilk memelilerden günümüze kadar pek çok özellik değişmiş, bunların birikimi sayesinde önce primatlar dediğimiz iri beyinli memeliler evrimleşmeyi başarmış, bunların arasından bir kol da günümüz modern insanına doğru gitmiştir. Bu yoldaki değişimlerden başlıcaları morfolojik, anatomik, fizyolojik ve davranışsal değişimlerdir. Morfolojik değişimler insanın günümüzdeki dış görünümünün değişimini, anatomik değişimler organlarının yapısını, fizyolojik değişimler hücre, doku ve organları arasındaki ilişkileri, davranışsal değişimleri ise sosyal yapı içerisindeki etkileşimleri değiştirmiştir. Bu değişimlerin toplamı, günümüzde sadece insanı değil, her türü kendi atalarından farklılaştıran özelliklerdir. Örneğin bugün yaşayan bir tür, kendi atasından bu özelliklerin toplamı (ve hatta daha fazlası) çerçevesinde farklılaşmıştır, o ata tür ise kendisinden önceki atalardan... Bu böyle ilk canlılara kadar, cansızlıktan canlılığın evrimine kadar takip edilebilir.

İnsanın ve atalarının beslenme eğilimleri ve besinlere olan yaklaşımı da evrimsel süreçte değişmiştir. 6 milyon yıl kadar önce şempanzelerle ayrı yönlere doğru evrimleşmeye başladığımızdan beri, Thomas Hobbes'un tanımıyla "pis, zalim ve kısa" hayatlar yaşayan canlılar haline geldik (Hobbes, evrimleştiğimiz tarihi bilememiş olsa da, bu değişim tanımını Darwin'den bile 200 sene kadar önce yapabilmiş bir İngiliz filozofudur). Zekamızın evrimi pek çok şeyi iyileştirirken, bu iyileşmelerle kıyaslanmayacak miktarda fazla olan pek çok şeyi de kötüleştirdi. Ortalama ömrümüz bilim ve teknolojinin ilerlemesi ve özellikle tıp alanında yaptığımız keşifler sayesinde bundan 50.000 sene öncesine göre 3 katına kadar çıkarken; iklim, belki de canlılık tarihinde siyanobakterilerin evrimleştiği milyarlarca yıl öncesinden beridir ilk defa, tek bir tür tarafından, bu kadar köklü bir biçimde değiştirilmektedir. Dünya'nın milyarlarca yıldır süregelen doğal dengesini denklemin kendi tarafımıza düşecek şekilde değiştmeye çalışmaktayız ve bu işleri daha da karmaşık hale getiriyor. Ancak tüm bu değişimlerden yine en çok etkilenen türlerden biri yine biziz.

134
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 4 Mart 2022 6 dk.

Ukrayna'nın kuzeyindeki Çernobil Nükleer Santrali sahası, insanları otuz yıldan fazla bir süredir dışarıda tutan, 2.600 kilometrekarelik bir "dışlama bölgesi" (İng: "exclusion zone") ile çevrilidir. Bunun sebebi, 26 Nisan 1986'da Çernobil'in dört numaralı reaktörünün insan hatası sonucunda eriyerek, çevreye büyük miktarlarda radyoaktif parçacık ve gaz salmış olmasıdır.[1] Salınan radyasyon, çevreye, Hiroşima'ya atılan atom bombasından 400 kat daha fazla radyoaktivite saçmıştır.[2] Radyoaktif sızıntı bölgesini içerecek şekilde belirlenen dışlama bölgesi, Çernobil ve civarını her türlü insan etkisinden ve müdahalesinden de korumaktadır.

Bir avuç sanayi bölgesi dışında, dışlama bölgesinin çoğu insan faaliyetlerinden tamamen izole edilmiş hâldedir ve dışarıdan bakıldığında, neredeyse tamamen normal gözükmektedir. Hatta radyasyon seviyelerinin zamanla düştüğü bazı bölgelerde, önemli sayıda bitki ve hayvan geri dönmüştür.

35
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🌆 İzmir, Türkiye’nin en büyük metropollerinden biridir. Bu nedenle bir günde binlerce ton atık üretir. Atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması gibi süreçler kentin sürdürülebilir çevre politikalarının merkezinde yer alır. Kentteki mevcut sistem, yoğun nüfus ve modern tüketim alışkanlıklarının yarattığı büyük atık hacmine yanıt vermeye çalışır.

📦 Geleneksel atık yönetimi, bir zamanlar düzenli depolama sahalarına odaklanırken günümüzde geri dönüşüm, kompost üretimi, enerji geri kazanımı ve döngüsel ekonomi modelleri gibi daha kapsamlı uygulamalar önem kazanmıştır. “Dönüşüme Evde Başla” gibi pilot projeler sayesinde evsel atıklarda kaynakta ayrıştırma ve geri dönüştürülebilir malzemelerin toplanması teşvik edilmektedir.

🛠️ İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ona bağlı tesisler, ambalaj atıklarının mekanik olarak ayrıştırılması, kompost üretimi ve organik atıklardan enerji elde edilmesi gibi teknolojik uygulamalarla sistemin etkinliğini artırmayı hedefliyor. Fakat yine de ileri ayrıştırma teknolojileri henüz yaygınlaşmamıştır.

📉 Mevcut sistemde karşılaşılan başlıca zorluklar arasında kaynağında ayrıştırma oranlarının düşük olması, halkın çevresel bilinç düzeyinin yeterince yüksek olmaması ve teknolojik altyapı yetersizlikleri yer alır. Bu durum, değerli geri dönüştürülebilir atıkların ayrıştırılmadan depolama sahalarına gitmesine ve kaynak verimliliğinin düşmesine neden olabilir.

💰 Ayrıca finansal kaynakların sınırlılığı ve mevcut yatırımların kentin tümüne yaygın hale getirilememesi, sistemin ölçeklenmesini ve sürdürülebilir çözümlerin hayata geçirilmesini zorlaştıran diğer önemli faktörlerdir.

🌍 Bu bağlamda İzmir’de atık yönetimi, sadece toplama ve bertaraf süreçlerinden ibaret olmayıp kaynağında ayrıştırma, geri dönüşüm ve teknolojik yenilikler gibi çok boyutlu stratejilerle ele alınması gereken bir süreç olarak değerlendirilir.

Yazar: Cemgil Bilici
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Anıl Şahinbaş
Seslendiren 26 Kasım 2019 2:55
Bilimin katı ve veri-odaklı doğasına yoğunlaşırken, bilim insanlarının "insan" tarafları gözden kaçabiliyor. Bilim, oldukça çetrefilli ve zor bir iş;...
19
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz28 Şubat
Dünü ve Bugünüyle Antroposen
28 Şubat 2026 13:00 tarihinden 28 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Okan Nurettin Okur’un hazırlayıp sunduğu Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni bölümünde, Doç. Dr. Celal Yeşilçayır ile insan üzerine felsefi bir analizden Antroposen Çağı’na; doğanın çağrısından transhümanizm ve posthümanizme uzanan derin bir sohbet gerçekleştireceğiz. Davetlisiniz. Daha fazla felsefi yayın için kanalımızı ziyaret edebilirsiniz.

Devamını Göster
3
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yusuf Yiğit Arslan
Yazar 24 Mart 4 dk.

Kemilüminesans, (İng: "Chemiluminescence") kimyasal tepkimeler sonucu ışık emisyonu olayıdır. Başka bir ifadeyle bir kimyasal tepkime sonucunda tepkimenin gerçekleştiği ortamdan ışık yayılmasıdır. Genellikle moleküllerde bulunan atomların elektronlarının enerji seviyelerini değiştirmelerinden dolayı gerçekleşmektedir.

Kemilüminesans tepkimeleri hem görsel olarak ilgi çekici olmaları hem de birçok molekülün varlığının tespit edilmesine yardımcı olmaları nedeniyle kullanım alanı oldukça yaygın olan tepkimelerdir.

37
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Sibel Özkan
Sibel Özkan
178.4K UP
Uyarlayan 6 gün önce 9 dk.

Yapılandırmacı matematik, klasik matematikten "vardır" ifadesinin "inşa edebiliriz" şeklinde yorumlanmasıyla ayrılır. Yapılandırıcı yaklaşımda, yalnızca varoluşsal niceleyiciyi değil; tüm mantıksal bağlaçları ve niceleyicileri bu mantıksal ifadeleri içeren bir önermenin kanıtını nasıl inşa edeceğimize dair talimatlar olarak yeniden yorumlamamız gerekir. Klasik matematikte önermeleri doğrulamak için onun değilini varsayarak ve ardından bu varsayımdan bir çelişki türeterek matematiksel ispat yapmak mümkündür. Ancak yapılandırmacı matematikte niceleyicileri doğrulamaya dayalı bir yol izlenmektedir.

Üçüncü Halin İmkansızlığı olarak da belirtilen Dışlanmış Orta İlkesi bize, bir pp önermesiyle ilgili yalnızca iki olasılık olduğunu söyler; ya pp doğrudur ya da pp'nin olumsuzlaması (değili) doğrudur. Matematiksel gösterimi sonraki anlatımlarda da anlaşılır olması için şu şekildedir:

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Psikoloji konusunda geliştirebilirsin.

İnceleme
Mustafa Kandemir
Mustafa Kandemir
24.3K UP
İnceleyen 28 Şubat
Martin Eden’in Ruth’a Ön Yargısı

Yarı otobiyografik bir eser olan Martin Eden’i çok beğendiğimi söyleyerek başlamak istiyorum.Hayatı zorluklarla geçmiş Martin’in Ruth ile tanışınca onun da dahil olduğu burjuva sınıfına özenmesini ve Ruth’a uygun bir eş olabilmek sınıf atlama çabasını konu alan eserde London yaşadığı devrin hem fakir insanlarını ve yokluk içindeki yaşam çabalarını hem de burjuva sınıfının yapmacık ahlakını gözler önüne seriyor.Kendini kitaplara veren ve geliştiren Martin uzun uğraşları sonunda burjuva seviyesine ulaşsa da bu hayatın yapmacık büyüsü onun içindeki boşluğu doldurmuyor.
Genel konu itibariyle böyle olan eser hakkında ben Martin ile Ruth arasındaki aşka dikkat çekmek istiyorum.Ruth Martin ile evlenebilmek için iş bulmasını ister Martin’den.Ama Martin işe girerse büyük bir yazar olma amacından sapacaktır.Bu yüzden ayrılmak zorunda kalırlar.Martin tanınmış bir yazar haline gelince de ailesinin isteği üzerine Ruth Martin ile evlenmek ister ancak İstenmeyecektir.Bu noktada hem Martin Eden’e hem de London’a çok kızdım.Çünkü Ruth’u paragöz biri olarak kabul etmişler.Halbuki Ruth Martin Eden’i fakirlen hiç kimsesi yokken sevmişti.Ailesi karşı gelmesine rağmen nişanlanmıştı onla.İşe girmesini istemesi ailesinin isteğiyleydi daha çok.Ancak Martin zengin olunca Ruth’u reddetmiş ve giyecek elbisesi bile yokken kendisine aşık olan Ruth’a büyük haksızlık etmiştir.
Jack London yaşasaydı bu sitemimi iletmeye çalışır, Ruth’a yapılan haksızlığın(kanaatimce) karşısında olurdum.
Genel olarak çok başarılı bir roman olan Martin Eden’i herkese tavsiye ederim.
Kitap
9.8/10
(105 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Meryema Şermet
Meryema Şermet
116.4K UP
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Parıltısıyla göz kamaştıran anlıktır,
Hakiki şeyler gelecek nesillere kalır.
Kaynak: Faust kitabının gökteki prolog bölümünden
Kitap
9.9/10
(20 Kişi)
Puan Ver
Yazar: Goethe
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Gerçekler inatçıdır. Arzularımız, eğilimlerimiz, tutkularımız gerçekleri ve kanıtları değiştiremez.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
20
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj
Teşekkürler, Ayse Serra Sonmez!

Evrim Ağacı'na bugüne yaptığın tüm katkılar için çok teşekkürler! Evrim Ağacı'nda yayınladığın veya yayınlanmasına katkı sağladığın 1 içerik sayesinde Türkiye'de bilimsel bilgiye erişim bir o kadar kolay. Hep birlikte, daha da güzel işler başarmaya devam!

Devamını Göster
Teşekkürler, Ayse Serra Sonmez!
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
120.7K UP
İnceleyen9 3 gün önce
Robotların yüksek kabiliyetler kazanıp günlük hayatımıza karışması nasıl olurdu? Heyecanlı mı, yoksa endişe verici mi? Eğer akıllı makineler hakkında olumsuz hisleriniz varsa, bu kitap ilaç gibi gelecek ve içinizdeki robot sevgisini ortaya çıkaracak!

Ben, Robot, bir firma tarafından üç yasaya bağlı olarak üretilen robotların ana karakter olduğu bir dizi öyküyü içeriyor. Birbirinden renkli kişiliklere sahip robotlar hiç umulmadık arızalar çıkarıyorlar. Acaba insanların bulduğu kurnaz çözümleri yenmeleri mümkün oluyor mu? Yanıtı kitapta!

Öyküler kronolojik olarak sıralanıyorlar, yani bir öyküden diğerine geçtikçe robotların giderek geliştiğini görmek mümkün. Asimov tutarlı bir arkaplan da sunmuş ve öykülerin evrenini başarılı bir şekilde kurmuş.

Robotların isyan ettiği ya da felaketler getirdiği kitapların aksine, Asimov'un robotları insana itaatkârlar. Üç yasaya riayet ediyorlar:

"1. Robotlar, insanlara zarar veremez ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz.
2. Robotlar, Birinci Kanun’la çakışmadığı sürece insanlar tarafından verilen emirlere itaat etmek zorundadır.
3. Robotlar, Birinci ya da İkinci Kanun’la çakışmadığı sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır."

Sadece robotlar bize hizmet etmiyor, biz de robotların üstüne titriyoruz. Öyle ki kitapta sırf onlara özel bir psikoloji dalı geliştirmişiz, robopsikoloji diye. Öyküler, robopsikolog Susan Calvin karakterinin ağzından anlatılıyor. Okurken çok eğlendiğim, bazı yerlerde kahkaha attığım bir kitaptı. Tavsiye ediyorum!
Kitap
9.8/10
(13 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : I, Robot
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Laçın Vəlizadə
Astronomiyle ilgilenen biri 28 Mart 2023 Sen de Cevap Ver

Karadelikler büyük patlamayla oluşmadılar. Kara deliğin oluşması için ilk önce yıldız oluşmalı. Çünkü kara delikler büyük kütleli yıldızlar süpernova patlamasıyla öldükden sonra yaranır. Yıldızları 2 şey dengede tutar: füzyon tepkimeleri ve kütleçekim. Füzyon tepkimeleri yıldızların hidrojeni helyuma çevirmesidir. Yıldızların hidrojeni onların yakıtlarıdır. Yakıtları, yani hidrojeni bitdiğinde füzyon tepkimeleri için hidrojen kalmaz ve yıldızı yıldız yapan şeylerden biri yok olur. Füzyon tepkimeleri yavaşladığı için kütleçekimi ağır basar ve yıldız kendi içine çökerek patlar. Bu olaya süpernova patlaması deniyor. Büyük kütleli yıldızlar süpernova patlamasıyla öler ve karadelik oluşur. Karadeliğin kütleçekimi çok fazla olduğu için ondan ışık da kaçamaz. Karadeliklerden ışık gelemediği için biz onu doğrudan göremeyiz. Ancak onun etkilerini hissedebilirz.

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)