Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
500 ATP Ödüllü Soru: Yapay zekaları insan verisi yerine neden doğa verisi ile eğitmiyoruz? Hemen cevapla!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ferit Görür
Ferit Görür
140.1K UP
Çeviren 3 gün önce 1 dk.

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü ve Tüm Rusya Tarih ve Etnografya Müzesi araştırmacıları, 2025 yılında Torzhok şehrindeki yeni bir inşaat projesi öncesinde tarihi bir evin temellerinde kazı çalışmaları yürüttüler. St. Petersburg'un yaklaşık 420 kilometre güneydoğusunda gerçekleştirilen bu kazılarla ilgili 5 Mart'ta yapılan açıklama, bölgenin tarihine yeni bir ışık tutuyor.

Araştırma ekibi bu kazı sırasında, temelde yer alan derin bir çukur fark etti. Bu çukurun içinde, kupa (Rus: "kandyushka") olarak bilinen sırlı bir toprak kabın kırık kalıntıları bulunuyordu. Kabın içi, 1848 ile 1911 yılları arasında basılmış 409 adet altın sikke ile doluydu. Defineyi incelediğimizde; bu değerli koleksiyonun 387 adet 10 rublelik, 10 adet 5 rublelik, 10 adet 15 rublelik ve iki adet 7,5 rublelik altın sikkeden oluştuğunu anlıyoruz.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
126.9K UP
İnceleyen9 21 saat önce
Andrew Pettegree ve Arthur der Weduwen’in birlikte kaleme aldığı “Kütüphane: Kırılgan Bir Tarih”, toplumsal hafıza, siyasal söylem ve kültürel mücadelelerin aynası olan kütüphanelerin uzun soluklu ve çalkantılı tarihine ışık tutuyor. Yazarlar, bu tarihsel serüveni romantize etmekten kaçınarak, kütüphanelerin ihmal, yıkım ve yeniden doğuş döngüsüne dikkat çekiyor.

Kitap, kütüphanelerin dünden bugüne sürekli gelişen kurumlar olmadığını, aksine her kuşağın onları yeniden tanımladığını vurguluyor. Yıkımın ve ihmalin, kurulum kadar doğal olduğu tarihsel bir döngü içinde kütüphaneler zaman zaman tavan aralarında çürümeye bırakılmış, hatta savaş ve siyasi mücadelelerin hedefi haline gelmiştir. Bunun en trajik örneklerinden biri, 1992’de Saraybosna’da Sırp milisler tarafından kasten yakılan Bosna Ulusal Kütüphanesi'dir. Antik dönemden günümüze dek kitapların kaderi, onları barındıran toplumların değer sistemleriyle doğrudan bağlantılıdır.

Kütüphaneler, tarih boyunca bilgi üzerindeki otoritenin bir simgesi olmuştur. Mezopotamya, Mısır ve antik Yunan’daki ilk kütüphaneler yalnızca elitlerin, rahiplerin veya devlet görevlilerinin erişebildiği kapalı hazinelerdi. Bu dönemde bilgi, kamusal değil, korunaklı ve seçici bir güçtü. Kitaplar nadir, emek-yoğun ve pahalı üretildiği için onlara erişmek zordu. Orta Çağ Avrupası’ndaki manastır kütüphanelerinde kitaplar, hırsızlığa bir önlem olarak, masalara ya da raflara zincirle bağlanırdı.

Rönesans’la birlikte artan bireysel merak ve hümanist düşünce, bu zincirlerin çözülmesine zemin hazırladı. Matbaanın icadıyla kitapların çoğalması, onları daha fazla insana ulaştırmayı mümkün kıldı. Raf sistemleri, kataloglar ve alfabetik düzenlemeler bu dönemde ortaya çıktı. Kitap artık yalnızca muhafaza edilmesi gereken bir metin değil, dolaşması ve okunması gereken bir fikir membaı hâline geldi. Üniversite kütüphaneleri kuruldu; ama hâlâ halka inebilmiş değillerdi ve seçkin azınlığa hizmet veriyorlardı.

18. ve 19. yüzyıllarda okuryazarlık oranının artması ve şehirleşmenin hız kazanması, halk kütüphaneleri fikrinin doğmasına yol açtı. Kütüphaneler artık toplumsal sınırlardan bağımsız olarak herkesin ücretsiz erişebileceği kamusal alanlara dönüştü. Bu dönüşümün kökeninde, bireyin zihinsel gelişiminin bir yurttaşlık hakkı olduğu fikri yatıyordu. Elbette ki bu evrim de sancısız olmadı. Seçkin çevreler tarafından halkın ne okuyacağı, nasıl okuyacağı sürekli olarak tartışma konusu oldu. Hatta bugün klasik dediğimiz kimi eserleri “çer çöp” diye nitelendirdiler.

Örneğin, Oxford’daki Bodleian kütüphanesinin kurucusu Sir Thomas Bodley, Shakespeare’in eserlerini kütüphaneye almamıştı. Bunun sebebi ise Shakespeare’in kurgu eserler yazması ve o dönemin bilim dili olan Latinceyi değil, İngilizceyi kullanmasıydı.

Günümüzde ise her şey değişti. Kütüphaneler dijital bilginin, sosyal etkileşimin, yaratıcı üretimin ve demokratik katılımın merkezine yerleşti. Zincirlerle bağlanan kitaplar, yerlerini dijital ekranlara, açık erişimli kaynaklara ve herkesin kendi hikâyesini yazabileceği atölyelere bıraktı. Böylece kütüphaneler, bilginin saklandığı değil; yaşandığı ve paylaşıldığı alanlara dönüşerek, toplumsal belleğin en canlı parçalarından biri olmayı sürdürüyor.

Kitaba dair eleştirmek istediğim konu, kitabın tümüyle Avrupa-Amerika merkezli olması. Doğu medeniyetleri, geçmiş çağlarda Batı'ya nazaran çok daha gelişmiş olmasına rağmen kitap Doğu'ya sadece 1-1,5 sayfa değiniyor. Yani aslında kütüphanenin genel tarihini değil de, kütüphanenin sadece Batı'daki tarihini ele alıyor diyebiliriz kitap için. Bunun dışında, detaylı ve bilgi dolu bir kaynak.

Pettegree ve der Weduwen’in kaleme aldığı bu kitap, bize kütüphanelerin hem kırılgan hem dirençli yapısını hatırlatırken, aynı zamanda bu kurumların geleceği için nasıl daha bilinçli adımlar atmamız gerektiğini de söylüyor. Her kitap gibi, her kütüphane de onu kullanan, onu yaşatan insanların varlığıyla anlam buluyor.
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
140.1K UP
Çeviren 3 gün önce 4 dk.

Kertenkeleler, kuşlar ve balıklar genellikle neon pembelerden derin morlara kadar canlı renkler sergiler; ancak memelilerin çoğu oldukça soluk renklidir. Peki memeliler neden diğer hayvanların canlı tonlarına uyum sağlamaz?

Memelilerin kürklerini oluşturan kahverengi, siyah ve beyazların hakimiyetine yol açan bir dizi faktör bulunmaktadır. Bunlardan ilki, renk ifadesiyle ilgilidir. Belçika'daki Ghent Üniversitesi'nden evrimsel biyolog Matthew Shawkey, hayvanların rengi genellikle iki temel yolla ifade ettiğini açıklamaktadır: pigmentler ve yapılar aracılığıyla. Pigmentler, hayvanın derisinde ve kürkünün içinde bulunur; belirli renkleri oluşturmak için ışığı yansıtır ve soğururlar. Öte yandan yapısal renklenme (İng: "structural coloration"), parlak ve yanardöner renkler üretmek için ışığı bükebilen deri, tüy veya pulların üzerindeki nano ölçekli şekilleri ve desenleri içerir.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Zişan Işık
Zişan Işık
118.6K UP
İnceleyen10 6 gün önce
Bu film sadece bir hapishane hikayesi olmaktan çok insanın iç özgürlüğü ile dış dünyadaki özgürlüğü arasındaki farkı anlatan bir yapım. Andy Dufresne'in işlemediği bir cinayetten hüküm giyip Shawshank Hapishanesine gönderilmesini konu ediniyor. Film boyunca iki tip hapishane görürüz; birincisi sistem ve otoritenin doğurduğu Shawshank'tir, fizikseldir, ikincisi ise mahkumların zihninde oluşturulmuş umutsuzluktur. Andy'nin diğer mahkumlardan en temel farkı fiziksel hapishanede esir edilmiş olsa da zihninin umutsuzlukta hapsedilememesidir. Opera ve bira sahneleri Andy'nin en tehlikeli hapishaneye, umutsuzluğa, düşmediğini gösterir.

Film en önemli teması olan umutsuzluk üzerinde güçlü bir paradoks kurar: 'hope is a good thing' ile 'hope is a dangerous thing' arasında dönen... Evet, o duvarların içinde umut tehlikelidir çünkü umut çoğu insan için yalnızca ulaşılması imkansız bir geleceğin hayalini kurmak demektir. Bu tarz bir umut insanı yaşatmanın aksine her gün biraz daha acı verir ancak Andy'nin yaklaşımı farklıdır, onun için umut başlı başına bir stratejidir. Film şu fikri ortaya koyar: umut gerçekten tehlikelidir fakat doğru kişi tarafından yeterince ciddiye alınıp sabırla özümsendiğinde insanı hayatta kalmaya ve o hayatı yaşamaya sevk eder.

Hikayeyi Andy'nin değil de Red'in gözünden izlemek, filmin anlatmak istediği fikri perçinler. Red başlangıçta Shawshank'in kurallarına ve umutsuzluğuna alışmış biridir. Bu yüzden Andy'nin sakin direnişi ve bitmeyen sabrı onun gözünde önce tuhaf ve çocukça, sonra hayranlık uyandırıcı hale gelir. Biz de Red'in hikayesinin bir tanığı olarak Andy'nin, onun dünyaya bakışını yavaş yavaş değiştiren bir etki yaratmasını izleriz.

Kısacası Shawshank Redemption, insanın gerçek esaretinin bedeninde değil umudunu kaybettiği anda zihninde başladığını anlatır. Umudun tehlike olmaktan çıkarılıp çıkarılamayacağının bizim onu yönetme gücümüze bağlı olduğunu gösterir. İnsan en karanlık, en dar, en boğucu yerlerde bile özgürlüğünü koruyabilir, yeter ki onu zihninde kaybetmesin...
9.6/10
(102 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Shawshank Redemption
Yönetmen: Frank Darabont
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Levenhuk LabZZ MC2 Monoküler

Levenhuk LabZZ MC2, genç kaşifler için tasarlanmış, kompakt ve hafif bir monokülerdir.

Öne çıkanlar

Büyütme: 10x

Objektif: 25 mm

Optik: BK-7 cam, yeşil kaplama

Görüş alanı: 7°

Yakın odak: 3,5 m

Gövde: Kauçuk kaplamalı plastik (toz ve neme karşı koruma)

Kullanım amacı

Doğa ve şehir gözlemleri

Hareketli nesnelerin takibi

Açık hava keşifleri

Kutu içeriği

Monoküler

Kayış

Taşıma çantası

Temizleme bezi

Sınırlama

Profesyonel optiklere kıyasla ışık toplama kapasitesi sınırlıdır (25 mm açıklık).

Devamını Göster
₺1,866.75
Levenhuk LabZZ MC2 Monoküler
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
116.9K UP
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, Çankırı
Yapraklı ilçe merkezinde kaydedilmiştir. Latince tür adı "Cornus mas", Türkçe adı "Kızılcık Ağacı" imiş..
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Serdar Ölez
Serdar Ölez
108.8K UP
Türü Ekleyen 1 Ocak 2022
0
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Şahsen, tek bir zeki insanın en keskin eleştirisini, milyonlarca kişiden oluşan akılsız bir kitlenin onayına tercih ederim."
Johannes Kepler
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)