Merhaba
Akdeniz, Mekan, Tarih, İnsanlar ve Miras klasik bir tarih kitabı gibi başlamıyor ve öyle de ilerlemiyor. Fernand Braudel burada bize şunu anlatmaya çalışıyor. Tarih sadece savaşlardan ve krallardan ibaret değildir. Asıl önemli olan, o olayların gerçekleşmesini sağlayan uzun vadeli koşullardır yani coğrafya, iklim ve insanların gündelik hayatı.
Kitabın en bilinen düşüncelerinden biri şu cümlede özetlenebilir. “Akdeniz binlerce şeydir aynı anda; bir deniz değil, denizler bütünüdür.” Bu alıntı aslında Braudel’in bakış açısını çok iyi anlatır. Çünkü ona göre Akdeniz tek bir yer değil; farklı kültürlerin, ticaret yollarının ve yaşam biçimlerinin iç içe geçtiği büyük bir dünyadır. Bir başka önemli vurgusu da zaman anlayışıyla ilgilidir ve şöyle der “Olaylar, tarihin yüzeyinde kısa süreli dalgalanmalardır.” Yani savaşlar ve büyük olaylar aslında en üstte kalan, hızlı değişen şeylerdir. Asıl belirleyici olan, daha yavaş değişen yapılar coğrafya ve ekonomi olur.
Kitap üzerine yorum yapan birçok tarihçi de Braudel’in bu yaklaşımını çok önemli bulur. Örneğin Peter Burke, Braudel’in tarih yazımını kökten değiştirdiğini söyler ve onun için şu yorumu yapmıştır.
“Braudel, tarihi yalnızca olayların kronolojisi olmaktan çıkarıp, yapıların ve süreçlerin incelendiği bir alana dönüştürdü.” (Burke)
Immanuel Wallerstein de Braudel’den etkilenmiş ve dünya sistemleri yaklaşımını geliştirirken onun bu geniş perspektifinden yararlanmıştır. Wallerstein’a göre Braudel, ekonomiyi ve coğrafyayı tarihin merkezine koyarak yeni bir bakış açısı kazandırmıştır.
Tarih sadece “ne oldu?” sorusunun cevabı değil; aynı zamanda “neden böyle oldu?” sorusunun da cevabıdır.
Kitabı bitirdiğinde şunu fark edebilir insan ''İnsanlar tarihi yapar ama o insanların nasıl yaşayacağını büyük ölçüde içinde bulundukları dünya belirler.''