Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Dorukhan Ayaz Korkmaz
İnceleyen10 31 Aralık 2021
Analitik, detaylı çok uzun değil çok kısa değil bazen sıkıcı ama doğru seriler halinde videoları bulunduğu gibi tekli videoları da bulanan, bilgi aktarımı yapan bir youtube kanalı
Youtube Kanalı
9.6/10
(455 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Yasemin Akın
Yasemin Akın
207.1K UP
Çeviren 19 Şubat 2021 16 dk.

Etilen gazı, bitki yaşam döngüsü boyunca bitki büyümesi, gelişimi ve stres yanıtlarındaki çeşitli süreçleri etkileyen önemli bir bitki hormonudur. Etilen etkisinde gerçekleşen meyve olgunlaşması gibi tepkiler, tarım için önemlidir. Günümüzde etilen sinyal yolağının temel moleküler unsurları anlaşılabilmiştir ve bunların negatif olarak düzenlenen benzersiz bir yolak olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bu bilgilerin pratik uygulamaları, tarımda önemli gelişmeler sağlayabilir.

Basit bir hidrokarbon olan etilen, C2H4 sembolüyle gösterilir ve büyük bir önemi olan küçük, gaz formundaki bir moleküldür. Etilen; kauçuk, plastik, boya deterjan ve oyuncaklar gibi çok sayıda ürünün imalatında kullanılmasıyla Dünya'da en çok üretilen organik bileşik olmasının yanı sıra, bitki biyolojisinde önemli bir hormondur. Bu uçucu gaz molekülü; tohum çimlenmesi, kök gelişimi, sürgün ve kök büyümesi, ek köklerin oluşumu, yaprak ve meyve absisyonu, çiçeklenme, bitkinin eşeyinin belirlenmesi ve yaşlanma dahil bitki yaşam döngüsü boyunca bitki büyümesi, gelişimi, ve hayatta kalmasının birçok karmaşık yönüne aracılık eder.

63
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Sibel Özkan
Sibel Özkan
172.4K UP
Uyarlayan 5 gün önce 10 dk.

Matematik felsefesi, kendi başına bir araştırma konusu olarak analitik felsefede önemli bir rol oynar. Matematiksel bilginin açıklanması epistemoloji açısından da önemlidir. Soyut kavramlara örnek verebileceğimiz sayılar, kümeler gibi matematiksel nesneler; zaman ve mekandan bağımsız ele alınır. Bu tür nesneler ontoloji ve metafizik konusu olarak kendilerine daha geniş bir düşünce çerçevesinde yer bulur.

Matematiksel Realizm ya da diğer adıyla Matematiksel Platonculuk, soyut matematiksel nesnelerin varlığının dilimizden, düşüncelerimizden ve uygulamalarımızdan bağımsız olduğu metafiziksel görüştür. Elektronların ve gezegenlerin bizden bağımsız olarak var olması gibi sayılar ve kümeler de bizden bağımsız olarak var olurlar. Ayrıca elektronlar ve gezegenler hakkındaki ifadelerin, ilgili oldukları nesneler ve bu nesnelerin bütünüyle nesnel özellikleri tarafından doğru ya da yanlış kılınması gibi, sayılar ve kümeler hakkındaki ifadeler de aynı şekilde doğru ya da yanlış kılınır. Bu nedenle matematiksel doğrular icat edilmez, keşfedilir.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yusuf İğın
Yusuf İğın
252.1K UP
Yazar 11 Mart 2024 11 dk.

Önyıldız, yıldız evrimi sürecinde bir yıldızın erken evresindeki hâlidir. Yıldızların, evrenin en görkemli yapılarından biri olduğu açıktır. Bu büyük, görkemli, sıcak ve hayat veren yapılar; canlılığın oluşması için gerekli olan elementlerin üretildiği yerdir. Öyle ki Güneş ve benzeri yıldızlar; nükleer reaksiyonlar aracılığıyla hidrojen ve helyum hariç, periyodik tabloda demir elementine kadar olan birçok elementin oluşmasını sağlayan ana kaynaktır. Ancak önyıldızlar, sadece elementlerin üretildiği fabrikalardan ibaret değildir. Aynı zamanda gezegenlerin doğumunda önemli bir rol de oynamaktadırlar. Önyıldızlar; yaşanabilir bölgelerde canlılığın oluşumunu mümkün kılan koşulları sağlayarak Dünya benzeri gezegenlerde canlı yaşam oluşması ihtimalini artırabilirler.

Dünya'daki hayatın başlangıcında ve devamında ana enerji kaynağı olan Güneş'imizin ve belki de farklı gezegenlerdeki canlılığın da ana enerji kaynağı olabilecek diğer yıldızların oluşumu ise tıpkı ana rahmindeki bir yavrunun oluşumu gibi oldukça uzun, kendiliğinden gerçekleşen ve zahmetli bir süreçtir. Bu sürecin başına, yani yıldızın oluşmadan önceki evresindeki haline ise "önyıldız" ya da "protostar" ismi verilir.

12
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 15 Ağustos 2014 18 dk.

Bilimsel yöntem, en azından 17. yüzyıldan bu yana bilimin gelişimini karakterize eden, Evren'e dair bilgi edinmeye yönelik, sistematik bir yaklaşımdır. Bilimsel yöntemin basamakları; genel olarak gözlem yapmayı, bir hipotez oluşturmayı, deneyler yapmayı ve bu deneyler yoluyla toplanan kanıtlara dayanarak sonuçlar çıkarmayı içermektedir. Bilimsel yöntemin basamakları şunlardır:

Elbette, bilimsel yöntemin bütün aşamaları boyunca eleştirel düşünme, şüphecilik ve etik hususlar esastır. Bilim insanları, bilimsel yöntemin her bir basamağında, kanıtlarla çelişen hipotezleri bir kenara atmaya veya revize etmeye istekli olmalı ve çalışmalarını sorumlu ve etik bir şekilde yürütmelidir.

229
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paslanmaz Çelik Gerçekten Paslanmaz mı?
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
130.2K UP
İnceleyen 3 gün önce
Merhaba
Bu kitap bir ilişki kitabı gibi duruyor ama aslında insanın kendisiyle yüzleşme kitabı. Gülcan Özer, “doğru ilişki nasıl olur?”dan çok, “biz bu ilişkilerin içinde ne yapıyoruz?” diye soruyor. Yargılamadan, öğüt vermeden, üstten konuşmadan… Sanki karşına oturmuş da “bir dur, gel bunu birlikte düşünelim” diyor.

Aşk, evlilik, flört, cinsellik, sadakat… Hepsi var ama romantik klişeler yok. Kitap, aşkı yüceltmiyor; tam tersine, aşkın arkasına saklanarak yapılan hataları görünür kılıyor. “Seviyorum” demenin her şeyi meşrulaştırmadığını, sevginin bazen kontrolle, korkuyla ve bağımlılıkla karışabildiğini çok net anlatıyor.

Narsistler, güçsüzler, mükemmeliyetçiler bölümleri özellikle çarpıcı. Çünkü bu etiketler başkaları için yazılmamış gibi; okurken insan ister istemez kendine bakıyor. “Ben hangisine daha yakınım?” sorusu kaçınılmaz oluyor. Özer, kimseyi kötü ilan etmiyor ama ilişkilerde tekrar eden döngüleri açık açık gösteriyor.

Kitabın en güçlü yanı “hakikat” meselesi. İlişkilerde en çok kaçtığımız şeyin gerçeklik olduğunu söylüyor. Görmek istemediklerimizi görmemek için ne kadar çok bahane ürettiğimizi, ne kadar çok susmayı seçtiğimizi anlatıyor. Ve şunu hatırlatıyor: Konuşulmayan her şey, bir gün mutlaka başka bir yerden patlak veriyor.

Dili sade, tonu samimi. Akademik değil ama yüzeysel de değil. Psikoloji anlatıyor ama “uzman” mesafesi koymadan. Okurken kendini yargılanmış hissetmiyorsun; daha çok anlaşılmış hissediyorsun.
Bu İlişkiyi Konuşmalıyız, ilişkileri düzeltme vaadi vermiyor. Ama şunu yapıyor: İnsanlara aynayı tutuyor. Ve belki de bazen en çok ihtiyacımız olan şey tam olarak bu.

Unutmayalım'' İlişkiler bazen sevilmediğimiz için değil, konuşamadığımız için biter.” :)) birde bu açıdan bakmak lazım .

vakit ayırıp okuyan herkese teşekkür ederim.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Umut Öner İnce
Umut Öner İnce
32.3K UP
18 saat önce
Bir Fikir Nasıl Milyonları Peşinden Sürükledi?

1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Tıp konusunda geliştirebilirsin.

EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 4 hafta önce İstanbul₺250,0017 Ocak
Egzersiz Üzerine: Hareketin Evrimi ve Modern Hareketsizlik
17 Ocak 2026 14:00 tarihinden 17 Ocak 2026 17:00 tarihine kadar.

İlk insanların doğal olarak hareketli yaşam tarzından modern dünyanın uzun süreli oturmaya dayalı düzenine geçişi ele alınacaktır. Hareketsizliğin omurga, eklem ve kas sistemi üzerindeki etkileri; ağrı, fonksiyon kaybı ve postür bozuklukları gibi sonuçlar bilimsel veriler ışığında incelenecektir. M.Sc. Egzersiz Uzmanı Doğa Altıntaç’ın sunumuyla doğru egzersiz prensipleri, hareket kalıpları ve günlük yaşamda uygulanabilir çözümler üzerinde durulacaktır.

Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi
Saat: 14.00 – 17.00
Yer: Vogs Coffee, Bahariye

Katılımcılar için temel amaç: vücut farkındalığı kazanmak, hareketsizliğin fizyolojik etkilerini anlamak ve bunlarla başa çıkmak için uygulanabilir, bilim temelli stratejiler edinmek.

Devamını Göster
19
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Taner Beyter
Taner Beyter
402.5K UP
Yazar 9 Haziran 2022 11 dk.

Pratik etik, ahlaki değerlendirmelerin gündelik yaşama (pratik alana) uygulanmasıyla ilgili etik sahasıdır. İnsanların gündelik yaşamdaki, özellikle de özel ve kamusal hayatlarındaki; profesyonel yaşantılarındaki; sağlık, teknoloji, hukuk ve liderlik gibi alanlardaki hareket ve davranışlarının ahlaki karşılıklarını inceler. Pratik etik, 20. yüzyılın son çeyreğinde (özellikle 1970'lerde), yaşamın farklı alanlarında bulunan ve genellikle evrensel nitelikte olan somut ahlaki problemleri çözmeye yönelik bir soruşturma programı olarak da görülebilir.

Pratik etikçiler, ellerindeki normatif etik kuramlara (mesela Kantçı etik/deontoloji, erdem etiği ve sonuçcu/faydacı yaklaşımlar vb) başvurarak, mevcut problemleri çözmeye çalışır. Böylesi bir yöntem, ahlaki sezgileri konu dışına itmemekle birlikte inşa edilen argümanların tek gerekçelendirme kaynağı olarak sezgisel açıklamaları kabul etmemeye eğilimlidir.

34
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 19 Eylül 2022 6 dk.

Fotovoltaik olarak da bilinen güneş panelleri, Güneş'ten gelen enerjiyi elektriğe çevirmek için yarı iletken cihazlara veya güneş pillerine ihtiyaç duyuyor. Güneş pillerinin ise elektrik üretmek için artı ve eksi yükleri birbirinden ayıracak bir elektrik alanına ihtiyacı var. Bu alanı elde etmek için imalatçılar, genelde güneş pilini kimyasallar ile katkılıyorlar. Böylece cihazın bir katmanı artı yük taşırken, diğeri eksi yük taşıyor. Bu çok katmanlı model, elektronların, cihazın negatif kısmından pozitif kısmına geçmesini sağlıyor. Bu, cihazın dayanıklılığı ve performansı açısından çok önemli. Fakat kimyasal katkılama ve katmanlı sentez, aynı zamanda güneş pili imalatına fazladan masraf çıkarıyor.

Berkeley Laboratuvarı ve UC Berkeley'deki bilim insanları, güneş pili imalatına çok daha basit bir yöntem sunan benzersiz bir geçici çözüm yolu ortaya koydular. Çözüm, yerleşik bir elektrik alanına sahip olan kristal bir solar malzemeydi (Güneş pillerinin imalatında kullanılabilen malzemeler) ve bu, bilim insanlarının ferroelektriklik diye adlandırdıkları bir özellik ile sağlanıyordu. Malzeme, Science Advances dergisinde tanıtıldı.[1]

40
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Hasan Ayer
Hasan Ayer
3,510 UP
Çeviren 26 Aralık 2019 19 dk.

Bu metnin mizahi dili, okuyucuyu eğlendirebilir. Fakat bu mizahi dilin amacı meselenin ehemmiyetini gizlemektir. Medawark bu görüşlerini 1960’ların ekonomik açıdan gösterişli günlerinde dile getirmiştir. İngilizlerde bilime ayrılan bütçe, o dönemde her beş yılda bir %10 artış gösteriyordu. Daha düşük bir oranla olsa da, bu büyüme 1970’lere kadar devam etti. Ancak 1980’lerde şiddetli bir değişim meydana geldi. 1980’lerin ilk 5 yılında, Britanya’da bilim için yapılan kamu harcamaları %10 azaldı ve bütün göstergeler bu kesintinin devam edeceği yönündeydi. Fakat İngiliz bilim insanları da bu konuda uyarılmadıkları hususunda sitemde bulunamazlar. Dönemin parlamento üyesi ve daha sonra eğitim ve bilim bakanlığı yapmış olan Shirley Williams 1971’de açık bir uyarıda bulundu:

Bilim için yapılan kamu harcamaları diğer ülkelerde de azalma gösterdi. Britanya’ya özgü bir takım sebeplerin birleşimi, Britanya’nın durumunu gelişmiş ülkeler arasında belki de en kötüsü haline getirdi. Buradaki amacımız bütün bu sebepleri burada tartışmak değildir. Buradaki amacımız yalnızca Britanya’da değil, tüm dünyada, günümüzde bilimin düştüğü kötü durumun en temel ve aynı zamanda en az fark edilen sebebini tanımlamak ve ona savaş açmaktır. 1986’da İngiliz bilim insanları bu kesintilere “Save British Science” (İngiliz Bilimini Kurtar) adında bir kampanya başlatarak karşılık verdi. Kampanyanın belirtilen amaçları şunlardı:

102
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Yasin Erkmen
Yasin Erkmen
84.5K UP
Alıntıyı Ekleyen 17 saat önce
Man is the only creature that consumes without producing.
Kaynak: Animal Farm
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sıla Gürçınarlı
Çeviren 16 saat önce 10 dk.

Her yıl, geleceğin bilim iletişimcilerine sözde bilim hakkında konuşmak üzere Ottawa Üniversitesinde davetli konuşmacı olarak yer alıyorum. Öğrencilere bilim ve sözdebilim arasında net bir sınır olmadığını, bunun daha çok bir spektrum olduğunu ve bir şeyin nerede yer aldığını belirlemenin zor olabileceğini göstermek için giderek daha karmaşık örnekler kullanıyorum.

Osteopati, bu spektrumda konumlandırılması zor olan karmaşık örneklerden biridir. Sahte bir bilim mi? Henüz oluşum aşamasındaki bir bilim mi? Yoksa, bilim felsefecisi Paul Thagard'ın sözde bilimsel olduğu açıkça ortaya çıkmadan önce astrolojiye de yapıştırılabileceğini söylediği "umutsuz bir proje" mi?

2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 1 gün önce
Muraenidae familyası, sıcak ve ılıman denizlerde yaşayan, kaya ve mercan resiflerine sıkı şekilde bağlı, son derece bölgeci ve savunmacı yılanbalığı benzeri balıkları kapsar. Müren balıkları genellikle kayalık oyuklarda, resif çatlaklarında veya mağaramsı yapılarda saklanarak yaşar ve bulundukları alanı aktif biçimde sahiplenir. Bu alanlara yapılan ani veya yakın temaslar, mürenler tarafından doğrudan tehdit olarak algılanır.

Müren balıklarının saldırgan olarak tanınmasının temelinde koruma içgüdüsü yatar. Beslenme ya da avlanma sırasında değil, çoğunlukla yaşam alanlarının ihlal edildiğini düşündüklerinde savunma davranışı sergilerler. Güçlü çene kasları ve geriye doğru kıvrılmış, son derece keskin dişleri sayesinde yakaladıkları nesneyi ya da canlıyı kolay kolay bırakmazlar. Isırma sırasında çenelerini kilitleyerek tutunma davranışı göstermeleri, savunma reflekslerinin bir parçasıdır ve bu nedenle müren ısırıkları ciddi doku hasarına yol açabilir.

Bu familyanın üyeleri çoğunlukla gece aktiftir ve etçil beslenirler; balıklar, kabuklular ve yumuşakçalar temel besin kaynaklarını oluşturur. Görme duyuları sınırlı olmasına rağmen koku alma duyuları son derece gelişmiştir. Uzun, silindirik vücut yapıları ve yüzgeçlerin büyük ölçüde körelmiş olması, dar kaya aralıklarında hareket etmelerini kolaylaştıran önemli adaptasyonlardır.

Muraenidae, ekosistem içinde av–avcı dengesinin korunmasında önemli rol oynar. Aynı zamanda mercan resiflerinde yaşayan canlı çeşitliliğinin düzenlenmesine katkı sağlar. Bu familyaya ait türler genellikle insanlara karşı sebepsiz saldırgan değildir; ancak mesafeli yaklaşılması gereken deniz canlıları arasında yer alırlar. İnsanlarla yaşanan olumsuz etkileşimlerin büyük çoğunluğu, mürenlerin saklandığı alanlara bilinçsizce yaklaşılması sonucu ortaya çıkar.
0
Betül Parlak
Seslendiren 4 gün önce 11:43
Ocak ayına neden "ocak" deriz, hiç düşündünüz mü? Şubat, neden şubattır? Ekim gibi bir ay ismi, dilimize yüzlerce yıl önce mi girdi? Aralık'ın anlamı...
12
İlanYazı Yarışması
Sultan Doe
İlanı Ekleyen 10 saat önce ÇevrimiçiÜcretsiz5 Ocak
Kitap Okuma Challenge
05 Ocak 2026 22:36 tarihinden 04 Ocak 2027 22:29 tarihine kadar.

Habitify’da kitap okuma challenge’ı başlattım.

Challenge detayı:

  • Her gün minimum 30 dakika kitap okuma
  • Tür serbest
  • Günlük check-in Habitify üzerinden
  • Amaç: zinciri bozmadan okuma alışkanlığı kazanmak
  •  

Katılmak isteyenler aşağıdaki link üzerinden challenge’a dahil olabilir.

Birlikte motive olalım.

#kitapokuma #habitify #readingchallenge

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close