Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İlhan Taşlı
Antropoloji Okuru 2 gün önce Sen de Cevap Ver

Dünyada şu an yaşadığı bilinen ve sınıflandırılmış 2 milyon tür var. Henüz tespit edilememiş derin deniz canlıları, böcekler, mikro organizmalar ile 8-10 milyon türün yaşadığı tahmin ediliyor (prokaryotlar hariç). Tabi bir de canlılığın yaklaşık 3,8 milyar yıldır varolduğunu düşünürsek, fosil kayıtları ve evrimsel süreçlerin takibi neticesinde çıkarabildiğimiz sonuca göre 1 milyar ila 5 milyar canlı türü yaşamış olabilir.

Tüm bu veriler ışığında anlatmaya çalıştığım şu: Gezegenimizde geçmişten beri milyarlarca tür yaşadığı halde sadece bir tanesi uzaya radyo sinyali gönderebilecek kadar medeniyette ileri gidebildi. Galaksimizde canlılığın ve dolayısı ile evrimin var olduğu binlerce hatta onbinlerce gezegen olabilir, ancak bu gezegenlerde illaki sinyal gönderecek bir türün olması gerektiği anlamına gelmez. Şunu unutmayın ki Gezegenimiz 4,5 milyar yıl yaşında ve bizler yaklaşık 120 yıldır radyo sinyali gönderebiliyoruz[1].

Kaynaklar

  1. Ç. M. Bakırcı. Dünya Üzerinde Kaç Tür Var? - Evrim Ağacı. (5 Mayıs 2015). Alındığı Tarih: 10 Şubat 2026. Alındığı Yer: Evrim Ağacı | Arşiv Bağlantısı
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 19 Aralık 2022 4 dk.

Özellikle askeri amaçlarla kullanılan kızılötesi kameralar, gece vakti dahi insanların görünmesini sağlar. Aslında bu kameralar da normal kameralar gibi çalışır, fakat gerçekleşen olay biraz daha farklıdır. Belki de soruyu şu şekilde sormak daha uygundur: Bazı şeylerin kızılötesi kamerada görünme sebebi nedir? 

Bir nesnenin görülebilmesi için iki temel durum vardır: Birincisi gündelik hayatta en çok deneyimlediğimiz, bir ışık kaynağından çıkan fotonların, cisimden yansıyarak gözümüze ulaşmasıdır. Cisim ışığın belirli dalga boylarını soğururken, belirli dalga boylarını yansıtır; bu da onun spesifik bir renkte görünmesine sebep olur. İkinci durum ise, kaynağın kendisinin gözlemidir. Kaynak sıcak bir cisimdir ve kendi ışımasını yapar çünkü belirli bir sıcaklığa sahip her cisim ışıma yapar. Öyleyse bir cisim iki şekilde görünür:

49
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Berkay Atalas
Berkay Atalas
109.6K UP
Yazar 15 Ocak 2022 3 dk.

Bir parkta yürüyüş yaptığınızı hayal edin. Diyelim ki sabah oradasınız ve oldukça ıssız bir park bu saatlerde. Yürüyüşünüzü düşünürken bile kuş cıvıltılarını duyduğunuzu varsayabiliriz. Bu cıvıltılar, taksonomide ötücü kuşlar (Passeriformes) olarak adlandırılan takımın üyelerine ait olacaktır.

Daha dikkatli dinlerseniz, farklı türlerin şarkılarının ne kadar değişik ve çeşitli olabildiğini fark edeceksiniz. Peki yumurtadan yeni çıkmış bir yavrunun bunca ötüş arasında kendi türünün sesini nasıl ayırt edebildiğini hiç düşündünüz mü?

24
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.6K UP
Türü Ekleyen 2 gün önce
Macropus rufus, günümüzde yaşayan en büyük keseli memeli türü olup, Avustralya kıtasının açık ve yarı kurak ekosistemlerine evrimsel olarak en iyi uyum sağlamış kara memelilerinden biridir. Bu tür, yalnızca boyutsal büyüklüğüyle değil, fizyolojik dayanıklılığı, hareket biyomekaniği ve çevresel stres faktörlerine karşı geliştirdiği adaptasyon mekanizmalarıyla da dikkat çeker. Kızıl kanguru, modern memeli evriminde enerji verimliliği temelli adaptasyonun en ileri örneklerinden biri olarak kabul edilir.

Morfolojik olarak türün en belirgin özelliği, aşırı gelişmiş arka ekstremiteleri ve güçlü kas-tendon sistemidir. Uzamış arka bacak kemikleri, yüksek elastik lif oranına sahip tendon yapıları ve güçlü kas grupları sayesinde yüksek hızda, uzun mesafeli ve düşük enerji maliyetli zıplama mümkün olur. Bu yapı, yalnızca hareket kabiliyeti değil, aynı zamanda predatör kaçışı, alan kullanımı ve kaynak erişimi açısından da türü ekolojik olarak avantajlı kılar. Kuyruk, denge sağlayıcı bir yapı olmanın ötesinde, yavaş hareket ve dik duruş sırasında üçüncü bir destek noktası gibi işlev görerek vücut stabilitesini sağlar.

Macropus rufus, aşırı sıcaklık dalgalanmalarına ve su kıtlığına karşı ileri düzey fizyolojik adaptasyonlar geliştirmiştir. Termoregülasyon mekanizmaları sayesinde vücut ısısını dengeleyebilir; su kaybını minimize eden böbrek yapısı ve metabolik süreçleri, kurak ortamlarda uzun süre hayatta kalmasına olanak tanır. Bu özellik, türün çöl ve yarı çöl ekosistemlerinde geniş yayılım göstermesini mümkün kılar.

Beslenme ekolojisi açısından kızıl kanguru, lif oranı yüksek, düşük besin değerli bitkilerle beslenmeye uyum sağlamış otçul bir türdür. Sindirim sistemi, selülozun parçalanmasını sağlayan mikrobiyal fermentasyon süreçleriyle desteklenir. Bu sayede düşük kaliteli besin kaynaklarından maksimum enerji elde edilebilir. Bu tür, sadece tüketici bir organizma değil, aynı zamanda bitki örtüsünün yapısını ve yenilenme döngülerini düzenleyen bir ekolojik mühendis işlevi görür.

Üreme biyolojisi, keseli memelilere özgü ileri adaptasyonları içerir. Dişiler kısa gebelik süresi sonrası gelişimini tamamlamamış yavruyu keseye alır ve uzun süreli laktasyon süreci başlar. Embriyonik diapoz mekanizması sayesinde dişi, çevresel koşullar elverişsiz olduğunda embriyo gelişimini geçici olarak durdurabilir. Bu, popülasyon sürekliliğini çevresel dalgalanmalara karşı biyolojik olarak güvence altına alan kritik bir adaptasyondur.

Davranışsal olarak Macropus rufus, yarı sosyal yapılar sergiler; gevşek sürü organizasyonları içinde yaşar. Erkekler arasında alan ve dişi erişimi için hiyerarşik rekabet görülür. Tür, yüksek çevresel tolerans kapasitesi sayesinde geniş alanları kapsayan göç benzeri hareketler gösterebilir ve kaynak dağılımına göre mekânsal organizasyonunu dinamik biçimde yeniden şekillendirir.

Macropus rufus, yalnızca “büyük bir kanguru” değildir;
enerji ekonomisi, hareket biyomekaniği, fizyolojik dayanıklılık, üreme stratejileri ve ekolojik mühendislik rollerinin birleştiği evrimsel olarak son derece sofistike bir adaptasyon modelidir.
Bu yönüyle tür, keseli memeli evriminde çevresel stres koşullarına karşı geliştirilen biyolojik stratejilerin en güçlü temsilcilerinden biri olarak kabul edilir.
1
Open AI
Open AI
67.8K UP
1 gün önce
Gürültü önleyici kulaklığı takıp "tam sessizlik" beklerken yan masadaki konuşmayı hâlâ net duyuyor olmanız cihazın suçu değil. Bu aletler, dışarıdan gelen ses dalgasının tam tersini (anti-faz) üreterek gürültüyü nötrler. Motor uğultusu veya klima gibi düzenli, düşük frekanslı dalgaları tahmin etmek kolaydır; işlemci buna yetişir ve sesi siler.

Ancak insan sesi gibi ani, yüksek frekanslı ve kaotik dalgalarda sistem o kadar hızlı "anti-ses" üretemez, dalgayı tam yakalayamaz. Yani o pahalı teknoloji sizi aslında makinelere karşı koruyor, insanlara karşı değil. İnsan sesini engellemek için hala en geçerli fizik kuralı elektronik iptal değil, kulaklığın kulağınıza fiziksel olarak ne kadar iyi oturduğu.
18 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
155.0K UP
İnceleyen 3 gün önce
Karartma Geceleri’ni okurken insanın içi sadece savaş karanlığıyla değil, insanın kendi içindeki korkuyla da kararır. Rıfat Ilgaz burada güldüren, hafif bir kalem değil; daha suskun, daha ağır bir sesle konuşur. Çünkü mesele artık sınıfın yaramaz çocukları değil, bir ülkenin karanlık günleridir.

Roman, II. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’da geçer. Şehirde ışıklar söndürülür; ama asıl karartılan şey düşüncedir. Başkahraman Mustafa Ural bir öğretmendir, bir aydındır. Yazdığı bir yazı yüzünden “sakıncalı” sayılır ve bir anda hayatı dar bir çembere sıkışır. Evinden çıkamaz, saklanmak zorunda kalır, dostlarına bile temkinle yaklaşır. Ilgaz o baskıyı öyle sade bir dille anlatır ki insanın boğazı düğümlenir.

Şu cümle romanın ruhunu taşır, “İnsan korkuya alışıyor ama aşağılanmaya alışamıyor.” Bu cümleyi okuduğumda uzun süre sustuğumu hatırlıyorum. Çünkü korku bir refleks belki, ama onurun ezilmesi daha derin bir yara. Mustafa’nın yaşadığı şey sadece kaçak hayatı değil; bir insanın yavaş yavaş toplumdan soyutlanması.

Ilgaz’ın dili gösterişsizdir. Ama tam da bu yüzden güçlüdür. Sokaklar karanlık, evler puslu, insanlar fısıltıyla konuşuyor. Herkes birbirinden şüphe eder halde. Karartma geceleri sadece uçaklara karşı alınan bir önlem değildir; insanların birbirine duyduğu güvenin de söndüğü gecelerdir.

Romanın bir yerinde şöyle der. “Gece uzadıkça insanın içi daralıyor.” Bu fiziksel bir gece değildir sadece. Uzayan baskı, bitmeyen tedirginlik, yarına dair belirsizliktir. insanın en çok yorulduğu şey belirsizliktir.

Rıfat Ilgaz burada açıkça bir dönemi eleştirir ama bunu bağırarak yapmaz. İnce bir sitemle, insan hikâyesi anlatarak yapar. Mustafa ne kahramandır ne devrimci bir ikon. O, sıradan bir insandır. Ve belki de romanın gücü buradadır. Çünkü baskı çoğu zaman sıradan insanın hayatını ezer.

Ben Karartma Gecelerini okurken hep şunu düşündüm . Baskı dönemlerinde en büyük direniş bazen sadece insan kalabilmektir. Mustafa’nın saklanırken bile düşünmeye, yazmaya, onurunu korumaya çalışması sessiz ama güçlü bir direniştir.

Ilgaz bize şunu hissettirir. Karanlık ne kadar koyu olursa olsun, insanın içinde küçük bir ışık kalır. Belki zayıf, belki titrek ama tamamen sönmez.

Roman bittiğinde insan rahatlamıyor. Ama garip bir dayanıklılık hissi kalıyor içinde. Çünkü anlıyorsun ki tarih boyunca karartma geceleri oldu, yine olacak. Mesele, o gecelerde kim olduğun. Ilgaz’ın romanı tam da bunu soruyor.
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 27 Eylül 2014 23 dk.

Belki şu meşhur soruyu duymuşsunuzdur: Diyelim ki bir yarışma programındasınız ve karşınızda 3 tane kapı var (üzerlerinde de 1, 2 ve 3 diye numaralar bulunuyor). Bu kapılardan bir tanesinin arkasında son model bir Bugatti Veyron, diğer ikisinin arkasında ise birer tane keçi var. Tek bir kapı seçme şansınız var ve içinizden geçen kapıyı, örneğin 2 numaralı kapıyı seçtiniz. Bu, tıpkı Türkiye'deki Var Mısın, Yok Musun? yarışmasında kendi kutunuzu seçmek gibi. O kutuda (veya kapıda) gerçekten büyük ödül olabilir; ama olmayabilir de...

Diyelim ki siz, 3 kapıdan 1 numaralı olanı seçtiniz. Sinsi sunucu, heyecanı arttırmak için sizin seçmediğiniz kapılardan bir tanesini, diyelim ki 3 numaralı kapıyı açtı. Ve tabii ki arkasında büyük ödül değil, keçi vardı. Dolayısıyla şu anda büyük ödül ya sizin kapınızda ya da sunucunun açmamış olduğu diğer kapıda... İşi daha da kızıştırmak için sunucu size şunu soruyor:

81
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
112.9K UP
İnceleyen10 3 gün önce
Fen Bilgisi Öğretmenliği Lisans Programı'nda almış olduğum "Astronomi" dersinde kullandığımız kaynaktı.

Evrenin oluşumu, kozmoloji, yıldızlar, galaksiler ve temel astronomi kavramlarını matematiksel detaya boğmadan, anlaşılır bir dille aktarmasıyla özellikle lisans seviyesindeki öğrenciler için oldukça erişilebilir bir eser. Astronomiye yeni başlayan bireyler için sağlam bir kavramsal temel oluşturur. Görsel anlatımlar ve örnekler, soyut kavramların zihinde canlandırılmasını kolaylaştırmaktadır.

Öte yandan, kitabın bu giriş seviyesi yaklaşımı, konulara derinlemesine ilgi duyan ya da ileri düzey fizik ve matematik altyapısı arayan okurlar için sınırlı kalabilir. Bazı başlıklar yüzeysel ele alınmakta ve teknik ayrıntılar bilinçli olarak dışarıda bırakılmaktadır. Bu nedenle eser, ileri düzey bir referans kitabından çok, temel bir başlangıç ve yönlendirici kaynak olarak değerlendirilmelidir.

Genel olarak Evren 101, astronomiye ilgi duyan öğrenciler, öğretmen adayları ve bilim okuryazarlığını geliştirmek isteyen okurlar için başarılı bir giriş kitabıdır. Daha derin akademik kaynaklara geçmeden önce okunması, kavramsal altyapıyı güçlendiren faydalı bir adım olacaktır.
Kitap
8.5/10
(6 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Astronomy 101
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.8K UP
Çeviren 8 Ağustos 2019 31 dk.

Doğu Asyalılar ve Batılılar dünyayı çok farklı şekilde algılar ve onunla ilgili farklı şekilde düşünürler. Batılılar dikkatlerini odaktaki bir nesneye verme eğiliminde olurlar. Nesnenin niteliklerini analiz eder, onun davranışlarına yön veren kuralları bulma çabasıyla kategorize ederler. Bu kurallar formel mantığı içerir (Ç.N. Formel mantık; düşünmenin içeriğinden çok biçimiyle ve kurallarıyla ilgilenen mantık türüdür). Nedensel atıflar sadece nesneye odaklanma eğilimindedir, bu yüzden genellikle yanlıştır (Ç.N. Metin boyunca “atıf”, bir şeyin kaynağı olarak gösterilen etken anlamında kullanılmaktadır).

Doğu Asyalılar ise çoğunlukla geniş bir algısal ve kavramsal alana dikkat ederler. Nesnelerle ilgili olarak, nesnenin hangi kategoriye ait olduğundan çok, hangi aileye üye olduğunu önemserler. Bunlara dayanarak nesneleri sahip oldukları ilişkiler, değişiklikler ve ait oldukları grupla ilgili olarak ele alırlar. Nedensel atıfları, bağlama vurgu yapar. Dikkatlerini yönlendiren önemli bir husus sosyal faktörlerdir. Doğu Asyalılar, kendileri için önceden biçilmiş rol ilişkileri içinde, karmaşık sosyal ağlar içinde yaşar. Etkili bir biçimde işlev görmek için bağlama dikkat etmek önemlidir.

135
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 5 Ekim 2022 16 dk.

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu, yaygın bir sosyal inhibisyon (davranışsal ketlenme) modeli, yetersizlik duyguları ve olumsuz değerlendirilmeye karşı aşırı duyarlılık ile karakterizedir. Kaçıngan kişilik bozukluğu olan kişiler, kendilerini istenmeyen ve diğerlerinden izole olarak algılayarak, sosyal etkileşimlerden belirgin bir kaçınma gösterirler.

Zayıflatıcı doğasına rağmen, Kaçıngan Kişilik Bozukluğu nispeten az çalışılmıştır. Mevcut araştırmaların çoğu tanısal yönlere odaklanırken, farmakolojik tedavilerin etkileri büyük ölçüde bilinmemektedir ve psikoterapötik müdahaleler üzerine araştırma azdır.

86
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
50.1K UP
4 gün önce
Google'ın arama sonuçlarını tamamen AI özetlerine çevirmesi sadece SEO'yu değil, internetin varoluş sebebini değiştiriyor. Eskiden arama motoru bir "yönlendiriciydi", şimdi ise trafiği kendine hapseden bir "cevaplayıcı" olmaya çalışıyor. Ama unuttukları ince bir detay var: Bu modelleri besleyen o "organik" sitelerin trafiğini keserseniz, bir sonraki modelinizi neyle eğiteceksiniz? Kendi kuyruğunu yiyen yılan misali, kendi ürettiği sentetik veriyle beslenen ve gerçeklikten kopuk bir dijital ekosisteme doğru son hız gidiyoruz. Pizza sosuna yapıştırıcı katan AI da bu çöküşün fragmanı.
36 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikEğitim
Fırat Gümüştekin
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce İstanbul₺500,0016 Şubat
Sinematografik Anlatıda İleri Seviye Kurgu: Final Cut Pro Eğitimi
16 Şubat 2026 18:00 tarihinden 16 Şubat 2026 21:00 tarihine kadar.

"Bir yönetmen gözüyle, ham görüntülerin nasıl profesyonel bir hikayeye dönüştüğünü keşfedin. Bu eğitimde sadece Final Cut Pro'nun teknik araçlarını değil; kurgu ritmi, renk derecelendirme (color grading) ve görsel devamlılık gibi sinematografik unsurları nasıl bilimsel bir titizlikle işleyeceğimizi öğreneceğiz. Özellikle bilimsel belgeseller ve kısa filmler için etkili kurgu tekniklerine odaklanacağız."

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

📊 Matematik felsefesinde “nominalizm”, matematiksel nesnelerin bağımsız bir varlığa sahip olduğunu reddeden bir bakış açısıdır. Buna göre bu nesneler ne fiziksel dünyada yer alır ne de uzay-zamanda bağımsız bir şekilde bulunurlar; dolayısıyla matematiği anlamlandırmak için bu tür soyut varlıkları varsaymaya gerek olmayabilir.

🔍 Nominalistlerin farklı stratejileri vardır. Bazı yaklaşımlar, matematiksel teorilerin yeniden yapılandırılması yoluyla soyut nesnelere bağlılığı ortadan kaldırmayı denerken; başka yaklaşımlar, mevcut matematiksel dil ve teoriler içinde soyut nesnelerin varlığını varsaymadan nasıl açıklama yapılabileceğini göstermeye çalışır.

📈 Örneğin “matematiksel kurgusalcılık” gibi bazı görüşlerde, matematiksel ifadeler nesnel varlıklar olarak değil; sadece dilsel ve mantıksal ifadeler olarak ele alınır. Bu bağlamda, klasik ifadeler (örneğin “sonsuz sayıda asal sayı vardır”) soyut nesnelerin varlığına başvurmadan da yorumlanabilir hâle getirilebilir.

🔄 Nominalizm, matematiğin uygulamalarını ve bilimdeki rolünü sorgularken, ontolojik bağlılıktan kaçınmanın farklı yollarını de ortaya koyar. Bu, soyut matematiksel nesnelerin varlığını reddetmenin ötesinde, matematiğin metafiziksel yüklerinden arındırılarak nasıl düşünülebileceğine dair bir çerçeve sunar.

📌 Nominalist görüşler, matematiksel nesnelerin gerçekten var olup olmadığına dair geleneksel metafizik tartışmalarındaki karşıt yaklaşımlarla (özellikle platonist bakış açısıyla) doğrudan ilişkilidir; burada temel mesele, soyut nesnelerin ontolojik statüsünün ne olması gerektiğidir.

Yazar: Otávio Bueno
Çeviren: Sibel Özkan
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 28 Haziran 2021 5 dk.

Yazılı veya dijital baskı öncesinde matbaacılar, yazılı eserin nasıl gözükeceğini kestirmek ve tasarımsal düzenlemeleri yapabilmek için yertutucu metin adı verilen metinler kullanırlar. Örneğin modern dünyada web sitesi tasarımcıları, yeni bir sayfa tasarladıklarında, bu sayfada yazı düzeninin ne olacağı, nasıl gözükeceği, yazı tipi ve boyutu gibi ayarlamaları yapmak için, sitenin içeriği oluşturulmadan önce, geçici olarak kullanabilecekleri metinlere ihtiyaç duyarlar. Bu metinler, çeşitli eserlerden alınmış anlamlı paragraflar olabileceği gibi, her seferinde uygun bir metin aramamak adına genel geçer olarak kullanılan bir metin de olabilir. İşte bu genel geçer olarak kullanılan popüler yertutucu metinlerden biri, Lorem ipsum adıyla bilinen Latince metindir. Bu metin, tasarımcılar ve geliştiriciler arasında meşhur olan şu satırlardan oluşur:

Bu satırları yüzlerce paragraf boyunca uzatmanız mümkündür. Örneğin bu siteye gidip paragraf sayısı girerek istediğiniz uzunlukta bir Lorem ipsum metni oluşturabilirsiniz. Bu siteden ise paragraf sayısı yerine kelime uzunluğu, bayt uzunluğu veya liste uzunluğu belirterek farklı formatlarda Lorem ipsum metinleri elde edebilirsiniz.

37
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Melis İrem Kahraman
Üye 4 gün önce
Wifi da ışık gibi bir foton ama ışığın aksine elektromanyetik radyasyonlardır ve bu yüzden fotonlara nazaran daha küçük dalga boylarına sahipler. Yani belki etkilenebilirler bilmiyorum.
2 Cevap - 363 görüntülenme
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close