Beklenmedik Düşük Başarı (İng: "Underachievement") genellikle, "beklenen" ile "gözlenen" performans arasındaki fark olarak tanımlanmaktadır. Beklenen performans, kişinin zihinsel kapasitesi gereği sergilenmesi mümkün olabileceği başarı düzeyidir. Gözlenen performans ise, kişinin gerçekte ortaya koyduğu performansların ölçülebilir birimleridir. Bu iki düzey arasında görülen fark, kişinin hayat kalitesini etkilemeye başladığında beklenmedik düşük başarı kavramından söz etmeye başlayabiliriz. Bu, çoğu insanda karşılaşılabilecek bir durumdur. Bu yazının odağı ise farklı bir grubun, üstün zekalıların beklenmedik düşük başarılı olması ile ilgili olacaktır.
Öncelikle, "üstün zeka" ve hatta "zeka" tanımını yapmak oldukça zordur. 1921 yılında 17 psikoloğun tartışması sonucunda zekanın bir tanımı olmadığı üzerinde hemfikir olundu. Ardından Thorndike şunları söyledi, "’zeka ... olmaktır’ şeklindeki bütün cümleler anlamsızdır" Wesman ise 1968 yılında, bu tartışmaya değinerek, "50 yıl önce fikir birliği yoktu, bugün hala yok" diyordu. 2021 yılındayız, bugün de hala yok. Hatta bu yüzden etoloji (hayvan davranışları bilimi) alanında "zeka" yerine "bilişsel yetenek" tanımı kullanılabilir. Zira henüz zekanın ne olduğunu bilimsel olarak kesin bir şekilde tanımlayamıyoruz. Dolayısıyla bu yazıda kullanılan "zeka" tanımını daha çok psikolojik açıdan düşünebilirsiniz.