Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 30 Mart 2019 11 dk.

Evrim dendiği zaman akla ilk gelen, canlılar arasındaki benzerlik kıyaslamalarıdır. Hemen aklımız şempanzelerle insanlar arasındaki genetik benzerliğe gider. Ya da fosiller ile yaşayan türler arasındaki yapısal benzerliklere... İyi ama, bu benzerlikler neden evrime işaret ediyor olsun? Her biri ayrı ayrı, aynı tasarımcı tarafından tasarlandığı için benzer olamazlar mı? Sonuçta bizler de arabalar yaratıyoruz ve hepsi kabaca birbirine benziyor. Bu durum, arabaların evrimleşerek bugüne geldiği ya da ortak atalardan türleştiği anlamına mı gelir?

Türler arası benzerlik, evrimin kanıtı olmaktan ziyade bir sonucudur. Bir nevi "ipucu" olarak düşünülebilir. Türler arası biyolojik, morfolojik, genetik, anatomik, fizyolojik, davranışsal benzerlikler ve bu benzerliklerin türden türe kademeli olarak değişiyor olması, bu canlıların ortak atalardan türleştiği fikrini akla getirir. Ancak bu demek değildir ki evrimsel biyologlar, "Evrim doğruysa türler arası benzerlik olmalı. Türler arası benzerlik var. Dolayısıyla evrim var." gibi bir mantık hatası yapmaktadırlar. Benzerlik işin ilk adımıdır. Sadece bir parçasıdır. Sonraki adım, bu benzerliğin neden var olduğunu açıklamaktır. 

226
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
134.2K UP
İnceleyen 1 gün önce
Selamlar bu incelemeyi yazarken aklıma sadece Milenaya değil Kafkanın başka iki kadına da yazdığı mektuplar geliyor.Felice Bauer’e 1912–1917 yılları arasında yüzlerce mektup yazdı. Hatta iki kez nişanlanıp iki kez ayrıldılar.Grete Bloch’a (Felice’nin arkadaşı) yazdığı mektuplar vardır, oldukça karmaşık ve dolaylı bir ilişkidir :))) daha çok Milenaya yazdığı Mektupları bilir herkes.

Kafka’nın Milena’ya yazdığı mektuplar, birine yazılmış olmaktan çok, bir yaraya seslenme gibidir. Sanki Milena bir kişi değil de, Kafka’nın kendine en yakın geldiği aynadır. O mektuplarda sevgi vardır ama rahatlatan bir sevgi değil bu; insanı iyileştirmeyen, ama insanın kaçamadığı bir yakınlık.

Kafka Milena’ya âşıkken bile huzurlu değildir. Tam tersine, mektuplar boyunca sürekli bir geri çekilme, bir “gel ama çok da yaklaşma” hâli vardır. Milena’ya duyduğu şey, sevilmekten çok anlaşılma arzusu gibidir. Çünkü Milena onu yazan biri olarak, kırılgan biri olarak, eksik biri olarak görür. Kafka için bu çok tehlikelidir; insanın gerçekten görülmesi kadar korkutucu bir şey yoktur.

Bu mektuplarda Kafka kendini sürekli suçlar. Hasta olduğu için, güçlü olmadığı için, birlikte bir hayat kuramayacağı için. Ama bu suçluluk sahici bir mazeret mi, yoksa hayata karşı duyduğu büyük çekingenliğin bahanesi mi, insan emin olamaz. Milena’ya “sana zarar veririm” derken, aslında “hayata karışırsam dağılırım” demektedir.

En çarpıcı olan şudur , Kafka Milena’ya yakın olmak ister ama yakınlığın sonuçlarından korkar. Mektuplar bu yüzden bir kavuşma hazırlığı değil, bir mesafe koreografisidir. Her cümlede biraz daha açılırken, bir sonraki cümlede geri çekilir. Milena onun için bir ihtimaldir ama aynı zamanda bir uçurumdur.

Kafka’nın edebi sesi bu mektuplarda neredeyse çıplaktır. Romanlarında kurduğu labirentler yoktur; savunma mekanizmaları zayıflamıştır. Dava’daki Josef K. neyse, Milena’ya yazan Kafka da odur: Anlaşılmak ister ama yargılanmaktan korkar. Sevilmek ister ama bunun bedelini ödeyebileceğine inanmaz.

Bu yüzden Milena’ya Mektuplar bir aşk metni değildir; bir var olma sancısıdır. Kafka bu mektuplarla Milena’ya ulaşmaktan çok, kendine dokunur. Ve okur şunu hisseder: Bazı insanlar sevgiyi yaşayamaz, sadece yazar. Bazı aşklar da yaşanmak için değil, insanın kendini tanıması için vardır.

Kafka Milena’ya şunu demek ister gibidir, hiç açıkça söylemeden:
“Beni sevme. Beni anla. Ama çok da yaklaşma. Çünkü ben kendime bile tam yaklaşamıyorum. Kim bilir belki “Bazı insanlara yaklaşamayışımız, onları sevmediğimizden değil; kendimizi o kadar açıkta bırakmaya cesaret edemediğimizdendir.” :)))
9.0/10
(3 Kişi)
Puan Ver
Milena'ya Mektuplar
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Evrim Ağacı Ankara Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce Ankara₺1.100,00 - ₺2.000,0024 Ocak
Evrim Ağacı Ankara - Antik Ankara Gezisi
24 Ocak 2026 10:30 tarihinden 24 Ocak 2026 16:30 tarihine kadar.

Evrim Ağacı Antik Ankara Gezisi etkinliği 24 Ocak 2026 Cumartesi tarihinde saat 10.30’da başlayacaktır. 
 

Etkinlikte:

Anadolu Medeniyetleri Müzesi 

Ankara Kalesi ve Surları

Ankara Roma tiyatrosu

Roma Hamamı

Augustus-Roma Tapınağı gezilecektir.   

Tur Rehberi: Timuçin Alp Aslan, MA. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih bölümünden lisans derecesini aldı. Bologna Üniversitesi’nde Latince, Koç Üniversitesi Kapadokya Okulu, Nümizmatik okulu ve Çevresel Arkeoloji programları gibi uluslararası etkinliklerde yer aldı. Ankara Çayyolu Höyük, Muğla – Milas Labraunda antik kutsal alanı ve Yunanistan’da Büyük İskender’in ilk başkenti Pella’da alan çalışmalarında bulundu. 

Aynı zamanda Ankara Turist Rehberleri Odası’na kayıtlı profesyonel turist rehberi olarak çalışmaktadır. 


 Etkinlik, 20 kişilik kontenjan ile sınırlıdır. 

Katılımcıların gezi öncesi Müze Kart uygulamasını indirmeleri gerekmektedir.

Katılımcılarımızın, yürümeye elverişli rahat ayakkabılar ve kıyafetler tercih etmeleri önerilmektedir.

Öğle yemeği ücreti katılımcılara aittir.  

Bu gezi 9787 TÜRSAB numaralı Happy Journey Turizm Seyahat Acentesi markası olan Keşfet 101 ile düzenlenmektedir.
 

Devamını Göster
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ziya Furkan Zorluer
Çeviren 7 Eylül 2014 2 dk.

Günümüz bilimi atların kulak hareketlerinden, siyah ayaklı penguenlerin iletişimlerine kadar hayvan iletişimi hakkında çok şey öğrenmiş gibi görünüyor. Brezilyalı araştırmacılardan oluşan bir ekip nehir kaplumbağalarının sosyal davranışlarını senkronize etmek ve gençlerine bakmak için çeşitli farklı sesler kullanarak sesli iletişimde bulunduğunu buldu ve çalışma Herpetologica’da yayınlandı.

Yuvalama sezonunda, dişi Dev Güney Amerika nehir kaplumbağaları (Podocnemis expansa) delik kazmak ve kendi yumurtalarını bırakmak için Amazon Nehri boyunca tırmanır. Bu süre esnasında, bu hayvanlar bir araya toplanarak bilgi alışverişinde bulunmak ve avlanmalarını azaltmak için bazı sosyal davranışlar sergilerler. Bu kaplumbağaların yuvalama sırasında nasıl grup olarak kalabildikleri gizemini koruyor.

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Yaşam Ağacı Gözlemi
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
167.5K UP
Gözlemi Yapan 1 gün önce Türkiye, İzmir
📍 Yer bilgisi: İzmir
📅 Tarih ve saat: Kasım ayı, 11:00–14:00 arası
🌡️ Hava durumu: Açık / güneşli
🌡️ Sıcaklık: ~16–20 °C
💧 Nem ve yağış durumu: Orta nem (%55–70), yakın zamanda hafif yağış almış
🌿 Habitat tipi: Taşlık–otluk doğal açıklık, Akdeniz florası
🪨 Zemin özellikleri: Taşlı, çakıllı, kireçli, iyi drene olan toprak
🧭 Yön / konum: Güney veya güneydoğu bakı
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Su Erk
Seslendiren 21 Ekim 2019 7:33
Evrim karşıtlarının sık başvurduğu yalanlardan ve kafa karıştırma taktiklerinden birisi, "Şempanzelerle genlerimiz %97 oranında benziyorsa, domuzlarla...
29
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Sıla Gürçınarlı
Çeviren 5 gün önce 10 dk.

Her yıl, geleceğin bilim iletişimcilerine sözde bilim hakkında konuşmak üzere Ottawa Üniversitesinde davetli konuşmacı olarak yer alıyorum. Öğrencilere bilim ve sözdebilim arasında net bir sınır olmadığını, bunun daha çok bir spektrum olduğunu ve bir şeyin nerede yer aldığını belirlemenin zor olabileceğini göstermek için giderek daha karmaşık örnekler kullanıyorum.

Osteopati, bu spektrumda konumlandırılması zor olan karmaşık örneklerden biridir. Sahte bir bilim mi? Henüz oluşum aşamasındaki bir bilim mi? Yoksa, bilim felsefecisi Paul Thagard'ın sözde bilimsel olduğu açıkça ortaya çıkmadan önce astrolojiye de yapıştırılabileceğini söylediği "umutsuz bir proje" mi?

14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 5 gün önce
Bacteria, prokaryotik hücre yapısına sahip, çekirdeksiz ve genellikle tek hücreli mikroorganizmaları kapsayan bir alemdir. Bu alemin üyeleri, hem aerobik hem anaerobik hem de fakültatif anaerobik metabolik çeşitlilik gösterebilir. Hücre duvar yapısı, metabolik özellikler ve genetik yapıları bakımından birbirlerinden farklılık gösterirler.

Bakteriler doğada neredeyse her ekosistemde bulunabilir: toprak, tatlı ve tuzlu su, aşırı sıcaklık veya basınç koşulları, bitki ve hayvan ortamları gibi. Çoğu besinleri fermente ederek veya fotosentez, nitrifikasyon gibi yollarla enerji elde eder. Bu alemin üyeleri ekosistem işlevleri açısından kritik öneme sahiptir; organik madde dönüşümü, besin döngüsü, simbiyotik ilişkiler ve patojenlik gibi rolleri vardır.

Bacteria alemi, mikrobiyal evrim açısından büyük çeşitliliği ve adaptasyon kabiliyetini temsil eder. Bu alemin üyeleri, biyoteknoloji, gıda sanayi, tıp ve ekolojik araştırmalar açısından doğrudan insan yaşamına etki eder.
3
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
167.5K UP
Antrenör 3 gün önce Sen de Cevap Ver

Selamlar Ayberk,

Öncellikle evet beslenmenin spordaki etkisi son derece önemlidir.

2 ay diyet yaparak kas kazanamazsın kas kazanımının öncelikli koşulu direnç egzersizleridir.

Tüm Reklamları Kapat

Vücut yağ oranına bağlı olarak herkesin beslendiği yani yüksek karbonhidrat-düşük protein-yüksek yağ döngüsü çokta istediğin gibi sonuçlar vermeyecektir. Özellikle yağ oranın %15'ten fazla ise kesinlikle yapma.

Kas gelişimi konusunda literatürde farklı görüşler hakim, kimisi kalori fazlalığının senin de bildiğin gibi olması gerektiğini savunan [1] ki ilk çalışma az da değil günlük alman gereken miktarın %40'ını destekler kimisi [2] kalori fazlasının sadece yağ olarak geri dönüşeceğini kas kazanımına bir etkisi olmadığını söylemektedir. [3] Bu çalışmada ise yağ yakarken kas kazanabileceğini önemle vurgular.

Yani bilgim ve tecrübelerimle eğer yağlıysan kesinlikle kalori açığı oluştur. Beslenmene ekstra dikkat et normal kilolardaysan günlük harcadığın kalorilere yakın alabilirsin (maintenance). Zayıfsan durumuna göre günlük alman gereken miktarın %10'u ile %25 kadar fazla kalori alabilirsin. Ancak bunları yaparken direnç egzersizlerini ve kardiyolarını aksatmamalısın(evet bulktayken bile kardiyo yapmalısın)

Eğer gerçekten değişim görmek istiyorsan antrenmanlarını sert yap(tükenişe git) iyi ve yüksek proteinli (min 1.6xkütlen) beslen, iyi dinlen(dinleme günleri ve 7-9 saat uyku), stresi kontrollü olarak al mikro besinleri de özen göster, supplementlere fazla güvenme ancak alabilirsin (kreatin kütlene göre 5-20gr) (protein tozu 1-2scoop yeterli olacaktır)

Tüm Reklamları Kapat

Ve unutma başarı devamlılıkta gizlidir.

Sevgiler,

Kaynaklar

  1. Y. Hatamoto, et al. (2024). Greater Energy Surplus Promotes Body Protein Accretion In Healthy Young Men: A Randomized Clinical Trial. Elsevier BV, sf: 48-60. doi: 10.1016/j.clnu.2024.09.035. | Arşiv Bağlantısı
  2. E. R. Helms, et al. (2023). Effect Of Small And Large Energy Surpluses On Strength, Muscle, And Skinfold Thickness In Resistance-Trained Individuals: A Parallel Groups Design. Sports Medicine - Open, sf: 102-. doi: 10.1186/s40798-023-00651-y. | Arşiv Bağlantısı
  3. C. Barakat, et al. (2020). Body Recomposition: Can Trained Individuals Build Muscle And Lose Fat At The Same Time?. Strength & Conditioning Journal, sf: 7-21. doi: 10.1519/SSC.0000000000000584. | Arşiv Bağlantısı
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close