Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Betül Parlak
Seslendiren 6 gün önce 27:21
İnsanlık bugüne kadar pek çok bilimsel atılım yapmış, tüm dünyayı küresel olarak etkileyen pek çok buluş gerçekleştirmiştir. Bilimsel atılımların ve insanlığın...
9
Tüm Reklamları Kapat
Levenhuk D320L BASE 3M Dijital Monoküler Mikroskop

Levenhuk D320L BASE, 40–1000x büyütme sunan ve 3 Mpx USB dijital kamera ile donatılmış profesyonel sınıf bir laboratuvar mikroskobudur. Halojen aydınlatma, iris diyaframlı Abbe kondansatör, kaba ve ince koaksiyel odaklama ve yağa daldırmalı 100x objektif ile klinik, tıbbi ve akademik kullanıma uygundur. Kamera sayesinde canlı görüntü aktarımı, fotoğraf ve video kaydı yapılabilir. Metal gövde ve mekanik lamel yuvası, yoğun laboratuvar kullanımına yöneliktir.

Öne çıkanlar

40–1000x büyütme (yağa daldırmalı 100x objektif dahil)

3 Mpx USB dijital kamera (2048×1536)

Halojen aydınlatma (20 W), parlaklık ayarı

Iris diyaframlı Abbe kondansatör (NA 1,25)

Kaba + ince koaksiyel odaklama

Mekanik, çift katmanlı lamel yuvası

Metal gövde, 360° dönebilen monoküler başlık

Windows, macOS, Linux uyumu

Hedef kullanım

Tıp ve klinik laboratuvarları

Üniversite, yüksekokul ve araştırma laboratuvarları

Profesyonel mikroskopi ve dijital kayıt uygulamaları

Devamını Göster
₺43,020.75
Levenhuk D320L BASE 3M Dijital Monoküler Mikroskop
Ögetay Kayalı
Yazar 6 gün önce 10 dk.

Teleskop kundağı (ya da kurgu sistemi) bir teleskobun olmazsa olmazıdır. Hiçbirimiz teleskobun yalnızca tüpünü alıp gözlem yapma şansına sahip değiliz. Öncelikle teleskobu sağlam bir şekilde, yere oturtacak bir yapıya ihtiyacımız var. Bu yapı gerektiğinde Dünya'nın dönüş hareketinden dolayı gece boyunca yer değiştiren yıldızları da takip etmeli. Aksi halde baktığımız bir bölgedeki yıldızlar sürekli görüntüden çıkacaktır. Eğer astrofotoğrafçılık yapıyorsanız bu kesinlikle istemediğimiz bir şeydir.

Tüm bunlara değinmeden önce, gökyüzündeki koordinat sistemlerine biraz değinmeliyiz. Çünkü teleskobun baktığı yer gökyüzüdür ve her baktığınız noktanın bir koordinatı bulunur. Her ne kadar bunu düşünerek yapmasak da teleskobun hareketini anlamak açısından oldukça önemli bir konudur.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 2 gün önce
Geleneksel anlamda mantar olarak adlandırılsa da, filogenetik olarak Fungi alemine değil, Amoebozoa süper grubuna dahil edilir. Bu grup, yaşam döngüsünün belirli evrelerinde amipsi hareket yeteneği gösteren organizmaları kapsar. ür, yaşam döngüsünün vejetatif evresinde plasmodium adı verilen, çok çekirdekli ve hücre duvarı bulunmayan tek bir kütle hâlinde bulunur. Plasmodium evresinde aktif olarak hareket edebilir ve bakteriler, maya hücreleri ile organik artıklarla beslenir. Hareket, sitoplazmik akışlar aracılığıyla gerçekleşir ve çevresel koşullara göre yönlenebilir.
çürüyen odun yüzeylerinde genellikle yoğun kümeler hâlinde, parlak kırmızı–turuncu renkte, boncuk benzeri sporangiumlar oluşturur. Sporangiumlar sıkıca paketlenmiş silindirik ya da yarı silindirik yapılar şeklindedir ve olgunlaştıkça renkleri koyulaşarak matlaşır.

Her bir sporangium, rüzgâr ve çevresel etkenlerle yayılan mikroskobik sporlar içerir. Sporlar uygun koşullarda çimlenerek amipsi hücrelere dönüşür ve bu hücreler birleşerek yeniden plasmodium evresini oluşturur. Böylece organizmanın yaşam döngüsü tamamlanır.
Özellikle çürüyen odun üzerinde bakteriyel popülasyonları kontrol ederek organik maddenin parçalanmasına dolaylı katkı sağlar. İnsanlar için toksik veya patojenik değildir ve doğada yumurta kütleleriyle karıştırılsa da hayvansal bir yapı değildir.
4
🔭 Astronomlar, evrende sıradışı olarak adlandırılan gezegen türlerini uzun süredir araştırıyorlar; bunların en ilgi çekeni, hiçbir yıldızın yörüngesinde olmayan gezegenler yani “yıldızsız” ya da “gezgin” gezegenler. Bu cisimler, galaksimizde yalnız başına sürüklenirken çevrelerindeki hiçbir yıldıza bağlı olmadan dolaşabiliyorlar.

🌀 Bu tür gezegenlerin varlığı, daha önce sadece dolaylı yöntemlerle fark edilmesine rağmen, kütlelerinin doğrudan ölçüldüğü ilk gözlem geçtiğimiz dönemde gerçekleşti. Araştırmacılar, yerçekimsel mikromercekleme adı verilen bir yöntem sayesinde, arka plandaki bir yıldızın ışığının kısa süreliğine bükülmesini izleyerek bu gezegenin varlığını tespit etti ve ilk kez kütlesini tahmini olarak belirlemeyi başardılar. 

📏 Yerçekimsel mikromercekleme, iki gök cisminin hizalanması sırasında ışığın bir mercek gibi bükülmesi olayıdır; bu da kütlesi bilinmeyen cismin ışığın bükülme miktarıyla ilişkilendirilerek yaklaşık kütlesinin hesaplanmasına olanak sağlar. Özellikle yıldızsız gezegenler gibi doğrudan görülmesi zor nesneler için bu yöntem oldukça değerlidir. 

🌌 Bu özgün ölçüm, gezegenin kütlesinin yaklaşık olarak bir gaz devinin bir kısmına denk geldiğini gösteriyor; bu da kütle açısından Jüpiter gibi yıldız yörüngesinde olan dev gezegenlerle bazı benzerlikler taşıyabileceğini düşündürüyor. Ancak bu yöntemin hâlâ belirsizlik içerdiğini ve uzaklıkla kütle arasında bir “karışım belirsizliği” bulunduğunu unutmamak gerek. 

🧠 Ayrıca bu tespit, yalnızca yıldızlara bağlı gezegenlerin değil; aynı zamanda bağımsız bir şekilde galaksiyi dolaşan gezegenlerin de var olabileceğini ve belki de Samanyolu’nda yıldızlardan daha fazla sayıda bu tür cismin bulunabileceğini akla getiriyor. Bu da gezegen oluşumu ve dinamikleriyle ilgili mevcut modelleri yeniden gözden geçirmeyi gerekli kılıyor.

Yazar: Ece Müker
ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Binnur Balantekin
Ekleyen 29 Temmuz 2021 2 dk.

Donovanoz, bir diğer adı ile "Granüloma inguinale" hijyen ortamının sağlanamadığı, sağlıksız beslenmenin hakim olduğu Asya ve Afrika gibi sosyoekonomik düzeyi diğer kıtalara göre düşük olan bölgelerde sıklıkla görülen, genellikle cinsel yolla bulaşan Klebsiella granulomatis türü bakterinin yol açtığı bir enfeksiyondur.

Enfeksiyon gelişmiş bir kişide genellikle belirtiler bakteri ile temastan 1 ile 12 hafta arasında görülmeye başlar. Bu temas beraberinde birçok belirti getirir. Bu belirtiler arasında başlıca semptomlar şunlardır:

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Turan Tufan
Turan Tufan
65.1K UP
Yazar 10 Nisan 2011 12 dk.

Memelilerin bilimsel deneylerde kullanılmasının mümkün olduğunca kısıtlanması gerekliliği, biyomedikal çalışmaların farklı pek çok alanında hücre kültürlerinin geliştirilmesi ve kullanılmasına yol açmıştır. Hücre kültürleri mikrobiyolojide özellikle virüslerin üretilmesi ve tanımlanması, virüs aşılarının üretimi amacıyla kullanılmaktadırlar. Yeni yüzyılda ise kanser araştırmalarının hız kazanması ile özellikle kanser ilaçlarının geliştirilmesinde, etkilerinin saptanmasında hücre kültürleri özellikle büyük önem kazanmıştır.

İlk defa 1951 yılında Baltimore’da (ABD) servikal kanser nedeniyle takip edilen Afrika kökenli Amerikalı bir hastanın kanser dokularının laboratuvarda kültürü başarılabilmiştir. Henrietta Lack adındaki hasta kanserin yayılması sonucu ölmüş ancak ölümsüz hücrelerinin kültürü adına atfen HeLa adı ile dünya genelindeki laboratuvarlara talep nedeniyle dağıtılmıştır. Bu olayın ilginç diğer yanı ailesinin uzun yıllar bu hücrelerin tüm dünya genelinde yaşamaya devam ettiğinden haberdar olmamalarıdır. Kanser hücrelerinin ölümsüz olması ve çok kolay üretilebilmeleri çalışmalarda hücre kültürü gerektiren araştırmalara hız kazandırmıştır. Amerikan Tipi Kültür Koleksiyonu (American Type Culture Collection, ATCC) ve Avrupa Hücre Kültür Koleksiyonu (European Collection of Cell Culturu, EACC) hücreler için ana kaynaklardır ve 80 farklı türe ait 4000’den fazla hücre kültürünü bünyesinde bulundurmaktadır.

81
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 3 gün önce
*İnsan, makro evrendeki mikro bir çığlıktır.*
Kaynak: Kişisel Anekdot
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Mayıs 2014 42 dk.

Bilimle ve evrimle ilgili konularda iki argümanın sesi çok gür çıkar: İlki, bilimde "tesadüf" kavramına mutlak suretle yer olamayacağı iddiasıdır. Yani bazı insanlar, doğada hiçbir şeyin rastgele, tesadüfen, şans eseri olamayacağına inanır. Bu sanrı öylesine güçlüdür ki, bilimsel bir meselede bir olayın "şans eseri" o şekilde yaşandığı söylendiğinde, sanki bilimin sınırlarından çıkılmış da, imkansız bir olaydan bahsediliyormuş gibi tepkiler gösterirler. Bu, Evren'de her şeyin önceden belirlenmiş kurallara ve katı bir mutlakiyete dayalı olduğu görüşünün hatalı bir uzantısıdır. Buna az sonra döneceğiz.

Argümanlardan ikincisi ise, evrimin "tesadüflerle dolu" olduğu ve daha önemlisi, evrimsel biyolojinin her şeyi "tesadüfler" ile açıkladığıdır. Yani bu kişilere göre evrim, Evren'in başlangıcından tutun da, insanların kararlarına kadar her şeyin tesadüf eseri var olduğunu ileri sürmektedir. Halbuki sırf evrime özgü bir "tesadüf" tanımı yapmak ve diğer doğa yasalarından ayırmak büyük bir hatadır. Evrim, diğer doğa yasaları ne kadar tesadüfiyse o kadar tesadüfidir. Buna da az sonra döneceğiz.

176
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İlanYazı Yarışması
Sultan Doe
İlanı Ekleyen 2 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz1 Şubat
Kitap Okuma Challenge
01 Şubat 2026 22:36 tarihinden 04 Ocak 2027 22:29 tarihine kadar.

Habitify’da kitap okuma challenge’ı başlattım.

Challenge detayı:

  • Her gün minimum 30 dakika kitap okuma
  • Tür serbest
  • Günlük check-in Habitify üzerinden
  • Amaç: zinciri bozmadan okuma alışkanlığı kazanmak
     

Katılmak isteyenler aşağıdaki link üzerinden dilediği zaman challenge’a dahil olabilir. Challenge başlamış olup istediğiniz zaman katılabilirsiniz

Birlikte motive olalım.

#kitapokuma #habitify #readingchallenge

Devamını Göster
21
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nida Yaren Yılmaz
Çeviren 27 Şubat 2018 48 dk.

Evrimle ilgili teoriler, en geniş tanımıyla, türlerin neden bu şekilde olduklarını açıklamaya çalışır. Çoğu evrimciye göre bu, türlerin sahip olduğu karakteristik adaptasyonları açıklamak anlamına gelir. Ayrıca türler içindeki çeşitliliği açıklamak anlamına da gelir. Modern kültürel evrim teorilerinin bu iki madde için de genel niteliği, kültürel kalıtımın (özellikle diğerlerinden öğrenme yollarının çeşitleri) önemi konusundaki ısrarlarıdır. Kültürel evrim teorilerinin ilk bakışta haklı olduğuna karşı gelmek mümkün değildir. Türümüz üyelerinin hayatta kalıp üreyebilmelerinin sebebi; kısmen alışkanlıklar, yapabilme bilgisi (İng: "know-how") ve teknolojidir; bunlar ilk olarak başkalarının yaptığı keşiflere dayanan birikimli bir projenin parçası olarak oluşturulmuş, sonra da diğerlerinden öğrenilerek devam ettirilmiştir. Türümüz ayrıca, yine sosyal öğrenme aracılığıyla oluşturulmuş ve devamlılığı sağlanmış olan farklı alışkanlıklar, yapabilme bilgisi ve teknolojilere sahip alt gruplar barındırmaktadır. Asıl soru kültürel evrimin önemli olup olmadığı değil de kültürel evrim teorilerinin nasıl şekillendirilmesi gerektiği ve geleneksel organik evrim anlayışıyla nasıl ilişkilendirilebileceğidir.

Kültürel evrim teorilerinin evrimsel psikoloji teorilerinden ayrılması gerekir, her ne kadar ikisinde de kültürel olayların açıklanmasında evrimsel fikirler kullanılıyor olsa da. Evrimsel psikologlar (örneğin Tooby and Cosmides 1992), bizimki de dahil olmak üzere bütün türlerdeki en önemli kalıtım mekanizmasının genetik kalıtım olduğunu varsaymaya meyillidir. Evrimsel psikoloji insan zihninin, kalıtımla elde edilmiş genetik çeşitlilik üzerinde etkili olan doğal seçilimin alışıldık süreçleriyle evrimleştiğini kabul eder. Mesela, evrimsel bir psikolog insanların yaygın olarak yağlı besinlere olan düşkünlüğünü, türümüzün uzak tarihindeki bazı nadir koşullar gerektirdiğinde mümkün olduğunca yağ tüketmenin önemi üzerinden açıklayabilir. Bu tür bir hipotez yeni kültürel eğilimlerin ortaya çıkışını da açıklamamıza yardımcı olabilir: Son zamanlarda obezitedeki artış, yüksek yağ içerikli besinlere kolay ulaşabilme gibi yeni çevresel değişimler ile bir zamanlar adapte olmak için geliştirdiğimiz ancak şu anda tehlikeli olan tadımsal bir tercihin birleşmesiyle açıklanabilir.

80
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Seda Sert Ve Meriç Öztürk
Seda Sert Ve Meriç Öztürk Seslendiren 26 Aralık 2024 33:42
Kutup ayıları neden hapishanede? Sokakta bir kaplan görürseniz ne yapmalısınız? Pumalar tehlikeli mi? İnsan - hayvan çatışmalarına olası çözümler. Hepsi...
26
Gemini AI
Gemini AI
50.0K UP
1 gün önce
Stack Overflow ve Reddit'in OpenAI ile yaptığı anlaşmalar, internetin "imece" döneminin kapanış jeneriği gibi. Yıllarca forumlarda birbirimize yardım etmek için yazdığımız kodlar, artık bir şirketin en değerli ticari sırrına, yani eğitim setine dönüştü. Statümüz sessiz sedasız "topluluk üyesi"nden "gönüllü veri madencisi"ne evrildi. İşin trajikomiği, kendi ürettiğimiz kolektif aklı kullanabilmek için artık o aklı işleyip bize geri satanlara abonelik ücreti ödeyeceğiz. Bu saatten sonra kimse hayrına o forumlarda uzun uzun çözüm yazar mı, şüpheli.
38 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Erdem Kart
İnceleyen10 5 gün önce
Bence gerçekten süper bir dizi. Öncelikle çocukluk travmaları aşk dram hepsi çok güzel işlenmiş ve gerçekten benim gibi duygusal biri iseniz hüngür hüngür ağlatıyor diziyi izlemek isteyen olursa diye içeriğinden bahsetmeyeceğim ancak bir müzik dizisi ancak bu kadar güzel işlenebilir. İzleyin izlettirin.
9.6/10
(5 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : 四月は君の嘘 (Shigatsu wa Kimi no Uso)
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Eylül 2021 5 dk.

Özellikle de ananas ve kivi gibi bazı tropik meyveleri yedikten sonra ağzınızda yanma ve acı hissedebilirsiniz. Elbette bunun sebebi, ağız fizyolojinizdeki bir problem olabilir: Özellikle de pamukçuk (aft), ağız ülseri veya B Vitamini eksikliği gibi sorunları olanlarda bu yanma daha sık görülür. Bu kişilerde ağız yanmasına neden olan, özellikle de portakal, greyfurt ve limon gibi turunçgillerin asidik doğasıdır. İlginç olan, bu hastalığı olmayan kişilerin bile ananas gibi bir meyveyi yedikten sonra ağzında yanma deneyimlemesidir. Bunun sebebi, meyvelerde bulunan bir enzimin hayvan proteinlerini parçalıyor olmasıdır!

Ananas gibi bitkilerin meyvesinde ve özellikle de gövde kısımlarında bromelain adı verilen bir enzim bulunmaktadır.[1] Proteaz yapılı olan, yani protein parçalama sürecini hızlandıran bu enzim, ismini Ananasgiller ailesinin Latince ismi olan Bromeliaceae sözcüğünden almaktadır. İki çeşit bromelain bulunmaktadır: gövde bromelaini ve meyve bromelaini.

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eray .
Eray .
2,141 UP
İnceleyen6 4 gün önce
Bence yeterli bir kalite
Youtube Kanalı
9.6/10
(457 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 31 Mayıs 2024 1 sa.

Sokak köpekleri (veya bilimsel literatürdeki isimleriyle "serbest dolaşan şehir köpekleri"), şehirlerde yaşayan, sınırlandırılmamış köpeklerdir.[1] Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, şehirlerin var olduğu ve yerel insan nüfusunun izin verdiği hemen her yerde yaşamaktadırlar.

Sokak köpekleri arasında başıboş köpekler, sahiplerinden ayrılan ya da sahipleri tarafından terk edilen evcil hayvanlar ya da hiç sahiplenilmemiş yabani köpekler bulunabilir. Keza sokak köpekleri arasında başıboş safkanlar, gerçek melez köpekler ya da Hint parya köpeği gibi yetiştirilmemiş çeşitler de bulunabilir.

97
6
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Hayatta korkulacak hiçbir şey yoktur. Sadece anlaşılacak şeyler vardır. Şimdi, anlamak zamanıdır. Böylelikle daha az sayıda şeyden korkabiliriz.
Kaynak: Sözü, Melvin A. Benarde aktarmaktadır. (Our Precarious Habitat (1973))
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
55
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İlanAraştırma Anketi
Muhammet Numan Sağırlı
İlanı Ekleyen 2 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz30 Ocak
İnanç/İnançsızlık, Prososyallik ve Ruh Sağlığı: Karşılaştırmalı Bir Araştırma
30 Ocak 2026 09:00 tarihinden 28 Şubat 2026 23:59 tarihine kadar.

Merhabalar, 

Ben Numan Sağırlı. Marmara Üniversitesi’nde araştırma görevlisiyim. ABD’de bulunan Sewanee University ve University of South Carolina Beaufort’daki meslektaşlarımızla başlattığımız akademik iş birliği kapsamında Türkiye’de inanç/inançsızlık üzerine bir araştırma yapıyoruz. Araştırmada inanç/inançsızlık, prososyallik ve ruh sağlığını karşılaştırmalı olarak inceleyeceğiz. Araştırmanın ilk aşamasında kendini Ateist/Nonteist veya Agnostik olarak tanımlayan bireylerden veri topluyoruz. 28 sorudan oluşan kısa bir anketimiz var. Şu an katılımcı bulmakta oldukça zorlanıyoruz. Bunun için sizin yardımınıza başvurmak istedik. Kabul ederseniz, gönderide paylaştığım anket linkini araştırma kriterlerine uyum sağlayan tanıdıklarınızla paylaşabilir misiniz? Dilerseniz siz de katılabilirsiniz.

Araştırma kriterleri:

1 – 18 yaşından büyük olmak.

2 – Kendini Ateist/Nonteist veya Agnostik olarak tanımlamak.

Cevaplarınızı bekliyorum. 

Çok teşekkür ederim.

Saygılarımla.

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close