Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Yusuf Berat İlgin
Yazar 3 gün önce 2 dk.

Dünya'dan yaklaşık 650-700 ışık yılı uzaklıkta, Kova (Lat: "aquarius") takımyıldızında yer alan Helix Bulutsusu (NGC 7293), gökbilimciler tarafından en çok incelenen gezegenimsi bulutsulardan biridir. Genellikle "Tanrı'nın Gözü" olarak da anılan ve devasa bir gözü andıran bu yapı, aslında ölen Güneş benzeri bir yıldızın dış katmanlarını uzaya fırlatmasıyla oluşmuştur. Ancak Helix'in en çarpıcı özelliklerinden biri, James Webb Uzay Teleskobu'nun (JWST) kızılötesi gözlemleriyle daha da belirginleşen, merkezden dışarıya doğru uzanan binlerce "kuyruklu yıldız benzeri" gaz düğümüdür.

NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu tarafından çekilen yakın kızılötesi görüntüler, bu yapıları daha önce hiç görülmemiş bir netlikte ortaya koydu. Bulutsunun genişleyen gaz kabuğunun iç çevresini saran bu yapılar, arkalarında uzanan kuyruklarıyla adeta birer kuyruklu yıldızı andıran sütunlar veya düğümler şeklindedir.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Itamar Shatz
Itamar Shatz
500.2K UP
Yazar 25 Haziran 2021 9 dk.

Erişilebilirlik zinciri (İng: "availability cascade"), bir bilginin kamusal alanda erişilebilirliği arttıkça, insanların bu bilgiye inanmaya ve onu yaymaya daha yatkın olması sonucu bu bilginin algılanan öneminin artmasıyla kendi kendini güçlendiren bir süreçtir. Örneğin iklim değişikliği gibi bir konu üzerine yapılan bir haber, toplumda dalga dalga yeni tartışmaları tetikleyebilir ve buna bağlı olarak o konuda daha fazla haber, hikaye, yazı ve tartışma ortaya çıkar. Bu yeni üretim, o konunun daha da fazla popülerleşmesiyle sonuçlanır ve bütün bunlar birikerek, iklim değişimine yönelik bir yasa çıkarılmasıyla sonuçlanabilir.

İnsanlar kolay erişilebilir ve hazır bilgilere inanmaya daha yatkın olduğundan; bilginin geniş çevrelerde tartışılmaya başlanması, onu kabul etmelerine, yaymalarına, dolayısıyla bilginin daha erişilebilir olmasına yol açar. Böylelikle, kamuoyunu şekillendiren büyük ölçekli, kendi kendini güçlendiren bir döngü oluşur. Buna, erişilebilirlik zinciri denir. Erişilebilirlik zincirlerinin toplumlar üzerindeki etkisi oldukça güçlü olduğundan, onları anlamak çok önemlidir.

24
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ezgi Ersoy
Ezgi Ersoy
61.3K UP
Yazar 15 Ekim 2021 6 dk.

Hypericaceae familyasına ait tüm dünyada 500’den fazla; Türkiye’de ise 2019 itibarıyla kayıtlı 108 Hypericum türünden biri olan Hypericum perforatum L., daha aşina olabileceğiniz ismiyle "sarı kantaron", terapötik etkileri yaklaşık 2000 yıldır bilinen en önemli tıbbi bitkilerden biridir. Dünyada yaygın olarak "St. John's Wort" adıyla tanınan sarı kantaron için "Mod Yükselten Bitki", "Doğadan Gelen Prozac", "Tabiatın Sunduğu Antidepresan" gibi tanımlamalar yapılmıştır. Peki, sarı kantaron bilimsel olarak bu tanımları gerçekten hak ediyor mu, yoksa bu da alternatif tıp adı verilen sahtebilim uygulamalarının yarattığı bir diğer "mucize bitki" safsatası mı?

Sarı kantaron "mucizesini" anlamak için ilk önce bitkinin tarihine bir göz atalım. Hypericum kelimesine tarihte ilk kez Nikander’in Theriaca et Alexipharmaca (MÖ 2. yüzyıl) adlı eserinde rastlanmıştır. Hypericum, Yunanca bir kelime olan “υπερεικον” (upereikon) sözcüğünden gelir. "Υπερ" sözcüğü "yukarı", "εικων" sözcüğü ise "ikon" anlamına gelmektedir ve upereikon, Antik Yunanlılar tarafından kötü ruhları uzaklaştırmak için yüksek yerlere asılan dini figürlere verilen isimdir.

36
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 5 gün önce 5 dk.

Lepistes balığı (Lat: "poecilia reticulata") dünya üzerinde en çok satılan tropikal balığıdır ve akvaryum hobisindeki en popüler canlı doğuran balıklardan biridir. Ülkemizde de oldukça yaygın olan bu tür özellikle kolay bakımı, kolay üremesi ve oldukça farklı çeşitliliğe sahip olması nedeniyle çokça tercih edilir. Köken olarak Güney Amerika kökenli olsa da artık günümüzde dünyanın birçok yerindeki farklı habitata yayılmış durumdadır.

Oldukça barışçıl balıklar olmalarından, canlı doğurarak çok kısa sürede sayılarını kolayca artırabilmelerinden ve kolay bakım koşullarından dolayı çokça tercih edilen tatlı su balıklarındandır. Akvaryum hobisine başlayan birçok kişi bu hobiye lepistes balığıyla başlamaktadır.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
122.4K UP
İnceleyen10 5 gün önce
2. Dünya Savaşı’ndan sonra dünya üç parçaya ayrılmış. Üç adet ülke var, bu ülkelerden birisi de Okyanusya. Kitap, Okyanusya’da, Büyük Birader’in yönettiği bir ülkede, Gerçek Bakanlığı’nda çalışan Winston Smith’in isyanını anlatıyor.

Daima bir çift gözün sizi izlediği bir ülkedesiniz. Görevleriniz var. Yalnız o bir çift göze, Büyük Birader’e sadakat göstermeye ve düşmanlarına nefret duymaya izniniz var. Gerek beyninizden geçen düşünceler, gerekse kanınızda akan duygular 7/24 denetime tabi.

Sadakati bozabilecek, isyana evirilebilecek bütün eğilimler henüz doğmadan eziliyor. Mesela sözcükler… Sözcükler ne kadar tehlikeli olabilir ki? Devlet yeni sözlükler çıkartıyor, gereksiz gördüğü sözcükleri ortadan kaldırıyor ve Yenikonuş ile karşıt düşüncenin zihinlerde oluşturulamamasını sağlıyor.

“Beyaz” diye bir sözcük olmasa, beyazın ne olduğunu tanımlayabilir misiniz? Peki “özgür” diye bir sözcük olmasa, özgürlüğü?

İşte 1984’ün devleti mantığı iğdiş edebilmek için “çivi çiviyi söker” felsefesiyle yeni bir yaklaşım geliştiriyor: Çiftdüşün!

Vikipedi’nin tanımıyla: “Çiftdüşün, birbiriyle çelişen iki düşünceyi zihinde bir arada tutma ve bu düşüncelerin ikisine aynı anda inanma durumudur.”

Halkın verilen bilgiyi sorgulamasına yarayan araçlar yok edildikten sonra geriye bilgi akışını kontrol altına almak kalıyor. Bu da esasen Parti için çok kolay bir işlem. Bütün iletişim araçlarını yayınlıyor ve denetliyorlar. Tarihi yeni baştan yazıyorlar. Geçmişin yayınlarını, gazetelerini, fotoğraflarını, filmlerini, bütün bilgi kaynaklarını gerekli gördüklerinde değiştiriyorlar.

Otorite olgusunu irdeleyen, edebiyat tarihindeki en iyi distopyalardan biri olan bu kitabı okumanız tavsiyemdir. Eğer popüler kitaplara karşı önyargınız varsa, bunu 1984 için rahatlıkla kırabileceğinizi söyleyebilirim.

https://gizemcetin.com/kitap-yorumu-1984-aski-ve-akli-yasak-eden-bir-distopya/
Kitap
9.6/10
(456 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Seda Baykal Köse
Seda Baykal Köse
130.9K UP
Çeviren 4 Ağustos 2016 11 dk.

Ekoloji, ayrılmaz bir şekilde organizmaların evrimsel tarihi ile iç içe geçmiştir. Nesillerin değişim süreci boyunca, organizmalar sürekli olarak bir nesilden diğerine kendinden sonraki nesillerin DNA’sına kaydedilecek genetik bilgi aktarırlar. Moleküler biyologların bu kayıtlara ulaşma becerileri, türlerin kökenlerini ve varoluşlarının ekolojik temellerini daha iyi anlamada modern ekoloji araştırmalarının temel taşı haline geldi. 

Bu makalede modern ekologların türlerin oluşumu, çeşitlenmesi ve sürekli değişken, karmaşık çevre şartlarına evrimsel adaptasyonundaki genetik temellerin en derin şekilde anlaşılması için kullandıkları moleküler araçlar ve metotların kısa bir özetini yapacağız. 

52
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Deniz Uzunoğlu
Deniz Uzunoğlu
35.6K UP
Üye
Evrim Ağacı, aklı başında olan herkese toplu halde ulaşabileceğiniz tek ortak toplanma alanıdır. Türkiye'de çok nadir ve bulması zor olan böyle değerlere denk geldiğimizde kaybetmemek ve yaşatmak için elimizden geleni yapmalıyız. Örneğin bana piyangodan 50 milyon para çıktı, yarısını hemen Evrim Ağacı'na bağış yapmak istiyorum. Şaka yaptım, piyango bileti almadım yani, ama çıksa bağışlardım. Bugün benim de doğumgünüm Evrim Ağacı'nın da yıl dönümüymüş ne güzel tesadüf oldu. İyi ki varsıın Evrim Ağacı beraber büyüdük umarım beraber yaşlanacağız
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 23 Eylül 2014 36 dk.

Altın oran 1.618033... diye giden bir sayıdır. Yunanca φ\varphi veya ϕ\phi veya Φ\Phi işaretiyle gösterilen altın oran, "kutsal oran", "ilahi oran" veya "altın sayı" gibi isimlerle bilinmektedir. Bu abartılı isimlerin nedeni, 2400 yıl önce yaşamış Öklid'e kadar giden bir süredir insanların, Evren'deki olay, olgu ve süreçlerin bu sayı etrafında şekillendiğine inanmış olmasıdır. Gelmiş geçmiş en popüler kurgu yazarlarından Dan Brown'un Da Vinci Şifresi kitabı gibi eserleri bu inancın halk arasında pekişmesine katkı sağlamıştır. Bu inanca göre altın oran, elde edilebilecek en estetik, en ilahi geometrileri vermektedir. 

Altın oranı veya φ\varphi sayısını elde etmenin 3 temel yolu vardır: Bunlardan ikisi geometriye, biriyse aritmetiğe dayanmaktadır. Önce geometrik altın orana bakalım. Bir şeyin altın orana uyduğunu bulmak için uzun ve kısa kenarlarının toplamını, uzun kenarına bölmeniz gerekmektedir. Örneğin elinizde, aşağıdaki gibi iki segmente bölünmüş bir doğru parçası olduğunu düşünelim:

145
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
122.4K UP
İnceleyen7 5 gün önce
Bu klasikte, karısını öldüren bir adamın evlilikten sonra duygularının zamanla nasıl nefrete dönüştüğünü ve katil olma noktasına geldiğini okuyoruz.

Kitap, şehvetten uzak durmayı öğütleyen İncil ayetleriyle başlıyor. Ardından kadının erkeğin gözündeki ve toplumdaki yeri, genelevlerin kadını nasıl obje gibi gösterdiği ve erkeğin ergenlik yaşlarında bu batak evlerinde kadına karşı edindiği hastalıklı bakışı, evlilik kurumunun yıprattığı duyguları ve ruh dünyasını ele alıyor.

Tolstoy'un bu kitapta Schopenhauer'ın Aşkın Metafiziği kitabından etkilendiği yazıyor başka incelemelerde. Ne var ki Tolstoy'un bu ilişkilere getirdiği çözüm Schopenhauer'dan epey farklı: Keşiş yaşamı. Kadınlardan tamamen uzak durmak. Yazar hikayenin sonunda kendi düşüncelerini anlattığı bölümde kilise nikahının bir yozlaşma olduğunu, gerçek Hristiyanlıkta hiçbir şekilde şehvetin yeri olmadığını anlatıyor. Böylece kitaba başlarken yazdığı ayetlerle de mesajını tamamlamış oluyor.

Yazarın doğru sorunları teşhis ettiğini, fakat yanlış çözümler getirdiğini düşünüyorum. Her şeye rağmen okunması gereken çarpıcı bir öykü.
8.3/10
(7 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Крейцерова Соната
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Görkem Aydın
Üye 5 gün önce
Sakal tüyü neden sakalda çıkar da normalde kol, bacak hatta göz altında çıkmaz? Farklı tüyler neden farklı yerlerde çıkmaz Nasıl nereden çıkacağını biliyorlar?
170 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim haberlerimizi ve diğer yazılarımızı Google Haberler'de görmek için bizi takip etmeyi unutmayın.

Defne Adalı
20 dakika önce
Balinaların ve yunusların parmakları var, peki atalarımızın da ortak noktaları var mıydı?
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
78.1K UP
Uyarlayan 5 gün önce 2 dk.

İskoçya'nın kayalıklarla çevrili bir plajında, şiddetli bir fırtınanın ardından köpeklerini gezdiren bir çift, nemli zeminde alışılmadık işaretlere rastladı. Bu desenler, eski insan ve hayvan ayak izlerini andırıyordu.

Bu keşif, izlerin dalgalar arasında kaybolmadan önce belgelenmesi ve incelenmesi için zamana karşı bir arkeolojik yarış başlattı. Aberdeen Üniversitesinden arkeolog Kate Britton, bulguyla ilgili yayınlanan bir videoda durumu şöyle ifade ediyor:

17
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet Ali Döke
Mehmet Ali Döke
19.7K UP
Yazar 25 Mart 2015 16 dk.

Avusturyalı hayvan davranış bilimcisi (etolog) Karl Ritter von Frisch, 1927 yılında "Aus dem Leben der Bienen" (Dans Eden Arılar) adlı kitabını yayınladığında çağdaşları tarafından kuşku ile karşılanmıştı. Oysa kendisini tam anlamıyla çağının ötesinde bilimsel çalışmalar yürüten bir bilim insanıydı ve arılarda koku duyusu, görsel algı, yön bulma, polarize ışık ile konumlandırma, güneş takibi, iç saat, manyetik alanın petek örümüne etkisi ve düşey (ya da yerçekimi) algısı üzerine muhteşem çalışmalar yapmıştı. İlkin biraz anlaşılamamış olsa da tekrarlanan denylerle haklılığı pekişen von Frisch, büyük buluşundan 46 yıl sonra, 1973'te Fizyoloji alanında Nobel ödülüne layık görülmüştür.

Bal arıları, hep birlikte ve iletişim içinde çalışan, koloniler halinde varlıklarını sürdüren canlılardır. Koloniler içerisinde iş bölümü vardır ve yaşa bağlı olarak işçi arılar önce kovan içindeki görevlerde çalışırken daha sonra "tarlacı" dediğimiz ünvanı alırlar ve kovana su, nektar, polen gibi kaynakları getirirler.

64
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Rıdvan Efe
Rıdvan Efe
110.8K UP
Blog Yazarı 5 dk.

90'lı yılların ortalarında mağara resimleri üzerine son derece ilginç bir görüş ortaya atıldı. Güney Afrikalı arkeolog James David Lewis-Willams'a göre bu resimleri yapanlar birer şamandı. Lewis-Williams günümüzde yaşayan şamanist avcı-toplayıcı kabilelerle Üst Paleolitik dönem insanlarını karşılaştırdı. Güney Afrikalı San kabilesi ve Kuzey Amerika yerlileri üzerinde incelemeler yaptı. Sinirbilimindeki son gelişmelerden de yararlandı. Teorisini günümüz insanları ile Üst Paleolitik dönemi insanlarının aynı sinir sistemine sahip olduğu noktasından yola çıkarak geliştirdi. Aşağıdaki yazı Lewis-Williams'ın Mağaradaki Zihin isimli eserinden argümanlarının kısa bir özeti niteliğindedir.

***

18
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
⚡ Kinetik enerji, bir cismin hareket hâlinde olmasından kaynaklanan enerji türüdür. Bir cisim duruyorsa kinetik enerjisi yoktur, hareket etmeye başladığı anda ise sahip olduğu hız ve kütleye bağlı olarak kinetik enerji kazanır. Bu nedenle kinetik enerji, doğrudan hareket kavramıyla ilişkilidir.

📏 Klasik mekaniğe göre bir cismin kinetik enerjisi, cismin kütlesi (m) ve hızı (v) ile tanımlanır. Bu ilişki genellikle Ek = 1/2 · m · v² ifadesiyle gösterilir. Burada önemli olan nokta, hızın karesinin enerji üzerinde belirleyici olmasıdır. Bu durum, hızdaki artışların enerji üzerinde orantısız derecede büyük etkiler yaratmasına neden olur.

🚗 Örneğin aynı kütleye sahip iki araçtan biri diğerinden iki kat daha hızlıysa taşıdığı kinetik enerji iki kat değil, dört kat fazla olur. Bu yüzden trafik kazalarında hız artışı, çarpışma etkisini beklenenden çok daha fazla büyütür. Fren mesafelerinin uzaması ve çarpışma şiddetinin artması da bu fiziksel ilişkiyle doğrudan bağlantılıdır.

🔄 Kinetik enerji yalnızca doğrusal hareketle sınırlı değildir. Dönen cisimler de kinetik enerjiye sahiptir ve bu durum “dönme kinetik enerjisi” olarak ele alınır. Örneğin dönen bir tekerlek ya da pervane, hem dönme hareketinden hem de varsa ilerleme hareketinden kaynaklanan kinetik enerji taşır.

🧲 Kinetik enerji kendiliğinden artmaz, artması için cisme bir kuvvet uygulanması ve bu kuvvetin cisim üzerinde iş yapması gerekir. Aynı şekilde kinetik enerji kaybolmaz; sürtünme, hava direnci veya çarpışma gibi süreçlerde ısı, ses ya da başka enerji türlerine dönüşebilir.

📊 Bu yönüyle kinetik enerji, hareketin fiziksel sonuçlarını anlamak için temel kavramlardan biridir ve mekanikteki pek çok olgunun açıklanmasında merkezi bir rol oynar.

Yazar: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Söz
Çağrı Mert Bakırcı
Alıntıyı Ekleyen 9 Temmuz 2024
Hiç kimse, dünyada yarattığı dalgalanmalar yok olana kadar, kurduğu saat durana kadar, yaptığı şarap mayalanmasını tamamlayana kadar, ektiği ürün hasat edilene kadar nihayet ölmüş sayılmaz. Birinin yaşam süresi, onun gerçek varlığının sadece özünden ibarettir.
Kaynak: Pratchett bu sözleri Reaper Man isimli fantezi romanında yazmıştır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
71
3 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)