Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Sizden Gelenler
10 yılda çok güzel işler yaptınız ve yapmaya devam ediyorsunuz, neden daha önce yoktunuz diye sorasım geliyor. Çocukluğum, gençliğim bu soruların cevabını bulmakla geçti. Şimdi ise hemen elimizin altında. Yeter ki öğrenmek iste. İyi ki varsınız...
Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 19 Mart 2013 3 dk.

Bayır kırlangıçları, her geçen yıl kısalan kanat uzunlukları sayesinde, otoyol üstgeçitlerinin yanlarına kurdukları yuvalarını tehdit eden trafikten daha atik bir şekilde kurtulabiliyor. Yani kırlangıçlar, otoyolların inşası sonrasında değişen ortam koşullarına evrim geçirerek adapte oluyorlar. Bu, 30 yıllık bir araştırmanın en net sonuçlarından biri olarak ilan edildi. Araştırmada, arabaların, kuşların kanat uzunlukları üzerine etki eden seçilim baskısı sonucunda kuş kanatlarının evrim geçirdiği tespit edildi.

Oklohoma'daki Tulsa Üniversitesi'nden ekolog Dr. Charles Brown, eşi Mary Bomberger Brown ile yürüttükleri evrim çalışmasıyla ilgili şunları söylüyor:

17
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 19 Eylül 2021 11 dk.

Bilim nedir? Hiç düşündünüz mü, "bilimsel yöntem" derken kastettiğimiz şey aslında ne? Bu yazıda oturup size bunun resmî tanımı üzerinden giderek, "Efendim işte bir gözlem yaparız, oradan yola çıkarak bir hipotez geliştiririz, onu test ederiz, yanlışlayabilirsek hipotezi terk eder veya değiştiririz." gibi şeyler anlatmayacağız. Bunlar, bilimin kağıt üzerinde nasıl işlediğidir. Bilimin kalbinde ne var? Cevap çok basit: Kandırılmamak. Öyle eş dost tarafından kandırılmamak da değil; doğa tarafından kandırılmamak. Kendimiz tarafından kandırılmamak. Richard Feynman bunu çok güzel bir şekilde ifade etmişti:

Yani "bilimsel metot" dediğimiz şey, Neil deGrasse Tyson'ın ifadesiyle şöyle özetlenebilir:

116
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 1 gün önce Türkiye, Ordu
siyah gövdeli ve toraks, kanat örtüsü ve bazen de karın bölgesinde belirgin beyaz lekeler veya çizgiler bulunan küçük böceklerden oluşan bir çiçek böceği cinsidir. Cinsin yetişkinleri gündüz aktiftir ve genellikle ilkbahar ve yaz aylarında otların, çalıların ve ağaçların çiçeklerinde polen, nektar ve çiçek dokularıyla beslenerek tozlaşmaya katkıda bulunurlar. Larvalar toprakta yaşayan ve saproksilofagdır, çürüyen organik maddede veya kumlu substratlarda gelişirler.
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen7 29 Eylül 2024
Evrenin daha öncelerini anlatan 2023 yapımı 2.5 saatlik bir film ki bence bu büyük bir hata olmuş. Film tam ortadan bölünüp güzel bir temel atılmalı ve aynı zamanda merak içinde bırakmalıydı. Hem ne izliyoruz biz dedirtiyor hem de yoruyor. Genel olarak yeni filmler de böyle bir uzun tutma modası başladı. Kaliteli film uzun olur derdim ama bir adabı bir tekniği vardır onun. Nolan falan yapsın siz değil. Yönetmen Francis Lawrence, çok fazla ünlü klip yönetmiş bir yönetmen ve sanırım ilk filmi de Constantine filmi ki ziyadesiyle sevilen bir filmdir. I Am Legend yine oldukça bilinen bir filmi. Önceki Hunger Games serisini de kendisi yönetmiş ve ben memnun kalmıştım. Red Sparrow yine beğendiğim yakın tarihli filmidir.

Oyuncular biraz yeni tipler. Rachel Zegler başrol olarak görünüyor ve daha önce ikinci Shazam! filminde önemli bir karakteri oynamıştı. Onun dışında göze çarpan tek oyuncu Peter Dinklage derim ki çok yan bir rolde. Film güzel temalar ve motiflere sahip ve etkileyici de mesajlar veriyor ama bir yerlerde ciddi yanlış yapılmış dedirtiyor. Mezunlar artık yarışmacıların akıl hocası olarak görevlendiriliyor ve tek yeteneği şarkı söylemek olan bir yarışmacı ile akıl hocası Snow'un, babası yarışmanın kurucusu, yakınlaşmasını konu alıyor ama devamını da aynı filmde izliyoruz. Bence kesinlikle acele bir hareket olmuş.
9.3/10
(9 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Hunger Games: The Ballad of Songbirds and Snakes
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Hidrostatik denge, bir gazın ya da sıvının yerçekimiyle içe doğru çekilmesine rağmen neden çökmediğini açıklayan dengedir. Aslında bir yıldızın (veya başka bir nesnenin) nasıl olup da stabil durduğunu açıklamamıza yardımcı olur.[1] Bu yazımızda hidrastatik dengenin ne olduğunu, hidrostatik dengeyi hangi faktörlerin etkilediğini açıklayacağız.

Yıldızlar, kendi kütle çekimleri altında çöken gaz ve toz bulutlarından oluşur. Bulut çökmesine devam ettiği sürece daha küçük bir hacimde sıkışmaya başlayan gazın basıncı artar. Öyle bir noktaya gelinir ki en sonunda basınç kuvveti, kütle çekim kuvvetine eşit olarak gazın daha fazla kendi üzerine çökmesini engeller. Kütle çekim kuvveti ile basınç kuvvetinin dengelendiği bu duruma hidrostatik denge denir. Boşlukta bu kuvvetler dengesini sağlayan simetri bir küre olduğundan yıldızlar küresel bir yapıya sahiptir.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cennet Kalkan
Cennet Kalkan
3,265 UP
Çeviren 15 Ağustos 2017 11 dk.

Dünya, insanlığın varlığı için gerekli olan besin, ilaç ve diğer altyapıyı sağlayan muhteşem bir çeşitliliğe ev sahipliği yapmaktadır. Peki, türler arasında sınırlı kaynaklar için olan yoğun rekabet göz önünde bulundurulduğunda, bu çeşitlilik nasıl korunmaktadır?

Çevrebilimciler, türlerin çevreleriyle nasıl etkileşimde bulunduğu konusundaki farklılıkların, daha üstün türlerin daha güçsüz olan rakiplerini geçtiklerinde oluşan kaçınılmaz biyolojik çeşitlilik kaybıyla başa çıktığını ortaya çıkarmışlardır.

53
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nadir Kerem Dağ
Çeviren 7 saat önce 3 dk.

Gökbilimciler, iki kez patlamış gibi görünen çok uzak bir yıldız gözlemledi. Araştırmacılara göre bu olay, şimdiye kadar bilinen ilk "süper kilonova" olabilir. Astrophysical Journal Letters’ta 20 Aralık'ta yayımlanan çalışmada süperkilonova, bir süpernova ile bir nötron yıldızı birleşiminin ortaya çıkardığı melez bir patlama olarak tanımlanıyor.

Çalışmada yer almayan ve Maryland Üniversitesi College Park’ta gökbilimci olan Cole Miller, şöyle diyor:

0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 6 gün önce 7:44
Eminiz ki okurlarımız arasında hatırı sayılır bir çoğunluk merakla Breaking Bad'i izlemiştir ve sonlandığı için derin ve tedavi edilemez bir üzüntü duyuyordur....
8
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 30 Nisan 2012 19 dk.

Eğer Evrim Kuramı'na, dolayısıyla evrimsel biyolojinin bir bilim dalı olmasına karşı duran biriyle konuşacak olursanız, muhtemelen laf dönüp dolaşıp önce dine, sonra eğer ki kişi din ile bilimin taban tabana zıt olduğunu düşünüyorsa felsefeye ve sonunda, yine bu kişinin bilgisi dahilindeyse, Karl Popper'a gelecektir.

Karl Popper'ın felsefi bakış açısı dahilinde söylediği sözler, evrim karşıtlığı için bol miktarda ve oldukça güzel malzemeler oluşturur. Popper'ın felsefi düzlemdeki bazı söylemleri, bilim camiasından evrim karşıtlığı konusunda hiçbir destek bulamayan bazı kesimler için oldukça kullanışlı içeriklere dönüşmüştür. Ancak Popper'ın evrim karşıtlığına malzeme edilmesi konusunda "ufak" bir sorun var: Az sonra tüm detaylarıyla göstereceğimiz üzere, Karl Popper evrimi reddetmiyordu! Daha doğrusu, erken yaşlarındaki evrim karşıtlığının sebebinin cehaleti ve konu hakkındaki bilgisizliği (ve yaptığı aceleci genellemeler) olduğunu kabul ediyordu. Fikirleri, yaşı ilerledikçe değişmişti.

127
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Şule Ölez
Şule Ölez
1.3M UP
Uyarlayan 30 Aralık 2015 7 dk.

Kullandığımız dillerde, taşıdıkları anlamı çağrıştıracak seslere sahip birçok sözcük vardır ve ses-anlam ilişkileri ya da ses sembolizmi, dillerin hepsinde şaşırtıcı şekilde benzerdir. Peki, beynimiz fonetikle (ses bilimiyle) anlamı nasıl ilişkilendirir?

İşte size bir test: Zıt anlamlı yabancı sözcükler olan tobi ve kekere sözcüklerinin anlamını, Google’da aratmadan, tahmin etmeye çalışın. İki sözcük de, kökleri Eski Taş Devri’ne uzanan ve Batı Afrika’da halen yaygın bir şekilde konuşulan Yoruba dilindedir. Bu sözcükler, Türkçedeki zıt anlamlı büyük ve küçük sözcüklerinin karşılığıdır. Şimdi tahmin edin bakalım: Hangisi hangisinin karşılığıdır?

22
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Okan Alver
Okan Alver
200.5K UP
Mec.Eng. 6 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Obruklar, tektonik depremlerle aynı fiziksel sınıfa ait değildir. Zira şiddetlerinin deprem ölçekleriyle doğrudan tanımlanması bilimsel olarak sorunludur. Burada ölçülebilen şey olayın kendisinden çok, çöküşü hazırlayan koşullardır. Yeraltındaki boşluğun hacmi, üzerindeki tavan kalınlığı, litolojik özellikler ve özellikle yeraltı suyu dengesinin ne hızla bozulduğu. Benim gördüğüm kadarıyla, obrukları “ani” yapan şey belirsizlik değil sistemin uzun süre sessiz kalıp kritik bir eşiği aştığında bir anda göçmesidir. Damlama ya da sızıntı sonrası gerçekleşen çökmeler sismik kayıt üretse de, bu kayıtları Richter ölçeğiyle sınıflandırmak kavramsal olarak doğru değildir. Ortada elastik bir fay kırılması değil, hacimsel bir göçme vardır. Bu yüzden elde edilen büyüklük değerleri, tektonik bir depremle aynı fiziksel anlamı taşımaz. Fay hatlarında maksimum depremi, uzunluk ve kayma miktarına bakarak hesaplayabiliyoruz çünkü enerji doğrusal bir sistemde birikir. Obrukta ise enerji üç boyutlu ve dairesel bir hacimde depolanır ve açığa çıkan enerjinin büyük bölümü sarsıntıdan çok kaya kırılması ve kütle hareketi olarak dağılır. Benim kişisel kanaatim, obrukların deprem mantığıyla açıklanmaya çalışıldığında olduğundan daha esrarengiz göründüğüdür. Aslında mesele, farklı bir enerji boşalım rejimiyle karşı karşıya olmamızdır. Bu nedenle bugün yapılabilen şey kesin zaman ve büyüklük tahmini değil risk zonlaması ve yeraltı sisteminin bu kritik eşiğe ne kadar yaklaştığını anlamaya çalışmaktır.[1] Saygılarımla

Kaynaklar

  1. Okan Alver. (). Kişisel Yorum.
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
592.1K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Emre Çalışan
Emre Çalışan
51.1K UP
1 gün önce
5 :)
18 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 1 Haziran 2021 1 sa.

Bilim dendiğinde aklımıza deneycilik (empirizm) gelir; çünkü deney yapmak, bilimin temelinde yatar.[1] Newton, Galileo, Curie, Einstein, Darwin gibi isimler; sanrılar, şahitlik veya vahiy gibi araçlarla kendilerine "bilgi aktarılması" yoluyla değil, gözlem, deney ve muhakeme yoluyla gerçekleri ortaya çıkarmayı başarmışlardır. Bunu yapabilmelerini sağlayan şey, Evren'e "bilim" dediğimiz perspektiften bakıp, onun metodolojisine uygun sorular sorup, onun araçlarını kullanarak, bu sorulara dürüst cevaplar aramaları olmuştur. Büyük fizikçi Max Planck, meşhur bir şekilde şöyle der:

Deneyciliğin (empirizm) bilimin temelinde yattığı açıktır; ancak bilim, sadece laboratuvarda yapılan deneylerden ibaret de değildir. Eğer öyle olsaydı, teorik fizik, antropoloji ve sosyoloji gibi sahaları bilimin dışına itmemiz gerekirdi. Öyleyse bilimin sınırlarını nasıl çizeriz? Onu nasıl tanımlarız? Bilimin uygulama alanı ne olmalıdır?

156
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Discord
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close