Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 4 Ocak 2015 4 dk.

Evrimsel biyoloji dahilinde homoloji, atasal bir türün özelliklerinin torun türlerde de bulunması anlamına gelir. Aslında daha teknik tanımı, bunun tersinden yapılır: türlerdeki benzer karakterlerin, ortak atalardan miras alınması durumudur. Fakat atadan toruna doğru düşünmek daha kolaydır. Örneğin yarasalar ile kuşlar kanatlarını ortak bir atadan almamışlardır. Yarasalar ile kuşların ortak atası kabaca 296 milyon yıl önce yaşamıştır ve bu ortak ata, dinozorlardan bile önce yaşamış, kanatları olmayan, uçamayan bir ortak atadır. Dolayısıyla bu iki grubun kanat yapısı homolog değildir. Öte yandan kargalar ile serçelerin ortak atası 44.1 milyon yıl önce yaşamış bir başka atasal kuş türüdür. Onun da kanatları vardır; dolayısıyla torunlarına kendisininkine benzer (ancak tabii ki evrimsel süreçte farklılaşmış) kanatlar bırakmıştır. Dolayısıyla bu iki kanat yapısı, homolog organlardır.

Peki ya parmak sayısı? Neden çok sayıda canlıda 5 parmak bulunur? Neden 4 ya da 6 değil? Aslında ilk olarak şu "çok sayıda canlı" tanımlanmalıdır. Çok sayıda canlıda 5 parmak bulunuyor gibi gelmesi, canlılığa dair halk olarak çok az bilgiye sahip olmamızdır. Aslında 5-parmaklı uzuv yapısı çeneli omurgalı hayvanların sadece belirli bir alt grubunda görülür. Bu alt-grupta amfibiler (kurbalağalar, semenderler, vb.) ile amniyotlar (kuşlar, memeliler ve sürüngenler) bulunur. Bu alt-grupta toplamda 27400 civarında tür bulunmaktadır.. Bu, tüm ökaryotik (gelişmiş hücre yapısına sahip) türlerin %0.3 civarına eşittir. Tüm Hayvanlar Alemi'nin ise %0.4 civarına eşittir. Dolayısıyla "canlılığın çoğu" derken ne kast ettiğimiz iyi anlaşılmalıdır.

180
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnci Şardağ
İnci Şardağ
58.9K UP
Uyarlayan 25 Aralık 2020 22 dk.

HIV’in keşfinden çeyrek asır sonra bilim insanları, laboratuvar hayvanları üzerinde yüzlerce aday aşı geliştirmişti. Aşıların bir düzineden fazlası, insanlar üzerinde yapılan araştırmalarda en azından erken faz testlerinden başarıyla geçti. Ancak henüz hiçbirinin insanlarda HIV’e karşı yeterli koruma sağladığı tespit edilemedi. AIDSVAX’ın Amerika ve Tayland’daki ve Merck/STEP’in Amerikadaki klinik araştırmaları sonucunda karşılaşılan başarısızlıklar, bilim insanlarının önümüzdeki 10 yıl içerisinde aşı üretme umutlarını tamamen yitirmesine sebep oldu. 2008 yılının şubat ayında Amerikan Bilim İlerleme Derneği Başkanı David Baltimore bu durumu şu sözlerle özetledi:

Tayland'da son yayımlanan araştırmalarda, Sanofi Pasteur'ün ALVAC'ına güçlendirici AIDSVAX dozları eklendiğinde HIV vakalarında gözlemlenen %31'lik düşüş, basın tarafından bile şüpheyle karşılandı. Çünkü önceki denemelerde iki aşı adayı da birlikte veya ayrı ayrı koruyuculuk sağlayamamıştı. Bu yazıda, HIV aşısına ilişkin mevcut karamsarlığın yanlışlığına değinmek istiyoruz. Her ne kadar bilimsel engeller oldukça zorlu olsa da ekonomik engeller de onlarla aynı zorluk derecesindedir.

94
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Canberk Çolak
Canberk Çolak
297.3K UP
Yazar 2 Haziran 2019 5 dk.

Günümüzde obeziteyle ilişkili kronik hastalıkların artış göstermesindeki en önemli sebepler dengesiz ve düzensiz beslenmedir. Dengesiz beslenme, vücudumuz için gerekli olan makro ve mikro besin ögelerini, bir tarafın ya da spesifik bir ögenin üstünlüğünü sağlayacak şekilde diğer ögelerin yetersiz alınması şeklinde tanımlanabilir. Düzensiz beslenme ise yeme davranışının tutarlılık göstermemesi, bunun sonucunda gereğinden az ya da çok beslenme şeklinde ifade edilir. Dengesiz ve düzensiz beslenmenin en önemli sebeplerinden birisi de yiyecek bağımlılığıdır. Peki yiyecek bağımlılığı nedir ve nasıl tespit edilir?

''Yiyecek bağımlılığı'' terimi günümüzde sıkça kullanılan basmakalıp bir sözdür. Ancak klinik uygulamada resmi bir ''bağımlılık'' teşhisi yoktur. ''Bağımlılık'' terimi, Amerikan Psikiyatri Birliğinin (APA) Ruhsal Rahatsızlıkların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabında (DSM) birden çok madde içeren bazı rahatsızlıkları tanımlamak için kullanılır. Araştırmalar daha çok, bağımlılık olarak tanımlanan rahatsızlıkların nörolojik etkilerine odaklanmıştır. Bazı çalışmalarda bağımlılıkların merkezi sinir sisteminde DeltaFosB, dopamin ve opoid gibi kimyasalları etkiledikleri bulunmuştur. DeltaFosB, gen transkripsiyonunda görevli bir proteindir ve beyindeki ödül ve keyif merkezlerini etkiler. Opioid ise beyinde analjezik yani uyuşturucu ve hissizlik etkilerini gösteren bir kimyasaldır.

69
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yasemin Akın
Yasemin Akın
207.1K UP
Uyarlayan 22 Mart 2021 45 dk.

Kimyasallar, çok farklı analitik yöntemle, hem niceliksel hem de niteliksel olarak analiz edilebilirler; ancak bu analizlerin büyük bir kısmı, spektroskopi adı verilen bir sahanın altında incelenir. Spektroskopi, elektromanyetik radyasyon ve madde arasındaki etkileşimi; elektronların uyarılmasına, moleküler titreşimler veya nükleer spin yönelimlerindeki değişimlere neden olan etkileşimler kapsamında inceler. Bir diğer ifadeyle spektroskopi, ışık veya radyasyonun maddeler tarafından emilmesi ve yayılması şeklindeki ışık-madde etkileşimlerinin ölçülmesi ve incelenerek yorumlanmasıdır.

Daha yakın zamanlarda, spektroskopinin tanımı elektronlar, protonlar ve iyonlar gibi parçacıklar arasındaki etkileşimlerin yanı sıra taneciklerin çarpışma enerjilerinin bir işlevi olarak diğer parçacıklarla etkileşimlerini de içerecek şekilde genişletildi. Spektroskopik analiz; kuantum mekaniği, özel ve genel görelilik teorileri ve kuantum elektrodinamiği dahil olmak üzere fizikteki en temel teorilerin geliştirilmesinde çok önemli bir araç olmuştur. Yüksek enerjili çarpışmalara uygulanan spektroskopi, yalnızca elektromanyetik kuvvetin değil, aynı zamanda güçlü ve zayıf nükleer kuvvetlerin de bilimsel anlayışının geliştirilmesinde anahtar görevi görmüştür.

85
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mina Su Dindar
Mina Su Dindar
33.7K UP
Çeviren 27 Şubat 2021 6 dk.

Helyum çekirdeğinin boyutu, içinde bir elektronun daha ağır kuzeni olan muon ile yer değiştirdiği egzotik helyum atomları kullanılarak ölçüldü. Bu bulgu, protonun yarıçapına yönelik on yıllık bir bilmeceyi açıklığa kavuşturuyor.

Helyum, evrende hidrojenden sonraki en yaygın elementtir. Helyumun en yaygın izotopu olan Helyum-4, α parçacığı (alfa parçacığı) olarak da adlandırılır ve çekirdeğinde iki proton ve iki nötron barındırır. Bu parçacık diğer hafif çekirdeklere göre daha yoğundur. Örneğin, hidrojenin izotopu olan ve çekirdeğinde yalnızca bir proton ve bir nötron barındıran döteryum atomundan %20 daha küçüktür. Alfa parçacığının gerçek boyutu, protonun yarıçapının sanılanın aksine çok daha küçük olduğunu öne süren on yıllık bir deney nedeniyle, özellikle ilgi çekicidir. Bu sonuç parçacık fiziği içerisinde değerlendirilen standart modeldeki kayıp parçalar hakkında daha fazla spekülasyon oluşmasına neden oldu. Krauth ve arkadaşları, Nature'da bu tür açıklamaları çok fazla sınırlandıran ve nükleer yapı teorisi için bir kıstas oluşturan alfa parçacığının boyutu ile ilgili bir tespit yapıyor.[1]

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🌲 Ayılar, eskiden yalnızca geniş, doğal habitatlarda yaşayan geniş çaplı yaban hayatı türleriydi; ancak son yüzyılda insanların yaşam alanlarını genişletmesiyle birlikte bu türlerin yaşamları da değişmeye başladı. Bazı araştırmalar, insanların yoğun olduğu bölgelerde yaşayan ayı popülasyonlarının hem davranışsal hem de genetik açıdan farklılaşabileceğini düşündürüyor.

⚠️ Özellikle insan yerleşimleri yakınında besin kaynaklarını değerlendiren ayılar, daha önce nadiren sergiledikleri davranış modellerini daha sık gösterebiliyor. Örneğin çöp alanlarına ya da kamp yerlerine yaklaşma eğilimindeki artış, klasik yaban davranışlarından farklı stratejilere işaret edebilir. Bu durum, sadece davranışsal bir uyum değil; zamanla seçilim baskısıyla genetik düzeyde bir değişimi tetikleyebilir.

🧬 Bazı popülasyonlarda yapılan genetik analizler, insan etkisinin yüksek olduğu bölgelerde yaşayan ayıların moleküler işaretlerinde farklılıklara işaret ediyor. Bu farklılıklar, çevresel baskı ve kaynak erişim stratejileriyle bağlantılı doğal seçilim süreçlerinin bir parçası olabilir; yani insanlara yakınlık, seçilim baskısı yaratmış olabilir.

🧠 Böyle bir süreç, “insan-ayı etkileşimi”ni sadece anlık davranış değişiklikleriyle değil; uzun vadede ayı popülasyonlarının evrimsel yönelimleriyle ilişkilendirilebilecek bir olasılık hâline getiriyor.

Aktaran: Hatice Bol
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Arif G.
Arif G.
110.9K UP
5 gün önce
Bir tür düşünün, ona yazmayınca, aramayınca, hal hatır sormayınca bir süre kendisini unuttun sanarak bizi engelliyor her yerden. Sonra sen bir iletişim kurmak istediğinde anlıyorsun engel yediğini ama buna rağmen yine de konuşmak istiyorsun ve konuşuyorsun. Nedeni sorduğunda ise cevap belli zaten. 'Beni unuttun sandım'. Kendini bu kadar değerli görüyorsan o adımı sende atabilirdin, engellemek yerine sende yazabilirdin. Ama yok türümüz kendini öyle bir yere konumlandırmışki iletişimi bir hak değil, imtiyaz sanıyor.
Sessizliği yok sayılmak, yok sayılmayı da saygısızlık olarak yorumluyor.
Oysa iletişim iki taraflıdır.
Hatırlanmayı isteyen, hatırlatmayı da bilmeli.
Ama işte...

119 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Damla Şahin Uçar
Çeviren 3 gün önce 4 dk.

Yakın zamanda Maunganui Dağı'nda ölümcül heyelanlar meydana geldi. O günden beri kamp alanının üzerindeki yamaçların çökmesine neyin sebep olmuş olabileceği ile ilgili çeşitli tartışmalar yaşandı. Bu tartışmalar biri de heyelan üzerindeki Mauao'daki son ağaç kesiminin olası rolü.

Böylesi trajedilerin ardından insanların net ve tek bir açıklama araması son derece doğal. Ancak heyelanların nedenleri çok çeşitlidir. Genellikle jeoloji ve uzun vadeli yamaç evrimi, hava durumu, iklime ve arazi kullanımı başta olmak üzere pek çok etken heyelanlar üzerinde etkili.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Rüveyda Ayvaz
Rüveyda Ayvaz
67.6K UP
5 gün önce
@cagrimertbakirci çok teşekkür ederim sorunumu çözmüşsünüz.
62 görüntülenme
5
5 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, İstanbul
Genellikle yapraksı (foliose) tallus yapısına sahiptir. Tallus, yassı, loblu ve dallanmış bir görünüme sahiptir. yüzeye tamamen yapışık değildir ve alt yüzeyinde rizina adı verilen ipliksi yapılarla substrata tutunur. Üst yüzey çoğunlukla gri, gri-yeşil veya sarımsı tonlarda olup, çevresel koşullara bağlı olarak renk değişimi gösterebilir. ağaç kabukları, kayalar ve odunsu yüzeyler üzerinde yaygın olarak bulunur. Özellikle temiz hava koşullarına duyarlı olmaları nedeniyle, Parmelia türleri biyolojik hava kalitesi göstergesi olarak değerlendirilir. Hava kirliliğinin yüksek olduğu alanlarda gelişimleri sınırlıdır.
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Sonya Demirboğa
Sonya Demirboğa
74.9K UP
İnceleyen8 7 Ağustos
"Fatih Harbiye,” adını İstanbul’un iki semti olan Fatih ve Harbiye’den alır ve bu iki semt arasındaki kültürel ve toplumsal farklılıkları simgeler. Yazar romanında bu iki semteki insanları birbiriyle kıyaslayarak batılılaşmayı bir sorun olarak ortaya koyuyor ve bu sorunun toplumsal yöndeki etkilerini inceliyor.
Peyami Safa’nın “Fatih Harbiye” adlı eseri, Türkiye’nin Batılılaşma sürecini ve bu sürecin bireyler ve toplum üzerindeki etkilerini derinlemesine işleyen önemli bir romandır. Yazar, Doğu ve Batı arasındaki kültürel çatışmayı, bireysel arayışları ve toplumsal değişimleri ustalıkla kaleme alır. “Fatih Harbiye,” hem edebi hem de toplumsal açıdan zengin ve düşündürücü bir eser olarak, Türk edebiyatının vazgeçilmez klasikleri arasında yer alır.
Romanın anlatım tarzı, karakterlerin içsel dünyalarını ve özelikle duygusal çatışmalarını derinlemesine yansıtır. Yazarın gözlem gücü ve detaylara verdiği önem, romanın gerçekçi ve etkileyici olmasını sağlar. Mekân betimlemeleri ve karakter analizleri, okuyucunun romanın atmosferine kolayca dahil olmasını sağlar.
8.8/10
(4 Kişi)
Puan Ver
Derleyen: Ötüken
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
16
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Enes Güldemet
Üye 2 gün önce
Evimde Cordiseps Mantarı beslemek istiyorum. Ortamım vesaire her şeyim hazır ama aklıma bir soru takıldı. Kedime zarar verir mi? Okuyan, ilgi gösteren herkese teşekkürler.
144 görüntülenme
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 6 gün önce 5 dk.

Newton teleskop (Newtonian teleskop), Sir Isaac Newton tarafından 1668 yılında, mercekli teleskoplara alternatif olarak tasarlanmış bir aynalı teleskoptur. Bu teleskop, birincil optik olarak bir mercek değil ayna kullanır. Yani ışığı toplayan optik, eğimli yüzeye sahip bir aynadır.

Newton teleskop aslında astrofotoğrafçılar arasında sıklıkla Newtonian teleskop olarak anılır. Bu teleskop türü, mercekli teleskoplara alternatif olarak aynalı teleskopları ortaya atmış olsa da tek aynalı teleskop Newton teleskop değildir. Gerek kullanılan optiğe gerekse mekanik tasarıma göre farklı aynalı teleskop türleri görmek mümkündür. .

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Alperen Karaçor
İnceleyen10 3 gün önce
Celal Şengör'ün kaleme aldığı Cehaletten Kurtulma Sanatı - Ne Nedir?
Evrim, Din, Medeniyet, Felsefe ve Bilim gibi daha bir çok konuyu barındırıyor.
Celal Şengör'ün de bilgi birikimini bizlerin gözlerine önüne bir kez daha seren bu eser Türkiye'de doğa bilimleri ya da sosyal bilimlere giriş yapmak isteyen kişiden, hali hazırda zaten bilgi sahibi olan kişinin bile okuması gereken çok faydalı bir eser.
Okumanızı öneririm.
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Demet Çetin
Demet Çetin Seslendiren 1 Mayıs 2019 10:30
Ben Maria Skolodowska… 7 Kasım 1867’de Rusya İmparatorluğu’nun Varşova şehrinde doğdum… şaşırdınız mı? Haklısınız, beni Marie Curie adında bir Fransız...
43
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 3 gün önce
Geleneksel anlamda mantar olarak adlandırılsa da, filogenetik olarak Fungi alemine değil, Amoebozoa süper grubuna dahil edilir. Bu grup, yaşam döngüsünün belirli evrelerinde amipsi hareket yeteneği gösteren organizmaları kapsar. ür, yaşam döngüsünün vejetatif evresinde plasmodium adı verilen, çok çekirdekli ve hücre duvarı bulunmayan tek bir kütle hâlinde bulunur. Plasmodium evresinde aktif olarak hareket edebilir ve bakteriler, maya hücreleri ile organik artıklarla beslenir. Hareket, sitoplazmik akışlar aracılığıyla gerçekleşir ve çevresel koşullara göre yönlenebilir.
çürüyen odun yüzeylerinde genellikle yoğun kümeler hâlinde, parlak kırmızı–turuncu renkte, boncuk benzeri sporangiumlar oluşturur. Sporangiumlar sıkıca paketlenmiş silindirik ya da yarı silindirik yapılar şeklindedir ve olgunlaştıkça renkleri koyulaşarak matlaşır.

Her bir sporangium, rüzgâr ve çevresel etkenlerle yayılan mikroskobik sporlar içerir. Sporlar uygun koşullarda çimlenerek amipsi hücrelere dönüşür ve bu hücreler birleşerek yeniden plasmodium evresini oluşturur. Böylece organizmanın yaşam döngüsü tamamlanır.
Özellikle çürüyen odun üzerinde bakteriyel popülasyonları kontrol ederek organik maddenin parçalanmasına dolaylı katkı sağlar. İnsanlar için toksik veya patojenik değildir ve doğada yumurta kütleleriyle karıştırılsa da hayvansal bir yapı değildir.
4
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nda yayınladığımız bilim haberlerini anlık olarak Bundle üzerinden de okuyabileceğinizi biliyor muydunuz?

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

İnceleme
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye İnceleyen10 17 Mart 2023
Stefan ZWeig bu eserinde insanın içindeki "iktidar-güç hırsı, gösteriş-şatafat merakı, ilgi görme hastalığı" gibi faktörlerden biri ya da birkaçının insanın varoluşsal amacına anlam katan "tek(!)" şeyler haline dönüşmesinin bireyi nasıl uçuruma sürüklediğini tasvirler eşliğinde anlatıyor.
9.4/10
(33 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Arif G.
Arif G.
110.9K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
There's a sucker born every minute.
(Her dakika bir keriz doğar.)
Kaynak: Dünyaca ünlü şovmen P.T. Barnum ile özdeşleşen ancak aslında rakiplerinin onun kitlesini tanımlamak için kullandığı iddia edilen meşhur ifade.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close