Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Simay Aladağ
Simay Aladağ
189.2K UP
Çeviren 7 Ağustos 2024 10 dk.

ExxonMobil'in yaklaşık 40 yıldır ABD'de iklim değişikliği ile ilgili söylemleri şekillendirmede neden bu kadar başarılı ve etkili olduğunu anlamak için, şirketin iletişim uzmanlarından biri olan Mobil Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Herbert Schmertz'in 1986'da yazdığı şu sözlerine bakmamız yeterli:

1970'lerden 1990'lara kadar şirketin halkla ilişkiler bölümünün faaliyetlerinin çoğu, fosil yakıtların yakılmasının gezegeni ısıttığı yönündeki bilimsel fikir birliğine şüphe düşürmeye odaklıydı.[1] Ancak 2000'li yılların ortalarında daha sofistike ve daha özenli bir yaklaşım benimsenmeye başlandı.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Deha Kaykı
Deha Kaykı
199.4K UP
Yazar 14 Ocak 2024 17 dk.

Darwin, Lamarck ve Huxley başta olmak üzere evrimsel biyolojinin öncülleri, evrimin geniş zaman ölçeğinde, aşamalı olarak gerçekleştiği fikrini ortaya koymuşlardır. Başlangıçta yaygın olarak türlerin zaman içinde adaptasyonlar yoluyla değişebileceği ve evrimin uzun süreçler boyunca milyonlarca yıl içinde sürekli olarak gerçekleşerek, organizmaların çevreleriyle etkileşim içinde olduklarını ve bu etkileşimlerin zamanla türlerin evrimine yol açtığı fikirleri kabul görmüştür.

Zamanla evrim üzerinde yapılan araştırmalar artıkça bazı organizmaların çevresel değişikliklere hızla uyum sağlayarak adaptasyonlar geliştirebileceği ve bu adaptasyonların kısa süre içinde genetik varyasyonlar yoluyla yayılabileceği keşfedilmiştir. Bu noktada da evrimin uzun stabil dönemlerini bölen hızlı değişim sıçramaların olduğu hipotezi ortaya atılmıştır. Örneğin söz konusu tür uzun bir süre "değişmeden" seçilim göstermeye devam ediyordur; lakin kısa bir dönemde gerçekleşen jeolojik veya biyolojik olaylar ardından jenerasyonda hızlı bir değişim (sıçrama) yaşanabileceği savunulmaktadır. Tam olarak desteklenemeyen ve üzerinde tartışmalar olan bu hipoteze sıçramalı evrim veya kesintili denge (İng: "punctuated equilibrium") adı verilmiştir.

44
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yusuf Berat İlgin
Yazar 3 gün önce 4 dk.

NASA’nın Artemis programı, 1972 yılında sona eren Apollo döneminden bu yana insanlığı ilk kez Ay’ın ötesine taşımaya hazırlanıyor. Artemis II, insanları Ay yüzeyine indirmeyi ve nihayetinde Mars’a ulaştırmayı hedefleyen "Ay'dan Mars'a" stratejisinin önemli bir noktasıdır. Yaklaşık 10 gün sürmesi planlanan bu görev, dört astronotu Ay’ın çevresinde dolaştırarak derin uzay sistemlerinin insan yaşamını destekleyip destekleyemeyeceğini kanıtlamayı amaçlamaktadır. Görev, NASA'nın şimdiye kadar inşa ettiği en güçlü roket olan Space Launch System (SLS) ile Orion uzay aracının mürettebatlı ilk sınavı olacaktır.

Görevin başarısı, mürettebatı taşıyacak olan ve şimdiye kadar derin uzay keşfi için yapılmış en karmaşık araçlardan biri sayılan Orion uzay aracının performansına bağlıdır. Orion, işlevleri hayati önem taşıyan iki ana modülün entegre çalışmasına dayanır. Aracın üst kısmında yer alan ve NASA tarafından geliştirilen Mürettebat Modülü, astronotların görev boyunca yaşayacağı, çalışacağı ve Dünya'ya dönerken atmosferin zorlu koşullarından korunacağı tek alandır.

11
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Batuhan Piren
Batuhan Piren
207.8K UP
24 Eylül 2023
İnsanlık tarihine damga vuran 500 bin yıllık ahşap yapı keşfedildi. Neondertallara kakdar dayanan eski insanların aslında o kadar basit araç gereçleri işlemedeğinin çok çarpıcı bir şekilde yüze vurulmuştur.
98 görüntülenme
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nda yayınladığımız bilim haberlerini anlık olarak Bundle üzerinden de okuyabileceğinizi biliyor muydunuz?

Tüm Reklamları Kapat
Melih Tuzla
Melih Tuzla
132.6K UP
Yazar 3 Şubat 2021 12 dk.

2010'da Nature'da yayınlanan bir makalede gördüğümüz üzere, Polonya'nın kuzeydoğusunda bulunan tetrapod ayak izleri, Tiktaalik roseae'den 10 milyon yıl yaşlı![1] Tiktaalik'ten 10 milyon yıl öncesinde, kendini yerden kaldırabilecek ve sürüngen benzeri yürüyüş tarzına sahip canlıların olması kafa karıştırıcı olabilir. Sonuç itibarıyla, madem Tiktaalik 'ten önce dört üyeliler (tetrapodlar) vardı, o halde ona neden balık ve tetrapod arası bir canlı diyoruz? Daha iyi anlamak için makaleyi biraz inceleyelim:

Makalede, Polonya bulgusundan önceki, Devoniyen çağı tetrapod ayak izlerinden bahsediliyor. Bunlar; Viktorya, Avustralya ve Valentia Adası, İrlanda. Buralarda bulunan ayak izlerinin Üst (bir ihtimal Orta) Devoniyen'den kaldıkları bulunmuştu ki bu zaman aralığı da, Elpistostege ve Tiktaalik gibi organizmalardan milyonlarca yıl öncesine denk geliyor.

108
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🌘 "O Bizi Bekliyor ve Biz Hazırız!"

👩🏻‍🚀 Artemis II görevinin fırlatmadan önceki en kritik aşaması olan Yakıtlı Prova (Wet Dress Rehearsal) testi başarıyla tamamlandı. Test esnasında rampa ekibi ile yaşanan bir iletişim kopukluğu ve bir aviyonik arızası haricinde süreç neredeyse tamamen sorunsuz ilerledi. Özellikle, Şubat ayı penceresi öncesinde gerçekleştirilen ilk provanın aksine, Ana Kademe'ye hidrojen dolumu esnasında kayda değer bir hidrojen sızıntısı yaşanmadı.

🌐 Testin hemen ardından gerçekleştirilen basın açıklaması esnasında, NASA Moon to Mars Programı Yöneticisi Dr. Lori Glaze aynen şu ifadeyi kullandı: "O Bizi Bekliyor ve Biz Hazırız!"

🚀 NASA şu anda net olarak fırlatma için TSİ 7 Mart 04.29 penceresini hedefliyor!

Yazar: Bora Cüneyt Akçakın

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 31 Mayıs 2024 1 sa.

Sokak köpekleri (veya bilimsel literatürdeki isimleriyle "serbest dolaşan şehir köpekleri"), şehirlerde yaşayan, sınırlandırılmamış köpeklerdir.[1] Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, şehirlerin var olduğu ve yerel insan nüfusunun izin verdiği hemen her yerde yaşamaktadırlar.

Sokak köpekleri arasında başıboş köpekler, sahiplerinden ayrılan ya da sahipleri tarafından terk edilen evcil hayvanlar ya da hiç sahiplenilmemiş yabani köpekler bulunabilir. Keza sokak köpekleri arasında başıboş safkanlar, gerçek melez köpekler ya da Hint parya köpeği gibi yetiştirilmemiş çeşitler de bulunabilir.

99
6
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mostwanted 6
2 gün önce
Lanet olsun, arabalar beni ağlatacak kadar güzel...
47 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
159.0K UP
İnceleyen 3 gün önce
Merhaba
Bu kitabı okurken insan kendini bir konferans salonunda değil de, sakin bir odada, pencerenin kenarında oturmuş Virginia Woolf ’la çay içiyormuş gibi hissediyor. Sana bir ders vermiyor; daha çok düşünmeye davet ediyor. “Kadınlar neden büyük edebiyat eserleri üretmedi?” sorusuyla başlıyor ama aslında sorduğu şey çok daha derin: Bir insanın yaratabilmesi için neye ihtiyacı vardır?

Woolf’ net ve açık bir cevap verir .Bir kadının yazabilmesi için paraya ve kendine ait bir odaya ihtiyacı vardır.” Bu cümle çok sade , basit geliyor fakat biraz düşününce insanı etkiler .Çünkü burada oda sadece dört duvar değil. O oda; özgürlük, ekonomik bağımsızlık, bölünmeyen zaman ve zihinsel alan temsil eder. Kitap boyunca Woolf’un dili hem zarif hem ironik. Erkek egemen akademik dünyayı anlatırken alttan alta ince bir mizah var. Mesela erkeklerin kadınlar hakkında yazdığı kalın kitapları düşünürken, onların öfkesini ve savunmacılığını fark ediyor. Şunu sezdiriyor: Kadınları küçük görmek bazen erkeklerin kendilerini büyük hissetme ihtiyacından doğar. Ama Woolf’un metni bir öfke metni değil. Daha çok bir bilinç metni. “Androjen zihin” Woolf'un manifestosu olarak bilinir. Woolf bu fikrini ortaya atıyor; yaratıcı zihnin kadınsı ya da erkeksi değil, ikisinin dengesi olduğunu söylüyor.

Bana göre sadece kadınlar için değil, herkes için yazılmış gibi. Çünkü aslında mesele üretmek. Düşünmek. Kendin olabilmek. Hepimizin hayatında bir “oda” ihtiyacı yok mu? Gürültüden uzak, kimsenin müdahale etmediği, sadece kendimize ait bir alan.

Kitap bittiğinde Woolf bağırmaz , slogan atmaz, Woolf'un sözlerinde şunu duyarsınız “Yetenek vardır. Ama koşullar yoksa o yetenek filizlenemez.” insan dönüp kendi hayatına bakıyor. Ki bu çoğu zaman bir çok kadının yaptığı bir davranış. Benim odam var mı? Benim özgür zamanım var mı? Ben gerçekten düşünebiliyor muyum? Woolf’un sorusu burada çok kişisel bir yere çarpıyor: “Benim odam var mı?” Türkiye’de birçok kadın bu soruyu hayatının farklı dönemlerinde kendine soruyor. Evlenmeden önce, evlendikten sonra, çocuk sahibi olduktan sonra, akademide, iş hayatında… “Ben gerçekten düşünebiliyor muyum?” sorusu bazen daha da ağır: “Ben gerçekten kendim için düşünebiliyor muyum?” Aslında mesele sadece kadın meselesi de değil; ama kadınlar için daha yoğun. Çünkü toplumsal roller zihinsel alanı daraltabiliyor. Woolf’un dediği gibi yetenek var. Türkiye’de de var. Çok var. Ama o yeteneğin filizlenmesi için sadece bireysel çaba yetmiyor; sosyal yapı, ekonomik şartlar ve kültürel kodlar da alan açmalı. insan ister istemez şunu fark ediyor: Kendine ait bir oda bazen bir kapı değil, bir cesaret. Ama o cesaretin sürdürülebilmesi için de gerçekten biraz sessizlik, biraz para ve biraz da müdahalesiz zaman gerekiyor.Bu yüzden Kendine Ait Bir Oda sadece feminist bir metin değil; bir varoluş çağrısı gibi. Sessiz ama güçlü. İnce ama derin. Okurken insan hem biraz üzülüyor hem de tuhaf bir şekilde güçleniyor.

Sanırım bu duyguyu boyunda üniversitede çocukları olan ,40 dan sonra tekrar üniversite okuyan ve etraftakilerin bu yaştan sonra ne uğraşıyorsun yada akdedeme deki hocaların bazılarının yaşından dolayı yatırım yapmak istemediği yüksek lisans yapmaya çalışan biri olarak ben çok iyi biliyorum .

Kendime soruyorum , Benim odam var mı? Benim özgür zamanım var mı? Ben gerçekten düşünebiliyor muyum?
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
9
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnci Şardağ
İnci Şardağ
58.9K UP
Çeviren 24 Kasım 2020 7 dk.

Küçük boyutlarda bir insan kalbi, Doris'in Texas Kalp Enstitüsündeki (THI) laboratuvarında, labirent-vari koridorlarındaki kilitli kapılardan birinin ardında, bir biyoreaktörde asılı duruyor. Bu; renksiz, kan ve hücrelerden arındırılmış bir kalp. Kalpten geriye kalan tek şey, hücre dışı matrisin bozulmadan kalmış doğal hücre iskeleti.

THI'daki Rejeneratif Tıp Araştırmaları yöneticisi olan Taylor, şimdiye kadar yüzden fazla “hayalet kalp” yarattı. Hâlâ da yüz milyonlarca kök hücreyle doldurulmuş kalpleri, yapay akciğerlere ve bir kan pompasına bağlayarak, onların büyümelerini izliyor. Taylor, bilim insanlarının bir gün bu tekniği kalp nakli için insanların kendi kök hücrelerinden kişiye özel organlar yaratmakta kullanacağına inanıyor. Bu da kısa sürede kardiyovasküler cerrahide devrim niteliğinde bir gelişmeye yol açacak. Nakil organ arayışlarının ve vücudun organları reddetmesini önleyici ilaçların kalkmasına sebep olacak.

35
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
119.7K UP
Astronomiye ilgim var 5 gün önce Sen de Cevap Ver

İkili yıldız sistemlerindeki ortak kütle merkezi (barycenter), fiziksel bir nesne ya da uzayda yoğunlaşmış bir madde bölgesi değildir; sadece sistemdeki kütlelerin dağılımını matematiksel olarak temsil eden bir noktadır. Kara delik oluşumu ise, belirli bir kütlenin gerçekten uzayda çok küçük bir hacim içine fiziksel olarak sıkışmasıyla gerçekleşir; yani ortada gerçek bir enerji–madde yoğunluğu ve buna bağlı olarak uzay-zaman eğriliği olmalıdır. Barycenter’da ise madde yoktur, enerji yoğunluğu yoktur; dolayısıyla orada uzay-zamanı aşırı bükecek bir kütle birikimi de yoktur. “Hiç hacimsiz bir nokta” ifadesi burada yanıltıcıdır, çünkü barycenter fiziksel bir nokta değil, iki yıldızın kütlelerinin konumlarına göre tanımlanan soyut bir referans noktasıdır. Genel göreliliğe göre kara delik oluşturmak için yalnızca yoğunluk değil, belirli bir kütlenin kendi Schwarzschild yarıçapının içine fiziksel olarak çökmesi gerekir; ikili sistemdeki ortak kütle merkezi ise böyle bir çöküş ya da kütle birikimi içermez. Bu yüzden maddesiz bir kütle merkezi kara delik oluşturmaz.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Kerem Asyalı
Gözlemi Yapan 6 gün önce Türkiye, İstanbul
8
1 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Rüzgar İçdeş
Rüzgar İçdeş
52.4K UP
Üye 5 gün önce
Çevrenize bakın bi herkes sanki hiç ölmeyecekmiş gibi planlar yapıyor çalışıyor hayal kuruyor halbuki belki de ölecekleri halde insanlar neden gerçekleştirememe ihtimallerinin olduğu şeyleri sanki gerçekleşecek gibi bakıyor beklide ölüm köşe başında beklemesine rağmen
176 görüntülenme
İnsanlar neden hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar?
İnsanlar neden hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar?
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Meryema Şermet
Meryema Şermet
116.4K UP
Alıntıyı Ekleyen 16 Kasım
Toplumun ahlaka aykırı saydığı kitaplar, topluma kendi ayıbını gösteren kitaplardır.
Kaynak: Dorian Gray'in portresi kitabı
20
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çınar Civan
Çınar Civan
622.9K UP
Çeviren 26 Ekim 2023
Tarihin bilinen ikinci periyodik kuyruklu yıldızı, Encke Kuyruklu Yıldızıdır (2P/Encke). İç Güneş Sistemi'nde dolanırken Encke'nin yörüngesi onu Güneş'e olan en büyük uzaklığı olan günöteden Jüpiter'in yörüngesinin içine, Merkür'ün yörüngesinin hemen içindeki günberiye götürür. Her 3,3 yılda bir günberiye dönen Encke, Güneş Sistemi'nin büyük kuyruklu yıldızları arasında en kısa periyoda sahip olandır. Encke Kuyruklu Yıldızı aynı zamanda Dünya gezegenindeki (en azından) yıllık olan iki meteor yağmuru Kuzey ve Güney Taurid'lerle de ilişkilidir. Her iki yağmur da ekim sonu ve kasım başında gerçekleşir. İki ayrı ışıma noktası, güçlü takımyıldız Boğa'daki parlak yıldız Aldebaran'ın yakınında yer alır. Soluk bir kuyruklu yıldız olan Encke, 24 Ağustos sabahı görüntülenen bu teleskopik görüş alanında yakalandı. O zaman Encke'nin güzel yeşilimsi koması gökyüzünde genç, gömülü yıldız kümesine ve IC 410 salma bulutsusundaki ışık yılı uzunluğunda, iribaş şeklinde yıldız oluşturan bulutlara yakındı. Şimdi Başak burcundaki parlak yıldız Spica'nın yakınında bulunan Encke Kuyruklu Yıldızı; 2023 günberisini sadece beş gün önce, 22 Ekim'de geçti.
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Kayra Kurtuluş
Kayra Kurtuluş
57.9K UP
Blog Yazarı 2 dk.

Yıldızlar büyük olarak Hidrojen ve Helyum'dan oluşan ısı ve ışık kaynaklarıdır. Bu kadar parlamalarının sebebi ise yıldızın içinden dış uzaya yayılan Nükleer Enerji'dir.[1]

Binlerce yıldır insanlık bu yıldızların yerkürenin ne tarafında kaldığını bulmak için haritalar çizmişler ve takımyıldızları oluşturmuşlardır. Bu takımyıldızlardan Büyük Köpek Takımyıldızı, Gökyüzüne bakınca görebileceğimiz en parlak yıldız olan Sirius'u barındırmaktadır.

28
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Orçun Deniz Can
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Konuştuğunuz ya da göz teması kurduğunuz her insana bakın ve onlara sizinle kim olmak istiyorlarsa o kişi olmaları özgürlüğünü tanıyın. Onlara, size karşı açık olabileceklerini bilmenin güvenini sağlayın. Onları yargılamayacağınızı bilsinler. Son olarak da sizinle bağlantılı ve sizden ayrı olmalarına izin verin. Eğer bunu yaparsanız diğer insanlar için bir mıknatıs haline gelirsiniz.
Kaynak: Konuşarak İkna Psikolojisi, 2. Bölüm, 38. Sayfa
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İlanPsikolojik Yardım ve Terapi
Cansu Cenik
İlanı Ekleyen 31 Ekim İstanbul & ÇevrimiçiÜcretsiz25 Şubat
PSİKANALİTİK/PSİKODİNAMİK TERAPİ
25 Şubat 2026 19:26 tarihinden 20 Temmuz 2026 00:30 tarihine kadar.

Ben Psikolog Cansu Cenik.

Psikanalitik ve Dinamik Psikoterapi yaklaşımı ile süpervizyon eşliğinde ile online ve İstanbul'da  Anadolu ve Avrupa yakasında yüz yüze danışan kabul etmekteyim. 

Detaylı bilgi almak için e-posta ile iletişime geçebilirsiniz.

[email protected] 

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Zilan Bat
Zilan Bat
1,388 UP
İnceleyen 4 Mart 2022
Ruh sağlığı uzmanları arasında her ne kadar popüler olanları bir türlü sevemesem de Beyhan Hoca çok tatlı. Okulumuzda bir konferans düzenlemişti ve ondan sonra kendisini takip etmeye başladım.
Youtube Kanalı
9.4/10
(47 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)