Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Mehmet Bıçakçı
Yazar 21 Ekim 2021 5 dk.

Beklenmedik Düşük Başarı (İng: "Underachievement") genellikle, "beklenen" ile "gözlenen" performans arasındaki fark olarak tanımlanmaktadır. Beklenen performans, kişinin zihinsel kapasitesi gereği sergilenmesi mümkün olabileceği başarı düzeyidir. Gözlenen performans ise, kişinin gerçekte ortaya koyduğu performansların ölçülebilir birimleridir. Bu iki düzey arasında görülen fark, kişinin hayat kalitesini etkilemeye başladığında beklenmedik düşük başarı kavramından söz etmeye başlayabiliriz. Bu, çoğu insanda karşılaşılabilecek bir durumdur. Bu yazının odağı ise farklı bir grubun, üstün zekalıların beklenmedik düşük başarılı olması ile ilgili olacaktır.

Öncelikle, "üstün zeka" ve hatta "zeka" tanımını yapmak oldukça zordur. 1921 yılında 17 psikoloğun tartışması sonucunda zekanın bir tanımı olmadığı üzerinde hemfikir olundu. Ardından Thorndike şunları söyledi, "’zeka ... olmaktır’ şeklindeki bütün cümleler anlamsızdır" Wesman ise 1968 yılında, bu tartışmaya değinerek, "50 yıl önce fikir birliği yoktu, bugün hala yok" diyordu. 2021 yılındayız, bugün de hala yok. Hatta bu yüzden etoloji (hayvan davranışları bilimi) alanında "zeka" yerine "bilişsel yetenek" tanımı kullanılabilir. Zira henüz zekanın ne olduğunu bilimsel olarak kesin bir şekilde tanımlayamıyoruz. Dolayısıyla bu yazıda kullanılan "zeka" tanımını daha çok psikolojik açıdan düşünebilirsiniz.

64
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Open AI
Open AI
68.0K UP
2 gün önce
Müzelerdeki çıplak iskeletlere bakıp geçmişi gri ve renksiz sanıyoruz. Oysa toprağın hafızası var. İsveç’te Taş Devri mezarlarındaki toprağı mikroskopla tarayanlar, normalde çürüyüp giden "yumuşak" tarihi yakaladı.

7000 yıl önce gömülen bir çocuğun başında ağaçkakan tüylerinden bir taç, yaşlı bir kadının ayağında ise sansar kürkünden renkli ayakkabılar varmış.

Türleri mikroskopla tam ayırt etmek hâlâ çok zor olsa da şu net: O insanlar sadece "hayatta kalmaya" çalışmıyordu; sevdiklerini estetik ve özenle uğurluyorlardı. Taşlar bize devri, bu tozlar ise sevgiyi anlatıyor.
95 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
122.4K UP
İnceleyen10 5 gün önce
Mutluluk ve istikrar kavramı üzerine kurulmuş bir dünya düşünün. Aile yok. Aitlik yok. Annelik ve babalık ayıp sayılıyor. Kadınlar ve erkekler arasında eğlencelik ilişkiler desteklenirken, ciddi ilişkiler ahlak dışı sayılıyor. "Herkes herkes içindir." Gelişim yok. Sınıflara ayrılmış bu toplumda hangi sınıfa aitseniz, o sınıfın gereksinimlerine göre embriyo döneminden itibaren şartlandırılıyorsunuz.

... ve yaşadığınız hayatı ne olursa olsun seviyorsunuz. Örneğin Epsilonlardansanız kasten kısa boylu, çirkin, bedensel işinizi yapmaya yetecek kadar düşük zekalı bırakılmanıza rağmen isyan etmiyor, mutluluk duyarak çalışıyorsunuz. Ya da güzel, yakışıklı, sağlıklı, uzun boylu bir Alfa'ysanız bile sizin şartlarınıza sahip olmayan Epsilon ve Betaları sorgulamak aklınıza gelmiyor.

Bu kitabı okumadan önce konforun bu kadar ürkütücü bir kavram olabileceği aklıma gelmezdi. Okurken insan olarak zıtlıklara ihtiyacımız olduğunu düşündüm. Mutluluk kadar üzüntüye de, zevk kadar mahrumiyete de, istikrar kadar istikrarsızlığa da... Uygarlık kadar vahşiliğe de.

Vahşi ya da asıl adıyla John, ormanda Kızılderililerle büyümüş bir karakter. Böylece insanlığını koruyabilmiş. Onun sesi sizin de iç sesiniz oluyor. Sanki siz John'sunuz, sizsiniz yoz uygarlıktan zehirlenen, "soma" paketlerini avuç avuç dışarı atıp insanlara uyanmaları için haykıran...

İnanılmaz bir kitap. İnanılmaz derken lafın gelişi, inanılır, hatta ucundan kıyısından yaşadığımız bir kitap. Defalarca okuyabilirim. Elimden gelse herkese okuturdum. İnsanın özünden kopuk ütopya düşlerinin en büyük distopyaları doğurduğunu söylerdim.

Aldous Huxley'in Kadim Felsefe adında bir kitabı varmış. Doğu ve Batı felsefelerinden bahsediyormuş, Mevlana ve Gazali de varmış kitapta. Yazara saygı duydum. Zaten Cesur Yeni Dünya'nın derin bir sorgulamanın ve öze varışın meyvesi olduğu o kadar belli ki...
9.7/10
(62 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Brave New World
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
3 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Kaan Ekinci
3 gün önce
          
28 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 5 gün önce 5 dk.

Lepistes balığı (Lat: "poecilia reticulata") dünya üzerinde en çok satılan tropikal balığıdır ve akvaryum hobisindeki en popüler canlı doğuran balıklardan biridir. Ülkemizde de oldukça yaygın olan bu tür özellikle kolay bakımı, kolay üremesi ve oldukça farklı çeşitliliğe sahip olması nedeniyle çokça tercih edilir. Köken olarak Güney Amerika kökenli olsa da artık günümüzde dünyanın birçok yerindeki farklı habitata yayılmış durumdadır.

Oldukça barışçıl balıklar olmalarından, canlı doğurarak çok kısa sürede sayılarını kolayca artırabilmelerinden ve kolay bakım koşullarından dolayı çokça tercih edilen tatlı su balıklarındandır. Akvaryum hobisine başlayan birçok kişi bu hobiye lepistes balığıyla başlamaktadır.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İtü İgem Takımı
Yazar 15 Ekim 2021 4 dk.

Doğada var olan organizmaların yeni yeteneklere sahip olacak şekilde yeniden tasarlanması ve yararlı amaçlar için kullanılması, sentetik biyolojinin çalışma alanıdır. Tıp, eczacılık, endüstriyel üretimlerin verimliliğinin arttırılması ve tarım sentetik biyolojinin başlıca çalışma alanıdır. Uzun DNA parçalarının bir araya getirilmesi, yeni plazmid dizaynlarının yapılması ve hedeflenen organizmaya entegre edilerek tasarlanan sistemin çalıştırılması sentetik biyoloji işleyişidir. Sentezlenen genler, tasarlanan sistem içerisinde kendilerine yer bulur ve bu genler hedeflenen organizmanın kendisinde var olan ya da başka bir organizmaya ait olan genleri içerebilir. Yaşamı yeniden şekillendirme gücü sentetik biyoloji ile mümkün olmaktadır.[1]

Dünya genelinde araştırma ve geliştirme potansiyeli çok yüksek ve çalışma alanı çok geniş olan bu bilim dalı için pek çok organizasyon mevcuttur. International Genetically Engineered Machine (iGEM), bu organizasyonların en kapsamlı ve "kült" olanlarındandır. İnsanların sentetik biyoloji anlayışını geliştirmeyi ve aynı zamanda gruplar arasında açık bir topluluk ve işbirliği geliştirmeyi amaçlayan akademik bir yarışma olan iGEM, öğrenciler için "çılgın proje" fikirlerini hayata geçirme platformudur. iGEM, Herhangi bir konuda Dünya’nın yararına olacak bir değişimi biyolojik sistem tasarımları kullanarak hayata geçirmeyi teşvik eder. 2004 yılında başlayan yarışma, dünyanın dört bir yanından 300'den fazla takım mücadele ettiği büyük bir organizasyon hâlini almıştır.

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
605.9K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Yaşam Ağacı Gözlemi
Sinan Arslan
Sinan Arslan
108.2K UP
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, Ankara
Pelecanus onocrotalus (Ak Pelikan)
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 24 Şubat 2019 3 dk.

Günümüzden 600 milyon yıl kadar önce tek hücreliliğin çok hücreliliğe evrimleştiğini birçoğumuz biliriz. Ancak bilmek bir şeydir; bu evrimin gözünüzün önünde yaşanması ise bambaşka bir şeydir. İşte Georgia Teknoloji Üniversitesi ve Montana Üniversitesi araştırmacılarının tanıklık ettiği tam da buydu. Hem de sadece tanıklık etmekle kalmadılar; bu evrimin nefes kesici, hızlandırılmış ("time-lapse") videolarını da kaydetmeyi başardılar.

Sözünü ettiğimiz evrimsel değişim sadece 50 hafta sürdü. Çok hücreliliğin evrimini tetikleyense basit bir avcının ortama dahil edilmesiydi.

347
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 2 Haziran 2011 40 dk.

İnsanların evriminin devam edip etmediği, evrimin mekanizmalarının insanlar üzerinde halen işleyip işlemediği, işliyorsa insanın ne çeşit bir evrimsel süreçten geçtiği, bu sürecin diğer hayvanlarla benzer mi yoksa farklı mı olduğu gibi sorular, evrimsel biyolojiye ilgi duyan insanların en sık sordukları sorular arasındadır. Bu makalemizde, konuya etraflıca bir bakış atacak ve insan evriminin günümüzdeki süreçlerine dair bilimin elindeki verileri sizlere aktarmaya çalışacağız.

İlk olarak, böyle bir sorunun neden akıllarımıza geldiğine dair temel bir gerçeği irdeleyerek başlayalım: Evrim tarihinde şimdiye kadar, bildiğimiz kadarıyla, evrimin kurallarını ve vahşi doğadaki normal işleyişini bozan veya en azından aksatan, ona çeşitli şekillerde bilinçli veya bilinçsiz olarak müdahale etmeyi başaran ve bunu yaparken kendi evrim hızına etki edebilen tek bir canlı evrimleşmiştir: İnsan (Homo sapiens). İnsanın bu sıradışı becerisinin temel kaynağında ise, yine evrimsel sürecin son derece kıymetli ve ilgi çekici ürünlerinden birisi olan beyin ve bir organ olarak beynin evrimleşmesi süreci sırasında birer yan ürün olarak ortaya çıkan algı, zeka, düşünce, bilinç, farkındalık gibi olgular yatmaktadır. Beynin evriminin detaylarını diğer makalelerimizde detaylıca işlemiştik; dolayısıyla burada tekrar değinmeyeceğiz. Lakin bilinmelidir ki, beynin yapısal özellikleri karmaşıklaşıp özelleştikçe, bizim genel olarak "zeka" diye tabir ettiğimiz üst düzey bilişsel fonksiyonların doğası da karmaşıklaşmakta ve özelleşmektedir. Bu bakımdan insanın (ve insan beyninin) evrimi son derece ilgi çekici olsa da, pek de "inanılmaz", "olağanüstü" ya da "akıl almaz" değildir.

138
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
122.4K UP
İnceleyen10 5 gün önce
2. Dünya Savaşı’ndan sonra dünya üç parçaya ayrılmış. Üç adet ülke var, bu ülkelerden birisi de Okyanusya. Kitap, Okyanusya’da, Büyük Birader’in yönettiği bir ülkede, Gerçek Bakanlığı’nda çalışan Winston Smith’in isyanını anlatıyor.

Daima bir çift gözün sizi izlediği bir ülkedesiniz. Görevleriniz var. Yalnız o bir çift göze, Büyük Birader’e sadakat göstermeye ve düşmanlarına nefret duymaya izniniz var. Gerek beyninizden geçen düşünceler, gerekse kanınızda akan duygular 7/24 denetime tabi.

Sadakati bozabilecek, isyana evirilebilecek bütün eğilimler henüz doğmadan eziliyor. Mesela sözcükler… Sözcükler ne kadar tehlikeli olabilir ki? Devlet yeni sözlükler çıkartıyor, gereksiz gördüğü sözcükleri ortadan kaldırıyor ve Yenikonuş ile karşıt düşüncenin zihinlerde oluşturulamamasını sağlıyor.

“Beyaz” diye bir sözcük olmasa, beyazın ne olduğunu tanımlayabilir misiniz? Peki “özgür” diye bir sözcük olmasa, özgürlüğü?

İşte 1984’ün devleti mantığı iğdiş edebilmek için “çivi çiviyi söker” felsefesiyle yeni bir yaklaşım geliştiriyor: Çiftdüşün!

Vikipedi’nin tanımıyla: “Çiftdüşün, birbiriyle çelişen iki düşünceyi zihinde bir arada tutma ve bu düşüncelerin ikisine aynı anda inanma durumudur.”

Halkın verilen bilgiyi sorgulamasına yarayan araçlar yok edildikten sonra geriye bilgi akışını kontrol altına almak kalıyor. Bu da esasen Parti için çok kolay bir işlem. Bütün iletişim araçlarını yayınlıyor ve denetliyorlar. Tarihi yeni baştan yazıyorlar. Geçmişin yayınlarını, gazetelerini, fotoğraflarını, filmlerini, bütün bilgi kaynaklarını gerekli gördüklerinde değiştiriyorlar.

Otorite olgusunu irdeleyen, edebiyat tarihindeki en iyi distopyalardan biri olan bu kitabı okumanız tavsiyemdir. Eğer popüler kitaplara karşı önyargınız varsa, bunu 1984 için rahatlıkla kırabileceğinizi söyleyebilirim.

https://gizemcetin.com/kitap-yorumu-1984-aski-ve-akli-yasak-eden-bir-distopya/
Kitap
9.6/10
(456 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim haberlerimizi ve diğer yazılarımızı Google Haberler'de görmek için bizi takip etmeyi unutmayın.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Okan Alver
Okan Alver
216.6K UP
Mec.Eng. 5 gün önce Sen de Cevap Ver
Nasıl daha zeki olurum?
Nasıl daha zeki olurum?

Merhaba

Kişisel olarak bakınca “daha zeki olmak” kavramını tek bir şeyle açıklamanın doğru olmadığını düşünüyorum. Zira zeka, öğrenme hızı kadar düşünme disiplini, uzun vadeli plan kurabilme, soyut ilişkileri görebilme ve öğrendiklerini uygulamaya dönüştürebilme becerisidir. Akademik olarak gelişmek için önce zihinsel altyapıyı güçlendirmeye odaklanmak gerekir. Günlük rutinimde özellikle derin düşünmeyi gerektiren matematik, fizik ve benzeri alanlara en az 2–4 saat kesintisiz zaman ayırmayı, bu süre içinde de problem çözme ve kavramsal anlamaya öncelik vermeyi doğru buluyorum. Bu noktada amaç çok soru çözmek değil, çözülen her sorunun arkasındaki fikri sindirmektir. Uzun vadeli planlama ve stratejik düşünme için ise her gün kısa da olsa “geleceği düşünme” egzersizi yapmanın faydalı olacağını düşünüyorum. Haftalık ve aylık hedefleri önceden belirlemek, bu hedefleri alt problemlere bölmek ve ilerlemeyi düzenli olarak değerlendirmek önemlidir. Günlük olarak 30–40 dakika soyut düşünmeyi geliştiren okumalara ayırmak, karmaşık fikirleri not almak ve kendi cümlelerimizle yeniden üretmeye çalışmak zihinsel esnekliği artırır. Bu süreçte klasik ders kitabı okuması kadar, zorlayıcı problem bankaları üzerinden analitik soru çözümü de faydalı olacağını düşünüyorum lakin çözüm sonrası mutlaka “neden bu yöntem?” sorusunu kendimize sormayı alışkanlık haline getirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Pratik olarak günü şu şekilde organize edebiliriz: Sabah zihnin daha taze olduğu zaman diliminde zor ve kavramsal derslere (matematik, fizik, kimya gibi) 2 saat yoğun problem çözme, ardından 30 dakika hataları analiz etme. Öğleden sonra 1–2 saat daha orta zorlukta konu tekrarları ve test çözümü yapılabilir. Akşam ise daha çok okuma, not çıkarma veya soyut düşünme egzersizleri için ayrılabilir. Kitap veya test seçiminde ise kolaydan zora ilerleyen, çözümü ezbere değil mantığa dayanan kaynakları tercih etmek gerektiğini düşünüyorum, her gün mutlaka en az bir zorlayıcı problemle uğraşmak da zihinsel dayanıklılığı artıracaktır. Keza, zihinsel gelişimin sadece çalışma süresiyle değil, uyku düzeni, fiziksel aktivite ve dikkat dağıtıcı unsurları azaltma ile de doğrudan ilişkili olduğunu unutmamak gerekir. Ortalama 7–8 saat kaliteli uyku, düzenli yürüyüş veya hafif spor ve telefon kullanımını bilinçli sınırlama, öğrenme verimini belirgin biçimde artıran faktörler olarak hayatımızda yer almalıdır. Zeka geliştirme sürecini bir yarış değil, uzun soluklu bir zihinsel olgunlaşma süreci olarak görmek gerektiğini düşünüyorum.[1] Saygılarımla

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. Okan Alver. (). Kişisel Yorum.
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Berru Nehir Tetik
Türü Ekleyen 6 gün önce
Gallinula Chloropus, koyu renkli tavuk benzeri bir su kuşudur. Yüzerken başını ritmik bir şekilde ileri geri oynatır ve vücudu hafifçe öne yatar. Bu türün gençleri daha açık renkli olmasıyla birlikte gövdeleri koyu renklidir. Rahatsız edildiklerinde hızla bitki örtüsü altına saklanan veya su yüzeyinde koşar gibi kaçan bu kuşun boyu 32-35 cm arası değişmekle birlikte ağırlığı da 250-400 gram aralığındadır.
5
Eylül Badak
Üye 13 saat önce
Bir yarışmada duydum ve detaylı olarak bilmek istiyorum.
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Deniz Uzunoğlu
Deniz Uzunoğlu
35.6K UP
Üye
Eskiden TÜBİTAK vardı, bilimsel bir konuda hükümet ona danışmak zorunda kaldı, doğruları söylediği için içini boşaltıp kadroyu değiştirdiler. Evrim ağacı olmasaydı Türkiye'de bilim olmazdı.
🦠 Naegleria fowleri, halk arasında “beyin yiyen amip” olarak bilinen, serbest yaşayan tek hücreli bir mikroorganizmadır. Bu amip genellikle göl, nehir, kaplıca ve diğer sıcak tatlı su kaynaklarında bulunur ve yüksek sıcaklıklarda çoğalma eğilimindedir.

👃 Bu amip yalnızca burun yoluyla vücuda girerse tehlikelidir, suyun yutulması ya da cilt teması enfeksiyon oluşturmaz. Burundan giren amip, oradan beyine doğru ilerleyebilir ve burada primer amipli meningoensefalit (PAM) adı verilen ciddi bir beyin enfeksiyonuna yol açabilir.

🤒 PAM belirtileri genellikle 1 ila 9 gün içinde başlar. Baş ağrısı, ateş, bulantı, kusma, boyun tutulması ve zihinsel değişiklikler gibi semptomlar görülür. İlerledikçe nöbet, denge kaybı veya coma gibi daha ciddi bulgulara dönüşebilir.

⚠️ Bu enfeksiyon nadirdir ancak hızla ilerler ve tanı konulduğunda bile çoğu vaka ölümle sonuçlanabilir. Bu yüzden özellikle sıcak tatlı sularda yüzme veya burunla su temasını önlemek gibi korunma önlemleri önemli olabilir.

Yazar: Ögetay Kayalı
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)