Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 15 Haziran 2024 2 dk.

Her gün, suyumuzdan, yiyeceklerimizden ve hatta soluduğumuz havadan gelen küçük plastik parçacıklar vücudumuza alıyoruz. Ancak bu parçacıklar bir kez vücuda girdikten sonra ne olur?

Environmental Health Perspectives dergisinde yayınlanan bir makalede araştırmacılar, mikroplastiklerin sindirim yolları üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu bağırsaktan böbrek, karaciğer ve beyin dokularına geçtiğini buldular.[1] New Mexico Üniversitesi Tıp Fakültesinde İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji ve Hepatoloji Bölümü’nde doçent olan Eliseo Castillo şöyle söylüyor:

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Analist 18 Nisan 2013 5 dk.

Plastik şişelerin içerisinde saklanan suların ısıtma veya soğutma sonrasında içilmesiyle, herhangi bir kanser türü arasında bugüne kadar ikna edici ve dikkate değer herhangi bir ilişki kurulamamıştır.

İlk olarak 2002 yılında yayılmaya başlayan bu mit, pet şişelerin içerisinde diyoksinlerin bulunduğu ve bunların, ısıtma ve soğutma sonucunda suya karışarak kansere neden olduğu şeklindedir. Mitin kaynağının Idaho Üniversitesi tarafından yayınlanan bir yüksek lisans tezinin yanlış anlaşılmış bir cümlesi olduğu düşünülmektedir. Sonradan, TCDD isimli bir diyoksin haricinde, diyoksinlerin kanserle ilişkisi olmadığı anlaşılınca, 2005 senesinde aynı mit, bu defa suçluyu BFA isimli bir diğer kimyasal olarak göstermek suretiyle yeniden yayılmıştır. Bu tarz iddialara özellikle yaz aylarında rastlamak mümkündür.

43
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Taner Beyter
Taner Beyter
399.8K UP
Yazar 1 gün önce 13 dk.

Her yıl en az 60 milyar hissedebilen canlıyı (yüz tanıyan, rüya gören, sosyalleşen, bir dereceye kadar akıl yürütebilen, acı kaynağından kaçan ve çığlık atan, iletişim kuran, sosyalleşen, favori oyun ve yemeği olan) yemek için öldürüyoruz. Bunların çok büyük bir kısmının fiziksel ve psikolojik acı çektiği açıkça görünüyor. Yalnızca tabağımızda yemek olarak değil; kıyafet, kozmetik, yarışlar ve sirkler, deneyler vb. birçok alandaki hayvan kullanımı modern toplumların temel mekanizmasının çekirdeğinde yer alıyor gibi duruyor. Bu ahlaken tartışmaya değer bir mesele ki bundan ötürü felsefecilerin uygulamalı etik başlığında en çok tartıştığı konu başlıklarından biri hayvan hakları olmaya devam ediyor.

Hayvan hakları meselesi; ahlak felsefesi, hukuk, bilişsel bilimler, psikoloji, dinler tarihi, antropoloji ve daha birçok entelektüel alanla temas eden ve ilk bakışta görüldüğünden çok daha kapsayıcı, belirleyici ve mühim olan bir konuma sahip. Bu nedenle hayvan hakları ve etiğine yönelik kitapları okuyarak bu konuda daha fazla bilgilenmek son derece önemli.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sibel Özkan
Sibel Özkan
155.9K UP
Yazar 18 saat önce 8 dk.

Basit şeyler bazen şaşırtıcıdır. Matematik, öyle büyüleyicidir ki son derece basit gibi görünen bazı problemler, onlarca yıl boyunca en azılı matematikçiler tarafından bile çözülemeyebilir. "Collatz Problemi" de basit görünen ancak insanların içinde kaybolup gittiği problemlerden biridir. O kadar kaotik ve öngörülemez nitelikte sayı dizileri üretir ki çözülemez veya karar verilemez bir bilmece olduğu söylenir. Bazı uzmanlar bunu bir siren şarkısı veya bir bataklık olarak görürler ve sadeliğiyle baştan çıkaran bu problem için amatör ve genç matematikçileri, bu problemden uzak durmaları konusunda uyarırlar.

Matematikçi Jeffrey Lagarias'a göre, sayı teorisyeni Shizuo Kakutani, Soğuk Savaş sırasında Yale Üniversitesindeki herkesin yaklaşık bir ay boyunca bu problem üzerinde çalıştığını ancak hiçbir sonuç alınamadığını söylemiştir. Kakutani, benzer durumu Chicago Üniversitesinde de yaşayınca bu sorunun matematik araştırmalarını yavaşlatmak için komplo amaçlı ortaya atıldığı esprisini yapmıştır.[1]

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 10 Nisan 2011 7 dk.

Prof. Dr. John Endler, Avusturalya’da bulunan Deakin Üniversitesi’nde görev yapan bir Duyusal Ekoloji ve Evrim profesörüdür. 1986 yılında yazdığı Vahşi Hayatta Cinsel Seçilim isimli kitabıyla ün kazanmıştır. Ancak onu büyük bir bilim insanı yapansa, Endler Deneyi olarak bilinen, Cinsel Seçilim’in evrimsel değişimler yaratabileceğini gösteren deneyleridir.

Endler, gupi ya da lepistes olarak bilinen Poecilia reticulata isimli balıklar üzerinde bir araştırma yürütmüştür. Lepisteslerin erkekleri, dişilerinden çok daha parlak renklidir. Bunun iki sebebi vardır: İlki, akvaryumcuların balıkları satabilmek için en parlak olanları birbiriyle çiftleştirmeleri, yani Yapay Seçilim’in etkisi, ikincisi ise dişilerin en parlak renkli erkekleri seçmesi, yani Cinsel Seçilim’dir. Ancak bu deneydeki amaç, bu ikinci basamağı ele almak ve Cinsel Seçilim’in evrimsel süreçlerdeki rolünü, ne kadar etkili olduğunu, değişim yaratma gücünün olup olmadığını anlamaktır. 

23
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🔬 Füzyon, yani hafif atom çekirdeklerinin birleşmesiyle enerji açığa çıkması, yıldızların içindeki prosesi dünyaya taşımaya çalışmak demektir. Ancak bu süreç laboratuvarda taklit edilecek kadar basit değil.
🌡️ Hidrojen izotoplarının birleşmesi için gereken sıcaklıklar 100 milyon °C’yi, basınçlar ise Güneş’in merkezine yaklaşan düzeyleri bulur. Bu ortamı güvenli ve sürdürülebilir şekilde yaratmak, bugünün mühendisliğinin sınırlarını test ediyor.
📉 Füzyon deneylerinde kullanılan enerjiden daha fazlasını elde etmek hâlâ deneysel kalıyor.
🌍 Eğer başarılı olursak füzyon enerjisi karbon salınımı yapmaz, yan ürünü radyoaktif atık neredeyse yoktur ve enerji kaynağı neredeyse sınırsızdır. Bir elektriğe bağımlı dünya için gerçek bir “oyun değiştirici” olabilir.
🧠 Ancak bu hedefe ulaşmak için manyetik hapsolma, lazer uyarmalı plazma kontrollü reaksiyonlar ve süper iletken yapıların gelişimi gibi bir dizi teknolojik devrim gerekiyor.
✨ Bu da gösteriyor ki Dünya enerjisinin geleceği, aslında küçük bir Güneş yaratabilme kapasitemize dayanıyor.
Yazar: Yasemin Akın
Editör: Çağrı Mert Bakırcı
ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Sahnedeki Portreler
1 gün önce
27 kasım benim gün ışığım doğdu iyi ki doğdun gdy
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Türkiye de ki çok büyük bir boşluğu dolduran, en faydalı, bilim dışında tarafı olmayan yalın gerçeklik üzerine kurulu bu aileyi kuran Çağrı Mert Bakırcı başta olmak üzere tüm diğer aile bireylerine sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Destekçi ve takipçiniz olarak temiz bilimi olabilecek en iyi şekilde sunmanız beni bilime çok daha yakın hissettirdi. Sonsuza dek karanlığı bilimle fethet!
Tüm Reklamları Kapat
Sahnedeki Portreler
1 gün önce
Tüm güzel pozitif hayallerimiz gerçek olsun 
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nihal Günay
Nihal Günay
24.4K UP
Çeviren 3 gün önce 11 dk.

Soru dilenmesi (petitio prensibi ya da hatalı döngüsel nedensellik), bir argümanın önermesi, sonuca bağlı ya da sonucun dengi olduğunda ortaya çıkan safsatadır. Başka bir deyişle, eğer önermelerin bir tanesi bile tartışmanın sonucunu zorunlu olarak doğru varsayıyorsa bu önerme sonucuna muhtaçtır.

Örnek vermek gerekirse “Küçük çocukların argo içeren kitaplar okuması yanlıştır, demek ki çocukların argo içeren kitaplar okumasına izin vermek etik değildir!” argümanı, Soru dilenmesi safsatasına düşmektedir çünkü yapılan önerme (küçük çocukların argo içeren kitaplar okuması yanlıştır) aslında sonucun (çocukların argo içeren kitaplar okumasına izin vermek etik değildir) başka şekilde ifade edilmiş halidir.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Rana Marie
Eseri Ekleyen 19 saat önce Kitap
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
Mehmet Ali Döke
Mehmet Ali Döke
19.7K UP
Çeviren 19 Ekim 2016 12 dk.

Canlılar doğaları gereği rekabetçidir; fakat işbirliği de yaygındır. Genler, genomlarda işbirliği yaparlar; hücreler, dokularda işbirliği yaparlar; bireyler, toplumlarda işbirliği yaparlar. İçlerinde toplu eylemin bireyler arasındaki işbirliğinden doğduğu hayvan toplumları yüksek düzeyde toplumsal karmaşıklık sergilerler. Bu gibi toplumlar yalnızca böcekler, memeliler ve kuşlar arasında yaygın olmayıp amip gibi basit türlerde bile görülürler (Görsel 1).

Hayvan toplumları yapı bakımından üreme yetisine sahip tek bir dişinin yüzlerce, binlerce, hatta milyonlarca kısır işçi tarafından desteklendiği tümtoplumsal (ösosyal) böcek kolonilerinden bir veya daha çok üreyen birey ile az sayıda üremeyen bireyden oluşan ve işbirliği yaparak üreyen omurgalı topluluklarına kadar değişiklik gösterirler. Toplu halde yaşayan türlerin çeşitliliği göz önüne alındığında neden bazı türler karmaşık toplumlar oluşturur da onlarla yakın akraba olan diğer türler oluşturmazlar? Bu toplumlar içinde neden bazı bireyler üremeye yatkınken diğerleri kendi üreme çabalarını erteleyip başkalarının yavrularını yetiştirmeye yardımcı olurlar? Bu ve başka soruların yanıtlarını belirlemek, toplulukların nasıl ve neden oluştuklarını ve topluluklar içerisinde bireylerin davranışsal rollerinin nasıl belirlendiğini düşünmeyi gerektirir. 

66
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Rana Marie
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Özgürlük, istediği kadar yasalarda yazılı olsun, törelere ve insan ruhuna işlemedikten sonra sözde kalır.
Kaynak: Bilim Ahlakı
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İrem Öznur Kılıç
Seslendiren 30 Nisan 2022 6:26
Kelebek etkisi, en basit tanımla, bir sistemin başlangıç verilerinde küçük değişiklikler yapıldığında öngörülemez ve büyük sonuçların doğabilmesidir.Kelebek...
Bionluk Logo sponsorluğunda seslendirildi.
80
Discord
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Aralık 2022 26 dk.

Ad hominem argümanları, doğrudan bir argüman yerine, argümanın kaynağı olan birey veya gruplara yönelik kişisel ve dolaylı bir saldırı yapıldığında meydana gelir. Basit bir alaycı isim takmaktan, daha karmaşık retorik tekniklerine kadar uzanan birçok türü vardır. Bu çerçevede bir ad hominem argümanı örneği, bir kimsenin dikkat çektiği bir noktayı düzgünce ele alıp cevap vermek yerine bu kimseye küfretmeyi veya içinde bulunulan siyasi/ekonomik duruma yönelik bir eleştiri getirildiğinde bu eleştirilerin hangi lobinin etkisiyle ortaya çıktığını sormayı içerir.

Ad hominem argümanlar, çeşitli alanlarda yürütülen resmi ve gayri resmi tartışmalarda yaygın şekilde kullanılmaktadır ve bu nedenle anlaşılması son derece önemlidir. Makalemizde ad hominem argümanları ve türleri hakkında daha fazla bilgi edinecek, bu argümanlara düzgün bir şekilde cevap vermek için neler yapabileceğinizi göreceksiniz.

244
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Seda Baştürk
Seda Baştürk
193.5K UP
Çeviren 19 Şubat 2021
Gezegenler arasında geçen 203 günlük yolculuktan ve yedi dakikalık korkudan sonra Perseverance, Mars yüzeyine indi. Jezera Krateri’ne yapılan başarılı inişin duyurulması, 18 Şubat tarihinde NASA’nın Jet İtki Laboratuvarı’ndaki görev kontrol merkezinden saat 12:55’te yapıldı. Araba büyüklüğündeki Mars gezgininin Ön Sol Tehlike Önleme Kamerası, düşük çözünürlüğe sahip bu ilk resmi elde etti. Sol 0 inişinden kısa bir süre sonra elde edilen bu görsel, gezginin çektiği ilk görüntü oldu. Kameranın üzerinde koruyucu bir kılıf var ancak şimdiye kadar Kızıl Gezegen’e gönderilen en hırslı gezgin olan Perseverance’nin gölgesi, Mars yüzeyi boyunca görülebiliyor.
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Şehmus Savaş🚀🧑‍🚀🔭
İnceleyen10 9 Mayıs 2023
Güzel bir uygulamadır
Youtube Kanalı
9.3/10
(17 Kişi)
Puan Ver
@googlemaps
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
13
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Yağız Merdivan
Alıntıyı Ekleyen 14 Ağustos
Bir şeyi yok, diyordu bir süre sonra çağrılmış olan hekim. Fazla çalışıyor. Bir haftaya kadar, ayağa kalkar. İyileşecek mi, emin misiniz? diyordu Louise, yüzü al-tüst olmuş. İyileşecek. Öteki odada, Rateau tuvale ba-kıyordu: tümüyle boştu, yalnız ortasına, çok küçük harf-lerle bir şey yazmıştı, okunması olanaksız değildi, ama yalnız mı yoksa yarsız mı olduğu çıkarılamıyordu
Kaynak: Sürgün ve Krallık
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Felsefe Öğrencisi 9 Temmuz 2020 Sen de Cevap Ver

Merhaba İbrahim Bey,

"Thales", sadece felsefi düşünümün ilk devindiricisi değil aynı zamanda bilimsel düşünmenin öncüsüdür. Biz onu "arkhe" problemine cevap ararken görürüz ama o, arka planda "ikizkenar bir üçgenin taban açılarının eşit olduğu"nu bulmuş, "Mısır'daki piramitlerin yüksekliğini" ölçmüştür. Bunlar çok değerlidir ve bilimin yolunda ilerleyen bir insanın küçük ama önemli adımlarıdır.

Filozof her şeyi "sorgulayan" gözlüğünü gözüne takar ve çevresine, yaşadığı evrene bu gözlüğün gerisinden "merak" duygusuyla bakar. Bilimin temelinde de bu "merak" duygusu yok mudur peki? Uzaya çıkmak, öte gezegenler keşfetmek, Newton'un teleskobuyla incelemek karanlık bir evreni ve bu karanlığı aydınlatmaya çalışmak "merak" duygusu temelinde olmaz mı? O halde bilimin ışığında ilerlerken, ki bu ilerleme insanlık için bir kurtuluştur adeta, felsefeyi bir kenara atmak hem felsefeye hem insanlığa karşı bir ihanet olurdu.

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. Yazar Yok. Matematikçiler Derneği. (9 Temmuz 2020). Alındığı Tarih: 9 Temmuz 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
  2. Yazar Yok. Türkiye Zeka Vakfı. (9 Temmuz 2020). Alındığı Tarih: 9 Temmuz 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close