Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Kürtaj, Etik Olarak Makul Müdür? Kürtaj Yanlısı ve Karşıtı Argümanlar Nelerdir?

Pratik Etik: Kürtaj Tartışmalarına Felsefi Bir Bakış...

Kürtaj, Etik Olarak Makul Müdür? Kürtaj Yanlısı ve Karşıtı Argümanlar Nelerdir? Pixabay
Bir canlının yaşamına son vermek için ne tür makul gerekçeler var olabilir?
17 dakika
13,462
  • Etik (Ahlak Felsefesi)
  • Hukuk Felsefesi
Evrim Ağacı Akademi: Felsefe Ağacı Yazı Dizisi

Bu yazı, Felsefe Ağacı yazı dizisinin 9. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Felsefe Nedir? Felsefe Gerekli midir? Felsefe Nasıl Çalışır ve Alt Dalları Nelerdir?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Hiçbir kadına, kürtaja/düşük yapmaya sebep olacak ilaç vermeyeceğime... (Hipokrat Yemini)

Felsefenin bazı tartışma alanları diğer disiplinlerle doğal bir kesişim alanında bulunmaktadır. Öyle ki bu tartışma alanlarındaki problemleri daha iyi kavramak adına bir alanda uzmanlaşma yeterli olmamaktadır. Bu nedenle felsefeciler olabildiğince interdisipliner bir pozisyon sahibi olmakta artık daha dikkatli davranmaktadır. Bahsettiğimiz kesişim alanlarında bulunan konulardan biri kürtaj hakkındadır. Kürtaj tartışmalarında tıp etiği, hukuk, psikoloji gibi diğer disiplinler de en az felsefeciler kadar çalışma yapmaktadır. 

Felsefeciler kürtaj üzerine yaptıkları çalışmaları ahlak felsefesinin alt dallarından biri olan Pratik Etik disiplini içerisinde gerçekleştirir. Bu yazımızda kürtaj tartışmalarına dair önemli gördüğümüz birkaç notu hatırlatmayı amaçlıyoruz; ayrıca her ne kadar yazarın kürtaj yanlısı bir eğilimi olsa da kürtaj tartışmalarına dair fikirlerini düzenli olarak değiştirmekte olduğu ve belirli bir pozisyonu ısrarlı olarak savunmakta zorlandığını da belirtmek isteriz. Bu nedenle yazımızı bir kürtaj savunusu veya reddi olarak okumaya başlamanızı tavsiye etmiyoruz.

Bu Reklamı Kapat

Anne karnındaki bir ceninin kişilik ve yaşam hakkı var mıdır?
Anne karnındaki bir ceninin kişilik ve yaşam hakkı var mıdır?
Pixabay

Kürtaj (İng: abortion), "uterus içindeki embriyo veya fetusun imha edilmesi veya fetusun hayatını sonlandırmak kastı ile vaktinden önce uterus dışına çıkartılması" şeklinde tanımlanırken, bununla sıkça karıştırılan düşük (İng: "miscarriage") kavramı, "embriyo veya fetusun yirminci haftadan önce uterus dışına çıkması" olarak belirtilmiştir. Tanımlardan da anlaşılacağı üzere düşükte "doğal" sebepler veya ilk olarak embriyonun hayatını sonlandırmayı amaçlamayan dış etkiler söz konusu iken, kürtajda ilk amaç uterustaki canlının hayatını bilinçli olarak farklı gerekçelendirmeler ile sonlandırmaktır. (Aksoy, 1996, 12)

Tartışmasız bir şekilde bebek doğurmanın, annelik kavramıyla kültürlere işlenmiş bir tarafı vardır. Öyle ki birçok kültürde annelik kavramının bu doğurganlık niteliği, onun tanrısal ve kutsal olarak görülmesine de sebep olmuştur. Çoğu kadın hakları savunucusu anne olmanın değer yargılarında oldukça önemli görüldüğü muhafazakar toplumlarda, mevcut hukukun kadını öncelikle “anne olarak” değerlendirdiğini ve böylece bireysel hakların ikinci plana itildiğini iddia eder. Bu argüman da kısmi bir haklılık payı olduğu aşikar görünüyor, bilhassa ülkemizdeki kürtaj karşıtı söylemlerin çoğunlukla belirli bir muhafazakar çevreden geldiğini gözlemlemek için derin bir felsefi kavrayışa gerek yoktur. (Karadağ:2048) Mevcut siyasi iktidarın sözü edilen muhafazakar çevreler tarafından yönetildiği bir durumda, hukuk ilkelerinin de bu yönde kürtaj karşıtı bir biçim alması söz konusu olmaktadır. Kimi kadın hakları savunucularına göre birazdan sözünü edeceğimiz kanun maddeleri kadını, kadın değil anne olarak değerlendirerek bireysel hakları gasp etmektedir. Bu yüzdendir ki kadın hakları savunucuları tartışma alanının hukuksal boyutuna özellikle dikkat çekmektedir. 

Bu Reklamı Kapat

Her ne kadar kimileri kürtajın kâğıt üzerine kısmi bir yasallık içerdiğini ama pratik de bunun söz konusu olmadığını dile getirse de 2004 yılında kabul edilen Türk Ceza Kanunu maddelerinde “Çocuk Düşürtme, Düşürme ve Kısırlaştırma” bölümünde yer Madde 99 (2)’ye göre:

Tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

Bir felsefecinin “Neden 10 hafta sınırını kabul etmek durumunda olalım?” sorusu tam olarak ‘sınır problemine’ denk düşer. Diğer yandan aynı maddenin 6. fıkrasına göre:

Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması halinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak koşuluyla, gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi gerekir.

10 haftalık kürtaj sınırının 20 haftalık olarak değişmesi için tecavüz suçu benzeri bir suçun söz konusu olması neden zorunlu olsun? Tam bu noktada kimileri bu sınırın oldukça keyfi çekildiğini iddia edecektir. Başka bir örnek daha verelim. Kanun Numarası 4721 olan Türk Medeni Kanunu’nun 28. maddesinde ceninin hukuki niteliği şöyle ifade edilmiştir:

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Madde 28 – Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder.

Sınır problemi kimi felsefeciler için burada da kendini gösterir. Eğer bir kişilik hakkından söz edilecekse, bu hakkın neden bebeğin sağlıklı doğması ile hükmünü kazanması gerekmektedir? Kişilik kazanmak ve kişilik haklarına sahip olmak için bir anne rahminden çıkmış olmak herkes için kabul edilebilir bir sınır mıdır? Anne rahminden çıkmadan 12 saat önce de bebeğin bir kişiliği ve kişilik hakkı var mıdır? Eğer varsa neden var, yoksa neden yoktur? Neden bir rahimden çıkmış olmak hak başlangıcı olarak kabul edilsin? Kişi olmak ne zaman başlar? Kalp atmaya başlayınca mı acı hissetme mekanizması oluşunca mı? Beyin, kendilik bilinci, akciğer ya da rasyonel düşünebilme yetisi oluşunca mı? Sınır nerededir? Mason ve McCalI Smith gibi kimi yorumcular için bir bireyi meydana getiren özelliklerin tespit edilmesi ve insan hayatının ne zaman başladığının saptanması bilimsel bir karar olmaktan çok, moral (ahlaki) bir karardır. (Mason JK, McCall Smith RA.,107). Bu ifadeye büyük oranda katılıyoruz.

Daha önce söz ettiğimiz tüm kanun maddeleri A. Hart’ın ahlakın hukuk olarak dayatılmasına karşı çıkan görüşü ile bu görüşe karşı çıkan pozisyon arasındaki farkı anlamamıza da yardımcı olur. Kimileri toplumsal yapı içerisinde farklı türden ahlaki kabuller olduğu ve bu sebeple en az bir ahlaki kabulün tüm topluma dayatılmasının makul olmadığını iddia etmektedir. Belki de kürtaj yasağı bu türden bir dayatma olabilir, ancak bu yazımızın kapsamı dışında çıkacağı için bu konuda şimdilik sadece son bir not düşmekle yetiniyoruz. Bir canlının hayatını sonlandırmakla ilişkili bir eylemin, devlet onayı ve izni gibi yasal ifadelerin etkisiyle etik makullüğü veya makul dışılığı belirlenemez.

10 hafta ile 20 haftalık sınır farklılığı kadının bireysel haklarını mı yoksa belirli türden toplumsal değerleri mi korumaktadır? İşte bu soru kürtaja dair sınır çekmenin ne derece suistimal edilebilir olduğuna işaret etmektedir. Ancak diğer yandan sınır çekmenin suistimal edilebilir olmasının, sınır çekmenin bizzat kendisini etik olarak yanlışladığını iddia etmiyoruz. Söz konusu yasalar dikkatli okunursa tecavüz suçu nedeniyle hamile kalan kadının kürtajla bebeğini aldırması, rızasıyla çocuğunu aldıran kadına göre daha meşru görülmüştür. Bu meşruluğun temelinde kadının iradesiyle gerçekleşen ve iradesi dışı bir durumun sonucu olan durumları değerlendirme farkından çok, sözü edilen toplumsal değerleri koruma yönündeki eğilim olabilir.

Kimi yorumcular tecavüz suçunda kadının bir iradesi söz konusu olmadığı için, iradesi dışında gerçekleşen durumun sonucundan kadının bizzat kendisinin sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle kürtajın meşru olduğunu iddia etmektedir. Öte yandan kadının iradesi ile gerçekleşen cinsel birliktelikten dolayı doğacak çocuğu doğmadan önce kürtaj ile aldırması neden yanlış olsun sorusu sorulabilir.

Burada etik gerekçeli kürtaj karşıtı bir pozisyon, bebeğin bireysel haklarının gaspı ile temellendirilebilir. Örneğin kimileri için yaşam hakkı bireysel ve temel bir haktır; kadın söz konusu cinsel birliktelikten çocuk doğabileceğini tahmin etmesine rağmen söz konusu eylemin sonuçlarını kabullenmez ve kürtaj yaparsa, kendi keyfi gerekçelendirmesi ile bir bebeğin yaşam hakkını gasp etmiş olur. Kürtaj karşıtlarından bazıları, tecavüz suçu gibi kadının iradesi dışı durumlarda kürtaj yapmanın ‘cinayet’ ile eş değer olduğunu iddia etmektedir.

Bu Reklamı Kapat

Ceninin yaşam hakkı ile gebe olan kadının kendi bedeni üzerindeki tasarruf hakkı arasında bir çatışma var mıdır?
Ceninin yaşam hakkı ile gebe olan kadının kendi bedeni üzerindeki tasarruf hakkı arasında bir çatışma var mıdır?
pixabay

Kimileri için kürtaj, gebe kadının kendi bedeni üzerinde karar verme hakkı (otonomi hakkı) ile ceninin yaşama hakkı arasında bir çatışma veya çelişki doğmasına sebep olur. Kürtaj yanlıları bu yönde bir çatışma/çelişki iddiasına dair 4 argüman öne sürer.

  1. Üreme gibi kişisel konularda sosyal baskıdan bağımsız olma hakkı. 
  2. Ahlaki açıdan tartışmalı konularda kişinin kendi vicdanını dinleme özgürlüğü. 
  3. Kritik durumlarda bile başkasına yardım etmeyi reddetme hakkını kapsayan, gönüllü olmadığı bir hizmete zorlanmama özgürlüğü. 
  4. Bedensel müdahale ve zarara maruz kalmama özgürlüğü. (Shrage 2003, 41)

Bu argümanlarından ilki ceninin bir birey olmayacağı bu nedenle de yaşam hakkı gibi bireysel haklara sahip olamayacağını varsayabilir. Ancak bu noktada kimi eleştirmenler ceninin o an birey olmasa bile, tüm koşullar sağlandığı takdirde doğum ile başlayan süreç içerisinde bir birey olarak yaşama katılacağını, bu nedenle potansiyel hakları olduğunu iddia ederler. Yani cenin bir birey değil ama potansiyel bireydir.

Diğer yandan potansiyellik belli türden haklara sahip olmamız için yeterli bir ölçüt müdür sorusu sorulabilir. Örneğin henüz yeterli donanıma sahip olmasa bile diplomat olmak için gereklilikleri yerine getirmeye çalışan bir öğrenci, bir diplomat haklarına sahip olabilir mi? Sezgilerimize yaslanırsak olmazmış gibi duruyor. Gerekliliklerin sağlanmadığı durumda gerekliliklerin sonucu olan haklara sahip olmak mümkün değil gibidir.

Ancak kürtaj yanlısı biri bu durumda bir analoji hatası yaptığımızı ve diplomat olma hakkı ile yaşam hakkının büyük oranda farklılık sergilediğini iddia edebilir. Yüzlerce birey diplomatlık sınavlarına hazırlanmakta ancak çok az bir kısmı diplomat olmaktayken, yüzlerce ceninin çoğu insan olarak doğmaktadır (gerçi bu da bir derece tartışmalı görünüyor çünkü bebek ölüm oranı ülkeden ülkeye farklılık sergilemektedir.) Diğer yandan yaşam hakkı, Ada Felsefesi geleneğinden beri en temel haklarından biridir; diplomat olma hakkı türündeki haklardan daha temel bir haktır denilebilir.

Bu Reklamı Kapat

Bu tartışmalar ışığında birçok felsefeci için anne karnındaki ceninin "moral (ahlaki) statüsü” günümüzdeki kürtaj tartışmalarının yönünü belirler. İkinci madde ise ceninin birey olarak sayılıp sayılamayacağı konusunda bir karara varmanın zor olduğunu varsayıyor gibidir.

Belki yapılması gereken, ceninin birey olup olmadığı gibi uzayıp giden tartışmalarda vakit kaybetmemektedir. Böylece kürtaj tartışmasında bazı feministlerin savunduğu şekliyle, kadının kendi beden mülkiyeti ve bedeni üzerindeki tasarruf haklarına odaklanmak gerekir.

Ancak eleştirmenler şöyle bir soru sorabilir: Hangi konuların bireyin kendi vicdanı ve tasarrufuna bırakacağımızın bir listesi var mıdır? Ya da çözüme kavuşması zor görünen her ahlaki tartışmayı bireyin vicdanı ve tasarrufuna bırakmak etik anlamda kabul edilemez sonuçlar doğursa dahi, etik bir ilke haline getirilebilir mi? Belki de bu madde en iyi şekilde birazdan bahsedeceğimiz Thomson’un "Kemancı Örneği" ile anlaşılabilir. 

Kürtaj, Pratik Etik alanı içerisindeki en tartışmalı konulardan biri olmaya devam ediyor.
Kürtaj, Pratik Etik alanı içerisindeki en tartışmalı konulardan biri olmaya devam ediyor.
Pixabay

Thomson'ın Kemancı Örneği

“Bedensel Otonomi Argümanı”na göre her insanın yaşama hakkı vardır; fakat başkasının bedeni üzerinden, o kişinin isteği dışında yaşama hakkı yoktur. Bu nedenle ceninin kişilik hakları olsa bile bir kadın ceninin yaşamı için hamileliği sürdürmeye zorlanamaz. Bu görüşü daha iyi anlamak için Thomson’ın Kemancı Örneği'ne bakalım:

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
1984 (George Orwell)

1984 is a dystopian social science fiction novel and cautionary tale.Thematically, it centres on the consequences of totalitarianism, mass surveillance and repressive regimentation of people and behaviours within society. Orwell, a democratic socialist, modelled the totalitarian government in the novel after Stalinist Russia and Nazi Germany. More broadly, the novel examines the role of truth and facts within politics and the ways in which they are manipulated.

The story takes place in an imagined future, the year 1984, when much of the world has fallen victim to perpetual war, omnipresent government surveillance, historical negationism, and propaganda. Great Britain, known as Airstrip One, has become a province of the totalitarian superstate Oceania, ruled by the Party, who employ the Thought Police to persecute individuality and independent thinking. Big Brother, the dictatorial leader of Oceania, enjoys an intense cult of personality, manufactured by the party’s excessive brainwashing techniques. The protagonist, Winston Smith, is a diligent and skillful rank-and-file worker and Outer Party member who secretly hates the Party and dreams of rebellion. He enters into a forbidden relationship with his colleague Julia and starts to remember what life was like before the Party came to power.

Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English.
Uyarı: Agora Bilim Pazarı’ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

Devamını Göster
₺82.00
1984 (George Orwell)

Bir sabah uyandığınızda kendinizi bir hastane odasında ünlü bir kemancıyla dolaşım sistemleriniz bağlanmış olarak buluyorsunuz. Böbrek yetmezliği çeken kemancıyı hayatta tutabilmek için sizin böbrekleriniz hem sizin hem kemancının vücuduna kanı temizleyip göndermek için kullanılmaktadır. Kemancıyı hayatta tutmak için şart olan bu işleme sadece sizin vücudunuz uygundur ve bu nedenle müzik severler tarafından kaçırılıp bu duruma sokulmuşsunuzdur. İstediğiniz zaman sizi kemancıya bağlayan kabloları söküp hastaneden ayrılabilirsiniz fakat bu kemancının ölmesine yol açacaktır. Öte yandan doktor size 9 ay boyunca bu duruma katlanırsanız kemancının sizden sorunsuz bir şekilde ayrılacağını ve ikinizin ayrı hayatlarınıza devam edebileceğinizi söylemektedir.

Thomson’a göre kemancının hayatta kalması için bu duruma katlanmayı seçmeniz büyük bir iyilikseverlik olacaktır, fakat kimse sizi buna zorlayamaz. Öte yandan bedeninizi kemancıdan ayırmayı seçmek bencilce bir davranış olarak nitelendirilebilir fakat bu seçimi yapmaya kesinlikle hakkınız vardır. Hiç kuşkusuz kemancı, yaşama hakkı olan bir insandır ama kemancıya bağlanmış olan kişi, burada kemancının yaşayıp yaşamaması konusunda değil kendi bedenini nasıl kullanacağı konusunda bir karar vermektedir. Thomson'a göre kürtaj da böyle bir karardır. (Thomson 1971, 47-66).

Her ne kadar ciddi eleştiriler gelse dahi, bu argüman kürtaj yanlıları tarafından farklı biçimlerde felsefi düzeyde savunulmuş ve ciddi tartışmalara sebep olmuştur. İlk eleştiri, hamilelik ile hastanede yatmanın özgürlükler anlamında bir farka sahip olduğunu söyler. İkinci olarak, ünlü kemancı ile cenin aynı düzeyde ilişki içermezler; kimileri anne ile cenin arasındaki ilişkinin tanımadığımız kemancıya göre çok daha yakın ve farklı olacağını varsaymaktadır; bu eleştiri örneğin psikolojik durumu yansıtmadığı eleştirisini de içerir. En önemli eleştirin birinde ise anneler 9 ay sonra bebeklerinden ayrılmamakta ve hayatlarının uzun bir döneminde belli türden sorumluluklara sahip olmaya devam etmektedir; ancak kemancı ile 9 ay sonra ilişkimiz kesilmektedir. Son olarak bu örnek tecavüz sonrası gebelik gibi kadının iradesi dışı durumları yansıtıyor; ancak diğer örnek durumları içermiyor gibi görünmektedir. Ancak kimi yorumcular bu eleştiriyi kabul etmemekte ve kürtajı Thomson’un önermelerinden de destek alarak ileri noktada bir tür özgürlük ve hak olarak görmektedir. Örneğin Ellen ve Jeffrey Paul şöyle der:

Nasıl bir tarla sahibi dilediği zaman tarlasında mısır yetiştirmekten vazgeçip bütün mısırları yok etme hakkına sahipse, bir kadında kendine ait olan bedenindeki başka bir canlının varlığına dilediği zaman son verme hakkına sahiptir. (Paul EF, Paul J.,1979; 5:133-8.)

Buraya kadar ceninin birey olarak kabul edilmesinin ilk iki argümanda ciddi tartışmalara sebep olacağına işaret ettik. Huemer’ın da söylediği gibi iki önemli soru söz konusudur; öncelikle ceninlerin yaşam hakkı var mıdır? Eğer varsa bu kürtaj yapmanın makullüğünü tartışmalı hale getirir mi? Özellikle ilk soru tüm tartışmaların odağında yer almaktadır, bu nedenle yaşam hakkına odaklanmak gerekir.

Hamileliğin hangi aşamasında bu hakkın elde edildiği konusunda görüşler kişi ve insan kavramlarının nasıl tanımlandığına göre değişiklik göstermektedir. (İçten, 2015, 87) "İnsanların yaşam hakkı vardır." derken, insan kavramını biyolojik olarak benzer DNA grubuna sahip biyolojik türler olarak görmek ve ahlaki anlamda insanlığın bir parçası olarak görmek arasında fark vardır. Eğer ikinci anlamda insanın yaşam hakkı vardır ve bu nedenle ceninin de olmalıdır denirse, bu kavram ciddi tartışmalara sebep olabilir.

Diğer yandan biyolojik ölçütlerle insanın yaşam hakkını temellendirme türünden yol seçilmesi de tartışmanın yönünü bir hayli değiştirmektedir. Yumurta ve sperm hücreleri de insan DNA’sına ve insan olma potansiyeline sahiptir; fakat kimse bu hücrelerin yaşama hakkını savunmamaktadır (Boonin 2003, 19-90).

Böylesi bir farklılığa işaret ettikten sonra bir canlının birey sayılabilmesi ve moral statü sahibi olması için ne gerekir sorusu sorulabilir. Fletcher, "insan olmanın göstergeleri" olarak şunları sayar:

  • kendi şuurunun farkında olma
  • kendi kendini kontrol edebilme
  • geçmiş zaman ve gelecek zaman duygusuna sahip olma
  • başkaları ile iletişim kurabilme
  • başkaları için endişelenebilme
  • merak duygusunun varlığı (Fletcher J., 1972; 2:5.)

Tooley ise, bir canlının yaşama hakkının olabilmesi için, süre giden zaman içinde kendisini ayrı bir birim olarak algılayabilme kapasitesine sahip olması gerektiğini, kendini bu şekilde algılayamayan bir canlının varlığını sonlandırmanın onun çıkarlarına/arzularına zıt olamayacağını, çünkü onun "çıkar/arzu" kavramının da mahrum olacağını savunmaktadır. (Tooley 1971:51-91) Ciddi eleştirilere maruz kalsa dahi bu iki argüman oldukça önemli girişimlerdir.

Bir canlının yaşam hakkı tartışması sadece kürtaj değil ötanazi,idam ve veganizm gibi diğer pratik etik alanları için de oldukça önemlidir.
Bir canlının yaşam hakkı tartışması sadece kürtaj değil ötanazi,idam ve veganizm gibi diğer pratik etik alanları için de oldukça önemlidir.
pixabay

Tüm bu tartışmaların bir kısmı feministler arasında da farklı biçimlerde devam etmektedir. Kadınların erkeklerden daha farklı ahlaki zihne sahip olduğu yönündeki “Özen Etiği” (İng: "ethics of care") tartışmaları bu yazının kapsamı dışındadır. Merak eden okuyucular Josephine Donovan ve Carol Gilligan gibi yazarların çalışmalarına bakabilirler.

Fakat eklemekte yarar var ki bazı feministlere göre hamile kadının hamileliği sürdürme, çocuk doğurma ve çocuk yetiştirme kapasitesi üzerinde düşünme yükümlülüğü vardır ve erkeklerden farklı olarak doğum, emzirme, cinsiyet baskıları gibi farklı süreçleri deneyimlemeleri göz ardı edilmemelidir (İçten, 2015, 89). Sadece kadınların gebelik yaşaması, bahsettiğimiz Thomson’un “Kemancı Örneği”nde sadece kadınların kaçırıldığı ve böylesi bir ahlaki tartışmanın merkezinde olduğu anlamına gelmektedir. Bu nedenle Janet Farrell Smith gibi araştırmacılara göre kürtaj meselesi hak çatışması yerine özen, bakım ve sorumluluk üzerinden kurgulanabilir (Porter 1994, 80). Hatta öyle ki kimi araştırmacılara göre kürtaj yanlısı kadınlar ceninleri önemsemedikleri için değil, tam tersine son derece önemsedikleri için kürtajı seçmektedirler (bu yöndeki iddialar için Leslie Cannold’ın çalışmalarına göz gezdirilebilir). Özen Etiği, oldukça değerli ve tartışmaya açık argümanlar içermektedir ancak konu köken itibariyle biyoetik sınırlar ve ahlaki statü tartışmasıymış gibi görünüyor.

Bu Reklamı Kapat

Diğer yandan kürtaj konusunda kadınların iradesi tartışmaları hakkında oldukça tartışmalı bir araştırma 2013 yılında ülkemizde yapılmıştır. Bulguları kısaca şöyledir; 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, bölge kadınlarının kürtaja bakışları ve istemli düşük hakkındaki görüşlerinin incelenmesidir. 

Gereç ve Yöntem: Çalışma, Mart 2013 - Nisan 2013 tarihleri arasında bir üniversite hastanesine başvuran hasta ve yakınlarından araştırmaya katılmayı kabul eden 500 kadına yüz yüze görüşme tekniği ve anket yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Anket demografik özellikleri tanımlayıcı 6 ve kürtaj hakkındaki tutum ve görüşleri değerlendiren 14 sorudan oluşmaktaydı. 

Bulgular: Çalışmaya katılan 500 kadının yaşları 18 ile 75 arasında değişmekte olup; ortalama yaş 31,5±11,9 olarak saptandı. Kadınların 26’sı (%5,2) okur-yazar değilken 109’u (%44,6) üniversite mezunu idi. Çalışmaya katılanların %70,8’i isteğe bağlı kürtaja karşı olduğunu belirtti. İsteğe bağlı kürtaja karşı olduğunu belirtenlerin %53,1’i “dinen yasak olması”, %35,3’ü “insan haklarına aykırı olması” ve %7,1’i ise “anne açısından sağlıksız olması” nedeniyle isteğe bağlı kürtaja karşı olduklarını bildirdi. Kürtajın yasaklanması konusunda, katılımcıların %82,4’ü gerekli durumlarda kürtajın yapılabilmesi gerektiğini, %9,6’sı tamamen yasaklanması gerektiğini, %8’i ise hiçbir şekilde yasaklanmaması gerektiğini belirtti.  

Bu Reklamı Kapat

Sonuç: Katılımcıların büyük bir kısmı isteğe bağlı kürtaja olumsuz yönde baktıklarını belirtse de zorunluluk durumlarında kürtajın yapılabilmesi gerekliliğini bildirmiştir. Sonuç olarak; kürtaj gibi halk sağlığını etkileyebilecek durumlarda yasal düzenlemeler yapılırken toplumun konuya bakış açısının da değerlendirilmesi gerektiğinin yararlı olacağı kanaatindeyiz.” (Çakmak B., Metin F. Z., Özsoy A. Z., Doğru H. Y., 2015, 32). 

Her ne kadar fark edilmeyen farklı türde değişkenlerin varlığı ve araştırmaya katılan kadın sayısının görece az oluşu gibi sebeplerden dolayı araştırma sonuçlarının genelleştirilebilir varsayımlar için temel oluşturmayacağı yönünde bir eleştiri gelse de şu soruyu sormak anlamlıdır; eğer kadınların çoğu kürtajın, bu araştırma bulgularında olduğu gibi özgürlük kapsamında ele alınamayacağını düşünüyorsa ulaşmamız gereken sonuç kürtajın etik olarak yanlış olduğu mudur? Sezgilerimize yaslanarak şunu söyleyebiliriz ki, kadınların bedenleri üzerinden bir tartışma yürütüldüğü için, kadınların beyanlarının oldukça önemli olduğunu kabul etmek anlaşılabilir bir pozisyondur. Ancak sözü edilen araştırma bulgularında olduğu gibi yeryüzündeki kadınların çoğunun isteğe bağlı kürtaja olumsuz baktığını varsayalım, bu durum kürtajın moral statüsünde bazı kadın hakları savunucularının dahi hoşlanmayacağı türden sonuçlara varmamıza sebep olabilir. "Bizi hangi sonuca götürürse götürsün kadınların kendi bedenleri üzerinde tasarruf hakkı vardır." gibi bir ilkeyi savunmak bir dereceye kadar bu türden problemlerden kurtulmayı sağlayabilir; ancak bu sefer bu ilkenin kendisinin ne kadar gerekçelendirilebileceği yönünde eleştiriler gelecektir.

Tüm bu yazı boyunca öne sürdüğümüz argümanlar bazı eleştirilere ihtiyaç duymaktadır. Yazının amacı Türkçe literatüre küçük de olsa bir katkı sağlamak ve kürtaj gibi oldukça tartışmalı bir konu hakkında okuyucuya birkaç problem ve pozisyonu tanıtmaktır. Bu yazının yazarı kürtaj yanlısı bir eğilim sergilese dahi, bu pozisyonu ısrarlı bir şekilde savunmaktan çekiniyor demiştik; özellikle kürtaj karşıtı iddiaların bazıları (mesela yaşamın 'kendinde değer-intrinsic value' içerdiği gibi) oldukça güçlü argümanlar içermektedir. Bu tanıtım yazısı sonrası başka yazılarımızda hem bu argümanlardan söz ederek kürtaj karşıtı pozisyonlar hem feminist etik gibi kürtaj yanlısı diğer argümanlar üzerine ayrıntılı eğileceğiz hem de problemin ötanazi ve veganizm ile ilişkisine göz gezdireceğiz.

Not: Bu yazı, Öncül Analitik Felsefe Dergisi ile ortak bir projenin ürünüdür. Ekibin YouTube ve Facebook sayfalarına uğrayarak onlara destek olabilir, felsefe hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 31
  • Merak Uyandırıcı! 12
  • Muhteşem! 7
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 6
  • Umut Verici! 6
  • İnanılmaz 3
  • Bilim Budur! 2
  • Üzücü! 1
  • Grrr... *@$# 1
  • İğrenç! 1
  • Korkutucu! 1
  • Güldürdü 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Evrim Ağacı Akademi: Felsefe Ağacı Yazı Dizisi

Bu yazı, Felsefe Ağacı yazı dizisinin 9. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Felsefe Nedir? Felsefe Gerekli midir? Felsefe Nasıl Çalışır ve Alt Dalları Nelerdir?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 07/08/2022 22:53:52 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7996

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Sağlık Bakanlığı
Nükleer Enerji
Akciğer
Maskeler
Uzay Aracı
Bakteriler
Doktor
Samanyolu Galaksisi
Türleşme
Komplo
Ölçüm
Genetik Değişim
Gözlem
Renk
Hücreler
Uzaylı
Yumurta
Süt
Stephen Hawking
İlaç
Epidemik
Koku
Ağaç
Entropi
Zooloji
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.