İbik; genellikle tavuksular ailesinin üyelerinde görülen, başın üzerinde bulunan, çoğunlukla kırmızı renkteki etimsi parça. Yüz veya boyundan sarkan etimsi parçalara ise sakal denir. Bazı yöresel ağızlarda ibik sözcüğü gaga anlamında da kullanılır.[1] Serinlemek için kanı ibiğine gider. İbik başın üstünden yukarı doğru çıktığı için, tavuğun vücudunun geri kalanından daha serin kalır. Kan serin ibiğe gittiğinde, kan da soğur.[1]
Benim bazı kaynaklarda elde ettiğim bilgilere göre kanın oraya olan akımından dolayı ibik oluşuyormuş. O yüzden yaşlı horozların ibiği uzundur...
Saygılarımla...
Alkol az miktarda alındığında harika bir toniktir ama miktar arttığında, ister viskiyle alınsın, ister midede şekerden üretilsin, zehirleyici etki gösterir. 🥃
Bazen evlenmeyerek işim uğruna çok büyük bir fedakârlıkta bulunmuşum hissine kapılıyorum.
Bilimsel ve tarihsel kaynaklara göre bu ifade Tesla’ya ait net bir alıntı değildir. Tesla’nın yayımlanmış yazılarında, patente dayalı belgelerinde veya bilinen konuşma transkriptlerinde bu cümlenin orijinal bir kaydı bulunmamaktadır. Bu söz internet ve popüler medyada son yıllarda yayılarak Tesla’ya atfedilmiştir. Tesla hayatta iken veya ölümünden sonra yayınlanan bilimsel kataloglanmış eserlerde bu ifadeye rastlanmaz; bu yüzden birçok araştırmacı bu sözün “Tesla efsanesi” olduğunu belirtir. Ancak Nikola Tesla’nın gerçekten sayı, titreşim ve frekans kavramlarına bilimsel olarak güçlü bir ilgisi vardır. Bu ilgi, yüksek frekanslı akımlar, rezonans ve elektromanyetizma çalışmalarında açıkça görülür.
“Evrenin sırlarını bulmak istiyorsanız, enerji, frekans ve titreşim açısından düşünün.”
Bu, Tesla’nın bilinen ve doğrulanmış bir bilimsel bakış açısıdır ve evrenin fiziksel davranışını elektromanyetik dalgalar, rezonans ve harmoniklerle kuramsallaştırma eğilimini yansıtır. Bu yaklaşım fiziksel bilimde gerçek bir temel taşır. Atomlar, moleküller ve parçacıklar belirli rezonans frekanslarına sahiptir. Elektromanyetizma Maxwell denklemleri, frekans ve dalga davranışı temelinde açıklanır. Bu tür kavramlar Tesla’nın bilimsel çalışmaları ile doğrudan ilişkilidir.
3, 6 ve 9’un bazı ilginç aritmetik özellikleri vardır; örneğin 3’ün katları belirli sayısal kalıplar oluşturur. Bazı modüler aritmetik kuralları (örneğin dijital kökler) bu sayılara dikkat çekebilir, ama bunlar fiziksel evrenin “anahtarı” olarak değil, sayısal düzen özellikleri olarak tanımlanır.
Gerçek bilim insanları, sayıların doğada sık görünmesinin çoğu zaman geometri, simetri veya fiziksel yasalarla doğal bir ilişkiden kaynaklandığını vurgular. Örneğin: Üç boyutlu uzay, simetri ve fiziğin temelidir. Altıgen yapılar doğada sık görülür (örneğin bal petekleri). Devam eden teorik fizik alanlarında (örneğin kuantum teorisi, sicim teorisi) boyut sayıları farklı biçimlerde belirir. Ancak bunlar 3-6-9’un mistik bir “anahtar” olduğu anlamına gelmez; bunun yerine, sayıların matematikteki temel rolleri ve doğadaki düzenle ilişkileri olarak değerlendirilir.
Özetle, bilimsel kaynaklara göre:[1][2] Bu ifade Tesla’ya kesin olarak ait değildir. Tesla’nın gerçek bilimsel çalışmaları sayıların metafiziksel anlamına değil, enerji, frekans ve titreşim ilişkilerine odaklanır. 3, 6 ve 9’un evrende çeşitli matematiksel görünümleri vardır, ancak bunlar evrenin fiziksel anahtarını doğrudan açan özel bir kural değildir.
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.