Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Yeniden Diriliş Bitkisi: Hayatın Anlamı Bu Bitkide Gizli Olabilir!

Yeniden Diriliş Bitkisi: Hayatın Anlamı Bu Bitkide Gizli Olabilir!
17 dakika
17,410
  • Botanik

Selaginella lepidophylla, yaygın bilinen adıyla Yeniden Diriliş Bitkisi ya da Sahra Çalısı, çöl rüzgârları ile başıboş şekilde oradan oraya 100 seneye yakın sürüklenebilir. Bu çalının yaşadığına dair herhangi bir belirti göremezsiniz. Köksüz, kupkuru kendini rüzgârın kollarına bırakmış ölü çalı, Sahra'ya yılda bir veya iki kez yağan yağmurun su birikintisine şans eseri tohumunu bırakabilirse, tohum tekrar yeşerir. Aynı kaderi taze bitki de paylaşır. Sahra Çalısı, bir kaç haftalık kayda değer yeşil yaşam için dile kolay 100 senelik zamanı başıboş, avare bir şekilde kızgın çöl kumlarında oradan oraya savrularak geçirir. Sadece soyunu devam ettirmeyi başaran çalılardan haberdar oluruz, diğerleri silinir gider. Yeniden Diriliş Bitkisi, insan dâhil bütün canlıların yaşam serüvenin adeta bir prototipidir. Eğer yaşama dair bir anlam ve felsefi derinlik arıyorsak bu çalı bize yol gösterebilir.

Sahra Çalısı'nın bedbaht sözde yaşantısını göz önünde bulundurarak cüretkâr bir soru soralım: Yaşamadığı halde üreyen varlık mevcut mudur? Evet, virüsler yaşamayan fakat üreyebilen varlıklardır. Yaşamıyorlar, çünkü herhangi bir metabolik faaliyete sahip değiller. Enerji dönüşümü için besin almıyorlar, güneş ışığından ya da kimyasallardan da faydalanmıyorlar, doğal olarak ATP de üretmiyorlar. Virüsler DNA ya da RNA gibi kalıtım materyali ve bu materyali saran bir kılıftan oluşan taş, cam, sofra tuzu benzeri mikronik kristalize varlıklardır. Diğer canlıların protein sentezleme ve metabolik faaliyetlerini kullanarak, konakçı canlının DNA'sı yoluyla kendilerini çoğaltırlar. Bu noktada ekstrem bir soru daha gündeme geliyor: Sonsuza kadar yaşayan canlı mevcut mudur? Tahmin edildiği gibi bu sorunun cevabı da evet. Turritopsis dohrnii türü denizanası, yaşam koşulları olumsuz hal aldığında yetişkin medusa evresinden yavru polip evresine dönerek ölüme meydan okur. Fiziksel basınç, hücrelere zarar verecek yüksek sıcaklık vs. uygulanmadığı sürece Turritopsis dohrnii, yavru polipten yetişkin medusa evresine, medusa evresinden polipe dönüşerek sonsuza kadar yaşar. "Benjamin Button'ın Tuhaf Hikâyesi" bu denizanası türünde hayat bulmuştur, denilebilir. "Yaşama odaklı Turritopsis dohrnii" ve "Üreme odaklı Sahra Çalısı" gibi ekstrem iki canlı incelendiğinde yaşamın tek amacı olduğu görülür, varlığını sonsuz kılmak. Bütün canlılar, hatta cansız ile canlı arası geçiş formu virüsler, tek amacı kendini kopyalamak olan genlerin elindeki bir nevi kuklalardır. 100 senelik zamanı başıboş, avare bir şekilde kızgın çöl kumlarında oradan oraya savrularak geçiren ölü Sahra Çalısı'nın verdiği en önemli mesaj, tohumunda sakladığı genlerin ipleri elinde tuttuğudur. Peki, insan söz konusu olduğunda, kalıtım molekülü genler ipleri elinde tutabilecek miydi? Genlerin kendi varlıklarını sonsuz kılma çabasının insan medeniyetine, ruh dünyamıza, edebiyata ve sanata, bilimsel üretime, mitolojiye ve dine, iletişim diline, politikaya, düşünsel yaşantımıza ve kültürümüze ne gibi etkileri olacaktı?

Bu Reklamı Kapat

Her ebeveynin evlatları için mürüvvetini görmeden ölmeme isteği, gerçekte genlerin kendilerini kopyalama güdüsünün kültürümüze ve ruhumuza sirayet ettiğinin göstergesidir. Çocukların doğumu, sünneti ve evliliğini içeren mürüvvet görme isteğinin bir şekilde üreme ile ilgili olması rastlantı değildir. Dile dökülen "Mürüvvetini görmeden ölmeyeyim oğul/kızım" dileği duygulardan bağımsız olarak iki şekilde okunur, birincisi benim taşıdığım genleri devam ettir, ikincisi eğer genlerimi devam ettirirsen görevimi yerine getirmiş telakki ederim, gözlerim açık gitmez. Üreme güdüsünün Doğa Ana tarafından canlılara bahşedilen en güçlü güdü olması, genlerin kendi varlıklarının devamını garanti altına alma çabasının bir sonucudur.

Dedenin torunlarını kendi çocuklarından daha fazla sevmesi ve torunlarının üzerine titremesi, bir ayağı çukurda dedenin "Ben artık yok olmak üzereyim, ama torunum benim yerime yeşeren genç bir fidan, onu korumalıyım" mesajı olabilir mi? Moleküler düzeyde meseleye bakarsak, dedenin torunlara gösterdiği ihtimam, ata genlerin varlığının devamını garanti altına alma çabası olarak değerlendirilebilir. Kültürümüzde toruna dedenin ismini verme eğilimi, bedensel olarak yok olan dedenin anısını sonsuz kılma çabası olamaz mı? Genlerin kendi varlıklarını sonsuz kılma eğiliminin bilinçdışı yansıması, dedenin varlığını hatıra olarak sonsuza kadar yaşatma dürtüsü şeklinde vücut buluyor olabilir. Öyleyse insan söz konusu olduğunda yeni bir fenomen gündeme geliyor, "Soyut olarak varlığı sonsuz kılma".

Bu Reklamı Kapat

Freud'un sözüyle ego şahlanmış bir at üzerindeki şövalye gibidir. Ego, id ile süperegonun isteklerini uzlaştırmaya çalışan hakemdir. Daha basitleştirirsek id; yaklaşık 2 milyon senelik avcı toplayıcı dönem ve daha öncesine göre evrimleşmiş beyin kimyasının zorunlu kıldığı "Beslen, susuzluğunu gider, çiftleş, hayatta kalmak için şiddet uygula, savaş" talimatlarının alındığı zihinsel katman iken, süperego; yaklaşık 10.000 senelik tarım devrimine ve şehirleşmeye göre şekillenmiş ahlakın ve kültürün, bir arada yaşamayı zorunlu kılan "Eller ne der oğul, diğer insanları da düşün, arzularını geciktir, toplumsal sözleşmeyi bozacak şiddetten uzak dur, şimdi sırası mı?" talimatlarının alındığı sosyal tabuların zihinsel katmandır. Ego, genellikle birbirlerine zıt çalışan idin gayri ahlaki talepleriyle, superegonun ahlaki taleplerinin optimize edilmesini sağlayan zihinsel katmandır.

Şiddet uygulayarak güç unsuru oluşturma güdüsünün, toplum olmanın garantisi superego tarafından sınırlandırılması, insanın "hayata soyut varlık koyabilme" niteliklerini güçlendirirken, hoyrat ve haris üreme güdüsünün sınırlandırılması ise "varlığını soyut olarak sonsuz kılabilme" niteliklerini öne çıkardı. Tarım devrimi öncesi avcı toplayıcı insan da, günlük iletişimde bir işe yaramadığı halde, varlığını sonsuz kılmak istercesine, kalıcı boyalarla mağara duvarında elinin izini çıkardı, fakat tarım devrimi sonrası heykeller resimler ve anıtlar çok daha etkileyici ve kalıcıydı. Freud'un libido kavramının sadece cinselliği değil yaşama enerjisini de barındırması, 3,5 milyar yıllık evrimsel süreçte "yaşama odaklı" ve "üreme odaklı" canlılar oluşturulması sonucu ile de uyumludur. Somut genlerin kendilerini hoyratça yaşatma ve kopyalama güdüsünün, tarım devrimiyle birlikte sınırlandırılması, libidonun toplum tarafından ayıplanmayacak, tersine takdir edilecek, yollara kanalize olmasına sebep olmuştur. Medeniyetimizin kökleri, bilim, sanat, edebiyat, müzik, felsefe, mitoloji ve din "hayata soyut varlık koyma" ve "varlığını soyut olarak sonsuz kılma" çabasının ürünleridir.

Eğer insan için sadece genetik olarak varlığımızı sonsuz kılmak önemli olsaydı, evlat edindiğimiz çocuklara yeterli ihtimam göstermezdik. Oysa hayat ideallerimizi sonsuz kılmak için bile evlat edinmek bize aynı ruhsal tatmini yaşatır. Farkında olalım ya da olmayalım çocuklar üzerinde ideallerimizi sonsuz kıldığımız, kendi eksikliklerimizi onlar üzerinden kemale erdirmeye çalıştığımız projelerdir. Çocukların çoğunlukla, ebeveyn ile aynı politik görüşe, dini inanca ya da hayat ideallerine sahip olması, soyut olarak varlığını sonsuz kılma çabasının sonucudur. Yaşanan en büyük ruhsal acının evlat acısı olması rastlantı değildir. Evladını kaybeden anne-babanın bu acıyı dindirememesi, varlığını sonsuz kılma amacının hem somut gen düzeyinde hem de soyut hayat idealleri düzeyinde ortadan kalkması ile yakından bağlantılıdır. Maalesef çocuğunu kaybeden bir anneyi teskin edecek öteki dünya tahayyülü sunan dinlerden başka alternatif yok gibi. Çocuğu ile yeniden karşılaşabilme umudu bir anneyi rasyonaliteden tamamen koparabilir. Öteki dünya tahayyülü sunan Semitik dinler ile reenkarnasyon inancı barındıran dinlerin milyarlarca müridi olması boşuna değildir. Dini duygularımızın en üst düzeye ulaştığı anların yakınlarımızın cenaze törenleri olması da tesadüf değildir. Varlığı soyut düzeyde sonsuz kılma vaadi olan dinler, insanın sonlu olma travmasını atlatabilmesini sağladığı için güçlüdürler. Eğer Turritopsis dohrnii türü denizanası gibi sonsuza kadar yaşasaydık, muhtemelen dinler hiç var olmayacaktı, fakat medeniyetimiz de bu düzeyde olamayacaktı. Önemli mimari yapıların birçoğunun, Terrakotta toprak askerler tarafından korunan Çin’in ilk imparatoru Qin Shi Huang’ın mezarı, Keops Piramiti, Taç Mahal gibi anıt mezarlar olması, varlığını sonsuz kılma dürtüsünün yansımalarıdır. Diğer önemli mimari yapıların da dini yapılar ve ibadethaneler olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Tanrının sonsuz cennetine mazhar olma motivasyonu ile inşa edilen mimari eserler kimi zaman Ayasofya gibi statik disiplininin sınırlarını zorlayacak görkeme sahip olabilmektedir. 

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Efsaneler, mitolojiler insanlığın kolektif bilinçaltının dile dökülmüş ürünleridir. Ab-ı hayatın sonsuz yaşam bahşettiği inancı, sonlu olmayı kabullenemeyen insanın tatlı hayalidir. Adamotu bitkisinin idam edilen mahkûmun spermlerinin döküldüğü toprakta yeşerdiği inancı, insana ölümlü olmayı yakıştıramamızın yansımasıdır. Adem ile Havva'nın sonsuzluk bahşeden cennetten kovulma hikayesindeki örtük edebi anlatım, genlerin varlıklarını sonsuz kılma çabasının, zihnimizin derinliklerine işlediği ebediyet beklentisinin hasılası olsa gerek. Adem ile Havva'nın yasak meyve elmayı yemeleri sonucu çıplak vücutlarından utanmaya başlamaları ve incir yaprağı ile örtünmeleri dini metinlerin sansürlendiği fikrini doğuruyor. Öyle ya elma yemek neden utanç versin? Elmanın kadın göğsü olduğunu farz edersek, bu anlatım farklı bir anlam kazanıyor. Sonsuza kadar cennette hayat sürmek var iken, ilk cinsel günahın işlenmesiyle, Adem ile Havva'nın ceza olarak yeryüzüne indirilmeleri, cennetteki özlenen ebediyeti tekrar yaşayabilmenin yolunun üreyerek varlığını sonsuz kılmak olduğu sonucuna götürüyor. Özetle bu hikâyede Tanrı şunu demek istiyor olmalı: "Madem üreme ile gelen sonsuzluğu, her daim genç kalacağınız cennetin sonsuzluğuna tercih ettiniz, öyleyse sizleri yeryüzüne göndererek cezalandırırım". Boyalı gazetelerin 2.sayfa haberlerinde kriminal şiddet olaylarının çoğunun bir şekilde cinsellikle bağlantılı suçlar olması, cezanın hedefine ulaştığını düşündürüyor. Tasavvufta fenafillah mertebesine istek ve arzulardan sıyrılarak ulaşıldığı inancı, varlığını devam ettir komutu veren evrimsel perspektif ile çelişiyor görünse de, fenafillah mertebesinin bir üstü nihai mertebe beka-billah inancında, kişinin kendi varlığını Tanrının varlığında eritip beka/sonsuzluk bulması, evrimin temel dinamiklerine uygundur. Tasavvuftaki en üst mertebe beka-billah inancı, "varlığını soyut olarak sonsuz kılma" çabasının ürünüdür.

Popüler müzisyenlerin, binlerce dinleyicinin alkışları karşısında "Beni var eden sizlerin alkışları" sözü hayata soyut olarak varlık koyma dürtüsü ile ilgilidir. Yine aynı müzisyenin "Bir albüm çıkardım kalıcı olmak istiyorum müzik dünyasında" sözü ise, her ne kadar Cem Yılmaz tarafından dalga geçilse de, soyut olarak varlığını sonsuz kılma çabası ile ilintilidir. Evet, karbon fiber değiliz, elbette bir gün somut olarak varlığımız yok olacak, ama varlığımızı soyut olarak sonsuz kılma çabası sanırım baki.

Bir insana yokmuş gibi davranmanın, ona verilebilecek en büyük ceza olması, hatta bağırıp çağırmaktan bile etkili olması, hayata soyut varlık koymanın ne kadar önemli olduğunu gösterir. Şöhret ve tanınma dürtüsü, twitter'da facebook'ta takipçi sayısını arttırma çabası, beğeni alma çabası, övülme ve iltifat ihtiyacı yine hayata soyut varlık koyma amacının yansımalarıdır. En naif karakterli politikacıların bile makam koltuğuna bir kez oturduklarında, o koltuktan bir türlü kalkmak istememeleri, birçok politikacının geniş kitleler karşısında ruhsal yükselişe geçen tanrılara dönüşmeleri, hayata soyut varlık koyma amacının sonucudur. "İktidar" kelimesinin hem politik gücü hem de cinsel gücü ifade etmesi, Freud'un libido kavramının ne kadar yerinde bir tabir olduğunun da göstergesidir. Politik iktidara sahip kişi, kitlesinin alkışları karşısında hem var olduğunu iliklerine kadar hisseder, hem de tarihe adını altın harflerle yazarak varlığını sonsuz kılma fırsatına haiz olur. Tekrar hatırlatalım, var olduğunu iliklerine kadar hissetmek, evrimin "yaşama odaklı canlı" sonucunun maniple edilmiş hali iken, tarihe adını altın harflerle yazmak ise evrimin "üreme odaklı canlı" sonucunun maniple edilmiş, soyutlanmış halidir.

Derste sıraya adını kazıma, ya da oraya buraya imza atma dürtüsü muhtemelen hayata soyut varlık koyma ile ilgili yetersizliğin yaşandığına işarettir. Esaretin Bedeli filminde, hapishanenin yaşlı kütüphanecisi Brooks Hatlen, 50 senelik mahpus hayatından sonra dışarıdaki hayata ayak uyduramaz ve otel odasında hayatına son vermeye karar verir. Ölmeden önce duvara kazıdığı "Brooks was here" cümlesi hayata dair soyut varlık koyamadım anlamına geldiği gibi, ölüm karşısında soyut olarak varlığını sonsuz kılma çabası olarak da görülebilir, tıpkı ilkel insanının kalıcı boyalarla mağara duvarlarına elinin izini çıkarması gibi. Bu arada intihar, şiddet uygulayarak güç unsuru oluşturma güdüsünün, toplum olmanın garantisi superego tarafından sınırlandırılması sonucu kişinin kendine yönelmiş şiddet olma ihtimali göz ardı edilmemelidir. 

Bir insanın varlığını sonsuz kılacak hayat ideallerini anlamak istiyorsak vasiyetlerine bakalım. "Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır". Dünyaya çocuk bırakmamış bir liderin, kurduğu yeni devleti, varlığını sonsuz kılacak soyut gen olarak gördüğü aşikârdır.

Bu Reklamı Kapat

"Can kafeste durmaz uçar. Dünya bir han, konan göçer. Ay dolanır yıllar geçer. Dostlar beni hatırlasın". Dünyayı doğum ve ölüm arası iki kapılı bir hana benzeten Âşık Veysel için, hatırasının yaşatılması şüphesiz varlığını soyut olarak sonsuz kılma çabası ile ilintiliydi.

"Avazeyi şu âleme Davud gibi sal, baki kalan bu kubbede hoş bir sadadır" demiş Şair Baki. Bu hayatta ne yaparsak yapalım, öldüğümüzde arkamızdan söylenilen hoş sözlerdir bizim varlığımızı sonsuz kılan.

"Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni. Hasan Beyin vurdurduğu Irgat Osman yatsın bir yanımda ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp kırkı çıkmadan ölen Şehit Ayşe öbür yanımda. Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni ve de uyarına gelirse tepemde bir de çınar olursa, taş maş da istemez hani" Gurbette Anadolu’ya özlem duyan Nazım Hikmet'in varlığını, Irgat Osman ve Şehit Ayşe ile yan yana, 1000 sene yaşayabilen çınar ağacına sirayet ederek devam ettirme güdüsü, hayat görüşlerinde samimi olduğunu gösterir. Bir ateist veya panteist için hayat zaten bir canlıdan başka bir canlıya sirayet eden, karbon ve azot döngüsü gibi sonsuz bir çevrimdir.  

11 Eylül saldırıları sonucu New York’ta kondom satışlarının artması, ölümle burun buruna gelen insanın üreme güdüsünün tetiklenmesiyle varlığını devam ettirme çabasının yansımasıdır. Yine savaştan kaçarak ülkemize yerleşen Suriyeli mültecilerin kamp koşullarında normal trendin üzerinde çocuk yapmaları sonlu olma travması ile başa çıkabilmek amacı ile üreme güdüsünün kontrolü ele almasıdır. Bazı çam ağacı türlerinin ölecekleri ile ilgili somut veriler aldıklarında aynı yıl kozalak sayısını arttırması yine varlığını sonsuz kılma çabası ile ilintilidir. Orta yaş bunalımı, andropoz veya menopoz öncesi "Elvis binayı henüz terk etmeden" genlerin kendilerini çoğaltma amacıyla cinsel hormon sentezini arttırması sonucu oluşan krizlerdir. Orta yaşlarda görülen boşanmaların birçoğu bu kriz yüzündendir. "American Beauty" filminde genç bir kadına ilgi duymaya başlayan ve gençleşmek için spor yapan orta yaşlı baba karakteri Lester, tehlike anında genç polip evresine dönen Turritopsis dohrnii türü denizanasının trajik bir kopyasıdır. Tabii ki nihai amaç bellidir, varlığını sonsuz kılmak.

Bu Reklamı Kapat

Kanser hücreleri, kontrolsüz sürekli bölünen hücrelerdir. Peki, kanser hücreleri neden sürekli bölünme yoluna gider? İnsan dâhil çok hücreli canlılar, gizli bir sözleşme ile ayrı ayrı görevleri yerine getirmek üzere bir araya gelmiş tek hücreli canlılar organizasyonudur. Her hücre topluluğu solunum, boşaltım, sinirsel iletim, düşünme, dış etkilerden korunma gibi faaliyetleri farklı dokularda yerine getirerek, sadece zamanı geldiğinde bölünerek vücut bütünlüğümüzü korurlar. Doğal olmayan beslenme, sigara gibi zararlı kimyasallara maruz kalma, aşırı stresli yaşam, zararlı ışınlara maruz kalma gibi durumlar uzun vadeli devam ettiğinde bu etkilere azami ölçüde maruz kalan normal hücreler varlıklarının tehlike altında olduğu mesajı ile organizasyonu bozup sürekli üreme yoluna giderler. Kanser hücreleri aslında organizasyonu bozup, bir kaç milyar sene önceki tek hücreli yaşamlarına geri dönerek, kendilerini koruma güdüsüyle varlıklarını sonsuz kılmaya çalışırlar. Henrietta Lacks isimli kanser hastasından 1951 yılında alınan kanserli Hela hücreleri laboratuvar kültür ortamında hala yaşamayı ve üremeyi devam ettirmektedir. Bir kaç milyar sene önceki tek hücreli aslına rücu etmiş Hela hücreleri, bugün onlarca kanser araştırma laboratuvarına deneklik etmektedir.

Yeryüzünde canlılık adına olup biten her şey basit ve ruhsuz şu bilimsel ifadede anlamını bulur: "Evrim, yaşama ve üreme hususunda avantajlı özelliklere sahip canlıların nesillere sarih sayılarının artması, yaşama ve üreme hususunda dezavantajlı özelliklere sahip canlıların ise nesillere sarih sayılarının azalması ve sonunda yok olmasıdır. Öyleyse 3,5 milyar yıllık doğal seleksiyon tarihi sonunda var olmayı başaranlar yaşama odaklı ve üreme odaklı canlılar olmalıdır." Yaşama ve üreme odaklı canlılığın hizmet ettiği tek nokta ise genlerin bekasıdır. Birçok insanın yaşamın anlamı dediği aşk bile genlerin bekasına hizmet eder. Aşk, doğacak çocuğun sorumluluğunu sadece annenin değil, babanın da alması için anne ile baba adayları arasında gözlere perde indiren sihirli bağlılıktır. Sihirli bağlılığı yaratan moleküller dopamin, serotonin ve noradrenalinin sentezlenme komutunu veren tabi ki genlerdir. Bu moleküllerin etkinliği maksimum 3 sene sürer ve aklın muhakeme etme yetisini kısıtlar. Eğer evlilik planları muhakeme edilseydi birçoğu başlamadan bitmez miydi? 3 sene sonra gözlere inen perde kalktığında genlerin taşıyıcısı bebek ayakları üzerinde yürümeye başlamıştır bile.

Kendilerini kopyalayarak varlıklarını sonsuz kılmaya çalışan, yaşamın yazılımı genler (software), çoğalmak için bünyelerine katacakları organik bileşikler azalmaya başlayınca, kaynakları elde etmek için donanımlarını (hardware) geliştirmeye başladılar. Işığı algılayacak reseptörler, suda ilerlemeyi kolaylaştıracak hidrodinamik yapıdaki ön ve arka yüzgeçler, sıcaklığı algılayacak deri, üreme isteğini körükleyecek hormonlar, zararlı maddeleri kolaylıkla dışarı atabilecek boşaltım organları, koku almayı sağlayacak reseptörler, hızlı koşmayı sağlayacak kaslar, yavru genleri koruyacak şefkat hormonları, düşmanlardan saklanmayı sağlayacak kamuflaj gibi özelliklerin tamamı, yaşamın yazılımı genlerin protein sentezi komutuyla oluşturdukları donanımlardır.

Bütün canlılar görünen fiziki yapılarıyla, gözle görünmeyen genleri yaşatmak ve çoğaltmak ile yükümlü donanımlar yekûnudur. Genler, bir kaç milyon sene önce öyle bir donanım geliştirdiler ki bu donanım genlerin varlıklarını sonsuz kılma amacını maniple etmeyi başardı. Zekâ normalde vahşi doğada hayatta kalabilmek için alet yapma, durum analizi yapma, avı yakalamak için tuzak kurma, matematiksel hesap yapma, edindiği deneyimleri çocuklarına aktarma gibi özellikleriyle genlerin varlıklarını sonsuz kılmaya hizmet eder. Ancak yine zekânın ürünü soyutlama ve ikame etme kabiliyetleri sayesinde genlerin varlıklarını sonsuz kılma amaçları insan zihninde başka bir boyut kazandı. 

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
365 Bulmaca ve Akıl Oyunu (Karton Kapak)

Bulmacada usta mısın? Mantık oyunlarını sever misin? Öyleyse hodri meydan!

Büyük nöron testi başlasın.

Matematikçi Miquel Capó’nun hazırladığı 365 bilmece, görsel illüzyon, paradoks ve matematik problemi sayesinde gri hücrelerin neye uğradıklarını şaşıracaklar!

Çözümü bulduğunda gururlanmak en büyük hakkın! Ama bulamazsan lütfen sorumlu okurluğu elden bırakma; çözememenin verdiği sinirle fırlatılan kitap yaralayıcı olabilir!

Devamını Göster
₺55.00
365 Bulmaca ve Akıl Oyunu (Karton Kapak)

Gerçek kahramanlar hep geçmişte var olurlar, yasayan kahraman neredeyse yoktur. Öyleyse kahramanlık, soyut genler yani idealler için ölümü göze alıp, kitlelerin gönlünde varlığını sonsuz kılma dürtüsünün bilinçdışı yansımasıdır. Burada somut genlerin kendi varlıklarını sonsuz kılma amacı, ideallerin ebediyet amacı ve kitlelerin gönlünde varlığını sonsuz kılma amacı ile ikame edilmiştir. Tıpkı Ernesto Che Guevara'nın yaptığı gibi. "Köylü Murtaza Emmi öldü." cümlesi merhamet hissiyle birlikte zihnimizde mezar imgesi olarak belirirken, "Isaac Newton öldü" cümlesi belirgin bir his yaratmaz, çünkü kendisi fizik kitaplarında varlığını sonsuz kılmıştır. Beethoven 9. Senfoni’de, Mimar Sinan Selimiye Cami'nde, Yaşar Kemal İnce Memed'de ölümsüzleşmiştir. Her bilim insanın kalbinde açık veya gizli, isimlerini tarihe geçirerek varlıklarını sonsuz kılacak Nobel Ödülünü almak vardır. Bir dindar için bu hayat gerçek değildir, çünkü sonludur. Tanrının rızasına mazhar olup, cennete kabul edilmek ile sonsuzluğa soyut olarak ulaşma inancı taşıyordur. Bir mutasavvıf için hayatın anlamı, genlerin komutlarını hiçe sayıp yani nefsine hükmedip, beka-billah mertebesinde soyut varlığını sonsuz kılmaktır. 

Canlılığın tek amacı vardır, somut ya da soyut "varlığını sonsuz kılmak". Gerçekte bu amaç değil 3,5 milyar yıllık doğal seleksiyon tarihinin sonucudur. Bizler eleğin sadece altındaki kumları görürüz, oysa şekilsiz iri taşlar eleğin üstünde kalır ve işe yaramadığı için atılır. 3,5 milyar yıllık doğal seleksiyon tarihinde canlıların %99'u eleğin üstünde kaldıkları için soyları tükenmiştir. Şu an yaşayan canlılar yaşama ve üreme konusunda en başarılı olanlardır. Eğer ipi kopmuş bir asansörde uyanmış olsaydınız, asansörün amacının yere çakılmak olduğunu düşünebilirdiniz. Gerçekte asansörün yere çakılması yerçekiminin sonucudur. 3,5 milyar yıllık evrimsel süreçte 70 senelik bir uyanıklık ile canlılığı değerlendirdiğinizde, amacın varlığını sonsuz kılmak olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat canlılığın ve dolayısıyla genlerin varlığını devam ettirme konusunda bu kadar talepkâr olması, gerçekte 3,5 milyar yıllık doğal seleksiyon tarihinin ve kimyanın kaçınılmaz sonucudur.   

Sahra Çalısı, bir kaç haftalık kayda değer yeşil yaşam için dile kolay 100 senelik zamanı başıboş, avare bir şekilde kızgın çöl kumlarında oradan oraya savrularak geçirir. Fakat 100 sene sonunda ölü bedende taşıdığı tohumlarını suya bırakabilirse varlığını sonsuz kılar. Bütün canlılık serüveninin özü bu çalıdadır. Bizler sadece soyunu devam ettirmeyi başaran çalılardan haberdar oluruz, diğerleri silinir gider. William Shakespeare'in ölümsüz karakteri Hamlet, elinde kurukafayla, felsefe tarihinde canlılık adına edilmiş en derin sözleri haykırır: "Olmak ya da olmamak işte bütün mesele budur." 

Okundu Olarak İşaretle

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 3
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 3
  • İnanılmaz 2
  • Korkutucu! 1
  • Muhteşem! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 02/10/2022 09:30:24 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/5489

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Ara Tür
Yaşlılık
Ay Görevleri
Algoritma
Biyoçeşitlilik
Acı
Hukuk
Aminoasit
Doğa Yasası
Fare
Sağlık
Alan
Dağılım
Aile
Teyit
Akciğer
Cinsellik Araştırmaları
Seçilim
Nükleotit
Sıcaklık
Doğa Olayları
Mikrobiyoloji
Kimyasal Evrim
Hastalık
Tüy
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.