Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Fotoğrafta gördüğünüz yoğunlaşma izleri, gökyüzünde hoş çizgiler yaratması ve komplo teorisyenlerinin birbirinden saçma iddialar geliştirmelerine malzeme olması haricinde, aynı zamanda çok ilginç (ve potansiyel olarak tehlikeli) bilimsel etkilere de sahip: bu izler ile küresel ısınma arasında ilişki olduğu biliniyor.

Bu yoğunlaşma izleri, sıcak uçak motorlarından çıkan su buharı, aniden çok soğuk ve nemli havayla karşılaştığında oluşuyor. Motordan çıkan buhar, anında donarak havada gördüğümüz izleri oluşturuyor (tıpkı bulutların oluşumu gibi yani). Daha sonra bu izler, bir tutam cirrus tipi buluta karışarak, iklim değiştirici potansiyele erişebiliyor. Bu izlerin bir kısmı, Güneş'ten gelen ışınları daha Dünya'ya ulaşmadan geri yansıtarak soğutucu etki yapıyor. Ancak genel olarak, bu yoğunlaşma izlerinden ötürü oluşan cirrus bulutları, ısıyı içerisinde hapsediyor. Yapılan araştırmalardan birine göre, bu ısı hapsi nedeniyle küresel ısınmaya yapılan olumsuz katkı, uçakların karbon salınımlarından ötürü yaptığımız olumsuz katkıdan daha bile fazla!

Bu durum, bilim insanlarını çeşitli çözüm önerileri geliştirmeye itti. Bu izler, her hava koşulunda oluşamıyor, dolayısıyla uçuş rotalarında bazı oynamalar yaparak, bunların oluşumunu engellemek mümkün olabilir. Environmental Research Letters dergisinde yayımlanan bir makaleye göre, kıtalar arası yolculuklarda rotada yapılacak sadece 22 kilometrelik bir sapma, toplamda 100 kilometrelik bir yoğunlaşma izinin oluşumuna engel olabilir! Bu 22 kilometrelik sapmadan ötürü uçak daha fazla karbon salınımı yapsa da, azaltılan 100 kilometrelik yoğunlaşma izi sayesinde edindiğimiz kazanım sayesinde, küresel ısınmaya daha az katkı sağlamış oluyoruz. Bu da, elbette tüm gezegenimizin çıkarına...

Ne yazık ki henüz bu rota değişimlerinin resmi olarak uygulanması yönünde herhangi bir adım yok. Çünkü bunların tam olarak hesaplanması da büyük bir sıkıntı. Makalenin baş yazarı Emma Irvine, iklim bilimcilerin ve hava uzmanlarının bu izlerin oluşabileceği hava durumlarını her zaman çok başarılı bir şekilde tahmin edemediğini ve bunu başarıyla yapmak için çok isabetli ve geniş bir alana yayılmış hava bilgisine erişimin olması gerektiğini söylüyor.

Buna rağmen bu konunun, hiç beklenmedik olayların, hiç beklenmedik sonuçlar doğurabilmesine güzel bir örnek olduğunu düşünüyoruz.

 

Kaynak: National Geographic, Şubat 2015, sf: 12

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder