Tüm Reklamları Kapat

Travmaları Unutmak Mümkün mü? İnsanlar Başlarından Geçen Travmatik Olayları Nasıl Unutabiliyor?

Hafızanın Nasıl Çalıştığını Anlamak, Travmaları Neden Unuttuğumuzu Açıklayabilir!

2dk
Travmaları Unutmak Mümkün mü? İnsanlar Başlarından Geçen Travmatik Olayları Nasıl Unutabiliyor?
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?

AI ile Özet Oluşturabilirsiniz.
  • Travmalar bazen unutulabilir ve aşırı unutma durumunda dissosiyatif amnezi gibi bozukluklar gelişebilir, ancak bu süreçlerin tam mekanizmaları hâlâ araştırılmaktadır.
  • Hafıza kaydı gibi çalışmaz; amigdala ve hipokampus arasındaki etkileşimle travmatik anılar farklı şekillerde depolanabilir ve duyusal tetikleyiciler unutulmuş anıları ortaya çıkarabilir.
  • Kurtarılmış anıların doğruluğu tartışmalıdır çünkü laboratuvar ortamında sahte anılar oluşturulabilir ve terapistler bazen hastalarda yanlış anıların oluşmasına neden olabilir.

Psikoloji alanında, "bastırılmış anılar"ın ortaya çıkarılıp çıkarılamayacağı ve hatta "bastırılmış anılar" denen şeyin gerçek olup olmadığı konusunda hâlâ oldukça hararetli bir tartışma vardır. Bu konuda en net kamplaşma, pratisyen psikologlar ile akademik araştırmacılar arasında görülmektedir. Örneğin yapılan bir çalışmada araştırmacılara kıyasla klinisyenler, insanların terapide kurtarılabilecek anıları bastırdıklarına daha fazla inanma eğilimindeydi.[1] Kamuoyunda da "bastırılmış hafıza"nın varlığına yaygın bir inanç olduğunu görmek zor değildir. Bu, hafıza alanında daha çok araştırmaya ihtiyaç olduğunu göstermektedir.

Travmalar Unutulabilir!

Çoğu insan, başlarına gelen kötü şeyleri hatırlar; ama bazen büyük travmalar unutulabilir. Bilim insanları bunun mekanizmalarını yakından inceliyor; çünkü bu unutma aşırı hale geldiğinde bazen dissosiyatif amnezi, dissosiyatif füg, depersonalizasyon bozukluğu ve dissosiyatif kimlik bozukluğu gibi bir dissosiyatif bozukluk gelişebilmektedir.[2]

Yine de bu bozukluklar ve travma arasındaki ilişkiler hâla araştırılmaktadır ve bu unutma sürecinin tam olarak nasıl gerçekleştiğini daha yeni yeni anlamaya başlıyoruz.

Tüm Reklamları Kapat

Hafıza Nasıl Çalışır?

Hafıza, bir kayıt cihazı gibi değildir. Beyin bilgiyi işler ve farklı şekillerde depolar. Çoğumuz hafif travmatik deneyimler yaşamışızdır ve bu deneyimler bazen yüksek derecede ayrıntılarla beynimize kazınmış gibi görünür.

Bilim insanları, bunun nedenini anlamak için beynin iki bölümü olan amigdala ve hipokampus arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Şu ana kadar öğrendiklerimiz şunlar:

  • Orta dereceli travma, uzun süreli hafızayı geliştirebilir.[3] Bu, çoğumuzun sahip olduğu deneyimdir ve korkunç olayların nasıl unutulabileceğini anlamamızı zorlaştırır.
  • Ekstrem travma, uzun süreli depolamayı bozabilir ve hatıralar yerine duygular veya duyumlar olarak depolanmış hatıralar bırakabilir. Araştırmalar, bir olayın uzun süreli hafızada tam olarak saklanmasının birkaç gün sürebileceğini gösteriyor.[4]
  • Mevcut duyusal tetikleyiciler, unutulmuş anının yüzeye çıkmasına neden olabilir. Bunun nedeni, anının "duruma bağlı hafıza, öğrenme ve davranış" olarak bilinen bir süreç aracılığıyla, tetikleyici ile ilişkilendirilmesidir.[5]
  • Laboratuvar şartları altında hafif travmatik olaylara ait "sahte anılar" yaratmak mümkündür.[6] Bunun diğer koşullarda ne ölçüde gerçekleştiği belirsizdir.
  • Araştırmalar, aşırı travma yaşayan insanların bazen travmayı unuttuğunu belgelemiştir.[7] Travmanın anısı, yaşamın ilerleyen dönemlerinde geri gelebilir, genellikle duyumlar veya duygular şeklinde başlar ve bazen kişinin anıyı yeniden yaşıyormuş gibi hissettiği "flashbackler" içerir. Bu anı, diğer anılara benzeyene kadar giderek daha fazla bütünleşir.

Kurtarılmış Anılar Üzerine Yapılan Tartışmalar

Kurtarılmış anılar mutlaka doğru mudur? Bu soruyu çevreleyen çok fazla tartışma vardır. Travma mağdurlarıyla çalışan bazı terapistler, bu tür aşırı duygular eşlik ettiği için, anıların doğru olduğuna inanırlar.

Diğer terapistler, bazı hastalarının gerçek olamayacak anılarını (örneğin başının kesilmesiyle ilgili bir anı) kurtardığını bildirmiştir. Bazı gruplar, terapistlerin "anıları yerleştirdiğini" veya savunmasız hastalarda istismar olmadığında bile istismar mağduru olduklarını öne sürerek, yanlış anıların oluşmasına neden olduklarını iddia etmiştir.

Tüm Reklamları Kapat

Bazı terapistler, hastalarını, bunun doğru olduğunu bilmedikleri halde semptomlarının istismara bağlı olduğuna ikna etmiş görünmektedir. Bu hiçbir zaman iyi bir terapötik uygulama olarak görülmemiştir ve çoğu terapist, hasta sebebini bildirmedikçe bir semptom için sebep önermemeye özen gösterir.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, laboratuvar şartlarında hafif travmalar hakkında "sahte anıların" oluşturulabileceğini öne süren bazı araştırmalar da vardır. Bir çalışmada, çocukların bir alışveriş merkezinde kaybolduğu yönünde önerilerde bulunulmuştur. Çocukların çoğu, daha sonra bunun gerçek bir anı olduğuna inanmaya başlamıştır.[8] Laboratuvar ortamında şiddetli travma anılarını önermenin etik olmadığını belirtmek önemlidir.

Büyük travma ve küçük travma hakkında bilgi verdiğimiz diğer bir yazımızı buradan okuyabilirsiniz.

Rastgele Yazıya Git
48
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    15
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    4
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    4
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    2
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    2
  • Üzücü!
    Üzücü!
    1
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: Verywell Mind | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 20.10.2026 11:54:16 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: evrimagaci.org/s/13162

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et