Tıbbi Kenevir Tartışması: Psikiyatrik Hastalıklarda İşe Yarıyor mu?
BBC Science Focus Magazine
- Çeviri
- Biyoloji
- Sağlık Bilimleri
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Birleşik Krallık'ta 2018'de tedaviye dirençli epilepsi için tıbbi kenevir yasallaştı ancak etkinliği birçok psikiyatrik hastalıkta randomize kontrollü deneylerle kanıtlanmamıştır.
- Tıbbi kenevir, hastaların çoğunda geleneksel tedaviler tükenince veya ruh sağlığı desteği alamayınca alternatif olarak kullanılıyor ve gerçek hayat verileri bazı faydalar gösteriyor.
- Tıbbi kenevirin yan etkileri ve riskleri nedeniyle dikkatli klinik gözetim şarttır; yüksek THC içeren ürünler psikoz geçmişi olanlar için önerilmez ve daha fazla bilimsel araştırmaya ihtiyaç vardır.
2018 yılında, tedaviye dirençli epilepsi hastası çocuklar adına yürütülen ve büyük ses getiren kampanyalar, Birleşik Krallık'ta tıbbi kenevirin yasallaşmasına neden oldu.
Bu yasa değişikliği, uzman doktorların hastanın yararına olduğuna kanaat getirdikleri durumlarda, herhangi bir hastalık için tıbbi kullanıma yönelik kenevir bazlı ürünler reçete etmesine olanak tanıdı. Ancak Birleşik Krallık'ta reçete olmaksızın B sınıfı bir uyuşturucu olan keneviri bulundurmak ve kullanmak yasa dışı olmaya devam ediyor.
Bu ürünlerin çoğu lisanssız. Başka bir deyişle İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumundan (MHRA) pazar onayı almadılar. Bu nedenle Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) üzerinden nadiren reçete edilirler. Ancak düzenleyicilerin öngöremediği bir şey oldu, bu boşluğu doldurmak için özel bir pazar ortaya çıktı.
İngiltere'de şu anda Bakım Kalitesi Komisyonuna kayıtlı 30'dan fazla uzman kenevir kliniği bulunuyor. Bu klinikler, kronik ağrıdan anksiyete ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna (DEHB) kadar çeşitli şikâyetleri olan yaklaşık 80.000 hastaya bu ürünleri reçete ediyor.
Veriler; kenevirin, hastaların yaklaşık yarısına (B) tıbbi kenevirin anksiyete, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ve obsesif kompulsif bozukluk (OKB) gibi psikiyatrik durumlar için reçete edildiğini gösteriyor. Bu durum, Avustralya ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki eğilimlerle de büyük bir benzerlik taşıyor.
Ancak Lancet Psychiatry dergisinde yayımlanan yeni bir derleme makale, 50'den fazla randomize kontrollü deneyi inceledi. Araştırmacılar; kannabinoidlerin anksiyete, TSSB, madde kullanım bozuklukları, DEHB, bipolar bozukluk, psikotik bozukluk veya anoreksiya tedavisinde faydalı olduğuna dair hiçbir kanıt bulamadı.
Kenevir kullanım bozukluğu; uykusuzluk, Tourette sendromu ve otizm spektrum bozukluğunda etkili olduklarına dair bazı kanıtlar olsa da bu veriler oldukça düşük kaliteli olarak değerlendirildi.
Bu çalışma; Uyuşturucu Madde Kötüye Kullanımı Danışma Konseyinin (ACMD), Birleşik Krallık'ta tıbbi kenevir reçetelenmesini incelediği bir döneme denk geliyor. İnceleme, yasa değişikliğinin herhangi bir istenmeyen sonuca yol açıp açmadığı gibi konuları da kapsıyor.
ACMD'nin eski başkanı Prof. Owen Bowden-Jones, bulguların çok net bir tablo çizdiğini belirtti. Tıbbi kenevirin faydalarının birçok hastalık için abartılmış olabileceğini söyleyen Bowden-Jones, durumu şöyle açıkladı:
Kenevir ürünlerinin etkilerini daha ayrıntılı olarak incelemek üzere yüksek kaliteli araştırmaların yapılabilmesi için önümüzdeki engelleri kaldırmamız gerekiyor. Faydası kanıtlanmamış pek çok zihinsel hastalık için bu ürünler hastalara sunulmamalıdır.
Zihinsel sağlık sorunlarında kannabinoidlerin rutin kullanımının nadiren haklı çıkarılabileceği sonucuna varan bu derleme, önemli soruları gündeme getiriyor. Bu sorulardan belki de en önemlisi şudur, etkinliğine dair bu kadar az kanıt varken kenevir neden reçete ediliyor?
Alternatif Tedavi Seçenekleri Arayışı
Altı yılı aşkın süredir tıbbi kenevir reçete eden, Birleşik Krallık'ta görevli uzman psikiyatrist Dr. Niraj Singh'e göre, kanıtın yokluğu yokluğun kanıtı değildir. Deneyimlerine dayanarak kenevirin inanılmaz sonuçlar verdiğini belirten Singh, görüşlerini şöyle dile getirdi:
Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.
KreosusKreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.
Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.
PatreonPatreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.
Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.
YouTubeYouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.
Diğer PlatformlarBu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.
Giriş yapmayı unutmayın!Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.
On binlerce hasta, kenevirin çeşitli semptomlarda kendilerine fayda sağladığına tanıklık edecektir ve büyük çoğunluğu bu bitkiyi sorumlu bir şekilde kullanıyor. Benim deneyimlerime göre, hastaların mutlu ve tatmin edici bir yaşam sürebilecekleri bir noktaya gelmelerine yardımcı olarak bazı inanılmaz sonuçlar ortaya koydu.
Doktorlar, hastaların çoğunun tıbbi kenevir kliniklerine ancak tüm geleneksel seçenekleri tükettikten sonra veya diğer ruh sağlığı desteklerine erişemedikleri için geldiklerini bildiriyor. Verilere göre Ocak 2026 itibarıyla 1,5 milyondan fazla yetişkin NHS ruh sağlığı hizmetleriyle iletişim halindeydi. Ayrıca 2023 ile 2024 yılları arasında İngiltere'de 8,7 milyon kişiye antidepresan reçete edildiği ve bu ilaçların vakaların yaklaşık dörtte üçünde işe yaradığı düşünülüyor.
Tıbbi kenevir savunucu grubu olan Birleşik Hastalar İttifakı tarafından yürütülen bir ankette; anksiyete, depresyon ve TSSB hastası bir katılımcı çarpıcı açıklamalarda bulundu. Katılımcı, önceki reçetelerin zararlı yan etkileri olmadan gerçekten işe yarayan bir ilaçla tedavi gördükten sonra kendisini görülmüş ve desteklenmiş hissettiğini belirtti. Dr. Singh bu durumu, insanların sıklıkla tedavi seçenekleri açısından bir sınıra dayandığını ve birçoğu için tıbbi kenevirin tam bu noktada işe yaradığını söyleyerek açıklıyor.
Bu görüş, hakemli dergilerde yayımlanan ve keneviri TSSB, OKB ve uykusuzluk gibi rahatsızlıklarda semptomların ve yaşam kalitesinin iyileşmesiyle ilişkilendiren gerçek hayat verileriyle destekleniyor. Ancak gözlemsel çalışmalar, potansiyel ön yargılara sahip olma olasılıklarının daha yüksek olması ve nedensel bir ilişki kuramamaları gerekçesiyle daha önce bahsettiğimiz derlemeye dahil edilmedi.
Daha sağlam klinik deneylere ihtiyaç olduğu aşikardır. Yine de, ACMD'nin eski başkanı ve bağımsız yardım kuruluşu Drug Science'ın kurucusu Prof. David Nutt, bir ilacın etkinliği konusunda yalnızca randomize kontrollü deneylerin yeterli veri sağladığı fikrine katılmıyor.
Üstelik bu görüşünde yalnız değil. MHRA ve Ulusal Sağlık ve Bakım Mükemmelliği Enstitüsünün (NICE) eski başkanı Sir Michael Rawlins, 2008 yılında Kraliyet Hekimler Koleji için verdiği bir konferansta önemli bir tespitte bulundu. Rawlins, plasebo kontrollü randomize deneylerin çoğu düzenleyici kurum ve doktorun sandığı gibi kanıtlar için bir altın standart olmadığını öne sürdü. Bunun yerine, daha iyi klinik veriler ve daha büyük istatistiksel güç sunabilen gerçek hayat verilerinin toplanmasını tavsiye etti.
Prof. Nutt, plasebo kontrollü deneylerin klinik veri toplamak için oldukça yoğun ve dolayısıyla pahalı bir yöntem olduğuna dikkat çekiyor. Nutt'a göre, bu tür klinik deneyler son derece özenle seçilmiş hasta popülasyonları üzerinde yürütülüyor ve bu durum sonuçların klinik uygulamaya genellenmesini zorlaştırıyor.
Tıbbi Kenevir Klinisyenleri Derneği başkanı Prof. Mike Barnes ise konuya farklı bir açıdan yaklaşıyor. Kenevir yüzlerce aktif bileşik içerdiğinden ve doz ile formülasyon açısından önemli farklılıklar gösterebildiğinden, araştırmacıların bu ürünlerde çift kör plasebo kontrollü deneyler yürütmenin zorluklarını sıklıkla gözden kaçırdığını ekliyor.
Barnes, çalışmanın kenevir bitkisi hakkında ciddi bir bilgi eksikliğini yansıttığını belirterek, farmasötik yaklaşımların botanik bir bileşiğe uygulanabileceği gerçeğinin yanlış yorumlandığını ifade etti. Kapsamlı değerlendirmesini ise şu sözlerle sonlandırdı:
Kenevir söz konusu olduğunda zihinsel sağlığın nüansları tam olarak anlaşılamıyor. Zihinsel sağlık alanında ilaç reçete ederken herkes için geçerli tek tip bir yaklaşım benimseyemezsiniz.
Klinik Gözetim ve Yan Etkiler
Tıbbi kenevir, artan anksiyete ve paranoya gibi yan etkilere neden olabilir. Bu yüzden psikoz geçmişi olan veya ailesinde psikoz öyküsü bulunan hastalar için kesinlikle önerilmez.
BMJ Mental Health dergisinde yayımlanan bulgulara göre, keneviri kendi kendini tedavi etmek amacıyla kullanan kişiler bunu sadece daha sık yapmakla kalmıyor; aynı zamanda daha yüksek seviyelerde tetrahidrokannabinol tüketiyorlar. Kenevirin ana psikoaktif bileşiği olan tetrahidrokannabinol (THC), daha yüksek paranoya seviyeleriyle ilişkilendiriliyor.
King's College London'da uyuşturucu kullanımı, genetik ve psikoz profesörü olan ve aynı zamanda Londra'da psikoz hastaları için bir klinik yöneten çalışma yazarlarından Dr. Marta Di Forti, kenevirin tamamen yan etkisiz bir madde olmadığı konusunda uyarıyor. Di Forti bu tehlikeyi şu şekilde açıklıyor:
Anksiyete, depresyon ve özellikle paranoya gibi önceden var olan bir zihinsel sağlık sorunu bulunan kişiler, THC oranı veya üzerinde olan ürünlere maruz kalırlarsa, temel durumlarının kötüleşmesi ve bağımlı hale gelmeleri çok daha olasıdır.
Dr. Di Forti'nin belirttiğine göre, bilinen bir psikoz geçmişine rağmen kendisine THC içeren kenevir reçete edilen bir hastası bu süreçte fenalaştı. Ayrıca, kronik ağrı için kenevir reçete edilen hastaların psikotik semptomlarla hastaneye yatırıldığı başka vakaların da farkında olduğunu ekliyor. Ancak tıbbi kenevir hakkındaki anlayışımızın büyük bir bölümü gibi, bu vakalar da bilimsel bir kanıttan ziyade kişisel deneyimlere dayanıyor.
Keneviri bir ilaç olarak reçete etmek için iyi nedenler olduğunu düşünen Di Forti, bunun yalnızca açık ve yerleşik kanıtların bulunduğu, aynı zamanda yeterli izlemenin yapıldığı durumlarda geçerli olabileceğini belirtiyor. Ne var ki, şu anda böyle bir izleme mekanizması işlemiyor.
Tıbbi Kenevir Klinisyenleri Derneği'nin en iyi uygulama yönergeleri, ayda 60 gramdan fazla ve %25'ten fazla THC içeren ürünlere yönelik her türlü reçetenin bir uzman kurulu tarafından incelenmesini tavsiye ediyor. Kontrole tabi tüm ilaçlarda olduğu gibi, kenevir bazlı tıbbi ürünlerin reçetelenmesi de dikkatli bir klinik gözetim ve güçlü bir denetim gerektirir; dolayısıyla her durum için uygun değildir. Karmaşık vakalarda, özellikle de önemli bir zihinsel sağlık geçmişinin bulunduğu durumlarda, bu yaklaşım kapsamlı değerlendirme, net klinik gerekçelendirme, dikkatli risk değerlendirmesi ve sürekli izleme anlamına gelir.
Dr. Singh'in deneyimlerine göre yan etkiler bir kuraldan ziyade istisna olarak karşımıza çıkıyor. Ancak o da yüksek seviyelerde THC içeren ürünlerin giderek artan bulunabilirliği konusunda endişelerini paylaşıyor. Kesinlikle bir denetim ve denge mekanizmasına ihtiyaç olduğunu belirten Singh, bu ilaçların hastaya özel olarak ayarlanması, doğru THC konsantrasyonunu sağlamak için dikkatle titre edilmesi ve düzenli olarak tıbbi gözetim altında tutulması gerektiğini vurguluyor.
Doktorlar, uygulamada güçlü klinik gözetim süreçlerinin bulunduğunda ısrarcılar ve reçete yazma konusunda hiçbir zaman baskı hissetmediklerini belirtiyorlar. Hastaların tıbbi kenevir tedavisine uygun bulunabilmesi için, önceden en az iki farklı tedavi almış olmaları, bir psikiyatrist tarafından en az bir kez değerlendirilmeleri ve ardından çok disiplinli bir ekip incelemesinden geçmeleri gerekiyor.
Bununla birlikte, kliniklerin doktorlara uygun eğitimi sağlama konusunda daha fazlasını yapabileceği ve iddialarını destekleyecek bilimsel araştırmaların üretilmesine yardımcı olma sorumluluğu taşıdıkları yönünde endişeler de mevcut. Sektörün hasta sonuçlarını toplama ve analiz etme konusunda yeterince titiz davranmadığını belirten Barnes, kliniklerin kendi verilerini toplamak ve bunu iş birliği içinde yapmak için diğer kliniklerle ellerinden geldiğince güçlü bir iletişim kurmak gibi ahlaki bir zorunluluğa sahip olduklarının altını çiziyor.
Kanıt Eksikliği ve Geleceğe Yönelik Adımlar
Bilimsel kanıt tabanının acilen oluşturulması gerektiği konusunda herkes hemfikir olsa da, tartışma bunun ötesine geçtiğinde bir çıkmaza giriyor. Bazıları kenevirin işe yaradığını, bazıları ise yaramadığını söylüyor. Bu gerçeği kesin olarak öğrenmek için araştırma yürütenlerin sayısı ise maalesef çok az. Klinik araştırmaların yürütülmesine dair mevcut sistemin tıbbi kenevir konusunda sınıfta kaldığını belirten Nutt, durumu şöyle özetliyor:
2018 yılında Sağlık Bakanlığı epilepsi hastası çocuklarda etkinlik deneyleri yürütme sözü verdi, ancak şu ana kadar hiçbir şey yapmadı. Bitkisel ilaçların patentini almak mümkün olmadığı için ilaç şirketlerinin bu alanda çalışmaması da bu başarısızlığı yansıtan bir diğer gerçektir.
Nutt, bu durumun sadece daha fazla araştırma çağrısıyla düzeltilemeyeceğini ekliyor. Bunun yerine, kenevirin bu hastalıklarda kullanımını destekleyen gerçek hayat verilerine ve yaşanmış deneyimlere daha fazla değer verilmesi gerektiğine inanıyor.
Bu arada hastalar, tıbbi denetime veya düzenlemeye tabi tutulmuş ürünlere erişimlerinin olmayacağı yasa dışı pazara geri dönmek zorunda kalmaktan korkuyorlar. Çoğu uzman, bu alternatifin hastalar için çok daha zararlı olacağında hemfikir. Birleşik Hastalar İttifakı'nın açıklamasına göre, eksik kanıtlara dayanarak tıbbi keneviri reddetmek sadece bilimi yanlış tanıtmakla kalmıyor, aynı zamanda bu tedaviye güvenen hastalara da doğrudan zarar veriyor.
Hastaların gerçek dünyadaki deneyimlerini yansıtan çalışmalara, tedaviye dirençli popülasyonlar üzerine yapılacak araştırmalara ve kendi bildirimlerine dayanan sonuçlara acilen ihtiyaç duyulduğunu belirten ittifak, taleplerini net bir şekilde özetliyor. Kimsenin bilimi görmezden gelmesini istemediklerini belirten sözcüler, sadece bilimin hastaların ihtiyaçlarına yetişmesini talep ediyorlar.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Çeviri Kaynağı: BBC Science Focus Magazine | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/04/2026 19:00:11 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22660
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
This work is an exact translation of the article originally published in BBC Science Focus Magazine. Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts. If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding.