Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Hücre İşlevlerinde Biyoelektrik: Hücre Zarındaki Elektriksel Değişimler, Canlılığın Fonksiyonlarını Nasıl Etkiliyor?

Hücre İşlevlerinde Biyoelektrik: Hücre Zarındaki Elektriksel Değişimler, Canlılığın Fonksiyonlarını Nasıl Etkiliyor?
10 dakika
5,004
Evrim Ağacı Akademi: Hücrelerin Enerji Kaynakları Yazı Dizisi

Bu yazı, Hücrelerin Enerji Kaynakları yazı dizisinin 6. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "İlkin Canlılığın Enerji Kaynakları: Ototrof, Heterotrof ve Kemotrof Hipotezleri" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Tüm Reklamları Kapat

Rejeneratif biyoloji ve tıbbın önemli amaçlarından birisi, büyüme ve gelişmeyi yöneten hücre içi sistemleri anlamaktır. Bu şekilde dile getirdiğimizde aklımıza ilk gelen seçeneklerin transkripsiyonel ağlar ve hücrenin dışarıdan aldığı kimyasal sinyaller olması beklenen bir durum; fakat bunların dışında aklımıza ilk anda gelmeyen kontroller de hücrelerin işbirliği ve vücudumuzdaki karmaşık yapıların tamiri için gerekiyor. Bunlardan biri de hücre zarına yerleşmiş iyon kanalları, porları ve pompalarıyla oluşturulan ve diğer ağlarla uyum içinde çalışan biyoelektrik sinyaller.

Bu biyoelektrik sinyallerin hücre içindeki diğer ağlarla beraber çalışmasıyla hücrelerin embriyogenez ve yaraların tamiri sırasında zarar gören dokudaki hücrelerin bulundukları konumla aldığı sinyaller düzenlenir ve hücreler bu sinyallere göre farklılaşıp, kimlik kazanır. Nöronlardan bahsederken elektrik kavramına alışkınız; fakat vücudumuzdaki diğer hücre tipleri söz konusu olduğunda, membran potansiyeli hakkında neler biliyoruz?

Bütün hücreler hücre zarındaki voltaj potansiyelinin değişimine bir şekilde yanıt verir. Yukarıda saydığımız iyon kanalları, porları ve pompaları belirli iyonları hücre zarı üzerinde dağıtır ve nöronlarda görmeye alışık olduğumuz hızla yükselen bir akım yerine yavaş değişen bir dinlenme potansiyeli oluşturur. Ayrıca bir grup hücre geçit bağlantıları (İng: "gap junctions") yoluyla birbirlerine elektriksel anlamda küçük moleküllerin geçişine izin vererek bağlanabilir. Bu yolla, komşu hücrelere hatta daha uzakta bulunan hedef hücrelere bilgi iletilebilir. Bu sinyal çeşidi; hücrelerin çeşidi, doku boyutu, konumsal bilgisi, eksenel polaritesi ve organların kimliği gibi rejeneratif parametreler ile ilgili bilgi iletilmesi ve işlenmesi için kullanılır.

Tüm Reklamları Kapat

Daha derin konulara ve kullanımlarına dalmadan önce fizik bilgimizi biraz tazeleyip yolumuza öyle devam edelim. Voltaj dediğimiz şey basitçe elektrik potansiyelindeki farktır ve bir elektrik akımını bir direnç üzerinden geçirme kapasitesidir. Tanım gereği voltaj, elektrik potansiyelindeki fark olduğu için, "tek bir noktadaki voltaj" kavramı anlamsızdır; tek bir noktada voltaj olamaz. Voltaj, her zaman iki nokta arasında ölçülür. Bu yüzden membran potansiyelini ölçmek için iki farklı noktaya ihtiyacımız vardır bu da hücrenin içi ve dışı olarak belirlenir.

Hücrenin bir içine bir de dışına elektrot yerleştirip iki elektrodu da bir voltmetrenin ucuna bağlarsak hücre zarının potansiyel farkını ölçebiliriz. Tek tek değerleri tanım gereği bulamayacağız için de geleneksel olarak hücrenin dışına sıfır potansiyel değeri atar ve hücre içi potansiyeli de potansiyel farka göre belirleriz. Hücrenin iç ve dışını ayıran yapı hücre zarı olduğu için ve hücre zarı seçici geçirgen olmayıp iyonların geçişine izin vermediği için bu fark oluşur ve fizyolojik voltaj -100 mV değerine ulaşabilir. Aynı zamanda hücre zarının kalınlığı 5-10 nm arası olduğu için bu değerdeki bir voltaj 107 Vm-1 gibi yüksek bir elektrik alan değerine karşılık gelir.

Hücre zarındaki bu potansiyelin nasıl yaratıldığını anlamak amacıyla aşağıdaki figür incelenirse hücre zarında farklı iyonlar taşıyan iyon kanalları görülür. Hücrenin dışarıdan uyarılmadığı durumda membran potansiyelini yaratan şey figürde gördüğümüz iyonların hücrenin içinde ve dışında farklı konsantrasyonlarda bulunmasıdır. Bu farklı konsantrasyonları mümkün kılan da söz konusu iyonların bu zardan içeri girip girmeyeceğini kontrol eden kuvvetler ve hücre zarı üzerinde belirli bir iyona özel bir pompanın olup olmadığıdır. Bu voltajı yaratan başka iyonlar olsa da baskın olarak K+, Na+ ve Cl- bu süreçte rol alır. Bunlar dışında hücre zarından geçemeyen protein ve organik anyonlar da mevcuttur ve hücrenin içerisinin dışarısına göre daha negatif olmasına katkıda bulunurlar.

Eğer bu pompalar sürekli açık olup bütün iyonların serbestçe geçmesine izin veriyor olsaydı, hücrenin içinde ve dışında bu iyonların konsantrasyolarının aynı olmasını beklerdik; fakat hücre ciddi miktarda enerji harcayıp bazı iyonları hücrenin dışına pompalar ve böyle farklı konsantrasyonlar oluşur. Bu iyonlara etki eden iki kuvvet oluşmuş olur böylece. Difüzyon yasası moleküllerin yüksek konsantrasyondan düşük konsantrasyona doğru hareket ettiğini belirtir ve hücre içinde daha çok bulunan potasyum iyonlarının dışarı doğru, dışarıda daha çok bulunan sodyum iyonlarının ise hücre içine doğru difuz etmesini öngörür. Fakat bu iyonlar yüklerinden dolayı elektriksiksel kuvvete de maruz kalırlar.

Tüm Reklamları Kapat

Herkesin hatırlayacağı gibi aynı yükler birbirini iter, zıt yükler ise çeker. Elektrik alana yerleştirilmiş olan bu iyonlara da aynı kuvvet etki eder ve pozitif ve negatif kutuplar bu iyonları ya iter ya da çeker. Varsayımsal olarak bir hücrede dışarı sodyum içeri potasyum pompalayan bir iyon pompasının hücre içi ve dışı için konsantrasyon gradyeni oluşturduğunu ve bütün bu pozitif yükleri dengelemek için de iki taraf da aynı molarda klorür eklediğimizi düşünelim.

Daha sonra bu hücre zarına sadece potasyumu seçici bir iyon kanalı eklenirse potasyum iyonları konsantrasyonlarının daha düşük olduğu tarafa yani hücrenin dışına doğru akmaya başlar ve pozitif yükleri onlarla beraber taşınarak eşit olmayan bir yük dağılımı oluşur ve hücre zarımız polarize olur. Artık hücrenin dışı içine göre daha pozitif yüklüdür ve bu da iyonlarımız üzerinde bir elektrik kuvveti oluşturur. Bu sefer de hücrenin içi negatif olduğu için potasyum iyonları hücre içine doğru, konsantrasyon gradyeninin tersine doğru çekilir. İşte bu noktada iki kuvvetten de etkilenen iyonlar üzerinde bir elektrokimyasal denge oluşur ve bu noktada oluşmuş olan membran voltajına denge potansiyeli ya da Nernst potansiyeli denir.

Farklı hücrelerin farklı membran voltajına sahip olmasının nedeni de farklı iyonların geçişine izin veren iyon kanallarına sahip olmasıdır. Mesela, potasyum için bu değer -100mV iken sodyum için bu değer +60mV, sırasıyla kalsiyum ve klorür iyonları için de bu değerler +123mV ve -76mV olacaktır. Tabii sadece bir iyon değil farklı iyonlarla da bir denge değeri sağlanabilir ki genelde olan da budur. Burada yeri gelmişken de önemini vurgulamak açısından şunu belirtelim ki 2002 kimya nobel ödülünün yarısının sahibi de potasyum kanallarıyla ilgili çalışmasından dolayı Roderick MacKinnon'dur.

Bu zamana kadar okuduklarımızdan bu membran potansiyelinin nasıl oluştuğunu anladık. Peki bu hücre içindeki diğer süreçlere nasıl bağlanıyor? Aşağıdaki resimde bulunan şemada oklarla gösterildiği gibi membran voltajında herhangi bir değişim meydana geldiği zaman voltaja bağlı çalışan seratonin ve bütirat taşıyıcıları, voltaja bağlı kalsiyum taşıyıcıları, voltaj regülasyonlu fosfotazlar gibi hücre zarı taşıyıcı proteinleri gelen mesajın türüne göre aktive olur ve hücre içinde genelde gen ekpresyonunu düzenleyerek son bulan bir sinyal iletimini başlatır. Böylece, membran potansiyelini değiştiren mesajlar göç, proliferasyon, hücre ölümü, farklılaşma, gen ifadesi ve şekil değişiklikleri gibi hücre davranışlarını etkileyen mesajlara dönüşüyor.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Hücre zarında oluşan potansiyelin hücre içindeki diğer ağlara bağlanması
Hücre zarında oluşan potansiyelin hücre içindeki diğer ağlara bağlanması
Developmental biology

Morfogenez Sahasında Elektrik

Hem morfogenez hem de rejenerasyon, hücre hareketinin ve pozisyonun hassas bir şekilde düzenlenmesini gerektirir. Günümüzden yaklaşık yarım yüzyıl önce, elektrik alanın hücrelerin davranışını yönlendirdiği, hücrelerin bu alana ya paralel ya da dikey olarak yöneldiği ve hücre göçlerinin anot ve katoda göre ayarlandığını gösteren bir makale yayınlandı. Hangi hücre tiplerinin nasıl tepki verdiği ile ilgili bir tartışma hala sürüyor olsa da, çeşitli embriyonik ve somatik hücre tiplerinin elektrik alan karşısında in vivo galvano-taksi gösterdiği ortaya kondu. Bu makalelere örnek olarak 2008 yılında Cellular Physiology dergisinde yayınlanan ve fizyolojik aralığa yakın (120mV/mm) uygulanan bir elektrik alanın hipokampal nöronların katoda doğru göçünü yönlendirdiği gösterildi. Bu alanın kutupları tersine çevrildiğinde ise beklendiği gibi nöron göçünün yönü de tersine döndü.

Voltaja duyarlı floresan boya ile boyanmış bir kurbağa embriyosunun biyoelektrik potansiyel dağılımı.
Voltaja duyarlı floresan boya ile boyanmış bir kurbağa embriyosunun biyoelektrik potansiyel dağılımı.
Wikipedia Commons

Rejeneratif yanıtların önemli kısımlarından biri olan yaraların iyileşmesinde de elektrik alanın etkisi çeşitli makaleler ile gösterildi. Mesela 2005 yılında FASEB dergisinde yayınlanan makalede araştırmacılar titreşimli prob tekniklerini kullanarak farelerin korneasında oluşturulan yaraların endojen elektrik akımlarının (İng: "endogenous electric currents") uzamsal ve zamansal bir haritasını çıkardılar. Klorür ve sodyum iyonlarının elektrik akımlarının oluşmasında başat aktörler olduğunu bulan araştırmacılar, sodyum iyonunun daha çok yara almamış kornea bölümlerinde ve yara almış kısmın merkezinde, klorürün ise yara alan bölgenin kenarlarındaki endojen elektik akımının oluşmasında önemli olduğunu gösterdi. Klorür miktarının çeşitli ilaçlar yardımıyla değiştirilmesiyle endojen elektrik akımı da değişti ve bununla paralel olarak yaranın iyileşme hızı da beklendiği gibi değişti.

Yine hücre göçü konusunda 2013 yılında EMBO dergisinde yayınlanan makalede araştırmacılar nöroblastların subventriküler bölgeden göçünde endojen elektrik akımlarının bir kılavuz görevi gördüğünü bildirdi ve yetişkin fare beyninde rostral göç yolu boyunca oluşan elektrik akımlarının varlığını bildirdi.

Kanser Tedavisinde Elektrik

Kanser hücrelerinin normal hücrelere oranla dinlenme potansiyellerinin daha depolarize olduğu yani daha pozitif bir değere sahip olduğu uzun zamandır bilinen bir durum. Bunun ise tümör hücrelerinin büyüyüp gelişmesi ve hatta yayılması için bir sinyal görevi gördüğü düşünülüyor.

2016 yılında Oncotarget isimli bir dergide yayınlanan makale ise kanser hücrelerinin bu özelliğini yeni ilaçlar için bir hedef haline getirebileceğimizi gösterdi. Bu grup, ilk önce tümör indükleyen bir moleküler reaktif olan KRAS geninin mRNA'sının hücrelere enjekte etti ve bunun tümör hücrelerinin özellikerlini gösterdiğini kanıtladı. Daha sonra membran potansiyelini değiştirmek amacıyla optogenetik bir yöntemle hücreleri hiperpolarize eden ve yeşil ışıkla aktive olup açılan (İng: 'light gated') H+ pompası Arch proteinini hücrenin içinde ekspres ettirdi. Hem Arch hem de KRAS mRNA'sını taşıyıp bunları ekspres eden hücrelerin 24 saat boyunca ışığa maruz kalmasıyla, Arch H+ iyonlarını dışarı pompaladı ve dışarıya iyonların akmasıyla beraber hücrelerin içi daha negatif bir değere ulaştı ve bu tümör benzeri yapılarda 32% bir azalma gözlemledi. Bununla da kalmayıp mavi ışıkla aktive olan ChR2 katyon kanalı ile tümör benzeri yapıları çoktan göstermeye başlamış olan hücreleri normal hücrelere geri döndürdüler.

Bu deneyler Xenopus laevis adı bir model organizma üzerinde yapılmış olsa da deneyler başlamadan önce memelilerdeki tümör indükleyen molekülleri ekspres ettiği gösterildiği için bu gibi metotların memeliler için de uygulanabilir olduğunu göstermek açısından önemli bir adım. Bu makale de kanser tedavisinde iyon kanallarının manipülasyonunun etkili olabileceğini gösteren ilk makale olmadığı gibi son da olmayacaktır.

Tüm Reklamları Kapat

Rejeneratif Biyolojide Elektrik

Şimdi de aşama 1 klinik insan denemesine kadar gelmiş rejeneratif biyoloji alanındaki elektrik alanın önemini gösteren bir araştırma dizisinin hikayesine bakalım. 1980 yılında Borgens ve meslektaşları, larva halindeki bofa balığının omuriliğinde yapılan çapraz bir kesintisinin sabit elektrik sinyalleri yarattığını ve bu sinyalleri dengeleyen bir uygulamalı bir elektrik alanının rejenerasyonu geliştirdiğini gösterdi. Daha sonra aynı grup gine domuzlarında beyne duyusal bilgi taşıyan omuriliğin dorsal kısmını kestiler ve bu kolon liflerinin bir elektrik alan uygulanmadığı sürece iyileşmediğini gösterdiler. Dört hafta boyunca 35 µA elektrik akımı sırt kordonu boyunca geçirildiğinde ise hayvanların %25'inde refleks iyileşmesi sağlandı.

Diğer deneylerde ise 6mm uzunluğundaki bir silikon tüp, tüpün lümenine yerleştirilen katot ile kesilmiş olan sırt kordonuna implante edildi. Akım geçişi olmayan kontrol durumunda büyümeyi engelleyecek doku tıkaçları oluştu; ama elektrik alanın varlığında rejeneratif aksonal büyüme gözlendi. Büyüyen aksonlar tüpe doğru çekildi ve tüpe birkaç milimetre girdi.

Solda silikon bir tüp ve oluşturulan elektrik alan gösteriliyor. Sağ üstte elektrik alanın olmadığı durumda oluşan doku tıkaçları sağ altta ise elektrik alanın olduğu durumda büyüyen aksonlar gösteriliyor.
Solda silikon bir tüp ve oluşturulan elektrik alan gösteriliyor. Sağ üstte elektrik alanın olmadığı durumda oluşan doku tıkaçları sağ altta ise elektrik alanın olduğu durumda büyüyen aksonlar gösteriliyor.
Journal of Cell Science

Son olarak da bir Faz 1 klinik araştırma her iki kol ve bacağın da etkilendiği spastik tip bir serebral palsi çeşidi olan kuadriplejik hastaların omuriliğe yerleştirilen elektrik implantlarını üç ay boyunca tolere ettiklerini gösterdi. Bu implantlar çıkarıldıktan bir yıl sonra da on hastadan dokuzunun motor olmasa da bazı duyusal fonksiyonlarının iyileştiğini gösterdi.

Tüm Reklamları Kapat

Sonuç olarak biyoelektrik ilk anda aklımıza gelmeyen bir regülasyon olsa da yukarıda saydığımız birçok alanda ve fonksiyonda vazgeçilmez bir görev üstleniyor.

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
Evrim Ağacı Akademi: Hücrelerin Enerji Kaynakları Yazı Dizisi

Bu yazı, Hücrelerin Enerji Kaynakları yazı dizisinin 6. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "İlkin Canlılığın Enerji Kaynakları: Ototrof, Heterotrof ve Kemotrof Hipotezleri" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
34
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı! 9
  • Tebrikler! 3
  • Muhteşem! 2
  • Bilim Budur! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 2
  • İnanılmaz 1
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 22/06/2024 15:42:04 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9217

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Çevre
Evrim Tarihi
Diş Hekimi
2019-Ncov
İklim
Karar
Modern
Diş Hekimliği
Nükleer
Cinsel Seçilim
Tohum
Kök Hücre
Damar
Sinirbilim
Hava
Kuantum
Gıda
Roma
Radyoaktif
Tutarlılık
Kadın Doğum
Koaservat
Antropoloji
Safsata
Mars
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
G. Özata, et al. Hücre İşlevlerinde Biyoelektrik: Hücre Zarındaki Elektriksel Değişimler, Canlılığın Fonksiyonlarını Nasıl Etkiliyor?. (13 Eylül 2020). Alındığı Tarih: 22 Haziran 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/9217
Özata, G., Bakırcı, Ç. M. (2020, September 13). Hücre İşlevlerinde Biyoelektrik: Hücre Zarındaki Elektriksel Değişimler, Canlılığın Fonksiyonlarını Nasıl Etkiliyor?. Evrim Ağacı. Retrieved June 22, 2024. from https://evrimagaci.org/s/9217
G. Özata, et al. “Hücre İşlevlerinde Biyoelektrik: Hücre Zarındaki Elektriksel Değişimler, Canlılığın Fonksiyonlarını Nasıl Etkiliyor?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 13 Sep. 2020, https://evrimagaci.org/s/9217.
Özata, Gamze. Bakırcı, Çağrı Mert. “Hücre İşlevlerinde Biyoelektrik: Hücre Zarındaki Elektriksel Değişimler, Canlılığın Fonksiyonlarını Nasıl Etkiliyor?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, September 13, 2020. https://evrimagaci.org/s/9217.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close