Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Tetrakromasi Nedir? Tetrakromat Olup Olmadığınızı Nasıl Anlarsınız?

İnsanların Genelinin Aksine 3 Değil, 4 Renk Konisine Sahip Olan Tetrakromatlar Türümüzde Ne Kadar Yaygın?

Tetrakromasi Nedir? Tetrakromat Olup Olmadığınızı Nasıl Anlarsınız? Medium
13 dakika
16,792
Podcast
16:03
Can Demirci
Seslendiren
40
  • İndir
  • Dış Sitelerde Paylaş
Tüm Reklamları Kapat

Tetrakromasi (Yunancada "dört" anlamına gelen tetra ve "renk" anlamına gelen kroma sözcüklerinden türetilmiştir), renk bilgisini iletmek için dört bağımsız kanala sahip olma veya gözde dört tip koni hücresine sahip olma durumudur. Tetrakromasiye sahip organizmalara tetrakromat denir.

Tetrakromatik organizmalarda duyusal renk uzayı dört boyutludur, yani görünür spektrumları içinde keyfi olarak seçilen ışık spektrumlarının duyusal etkisini eşleştirmek için en az dört ana rengin karışımı gerekir.

Birkaç kuş türü, balıklar, amfibiler ve sürüngenler arasında tetrakromatiklik gösterilmiştir.[7] Tüm omurgalıların ortak atası bir tetrakromattı, ancak memeliler, "gece darboğazı" denen bir olay neticesinde dört konisinden ikisini kaybederek dikromatiklik olacak biçimde evrimleşti. İnsanlara gelen soy hattındaysa üçüncü bir koni hücresi evrimleşerek trikromasi ortaya çıktı.

Tüm Reklamları Kapat

Tetrakromasi Nasıl Oluşur?

Göz küremizin en arkasında bulunan retinayı inşa eden birçok hücre çeşidi içerisinde, koni hücreleri denilen fotoreseptör bir hücre çeşidi bulunur. Bu koni şeklindeki fotoreseptör hücrelerin her biri, tek bir çeşit ışık emici pigmentin birçok kopyasını içerir. Çoğu insanda 3 tip pigment proteini, yani opsin bulunur. Opsinlerin her biri tek bir koni hücresi sınıfında ifade edilir.

Her bir opsinin absorbe etmeyi tercih ettiği farklı bir dizi ışık dalga boyu vardır: Uzun dalga boyu opsini (İng: "Long-wavelength opsin" veya "L-opsin"), kırmızı ışığın menzilinde bulunan 564 nm dalga boyundaki ışığı emer. Kısa dalga boyu opsini ("S-opsin") ise 420 nm dalga boyundaki mavi ışığa duyarlıdır ve orta dalga boyu opsini ("M-opsin") 534 nm dalga boyundaki yeşil ışığı tercih eder.

Her bir opsinin absorbe etmeyi tercih ettiği dalga boyu uzunlukları: S, M ve L koni hücreleridir. Rodopsin (R) sadece rod hücrelerinde bulunur ve renk algılamaz.
Her bir opsinin absorbe etmeyi tercih ettiği dalga boyu uzunlukları: S, M ve L koni hücreleridir. Rodopsin (R) sadece rod hücrelerinde bulunur ve renk algılamaz.
NeuWrite West

Gördüğümüz renkler, genellikle çeşitli dalga boylarındaki ışığın oluşturduğu bir karışımdır. Eğer kırmızı dalga boyları gözümüze ulaşırsa, kırmızı koni hücrelerimiz (yani L-opsin içeren koni hücrelerimiz) yeşil veya mavi koni hücrelerimize kıyasla çok daha fazla uyarılır. Ama eğer eşit derecede kırmızı ve yeşil dalga boyları gözümüze ulaşacak olursa, görme sistemimiz kırmızı ve yeşil koni hücrelerinin aynı anda uyarılmasını sarı renk olarak yorumlar. Tıpkı bilgisayarların renk seçme araçlarında bulunan RGB kaydırıcıları gibi, görme sistemimiz bu farklı miktarlardaki 3 ana rengi karıştırarak asıl gördüğümüz renkleri oluşturur.

RGB kaydırıcıları, her bir renk kanalının yoğunluğunu ayarlayarak sağdaki rengi elde etmenizi sağlar.
RGB kaydırıcıları, her bir renk kanalının yoğunluğunu ayarlayarak sağdaki rengi elde etmenizi sağlar.
Wikimedia Commons

"Ana renklerin" opsinlerimizin en fazla duyarlı olduğu dalga boyları ile ifade edildiğini unutmamak gerekir. Bu demek olur ki 4 farklı opsine sahip bir tetrakromat, çoğumuzun aksine 3 yerine 4 "ana rengi" görme yeteneğine sahip olacaktır ve gördükleri her renk, uyarılan 4 tip koni hücresine bölünecektir.

Tüm Reklamları Kapat

Buradan yola çıkarsak, gerçek ve güçlü bir tetrakromat olduğunuzu söyleyebilmemiz için şu üç önemli özelliğe sahip olmanız gerekir:

  1. Büyük ölçüde farklı renklere uyarılan 4 koni hücresi sınıfınız olmalıdır.
  2. Beyniniz, 4 tip koni hücresinin tümünün faaliyetlerini ayırt edebilmelidir.
  3. 4 ana rengi ayırt edebilme yeteneğiniz davranışlarınıza yansımalıdır.

4 Tip Koni Hücresine Kimler Sahip Olabilir?

Üzgünüz ama eğer erkekseniz, tetrakromat olma şansınız yok. Bu, dişilerin kazandığı bir cinsiyet savaşı! Çünkü neredeyse özdeş olan M- ve L-opsin genleri X kromozomu üzerinde bulunur. Erkeklerde sadece 1 tane X kromozomu bulunduğu için her genin sadece bir kopyasına sahip olabilirler. Eğer bu kopyalardan biri zarara uğrarsa (ki bu, genler kromozomda birbirlerine çok yakın ve benzer olup bazen karışabildikleri için yaygındır) erkek birey renk körü olacaktır. Renk körlüğünün en yaygın formu döteranopi, yeşili algılayan opsinin fonksiyonunu yitirmesidir. Protanopi ise kırmızıyı algılayan opsinin fonksiyonunu yitirmesidir. Fakat eğer, protein farklı dalga boylarını algılayacak ama fonksiyonunu yitirmeyecek bir şekilde mutasyona uğrarsa erkek birey "anormal trikromat" olacaktır. Bu da erkek bireyin hala görebildiği 3 ana renge sahip olduğu fakat bunlardan birinin normalden farklı olduğu bir durumdur.

Mutasyona uğramış L-opsine sahip anormal trikromat bir erkek birey ile normal bir trikromat olan dişi bireyden oluşacak dişi yavrunun; bir X kromozomunu anneden, anormal opsini içeren X kromozomunu ise babadan aldığını düşünelim. Bu dişi yavru, normal S-opsin ve M-opsinden ikişer kopyaya sahip olacaktır, aynı zamanda normal bir adet L-opsine ve babadan geçen yeni bir adet opsine yani toplamda 4 adet opsine sahip olacaktır! Bu yeni opsine de L2-opsin diyelim.

Kaliko kedilerinin bu görünümlerinin sebebi X-inaktivasyonudur.
Kaliko kedilerinin bu görünümlerinin sebebi X-inaktivasyonudur.
FreePik

Kadınlar, kaliko kedileri gibidir. İki adet X kromozomumuz olmasına rağmen erkeklerin ihtiyacı olduğunun iki katı kadar proteine ihtiyaçları yoktur. Bu nedenle, proteinlerin dozunu düşürmek için X kromozomlarımızdan biri basitçe "susturulur". Bu duruma X-inaktivasyonu adı verilir. İlginç olan, bu inaktivasyonun anneden veya babadan gelen X kromozomlarının herhangi birinde rastgele gerçekleşmesidir. Kaliko kedilerinin yamalı kürk görünümünün nedeni de budur. Kaliko kedilerinde kürk rengine etki eden genler X kromozomlarının birinde taşınır ve kürklerindeki yamalı renge göre hangi kromozomun aktif olduğunu görebiliriz. Bu kedilerin durumuna benzer bir şekilde X-inaktivasyonu, az önce bahsettiğimiz dişi yavrunun retinasında sadece L-opsin veya L2-opsin içeren parçalar bulunabileceği anlamına gelir. Dişi yavrunun koni hücresi L-opsin türünden bir koni hücresi olmaya "karar verdiğinde", öncü hücresinde hangi X kromozomunun aktif olduğuna bağlı olarak çoğunlukla aslında L2 tipi bir koni hücresi olacaktır. Böylece bu birey bir tetrakromat olabilme potansiyeline sahip olacaktır! Peki, 4 koni hücresi tipine sahip birisi bunu ayırt edebilir mi? Beyinleri, insan türünün çoğunun algıladığı gibi, 3 rengi algılayacak şekilde çalışmaz mı?

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Pek de öyle görünmüyor. Memelilerin beyin plastisitesi, deneyimlere dayanarak davranışlarını değiştirme veya adapte etme konusunda oldukça yeteneklidir. Yeni Dünya maymunları (gibonlar, sincap maymunları, yani tutucu-kavrayıcı kuyruklara sahip olan tüm maymunlar) dikromattır. Tabii ebeveynlerinden normalden biraz farklı olan iki adet opsin alan ve böylece trikromat olabilen dişi bir Yeni Dünya maymunu değillerse. Tanıdık geldi mi? Ama biz şimdilik, erkek sincap maymunları üzerinde yapılan ve 2009 yılında Nature dergisinde yayınlanan hoş bir deneyden bahsedelim.[1]

Dalton isimli bu erkek sincap maymunu S-opsin ile tedavi edildi. Soldaki resim Dalton'un tedavi öncesi nasıl gördüğünü simüle edecek şekilde değiştirildi. Sağdaki resim ise tedavi sonrası yeni bir trikromat olarak nasıl gördüğünü gösteriyor.
Dalton isimli bu erkek sincap maymunu S-opsin ile tedavi edildi. Soldaki resim Dalton'un tedavi öncesi nasıl gördüğünü simüle edecek şekilde değiştirildi. Sağdaki resim ise tedavi sonrası yeni bir trikromat olarak nasıl gördüğünü gösteriyor.
Neitz Lab

Bu deneyde, sadece bizimkine eş değer M- ve S-opsinlere sahip yetişkin erkek sincap maymunları üzerinde gen terapisi uygulanarak retinalarına bir insan L-opsini yerleştirildi. Bunun sonucunda, önceden M-opsin konileri olan yaklaşık %15 ila %36 kadar hücre de bu yerleştirilen yeni opsin genini almaya başlayıp "tercihini" daha uzun dalga boylarına kaydırdı ve 1 yıldan kısa bir süre içerisinde bu maymunlar, önceden sadece mavi ve sarı renkleri ayırt edebilirken artık kırmızı ve yeşili de ayırt edebilir hale geldiler!

Bu durumda görsel korteks içerisindeki nöronlara tam olarak ne olduğunu henüz bilmiyoruz ancak araştırmacılar, bu davranış değişikliğinin zaman seyri opsin ifadesinin zaman seyrini yakından takip ettiği için retinada büyük oranda bir yeniden yapılanma olmadığını öne sürdüler. Araştırmacılar bunun yerine; renk görüşünde yeni bir boyut kazanmanın, beynin mevcut mavi-sarı renk yolunu biri mavi-sarı ve diğeri kırmızı-yeşil renk görüşü olmak üzere iki sisteme ayırma meselesi olduğunu savundular.

Basitçe anlatırsak beyin, iki yolun artık farklı bilgiler verdiğini öğrendiğinde bundan faydalanabiliyor. Bu hayret verici olsa da bu çalışma ve fareler üzerinde yapılan benzer bir diğer çalışma da beynimizin dünyayı fazladan renklerle algılamayı başarabileceğini savunuyor.[2] Tek ihtiyacımız olan şey, beyne bu girdiyi verecek fazladan bir koni hücresi tipi.

Normalden Daha Fazla Renk Algılayan İnsanlar, Bunu Davranışlarına Yansıtabilir Mi?

İnsanlarda tetrakromasi yaygınlığına dair çok fazla çalışma yok; çünkü renk algısı oldukça subjektif bir deneyimdir. Kendi renk görüşlerinin farklı olduğunu ayırt edebilen insanları bulabilmek de oldukça zordur, mesela renk körlüğüne sahip erkekler genellikle bunun farkına varmadan yıllarca yaşayabiliyorlar. Lakin; Cambridge ve Newcastle üniversitelerinden bir çift araştırmacı, tetrakromatları saptayabilmek için onların genetiğini nasıl kullanabileceklerini çözdüler.

Önceden anlattığımız babasından farklı bir X kromozomu alan tetrakromat dişi yavru örneğimizi hatırladınız mı? O dişi yavru %50 olasılıkla bu X kromozomunu erkek yavrularına aktarabilir ve bu erkek yavrular, büyük babaları gibi anormal bir trikromat olabilirler. Araştırmacılar, anormal trikromat erkekleri test ederek potansiyel tetrakromat anneleri bulabildiler!

Tüm Reklamları Kapat

15 yıl boyunca süren iki çalışma boyunca bu kadınlar test edildi ve içlerinden bazıları gerçekten bir tetrakromattan beklenecek davranışların birkaçını gösteriyordu. Örnek olarak ilk çalışmada buldukları "Bayan M" takma isimli bir kadın, gökkuşağında çoğumuzun aksine 7 yerine 10 renk tanımlayabiliyordu!

Çalışmalarda "Rayleigh eşleştirmesi" denilen bir renk görüşü testi uygulandı. Katılımcılara, M- ve L-konileri uyarılacak fakat S-konileri uyarılmayacak şekilde tek bir dalga boyunda sarı ışık gösterildi. Ardından katılımcılara, belirlenen dalga boyundaki kırmızı ve yeşil ışığın kontrolü verildi ve her birinin yoğunluğunu karışım sarı ışıkla aynı görününceye kadar ayarlamaları istendi.

Bunu yapmak bir trikromat için kolaydır çünkü bunu yapabilecekleri birçok kombinasyon vardır. M ve L arası fazladan opsine sahip bir tetrakromat için ise bunun imkânsız olabileceğini tahmin edebiliriz, çünkü zihinlerindeki "sarı" renk, sadece kırmızı ve yeşil değil bunların dışında bir renk daha içerir.

Tüm Reklamları Kapat

Normal bir trikromatın koni hücreleri, belirtilen dalga boyundaki sarı ışık ile belirtilen kırmızı ve yeşil ışık karışımına aynı oranda uyarılacaktır. Bir tetrakromat ise karışımda eksik bir renk bileşeni fark edecektir ve karışımı sarı ışık elde etmek için istenilen oranda ayarlayamayacaktır.
Normal bir trikromatın koni hücreleri, belirtilen dalga boyundaki sarı ışık ile belirtilen kırmızı ve yeşil ışık karışımına aynı oranda uyarılacaktır. Bir tetrakromat ise karışımda eksik bir renk bileşeni fark edecektir ve karışımı sarı ışık elde etmek için istenilen oranda ayarlayamayacaktır.
NeuWrite West

İlk çalışmadaki 8 kadının bütün mümkün eşleşmeleri reddettiği gözlendi.[3] Karışıma kırmızı renk değil, daha çok turuncu renk eklemek istediklerini belirttiler veya sonuçta elde edilen rengin “yanlış türden bir turuncu” olduğunu söylediler ki bu da hipotezi doğruluyordu.

2010 yılında yayınlanan başka bir çalışmada, araştırmacılar subjektif hükümlere dayanmayan yeni test yöntemleri yarattılar.[4] Dayandıkları fikir ise yine aynıydı. Bu sefer katılımcılardan, bir dalga boyu sarı ışık yerine kırmızı ve yeşil karışımı oluşturan üç renk seçmeleri istendi. Katılımcılardan bir kadın %100 doğrulukla çok hızlı bir şekilde renkleri seçmeyi başardı.

Sonraki aşamada, araştırmacılar renk algılama testlerinin bir kısmında bazı değişiklikler yaptı. Böylece sadece bir M-opsin ve bir ara opsine sahip kadınlar testlerden geçebilirdi. Kadınlardan bazıları, tıpkı anormal trikromat olan oğulları gibi, normal trikromatların ayırt edemediği renkleri algılayabildiler çünkü kadınların hepsinde 3 yerine 4 opsin bulunuyordu ve oğullarının algılayamadığı normal trikromat renklerini de ayırt edebiliyorlardı.

Araştırmacılar, testlerden başarıyla geçen kadınların opsin genlerini inceleyince gerçekten de hibrit bir opsinlerinin olduğunu keşfettiler. Bu hibrit opsin bir parça M-, bir parça da L-opsin içeriyordu ve M- ve L- opsinlerinin zirve noktaları arasında maksimum ışık tepkisine sahip olduğu tahmin ediliyordu.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Anneleri Anlayan Marka Olmak

“Tüketiciler sadece ürün satın almaz, hikâyeler, deneyimler, yaşamlarını zenginleştirecek fikirler satın alırlar.”

Türkiye’nin her köşesini dolaşarak reklam, pazarlama ve strateji dünyasında geçirdiğim 17 yıllık süreçte, farklı sosyo-ekonomik sınıflardan annelerle sohbet etme fırsatı yakaladım. Annelerin markalardan beklentilerini anlamak için birebir video çekimler gerçekleştirirken, anneleri hedefleyen kurum ve firmaların yöneticileri ile de röportajlar yaptım. Bu süreçte Türkiye’de dört farklı anne profili olduğunu tespit ettim: ev kadını, çalışan, çocuğu için işi bırakan ve bekâr anneler.

Hem reklam ajansı sahibi, hem stratejist hem de anne olarak yaptığım araştırmalarla ortaya çıkardığım Anneleri Anlayan Marka Olmak adlı kitabım, annelere daha hızlı erişmek, marka sadakati oluşturmak, sürdürülebilir satış başarısı sağlamak isteyen markalar için vazgeçilmez bir rehber olacağını düşünüyorum. Okuduğunuzda ne kadar haklı olduğumu göreceksiniz.

Devamını Göster
₺55.00
Anneleri Anlayan Marka Olmak
  • Dış Sitelerde Paylaş

Fakat bu çalışmada tuhaf olan, fazladan bir ara opsine sahip olma kriterini karşılayan her kadının renkleri ayırt etmede normalden daha başarılı olamamasıydı. 31 potansiyel tetrakromat kadın içerisinden sadece 1 kadın tetrakromat davranışı gösterebildi. Tüm kadınların %12'sinin 4 farklı opsini olduğu düşünülse de içlerinden çok azı bu çeşitliliği faydalı denebilecek şekilde kullanabiliyordu.

Bu durumun nedeni ise tam olarak bilinmiyor. Bir ihtimal olarak bazı durumlarda yeni opsin, normal opsinlerden beyne yeni bilgi sağlayacak kadar büyük oranda farklı olmayabilir. Beyin, yeni opsinin sinyalini asıl opsinlerden çok daha farklı algılamıyor ve yeni opsini normal opsinler ile beraber karıştırıyor olabilir. Ya da belki retinamızda var olan her bir koni hücresi türünün sayısı ve dağılımı, tetrakromatik davranış gösterip gösteremeyeceğimizi belirliyor olabilir.

Concetta Antico: Teşhis Edilebilmiş Tetrakromatlardan Biriyle Tanışın!

Biraz önce de bahsettiğimiz Haziran 2012 tarihli, tetrakromat olup da renkleri trikromatlardan dikkate değer miktarda ayırt edemeyen insan dişileri üzerinde 20 yıl süren bir araştırmanın sonunda, sinirbilimci Gabriele Jordan "denek cDa29" olarak numaralandırdığı bir örneğe rastladı: Bu kişi, normal bir trikromattan kat kat fazla rengi, kolaylıkla ayırt edebiliyordu.[3] Avustralyalı sanatçı Concetta Antico da, 2012 yılında tespit edilmiş tetrakromatlardan birisiydi.

Şu anda Kaliforniya'da yaşayan Antico, izlenimci bir sanatçıdır. İzlenimciler olabildiğince gerçekçi sanat eserleri yaratmak yerine, eserlerine fazladan renkler katmaktan çekinmezler. Bu sayede yaptıkları eserler çok daha dinamik bir görünüme sahip olur. Bu da Antico'da bulunan ekstra renk görüş yeteneğiyle uyuşmaktadır: Bir cisim bizlere tek renkli (monokromatik) gözükse de, aynı cismi Antico birçok rengin karışımı olan bir mozaik olarak algılamaktadır.

Antico'nun çocukluğundan beri bir sanatçı olarak yetiştirilmesi, renk algısını genişletmiş olabilir. Elbette, bu duruma insanlarda o kadar nadir rastlanır ki, daha önce de belirttiğimiz gibi üzerinde çok az çalışma yapılmıştır ve bu duruma dair çok az bilgimiz bulunmaktadır. Fakat genler yalan söylemez: Antico'da, gerçekten de 4. tip koni hücresine neden olan genetik bir mutasyon tespit edilmiştir. Ancak bu mutasyonun iki yüzlü olduğu görülmektedir, çünkü Antico'yu tetrakromat yaparken, kızının renk körü doğmasına neden olmuştur.

Antico şu anda halen tetrakromatlar üzerine çalışan bir grup bilim insanı ile yakından irtibattadır. Eğer Antico'nun durumunu daha iyi anlayabilirsek, böylesi bir renk algısına neden olan sinirsel yolakları da daha iyi anlayabiliriz. Böylece, diğer insanların da 4 rengi algılayabilmelerini sağlayacak yöntemler geliştirebiliriz.

Tetrakromasi Nasıl Evrimleşti?

Evrim, oldukça ilginç özelliklerin ortaya çıkmasına ve var olan bazı özelliklerin ortadan kalkmasına neden olabilir. Örneğin Evrim Ağacı'nın primatlardan ve maymunlardan insana kadar gelen dalını incelediğimizde, atalarımızda ve bizlerde bulunan renklere duyarlı hücre tipi sayısının evrimsel süreçte kademeli olarak değiştiğini görürüz. Balıkların büyük bir kısmında 4 tip koni hücresi (tetrakromasi) bulunur. Bu sayede, kırmızı, yeşil ve mavi rengin üzerine mor-ötesi ışınları da algılayabilirler.

Balıklardan evrimleşen karasal omurgalıların erken evrelerinde halen 4 koni hücresi görülür; ancak evrimsel süreçte belli bir noktadan sonra bu hücre tiplerinin 2 tanesi yitirilmiştir. Özellikle insanları da kapsayan "plasentalı memeli hayvanlar" grubunda büyük oranda 2 tip koni hücresi (dikromasi) görülür; genellikle bu hayvanlar kırmızı rengi algılayamazlar. Yani daha önce verdiğimiz örneklerden de anlaşılacağı gibi bizim renk körlüğümüz, birçok hayvanın normalidir.

Plasentalı memelilerden oluşan primatların büyük bir kısmında, tam da beklendiği gibi, dikromasi görülür. Ancak insana gelen soy hattında, insanın da içerisinde yer aldığı Eski Dünya Maymunları'nda uzun dalga boyuna sahip kırmızı rengi algılayan 3. tip koni hücresinin evrimleştiği tespit edilmiştir. Hatta bu renk eklentisinin, faydalı meyveleri ayırt etmekte büyük bir avantaj sağladığını, bu sayede evrimin gidişatını kökünden değiştiren bir mutasyon olduğu düşünülmektedir. İnsanlar da atalarından aldıkları trikromasi özelliğini halen taşımaktadır.

Ancak evrim gibi, doğa da kusursuz değildir. Mutasyonlar, sürekli olarak yeni çeşitlilikler yaratır. Kimi zaman var olanı elimizden alır, kimi zamansa hiç var olmayan (veya normalde var olmasını beklemediğimiz) özellikler kazandırır. Örneğin bir dikromat, görüş becerisini destekleyen diğer genlerin etkisiyle kırmızının çok da uzun olmayan dalga boylarını algılayabilir. Çünkü tüm omurgalı hayvanların gözlerinin içerisinde milyonlarca koni hücresi bulunur ve bunların tekil farklılıkları, renk algımıza etki eder. Örneğin her trikromat da birbiriyle aynı derecede görüşe sahip değildir; kimi biraz daha geniş bir aralığı görür, kimiyse biraz daha dar bir aralığı. Zaten evrim de bu varyasyonlar arasından ortama en uyumlu olanları seçerek işler ve türleri değiştirir.

Tüm Reklamları Kapat

Nadiren, beklenmedik bir şey olur. Koni hücrelerinin özelliklerini kodlayan genlerde meydana gelen bir mutasyon, bazı insanlarda "tetrakromasi" denen bu durumun oluşmasına neden olur. Bu mutasyonun gerçekten işlevsel olup olmadığı ise uzun bir süre bir gizem olarak kalmıştır.

Her ne kadar internetteki bazı kaynaklarda tetrakromatların 100 milyon rengi ayırt edebildiği iddia edilse de (ki bu, normal bir insandan 100 kat fazla demektir!) henüz tam bir sayı veren bir araştırma bulunmuyor. Bunun 10'da 1'i bile doğruysa, tek bir mutasyonun müthiş bir renk ayırt etme gücünü sağlayabildiği gösterilmiş olacak. Ancak ne olursa olsun, artık tetrakromatlarda hangi genlere bakmamız gerektiğini çok daha iyi biliyoruz.

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
35
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı! 4
  • Tebrikler! 2
  • Muhteşem! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • İnanılmaz 1
  • Korkutucu! 1
  • Bilim Budur! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: NeuWrite West | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/07/2024 09:24:30 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/15423

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Basınç
Hominid
Kimya Tarihi
Mühendislik
Genel Görelilik Teorisi
Uçak
Skeptisizm
Protein
Homeostasis
Argüman
Araç
Teleskop
Yer
Teyit
Deniz
Karanlık Enerji
Araştırmacılar
Anksiyete
Kilometre
Nötron Yıldızı
Cinsel Yönelim
Bağışıklık Sistemi
Özel Görelilik
Uzay Aracı
Parçacık
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
S. Katta, et al. Tetrakromasi Nedir? Tetrakromat Olup Olmadığınızı Nasıl Anlarsınız?. (28 Ağustos 2023). Alındığı Tarih: 21 Temmuz 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/15423
Katta, S., Altunkeser, E. G., Alparslan, E. (2023, August 28). Tetrakromasi Nedir? Tetrakromat Olup Olmadığınızı Nasıl Anlarsınız?. Evrim Ağacı. Retrieved July 21, 2024. from https://evrimagaci.org/s/15423
S. Katta, et al. “Tetrakromasi Nedir? Tetrakromat Olup Olmadığınızı Nasıl Anlarsınız?.” Edited by Eda Alparslan. Evrim Ağacı, 28 Aug. 2023, https://evrimagaci.org/s/15423.
Katta, Samata. Altunkeser, Eylül Gökçe. Alparslan, Eda. “Tetrakromasi Nedir? Tetrakromat Olup Olmadığınızı Nasıl Anlarsınız?.” Edited by Eda Alparslan. Evrim Ağacı, August 28, 2023. https://evrimagaci.org/s/15423.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close