Tesla, Edison'a Karşı: İki Devin Çarpışması

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Nikola Tesla, hayatını 7 Ocak 1943'te kaybetmiş olsa da, geçen onca yıl ününü azaltmak yerine sürekli arttırdı. Bu Sırp - Amerikan mucit, icatları modern zamanın güç ve kitle iletişim sistemlerini mümkün kılan harika ve tuhaf bir bilim adamıydı.

"Düşmanı" ve eski patronu olan Amerikan Thomas Edison, ampul, fonograf ve hareketli resmin mucidiydi. Bu iki kan davalı dahi, 1880'lerde dünyayı kimin aydınlatacağı üzerine bir savaşa tutuştular; Tesla'nın alternatif akım (AC) sistemine karşı Edison'un doğru akım elektrik gücü (DC).

Bilim inekleri arasında, Tesla ve Edison’u birbiriyle kıyaslayan tartışmaları birbirinden hararetliydi. Peki, hangisi daha iyi mucitti? W. Bernard Carlson, Princeton Yayınevi'nden çıkan 2013 tarihli "Tesla: Inventor of the Electrical Age" (Tesla: Elektrik Çağının Mucidi) isimli kitabında durumu şöyle özetliyor:

"Onlar farklı mucitler, fakat birisi için, diğerinden daha iyi olduğunu söyleyemezsiniz. Çünkü Amerikan toplumunun Edisonlara ihtiyacı var ve onun da Teslalara ihtiyacı var." 

Birbirinden tamamen farklı kişiliklerinden kalıcı miraslarına kadar, düelloya giren bu iki mucidin birbirlerini nasıl, hangi yönlerden geçtiğini bir inceleyelim.

 

En Parlak

Tesla görsel hafızaya sahipti. Bu şu demek oluyor: Görüntüleri ve nesneleri tüm hatları ile hatırlayabiliyordu. Bu özelliği onun 3 boyutlu dallı budaklı nesneleri gözünde canlandırabilmesini sağlıyor ve sonuç olarak, sadece birkaç ön çizim kullanarak çalışan prototipleri yapabiliyordu. Carlson, LiveScience'a şöyle aktarıyor: 

"O, icatlarını hakikaten hayal gücünde geliştirdi." 

Aksine, Edison daha çizimci ve zanaatkârdı.

"Eğer onu izlemek için laboratuvara gitseydiniz görürdünüz ki, tezgâhının üzerinde onlarca kablo, bobin ve icatları ile alakalı çeşitli parçalar bulursunuz."

Son olarak, yine de, Thomas Edison Ulusal Tarihi Parkı’na göre Edison'un 1,093 patenti bulunmaktaydı. Tesla ise, 2006'da 6. Uluslararası Nikola Tesla Sempozyumu’nda yayınlanan bir araştırmaya göre dünya genelinde 300'den az patent toplayabilmişti. (Tabi ki Edison daha fazla asistandan yardım almış ve aynı zamanda patentlerin bazılarını kendisi satın almıştır.)

 

En İleri Görüşlü

New Jersey'de Thomas Edison Ulusal Tarihi Parkı arşivcisi ve "Edison and The Rise of Innovation” (Signature Press, 2013) yazarı Leonard DeGraaf'in söylediğine göre; ampul, fonograf ve hareketli resim, Edison'un en önemli buluşları olarak lanse edilirken, başkaları da benzer teknolojiler üzerinde çalışıyorlardı. 

"Eğer bu icatları Edison bulamasaydı, başkaları bulacaktı." 

Kısa vadeli harekette Edison, elektrik gücü aktarımı için Tesla'nın pratik olmayan alternatif akım sistemi fikrini yok saydı ve bunun yerine kendisinin basit ancak daha az verimli doğru akım sistemini teşvik etti.

Aksine, Tesla'nın fikirleri mevcut piyasa talebi olmayan daha çarpıcı teknolojilerdi. Ve onun alternatif akım motor ve Niagara Şelalesi’ndeki hidroelektrik santrali (türünün ilk örneği enerji santrali) gerçekten de dünyayı elektriklendirdi. 

Tesla bunların yanında seslerin, görüntülerin ve hareketli resimlerin kablosuz aktarımını sağlayacak bir sistem üzerinde yıllarca çalışmıştır - ki bu onu gelecekçi ve aynı zamanda radyo, telefon, mobil telefonlar ve televizyonun gerçek babası yapmıştır. Marc Seifer, 2001 yılında Citadel Basımevi'nden çıkan "Sihirbaz: Nikola Tesla'nın Hayatı ve Zamanları" kitabında şöyle diyor:

"Tüm kitle iletişim sistemimiz Tesla'nın sistemine dayanmaktadır." 

Maalesef Tesla'nın büyük planı, mali destekçisi J.P Morgan'ın, yıllarca süren fiyaskolardan bıkması ile başarısız olmuştur.

 

En Büyük Darbe

DeGraaf'ın söylediğine göre, Edison'un kalıcı mirası özel bir patent ya da teknoloji değil, yenilenme sürecini lejyoner işçiler tarafından üstlenilen küçük görevlere ayıran buluş fabrikalarıydı. Mesela, Edison'un hareketli resim kamerası fikri veya fotoğrafçı Edward Muybridge ile bir konuşmasından Kinetoskop fikri vardı, ancak devamında konu ile ilgili deneyim ve prototip çalışmasını asistanı William Dickson ve diğerlerine bıraktı. Birçok patente ve paralel gelişen icatlara sahip olan Edison, sırasıyla asistanlarının mali istikrara sahip olmalarını ve daha fazla tasarım ortaya koyabilmelerini sağladı. Leonard DeGraaf şöyle diyor:

"O, bildiğimiz modern yeniliği icat ediyor." 

Tesla'nın buluşları, modern güç ve iletişim sistemlerinin bel kemiğidir, ama tüm buluşları tarihte kayıp olurken, O da 20.yy'da karanlığa gömülmüştü. Ve onlarca patent ve icatlarına karşın, 1943’te öldüğünde son derece sefil bir durumdaydı.

 

En İyi Akşam Yemeği Misafiri

Kariyerinin zirvesindeyken Tesla, karizmatik, kibar ve espriliydi. Seifer'e göre birkaç dil konuşuyordu ve yazar Mark Twain, Rudyard Kipling ve doğacı John Muir bilinen arkadaşlarıydı. Seifer şöyle anlatıyor:

"Çok yüksek zümrelere karışmıştı."

Ancak, Seifer’e göre Tesla aynı zamanda çok kibirli de olabiliyordu ve hijyen hastası olarak da bilinirdi. Devam eden yıllarda, takıntı ve tikleri (kadınların küpelerinden korkması gibi) daha da güçlendi ve New York’ta bir otel odasında beş kuruşsuz olarak öldü.

Yine Seifer’e göre, Edison aynı dönemde işitme zorluğu yaşıyordu ve birkaç yakın arkadaşı haricinde içine kapanıktı. Edison'un da kötüye eğilimi vardı ki bunu Tesla’ya karşı girdiği Akım Savaşları sırasında yaptığı hunharca saldırıları ile fazlasıyla göstermişti. Doğru akım kullanarak elektrikli sandalyenin nasıl yapılacağı, kanlı detaylara doğru gerekli diğer teknik bilgileri de o vermişti.

 

En Şık

Carlson'un söylemiyle Tesla uzun, ince belli ve etkileyici, gösterişli bıyıklıydı ve kusursuz anlamda bir tarzı vardı. Hatta onun şapkası ve kuyruklu ceketi şu an Sırbistan'da bir müzede sergilenmektedir. Buna karşılık Edison biraz kılıksız olarak bilinirdi. Carlson şöyle anlatıyor:

"Edison'un ne giydiği ile ilgili olduğumuz söylenemez, zira genelde kolayca unutulabilecek şeyler giyerdi."

Hatta Carlson’a göre, Edison, rahatça giyebilsin ve oturup bağcıklarını çözmesi gerekmeden çıkarabilsin diye, iki beden daha büyük ayakkabılar giyerdi.

Teşekkür: Bu çeviriyi hazırlayan Hakan Yavaş'a ve düzenleyen Osman Öztürk'e teşekkür ederiz.

Kaynak: LiveScience

Virüslerin DNA'sındaki ''Karanlık Madde''!

Denizanaları, Beyinler ve Umut

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim