Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Gerçeklik Analizi Araştırmaları'nın bir parçasıdır. Bu sistem çerçevesinde analiz edilen iddialar, "Gerçek", "Karışık", "Sahte" şeklinde üç sınıfa ayrılmaktadır. Aynı analiz sistemi çerçevesinde, ünlü insanlara atfedilen sözler de incelenmektedir. Bu sözler, "Gerçek", "Hatalı Atıf", "İspatsız" ve "Sahte" şeklinde dört sınıfa ayrılmaktadır.

İddia

Yoğun telefon kullanımı, gençlerin iskelet yapılarında da değişikliklere yol açıyor. İşte cep telefonu yüzünden boynuz neden çıkar sorusunun cevabı: Avustralya’daki Sunshine Coast Üniversitesi’den Dr. David Shahar ve Prof. Mark Sayers isimli iki bilim insanının, 18-30 yaş arasındaki 218 kişinin röntgen çekimlerini inceleyerek yürüttüğü araştırmada, bu kişilerin neredeyse yarısının kafatası şeklinin yoğun cep telefonu ve tablet kullanımına bağlı olarak ‘değiştiği’, boynuzumsu bir çıkıntıya benzediği belirtildi.

Gerçek mi?

Karışık

Gerçek Taraflar

Kas kullanımına bağlı olarak kafatasının arka kısmında genişlemiş dış oksipital çıkıntı isimli bir kemik oluştuğu doğrudur. Bunun aslen özellikle ileri yaşlarda oluştuğu, ancak yeni çalışmayla gençlerde de sanılandan daha fazla uzadığı ve hatta yaşlılardan bile uzun kemikler görülmeye başlandığı doğrudur.

Sahte Taraflar

Başlıkların iddia ettiğinin aksine bu bir "boynuz" yapısı değildir. Dahası, bu kemik çıkıntısının gençlerde daha sık görülme nedeninin telefon kullanımıyla ilişkili olduğu iddiası ispatlanmış bir iddia değil; araştırmacıların bir hipotez olarak ileri sürdüğü ancak veriyle desteklemediği bir açıklamadır.

İddianın Kökeni

Araştırmacılar 2018 yılında yaptıkları bir araştırmada genç popülasyonun kafatasının arka tarafında, bulmayı beklediklerinden çok daha uzun bir kemik çıkıntısı tespit etmişlerdir. 2019 yılında BBC tarafından yayınlanan bir makale bu konuyu işlemiş; medya ise konuyu hatalı bir şekilde çarpıtarak bunların "boynuz" olduğu ve kesinlikle telefon kullanımının bir sonucu olduğunu halka yansıtmıştır.

Bilgiler

Söz konusu kemik uzantısını ortaya çıkaran veriler, 3 yıldır boyunca Avustralya'nın Queensland bölgesinde çekilen X-ışını taramalarından geliyor. Bu taramalarda, söz konusu çıkıntıların da bulunduğu bölgenin fotoğrafları çekildi. Normalde bu kemik uzantıları çok şaşırtıcı değil ve yaşlılarda görülüyor; çünkü yıllar yılı hayatta kalıp, boyun kaslarına yük bindirince, bu kemikler de ilerleyen yaşlarda gelişebiliyor. Ancak şaşırtıcı olan, genç yetişkinlerde de bu kemiklerin gözükmeye başlamış olması. Hem de kimi zaman bu genç yetişkinlerde yaşlılardan bile daha uzun kemikler görülüyor!

Aynı araştırmacılar, 2016 yılında Journal of Anatomy dergisinde yayınladıkları makalede, 18-30 yaş arası 218 kişiye ait X-ışını taraması fotoğrafını analiz ederek bu kemik büyümesinin genç yetişkinlerin %41'inde görüldüğünü tespit etmişlerdi. Bu kemikler, erkeklerde kadınlara göre daha belirgindi.

Söz konusu kemikler, sanılanın aksine, gençlerde artık daha uzun ve yaş ilerledikçe giderek kısalıyor!
Söz konusu kemikler, sanılanın aksine, gençlerde artık daha uzun ve yaş ilerledikçe giderek kısalıyor!
Nature

Genişlemiş dış oksipital çıkıklık (İng: external occipital protuberance) adı verilen bu durum eskiden gençlerde çok nadiren görülmekteydi. Ancak 2018 yılında Clinical Biomechanics dergisinde yayımlanan bir çalışma, bunun gençlerde daha sık görülmeye başlandığını ve sebebinin genetik veya enflamasyon gibi faktörler olmadığını; daha ziyade mekanik yük binmesi sonucu olduğunu gösterdi.

Kafanın omurilik hizasına göre ne kadar ileriye eğik bir postür kazandığı, söz konusu kemiğin önemli belirleyicilerinden birisidir.
Kafanın omurilik hizasına göre ne kadar ileriye eğik bir postür kazandığı, söz konusu kemiğin önemli belirleyicilerinden birisidir.
Nature


İşte bundan yola çıkan araştırmacılar, nihayetinde 18-86 yaş arası insanlara ait 1200 X-ışını taramasını inceleyerek, bu kemiklerin popülasyonun %33'ünde bulunduğunu ve şaşırtıcı bir şekilde artık yaş ilerledikçe bu kemiklerin kısaldığını gösterdiler! Bu keşif, yerleşik bilimsel bilgilerimizle fazlasıyla zıt. Çünkü normalde bu çıkıntılı kemiklerin ilerleyen yaşlarda daha da uzadığı düşünülmekteydi! Shahar şöyle diyor:

Bu yapıların gelişmesi epey zaman alıyor; dolayısıyla bu kadar uzun çıkıntıları gördüğümüz kişiler, muhtemelen çocukluklarından beri boyunlarını zorlayan kişiler. (...) Ancak verilerimiz teknolojiyi silip atmamız gerektiği anlamına gelmiyor. Teknoloji hayatımızın önemli bir parçası. Sadece bununla nasıl başa çıkmamız gerektiğini daha iyi tespit etmeliyiz.

Bu çıkıntıya sahip olanlar, eğer ki kemik yeterince uzunsa, boyunlarının arka tarafında sivri bir kemik yapısını elleriyle bastırdıklarında hissedebilmekteler. Bu kemiklerin insan gelişimi bakımından ne anlama geldiğini ise gelecekteki araştırmalar gösterecek.

Bu Kemiğin Telefon Kullanımıyla Ne İlgisi Var?

Biyomekanik alanında çalışmalar yürüten uzmanlar söz konusu kemik çıkıntısı uzamasının özellikle gençlerde daha sık ve daha belirgin olmasının ana sorumlusunun telefona bakmak için öne eğilen kafaların yarattığı kütle merkezi değişiminin kafataslarında boynuz-benzeri uzantıların gelişmesine neden olduğunu düşünüyorlar. Kafamızı durmaksızın öne eğince, kafamızın ağırlığını dengeleyen kas grupları, omuriliğimiz hizasından kafanın arkasındaki kaslara doğru kaymaktadır. Bu da, bu yeni pozisyonda yeni kemik, tendon ve ligament gelişimini pekiştirmektedir. Bu da, boynun hemen üzerinde boynuz-benzeri kemiklerin belirmesi anlamına gelmektedir.

Ancak bu henüz sadece bir hipotez ve herhangi bir şekilde doğrulanmış değil. Çünkü araştırmacılar, kemiklerini inceledikleri kişilerin telefon kullanımına dair hiçbir veri toplamış değiller. Yale Üniversitesi Genetik ve Nörobilim profesörü sonuçlara temkinli yaklaşmak gerektiğini şöyle vurguluyor:

X-ışını taramaları analiz edilen kişilerin hiçbirinin telefon kullanımlarına dair veri toplanmamış. Bunu bilmeksizin, telefon kullanımı ile kafatası morfolojisi arasında herhangi bir ilişki olduğunu iddia etmek imkansızdır.

Ayrıca bu tarz kemik büyümeleri şaşırtıcı olsa da, tamamen sıra dışı değildir. Örneğin 2017 yılında BMJ tıp dergisinde yayımlanan bir makale, bu tarz uzantıların tamamen normal olduğunu; ancak kimi zaman acı ve ağrı yaratabildiğini göstermektedir. Bu kemik uzantıları özellikle de gençlerin büyüme evrelerinde görülmektedir ve teknolojiyle tamamen alakasız nedenlerle de ortaya çıkabilmektedir.

Araştırmanın baş yazarı olan Dr. David Shahar'ın geçmişi de birazcık kuşku duyulmasına neden oluyor. Çünkü Dr. Shahar aslen bir masör/kiropraktik; yani bir çeşit "alternatif tıp" çalışanı. Ancak kendisi, Avustralya'nın Sunshine Coast Üniversitesi'nde biyomekanik alanında doktora alarak, sonradan bilimsel çalışmalara dahil olmayı başarmış bir isim. Makalenin Nature dergisinin Scientific Reports isimli ek yayınında yayınlanması da araştırmaya güven katan faktör.

Dr. Shahar, bulgularının medyada gördüğü ilgiden rahatsız değil. Söz konusu kemikleri kimisi "kafa boynuzu", kimisi "telefon kemiği", kimisi "çıkıntılar", kimisi "tuhaf tümsekler" olarak tanımlıyor. Dr. Shahar şöyle diyor:

Bunların hepsi yerinde tanımlar. Nasıl tanımlayacağınız tamamen hayal gücünüze kalmış. Bir kuşun gagasına, boynuza veya kancaya benzetenler oluyor.

Bu, Evrimsel Bir Değişim mi?

Evrim Ağacı olarak bize en çok sorulan sorulardan birisi, cep telefonları veya bilgisayarlar gibi teknolojilerin evrimimize yön verip veremeyeceği sorusu... Bu tip bir konuda kişinin kendi kendine cevap verebilmesi için sorması gereken çok basit bir soru var: "Sözü edilen yenilik, bir canlının hayatta kalma veya üreme başarısına etki ediyor mu?" Eğer cevap "Hayır." ise, o şeyin evrimsel sürece etki etmesi neredeyse imkansızdır. Ancak ve ancak hayatta kalma veya üreme başarısına etki eden değişimler evrimsel olarak anlamlıdır. Dolayısıyla cep telefonu kullanımı eğer ki hayatta kalma veya üreme başarımızı değiştiriyorsa, evrime de yön verecektir; yoksa pek bir etkisi olmayacaktır.

Ancak bir şeyin evrime etki etmesi bir şeydir; gelişime etki etmesi bambaşka bir şeydir. Vücut planlarımız, evrimsel süreçte şekillenmiş genetik altyapı üzerine inşa edilmektedir. Bu vücut planları kutsal, özel veya kusursuz değildir; tam tersine, bol miktarda hataya açık sistemlerdir ve bu nedenle ana rahminden yetişkinliğe kadar birçok noktada gelişimsel hatalar meydana gelebilir. Benzer şekilde, yaşam biçimimiz, beslenmemiz, hareketlilik oranımız, tükettiklerimiz, bulunduğumuz çevre, vb. de gelişimimizi doğrudan etkiler.

İnsanların cep telefonlarının evrime etki edip etmeyeceğini sorgulama nedeni, telefon kullanımının bizi absürt bir fiziksel pozisyona sokuyor olmasıdır: "Selfie" çekmek için kollarımızı uzatırız; mesajlaşmak veya internette dolaşmak için boynumuzu saatler boyu aşağı eğeriz. İnsanların beklentisi, nihayetinde boyunları aşağı doğru, kolları daha uzun olacak biçimde evrimleşmiş türlerin ortaya çıkmasıdır. Bu, yukarıda saydığımız nedenlerle muhtemelen asla olmayacak; ancak tekil bireyler, vücutlarını aşırı uyumsuz pozisyonlara zorlayarak gelişimsel detayları değiştirebilmekteler. Bunların kalıtsal herhangi bir tarafı olmasa da (sünnetli bir erkeğin çocuklarının sünnetli doğmadığını, çünkü sünnetin sadece bir modifikasyon olduğunu hatırlayın); çocuklarımızın gelişimsel sağlığı açısından önemli olduğunu vurgulamakta fayda var.

Telefonlar Dolayısıyla Gelişen Yeni Rahatsızlıklar!

Bu kemik çıkıntısı, hekimlerin teknolojinin gelişimsel bozukluklara yol açtığına yönelik ilk tespiti değil. Daha önceden aşırı mesajlaşma sonrası doğan boyun ağrılarına işaret etmek adına mesajlaşma boynu adı verilen bir aşırı-kullanma sendromu tanımlanmıştı. Boyun kaslarını, mesajlaşmak için aşırı uzun süreler kullananlarda görülen acılı ve kronik bir kas sorunu olan mesajlaşma boynu rahatsızlığı, özellikle telefonların, e-kitap okuyucuların, vb. cihazların hayatlarımıza girmesi sonrası katlanarak artmıştır.

Benzer şekilde, son dönemde karpal tünel sendromuna benzer şekilde gelişen mesajlaşma baş parmağı adı verilen bir rahatsızlık tanımlanmaya başlandı. Bu rahatsızlık, baş parmağın fleksör tendonlarının mesajlaşma sırasında aşırı kısıtlanması sonucu oluşuyor ve ağrılı çıtlamalar ve hatta baş parmağın kıvrık bir pozisyonda kilitlenip kalması ile kendini gösteriyor.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 7
  • 17
  • 7
  • 1
  • 0
  • 9
  • 1
  • 10
  • 4
  • 0
  • 0
  • 5
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • I. Stanley-Becker. ‘Horns’ Are Growing On Young People’s Skulls. Phone Use Is To Blame, Research Suggests. (2019, Haziran 20). Alındığı Tarih: 23 Haziran 2019. Alındığı Yer: Washington Post
  • J. Ducharme. No, Teenagers Are Not Growing 'Skull Horns' Because Of Smartphones. (2019, Haziran 21). Alındığı Tarih: 23 Haziran 2019. Alındığı Yer: Time
  • Z. Gorvett. How Modern Life Is Transforming The Human. (2019, Haziran 13). Alındığı Tarih: 23 Haziran 2019. Alındığı Yer: BBC
  • D. Shahar, et al. (2019). Prominent Exostosis Projecting From The Occipital Squama More Substantial And Prevalent In Young Adult Than Older Age Groups. Nature Scientific Reports.
  • J. Miller, et al. What Is Text Neck?. (2019, Haziran 23). Alındığı Tarih: 23 Haziran 2019. Alındığı Yer: PhysioWorks
  • Rush. 'Texting Thumb' And Other Tech-Related Pain, Explained. (2019, Haziran 23). Alındığı Tarih: 23 Haziran 2019. Alındığı Yer: Rush
  • D. Shahar, et al. (2016). A Morphological Adaptation? The Prevalence Of Enlarged External Occipital Protuberance In Young Adults. Journal of Anatomy, sf: 286-291.
  • D. Shahar, et al. (2018). Large Enthesophytes In Teenage Skulls: Mechanical, Inflammatory And Genetic Considerations. Clinical Biomechanics, sf: 60-64.
  • E. Varghese, et al. (2017). Occipital Spur: Understanding A Normal Yet Symptomatic Variant From Orthodontic Diagnostic Lateral Cephalogram. BMJ.

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 24/07/2019 04:32:58 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/821

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder