Teknolojinin Evrimi ve Memetik Evrim Kuramı

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Satürn isimli firmanın reklamında makinalar üzerinden evrimin kabaca ama ihtişamlı bir şekilde anlatılmasını görüyoruz. Videoda söylenenlerin ezici çoğunluğu, Darwin'in Türlerin Kökeni isimli başyapıtından alıntıdır. 

Videonun bir diğer güzel tarafı da, belki de farkında olmadan Memetik Teori'ye değiniyor olmasıdır. Gerçekten de teknolojide ve genel olarak kültürümüzde, sadece güçlü olan bilgi ve parçaların, kısaca "memlerin" hayatta kaldığı, diğerlerinin elendiği, kültürümüzün de bu şekilde evrimleştiği düşünülmektedir. Bu, bir yerde biyolojik evrim gibidir: bir fikir veya ürün, daha önceki fikirler ve ürünlerden yola çıkarak ileri sürülür, bu fikrin veya ürünün birçok çeşidi (varyantı) bulunur ve süreç içerisinde ortaya çıkar, ancak bunlardan sadece "ortama en uyumlu" olanları hayatta kalır ve yoluna devam eder, geri kalanı ise elenir. Bu konuya şu videomuzda da değinmiştik:

Örneğin otomotiv sektöründe var olan yüzlerce tür araba, her seferinde kendisinden önce gelen arabalardan evrimleşmiştir. Tasarımı, yakıt özellikleri, ekonomi durumu, estetik özellikleri, iç hacmi, vb. özellikler bakımından en uyumlu olanlar her seferinde "hayatta kalmışlardır"; yani piyasada tutunmayı başarmışlardır. Diğerleri ise sürekli olarak elenmiştir. Bu hayatta kalanlardan evrimleşen torunlar, biyolojik evrimde olduğu gibi atalarının yerini almıştır. Örneğin şu anda Nokia 3310'un hayatta olmaması, 6600, N73, N95 gibi ara basamaklardan geçtikten sonra günümüz telefonlarının ortaya çıkmadığı anlamına gelmez. 3310, insan evrimindeki atasal bir maymun türüne benzetilebilir. Ondan evrimleşen torunlardan sadece en uyumlular hayatta kalmışlar ve ataların yerini almışlardır. Örneğin günümüzde 6-7 milyon yıl önce yaşamış bir ortak atadan geriye insanlar, şempanzeler ve bonobolar kalmışlardır. Bunlar haricindeki onlarca ara tür (ve o ata tür de) yok olmuştur. 

Teknolojinin evriminde de, benzer bir durumu telefon, tablet ve aklınıza ne gelirse görebilmekteyiz. Her seferinde, "piyasada kalma mücadelesinde" en uyumlu olanlar hayatta kalır, diğerleri ise elenir. Böylece sürekli olarak daha uyumlu tasarımlara ulaşılır. Hatta örneğin telefonların evrimine bakacak olursanız, kültürün ve teknolojik imkanların değişimiyle birbirine zıt evrimsel "trendler" (gidişatlar) görmek de mümkündür: telefonlar, bir süre giderek küçüldükten sonra, şimdi yeniden büyüme ve irileşme eğilimi göstermektedirler. Bu evrim sonucu ortaya çıkarn ürünler, üreticilerin isteklerinden ziyade "doğanın" (tüketicilerin) tercihleriyle şekillenmektedir. Ama elbette elde var olan varyasyonlar ve imkanlar (üreticilerin kapasiteleri) da, tıpkı biyolojik evrimde olduğu gibi, neyin evrimleşebileceğini şekillendirmektedir. Örneğin uçan telefonlar yoktur, çünkü şu anda bunu yapabilecek teknoloji bulunmamaktadır. Fakat bu evrimsel sürecin ilk adımlarını oluşturacak teknolojiler telefonlara dahil oldukça, bu tür bir evrim de, tüketicilerin tercihleri ve istekleri çerçevesinde mümkün olabilecektir. Böylece elden kaydığında yere düşmeyen telefonlar evrimleşebilecektir.

Tabii ki, cansız varlıkların evrimi, canlılarınki gibi değildir. Çünkü cansızlar, kendilerini eşleyemezler - ki bu, evrimin (ve biyolojinin) can damarıdır. Cansızlar üreyemezler, kendi yavrularını üretemezler. Bu nedenle birebir analoji kurmak doğru değildir (bunun detaylarını burada anlatmıştık. Yine de, genel sürece bakarak aradaki benzerlikleri görmek mümkündür.

Örneğin, uçak tasarımlarında evrimsel süreçlerin etkisini buradaki yazımızdan okuyabilirsiniz. Benzer şekilde, evrimsel süreçlerin kullanımıyla tasarlanan uydu anteni veya elektronik devre örnekleriyle, evrimin doğrudan teknolojiye etkisini görebilirsiniz. Bu konuda daha fazla bilgi almak için Evrenin Karanlığında Evrimin Işığı kitabımızı edinmenizi tavsiye ederiz.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

Yavru Babunu Koruyan Genç Leopar

Gülmek Bulaşıcıdır: Kahkaha Atın!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Mühendisi. Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Bilim anlatıcılığı ve popüler bilim yazarlığı ile uğraşıyor. ODTÜ mezunu. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden evrimsel robotik alanında aldı.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim