Kültürel Evrim, Kültürel Çekiciler ve Memler: Mem ve Memetik Nedir? "Mem" Sözcüğünün Kökeni Nedir?

Kültürel Evrim, Kültürel Çekiciler ve Memler: Mem ve Memetik Nedir? "Mem" Sözcüğünün Kökeni Nedir? Mental Floss
 KubilayMeşe 2. Yazar Kubilay Meşe  DevrimAçıkalın Podcast Seslendirmeni Devrim Açıkalın
15 dakika
36,869 Okunma Sayısı
Notlarım
Reklamı Kapat
Evrim Ağacı Akademi: Evrimi Anlamak Yazı Dizisi

Bu yazı, Evrimi Anlamak yazı dizisinin 43. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan ""Tesadüf" Geliyor, Kaçın! Bilimde "Şans" ve "Tesadüf" Kavramlarına Yer Yok mu?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

İnternetin her eve, her cebe girmesiyle birlikte çok sayıda yepyeni deyim, sözcük, kültür parçası, fikir, dans, müzik, video ve benzeri ürün toplumu adeta bombardıman altında tutmaktadır. Günümüzde yeni meşhur olan şeylerin neredeyse tamamı, internet sayesinde meşhur olabilmektedir. Harlem Shake dansı, Frozen şarkı coverları, Gangnam Style, Buz Kovası Mücadelesi, film kesitlerinin üzerine komik laflar yazarak paylaşılan fotoğraflar ve daha nicesi... Bunların hepsi birbirinden çok farklı alanlarda meşhur olsalar da, hepsinin tek bir ortak noktası vardır: internet onları popüler yapmıştır. Bunların bir kısmı toplumda kendine yer edip haftalarca, aylarca hatta bazen yıllarca varlığını sürdürür. Bazı diğerleri ise, kısa bir süre birkaç günde sönüp yok olur. Şubat 2015'in sonunda 1-2 günlüğüne tüm Dünya çapında meşhur olup yok olan "mavi-siyah elbise", bunun örneklerinden birisidir. Bunların bir diğer ortak özelliği ise, hepsinin birer "mem" olmasıdır. İyi ama, mem nedir? 

1976 yılında İngiliz evrimsel biyolog Richard Dawkins, Bencil Gen isimli kitabında bir fikir ileri sürmüştür: Ya fikirler de, tıpkı organizmalar gibi, çoğalıp, mutasyon yoluyla farklılaşıp, evrimsel bir süreçten geçiyorsa? Tıpkı organizmaların bulundukları yaşam alanlarına adapte olmaları ve o çevreyle birlikte evrimleşmeleri gibi, ya fikirler de içerisinde bulundukları toplumda ayakta kalmaya çalışıyor ve onlarla birlikte evrimleşiyorsa?

Mem kelimesinin mucidi Richard Dawkins olsa bile, "memetik" (mem bilimi) oldukça eskilere, 1844 yılında Max Stirner'ın "Ego ve Kendisi" isimli kitabına kadar gider. Burada da benzer kavramların kültürlerde bulunduğu ve bireyler arasında aktarılıp geliştiği ileri sürülür. Stirner, örnek olarak milliyetçiliği ve dini verir. Bunlar, günümüzde de memlerin en güzel örnekleri olarak karşımıza çıkarlar. Geçmiş bir zamanda, belirli toplumlarda, belirli etkiler altında yaratılan bu inanç, düşünce ve davranışlar, günümüze kadar aktarılmış ve günümüze kadar evrimleşmiştir. Bu sebeple insanlık tarihinde yüz milyonlarca farklı din ve Tanrı, bir o kadar farklı siyasi görüş, vb. bulunmaktadır. Bunlar ebeveynden yavruya, kulaktan kulağa aktarılan bilgi türleridir ve her yeni nesilde, tıpkı genler ve bireyler gibi evrimleşmekte; başarısız olanlar (örneğin Antik Yunan Tanrıları) seçilim etkisi altında elenmekte, en güçlü olanlar ve dönem insanlarının ihtiyaçlarına en çok cevap veren düşünüşler ise varlığını sürdürmektedir (örneğin Tanrı, kapitalizm, sosyalizm, vb.).

Reklamı Kapat

Konuyla ilgili pek çok benzer düşünce, farklı bilim adamlarınca ileri sürülmüştür. Tek tek her birini izah etmeye gerek yok ancak başlıcaları Richard Semon, Luigi Luca Cavalli-Sforza, Marcus Feldman, Malcolm Gladwell, Aaron Lynch, Daniel Dennett, Richard Brodie ve Richard Dawkins gibi bilim insanlarıdır. Dawkins zamanına kadar geliştirilen bu konsept, Dawkins tarafından zirveye çıkarılmış ve tekrar meşhur edilmiştir.

Memler ve Kültürel Evrim

Kültürümüzü ve toplumumuzu bir düşünün. Gerçekten de her türlü fikir, birilerinin beyninde doğduktan sonra topluma yayılır, yani çoğalır. Bu yayılma sırasında ufak tefek değişimlere uğrar; yani mutasyonlar meydana gelir. Bu mutant fikirlerden bazıları, kendisini oluşturan öncül fikirlerden daha da başarılıdır. Bu başarı, toplum içerisinde kendine yer etme ve sürerliliği sağlama çerçevesinde değerlendirilir. Daha çok yer edinenler, daha başarılıdır. Daha başarılı fikirler, toplumda daha uzun varlığını sürdürür. Toplumda daha uzun varlığını sürdüren fikirler, daha fazla yayılma imkanı bulur ve kendilerinin kopyalarını üretir. Bu sırada mutasyonlar meydana gelir, fikir her seferinde birazcık farklılaşır, topluma en uyumlular "hayatta kalır", tekrar "ürerler" ve bu sürekli böyle devam eder. Bu, adeta kültürün evrimidir. Bu, "kültürel evrim"dir.

Dawkins'in araştırmaları büyük oranda genetik odaklıdır. İddiasının temelinde, yaşamın tamamının özünün üremeye dayalı olduğu fikri yatar. Yaşam birimleri olan genler, ne pahasına olursa olsun üremeyi ve çoğalmayı hedeflerler. Bunu bilinçsiz olarak yaparlar; ancak yine de yaparlar. Ona ve bazı diğer bilim insanlarına göre organizmalar (örneğin biz insanlar), genlerin kendilerini kopyalayabilmek için kullandıkları araçlardır. Tıpkı çeşitli arazilerde hayatta kalabilmek için farklı tür araçlara ihtiyacımız olması gibi (denizde gemiler, arazide ATV'ler gibi), genler de evrimsel süreçte farklı çevrelerde hayatta kalabilmek için sürekli seçilim baskısı altında kalmış, en uyumlular seçilmiş, bu uyumluların özelliklerinden ötürü canlılar da kademeli olarak ve sürekli değişmiştir. Bu, Evrim Teorisi dahilindeki Bencil Gen Teorisi isimli bir alandır.

Fikirlerin de benzer bir şekilde "konaklarını" (o fikri barındıranları) yönetmesi, onlarla birlikte değişmesi, beyinden beyne sıçraması, bu bakımdan genlerimizin yaptığına büyük oranda benzemektedir. İşte bu hayatta kalma mücadelesi veren fikirler (ve genel olarak "şey"ler), gen değil de, "mem" olarak isimlendirilir. Bu, kültürün evriminin ilk defa bu kadar kapsamlı ve net olarak evrimsel temelde tanımlanmış halidir.

Memler, genlerin aksine hayatta kalmak için kimyasal bir ortama ihtiyaç duymazlar. Basitçe, birilerinin beyninde doğarlar, sonrasında bir bireyden diğerine iletişim araçlarını kullanarak sıçrarlar, yayılırlar ve değişmeye başlarlar. Bu sırada, dikkat çekmek için mücadele ederler. Bu mücadele, illa "bayat" bir mücadele olmak zorunda değildir (örneğin belli bir sanatçının popüler olmak için zorlama bir klip çekmesi gibi). Yeni bir tasarım (örneğin Tesla Motors'un ürettiği tam elektrikli araçlar), yeni bir fikir (SpaceX'in tekrar tekrar kullanılabilir şekilde bizi uzaya çıkarabilecek roketler inşa etme hayali) ve hatta bilimsel teorilerin (örneğin Evrim Teorisi) var olmak için verdikleri mücadele de bunun örneğidir. 

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Fikirlerin bazıları, diğerlerine göre daha başarılıdır. Bu kıyaslamayı her zaman yapmak kolay olmayabilir. Örneğin, bir futbol takımıyla ilgili bir fikir ile, bir kimya teorisini birbirine başarı açısından kıyaslayamayabilirsiniz. Ancak bu, biyolojide de böyledir: Bir çıtanın başarısı ile deniz anasının başarısını doğrudan kıyaslamak mümkün değildir. Bu nedenle evrimsel biyologlar, hayatta kalarak bugüne kadar ulaşabilmiş her türü, hemen hemen eşit miktarda başarılı türler olarak görürler. Memler de böyledir: bazı fikirler, gerek içlerinde taşıdıkları doğruluk miktarı, gerek bulaşıcılık miktarı, gerekse de özel durumlara uyum sağlayabilme becerileri sayesinde toplumda diğerlerine göre daha fazla tutunurlar. Dikkat edilmesi gereken şey, "doğru bilgi"nin "başarılı bilgi" olmak zorunda olmayışıdır. Hatta çok sefer yalanlar, doğrulara göre toplumlarda daha fazla yer edinirler; çünkü genellikle yalanlar, insanların "duymak istedikleri" şeylerden oluşurlar. Bu da, yalan temelli fikirlerin daha adaptif ve güçlü olmasını sağlar. Bu da, onların evrimsel başarısıdır. 

İşte Dawkins, tüm bunları ve çok daha fazlasını anlatmak için, bir sözcüğe ihtiyaç duyuyordu. Öncelikle mimime sözcüğünü kullanmayı düşündü. Bu, Yunancada "çoğalmış/üremiş olan şey" anlamına gelir. Kitabında, şöyle yazıyor:

Umarım benim klasikçi arkadaşlarım bu sözcüğü kısalttığım için beni affedebilirler. Ben, 'mimime' yerine, 'mem' diyorum. Eğer bir teselli aranıyorsa, bu yeni sözcüğün Fransızcada hafıza anlamına gelen 'même' ile benzer olduğu düşünülebilir.

Bu kısaltmanın nedeni, tek heceli bir sözcüğün hem akılda kalıcılık, hem de "gen" sözcüğüne benzemesinden ötürü daha uyumlu olacağını düşünmesiydi. Bir nevi, bu sözcüğün türeyişi bile, kültürel (memetik) evrimin bir ürünü olarak doğdu: daha yüksek akılda kalıcılık ve daha kolay yayılma potansiyeli... 

Memler ve Dawkins
Memler ve Dawkins

Elbette Dawkins, "mem" kavramını ve memetik evrimin detaylarını ileri sürerken, sadece günümüzde internet üzerinden yayılan komik fotoğrafları kastetmiyordu. Ancak bu fotoğraflar, kullanışlı olmaları, internet akımlarının önemli bir parçası olmaları ve insanlar tarafından beğenilmeleri bakımından memlerin harika birer örnekleridir. Her ne kadar memetik evrime karşı çıkan birçok bilim insanı olduysa da, toplumun ve kültürün modern evrimi bakımından birçok noktayı açıklayıcı ve aydınlatıcı bir özellikte olma potansiyeline sahip olduğu aşikardır.

Reklamı Kapat

Kültürel Anlamda Cazip Ögeler: Kültürel Çekiciler

"Mem" kelimesinin başarısı, mem fikrinin ta kendisinin bir ispatıdır; öyle ki bu kelime milyarlarca kez kullanılmıştır ve halen kullanılmaya devam etmektedir. Ancak bu kelime kullanılmaya devam edildiği sürece tekrar edilen şey, gerçekten "mem fikri" midir?

Fransız sosyal ve bilişsel bilimci ve filozof Dan Sperber'e göre, hayır. "Memetikçiler" tarafından geliştirilen çok sayıda farklı "mem" tanımı olmasının yanı sıra, bu kelimeyi kullanan çoğu kişinin bir "mem"in aslında ne olduğu hakkında net bir bilgisi yoktur. Bu terim, her seferinde durumla alakalı ama sınırları net olarak tanımlanmamış bir anlamda kullanılmaktadır. Bütün bu anlamlar birbiriyle örtüşmektedir, ancak bunlar, birbirlerinin tekrarı değillerdir. Bu açıdan bakarsak, "mem" kelimesinin aksine, memetiğin kalbinde yatan "mem fikri", aslında iyi bir mem örneği olmayabilir!

"Mem fikri" ile ilgili bu sorun, çözülmesi gereken genel bir gizeme işaret etmektedir: Kültürler, fikirler, normlar, masallar, yemek tarifleri, danslar, ritüeller, araçlar, uygulamalar ve benzeri, tekrar tekrar üretilen ögeler içerirler. Kendi içlerindeki çeşitliliklere rağmen, İrlanda yahnisinin bir İrlanda yahnisi olması, Kırmızı Başlıklı Kız'ın Kırmızı Başlıklı Kız olması ve sambanın samba olması gibi, bu ögeler toplumsal alan ve zaman üzerinde özbenzeş, yani kendine benzer şekilde kalmaya devam etmektedirler.

Kültürdeki bu istikrarı makro seviyede açıklamanın en net yolu, bireylerarası aktarımda, yani mikro seviyede sadakatin olduğunu varsaymaktır. Kırmızı Başlıklı Kız, özüne sadık şekilde tekrarlanmış olmalı ki yüzlerce yıllık sözlü aktarım boyunca özbenzeşliğini, yani kendine benzerliğini korumayı başarmıştır. Aksi takdirde hikaye, bin bir şekilde, ordan oraya sürüklenirdi ve öykünün kendisi kumun üzerindeki bir su damlası gibi yok olup giderdi.

Reklamı Kapat

Yani makro istikrar mikro sadakat demektir, değil mi? Aslına bakarsanız, her zaman değil. Yazılı basım veya internet yönlendirmesi gibi sıkı kopyalama tekniklerini kullananları bir kenara bırakarak, aktarımın mikro süreçlerini incelediğimizde, makro istikrarı sağladığını gördüğümüz şey, modelin korunması ile vericinin kapasitesi ve çıkarlarına uygun bir versiyonun oluşturulmasının bir karışımı olduğudur. Bir versiyondan sonrakine değişiklikler küçük olabilir; ancak nüfus ölçeğinde gerçekleştiğinde, bunların kümülatif etkileri, kültürel öğelerin istikrarı ile uyuşmalıdır. Ancak beklenenin aksine, uyuşmazlar.

İşte bahsettiğimiz bulmaca da burada karşımıza çıkmaktadır. Eğer istikrarı açıklayan şey aslına sadakat değilse, nedir?

"Kültür parçacıklarının" veya bu kavramı biraz daha seyreltmek istersek, "memlerin", kendine benzerliklerini sürdürebilmelerinin nedeni tekrar tekrar kopyalanmaları değildir. Bunu yapabilmelerinin nedeni, sürekli tekrarlanan aktarımlarındaki hemen hemen bütün dönümlerinde meydana gelen çeşitliliklerin, başlangıç modelinden her yönüyle uzaklaşarak "rastgele yürüyüş" ile sonuçlanma eğilimlerinden ziyade, kültürel atraktörlerin çekimine kapılma eğiliminde olmalarıdır.

Kırmızı Başlıklı Kız'ı kurdun çocuğu yediği bir son ile bitirmek, hatırlaması daha kolay bir hikaye yaratırdı; ancak bir "Mutlu Son", çok güçlü bir kültürel çekicidir. Yalnızca kurdun yemeğiyle sonlanan hikayeyi duymuş bir kişi, tahminimce ya hikayeyi asla anlatmaz (ki bu bir negatif seçilimdir) ya da hikayeye mutlu bir son yaratarak onu değiştirir. İşte bu, bir atraksiyon, yani çekiciliktir. Kırmızı Başlıklı Kız, baştan beri aslına sadık kalınmış bir şekilde çoğaltıldığı için değil, bütün alternatiflerinde var olan çeşitliliklerinin diğer çeşitliliklerin etkisini yok etme eğiliminde olması sebebiyle kültürel olarak istikrarlı bir şekilde kalmayı başarmıştır.

Kültürel çekiciler neden var olmalıdırlar? Çünkü bizim akıllarımızda, vücutlarımızda ve çevremizde fikirleri ve davranışları yorumlama ve yeniden üretme şeklimizi etkileyen önyargı faktörleri vardır. Burada, yeniden üretmeden kasıt, çoğunlukla alışılagelmiş kopyalama mantığını kullanarak yeniden üretmek değil, aynı türden yeni bir simge yaratmamızdır. Bu önyargı faktörleri bir toplumda paylaşıldığı zaman, kültürel çekiciler ortaya çıkar. İşte birkaç basit örnek:  

Yuvarlanmış sayılar, kültürel çekicilerdir; hatırlanmaları daha kolaydır ve magnitüdler (büyüklükler) için daha uygun semboller sağlarlar. Bu nedenle yirminci evlilik yıl dönümlerini, dergilerin yüzüncü nüshalarını, bir plağın satılan bir milyonuncu kopyasını vb. kutlarız. Bu, dolayısıyla, yuvarlanmış sayıların hemen aşağısında fiyatlar için özel bir kültürel çekici yaratır: Mağazalarda 10₺ yerine 9.99₺, 10,000₺ yerine 9,990₺ görürsünüz, böylece daha yüksek ve akılda kalıcı bir meblağdan kaçınılmış olur.

Agora Bilim Pazarı
50 Soruda Evrim - Popüler Bilim Kitabı (Bilim ve Gelecek Kitaplığı)

Evrim Ağacı bünyesinde yayınladığımız 4. kitabımız olan “50 Soruda Evrim” Bilim & Gelecek Kitaplığı etiketiyle yayında! Yeni kitabımız, evrime giriş düzeyinde kafasında soru işaretleri olanlar için epey faydalı olacaktır.

Evrim Kuramı ve Mekanizmaları başlıklı ilk kitabımızdaki amaç, halk arasında yaygın olan tartışmalara hiç girmeden, evrimin mekanizmalarını ve temellerini anlatmaktı. 50 Soruda Evrim’de ise konu, doğrudan doğruya halk arasındaki yaygın sorular üzerinden ilerliyor. Ama tabii ki amacımız, bilimsel bir temeli olmayan evrim karşıtlığı ile kavgaya tutuşmak değil. Daha ziyade, bugüne kadar neredeyse her zaman art niyetli ve “yüklü” bir şekilde sorulmuş olan evrim karşıtı sorular, sanki iyi niyetli biri tarafından, gerçekten öğrenmek amacıyla sorulmuş gibi yanıtlıyoruz. Bu da, o soruları sık sık duyup da cevaplarını doğru düzgün alamayanların konuyu tam olarak kavraması için müthiş bir fırsat sunuyor.

Aynı zamanda kitap, halk arasında yaygınlaşmış ama bilimsel karşılığı oldukça az olan evrim sorularını cevaplama bahanesiyle evrimsel biyolojideki birçok önemli kavramdan ve terimden söz etme fırsatı da sunuyor. Yani evrimle ilgili 50 farklı soruya, sosyal medyanın gürültüsü olmaksızın, sakince cevaplar bulmanız ve bu sırada evrimle ilgili birçok diğer detayı öğrenmeniz mümkün olacak.

  • Künye: Çağrı Mert Bakırcı
  • Kitabevi: Bilim & Gelecek Kitaplığı
  • Sayfa Sayısı: 288
  • Sayfa Boyutu: 13 x 19.5 (cm2)
  • ISBN: 9786055888671
  • Piyasaya Çıkış Tarihi: Kasım 2020
  • Baskı Adedi: 3000
Devamını Göster
₺36.00 ₺39.50
50 Soruda Evrim - Popüler Bilim Kitabı (Bilim ve Gelecek Kitaplığı)

Tekniklerin ve eserlerin yayılımında, yeterlilik güçlü bir kültürel çekicidir. Büyüklerinden, nasıl ok ve yay yapılıp kullanılacağını öğrenen Paleolitik çağ avcıları, yaşlılarını taklit ederlerken ok atmada mümkün olduğunca iyi olmaktan daha fazlasını amaçlamıyorlardı. Yetkin olmanın çok da fazla farklı yolu olmadığı bir zamandaki bu yeterlilik çekiciliği, çeşitli teknik geleneklerin kültürel istikrarını (ve de tarihi dönüşümlerini), aslına sadık kopyalamadan çok daha fazla açıklamaktadır.

Prensipte insanların hayal edebileceği doğaüstü varlıkların çeşitliliğinin bir sınırı olmaması gerekmektedir. Ancak Pascal Boyer'in iddia ettiği gibi, insan dinlerinde böyle varlıkların yalnızca kısıtlı bir repertuvarından faydalanılmaktadır: hayaletler, tanrılar, ataların ruhları, ejderhalar vb. Bu hayali varlıkların tamamının ortak iki özelliği vardır: Bir yandan, bunların hepsi yaşayan varlıklar hakkındaki bazı başlıca mantıksal beklentileri ihlal ederler: fanilik beklentisi, birine ya da tek bir türe ait olma beklentisi, kişinin bilgiye erişiminde sınırlı olma beklentisi vb. Diğer bir yandan, bütün diğer mantıksal beklentileri karşılarlar ve bu yüzden doğaüstülüklerine rağmen, oldukça tahmin edilebilirlerdir. Neden böyle olması gerekmektedir? Çünkü Boyer'in tabiriyle "minimal olarak mantık dışı" olmak, "ilişkili gizemlere" yol açar ve bu bir kültürel çekicidir. Bundan daha az veya fazla mantık dışı olan hayali varlıklar, ya unutulurlar ya da bu çekici doğrultusunda dönüştürülürler.

Peki "mem" meminin etkisine kapıldığı çekici hangisidir? Mem fikri veya daha ziyade onun önemsizleştirilmiş versiyonlarının bir grubu, tekrar tekrar özüne sadık şekilde kopyalandığı için, çağdaş kültürün olağanüstü bir parçası haline gelmemiştir. Bunun nedeni, konuşmamızın çoğunlukla, kültürün gitgide, özellikle kitle iletişim ve internet çağında daha fazla ortaya çıkan çok başarılı parçaları etrafında şekillenmesi ve içinde yaşadığımız dünyayı kavrayışımızla gerçekten oldukça ilişkili olmasıdır. Bunların ne olduğunu ve nasıl ortaya çıktıklarını iyi anlamadığımız zamanlarda bile – hatta, muhtemelen, özellikle böyle zamanlarda – ilgimizi çekmektedirler. "Mem"in anlamı, bu çarpıcı ve şaşırtıcı nesnelere işaret edebilmesi için Dawkins'in sarih bilimsel fikrinden bir araca/vesileye sürüklenmiştir.

Memetik Bilim midir, Sahtebilim midir?

Bir bilim olarak memetik, 1990'larda doğmuştur ve memleri evrimsel modeller dahilinde incelemeyi hedefler. Günümüzdeki nöro-görüntüleme teknikleri sayesinde, konuyla ilgili deneysel araştırmalar yapmak mümkün olabilmektedir; bu sebeple yavaş yavaş yerleşmekte olan ancak hala resmi bir bilim dalı olmaktan uzak bir alandır. Bu sebeple, Türkiye'de de bu alanda henüz somut bir çalışma yürütülmemektedir ve hiçbir üniversitede eğitimi verilmemektedir. Zira konu, henüz ders kitaplarında da yer almamaktadır.

Memetik Dergisi isimli bir bilimsel makale dergisi, 1997-2005 yılları arasında elektronik olarak yayınlanmıştır. Ancak daha sonra dergiyi çıkaranların el değiştirmesiyle yayın hayatı sona ermiştir.

Günümüzde, konunun terminolojisi ve kapsamı geliştirilmekte ve bazı üniversitelerde konuyla ilgili araştırmalar yürütülmektedir. Konu, bilimsel olarak oldukça sağlam gözükmektedir ve kısa bir süre sonra gerçek ve resmi bir bilim dalı olarak bilim dünyasında yer alacağı şüphesize yakındır. Elbette ki memetiğin de pek çok eleştiricisi ve karşıtı vardır. Örneğin Luis Benitez-Bribiesca isimli bir bilim insanı memleri ve memetiği "sahte-bilimsel dogma" (pseudoscientific dogma) olarak tanımlamakta ve evrimsel biyolojinin diğer bilimlerle karıştırılmaya çalışıldığını ileri sürmektedir. Mary Midgley isimli bir diğer bilim insanı ise, toplumun bu şekilde tekil ve sınırlı kavramlarla genellenemeyeceğini ve gözlemlenemeyeceğini ileri sürmektedir. Diğer bir karşıtlık sebebi ise, memlerin doğrudan "düşünce" demek olduğunu iddia etmesi ve bizim üzerimizde bir "düşünce"den farklı olarak ne tip etkileri olduğunun bilinmediğini, memlerin kendisinin de bir mem olduğunu (yukarıda da belirtmiştik) ve bu sebeple de kendi kuyruğunu ısıran bir yılan gibi bizi çıkmaza soktuğunu düşünmesidir.

Kısacası, bu bilim dalının hala alması gereken belli bir yol vardır. Ancak bazı kavramları oldukça iyi açıklaması sebebiyle, gitgide güçlendiği de bir gerçektir. Ne var ki bilim, karşılıklı fikirlerin sürekli çatıştığı ve hep daha iyi fikirlerin bu sayede geliştiği (diyalektik) bir bilgi türü olduğundan, memlerin hayatımızda yer bulup bulmayacağı, gelecekte daha net bir şekilde ortaya, yine bilim insanları ve onların özverili çabaları sayesinde konulacaktır.

Reklamı Kapat

Bir Araştırma Programı Olarak Memetik

Bir bilim felsefecisi olan İmre Lakatos, bilimin en küçük yapıtaşının "araştırma programları" olduğunu söylemiştir. Araştırma programlarının da üç bileşeni vardır: Katı Çekirdek (İng: "Hard Core"), Koruyucu Kuşak (İng: "Protective Belt"), Pozitif ve Negatif Problem Çözme Teknikleri (İng: "Positive and Negative Heuristic").

Katı Çekirdek, araştırma programlarındaki temel yasa ve ilkelere verilen isimdir. Memetik için insanın evrimsel açıdan incelenebileceği görüşü, katı çekirdeğinin bir elemanıdır.

Koruyucu Kuşak, yardımcı hipotezler veya katı çekirdekten olgusal sonuçlar çıkarmak için gerekli hipotezlere verilen isimdir. Memetik alanı içerisinde yapılan neredeyse tüm araştırmalar buraya girer; Koruyucu Kuşak, katı çekirdeği koruyan bölümdür, onu güçlendirir ve temellendirir.

Pozitif ve Negatif Problem Çözme Teknikleri ise anlatılması daha zor olan bölümüdür araştırma programlarının. Negatif problem çözme teknikleri için kısaca, bir araştırma programında sonuç ne olursa olsun değişmemesi gereken bölümleri belirleyen teknikler, denebilir. Bu tekniklerin amacı daha çok katı çekirdeği korumak ve "bağlam dışına çıkmamaktır."

Pozitif problem çözme teknikleri ise araştırma programındaki koruyucu kuşağın "ad hoc" olmayacak şekilde değiştirilebileceğini söyler. "Ad hoc" -basit tabiriyle- "zorlama varsayım" (halk ağzı) veya "amaca mahsus varsayım" (daha ince ağız) demektir. Bir hipotezin "ad hoc" olmaması şu anlama gelir:

Eğer katı çekirdeğe koruyucu kuşak hipotezler ekleyerek ortaya çıkardığımız model yanlış bir öndeyide bulunduysa, koruyucu kuşak hipotezlerinde yaptığımız değişiklik sonucu elde edilen yeni modelin daha önceki modelden daha çok yanlışlanabilir olması gerekir.

Memetiğe bir "araştırma programı" gözüyle baktığımızda, onu bir safsata veya militanca kabul edilen mutlak doğruya ulaşmış bir dal olarak görmeyiz/göremeyiz. O bir araştırma programıdır ve bilim dalı olma yolunda hızlı adımlarla ilerliyor; sadece kuruluşunun kısa süre önce olmasından dolayı henüz göze çarpar bir durum gözlenemiyor.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı! 19
  • Muhteşem! 10
  • Tebrikler! 10
  • Umut Verici! 9
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 6
  • Bilim Budur! 4
  • Güldürdü 1
  • İnanılmaz 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • J. Scarbrough. Where Does The Word 'Meme' Come From?. (01 Temmuz 2017). Alındığı Tarih: 08 Ekim 2019. Alındığı Yer: Mental Floss | Arşiv Bağlantısı
  • R. Dawkins. (1976). The Selfish Gene. ISBN: 0-19-286092-5. Yayınevi: Oxford University Press.
  • O. Solon. Richard Dawkins On The Internet's Hijacking Of The Word 'Meme'. (20 Haziran 2013). Alındığı Tarih: 08 Ekim 2019. Alındığı Yer: Wired | Arşiv Bağlantısı
  • D. Sperber. What Scientific Concept Would Improve Everybody's Cognitive Toolkit?. (01 Ocak 2010). Alındığı Tarih: 19 Mayıs 2021. Alındığı Yer: Edge.org | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı Akademi: Evrimi Anlamak Yazı Dizisi

Bu yazı, Evrimi Anlamak yazı dizisinin 43. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan ""Tesadüf" Geliyor, Kaçın! Bilimde "Şans" ve "Tesadüf" Kavramlarına Yer Yok mu?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 28/09/2021 03:52:47 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3353

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Size Özel
İçerikler
Instagram
Ekoloji
Uygulama
Primatlar
Çocuklar
Komplo
Oksijen
Kamuflaj
Neandertal
Güneş Sistemi
Nörobiyoloji
Hastalık Dağılımı
Teyit
Homeostasis
Deizm
Müzik
Epigenetik
Bilinç
İhtiyoloji
Homo Sapiens
Yayılım
Sars Mers
Botanik
Eczacılık
Kuyruksuz Maymun
Tardigrad
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın