Sözdebilimler ve Şarlatanlar: James Randi ile Bir Söyleşi...

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

James Randi, eski bir sihirbaz. Bir süre mesleğini bir sahne sanatı olarak icra ettikten sonra, hayatını sahte şifacılar, astrologlar ve her türlü şarlatanla mücadele etmeye adamış, bu uğurda bir vakıf kurmuş ve sayısız şarlatanlığı açığa çıkarmış bir insan. Okurlarımızdan sevgili M. Bahadırhan Dinçaslan, büyük skeptik ve sihirbaz James Randi ile kısaca hayatını ve mücadelesini konuştu. Orijinali Radikal Blog'da yayınlanan yazıyı, kendisinin ricası ve bizim de isteğimiz dolayısıyla Evrim Ağacı üzerinden de yayınlamak istedik.

Söyleşinin sonunda okurumuza özel bir sihirbazlık numarası da yapıp "Kendine çok güvenme, sen de yanılabilirsin, herkes yanılabilir!" diye mesaj veren Randi, 2015 yılı itibariyle 86 yaşına geldi; ancak enerjisinden hiçbir şey kaybetmemiş gibi görünüyor. Yaşı ve yoğunluğu nedeniyle tadı damağımızda kalsa da, kısa kesmek zorunda kaldığımız bir söyleşi oldu.

MBD: Bay Randi, öncelikle söylemeliyim ki Carl Sagan'la birlikte akılcı, şüpheci ve bilimsel düşünceyi hayatımın şiarı haline getirmemdeki en önemli figürlerden birisiniz. Türk okuruna neler yaptığınızı ve her şeyin nasıl başladığını, örneğin gençliğinizi şöyle kısaca aktarabilir misiniz?

JR: "Gerçek" psişik yetenekleri, doğaüstü güçleri olduğunu iddia eden çok fazla insan gördüm. 86 yaşındayım ve dünyanın bir çok yöresinden böyle yüzlercesini inceleme fırsatı buldum. Ve bir tane bile, iddia ettiği güçleri sergileyebilen, kanıtlayabileni görmedim.

Gençliğime gelince... Pekala, bayağı eskiden bahsediyoruz şimdi. (Gülüyor) Kanada'da doğdum, okulda çok şanslıydım. Çünkü akranlarının ortalamasının üzerinde performans gösteren bir çocuktum, şu "harika çocuk" denenlerden, bu yüzden okula devam etmemi zorunlu tutmadılar. Gidip sınavlara giriyordum, onun dışında bolca vaktim oluyordu. Ben de bu süreyi iyi değerlendirdim, örneğin sık sık kütüphaneyi ve Royal Ontario Museum'u ziyaret ederdim -harika bir yerdi! Lise daha resmiydi, o yüzden derslere katılmak zorundaydım. 17 yaşımda liseden ayrıldım, bu yüzden diyebilirim ki büyük oranda kendi kendini eğitmiş, yetiştirmiş bir insanım. Sanırım zeki doğmuş bir insan olmak bu açıdan beni avantajlı kıldı.

Liseden ayrıldığımda çeşitli sihirbazlık numaraları yapmaya ve profesyonel bir sanatçı olmaya başlamıştım. Sanırım şimdi geldiğim yerde bunun payı vardır.

MBD: Adınızı taşıyan bir vakıf var, James Randi Eğitim Vakfı. Vakıf ne yapar, neyle meşgul olur?

JR: Astroloji, homeopati gibi, bilim olduğunu iddia eden ama aslında olmayan zırvaların gerçek yüzünü göstermekle uğraşıyoruz. Bu amaçla toplumda farkındalık oluşması için konuşmalar yapıyor, kitapçıklar basıp dağıtıyor, etkinlikler düzenliyoruz. Bütün bu sözde bilimleri tespit ettik ve okuyanları genel olarak bunların neden "gerçek olmadığı"nı anlamasını sağlayacak ücretsiz kitapçıklar oluşturduk.

MBD: Günümüzde "inançlar"la alakalı sözler söylemek çok tehlikeli olabiliyor. Mücadelenizde zorluklarla karşılaşmıyor musunuz? Gözü dönmüş bir kesin inançlı...

JR: Bu tarz insanlarla uğraşıyorum ben de. Herhangi bir dine inanmıyorum, meleklere, şeytanlara, ruhlara ya da bu tarz çılgın şeylere. Bu da sıkıntılı bir alanda faaliyet gösteriyorsun demektir.

1 milyon dolarlık bir ödülümüz var bizim, herhangi bir şekilde doğaüstü gücü olduğunu basit bilimsel yöntemler şahitliğinde ispatlayan iddiacıya verilmek üzere hazırladık. Henüz hiç kimse alamadı. Aslında, bu kadar mistik, sözdebilimsel sav sahibi insan varken, bu kadar büyücü, ölüyle konuşucu, falcı varken, insanların binamızın dışında bu ödülü almak için sıraya girmesini beklerdin değil mi? (Gülüyor) Fakat olmadı...

MBD: Saldırı peki, saldırıya uğradığınız oldu mu?

JR: Direkt olarak saldırı olduğunu söyleyemem, bu açıdan şanslıydım. Ancak ben de tehdit alıyorum elbette, ve çok fazla insanın düşmanlığını kazandım. Biliyorsun, fanatikler var ve inançları sorgulandığında saldırganlaşıyorlar. Ben de bütün hayatım boyunca bunu yaptım.

Ben dine ya da ruhlara inanmıyorum dedim, bu konuda çok katı değilim: Ben kendi fikirlerimi kanıtlayabilirim. Üzerinde konuşabiliriz. Ve insanlara bir şans vermek istiyorum: Hadi çıkın ve doğaüstü güçleriniz olduğunu kanıtlayın.

MBD: Bir gözlemim var, iki bölge de Batı Medeniyetine dahil görülse de, sıradan bir Amerikalı, sıradan bir Avrupalı'ya nazaran daha mistik, daha batıl inançlara meyilli ve muhafazakar gibi geliyor bana. Buna katılır mısınız?

JR: Evet, kesinlikle öyle katılıyorum. Belki bunun sebebi, Avrupa'nın yaşadığı katliamdır. Örneğin binlerce Yahudi katledildi, sistematik olarak katledildi ve o esnada hepsi dua ettiler. Fakat dualarına cevap gelmediğini gördüler. "Yoksa Tanrı merhametli değil mi?" diye sordular... Ve bir sorun olduğunu fark ettiler. Bu yüzden hurafelere, batıl inanışlara aldanmaya karşı daha fazla bağışıklık geliştirdiler.

MBD: Peki siyaset? Siyasetçiler bu işin neresinde? Sizce toplumu daha kolay yönetmek için sözde bilimlerin, batıl inançların ve fanatikliğin yayılmasında kasten rol oynuyorlar mı?

JR: Bu iş para kazandırıyor. Şarlatanlar, mistikler, psişikler var olmayan güçlere sahip olduklarını iddia ediyorlar ve insanlar buna kanıyor. Ve falanca hastalığı gidermek ya da sorunu çözmek için para öderlerse, onlara yardımcı olabileceklerini söylüyorlar. Bu resmen bir meslektir. Ve her meslek gibi, her para kazandıran uğraş gibi, bunun da ekonomide ağırlığı var. Ekonomide ağırlığı olanın, siyasette de olur.

Politikacılar da bundan istifade ediyorlar diyebiliriz. Kesinlikle toplumu daha kolay yönetmek için daha dindar ve batıl inançlara meyilli olmasını tercih ediyorlar.

MBD: Eski bir sihirbaz olarak size kesinlikle sormam gereken bir soru: Sihirli bir asanız olsa, ilk neyi düzeltirdiniz?

JR: Tam da bununla mücadele ediyorum işte (Gülüyor). Doğaüstü bir yardım gelmeyecek, bizim vakfın da adı bu yüzden Eğitim vakfı. Ben eğitimin gücüne inanıyorum. O yüzden özellikle çocukların küçük yaştan itibaren iyi eğitilmesi için uğraşırdım yine. En çok önemsediğim şey bu: Çocukların beyninin batıl inançlarla, saçmalıklarla, örneğin astrolojiyle değil, bilimle, şüphecilikle, onlara sonraki hayatlarında yol gösterecek bir anlayışla doldurulması.

MBD: Michio Kaku bir söyleşisinde ilginç bir anıdan bahsediyor. Bugün İsviçre'deki CERN çarpıştırıcısından daha büyük bir çarpıştırıcı Amerika'da yapılacakmış. Öneri kongrenin önüne gelmiş ve kongre üyelerinden biri, fizikçi temsilcisine "11 milyar doları bu işe gömdüğümüz zaman ne yapacaksınız? Tanrı'yı mı bulacaksınız?" diye sormuş. Fizikçi de "Hayır, Higgs Bozonu'nu bulacağız" demiş ve bu yüzden kongre bütçeye onay vermemiş. Bay Kaku, "Ben o fizikçinin yerinde olsam evet Tanrı'yı bulacağız derdim" diyor. Bu ikilem hakkında ne düşünüyorsunuz, yer yer esnek olmamız gerekir mi?

JR: Kimsenin tercihlerine karışamam elbette, bu konuda direkt Kaku'ya dair bir şey söylemek bana düşmez. Bu onun sorunu, benim değil. (Gülüyor) Söylemeliyim ki ben bilim adamı değilim, ama iyi bir bilim kültürüne sahibim. Bence insanlara karşı dürüst olmalıyız. Çünkü bilim her zaman dürüst olmalıdır, çok dikkatli hareket etmelidir.

MBD: Son olarak dinciliğin, mistisizmin ve fanatizmin kıskacında seküler geleneğini muhafaza etmeye çalışan Türk toplumuna ne demek istersiniz?

JR: Burada tanıdığım emekli bir çift var, yaşça benden küçükler -şu sıralar herkes yaşça benden küçük- , yakın zamanda uzun bir Avrupa seyahatine çıktılar. Ve örneğin sizin ülkenizde gördükleri, insanların onlara davranışları, tavırları çok hoşlarına gitmiş. Fakat aynı zamanda, yer yer dinin insanları bağlayan, tutan, engelleyen bir şeye dönüştüğünü gözlemlemişler. Din bu olmamalı.

Bir çok insan, şarlatanların yalanlarına kanmış, ya da bir şekilde bizim vakfımıza yolu düşmüş insanlar, bana gözlerinde yaşlarla geldiler, "Bay Randi, hayatımda büyük bir değişiklik yarattınız..." diyerek. Bu şarlatanlık, sözde bilimler, dincilik, insanların hayatını mahvediyor, ben her gün bunları görüyorum, bunlar üzerine çalışıyorum, mücadele ediyorum. Bu kötülüğün ülkenizi eline geçirmesine izin vermeyin.

Teşekkür: Söyleşiyi gerçekleştiren "M. Bahadırhan Dinçaslan"a teşekkür ederiz.

Kaynak: Radikal Blog

Manta Vatozları ve Ekonomik Değerleri

Atom Bombası ve Mantar Bulutu

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim