Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha fazlası için kaydır
Evrim Ağacı
Yazar 3 gün önce 54s

Son birkaç gün içinde bazı "gazete"ler (!) de dahil olmak üzere sosyal medyadaki birtakım hesapların, Evrim Ağacı olarak 2013 yılında Richard Dawkins ile ilişkili bir ismi Türkiye'de ağırlamış olmamızdan ve Richard Dawkins'in bilimsel çalışmalarından bahsetmemizden yola çıkarak ve Dawkins'in de Epstein'le (o yönde hiçbir kanıt olmamasına rağmen) kriminal bir bağlantısı olduğu varsayımıyla, Evrim Ağacı olarak bizim de Jeffrey Epstein ile bir bağlantımız olduğu yönünde abesle iştigal ve çocukça bir iddiası, artık tetikçilik boyutuna ulaşacak seviyede paylaşıldığı için, bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

Bunu açıklamak zorunda kalmak bile utanç verici olsa da Jeffrey Epstein adlı canavar veya onunla işbirliği yaptığı bilinen herhangi bir kişiyle herhangi bir maddi veya manevi işbirliğimiz bulunmamaktadır. Benzer şekilde, Richard Dawkins'den veya vakfından hiçbir şekilde para almadığımız gibi, herhangi bir dernek, vakıf, örgüt, devlet vb. kurumla hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır.

17
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çınar Ege Bakırcı
Yazar 20 Ocak 2015 6 dk.

Hepimiz Güneş Sistemi'ndeki 8 gezegenin ismini Güneş'e olan sırasıyla sayabiliriz. En azından öyle umuyoruz; eğer emin değilseniz, sırası şöyle: Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve son olarak, Neptün. Ancak bu gezegenlere neden bu isimlerin verildiğini çoğu insan tam olarak bilmiyor. Biz de bu sorunu çözerek, gezegenlerin isimlerinden kısaca bahsetmek istedik. 

Öncelikle genel bir kuraldan bahsedelim: teleskop tam olarak icat edilene kadar bilinen 5 gezegene (Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn) Romalılar hep kendi tanrılarının isimlerini vermişlerdir. Sonradan keşfedilen gezegenlerden olan Neptün'e de Roma Tanrısı'nın adı verilmiştir. Tabii günümüzde bu tanrılara artık inanan pek kimse kalmadığı için, onlara "mitolojik tanrılar" adı verilmektedir. Bunun haricinde bu tür isimlendirmenin yalnızca 2 adet istisnası vardır: Dünya ve Uranüs. Bunların hepsini sırasıyla izah edeceğiz. Şimdi isimlerin nereden geldiğine, baş döndürücü fotoğraflarıyla birlikte, tek tek bakalım:

174
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hero Hero
İnceleyen10 5 gün önce
Kuzey şençiçek seviyorsa mid dir
10.0/10
(3 Kişi)
Puan Ver
Yönetmen: Peter Hausner
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
102.9K UP
Alıntıyı Ekleyen 1 gün önce
Nefretiniz elektriğe dönüştürülebilseydi bütün dünyayı aydınlatmaya yeterdi.⚡️
Kaynak: Tesla - Aforizmalar
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Oytun Akdeniz
Oytun Akdeniz
5.4K UP
Blog Yazarı 1 dk.

Undefined behavior -kısaltırsak (UB)- runtime'da programın nasıl davranacağını Allah'dan celle celaluh başka kimsenin bilmeyeceği; programcıların kesinlikle kesinlikle kaçınması gereken durumlardır. UB'de derleyiclerin belirli bir şekilde kod üreteceği kesin değildir. Peki neden UB vardır? Neden derleyiciler buna izin verir?

Çünkü C ve C++ derleyicileri kodu optimize eden derleyicilerdir. Yani yazılan kaynak kodu yeniden düzenlerler. Bu öyle ki derleyicinin dili olsa, kodu yazan programcıya bu kodu senin yazdığını mı zannediyorsun diye sorsa cevap veremez; o kadar. Öyle durumlar var ki insan aklının ötesinde optimizasyon yapıyor derleyiciler dersek yanılmayız sanırım.

8
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.7K UP
Çeviren 24 Nisan 2018 27 dk.

Beyin cerrahisi 21 Haziran 2014 tarihinde öğleden sonra başlayıp bir sonraki gün Karayip Şafaköncesi’ne (Ç.N. Bir festival günü) kadar uzamıştı. Öğleden sonra anestezinin etkisi geçince beyin cerrahı içeri girdi, metal çerçeveli gözlüğünü çıkardı, incelemesi için bandajlar içindeki hastasının önünde tuttu. “Bunun adı ne?” diye sordu.

Phil Kennedy kısa bir süre gözlüğe baktı. Sonra bakışları önce tavana, sonra televizyona döndü. Bir süre “G… gü…gü…güö”, diye kekeledi. “…Güöö…güöö…göö”.

204
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
151.9K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 8 saat önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Bu korkuyu herkes yaşıyor ve bunu yaşamak insanın elinde olamayan bir durum.Ölümün kesinliğiyle yüzleşmek, insan zihninin taşıyabileceği en ağır düşüncelerden biri. Çünkü biz sadece yaşayan bir organizma değiliz; aynı zamanda geleceği hayal eden, kendimizi zaman içinde devam eden bir “ben” olarak kurgulayan varlıklarız. İşte ölüm düşüncesi bu süreklilik hikâyesini bir anda kesiyor. Bu yüzden sarsıcı.

Evrimsel açıdan bakarsak ölüm korkusu bir hata değil, bir adaptasyon. Doğal seçilim, hayatta kalma eğilimini güçlü olan organizmaları seçti. Tehlikeden korkmayan, riskleri umursamayan canlılar genlerini aktaramadı. Bu yüzden beynimiz tehdit algısına karşı aşırı hassas çalışır. Ölüm düşüncesi en büyük tehdit olduğu için, zihin onu büyütür. Ama burada kritik nokta şu, Evrim bizi “ölümü düşünerek” hayatta kalacak şekilde tasarlamadı; anlık fiziksel tehlikelere tepki verecek şekilde şekillendirdi. Modern insan ise soyut düşünme kapasitesi sayesinde kendi yok oluşunu zihninde simüle edebiliyor. Yani biyolojik donanımımız ile bilişsel kapasitemiz arasında bir gerilim var. Bu gerilim kaygı üretiyor.

Tüm Reklamları Kapat

Sosyal psikolojide Terror Management Theory olarak bilinen yaklaşım, insanın ölümlü olduğunu bilmesinin derin bir varoluşsal kaygı yarattığını söyler. Greenberg ve arkadaşlarının çalışmalarına göre insanlar bu kaygıyla başa çıkmak için kültürel dünya görüşlerine sarılırlar; din, ulus, ideoloji, bilim, sanat gibi yapılar bir tür “sembolik ölümsüzlük” sağlar. Ernest Becker’in dediği gibi, “İnsan, ölümün bilgisine sahip tek hayvandır ve bu bilgi onu anlam üretmeye zorlar.” Yani kültür biraz da ölüm bilincine karşı kolektif bir savunma mekanizmasıdır.

Antropolojik açıdan baktığımızda da hiçbir toplum ölümü sadece biyolojik bir son olarak bırakmamıştır. En eski Homo sapiens gömülerinde bile ölülerin yanına eşyalar konduğunu görüyoruz. Bu, ölümün sosyal bir olay olarak işlendiğini gösterir. Robert Hertz ölümün sadece bireyin biyolojik sonu değil, aynı zamanda toplumun sembolik düzeninde bir geçiş olduğunu söyler. İnsan bedeni ölür ama sosyal kimliği, anlatıları ve etkisi kolektif hafızada yaşamaya devam eder. Kültür, bireysel faniliğe karşı türün geliştirdiği bir süreklilik mekanizmasıdır.

Bilimsel olarak bireysel bilinç sona eriyor olabilir. Ama evrimsel perspektifte baktığında, sen tamamen yok olmuyorsun; genetik olarak atalarının devamısın ve senden sonra gelenlerin olası kaynağısın. Richard Dawkins’in ifadesiyle biz “genlerin hayatta kalma makineleriyiz.”[1] Bu cümle mekanik gelebilir ama başka bir açıdan bakınca şunu gösterir: Hayat birey üzerinden değil, süreç üzerinden akıyor. Sen milyarlarca yıllık kesintisiz bir yaşam zincirinin şu anki halkasısın. Hücrelerinin içindeki moleküller yıldız patlamalarından geliyor. Carl Sagan’ın dediği gibi, “Hepimiz yıldız tozuyuz.” Yani yokluk sandığımız şey bile kozmik dönüşümün bir parçası.

Neden yine de korkuyoruz? Çünkü bilinç kendini merkez alır. “Ben” dediğimiz yapı dağılacak fikri egoya tehdit gibi gelir. Epikuros’un söylediği “Biz varken ölüm yoktur; ölüm geldiğinde biz yokuz” sözü mantıksal olarak rahatlatıcıdır ama duygu düzeyinde yeterli olmayabilir. Çünkü korku rasyonel argümanlardan çok, bağlanma ve süreklilik ihtiyacından beslenir. Şunu fark etmek önemli. Ölüm korkusu çoğu zaman hayat sevgisinin ters yüz olmuş hâlidir. Eğer yaşam senin için anlamsız olsaydı, yokluk fikri bu kadar sarsmazdı. Bu kaygı aslında yaşama tutunduğunu gösterir. Araştırmalar ölüm düşüncesinin insanları daha anlamlı seçimler yapmaya, ilişkileri derinleştirmeye ve değerlerine daha sıkı bağlanmaya yönelttiğini gösteriyor. Yani ölüm bilinci paradoksal biçimde yaşamı yoğunlaştırabiliyor. Uykularının kaçması ise zihnin kontrol edemediği bir düşünceyi sürekli döndürmesinden kaynaklanıyor olabilir. Beyin belirsizliği çözmeye çalıştıkça daha fazla düşünür, düşündükçe kaygı artar, kaygı arttıkça düşünce güçlenir. Bu bir döngüdür. Bu noktada mesele felsefi olmaktan çıkıp fizyolojik bir stres yanıtına dönüşebilir. Böyle durumlarda bedeni sakinleştirmek (nefes düzeni, uyku hijyeni, fiziksel hareket) zihni de sakinleştirir. Eğer bu düşünceler günlük işlevini bozuyorsa, varoluşçu terapi ya da bilişsel davranışçı terapi gerçekten işe yarayabilir.

Tüm Reklamları Kapat

Evrimsel açıdan son bir şey daha var: Doğada hiçbir şey “yok” olmuyor, dönüşüyor. Bireysel bilinç sona eriyor olabilir ama madde ve enerji korunuyor. Sen şu an yaşayan bir süreçsin. Ölüm, yaşamın karşıtı değil; onun tamamlayıcı koşulu. Eğer organizmalar ölmeseydi evrim de olmazdı. Yeni yaşam formlarının ortaya çıkması için eski formların yer açması gerekiyor. Bu sert ama aynı zamanda biyolojik olarak anlamlı bir gerçek.

Belki de mesele sonsuza kadar sürmek değil, sınırlı olduğunu bilerek yaşamak. Albert Camus’nün dediği gibi, “Absürdü kabul etmek ona boyun eğmek değildir.” Ölüm gerçeği değişmeyecek. Ama onunla kurduğun ilişki değişebilir. Şu an korkuyor olman, hayata bağlı olduğunun kanıtı. Korku geçmeyebilir ama onunla yaşamayı öğrenmek mümkün. Ve bu öğrenme süreci, çoğu insanın sandığından daha derin bir olgunluk getiriyor.

Kaynaklar

  1. Richard Dawkins. (1976). The Selfish Gene. Yayınevi: Oxford University Press.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Talha Çakırca
Seslendiren 16 Ekim 2024 4:25
Hayır. En azından çok büyük ihtimalle hayır. Eğer yumurtayı marketten alıyorsanız, döllenmiş yumurta yeme ihtimaliniz sıfırdır; çünkü yumurta çiftliklerinde...
21
İnceleme
Önder Altunlu
Önder Altunlu
50.2K UP
İnceleyen4 3 gün önce
gerçekçi olmayan diyaloglar vs.. berbattı kısaca
Film
8.6/10
(7 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Ağustos 2022 25 dk.

Kuantum dolanıklık (kısaca "dolanıklık" veya "dolaşıklık"), bir grup parçacığın her birinin kuantum durumunun, parçacıklar birbirinden çok uzak mesafeler boyunca ayrılmış olsalar bile, diğerlerinin durumundan bağımsız olarak tanımlanamayacağı şekilde oluşturulduğu, etkileştiği veya uzamsal yakınlığı paylaştığı zaman meydana gelen, fiziksel bir olgudur. Daha kısa tabiriyle kuantum dolanıklık, iki veya daha fazla parçacığın fiziksel özelliklerinin ("kuantum durumlarının") aralarındaki mesafeden bağımsız olarak birbirini etkileyebilmesidir. Kuantum dolanıklık konusu, klasik fizik ile kuantum fiziği arasındaki uyumsuzluğun merkezinde yer alır: Dolanıklık, klasik mekanikte bir karşılığı olmayan ama kuantum mekaniğinde yer alan ana özelliklerden biridir.

Kuantum dolanıklık, aslında sadece atom altı parçacıklara özgü bir özellik değildir; fakat dolanıklığın yeterince uzun süreler ve yeterince uzak mesafeler boyunca korunmaya devam edebilmesi için, dolanık parçacıkların olabildiğince küçük seçilmesi gerekmektedir. Parçacıklar büyük seçilecekse de dolanıklığın bozulmayacağı şartların genellikle laboratuvar ortamında hassas bir şekilde yaratılması ve korunması gerekmektedir. Bugüne kadar bu şartlar altında kuantum dolanıklık, deneysel olarak, hem fotonlar gibi kütlesiz parçacıklar, hem nötrinolar ve elektronlar gibi hafif parçacıklar hem de buckyballs gibi büyük moleküller ve hatta küçük elmaslar ile gösterilmiştir.[7][8][9][10][11] Kuantum dolanıklık; iletişim, hesaplama ve kuantum radarı gibi birçok sahada aktif olarak araştırılmakta ve geliştirilmektedir.

215
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
''Einstein’s Formula'' Sweatshirt

Albert Einstein’ın ünlü kütle-enerji eşitliği formülü ( E=mc2 ). Modern fiziğin temelini oluşturan bu formülü stilinize taşıyın.

Bilgiler ve Uyarılar:

  1. Renk Bilgileri: Sweatshirt siyah olarak üretilebilmektedir.
  2. Beden Bilgileri: Stokta kalan ürünlerimiz arasından dilediğiniz bedeni seçebilirsiniz. Sweatshirt ilgili beden bilgisi almak ve ölçüleri öğrenmek için buraya tıklayınız.
  3. Cinsiyet Bilgileri: Bu ürünümüz unisex üretilmektedir ve her cinsiyete uygundur.
  4. Kargo Bilgileri: Bu ürün sipariş alındıktan sonraki 2 iş günü içinde postalanacaktır. Kargo yöntemimiz hakkında daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.
  5. Yıkama/Ütü Bilgileri: Sweatshirt üzerindeki görsellerin korunması için sweatshirtlerin ters yüz edilerek yıkanması ve ütülenmesi tavsiye edilir. Siyah sweatshirtlerin en fazla 30 derecede yıkanması gerekmektedir.
  6. İade/Değişiklik Bilgileri: Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
Devamını Göster
₺1,200.00
''Einstein’s Formula'' Sweatshirt
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.7K UP
Yazar 3 Ocak 2019 11 dk.

Şempanzelerin ölümü anladığına yönelik bazı araştırma bulguları vardır. Ancak görünüşe göre bu “anlayış”, bedensel fonksiyonların yitimi ve bunun geri dönüşü olmadığı şeklindedir (Anderson, 2018). En yakın akrabalarımızdan olan bu hayvanların bile ölümün kaçınılmaz olduğunu kavradıkları yönünde bir bulguya ulaşılamamıştır. İnsan bildiğimiz kadarıyla, bir gün öleceğinin farkında olan tek varlıktır.

Bu farkındalık zaman içinde yavaş yavaş gelişir. İnsan yavrusu, 9-10 yaş civarında ölümü tüm boyutlarıyla kavramaya başlar (Nagy, 1959). Ancak bu “kabulleniş” teknik açıdan korkunçtur. Çünkü evrimsel mekanik, her bir canlı türünün yaşamkalımına, doğal olarak da en büyük tehlike olan ölümden kaçınmasına dayanır. Kendisinden kaçınmamız gereken nihai tehlikeyle önünde sonunda karşılaşacağımızı bilmek bizi dehşete düşürür.

375
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🧠 Sinir hücreleri (nöronlar), elektriksel ve kimyasal sinyallerle iletişim kuran karmaşık yapılar olarak bilinir. Son yıllarda geliştirilen “kemogenetik” yaklaşımlar, bu hücrelerin davranışlarını genetik olarak belirlenmiş kimyasal anahtarlarla kontrol etmeyi amaçlayan deneysel yöntemleri ifade ediyor.

🔬 Kemogenetikte belirli moleküller nöronlara duyarlı hâle getirilir, bu da araştırmacıların kimyasal bir bileşiğe yanıt veren nöron alt kümelerini seçici olarak aktive etmelerini ya da baskılamalarını mümkün kılabilir. Bu yöntem, nöronların devre düzeyindeki işlevlerini daha hassas şekilde çözümlemek için kullanılan güçlü bir araç olarak değerlendiriliyor.

🧪 Örneğin bazı çalışmalar, kemogenetik anahtarların belirli nöron gruplarını hedefleyerek davranışsal tepkileri değiştirebildiğini gösteriyor. Bu tür yaklaşımlar, beynin hangi parçalarının belirli işlevlerden sorumlu olduğunu ortaya koymada optogenetik gibi tekniklere alternatif ya da tamamlayıcı rol oynayabilir.

🧬 Ayrıca kemogenetik yöntemler, sinir sistemindeki bozuklukları ve hastalık süreçlerini anlamak, potansiyel tedavi stratejileri geliştirmek gibi uygulama alanlarında da bir araç olarak değerlendiriliyor. Ancak bu alan hâlâ yeni ve deneysel kabul ediliyor; etik ve teknik sınırlamalar da hâlen tartışma konusu.

Yazar: Zişan Işık
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
10
Laith Al-Shawaf (ليث الشواف)
Yazar 8 Mart 2022 5 dk.

Evrimsel yaklaşım, sosyal ve bilişsel bilimlerde birçok yeni keşfe yol açtı.[1] Ayrıca, insan zihninin zaten bilinen ancak açıklanamayan yanlarına da ışık tutuyor:

Kaygılar, bizi tehlikelere karşı uyardığından yararlıdır. Ancak kaygılarımız gereğinden fazla ve bazen yersiz ortaya çıkıyor gibi görünüyor. Neden kaygıya bu kadar eğilimliyiz?

32
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bunu sadece Evrim Ağacı'nın eskileri bilir. 2010 yılında kurulan Evrim Ağacı'nın en önemli parçalarından biri, evrim ve ilgili konularda ürettiğimiz devasa Makale Arşivi'mizdi. Bu arşivimiz, her geçen gün daha da büyüyen şekilde yoluna devam ediyor. Nostalji yapmak isteyenlere önerilir!

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close