Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Sosyal Bilimler, Gerçekten Bilim midir?

Sosyal Bilimler, Gerçekten Bilim midir? YouTube
12 dakika
27,675
  • Sosyal Tarih

Birçok ekolden birçok isim bilim üzerine fikirlerini belirtiyor; yanlışlama düşüncesinden araştırma nesnesinin niteliğine kadar farklı konularda yorumlar belirtiliyor. Yaptığımız, kabul ettiğimiz bilim tanımına göre bir sınır çiziyoruz ve bu sınırlar neticesinde neyin bilim olup neyin bilim olmadığını da karar verebiliyoruz. Peki, sosyal “bilimler” de bilim kategorisine giriyor mu?

Günümüzde bu konu üzerine doğa bilimciler ile sosyal bilimciler arasında eskisi kadar çetin olmayan bir atışma olsa da, bu yazı kapsamında, sosyal bilimlerin bilim dünyasına kendini kabul ettirme sürecinin üzerinde duracağız. Yazının sonunu getiremeyecek kadar acelesi olanlar için sonu başa alalım: Bu yazı, Gulbenkian Komisyonu’nun sosyal bilimler tarihi üzerine yazdıklarını temel alarak hazırlandı. Bu doğrultuda denilebilir ki, sosyal bilimler, bilim dünyasında kabul edilmek zorundaydı ve zaman geçtikçe siyasi ve “sosyal” ortam, sosyal bilimleri dışlamayı imkansız hale getirdi. Şu an okuduğunuz yazı, sosyal bilimler üzerine bir yazı olduğu için sıkça tırnak işareti göreceksiniz ve bu tırnak işaretleri, o kelimeler üzerine biraz daha düşünmenize olanak sağlarsa bu yazı amacına ulaşmış olacak.

Tüm Reklamları Kapat

Son bir not daha vererek yazıya geçelim: Yazının başındaki öne çıkan görsel size bir yerden tanıdık geliyor olabilir. Kendisi Bronisław Malinowski, antropoloji meraklılarının sıklıkla duyduğu bir isim. Onun bu fotoğrafı, antropolojinin bir "bilim" olup olmadığının tartışıldığı dönemlerde yaşadığı ve antropolojinin "bilim" sıfatını kazandığı dönemlerde araştırmalarını yaptığı için seçildi. Kendisinin adı yazıda geçmiyor, baştan belirtelim. Ön açıklamaları yaptığımıza göre şimdi başlayabiliriz.

Klasik Bilim

Net bir çizgi çekecek olursak, klasik bilim görüşü ikiye ayrılır: Newton modeli ve kartezyen düalizm. Newton modeli insanların tıpkı tanrı gibi her şeyi kesin bir şekilde bilebileceğini, geçmiş ile gelecek arasında herhangi bir ayrım yapılmaması gerektiğini söylerken kartezyen düalizm ise karşıtlığa dayanır ve sosyal dünya ile fiziksel dünya arasında net çizgiler koyar. Bu iki ana çerçevede birçok kez yer değiştiren “bilim” ise zaman geçtikçe evrensel olan doğa yasalarını aramak olarak tanımlandı.

Tüm Reklamları Kapat

17 ve 18. yüzyıllarda bilim öncelikle gökyüzünü anlamak amacıyla ilerledi diyebiliriz. Bu dönemden sonra bilim ile felsefenin yolları ayrılmaya başladı; çünkü bilim, veri üzerinden ilerlemeye devam ederken felsefeye deneysel/ampirik olarak gözlenemez gözüyle bakılmaya başlandı. Doğa bilimlerinin yükselişi, zaman geçtikçe, felsefenin bir teoloji dalı olarak görülmesine neden oldu. 19. yüzyılda doğa bilimleri tamamen bilimin tanımı olurken, felsefe bilimin karşısında bir alan olarak görülüyordu.

“Modern devlet”in kararlarını dayandırabileceği bir bilgi türüne duyulan “gereksinim”, 18. yüzyılda baş göstermişti fakat o dönemlerde bu yeni bilgi türlerinin nasıl ilerleyeceği konusunda net bir görüş yoktu. Sosyal fizik ismi gündemdeydi ve sosyal filozoflar kültürel göreceliğin farkına varmaya başlayacaktı (Tabii daha öncesinde Vico’nun net olarak “kültürel görecelik” demese de buna atıfta bulunan Yeni Bilim’i vardı ama Vico, toplumların değişmezliği görüşüne daha yakın olan Montesquieu kadar tanınmıyordu.). O dönemde kilise tarafından epey baskı altında tutulan ve bilimden uzak bir duruş sergilediği görülen üniversiteler, bu yeni “yeti” ile birlikte yeniden bilginin yaratıldığı kuruma dönüşeceklerdi. Teoloji üniversitelerde yavaşça gözden düştü, yeni bilim dalları ise felsefe çatısı altında kurulacaktı.

Bilginin disiplinlere ayrılıp meslekleşmesi, yani bilginin devamlılığı üzerine atılacak adımların bilimsel bir zemine oturtulması 19. yüzyıla denk geliyordu. Farklı disiplinlerin ortaya çıkması, sistemli araştırmanın farklı alanlara da yayılması gerektiği inancıyla örtüşüyordu ve bu ikisi arasında bir neden sonuç ilişkisi aranabilirdi. Ayrıca doğa bilimlerinin gelişimi doğrudan üniversitelere bağlı değildi, doğa bilimleri üzerine yapılabilecek çalışmalar henüz 17 ve 18. yüzyıllarda kraliyet akademileri ve özel okullar tarafından finanse edilebiliyordu. Üniversiteler ile birlikte adı anılmaya başlayan sosyal bilimler ise çoğunlukla tarih, klasik diller ve ulusal edebiyat alanlarıydı. Doğa bilimleriyle insan bilimleri arasındaki çekişme burada baş gösterdi. Farklı araştırma nesneleri ve araştırma metotları olası bir çatışmayı da beraberinde getiriyordu.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Sosyal Bilimlerin Yükselişi

Fransız Devrimi'nin ardından Fransa'da sosyal bilimlerin yükselişi başladı. Eğer ki sosyal bir değişim olacaksa bu değişimin nedenleri ve kökenleri aranmalıydı ve bu arayış ancak sosyal bilimler ile olabilirdi. Modern sosyal bilimler bu bağlamda Fransa ve Büyük Britanya'da "rasyonel" temeller üzerine kuruldu, bu temel üzerinden ilerleyen ekol, sosyal bilimlere Newton modeli açısından bakıyordu. Sosyal parçalanma sürecini yaşayan ülkelerse egemenliklerini ortaya koyabilmek ve geleceklerini güvence altına alıp çıkarlarını sağlama alabilmek adına ulusal tarihlerinin nasıl geliştiğine bakmaya başladılar. Ulusal tarihler, kraliyetten çok halk odaklı ilerledi. Tabii o dönem sosyal bilimler Newton modeli üzerine oturtulduğu için son derece evrensel ve şüphe duyulmaz bir tarih görüşü hakim olsa da her ulusun yaşadıkları, geçmiş öyküleri birbirinden farklı olduğu için sosyal bilimlerin evrensellik iddiaları da zarar görüyordu. Bu da ilerleyen süreçte ayakları yere sağlam basan sosyal düşüncelerin doğuşuna neden olacak kırıntılardan biriydi.

Zaman ilerledikçe doğa bilimleri ile felsefenin arası açıldı ve felsefe üniversitelerde kenara itildi. Hatta Auguste Comte -ki kendisi sosyoloji ismini literatüre kazandıran kişidir- felsefe ile “bilim” (buradaki bilim, doğa bilimleri anlamında) arasındaki kesin ayrılığa "boşanma" yorumunda bulunmuştu. Bazı filozoflar, bu “boşanma” durumu sonrasında, Viyana pozitivistlerinin analitik felsefesi gibi bilgilerini daha doğa bilimlerine uyacak hale getirerek yanıt vermeye çalıştılar. Bilimin (doğa bilimleri artık bilim olarak anılmaya başlamıştı), nesnel gerçekliği keşfettiği söylenirken, felsefenin ise yalnızca düşünülen ve düşünülenler üzerine yazılanlar olduğu popüler bir görüş haline geldi. Bu görüş Comte ve Mill tarafından savunuldu. Comte'un tarifiyle sosyal fizik, Fransız Devrimi'nin getirdiği kaos ortamını sonlandıracak ve yönetimin doğa bilimleriyle uğraşan kişilere verilmesini sağlayacaktı. Bu da işlev bakımından oldukça teknokratik temelliydi. Ayrıca Comte tarzı -sosyal bilimlere pozitivist yaklaşan- düşünürlere göre filozof, bir genelleme uzmanıydı. Pozitif bilimler teoloji, metafizik gibi gerçeği açıkladığını iddia eden görüşlerden kurtulmaya çalışıyordu ve Comte'a göre bilim sadece gerçek olguları incelemekle yetinmeliydi. Comte’un çizdiği sosyal bilim yolu, topluma da gerçek olgular üzerinden bakacak, insanın “kendi ördüğü anlam ağları üzerinde asılı bir hayvan” olduğunu bir bakıma göz ardı edebilecekti.

Sosyal bilimlerin farklı dallara bölünmesi 19. yüzyıl itibarıyla artsa da 1850-1914 dönemi üniversiteler açısından önemlidir. Sosyal bilimlerin değişik disiplinleri, ampirik bulgulara dayalı nesne bilgi elde edilmesini sağlamak amacıyla ortaya çıktı diyebiliriz. Amaç, doğruyu sezgi yoluyla bulmak değil, öğrenmekti. Bu tür bir bilginin kurumsallaşması da net ve düz bir çizgi üzerinde, tek hatlı bir şekilde olmadı. Bu tür bilginin nasıl bir yöntem izleyeceği, epistemolojik açıdan nasıl bir yöntem üzerine kurulacağı henüz bilinmiyordu. O dönem için sosyal bilimler, bilim ile edebiyat arasında üçüncü bir kültür olarak da görülüyordu. Henüz akademik temelini tam olarak oturtamayan ve metot yönünden sorunlar yaşayan sosyal bilimler çerçevesinde yapılan çalışmalar, dönemin ağır basan eğilimleri üzerine saptamalar yapmayı amaçlıyordu. Bu bağlamda ele alınacak ilk konu da "kurumsallaşma"nın nerede olduğuydu.

Gerçekte Ne Oldu?

Birinci Dünya Savaşı sosyal bilimler için dönüm noktalarından biri oldu, bu alanın altına eklenebilecek birkaç isim giderek netleşiyordu: Tarih, iktisat, sosyoloji, siyaset bilimi ve antropoloji. Tabii ilk kurumsal yapıyı elde eden tarihti. 19. yüzyıldaki tarih yazımı görüşü -Ranke tarafından sorulan- "Gerçekte ne oldu?" sorusundan hareket ediyordu ve methiyelerden uzak bir tarih anlayışı eksenine oturmaya çalışıyordu. Bu görüş de ampirik belgelere dayanması neticesinde doğa bilimleri tarafında saf tutuyor, “veri” üzerinden ilerliyordu. Bilim ile tarih tam olarak bu noktada kesişiyordu. Kesin çizgiler yoktu ve tarih, doğa bilimlerinin yanında dururken, "gerçeklik" arayışının onu geri götüreceğini bildiği için felsefeye de üstü kapalı bir yakınlık besliyordu. Bir bakıma, tarih bölümlerinin üniversitelerin edebiyat fakültelerinde bulunmalarına da temel olarak bu anlayış gösterilebilir.

Ulusların tarih yazımları 19. yüzyılın başlarıyla epey popülerleşti. Tarih yazımı; krallara methiye düzmek yerine, kendi ulusunun tarihini yazma üzerinden ilerliyordu ama methiyelerin nesneleri değişmişti. Methiyeler artık krallara değil, uluslara ve halklara düzülmeye başladı. Tarih alanı devletlerin işine yarıyordu ama günlük siyaset ve gelecek planları açısından yetersizdi. Devletler de bu eksikliği yeni bilgi alanlarının gelişmesine öncülük ederek kapatmaya çalıştılar. Bu bilgi alanları arasında hukukun da yer aldığını söyleyebiliriz.

Tüm Reklamları Kapat

“Staatswissenschaften”, sosyal sistemlerin işleyiş kurallarını araştıran, sosyal bilim geliştirme yolundaki önemli adımlardan biridir. Bu görkemli, Almanca kelime; tarih, içtihat, sosyoloji ve iktisadın karışımından oluşur ve farklı devletlerin tarihsel özgüllüğünü vurgular. Ayrıca Fransa ve Büyük Britanya'daki disiplinlerarası ayrışmaya pek itibar etmez. Bir bakıma sosyal bilimleri tekeli altında tutan ve birden fazla araştırma nesnesi, metodu olan alanları içinde barındıran bir alandı. 20. yüzyıla doğru bu bütüncül alan ayakta kalamadı ve Fransa ve Büyük Britanya'da da disiplinler ayrışmaya başladı. Max Weber gibi şahsiyetler Alman Sosyoloji Derneği'nin kuruluşuna öncülük ettiler. 1920'lerdeyse sosyal bilimler resmen Almanya'da da terim haline geldi.

Sosyoloji

Buradan sonra yola sosyoloji ile devam edelim. Sosyoloji, kentli işçi sınıfın yol açtığı hoşnutsuzluk ve düzensizliklerle baş edilebilmesi amacıyla dikkatle incelendi ve üniversitelerde dikkate alınmaya başladı. Tarihi “bilgelik” üzerine kurulu olan ama kendi tarihinin “hayırsız evladı” olarak görülebilecek olan bu alan, tabii ki sadece bununla ilgilenmedi. Bu süreçte sosyal reform örgütleriyle bağlarını koparmak isteyen sosyologlar, bu bağı koparabilmek adına pozitivizme yöneldiler.

1945'e kadar önemli disiplinler haline gelen tarih, iktisat, sosyoloji ve siyaset bilimi sosyal gerçekliği betimleme sorumluluğunu üstlendiler. Ortada gerçek, gözle görülebilir, deneye tabi tutulabilir, “net” bir “şey”ler vardı ve sosyolojinin kendine görev edindiği konu bu şeyleri açıklamaktı. Bir şeyleri açıklamaktan ziyade değiştirmenin marifet olduğunu savunan öncülleri olsa da temel alınan şey verilerden hareketle bir sonuca varmaktı. Varılan sonuç, idarecilerin alacakları hamlelerde pay sahibi olabilirdi.

Antropoloji

Sosyolojide durum böyleyken antropoloji ise Avrupa'nın dünyanın geri kalanıyla tanışması vesilesiyle gündeme geldi. Yeni yaşam tarzları ve farklı kültürler ile tanışan Avrupalılar, bunu daha iyi anlayabilmek için antropoloji gibi bir alana başvurdular. Her ne kadar daha önce de bu alana yönelik çalışmalar yapılmış olsa da antropolojinin disiplin haline gelişi Avrupalıların diğer halkları inceleme merakları üzerine kuruldu. İlk antropologlar tıpkı ilk tarihçiler gibi evrensel konularla ilgilenirken, alan gereği bazı bölgelerin etnografı oldular. Alan araştırması (ki burada ampirik yöntem görülebilir, doğa bilimlerinden kopuş yok), katılımcı gözlem gibi metotlar geliştirildi. Avrupalının merakını gidermek ve sömürge yolları için enfes bir alan olan antropoloji, sosyolojiyle birlikte dönemin siyasal ekollerinden en çok etkilenen alanlardan biri oldu.

Tüm Reklamları Kapat

Oryantalistler, yani Doğu bilimcileri ise araştırmalarını uygarlık yaratan değerler ve uygulamalar dizisini anlamak ve yorumlamak üzerine kurdular. Kendilerini sosyal bilim çatısı altında değil, insan bilimleri çatısı altında gördüler. Tabii Weber, Toynbee ve daha az da olsa Marx da oryantalist çalışmalara odaklandılar ama onların amacı Batı'nın neden medeniyet kurucusu olduğunu açıklamaktı, oryantalistler gibi Doğu uygarlıklarının kendilerini konu almıyorlardı. Bu bağlamda onları bu alana dahil etmemek daha uygun olabilir.

Coğrafya

Coğrafya ise 1945 öncesi dönemde tarihe destek veren bir kol olarak görüldü. Bu yüzden sosyal bilimler çatısı altında mekan ve yer konuları ihmal edildi. Sosyal bilimler zaman boyutuna ilgi duyarken, mekan konusunda yetkin olmayı düşünmedi. Bir bakıma mekan sadece olayların olduğu yer olarak görüldü ve önemsiz kaldı. Bir diğer görüşe göre mekan olayları etkileyen bir ortam olarak ele alınıyordu ama olayların çözümlenmesinde mekan yine ikinci faktör olarak gösteriliyordu. Yine de antropoloji gibi uygulamalı sosyal bilimler de mekansallık görüşüne sahipti.

Sonuç

Biyolojik bir hayvan türü olarak insanın evrimi 2 kademeden oluşur (aslında iri beyinli diğer hayvanlarda da böyledir; ancak insanda kat kat daha belirgindir): biyolojik evrim ve kültürel evrim.

İnsanı "insan" yapan unsurlar, kendisinden önceki atalarından ayrılmasından sonra, milyonlarca yıl içerisinde evrimleşmiştir. Bu biyolojik evrimin parçalarından biri, beynin evrimidir. Ancak beynin evrimi, sıra dışı bir olguyu doğurmuştur: kültür.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Wundersmith – Morrigan Crow'un Gerçek Kimliği

Waterstones Çocuk ve Gençlik Kitabı Ödülü’nü kazanan; Amazon, Times, Bookseller tarafından yılın kitabı seçilen ve 38 dile çevrilen NEVERMOOR serisinin ikinci kitabı.

“Sana bahşedilmiş bir lütuf var, Morrigan. Ve onun ne anlama geldiğine sadece sen karar verebilirsin. Başkası değil.”

Morrigan üstündeki ölümcül laneti atlatıp gizemli Wunderous Cemiyeti’ne katılmayı başardı. Ama Nevermoor hakkında öğrenmesi gereken daha çok şey var.
Bolca sihir, hayal gücü ve dostluk bulmayı umduğu Wunderous Cemiyeti’nde, önce okul müdiresi onu feci kırıcı –ve sıkıcı– tarih derslerine mahkûm ediyor, ardından sonsuza dek kardeşlik yemini etmiş ekip arkadaşları birdenbire ona sırtını dönüyor. Gerçek apaçık ortada: Eskiden iyilikle anılan Wundersmith kelimesi, Ezra Squall gücünü kötüye kullanıp Nevermoor halkına ihanet ettiğinden bu yana karanlık ve korkunç bir anlama büründü. Onlar için Morrigan’a bahşedilmiş yetenek bir sihir değil, lanet. Burası onun evi olacaksa, önce Wundersmith’lere eski saygınlığını kazandırmak zorunda.

Ezra Squall onu karanlık tarafa çekmeye kararlı.
Hamisi “Şanlı Şerefli Kaptan Jüpiter Amantius North Hazretleri” ise
birer birer ortadan kaybolan cemiyet üyelerini aramakla meşgul.
Ama Morrigan Crow Kışdenizi Cumhuriyeti’nden, Nevermoor’daki
en nefret edilen kişi olmak için kaçmadı!

“Ustalıkla kurgulanmış. Hep daha fazlasını merak ettiriyor.”
New York Times

Devamını Göster
₺72.00
Wundersmith – Morrigan Crow'un Gerçek Kimliği

Gerçekten de, insanın tüm yaşantısı biyolojik ve kültürel olarak ikiye bölünmüştür. Kültür, köklerini biyolojiden alır; ancak onun ötesine dek gelişebilmiştir. Kültürel unsurların içerisinde biyolojinin yoğun ve göz ardı edilemez izleri bulunur; hatta memetik veya sosyobiyoloji gibi alanların doğumu mümkün olmuştur. Ancak kültür, temel bilimlerin penceresinin ötesinde de, daha uygulamalı ve insani (beşeri) bilimlere ihtiyaç duyar. Ancak bunların katkısıyla tam olarak anlaşılabilir. Temel bilimsiz kültür kör, beşeri/sosyal bilimsiz kültür topaldır diyebiliriz. 

Bu söz Fransız biyolog, filozof ve bilim yazarı Rostand'a atfedilse de, bunu destekleyebilecek güçlü bir kanıt bulunmamaktadır.
Bu söz Fransız biyolog, filozof ve bilim yazarı Rostand'a atfedilse de, bunu destekleyebilecek güçlü bir kanıt bulunmamaktadır.
Evrim Ağacı

Dolayısıyla insanı ve insana dair olan her şeyi anlayabilmek, sistemleştirebilmek, bilgi yığınlarını bilgi birikimi haline getirebilmek, geçmişten dersler çıkararak geleceğe yönelik öngörülerde bulunabilmek için sosyal bilimlere muhtacız. Bu sebeple, bu bilimlerin arka plana itilmemesi ve "insani" olmasından ötürü şahsi inançlara/tercihlere açıklık gibi bariz bir zaafından özveriyle arındırılmalıdır. Bu, zorlu bir iştir; ancak bilimin kolay olduğunu kimse iddia etmemiştir. Bilim ve aydınlanma, daima kazanacaktır.

Görüldüğü üzere sosyal bilimlerin yükselişi Avrupa'nın dünyanın geri kalanına üstünlük kurduğu döneme denk geliyor. Bu anlamda Darwinci, başarılı olanın hayatta kaldığı görüşler, sosyal bilimlerin bilim sahnesinde yer almaya başladığı dönemlerde oldukça büyük bir yer tutuyordu. Çünkü Avrupalılar bu üstünlüklerini ilerlemeci bir görüşle bağdaştırmışlar, üstünlüklerini bilimsel anlamda kanıtlayacak bilimlere ihtiyaç duymuşlardı.

Sosyal bilimlere yönelik, Gulbenkian Komisyonu’nu temel alan bu yazı, birçok istisnayı da göz ardı etmesi nedeniyle tamamen doğru olamaz. Bu anlamda bunu bir özet veya giriş yazısı olarak görüp ilerleyen okumalarınızı yaparken buradaki bilgileri de teyit etmenizi öneririz. Sosyal bilimlerin tarihi, yaptığınız bilim tanımına ve sosyal bilimlere bakış açınıza göre değişiklik gösterebilir, ki bu çok doğaldır. Kendi içinde dahi net olamayan ve genel geçer doğruları olmaması gereken sosyal bilimler alanı, bu yönüyle de bizleri cezbediyor. Umarız sizi de ilerleyen okumalarınızda cezbeder.

Alıntı Yap
Okundu Olarak İşaretle
90
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 17
  • Muhteşem! 4
  • Umut Verici! 2
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Bilim Budur! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • I. Wallerstein. (1996). Sosyal Bilimleri Açın, Gulbenkian Komisyonu. ISBN: 13 978-975-342-099-0. Yayınevi: Metis.
  • R. Aron. (2014). Sosyolojik Düşüncenin Evreleri. ISBN: 978-975-0040-41-4. Yayınevi: Kırmızı Yayınları.
  • A. Swingewood. (1998). Sosyolojik Düşüncenin Kısa Tarihi. ISBN: 975-7298-31 -X. Yayınevi: Bilim ve Sanat Yayınları.
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 06/12/2022 21:04:00 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7553

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Doğa Yasası
Sosyal
Müzik
Sahte
Cinsiyet
Yanlış
Biyokimya
Wuhan Koronavirüsü
Astronomi
Evrimsel Biyoloji
Çeşitlilik
Manyetik
Su Ayısı
Karanlık Madde
Obezite
Kimya Tarihi
Lgbt
Tedavi
Avcı
Göğüs Hastalığı
Doğru
Savunma
Önlem
Nasa
Atmosfer
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Alıntı Yap
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
E. C. Kartal, et al. Sosyal Bilimler, Gerçekten Bilim midir?. (12 Ocak 2019). Alındığı Tarih: 6 Aralık 2022. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/7553
Kartal, E. C., Ölez, Ş. (2019, January 12). Sosyal Bilimler, Gerçekten Bilim midir?. Evrim Ağacı. Retrieved December 06, 2022. from https://evrimagaci.org/s/7553
E. C. Kartal, et al. “Sosyal Bilimler, Gerçekten Bilim midir?.” Edited by Şule Ölez. Evrim Ağacı, 12 Jan. 2019, https://evrimagaci.org/s/7553.
Kartal, Emre Can. Ölez, Şule. “Sosyal Bilimler, Gerçekten Bilim midir?.” Edited by Şule Ölez. Evrim Ağacı, January 12, 2019. https://evrimagaci.org/s/7553.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'ndaki reklamları, bütçenize uygun bir şekilde, kendi seçtiğiniz bir süre boyunca kapatabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kaç ay boyunca kapatmak istediğinizi aşağıdaki kutuya girip tek seferlik ödemenizi tamamlamak:

10₺/ay
x
ay
= 30
3 Aylık Reklamsız Deneyimi Başlat
Evrim Ağacı'nda ücretsiz üyelik oluşturan ve sitemizi üye girişi yaparak kullanan kullanıcılarımızdaki reklamların %50 daha az olduğunu, Kreosus/Patreon/YouTube destekçilerimizinse sitemizi tamamen reklamsız kullanabildiğini biliyor muydunuz? Size uygun seçeneği aşağıdan seçebilirsiniz:
Evrim Ağacı Destekçilerine Katıl
Zaten Kreosus/Patreon/Youtube Destekçisiyim
Reklamsız Deneyim
Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.