Psikolojinin İşi Zor!
Psikoloji elbette ki bir bilimdir. Fakat en büyük talihsizliği, bunu tek başına kanıtlayacak argümanlara ancak yan dallar üzerinden sahip olabileceğinin ileri sürülüşüdür. Bu da psikolojinin bir bilim olup olmadığı ile ilgili tartışmaların ana nedenidir.
Oysa bilimi bilim yapan şey ispattır ve ispata yönelik argümanların deneye ve gözleme dayalı, sınanabilir, doğrulanıp yanlışlanabilir, tekrar edilebilir olup olmadığıdır.
Psikoloji bu sınavların çoğundan geçer iken, temel uğraşı; anlık gelişen, değişen, dönüşen ve bir o kadar karmaşık olan insan zihni olunca işi daha da zorlaşır.
Doğrulanıp yanlışlanabilme ve tekrar edilebilir olma sorunsalı, hem her tür etkiye açık aynı zihnin, onu doğrudan veya dolaylı etkileyebilecek olan sayısız değişkene bağlı olarak değişim potansiyelinin, hem de aynı olgu ve ölçüm üzerinden aynı potansiyele açık diğer zihinler ile mukayasede ( karşılaştırmada) karşılaşılabilecek geniş yelpazenin bir sonucudur.
Fakat akıllı insan kafası karıştığında soru sorar. Soru şu: Son sözü kim söyler?
Son sözü “Ruh” biliminin alt yapısı biyoloji, üst yapısı kimya ve bağlı olduğu temel yapı fizik söyler. Hepsi de bilim ve bilimsel…
Kanıt mı?
Bilimde “kesin”, “mutlak” , “%100” yoktur. Fakat bunların olmayışı, sınayıp sunduklarının adımızdan daha dayanaklı ve ispata açık olmadığı anlamına gelmez. İsteyen deneyebilir. Sevgiyle…