Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Puan Ver
14
Puan Ver

Erkekler cinsel dürtüleri baskılamak konusunda kadınlara oranla daha fazla zorluk çeker mi?

Elbette hepimizin karşısına çıkan bir deyiş bu. Erkeklerin cinsel arzusunu baskılamasının imkansız olduğu söylenir, kadınların aksine. Fakat bunun gerçeklik payı var mı? Var ise kadını daha iradeli kılan şey ne? Evrimsel süreç ile nasıl açıklanabilir?

3
755 görüntülenme
Teşekkür (1)
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
Reklamı Kapat
3 Cevap

(Yazdığım cevap, yıllardır okuduğum ve izlediğim çeşitli bilimsel kaynakların aklımda bıraktığı tortulardan ve kendi tecrübelerimden yaptığım mantıksal çıkarımlara dayalı bir yorum niteliğindedir...)

İnsan erkeği birçok memeli türünde olduğu gibi mümkün olduğunca fazla dişiyi döllemek üzere evrimleşmiştir (bkz. neredeyse sınırsız sperm üretimi). Kadın ise en kaliteli genlere sahip erkeği bulup sınırlı sayıdaki yumurtalarını boşa harcamadan ondan sağlıklı bir yavru yapmak ve yavrusuna kendi ayakları üzerinde duracak hale gelene kadar annelik yapmak üzere...

Bu çok temel noktadan bakacak olursak erkeklerin, evrensel olarak, genelde neden "çapkın" olduğu, kadınların da genelde neden "beyaz atlı prens"i bulmak için çaba sarfettiği anlam kazanır.

Erkeğin fizyolojisinin ona uyguladığı cinsel davranış dürtülerinin yukarıdaki evrimsel nedenden dolayı hem daha primitif bir nitelikte hem de daha sık gerçekleştiğini düşünebiliriz. Günlük üretimi milyonlarla ifade edilen sperm hücreleri bir şekilde düzenli olarak harcanmalıdır ki dünyaya mümkün olduğunca yeni yavru gelsin. Bugün harcansa yarın yenileri oluşacak ve onların da fazla beklenmeden harcanması gerekecektir. Bu durumda dürtünün erkeğe fısıldadığı "Sık sık cinsel ilişkiye girmelisin; arayı çok açma!"dan ibarettir. Aynı ya da farkli kişilerle... Günde milyonlarca sperm üretebilen ve dişisi az yavru yapabilen bir organizma olarak, popülasyondaki genetik çeşitliliğin artması için farklı dişilere spermini saçması anlamlıdır. (Buradan yapılması gereken başka bir çıkarım da, ilişki imkanı bulamayan erkek bireyler için mastürbasyonun ne kadar gerekli, sağlıklı ve neredeyse "hayati" olduğudur.)  

Kadına gelecek olursak... Erkek bir günde milyonlarca sperm hücresi üretirken kadın, her 28 günlük mentruasyon dönemi için döllenebilir nitelik kazanmış tek bir yumurta üretiyor. Erkeğin amacı, pratikte sonsuz sayıdaki gametlerini saçmakken kadınınki neredeyse tam tersi: Sınırlı sayıdaki aşırı değerli yumurtalarını sadece, onları hak edecek nitelikte, yüksek kaliteli sperm sahiplerini bulursa sunmak. Dolayısıyla kadının cinsel dürtüsü "daha akıllı ve sakin" tipte; "Önemli olan doğru kişiyi bulmak, yumurtalarımız sınırlı ve değerli. Doğru kişiyi bulduğumuzdan emin olana kadar sana çok yüklenmeyeceğim, sadece aktif bir arayıcı olmanı sağlayacağım" tarzında... Doğru kişi bulunduğunda ise iş değişiyor. O zamanki baskının erkeğin yaşadığı standart baskıdan çok daha güçlü olduğunu düşünüyorum: "İşte tüm yaşam amacının potansiyel sağlayıcısı. Sakın bunu kaçırma. Bu kişi sana kaliteli spermler verecek, yavrun sağlıklı olacak, ayrıca iyi de babalık yapacak gibi bir hali var. Hedefe kitlen ve sakın bırakma" tarzında bir baskı. (Filmlerde de klişeleşmiş bir sahneye dönüşmüş olan, sevdiği erkekten evlilik teklifi alan kadının aşırı derecede sevinmesi ve adeta büyük bir stres boşalması yaşayarak gözyaşlarına boğulması durumuna anlam veremeyenler konuya bir de bu açıdan bakabilir...)  

Kadın için sürecin devamında, yani hamilelikte ve yavru doğduktan sonraki birkaç yılı kapsayan süreçte, cinsel dürtülerin dikkate değer biçimde azalmasının nedeni ise tüm enerji ve zamanını yavru bakımına daha rahat bir şekilde aktarabilmesi...

Özetle, sadece gamet üretimindeki bu biyolojik farklar bile iki cinsiyet arasında cinsel güdü ve dürtüler açısından farklar olmasını gayet anlamlı kılıyor.

685 görüntülenme
Puan Ver
8
Puan Ver
Teşekkür (6)
Paylaş
8

Zihin çok karmaşık bir yapı, zihindeki düşünceleri bastırmak ise bununla beraber anlaşılması zor bir cevap arayışına sokuyor insanı. Cinsel dürtüler de sonuçta beynimizde gerçekleşen bir takım biyokimyasal olayların bir sonucu. İşte bu dürtüler bazı insanlarda çok aktif iken, bazılarında bu kadar olmayabiliyor ki bu da aseksüellik dediğimiz durumu ortaya çıkarıyor. Bu dürtüler irademiz tarafından engellenebilir, zaten bu irade olmasa hayvanlardan farkımız da olmazdı elbet ancak bu dürtüleri besleyen bir takım olaylar var, fazla porno izlemek, fazla masturbasyon yapmak gibi bir takım cinsel aktiviteler bu zihnimizdeki karşı cins algısını değiştirebilir ve normalde beynimiz karşı cinsi gördüğünde vereceği tepkiyi belki 10 katına çıkarabilir beyin de zihin bakımından bu kadar aktif iken elbette birey zorluklar yaşayacaktır belki de bunu başaramayacak ve bir şekilde karşı cinse dokunmak onunla yakınlaşmak isteyecektir. Bunun aynısının kadın vücudunda da olduğunu biliyoruz. Ancak benim gözlemlediğim sosyal verilere göre kadınlar erkekler kadar atılgan veya sapık hareketler dizginlemiyor bunun kadınların iradesinin daha yüksek olmasıyla değil, kadınların cinsellik ve aşk hissiyatlarının güvenden sonra gelmesiyle bir diğer değişle güvenle beraber güçlenmesiyle bağdaştırıyorum. Bir kadın güvendiği bir erkeğe karşı, sapık derecede cinsellik düşünen bir erkeğin duyduğu hisler kadar çekim hissedebilir ve aynı şekilde bu hisleri dizginlerken zorluk da çekebilir. Ancak dediğim gibi kadının bunu yaşaması için önce güvenmesi gerekir aksi taktirde hisleri erkeklerin ki gibi kuvvetli olmaz, erkekte böyle bir ihtiyaç yoktur sonuçta hamile kalan ve çocuğuna bakması gereken taraf erkek değildir ve evrimsel süreçte erkeklerde hoşlanma daha ön planda iken, kadınlarda güven daha ön planda olmuştur.

469 görüntülenme
Puan Ver
2
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
2

Evrimsel olarak veya biyolojik olarak vs vs .. Görülen o ki kadını da erkeği de doğa gireceği topluma göre ayarlıyor. Erkek biyolojik olarak çok eşliliğe yatkın olsun, kadın biyolojik olarak da tek eşliliğe yatkın olsun diyelim herkesin söylediği gibi. Şu noktayı kaçırmamak lazım bizler herşeyi biyolojimize göre yaşamıyoruz bizde ayrıca akıl, kültürel yapı , ahlak ve bu gibi bizi toplumda sınırlayan çok fazla şey var. Bu sahip olduğumuz akılda bizi diğer hayvanlardan ayıran en önemli şeydir yoksa bizde bir ora ile bir diğeri ile çiftleşir dururduk bu durumda da toplumsal düzen ahlaki değerler darmadağın olurdu. Kadın, cinsel deneyimini karşısında güçlü saldırgan kendisine zarar verebilecek biri ile yaşar(erkek) ve tabiki en başta ona güvenmek isteyecektir aksi takdirde zarar görebilir ve bu cinsel ilişki sonucunda elinde bir bebek ile tek başına kalabilir ve toplum tarafından dışlanabilir bu eylem sonucunda kadının kaybı çok büyük olacağı için tabiki güvenebileceği bir partnere ilgi ve şehvet duyacaktır.Kendi cinsel duygularınu erkeğen nazaran daha fazla bastıracaktır çünkü o zayıftır zarar görebilir ve kaybı erkeğe göre daha büyük olur .Tam tersini düşünelim erkek de! Toplum onu her zaman korur , o heryerde para kazanabilir savaşabilir çünkü kas gücü ve bağımsızlık ondadır .Cinsel İlişkiye gireceği taraf hem zayıf hem güzel hemde çekicidir bu yüzden hep daha güzeli ile beraber olmak ister. Bu kadar güzellik içinde toplumunda ona verdiği özgürlük ve güç çerçevesinde binlerce veya daha fazla kadın ile ilişkiye girip onlara hakim de olmak isteyecektir. Ama duygu her iki cinste de vardır ve ikiside aynı şeyi arar.

115 görüntülenme
Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
0
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Milyonlarcası elmanın düştüğünü gördü; ancak sadece Newton 'Neden?' diye sordu.”
Bernard M. Baruch