Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Puan Ver
1
Puan Ver

Bacağı olmayan bir insanın çocuklarının da bacakları olmamalı mı?

Yani benim av yaparken kullandığım gözüm veya gwliştirdiğim bir tekniğim neden benden sonraki soylarıma direk doğal olarak geçiyor yani nasıl anlatayım bilemedim diyelim benim önceden kuyruğum vardı ve bulunduğum şartlara göre ihtiyacım yok bu kuyruğa ve kullanmıyorum kullanmamak başka birşey ama bunun körelmesini nasıl açıklıyorsunuz

3
Teşekkür (2)
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
Reklamı Kapat
3 Cevap

Evrimsel bir özellik değişimi için mutlaka:

  • Popülasyon olmalıdır (bireyler evrimleşmez!)
  • Çeşitlilik olmalıdır (tıpkıbasımlar evrimleşmez!)
  • Kalıtsallık olmalıdır (nesilsiz evrim yaşanamaz!)

Sorularımızı sırayla soralım:

  • Popülasyon var mı? Evet, bacak kesme olayı tek bir kişiye etki etmiyor; popülasyon var.
  • Çeşitlilik var mı? Evet, bacağı kesilen veya kesilmeyen bireyler var.
  • Çeşitlilik kalıtsal mı? Hayır! Bacak kesmek, genlerde herhangi bir değişim yaratmıyor ve kalıtsal değil.

Tek bir sorunun cevabının bile hayır olması dolayısıyla, evrimden söz edemeyiz.

*

Sorunun ikinci kısmı anlamak için başa bir örnek üzerinden gidelim:

  • Fillerin son asırda, her yeni nesilde daha kısa yapılı dişlerle doğması konusu birçoklarının kafasını karıştırmaktadır; çünkü avlanmanın dişleri evrimleştirebileceğini düşünmekte zorluk çekerler. Hemen sorularımızı sırayla soralım:
  • Popülasyon var mı? Evet, fil popülasyonu var.
  • Çeşitlilik var mı? Evet, diş uzunluğu konusunda filler arasında çeşitlilik var.
  • Çeşitlilik kalıtsal mı? Evet, diş uzunluğu genetik olarak belirleniyor ve kalıtsal nitelikte.

Her sorunun cevabı "Evet!" olduğu için, evrim yaşanacaktır diyebiliriz. Bu evrimin öngörülebilir olup olmadığı ile ilgili olarak 4. sorumuzu soralım:

4. Seçilim var mı? Evet, yasa dışı avcılıkla uğraşanlar, her seferinde en uzun dişlere sahip olan filleri hedef almaktadırlar; çünkü filler silahlı korumalarla korunmaktadır ve kısa sürede en büyük dişlere ulaşmak avcılar için avantajlıdır. Buna bağlı olarak, genetik nedenlerle daha kısa dişlere sahip olmak avantajlıdır; çünkü hayatta kalma başarısını doğrudan etkilemektedir. Bu daha kısa dişleri üreten genlere sahip bireyler daha kolay hayatta kalır, daha çok ürer ve gelecek nesildeki filler de ortalamada daha kısa dişli olur.

Yani yasa dışı fildişi avcılığı sonucunda fillerin sadece evrimleşmesini beklemeyiz; ayrıca bu evrimin her nesilde giderek küçülen dişler yönünde olmasını bekleriz. Gördüğümüz tam da budur!

Yani fil popülasyonu içinde diş uzunluğuna bağlı olarak bir çeşitlilik vardır, dişin uzunluğu genetik temellerde belirlenmektedir (yani kalıtsaldır). Bu çeşitlilik üzerine hayatta kalma başarısını etkileyen bir seçilim baskısı (yasa dışı fildişi avcılarının yarattığı baskı) uygulanmaktadır. Bu durumda filler, her nesilde daha kısa dişli olacak biçimde evrimleşmektedir.

*

Şimdi de körelmeyi görebildiğimiz Meksika Tetrasının gözlerinden bir örnekle devam edelim. Mağaralarda Yaşayan Meksika Tetrası Balıklarının Gözleri Körelerek Yok Oldu. Peki bacak kesme olayı ile ne farkı var? Anlatayım.

Buna evrim ekonomisi deniyor. Artık o özelliğin kullanılmasına gerek olmayan organların üretilmeler bakılmaları, beslenmeleri gerekir. Bu da çok masraflıdır. Dolayısıyla popülasyon içerisinde bu işlevsiz organları üretmeyenler, enerji tasarrufu bakımından diğerlerine göre avantajlı konuma geçerler. O işlevsiz gözlere harcayacakları enerjiyi hayatta kalmak ve üremek için kullanabilirler. Böylece nesiller içerisinde işlevsiz olan organı en az (veya eksik olarak) üreten ve hatta hiç üretmeyenler, en avantajlı olanlardır. Bunlar daha fazla üreyecek ve o organların üretilmesine engel olan genetik mutasyonları gelecek nesillere aktaracaklardır. Böylece nesiller içerisinde o organlar yok olacaktır.

Yani burada bir kalıtsallık var. O organı daha körelmiş şekilde oluşmasını sağlayan bir mutasyon vb gibi kalıtsal bir çeşitlilik olursa evrim ekonomisinden dolayı avantajlı olmuş olur ve bu kalıtsallığı gelecek nesillere daha çok aktarır. ve organ körelir.

*

Kaynakçadaki içeriklere de bakmayı unutmayın.

Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
5
Puan Ver
Teşekkür (5)
Paylaş
5
Orijinal Soru: Bir canlının içinde bulunduğu ortamda normalde kullandığı, fonksiyonu olan bir organı çevre koşulları değişince neden köreliyor ve kayboluyor?

Evet her şey genlerimizde gizlidir fakat burada atladığınız bir kısım var "MUTASYONLAR" Peki mutasyon nedir ?

Mutasyon ya da değişinim, bir canlının genomu içindeki DNA ya da RNA diziliminde meydana gelen kalıcı değişimlerdir. Mutasyonlar hem vücut hem de üreme hücrelerinde görülebilir. Üreme hücrelerinde görülen mutasyonlar kalıtsaldır ve yavrulara da aktarılır . Vücut hücrelerinde görülen mutasyonlar sadece eşeysiz üreyen canlıların yavrularına aktarılır .

Kas yapma olayında kasların kişinin yavrusuna geçmemesinin sebebi kas yapmanın bir mutasyon değil modifikasyon olmasıdır. Peki modifikasyon nedir ?

Modifikasyon, canlılarda çevrenin etkisiyle meydana gelen ve kalıtsal olmayan özelliklerdir. Çevre koşulları bazı genlerin işleyişini değiştirebilir. Bundan dolayı ortam koşulları eski haline dönünce canlıda eski haline döner veya oluşan karakter oğul döllere aktarılmaz. Lamarck'ın gözlemleri modifikasyona örnektir.(1)

Çevre koşulları değişince canlılar adaptasyon geçirirler . Adaptasyon nedir ?

Adaptasyon veya uyum, doğal seleksiyonda başarılı olmuş, ona sahip olan organizmayı evrimsel olarak daha uyumlu kılan bir özelliktir. Sıfat olarak, yani böylesi bir özelliği tarif etmek için, adaptif terimi kullanılır. Adaptasyon, canlıların ortamlarında başarılı bir şekilde yaşamasını sağlayan kalıtsal değişikliktir.(2)

Körelmiş Organlar

Körelmiş yapılar, evrime göre, canlılarda zaman içerisinde işlevsizleşerek iz halinde kalmış yapılardır. Bazı körelmiş organlar, zamanla ev sahibi organizmalar tarafından asıl işlevlerinden farklı görevlerde kullanılacak şekilde evrimleşebilirler.(3)

Organlar ve Yapılar Neden Körelir?

Bildiğiniz gibi evrim, doğa şartlarına bağlı olarak işleyen bir süreçtir. Doğa şartları ise, katrilyonlarca parametrenin etkisi altında sürekli, an be an değişirler, küçük ya da büyük miktarlarda. İşte bu değişimler, canlıların doğada hayatta kalma ve üreme başarılarını birebir etkilerler. Her türün bireyleri, bireysel olarak birbirlerinden farklıdırlar. Buna, genetik farklılıklar sebep olabileceği gibi, çevrenin de etkisi sebep olabilir. Bunun en güzel örneği, farklı ailelerde büyüyen ama genetik olarak tıpatıp aynı olan tek yumurta ikizlerinin arasında fiziksel ve davranışsal pek çok fark olmasıdır. İşte bu tür içi bireysel farklılıklar (ki bunların sayısı da katrilyonlarla ifade edilebilir), sayısız çevresel etmene karşı bir nevi sınav içerisindedirler. Bu sınavda çevre şartlarına en uyumlu olanlar daha kolay hayatta kalır ve daha kolay/çok üreyebilirler. Böylece kendilerini bu şartlara karşı güçlü kılan genleri ve dolayısıyla bu genlerin etkilerini yavrularına aktarabilirler. Bunun sonucunda da, nesiller sonunda, çevre şartları tamamen değişmediği müddetçe, o şartlara daha önceki nesillerden çok daha uyumlu türler evrimleşir.

Bu evrimsel süreçte, doğa şartları sürekli değişebildiği için, canlılar da rüzgarda savrulan yapraklar gibi beklenmedik yönlere doğru, nesiller içerisinde evrimleşmek durumunda kalabilirler. Bu evrim sırasında ise, daha önceden bulunulan ortamda ya da bulunulan çevre koşullarında işe yaradığı için binlerce, milyonlarca yıldır avantaj sağlayan ve seçilen organlar ve yapılar, bir noktadan sonra doğa şartlarının veya bulunulan ortamın değişmesiyle hiçbir işe yaramaz hale gelebilirler. İşte bu organlar, evrim ekonomisi dediğimiz bir mekanizma içerisinde, yine nesiller içerisinde yok edilirler.

İşlevini Yitiren Bir Organ Nasıl Körelir?

Hiçbir canlı, günümüzdeki haliyle var olmamıştır ve olmayacaktır. Tüm canlılar, doğa içerisinde sürekli bir değişim ve evrim içerisindedirler. Bu değişim, her zaman ortama en fazla adapte olmak ve en fazla üreyebilmek yönlerinde olmaktadır. Ancak bu durumlar sürekli değişebildiği için, bu yönlerin ne tarafa doğru olduğunu kestirmek çoğu zaman olanaksızdır; bazı sınırlar dahilinde istatistiki çıkarımlar yapılabilecek olsa da.

İşte, yukarıda da açıkladığımız gibi, çevre şartlarının değişimleri etkisi altında, yüzbinlerce ve milyonlarca yıldır evrimleşmekte olan ve belirli bir yönde gelişen organlar, işlevlerini yitirebilirler ve artık işe yaramayabilirler. Örneğin, yukarıdaki yazılarımızda değindiğimiz gibi 20 yaş dişleri, apandiks, üçüncü göz kapağı gibi organlar insanda körelmiş organlardır. Bunlar az sonra, bazı detaylarıyla birlikte döneceğiz.

Bu organların körelme sebebi, yukarıda basit matematiksel işlemlerle gösterdiğimiz devasa enerji harcamalarıdır. Popülasyon içerisinde genetik sebeplerle artık işe yaramayan organların üretiminde sorunu olan canlılar avantajlı konuma geçeceklerdir ve biz farkında olmasan da bu varyasyon (çeşitlilik) doğada sıkça bulunur. Çoğu insanda çeşitli organlar eksik olarak var olabilirler veya hiçbir zaman var olmazlar (buna agenez adı verilir). Eğer ki bu organlar, gerçekten yaşanılan ortamda hiçbir işe yaramıyorsa, vahşi ortamda yaşıyor olsaydık, bu kişiler doğal bir avantaj sağlayacak olurlardı, çünkü bu işlevsiz organlar artık gereksiz yere enerji harcamıyor olacaktı. Diğer hayvanlar için de aynı durum geçerlidir: eğer bir organ işlevsizse, onu üretmeyen ya da körelmiş olarak üreten canlılar, bir bütün olarak üretenlere göre enerji ekonomisi açısından avantajlı olacak ve daha kolay hayatta kalacaktırlar.

Genellikle Evrimsel Biyoloji'nin anlaşılamama sebebi, doğada bulunan çeşitliliğin göz ardı edilmesidir. İnsanlar, bir türe ait bütün bireylerin tıpatıp aynı olduklarını sanarlar, özellikle de insan dışı türlerin. Bir sincap, çoğu insana göre Dünya'nın her yerinde bir "sincap"tır ve değişmez. Hatta bizler, farklı milletlerden insanların bile tıpatıp aynı olduğunu iddia ederiz (Türkler Çinliler'in tıpatıp aynı olduklarını iddia eder, Çinliler de Avrupalıların). Halbuki her bir türün içerisinde, akıl almaz sayıda, hatta sonsuz sayıda farklılıklar bulunmaktadır ve çevre koşulları altında bu farklılıklar canlılara çeşitli üstünlükler ve zayıflıklar sağlamaktadırlar. İşte evrimin Seçilim Mekanizmaları, bu farklılıkları seçerek işler ve avantajlılar hayatta kalıp ürerken, zayıflar elenerek yok olurlar. Tam olarak bu sebeple, gereksiz organları sürdüren canlılar avantajsız konuma düşerken, bu organları en başından, genetik kökenli sebeplerle üretmeyen bireyler, tür içerisinde enerji verimliliği açısından avantaj sağlayacaklardır

Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
1

Kaynaklar

  1. wikipedia Modifikasyon
  2. wikipedia Adaptasyon
  3. Wikipedia Körelmiş Organlar
  4. Evrim Ağacı Körelmiş Organları daha iyi anlamanız için bu link yeterli olacaktır diye düşünüyorum .
Orijinal Soru: Bir canlının içinde bulunduğu ortamda normalde kullandığı, fonksiyonu olan bir organı çevre koşulları değişince neden köreliyor ve kayboluyor?

Mutasyon ve kalıtım sonucu alt nesillere aktarılıyor diye biliyorum. Örnek vermek gerekirse kutuplarda yaşayan siyah renkli ayılardan birinin yavrusu mutasyon sonucunda beyaz renkli doğuyor. Kalıtım yoluyla beyaz renkli ayının yavruları de beyaz renkli olmaya başlıyor. Renginden dolayı avcılara karşı kamufle olan beyaz ayılar hayatta kalırken siyah renkli ayılar doğal seçilim sonucu yok oluyor. Bu olay gibi mutasyon sonucu, körelmiş organların bir canlıda daha kullanışlı halde farklılık gösterdiği ve bu farklılığın o canlının doğal seçilimde galip gelmesini sağladığı sonucu çıkarılabilir. Bu benim fikrim. Daha doğru cevap veren biri çıkacaktır zaten.

Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
1
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Yeterince gelişmiş bir teknoloji, sihirden ayırt edilemez.”
Arthur C. Clarke