Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Sorulara Dön
Yusuf Asaf Güven
Üye 19 Eylül
3

Bir umuttur yaşamak! Umudu nasıl yitirir insanı?

"Umudunu yitirme." Hayır, ben umudumu yitirmiyorum; o, beni yitiriyor. Peki umut dediğimiz şey nedir? Neye bağlanmalı, neye bağlanmamalıyız? Mesela delice sevdiğimiz o kişi var ya… Bizi hiç sevmemesine rağmen bir gün seveceği hayaline kapılmak mıdır umut? Sahi ya umut nedir? İmkansızlık nedir? Gerçeklik nedir? Hakikat nedir? Bi anda bu kadar kavramı sormamın s Her biri bağlantılı olmasından dolayı. O halde tekrar soruyorum umut nedir?
3 Cevap - 982 görüntülenme
Bir umuttur yaşamak! Umudu nasıl yitirir insanı?
Bir umuttur yaşamak! Umudu nasıl yitirir insanı?
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
3 Cevap
Buse Çakmak
Buse Çakmak
136.0K UP
Okur 21 Eylül

Öncelikle soru ve alt metni harika olmuş, cevap vermeden geçmek istemedim.

Umut ve Felsefe

Öncelikle umut konusu insanlığın yalanlanamaz gerçeklerinden biri olduğundan bu konuda birçok filozofun birbirilerinden farklı "tanımları" vardır umut adına. Örneğin Nietzsche'nin umuda bakış açısını şu alıntıdan anlayabiliyoruz: "Ümit mi? Ümit kötülüklerin en büyüğüdür!"[1]

Spinoza ise umudu ve korkuyu harmanlar ve ortak bir paydada birleştirerek aslında Yung'un "her şeyin zıddıyla var olduğu" felsefesine yakın bir tanımda bulunur: "Umut, gerçekten, olması bize kesin değil diye görünen gelecek veya geçmiş bir şeyin hayalinden meydana gelmiş kararsız bir sevinçten başka bir şey değildir. Korku, tersine olarak, yine kesin olmayan bir şeyin hayali ile meydana gelen kararsız bir kederdir. Şimdi bu iki duygulanıştan şüpheyi kaldırırsanız, umut güvene, korku umutsuzluk haline düşer; korktuğumuz veya umduğumuz bir şeyin hayaliyle meydana gelen sevinç ya da kederi yapan budur."[2]

Tüm Reklamları Kapat

Aslında umut nedir sorusuna cevap ararken insanın kendi içinde neyi umut ettiğine bakmamız gerekir. O delice sevdiğimiz, imkansız gibi görünen, sevdalı olduğumuz kişiye duyulan umut, yarınların güzel olacağına dair duyulan umut, kara bulutların çekilip kıyıda bıraktıklarına bakma isteğine duyulan umut.. Kısaca insanın ve hayatın olduğu her yerde umut da vardır. Umut var ama; hani dedik ya her şey tersiyle var olur diye, ya umutsuzluk?

Umutsuzluk

İster felsefi, ister biyolojik olarak bakalım yine de cevap aynı yere çıkıyor kanımca: her şeyin bir sonu var. Umudu kaybederiz çünkü belki artık beynimizin sürekli dopamin salgılamasını sağlayan "belki" artık etkisini bitirir. Kumarbazlarda "belki kazanırım" umudu mesela, onları kumara bağımlı yapan "belki"nin umudu ve umutla salgılanan dopaminlerdir. Sevdada, kara günlerde vs.de de bu böyledir. İnsan bir belkiye tutundu mu.. Sıra yavaş yavaş kaçınılmaz olarak umudun kaybına gelir.

Umutsuzluk hakkında Kierkegaard şunları söyler Works of Love kitabında: "Kişi umutsuzluk içerisinde olmadığını söyleyerek kaygıyı kendisinden uzak tutmaya çalışır. Umutsuzluk insanın kendisine karşı oluşturduğu bir Savunma Mekanizması’dır." Ona göre umutsuzluk kavramı, insanın 2 farklı tarafı arasındaki dengesizliğinden / dengeyi kurma yetersizliğinden kaynaklanır. Sorun, umutsuzluğu meydana getiren unsurlar veya sentezin kendisinden değil, senteze kurulan ilişiki, olaylara yüklenen anlamlardır. Dolayısıyıla umutusuzluk; bedenin değil, Tin'in bir "hastalığıdır". Aynı zamanda Kierkegaard umutsuzluğu her ne kadar ızdıraplı olsa da kişinin yüksek varoluş aşamasına geçmesi için geçmesi gereken bir yol olarak görür. Şöyle geçer kitapta: "Umutsuzluk, başka biri olamayıp aynı zamanda kendisi de olmayı başaramayan İnsan’ın Hastalığı’dır.".[3]

Sonuç

İnsan ne umutsuz yaşayabilir, ne de korkudan, kaygıdan uzak bir şekilde hayatta kalabilir. Her birinin bizi harekete geçirme yönü de vardır. Korkarız ve hayatta kalırız, kaygılanırız ve harekete geçeriz, umut ederiz ve ertesi sabaha uyanabilmek için bir sebep buluruz. Bu sebepler bazen imkansız, bazen gözümüzde büyüttüğümüz sebeplerdir; fakat sebep, sebeptir. Bugün seni yataktan çıkaran şey umudun yarattığı motivasyondur; yataktan çıkamayacak kadar yorgun argın, her şeyin anlamsız olduğunu hissettirendir umutsuzluk. Fakat umut etmemek, bir insanın tüm haliyle umutsuz olup hayatta kalması da mümkün değildir. Umut sadece delice sevilen sevgiliye, imkansıza duyulan "belki" değildir. Umut, en küçük kırıntısıyla bile her zaman olacaktır. Otobüse yetişme umudu, trafiğe takılmama umudu, terfi alma umudu, yazın terden eriyip giderken kışın geleceğini bilmenin umudu... Umut vardır, olacaktır.

Umutsuz hisseden biri büyük bir umudunu yitirmiş olabilir. Fakat bu böyle değil midir? Çocukken yeni bir oyuncağın umudunu kurarken, şimdilerde bir evin, bir arabanın, bir sevgilinin, bir ülkenin geleceğinin umudunu kurmuyor muyuz? Zaman gelecek sağlığın umudunu, dostlukların umudunu, kim bilir, belki bir yudum suyun umudunu kurmayacak mıyız?

Kaynaklar

  1. I. D. Yalom. (1996). Nietzsche Ağladığında. ISBN: 9789755391465. Yayınevi: Ayrıntı Yayınları. sf: 102.
  2. B. Spinoza. (2023). Ethica ( Baruch Spinoza ). ISBN: 975-290-14 7-X. Yayınevi: Dost. sf: 145-146.
  3. S. Kierkegaard. (2020). Sevginin İşleri. ISBN: 978-6057768162. Yayınevi: Pinhan Yayıncılık. sf: 12-13.
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni 20 Eylül

Umut, yer yer bir yalan insanı hayatta tutan. Bazı yalanlara ihtiyacımız var. Bir şeyin olmayacağını bilsek de bazen umut ederiz. Umut etmek zorundayızdır. Genel olarak insanın yaşamı acılıdır. Çünkü hisseder. Bu nedenle acı çeker, mutsuz olur. Bu tür anlarda bir şeylere tutunmak isteriz. Tutunduğumuz şey ne olursa olsun denizin ortasında kaldığımızda uzakta görünen bir karadır o. Bizi yaşama bağlar. Kara sandığımız şeye yaklaştığımızda onun kara olmadığını, gözlerimizin bize oyun oynadığını fark edebiliriz. Ama belki de gerçekten karadır. Umut ettiğimiz şey gerçekten de var olabilir.

Bu kadar edebi konuştuk, harika. Ama umut etmeyi bütün haksızlıklara, bütün kötülüklere katlanma şekli olarak düşünmemeliyiz. Her zaman haksızlığa karşı mücadele edeceğiz umudumuzu yitirmeden.

Tüm Reklamları Kapat

4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Esat Kudret
Esat Kudret
747.4K UP
Akıl yürütmeyi öğrenmeye çalışan bir öğretmenim. 24 Eylül

Umut Teslim Olmamaktır!

Her duygu ister bir beklenti ister bir korku ister bir heyecan veya bir direktif içerikli olsun, insanidir, olağandır.

Umut da tıpkı sevgi, aşk, nefret, korku, kaygı, sevinç, üzüntü, öfke, sükûnet vb. gibi bir duygunun adıdır. Bu, dayanaksız ve emeksiz bir saf beklentiye de vesile olabilir onu var edecek harekete geçmeye de. Tıpkı ön yargı ile ön görü arasındaki dağlar kadar fark gibi.

Tüm Reklamları Kapat

Hangisi olacağına karar verecek olan bizleriz. Bu kararı belirleyecek olan bizim tercihimiz: Kim kimi yönetecek? Biz mi duygularımızı, duygular mı bizi?

Duygularımızın bizleri yönetmesine karar verdiğimiz an ipler artık onların elindedir ve varacağımız sokak çıkmaz sokaktır. Ki buna teslim olmak diyoruz.

Fakat onları biz yönetirsek, onlar her zorlukta yol açıcı bir kılavuza dönüşür çünkü yönetmek aynı zamanda emek harcamak koşulunu da dayatır. Bir yerde emek varsa, her koşulda işler rayına girer ve her şekilde arzulanan menzile ulaşılır iddiasında değilim fakat rayına giren her işin, her arzulanan menzile ulaşmanın öncesinde mutlaka çok ciddi bir sabır ile örülmüş alın teri-emek vardır.

Tıpkı her direnenin-mücadele edenin kazanmayabileceği fakat her kazananın mutlaka direnen ve mücadele eden oluşu gibi.

Tüm Reklamları Kapat

Burada direnmeye-mücadeleye vesile olan konunun hükmü yoktur. Bu bazen erişilmesi arzulanıp yarım kalan bir aşk da olabilir, dünya ölçeğinde kokuşmuş bir düzeni insanca dönüştürme çabası da.

İşte umut tam da burada devreye girer. Altı boş değildir. Altını dolduran şey sorgulayan akıl ve çıktısı bilim, edilir kılan ise bu kılavuzluk ile harcanan emek ve gösterilen dirençtir. Yol aldıran ve belki de en önemli şey ise ısrardır. Mermeri delen, suyun tazyiğinin aksine damlaların sürekliliği değil mi! Sevgiyle…

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close