Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

image

Gerçekten de öyle, değil mi? 

Bu kadar açık bir gerçeği vurgulamak bile anlamsız. Ancak bu kadar açık bir gerçeği görebilen insanlarımız, ne yazık ki bir o kadar açık olan diğer gerçeği görememektedirler: Damarlarınızın, sinirlerinizin veya uzun olabilecek şeylerinizin uca eklenmesi sonucu çok uzun bir mesafe elde edebiliyor olmanız, tamamen anlamsızdır.

Evet, kulağa hoş gelir: "Sinirlerimizi uç uca eklesek Ay'a gider gelir." veya "Damarlarınızı uç uca eklerseniz Dünya'nın etrafını 2-4 defa sarabilirsiniz." Ancak bunların bilimsel herhangi bir bilimsel anlamı olduğu şaibelidir. Daha ziyade, "avam popüler bilimcilik" olarak görmek mümkündür. Hele ki bu veriler, "Vücudumuz muhteşem, onca şey sığmış!" şeklinde yapılan bilim dışı argümanlara alet edilince, iyice rahatsız edici bir hal almaktadır.

Hacimler, Yoğunluklar ve Uzunluklar

Neden? Çünkü cisimleri "uç uca ekleme"nin sonu ve sınırı yoktur. Zira siz, mikro (metrenin milyonda biri) ve nano (metrenin milyarda biri) büyüklükteki cisimleri uç uca ekleyerek, mezo (kabaca santimetreden kilometreye kadar olan seviye) ve makro (kabaca kilometre ve üstü) düzeyde çıkarımlar yapmaktasınız. Bu, en yalın ifadesiyle, anlamsızdır. Bunun çok basit bir nedeni vardır: Nano boyutta da 1, 2, 3 diye sayıyorsunuz; makro boyutta da 1, 2, 3 diye sayıyorsunuz. Ancak bunların kapladıkları hacimler birbirinden öylesine farklı ki, bunların uç uca eklenmesinden elde edilen şeritler birbirinden tamamen farklı uzunluklara sahip. Dahası, bunlar farklı boyutlarda bulunmalarına rağmen, oluşturdukları mesafeler rastgele seçilmiş tek bir boyutta (ki biz mezo boyutta yaşadığımız için, bu boyut mezo boyuttur) bu iki farklı skala değerlendirilmektedir. Nano boyuta sığdırabileceğiniz "şeylerin" sayısı ile makro boyuta sığdırabileceğiniz "şeylerin" sayısı birbirinden bambaşka olacaktır. Fakat tek bir sayma sistemini (1, 2, 3...) kullandığınız ve sonrasında da iki ayrı boyuttaki uzunlukları bu aynı sayı sistemiyle çarparak kıyaslama yaptığınız için, hesap hatalı olmaktadır. Yani iki skaladaki "şeylerin" sayısını uzunluk olarak kıyaslayamazsınız. Bu hatalıdır.

Bunun en temel sebebi, farklı boyutlardaki cisimlerin farklı yoğunluklarda olmasıdır. Örneğin bir atom ne kadar ufak bir yapı olsa da, atom içi madde yoğunluğu inanılmaz düşüktür. Öyle ki, atomun çekirdeği bir futbol stadyumunun merkez noktası olacak olsa, en yakın elektron stadyumun en üst sıralarında oturan insanlar kadar uzakta olurdu. Geriye kalan her şey de boşluktan ibaret olurdu. Ancak o atomların oluşturduğu biz insanlar veya kayalar gibi cisimler hiç de "boş" değildir. Maddece zengin bir doğaya sahibizdir. Dolayısıyla bu farklı boyutlarda (mikro, mezo, makro, vs.) sayısallıktan yola çıkarak yapılan uzunluk kıyasları anlamsız olacaktır.

Boyut Farklarındaki Uyumsuzluklar

Bir başka açıdan açıklayalım: Sinirler ve damarlar, mikro ve nano düzeyde, yani metrenin milyonda ve milyarda biri kadar ufak cisimler olabilirler. Atomlara indiğinize ise, nanometre ve hatta pikometre (metrenin katrilyonda biri) boyutlara ulaşırsınız. Bu boyutlardaki yapılardan, sizin mezo dünyanızda, yani milimetreden kilometreye kadar olan mesafelerde veya makro dünyada (kilometreden astronomik uzaklık birimlerine kadar olan aralıkta) o kadar fazlasını sığdırabilirsiniz ki, elbette upuzun; ancak bir o kadar da ipince yapılar elde edersiniz. Bu, anlamsızdır. Örneğin ortalama bir sinirin uzunluğu 50 mikrondur (50x10−650x10^{-6} metre) ve vücudunuzda 100 milyar (10x10−1010x10^{-10}) nöron bulunur. Şimdi atomik seviyeye inelim: Ortalama bir atom birkaç Angstrom'dur (10−1010^{-10} metredir). Ne kadar indik? Mikron seviyesinden 10.000 kat aşağıya indik. Peki ya bu skalaya sığdırabileceğimiz şeylerin sayısı? 70 kilogramlık bir insanda 7x10277x10^{27} atom bulunur! Az önceki nöron sayısından 101710^{17} kat fazla! Yani 100.000.000.000.000.000 kat! Yüz katrilyon kat! Orantısızlığı ve kıyasın anlamsızlığını görebiliyor musunuz? 10.000 katlık bir boyut azalmasına karşılık, 100.000.000.000.000.000 kat sayısal artış!

Bunu şununla kıyaslayabiliriz: Dünya'daki bütün karayollarını toplarsak, bazı hesaplara göre Evren'in öteki ucuna ulaşabiliriz. Ancak karayollarını nasıl uç uca ekleyeceğiz? Her birini 1 şeritli mi sayacağız, 6 şeritli mi? Bunları, parçalayarak mı uç uca ekleyeceğiz? Parçalayacaksak, ne kadar küçük parçalara ayıracağız? Yani 100 metrelik, 6 şeritli bir yolu, 600 metrelik tek şeritli bir yolla mı eşdeğer göreceğiz? Her bir karayolunu oluşturan her bir atomu mu uç uca ekleyeceğiz? Yoksa kuarklar düzeyine inecek miyiz?

Sayısal Bir Örnek

Bunu son ve sayısal bir örnekle kapatalım: Sadece 1 insanın vücudundaki tüm atomların karbon atomları olduğunu varsayalım. Karbon atomu 0.22 nanometre çapa sahiptir, yani 1 metrenin, yüz milyarda birinin 22 katı. Bu atomu isteseniz de göremezsiniz, o kadar küçüktür, Ancak 1 insanın vücudundaki tüm atomlar, yani 7x10277x10^{27} (7'nin yanına 27 tane sıfır) atomumuz, uç uca eklenecek olsaydı, bu 170x1015170x10^{15} kilometrelik (170 milyar kere milyon kilometrelik) bir yol yapar. Dünya'nın Jüpiter'e olan uzaklığı 750 milyon kilometredir. Dünya'nın Plüton'a olan uzaklığı 4.4 milyar kilometredir. Bir diğer deyişle, tek bir insanın vücudundaki tüm atomlar uç uca eklenirse, Dünya'dan Plüton'a 40 milyon kere gidip gelebilecek kadar yol çekebiliriz! Vay canına, ne de etkileyici...

Tabii ki değil. Zira eğer boyut olarak ele aldığınız cismi küçültürseniz, sayısı artacağından uç uca eklediğinizde elde edeceğiniz yol katlanarak artar. Bir kayadaki atomlar da benzer bir yol yapar, bir kuyruklu yıldızdaki atomlar da... Tamamen anlamsız!

Tabii ki bu tarz kıyaslamalar, eğer ki sizi kavramlar üzerinde düşünmeye itiyorsa ne âlâ! Ancak eğer ki kafanızı karıştırıyorsa, bu örnekler üzerinden kavramları algılanmanın çok da faydalı olmayabileceğini söyleyebiliriz. Örneğin tamamen alakasız ama benzer bir örnek verelim:

Bir su bardağı içindeki su moleküllerinin sayısı, Dünya üzerindeki tüm suların dolduracağı bardak sayısından fazladır.

Bu ifade doğrudur. 250 miligram su içinde 8.36x10248.36x10^{24} molekül bulunmaktadır. Dünya'daki tüm suları bar 250 miligramlık bardaklara dolduracak olsak, 5.54x10215.54x10^{21} bardak kullanmamız gerekirdi. Yani molekül sayısı, bardak sayısından 1000 kat kadar fazladır. Ancak bunun bize kattığı bilgi nedir? Neredeyse hiçbir şey.

Sözümüz odur ki, sizi böyle boyut farklılığına dayalı saçma kıyaslamalarla kandırmaya çalışanların oyununa gelmeyin.

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder