Tüm Reklamları Kapat

Sığırcık (Sturnus vulgaris)

4dk
Sığırcık (Sturnus vulgaris)
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?

AI ile Özet Oluşturabilirsiniz.
  • Sığırcıklar, parlak siyah tüyleri, kısa kuyrukları ve mevsimlere göre değişen gagalarıyla tanınan, dünya genelinde yaygın ve ılıman bölgelerde yaşayan sosyal kuşlardır.
  • Sığırcıkgiller ailesi polifiletik bir yapıya sahip olup, sığırcıkların yakın akrabası kara sığırcık türüdür ve bu türler arasında melezleşme gözlemlenmiştir.
  • Sığırcıklar çeşitli böceklerle beslenir, sosyal iletişimde kanat çırpma ve tüy kabartma gibi davranışlar sergiler, taklit yetenekleriyle kültürel eserlerde yer almış ve insanlarla etkileşimleri çeşitlidir.

Sığırcık; Avrupa, Asya, Kuzey Afrika, Kuzey Amerika ve Okyanusya'nın birçok bölgesinde yaygın olarak bulunan sığırcıkgiller familyasına ait bir kuş türüdür. Bu kuşlar ortalama 20 santimetre boyunda ve 60-100 gram kütlesinde olup metalik parıltılı parlak siyah tüyleriyle ayırt edilebilirler.

Kısa kuyruklu ve gedikli bir yapıya sahip olan bu kuşlar, sıkça çimliklerde ve otoparklarda dolaşırken görülürler. Yetişkin kuşlar, yılda bir kez tüy değiştirirler; ancak taze sonbahar yetişkinleri yaz kuşlarından çok farklı bir görünüme sahiptirler.

Sığırcıklar mor-yeşil ışıltılı, kısa kuyruklu ve siyah renkte kuşlardır. Bu kuşların uzun ince gagaları kış aylarında siyahken yavrulama dönemlerinde sarı renge dönüşür. Sonbaharda yaşanan tüy dökümünden sonra beyaz uçlu gövde tüyleri sayesinde oldukça benekli bir görünüm kazanırlar. Kış ilerledikçe bu beyaz uçlar aşınır ve kuşlar, az benekli ışıltılı siyah bir görünüme bürünür. Erkek sığırcıkların boyun tüyleri daha uzun ve dar olup yuva döneminde gagalarının kökü mavi renktedir. Dişi sığırcıkların ise gagalarının kökü pembe renklidir. Genç kuşlar gri-kahverengi görünümde, göğüsleri çizgili ve gagaları koyu renktedir. Yetişkin bireylerin kanat açıklıkları ise 39 santimetre civarındadır.

Tüm Reklamları Kapat

Evrimsel Tarih ve Taksonomi

Sığırcıkgiller, esas olarak Eski Dünya'ya özgü bir gruptur ve tür çeşitliliği açısından en zengin bölgeler Güneydoğu Asya ve Sahra Altı Afrika'dır. Bu aileye ait Sturnus cinsi, polifiletik yapıdadır. Yani Sturnus cinsi, evrimsel olarak farklı atalardan gelen türlerden oluşur. Bu türler, benzer fiziksel özellikler veya davranışsal adaptasyonlar göstermiş olabilirler, ancak bu benzerlikler, ortak bir atadan gelmelerinden ziyade bağımsız evrimsel süreçlerin sonucudur. Dolayısıyla üyeler arası ilişkiler henüz tam olarak çözümlenmemiştir.

Sığırcığın en yakın akrabası, göç etmeyen bir tür olan kara sığırcıktır (Sturnus unicolor). Bu tür, buzul çağı sırasında İber Yarımadası'nda bir hayatta kalmış eski bir sığırcık (Strunus vulgaris) popülasyonundan türemiş olabilir. Mitokondriyal gen çalışmaları, benekli sığırcığın sığırcığın bir alt türü olarak kabul edilebileceğini öne sürmektedir. Sığırcık ile kara sığırcığın melez döller verdiği de bilinmektedir.

Orta Pleyistosen devresine ait sıradan sığırcık kalıntılarının varlığı bilinmesine rağmen, Sturnidae ailesinin fosil kaydının yetersizliği, aile içindeki ilişkilerin belirlenmesinde sorunlara yol açmaktadır.

Ekolojik Dağılım ve Habitat

Bu kuşlar, İzlanda'dan başlayarak ılıman Avrasya'nın çoğu bölgesine yayılmıştır. Güney Afrika, Polinezya (Fiji ve Tonga), Avustralya, Yeni Zelanda, Bermuda, Kuzey Amerika (her iki kıyı boyunca, Pasifik ve Atlantik, güney Alaska'dan Meksika'ya kadar), Porto Riko ve Jamaika'ya kadar Dünya'nın çoğu yerinde dağılım gösterirler.[1]

Tüm Reklamları Kapat

Popülasyon ve Koruma Statüsü

Bu tür tehdit altında değildir. Olgun birey sayısının 150.000.000 olduğu tahmin edilmektedir.[2]

Kara sığırcık
Kara sığırcık
eBird

Davranış ve Etoloji

Sığırcıklar genellikle çimenlikler, tarlalar ve kısa bitkilere sahip diğer açık alanlarda karınlarını doyururlar. Sıklıkla diğer kuş türleriyle birlikte beslenirler. Bu türler arasında kargalar, baykuşlar, karatavuklar, karga türleri, ev serçeleri, güvercinler, Amerikan turnaları ve Amerikan kuzgunları bulunabilir.[3]

Sığırcıkların sosyal yapıları, bu kuşların sürü içindeki iletişim yöntemlerini incelemek için mükemmel bir örnek teşkil eder. Bu kuşlar rahatsızlık ya da rekabet durumlarında tepkilerini kanat çırpma ya da rakiplerine meydan okuyacak şekilde dik durma yoluyla gösterirler. İletişim esnasında tüylerini kabartabilir ve başlarının tüylerini kaldırarak rakiplerine odaklanabilirler. Alt rütbedeki kuşlar genellikle tüylerini düzeltip uzaklaşarak boyun eğerler.

Tel üzerinde konumlanan sığırcıklar, diğer kuşları itmek için kayarak sosyal alanlarını savunmaya çalışabilirler. Erkek sığırcıklar, bölgelerini savunurken ve dişilere kur yaparken iddialarını yuva çevresinde şarkı söyleyerek ve aynı anda kanat çırparak güçlendirirler. Çiftleştikten sonra, erkekler eşlerini sürekli takip eder ve diğer erkek kuşları bölgeden uzaklaştırır.

Sığırcıklar oldukça agresif kuşlardır. Genellikle yuva yapmış ya da aktif bir yuvayı kullanmakta olan ağaçkakanlarla mücadele ederler. Ötüşleri çok çeşitli olabilir ve insan sesi dahil birçok sesi taklit edebilirler. Yuvalarını ya tek başlarına ya da gevşek koloniler halinde inşa ederler.

Sığırcık dişileri yumurtalarını tek başlarına kuluçkalarlar. Fakat yavrular çıktıktan sonra her iki cinsiyet de beslemeye yardım eder.[4] Kuzey Yarımkürede mart ve mayıs ayları arasında, Güney Afrika'da ise eylül ve aralık aylarında ürerler. Dişiler üç ila altı tane yumurta yumurtlar. Kuluçka süresi on bir ile on beş gün arasındadır. Yavru dönemi on sekiz ila yirmi bir gün sürer ve her yıl iki ila üç kuluçka yapılır.

Diyet ve Metabolizma

Bu kuşlar birçok tür böcek, eklembacaklılar, tahıl ve meyvelerle beslenirler. Genellikle yerden yiyecek toplarlar ve sıklıkla büyük sürüler halinde beslenirler.

İnsanlarla Etkileşim ve Kültürel Referanslar

Sığırcıklar birçok zararlı böcek ve yabani ot tohumunu yedikleri için faydalı olarak görülürler. Ancak Kuzey Amerika'da sürüler halindeki büyük sayıları, binalara kirli yuvalar yapmaları, tarım arazilerinden tahıl ve meyve alıp götürmeleri gibi nedenlerle zararlı olarak kabul edilirler.

Sığırcıkların taklit yeteneği, ilk dönem nesirsel Gal öykülerinden biri olan Mabinogion adlı eserde, Naturalis Historia'yı yazmasıyla tanınan yazar Yaşlı Plinus'un eserlerinde ve William Shakespeare'in bazı eserlerinde kendine yer bulmuştur.

Meşhur Avusturyalı etolog Konrad Lorenz, kitabı Hz. Süleyman'ın Yüzüğü'nde onlardan "fakir adamın köpeği" olarak bahsetmiştir, çünkü yavruları doğadan kolayca elde edilebilir ve dikkatli bir şekilde el ile yetiştirildikten sonra bakımları oldukça basittir.[5] Esaret altında yaşayabilen kuşlardır.

Tüm Reklamları Kapat

Orta çağ Galler efsanesi Mabinogion'da, eserin içindeki karakterlerden Branwen bir sığırcığı evcilleştirmiş, ona kelimeler öğretmiş ve kuş İrlanda Denizi'ni geçerek kardeşleri Bran ve Manawydan'a bir mesaj göndermiştir. Onlar da Galler'den İrlanda'ya onu kurtarmak için yelken açmışlardır. Yaşlı Plinus ise bu kuşların Latince ve Yunanca tam cümleler konuşmayı öğrenebileceğini iddia etmiştir. William Shakespeare'in Henry IV oyununda, Hotspur şu cümleleri söylemektedir:[6], [7]

Kral, Mortimer hakkında konuşmamı yasakladı. Ama onu uyurken bulacağım ve kulağına 'Mortimer!' diye bağıracağım. Hayır, sadece 'Mortimer' demeyi öğrenmiş bir sığırcık alıp ona vereceğim ki öfkesi daima canlı kalsın.

Öte yandan ünlü müzisyen Mozart, G Majör Piyano Konçertosu'ndan (KV. 453) bir bölümü söyleyebilen evcil bir sığırcığa sahipti. Mozart, bu kuşu henüz halka sunulmamış bir eserinden bir melodi parçasını söylediğini duyduğu bir dükkândan satın almıştı. Kuşa oldukça düşkün olan Mozart, onun üç yıl sonra ölümü üzerine büyük bir cenaze töreni düzenledi.[8]

Etimoloji

Sığırcık kelimesinin Türkçe kökeni hakkında iki ana düşünce vardır. Her halükârda kelime, ilk olarak Kaşgarlı Mahmut'un Divan-i Lugat-ı Türk adlı eserinde kullanılmıştır. Sözcüğün kökenine dair ilk düşünceye göre sığırcık kelimesi, Eski Türkçe'de "sıġır" fiilinden türetilmiş olup, "-çuk" eki eklenmiştir. Bu adlandırma, sığırcıkların sığır gibi otoburların derilerindeki parazitleri temizlemesiyle ilişkilendirilebilir.[9]

Diğer bir düşünceye göreyse, Eski Türkçe "sıkır-" (çığırmak, ötmek) fiiline "-çuk" eklemesiyle türemiş olabilir. Eski Türkçe'nin ses yansımalı sözcüğü ve ünlem olan "*sık" ıslık sesinden "+gIr-" eklemesiyle türetilmiş olması da olasıdır. Bir ihtimalle "sıkırça-" gibi bir şakıma ifadesinden türetilmiş ve "-Ik" eki sonradan "-çuk" küçültme eki olarak yorumlanmıştır. Bu köken, "sığır" kelimesiyle bir bağlantı taşımamaktadır.[10]

The Japan Times

Gözlem Bilgileri

Ülkemizin çoğu yerinde rahatlıkla gözlemlenebilecek bir kuş türüdür. Şubat ayında, açık bir havada İstanbul, Sarıyer'de gözlemlenmiştir. Gözlemlenen bir sürü, o günkü net gökyüzü ve elverişli hava şartları sayesinde rahatlıkla izlenebilmiştir.

Rastgele Yazıya Git
10
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    2
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    2
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21.10.2026 21:48:02 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: evrimagaci.org/s/16588

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et