Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Sevimli Şeyleri "Sevimli" Yapan Nedir? Sevimli Bulduğumuz Şeyleri Neden Sıkıştırmak ve Mıncıklamak İstiyoruz?

Sevimli Şeyleri "Sevimli" Yapan Nedir? Sevimli Bulduğumuz Şeyleri Neden Sıkıştırmak ve Mıncıklamak İstiyoruz?
12 dakika
45,025
  • Etoloji
  • Evrimsel Psikoloji
Podcast
2:26
Altay Kenger
Seslendiren
9
  • İndir

"Her şeyin yavrusu tatlıdır." denir. Sanıyoruz vombatlara, ekidnalara, ay-aylara veya Sumartra gergedanlarına bu bilgi ulaşmamış:

Holiztic Vet

Ama evet, bu istisnalar hariç, birçok türün yavruları bize çok daha sevimli gelir; fakat bunun, o yavruların "evrensel bir sevimlilik standardı"na uyuyor olmasıyla hiçbir alakası yoktur - çünkü böyle bir standart bulunmamaktadır. Eğer ahtapot-benzeri, 8 kollu bir uzaylı medeniyet Dünya'mıza gelseydi, bizim sevimli bulduğumuz şeyleri sevimli bulmayacaktı. Biz de onların sevimli buldukları şeyleri sevimli bulmayabilirdik. Bu, tamamen öznel, yani subjektif bir deneyimdir.

Tüm Reklamları Kapat

Ama insanların büyük kısmı, çok benzer şeyleri sevimli bulur. Örneğin YouTube'daki "günlük sevimlilik dozu"nuzu almak için izleyebileceğiniz videolara bir bakın: Hepsinde sevimli kedicikler, şapşal pandalar, birbirine sarılan maymunlar vardır.

Birbirinden çok farklı görünen hayvan yavrularında ortak bir şey olmalıdır, o "yavru olma" niteliğinden kaynaklı nesnel bir şey olmalıdır ki, Amerika'dan Afrika'ya, Inuitler'den Çin'e kadar herkes bu farklı şeyleri "sevimli" bulabilsin... Ve gerçekten de bir kıstas vardır!

Tüm Reklamları Kapat

Kindchenschema: Neyi Sevimli Buluyoruz?

1987 yılında The New York Times tarafından yapılan bir incelemede, insanların neden pandaları sevimli bulduğu konusu araştırıldı. Orada, şöyle anlatılıyor:[1]

Hayvanat bahçesindeki insanlara pandaları neden sevimli bulduklarını sorun, kimi "gözleri nedeniyle" der, kimi "siyah ve beyaz olmaları" gibi şeyler söyler. Dr. Edgar E. Coons gibi bir davranışsal sinirbilimciye sorarsanız, dev pandaların çok basit bir nedenden ötürü dünyanın en çok sevilen hayvanı olduğunu söyleyecektir: Pandalar, insanlardaki "hedonik mekanizmaların" neredeyse yüce bir bileşimini harekete geçirdiği için sevimli bulunurlar. Yani insanlar "Yaa şunun şirinliğine baaak" veya "Çok tatlıııı" gibi şeyler demeye iten şeylerin hepsine sahiptirler: Siyah yuvaları içindeki iri gözler, yuvarlak yüz, pug-benzeri bir burun, dev pandaların yeni yürümeye başlayan çocuklar gibi yuvarlanma biçimleri... Zevk ve acının mekaniğini inceleyen New York Üniversitesi psikoloğu Dr. Coons'a göre, bunların, ebeveynlik içgüdülerimizi doğuştan tetiklediğine dair önemli kanıtlar var.

Anlayacağınız, bir şeyleri sevimli bulmamızdaki kıstas, adını saydığımız hayvanların/nesnelerin hepsinin bizim bebeklerimize benziyor olmasıdır.[2] Bir diğer deyişle: Bir şey, bizim yavrularımıza ne kadar benziyorsa, onları o kadar "sevimli", "tatlı", "şeker" buluruz.[3]

Elbette bu benzerliğin illâ kusursuz olması gerekmez. Sadece bebeklerimize "benzer" fiziksel özellikleri yansıtmaları yeterlidir. Nobel Ödüllü davranış bilimci Konrad Lorenz, buna Kindchenschema yani "bebek şeması" adını vermiştir.[4] Vücuda göre büyük bir kafa, kafaya göre büyük gözler, küçük bir burun, şişkin ve yuvarlak bir kafatası, küçük bir çene veya ağız:

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bu, Konrad Lorenz 1971, Methuen & Co. Ltd. tarafından basılan "Studies in Animal and Human Behavior, cilt II"de Stephen Jay Gould'un "Mickey Mouse'a biyolojik bir saygı" adlı makalesinden alınmış bir diyagrama dayanarak çizilen bir çizim. Bu diyagramın o makaledeki başlığında şöyle anlatılıyor: "İnsanlar genç özelliklere sahip hayvanları sevimli buluyor: iri gözler, şişkin kafatasları, geri çekilen çeneler (sol sütun). Küçük gözlü, uzun burunlu hayvanlar (sağ sütun) aynı tepkiye neden olmaz."
Bu, Konrad Lorenz 1971, Methuen & Co. Ltd. tarafından basılan "Studies in Animal and Human Behavior, cilt II"de Stephen Jay Gould'un "Mickey Mouse'a biyolojik bir saygı" adlı makalesinden alınmış bir diyagrama dayanarak çizilen bir çizim. Bu diyagramın o makaledeki başlığında şöyle anlatılıyor: "İnsanlar genç özelliklere sahip hayvanları sevimli buluyor: iri gözler, şişkin kafatasları, geri çekilen çeneler (sol sütun). Küçük gözlü, uzun burunlu hayvanlar (sağ sütun) aynı tepkiye neden olmaz."
Wikipedia

Bunlar, insan yavrularını tanımlayan temel özelliklerdir. Büyüdükçe, vücudumuzu oluşturan yumuşak doku ile sert dokuların yapısı değiştiği için, bu özelliklerimizi de yitirmeye başlarız:

Bebek, çocuk ve yetişkinlerin kafa oranları
Bebek, çocuk ve yetişkinlerin kafa oranları
Wikipedia

Buna bağlı olarak da birçok insan "sevimli" sıfatını yitirip, başka sıfatlara geçiş yapar: "Güçlü", "güzel", "çekici" veya "bakımlı" gibi...

K-pop ve EDAR Geni

İlginç bir şekilde, son dönemde yükselişe geçen Güney Kore Pop Müziği, yani K-pop furyasıyla birlikte başlayan bir tartışma, yetişkin Doğu Asyalılar'ın da neden birçok insan tarafından "sevimli" bulunduğuyla ilgilidir.

Bu konudaki hipotezlerden biri, ektodisplasin A reseptörü geni olarak da bilinen EDAR genindeki bir mutasyonun, bu coğrafyada yaşayan insanların bebeksi özelliklerini yetişkinlikte de korumaya devam ettiğiyle ilgilidir. Bu genin 370. nükleotitinde 30.000 yıl kadar önce meydana gelen 370A isimli bir mutasyonun, bugün Kore veya Japonya gibi ülkelerde yaşayan insanların daha uzun süre bebeksi bir görünüme sahip olmasına neden olduğu düşünülmektedir.

Bu konuda kesin bir yargı bulunmamaktadır; ancak bu genin cinsel seçilimle günümüze kadar korunduğuna karşı çıkan araştırmacılar da mevcuttur. Yine de spesifik bazı genlerin, bazı insanların daha bebeksi gözükmesine neden olup, insan zihninde "sevimlilik" algısını tetiklemesi gerçekten ilgi çekici bir hipotezdir.

Tüm Reklamları Kapat

Sevimlilik Algısının Evrimi

EDAR geninin bu işte bir rolü var mı, bunu zaman gösterecek; ama kesin olarak bildiğimiz bir şey var: İnsan bebeklerine benzeyen şeylerin sevimli olarak algılanması, doğrudan evrimsel bir anlama sahiptir.

Emory Üniversitesi'nden psikolog Stephan Hamann gibi araştırmacıların fonksiyonel MRI ile yaptıkları çalışmalara göre, bu bebeksi özellikleri gördüğümüz anda, beynimizin orbital frontal korteksi ve nucleus accumbens bölgeleri ateşlenmektedir.[4] Orbital frontal korteks, bilinçli kararlar sırasındaki duygu ve ödül mekanizmasını temsil eden bölümdür:[5]

Orbitofrontal korteksin yaklaşık lokasyonu.
Orbitofrontal korteksin yaklaşık lokasyonu.
Wikipedia

Çalışmalarının sonuçlarını The Washington Post'a anlatan Hamann, şöyle anlatıyor:[6]

Orta orbital kortekste artan aktivite, genellikle zevk ve olumlu duygu ile ilişkilidir. Bazı kanıtlar, uyaran 'neotenöz' olduğunda, yani genç özelliklere sahip olduğunda beyin aktivitesinin daha fazla olduğunu öne sürüyor. Bu özellikler şunlardır: düğme gibi bir burun, büyük gözler, büyük bir sallanan kafa, tombul ekstremiteler veya tombul yanaklar.

Nucleus accumbens ise memnuniyet ve pozitif öğrenme gibi görevlerden sorumludur:

Tüm Reklamları Kapat

Nucleus accumbens
Nucleus accumbens
Wikimedia

Bu yüzden sevimli şeylere bakarken kendinizi mutlu, huzurlu ve sevinçli hissederiz ve birazdan değineceğimiz gibi, o sevimli şeye ulaşma yönünde bilinçli bir tercihte bulunuruz.

Bakım Avantajı

Ama bu hissin evrimsel tek anlamı sizi mutlu etmek değildir: İnsan bebeklerini sevimli bulmanın direkt bir sonucu, onlara yönelik bakım davranışı sergileme arzusudur.[7] Yapılan çok sayıda çalışmada, sevimli olarak algılanan şeylerin, yetişkinlerden ilgi görme, korunma ve hatta evlat edinme gibi "sahiplenme davranışlarını" deneyimleme şansının çok daha yüksek olduğunu göstermektedir.[8], [9] Ayrıca insanlar sevimli buldukları şeyleri daha sevilebilir, arkadaş canlısı, sağlıklı ve başarılı da bulmaktadırlar.[10] Öyle ki, bir çocuk/genç ne kadar çocuksu bir görünüme sahipse, ebeveynlerinden fiziksel şiddet görme ihtimali de o kadar azalmaktaıdr.[11]

Pazarlama Manipülasyonu

Eğer bu inandırıcı gelmiyorsa, şu ilginizi çekebilir: Pazarlama uzmanları ve grafik tasarımcılar, bu gerçeği çoktan çözdüler ve on yıllardır bize pazarlamaktalar. Mickey Mouse'un evrimini ele alalım: Epic Rap Battles'da da söylendiği gibi (bu videonun 02:53 kısmını izleyebilirsiniz) 3 yuvarlakla Dünya'ya hükmeden Walt Disney'in faresi, yıllar içerisinde hep daha bebeksi bir görünüme sahip olacak biçimde evrimleşmiştir:[12]

Mickey Mouse'un evrimi
Mickey Mouse'un evrimi
Dave Lee Down Under

Disney yaratımı olan tüm karakterlerde, eğer amaç sevimlilikse, aynı evrimi görüyoruz. Beyaz kuyruklu bir geyik olan Bambi de aynı şekilde evrimleşmiştir: Daha iri bir kafa, daha büyük gözler, daha belirgin bir kafatası, daha yuvarlak bir alın, daha kısa ve kalın bacaklar ve kollar...[13]

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
İlyada

İlyada’da Yunanistan’dan gelen Akhalarla bugünkü Çanakkale yakınlarında yaşayan Troyalılar arasındaki Troya Savaşı’nın son iki ayı anlatılır. Bir tercih yüzünden başlayan ve on yıl süren bu savaşa tanrılar da sık sık müdahale eder. Kahramanlık, cesaret, yaşamın değeri, savaşın yıkıcılığı üzerine güçlü izler barındıran bu büyük eser yaklaşık üç bin yıl öncesine ait olmasına rağmen hâlâ tüm dünyada okunmaktadır.

Dünya üzerinde her toplum zaman içinde kendi tarihini, inançlarını ve değerlerini ele alan sözlü ve yazılı anlatılar yaratmıştır. Bu büyük anlatılar iyi-kötü, doğru-yanlış, cesaret-korku, sevgi-nefret, yaşam-ölüm gibi zıtlıklara dair izler barındırır ve gücünü, kalıcığını bu zıtlıklar arasındaki çekişmelerden alır. Binlerce yıldır okunan, modern edebiyatı derinden etkilemiş destanlar bunların en önemli örnekleridir. Çocuklar ve Gençler İçin Destanlar’da, çocuk ve gençler için uyarlanmış, çizimlerle zenginleştirilmiş destanları okurlarıyla buluşturuyoruz.

Devamını Göster
₺58.00
İlyada

Benzer şekilde, daha şişman yanaklar da karakterleri insan bebeklerine benzetmenin yaygın bir yoludur. Bu, şirketlerin insan duygularını ve türümüzün en temel dürtülerini nasıl manipüle ettiğini gösteren harika bir örnektir!

Sevimlilik Ne İşe Yarar?

Tüm bunların evrimsel anlamı, buraya kadar anlattığımızdan daha bile derindir. Daha önce detaylıca anlattığımız gibi, evrimsel biyolojide "neoteni" dediğimiz bir kavram bulunmaktadır. Neoteni, bir organizmanın fizyolojik gelişiminin bir kısmının veya tamamının, evrimsel süreçte yavaşlaması demektir.[14] Yine daha önceden, insan bebeklerinin neden bu kadar aciz olduğunu anlatmıştık:

Yukarıdaki videoda, bebeklerimizin gelişimlerinin diğer memeli hayvanlara göre ne kadar yavaş olduğunu, bunun özellikle de kadın anatomisinin evrimiyle ilişkisini görmüştük. Ama burada, bebeklerimizin neden aciz olduğunu gösteren ikinci bir nedenle daha tanışıyoruz: Ertelenmiş bir gelişim, dolayısıyla bebeksi özellikleri daha uzun süre koruyabilme yeteneği, yavruların ebeveynlerinden daha uzun bir süre bakım görebilmesini ve zor hayata daha çok hazırlanabilmelerini sağlamaktadır.[15] Bebeksi ve çocuksu özellikler, ebeveynlerde sevimlilik dürtüsünü tetikleyerek daha kaliteli bir bakımı pekiştirmektedir.[16]

Bunu da deneysel olarak görmemiz mümkündür: Öncelikle, yazının başında biraz bahsettiğimiz gibi, yapılan çalışmalar, vücuda göre iri kafa gibi "sevimlilik kriterleri"nin kültüre özgü olmadığını, neredeyse evrensel olarak tüm kültürlerde bulunduğunu göstermektedir (her ne kadar her kültürde sevimliliğin sosyal olarak kabul edilme ile ilişkili olduğu gösterilmiş olsa da).[17] Yani kimi güzel, yakışıklı, seksi, çekici, vs. bulduğunuz kültürden kültüre değişiyor olabilir; ama neyi sevimli bulduğunuz, kültürden kültüre ya hiç değişmez ya da çok az değişir. Bu da bize, neleri sevimli bulduğumuzun, insanlar farklı kültürlere ayrılmadan çok önce evrimleşmiş, çok temel bir özellik olduğunu göstermektedir.

İkincisi, bu evrimsel geçmişi destekleyen şekilde, sevimlilik algısıyla bakım miktarını ilişkilendiren araştırmalar da vardır: Örneğin menopoz öncesi dönemde olan, yani üreme çağındaki kadınlar, menopoz sonrası dönemdeki kadınlara göre sevimli şeyleri daha bakılası bulmaktadırlar ve onlara daha çok zaman ayırmaktadırlar. Eğer bir kadın, östrojen ve progesteron gibi hormonların artmasına neden olan doğum kontrol hapları kullanıyorsa, menopoz öncesinde olan ve bu hapları kullanmayan kadınlardan bile daha hassas bir sevimlilik algısına sahip olmaktadır.[18]

Benzer bir durum erkeklerde de görülmektedir: Erkekler, sevimli buldukları şeylere daha çok bağlanmaktadırlar; ama onların sevimlilik hassasiyeti, kadınlara göre biraz daha düşük gözükmektedir.[18] Ama ne olursa olsun hormonlarımız, etrafımızda olan biteni nasıl değerlendirdiğimizi doğrudan etkilemektedir ve bu etki, direkt bir evrimsel anlama da sahiptir: Bu ilişki, bebeklerimizin doğduktan sonra da çok hızlı gelişmesini engelleyici yönde bir seçilim baskısı oluşturmaktadır. Bu nedenle bebeklik fazı, biz insanlarda sıra dışı miktarda uzundur. Bu sırada beynimiz gelişmek ve sıra dışı bir boyuta ulaşmak için fırsat bulmaktadır. Ama bir yandan sevimliliğimizi de yitirmediğimiz için, ebeveynlerimiz ile aramızdaki güçlü bağ çok daha uzun bir süre korunabilmektedir. Bu, evrimsel bir "kazan-kazan" demektir.

Neoteni hakkında daha fazla bilgi almak için buradaki yazımızı okuyabilirsiniz; fakat neoteninin gücünü anlamak için, yeni doğmuş bir şempanze bebeğine bakabilirsiniz:

Bebek bir şempanzenin, yetişkin bir şempanzeye nazaran bize çok daha fazla benzediği açıktır.
Bebek bir şempanzenin, yetişkin bir şempanzeye nazaran bize çok daha fazla benzediği açıktır.

Bir şempanze bebekken, sadece sevimli olmakla kalmaz, aynı zamanda insanlara en çok benzediği dönem de budur:

Sevimli Saldırganlık: Niye Mıncıklıyoruz?

Peki bu sevimlilik çılgınlığı neyin nesi? Neden sevimli şeyleri mıncıklıyoruz? Sadece okşayıp geçemez miydik? Bu absürt davranış da pek kültürel sayılmaz; coğrafi olarak geniş bir alanda görülmektedir.

Hatırlayanlar vardır mutlaka, eskiden Elmyra diye bir çizgi film karakteri vardı, hayvanları öldüresiye severdi. Çoğumuz sevimli bir şey görünce aynı tepkiyi veririz:

Tüm Reklamları Kapat

Elmyra
Elmyra
Optigrab

Kişilik Psikolojisi ve Sosyal Psikoloji Cemiyeti'nin etkinliğinde sunulan bir araştırmaya göre, sevimli bir şey görmek gerçekten de içimizdeki şiddet dürtüsünü uyandırmaktadır! 

Araştırmacılar, 109 kişiden oluşan bir gruba sevimli hayvan resimleri ile karışık normal resimler gösterdiler ve katılımcılardan tepkilerini ifade etmeleri istediler. Tahmin edilebileceği gibi sevimli fotoğraflara "O kadar sevimli ki ölebilirim!" tarzı tepkiler daha yüksek oranlarda verildi. Resimdeki hayvan ne kadar sevimli ise, verilen tepki de o derecede artış göstermektedir.

Araştırmacılar bu olayı "sevimli saldırganlık" olarak adlandırmaktalar. Yani kısaca, bir şey o kadar sevimli olabilir ki, sizi çılgına çevirebilir! Bu konuyu Key & Peele de eğlenceli bir şekilde bir skeçlerinde işlemişlerdi:

Tabii ki bilimsel araştırma metodolojisine uygun olarak, ilk deneyin geçerliliğini test etmek için ikinci bir deney de düzenlenmiştir: Bu sefer, resimleri gösterirken deneklerin eline balonlu naylon verildi ve görselleri izlerken patlatmaları istendi.

Tüm Reklamları Kapat

İnsanlar normal ve komik resimlere bakarken 80-100 tane baloncuk patlatırken, sevimli bir şey gördüklerinde patlattıkları baloncuk sayı 120 civarına çıkmıştır.[19]

Ulaşamamanın Verdiği Hafif Öfke...

Araştırmacılar, saldırganlıktaki bu ufak artışı sevimli bir şey görüp ona ulaşamayınca yaşadığımız hüsrana bağlamaktadırlar: Sevimli şeyler bizde öyle çok güçlü bir şiddet arzusu değil de, sadece hafif bir şiddet eğilimi doğurmaktadır. Bu sevimli şeye ulaşabiliyorsak, yani o sevimli şey dokunabileceğimiz bir mesafedeyse, kısa sürede bu şiddet yerini mutlu ve huzurlu duygulara bırakmaktadır. Ama ulaşmak istediğimiz o sevimli şey bir fotoğraf veya videodaysa ve dolayısıyla erişilmezse, o zaman bu sevimli şiddet eğilimi de artmaktadır; çünkü o şeye ulaşmak isteriz ama ulaşamayız.

Bu, evrimsel süreçte ortaya çıkan, agresif bir bakım verme arzusu gibi yorumlanabilir. Bize sevimli gelen şey muhtemelen çocuğumuz olacağı için, ona ulaşıp bakım vermek için az miktarda şiddeti göze alabilecek olmak çok normaldir.

Zıt Duyguların Bir Arada İşlenmesi

Burada bir diğer olasılık da, beynin güçlü duyguları nasıl işlediğiyle ilgilidir. Bazen çok yoğun duygular deneyimlediğimizde, o duygunun zıttı da aynı anda görülebilmektedir. Mesela çok mutluyken, ağlarız. Bu zıt davranış, o yoğun duyguları dizginlememize yardımcı olur. İşte aşırı yoğun bir sevimlilik bombardımanına maruz kaldığımızda da beynimiz, bu yoğun duyguları zıt duygularla bir arada işliyor olabilir. Bu da hafif şiddet artışının nedeni olarak görülebilir.

Tüm Reklamları Kapat

Yer Değiştirme Davranışı Olarak Mıncıklama

Bu davranış, aynı zamanda etolojide "yer değiştirme davranışı" dediğimiz türden bir davranış da olabilir. Telefonla konuşurken yürümeye meyilliyizdir - veya kafamız karıştığında, kafamızı kaşırız. Stresliyken, tırnaklarımızı yeriz. Bu yan davranışların hiçbiri, asıl yaptığımız işe hiçbir fayda sağlamaz: Yani yürüyünce daha iyi bir konuşmacı olmazsınız. Kafanızı kaşıyınca kafa karışıklığınız ortadan kalkmaz. Tırnaklarınızı yemek, strese neden olan sorunu çözmez. Ama bunları yine de yaparız. İşte bu yan faaliyetlere, "yer değiştirme davranışı" denir.

Bu yer değiştirme davranışları insan-harici hayvanlarda da gözlenir ve yapılan çalışmalar, bu tuhaf davranışların bizi rahatlatıcı bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Belki de sevimli şeyler gördüğümüzde duyduğumuz yoğun hisleri bir şeylere yöneltmek çok zor olduğundan, daha kolay yönlendirilebilir bir davranış olan şiddet ve öfke beliriyordur? Bu sayede o yoğun hislerle daha kolay baş ediyor olabiliriz.

Sonuç

Görebileceğiniz gibi, bir köpeği veya kediyi mıncıklama davranışı, bize kendimiz ve tarihimizle ilgili ne kadar ilginç şeyler öğretti. Bilimin güzel tarafı da budur: Tamamen alakasız gibi gözüken şeyler, bazen öylesine iç içe ki, öylesine birbirine bağlı ki...

Bu bağlantıları her zaman kusursuz olarak çözemiyoruz. Burada anlattığımız tüm detaylar da kesinleşmiş değildir, yeni çalışmalarla değişebilir. Ancak bilimin ortaya koyduğu şeylerin büyük bir kısmı oldukça isabetlidir, hatta elimizde olan en iyi açıklamalar bunlardır ve bu açıklamalar, test edilebilir ve tekrar edilebilir yapıdadır. Bu sayede Evren'de olan biteni ve kendi benliğimizi çok daha iyi anlayabilmekteyiz.

Alıntı Yap
Okundu Olarak İşaretle
41
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • İnanılmaz 69
  • Tebrikler! 48
  • Muhteşem! 29
  • Merak Uyandırıcı! 26
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 25
  • Bilim Budur! 14
  • Güldürdü 14
  • Umut Verici! 8
  • Korkutucu! 7
  • Üzücü! 3
  • Grrr... *@$# 3
  • İğrenç! 3
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^ S. H. Verhovek. So Why Are Pandas So Cute?. (11 Mayıs 1987). Alındığı Tarih: 12 Mart 2022. Alındığı Yer: The New York Times | Arşiv Bağlantısı
  • ^ T. R. Alley. (2006). Head Shape And The Perception Of Cuteness.. American Psychological Association, sf: 650-654. doi: 10.1037/0012-1649.17.5.650. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ K. Lorenz. (1970). Studies In Human And Animal Behavior. ISBN: 9780674846302. Yayınevi: Harvard University Press.
  • ^ a b M. L. Glocker, et al. (2009). Baby Schema Modulates The Brain Reward System In Nulliparous Women. Proceedings of the National Academy of Sciences, sf: 9115-9119. doi: 10.1073/pnas.0811620106. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ A. Schneider. Agreed, Baby Pandas Are Cute. But Why?. (10 Ocak 2013). Alındığı Yer: NPR.org | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. Wolff. Pandamania: Hard-Wired. (13 Aralık 2005). Alındığı Tarih: 12 Mart 2022. Alındığı Yer: The Washington Post | Arşiv Bağlantısı
  • ^ G. D. Sherman, et al. (2009). Viewing Cute Images Increases Behavioral Carefulness.. American Psychological Association, sf: 282-286. doi: 10.1037/a0014904. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. L. Glocker, et al. (2009). Baby Schema In Infant Faces Induces Cuteness Perception And Motivation For Caretaking In Adults. Wiley, sf: 257-263. doi: 10.1111/j.1439-0310.2008.01603.x. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ K. H. . Karraker, et al. (2010). Infant Physical Attractiveness And Facial Expression: Effects On Adult Perceptions. Basic and Applied Social Psychology, sf: 371-385. doi: 10.1207/s15324834basp1104_2. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ R. Koyama, et al. (2006). Assessing The Cuteness Of Children: Significant Factors And Gender Differences. Scientific Journal Publishers Ltd, sf: 1087-1100. doi: 10.2224/sbp.2006.34.9.1087. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ V. Bruce. (2012). Face Perception. ISBN: 9781841698786. Yayınevi: Psychology Press.
  • ^ S. J. Gould. (2012). A Biological Homage To Mickey Mouse. Ecotone, sf: 333-340. doi: 10.1353/ect.2008.0045. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ N. L. Etcoff. (2011). Survival Of The Prettiest: The Science Of Beauty. ISBN: 9780307779113. Yayınevi: Anchor.
  • ^ D. Collins. (1973). Background To Archaeology: Britain In Its European Setting. ISBN: 9780521201551. Yayınevi: Cambridge University Press.
  • ^ M. J. Estren. (2012). The Neoteny Barrier: Seeking Respect For The Non-Cute. Journal of Animal Ethics, sf: 6-11. doi: 10.5406/janimalethics.2.1.0006. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. J. Estren. (2013). Healing Hormones: How To Turn On Natural Chemicals To Reduce Stress. ISBN: 9781579511807. Yayınevi: Ronin Publishing (CA).
  • ^ R. E. Kleck, et al. (2006). Physical Appearance Cues And Interpersonal Attraction In Children. JSTOR, sf: 305. doi: 10.2307/1127949. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ a b R. Sprengelmeyer, et al. (2009). The Cutest Little Baby Face. SAGE Publications, sf: 149-154. doi: 10.1111/j.1467-9280.2009.02272.x. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ S. Pappas. 'I Wanna Eat You Up!' Why We Go Crazy For Cute. (21 Ocak 2013). Alındığı Tarih: 12 Mart 2022. Alındığı Yer: LiveScience | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 06/02/2023 02:49:49 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/5103

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Bilgi
Gezegen
Sağlık Bilimleri
Kuyruk
Toprak
Antibiyotik
Teyit
Algoritma
İklim Değişimi
Balina
Bilinç
Analiz
Deri
Diyabet
Coğrafya
Bilimkurgu
Antikor
Bağırsak
Hidrotermal Baca
Maske
Zehirli Mantar
Kuş
Kadın Doğum
Bakteri
Uyku
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Alıntı Yap
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ç. M. Bakırcı, et al. Sevimli Şeyleri "Sevimli" Yapan Nedir? Sevimli Bulduğumuz Şeyleri Neden Sıkıştırmak ve Mıncıklamak İstiyoruz?. (6 Mayıs 2017). Alındığı Tarih: 6 Şubat 2023. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/5103
Bakırcı, Ç. M., Telimenli, . (2017, May 06). Sevimli Şeyleri "Sevimli" Yapan Nedir? Sevimli Bulduğumuz Şeyleri Neden Sıkıştırmak ve Mıncıklamak İstiyoruz?. Evrim Ağacı. Retrieved February 06, 2023. from https://evrimagaci.org/s/5103
Ç. M. Bakırcı, et al. “Sevimli Şeyleri "Sevimli" Yapan Nedir? Sevimli Bulduğumuz Şeyleri Neden Sıkıştırmak ve Mıncıklamak İstiyoruz?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 06 May. 2017, https://evrimagaci.org/s/5103.
Bakırcı, Çağrı Mert. Telimenli, . “Sevimli Şeyleri "Sevimli" Yapan Nedir? Sevimli Bulduğumuz Şeyleri Neden Sıkıştırmak ve Mıncıklamak İstiyoruz?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, May 06, 2017. https://evrimagaci.org/s/5103.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'ndaki reklamları, bütçenize uygun bir şekilde, kendi seçtiğiniz bir süre boyunca kapatabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kaç ay boyunca kapatmak istediğinizi aşağıdaki kutuya girip tek seferlik ödemenizi tamamlamak:

10₺/ay
x
ay
= 30
3 Aylık Reklamsız Deneyimi Başlat
Evrim Ağacı'nda ücretsiz üyelik oluşturan ve sitemizi üye girişi yaparak kullanan kullanıcılarımızdaki reklamların %50 daha az olduğunu, Kreosus/Patreon/YouTube destekçilerimizinse sitemizi tamamen reklamsız kullanabildiğini biliyor muydunuz? Size uygun seçeneği aşağıdan seçebilirsiniz:
Evrim Ağacı Destekçilerine Katıl
Zaten Kreosus/Patreon/Youtube Destekçisiyim
Reklamsız Deneyim
Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Moderatöre Bildir

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya size sunulan (oylama gibi) diğer araçlar ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Kural İhlali Seç
Öncül Ekle
Sonuç Ekle
Mantık Hatası Seç
Kural İhlali Seç
Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.