Tüm Reklamları Kapat

Şeker, Küresel Bir Halk Sağlığı Krizine Neden Oluyor ve Tütün Ürünleri Gibi Düzenlenmesi Gerekiyor!

2dk
Şeker, Küresel Bir Halk Sağlığı Krizine Neden Oluyor ve Tütün Ürünleri Gibi Düzenlenmesi Gerekiyor!
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • Şeker kamışı, pirinç ve mısırdan sonra dünyanın en değerli üçüncü tarım ürünü olup, küresel olarak 26,9 milyon hektarlık araziyi kaplamakta ve halk sağlığı krizlerine yol açmaktadır.
  • Şeker kamışının evcilleştirilmesi yaklaşık MÖ 8000'de Güneydoğu Asya'da başlamış, rafine şeker Hindistan'da 2500 yıl önce ortaya çıkmış ve 15. yüzyılda Atlantik adalarında büyük ölçekli üretime geçilmiştir.
  • Şeker üretimi, transatlantik köle ticaretinin büyümesine neden olmuş ve günümüzde şeker tüketimi obezite, diyabet gibi hastalıklarla bağlantılı olarak modern sağlık krizlerinin temel sebeplerindendir.

İnsanlığa çok az bir yarar için, şeker kadar başka hiçbir madde dünya topraklarının bu kadar çoğunu kaplamamış gibi görünüyor. Son verilere göre şeker kamışı, pirinç ve mısırdan sonra dünyanın en değerli tarım ürünü ve tüm dünyada arazinin 26.942.686 hektarını kaplıyor. Ticari yararının dışında, ana getirisi yüzyıllardır süren küresel bir halk sağlığı krizi olmuştur.

Obezite salgını, kanser, demans, kalp hastalıkları ve diyabet ile birlikte, şeker temelli karbonhidratların yiyecek ekonomisine hükmettiği tüm uluslarda yayıldı.

Bu yüzden şimdi bir an duralım ve manzaramıza, toplumumuza, sağlığımıza yakın bir tehdit sunmak için nasıl büyüdüğünü anlamak için, şekerin antik kökenlerini bir an durup düşünelim. 

Tüm Reklamları Kapat

Geriye Bakış

İnsan fizyolojisi çok az şeker içeren ve aslında hiç rafine karbonhidrat içermeyen bir diyet üzerine evrildi. Aslında, şeker diyetimize muhtemelen bir kazayla girdi. Şeker kamışının öncelikle domuzları şişmanlatmak için kullanılan bir yem bitkisi olması muhtemelse de insanlar zaman zaman saplarını çiğnemiş olabilir.

DNA ve bitki kalıntıları kanıtları, şeker kamışının Güneydoğu Asya’da evrimleştiğini gösteriyor. Araştırmacılar şu sıralarda, yaklaşık MÖ 8000’e uzanan taro ve muz gibi ilgili ürünlerin evcilleştirildiği yer olan Papua Yeni Gine’de Kuk Bataklığı’nda şeker kamışı tarımının erken kanıtlarını araştırıyor. 3500 yılı öncesi civarında Doğu Pasifik ve Hint Okyanusu çevresinde yayılan tarım ürünleri, Avustralyalı ve Polinezyalı gemiciler tarafından taşındı.

İlk kimyasal rafine şeker, yaklaşık 2500 yıl önce Hindistan’da ortaya çıktı. Teknik, buradan doğuda Çin’e ve batıda İran ile erken Müslüman dünyaya kadar yayıldı ve hatta Akdeniz’e 13. yüzyılda ulaştı. Kıbrıs ve Sicilya şeker üretiminde önemli noktalar haline geldi. Orta Çağ boyunca ise, günlük bir baharat yerine, nadir ve pahalı bir çeşni olarak görüldü. 

Büyük ölçekte arıtma (rafine edilmiş) ve ticaret için açıkça şeker kamışı yetiştirecek ilk yer, 15. yüzyıl süresince Madeira Atlantik adasıydı. Sonra, şeker tarlaları için yeni ve avantajlı durumların, köle temelli sömürge ekonomisinin kurulduğu Brezilya’da olduğunu fark eden Portekiz idi. Brezilya şeker kamışı, 1674’ten biraz önce, Karayipler’de sunulduğu zaman; Batı Avrupa’nın şeker rağbetini beslemek için gelen endüstrinin büyümesine öncülük etti.

Tüm Reklamları Kapat

Köle Ticareti

Kimsenin ihtiyacı olmayan ama herkesin can attığı bu yiyecek, modern dünyayı şekillendirdi. Brezilya ve Karayipler’deki büyük şeker tarlalarında ürün yetiştirmek için işgücüne büyük bir talep vardı. Bu ihtiyaç, 1501 ve 1867 arasında Afrika’dan Amerika’ya yaklaşık 12.750.000 insan taşınmasıyla sonuçlanan transatlantik köle ticaretiyle karşılandı. Her bir yolculuktaki ölüm oranları, %25’e varan yüksek oranlara ulaşabiliyordu ve 1 ile 2 milyon arasında ceset denize atılmış olabilir.

Ve tabi ki, bakır ve pirinç, rom, kumaş, tütün ve silah gibi mallara, köle satın almak için Afrikalı elitlerin ihtiyacı vardı. Bunlar, özellikle İngiliz ülkesinin ortalarındaki ve güneybatısındaki sanayi üretiminin büyütülmesiyle güvenlik altına alındı. Modern zamanların bankacılığı ve sigortacılığı kökenlerini 18.yy Atlantik ekonomisine dayandırabilir.

Bu sırada, tarlalarda çalışan köleler ise sefil hayatı yaşıyorlardı. Nihayet 1834’te İngiliz İmparatorluğu’nda azat edildiklerinde, tamamen tazmin edilenler, köleler değil köle sahipleriydi. Bu paranın çoğu, demiryolları ve fabrikalar gibi Viktoryan altyapısını inşa etmek için kullanıldı. 

Modern Zaman Felaketleri

Tütün ve şekerin hikayesi bir çok yönden yakın ilişkide. Her iki ürün de başlangıçta köle işgücü tarafından üretildi ve başlangıçta sağlığa faydalı olarak görüldü. Şekerin ve tütünün de antik kökenleri olmasına rağmen, bugün onlarla ilişkilendirdiğimiz sağlık risklerini oluşturan 17. yy ortalarından itibaren beklenmedik ve kitlesel tüketimleriydi.

Bulaşıcı olmayan hastalıkların “endüstriyel salgını” fikri, büyük şirketlerin kar güdüleri tarafından idare ediliyor. Ve tütün yaygın olarak bağımlılık yapıcı olarak kabul edilirken, şeker aynı zamanda bağımlılıktan ayırt edilemeyen davranışsal tepkileri yönlendirebiliyor.

Fakat 21. Yüzyılda şekerin etkisi, tütün gibi karşılaştırılabilir belalardan, hatta alkolden bile daha güçlü. Modern diyetlerin kalori içeriğinin %20’sinin muhtemel sorumlusu olan şeker, sadece her yerde birden değil, aynı zamanda dünya ekonomisi ve kültürel mirasın da merkezinde.

Belki de daha iyi bir karşılaştırma, bizim fosil yakıtlara olan güvenimizdir. Fosil yakıtlar sadece kusurlu ya da kötü bir alışkanlık değil, yaşama şeklimize ve coğrafya ile kaynaklarının bulunduğu bölgelerin siyasetlerine merkez oluşturuyor. Aynı şekilde şekerin yükselişi, küresel ticaret ve sosyoekonomik gelişme ile kölelik, Afrika diasporası ve modern kültürel standartlara anahtar olmuştur.

Şeker kamışının evrimsel ve tarihi kökenleri, şekerin modern kültüre neden hakim olduğuna, ve kötücül etkisini hafifletmek için ne yapabileceğimize ışık tutabilir. 21. yüzyılın pek çok büyük zorlukları gibi, örneğin iklim değişikliği, sorunu tanımlayan bu bilim açıkça görülmektedir. 

Eksik olan şey, kamu ve siyasi iradenin önerilen şeker vergisi ve belirgin olarak göz önüne serilen sağlık uyarıları gibi yollarla bunu çözmesidir. Hala yiyecek sistemimizin çok büyük parçası olan şeker ile ilgili (2013’te şeker mahsulleri dünya tarım üretiminin %6,2’sini ve maddi değerinin %9,4’ünü oluşturdu) önemli değişimleri mümkün kılacak bu tarz cesur tedbirlere gerek duyuluyor.

Çeviren: Burak Alparslan

Rastgele Yazıya Git
3
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    1
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    1
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kategoriler ve Etiketler
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Quartz | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 30.10.2026 00:19:30 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/4193

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et