Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Hipnoz Nedir? Hipnoterapi, Bilimsel Geçerliliği Olan Bir Uygulama mı?

Hipnoz, Beynimize Ne Yapıyor ve Sağlığımızı Nasıl Etkiliyor?

Hipnoz Nedir? Hipnoterapi, Bilimsel Geçerliliği Olan Bir Uygulama mı? London Hypnotherapy
12 dakika
25,857
Evrim Ağacı Akademi: Sahtebilim Yazı Dizisi

Bu yazı, Sahtebilim yazı dizisinin 90. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Bilimin Anlamını Gölgeleyen Tehlike: Sahtebilim!" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Tıbbi İçerik Uyarısı

Bu içerik tıp ve sağlık ile ilişkilidir. Sadece bilgi amaçlı olarak hazırlanmıştır. Bireysel bir tıbbi tavsiye olarak görülmemelidir. Evrim Ağacı'ndaki hiçbir içerik; profesyonel bir hekim tarafından verilen tıbbi tavsiyelerin, konulan bir teşhisin veya önerilen bir tedavinin yerini alacak biçimde kullanılmamalıdır.

Daha Fazla Bilgi Al
Tüm Reklamları Kapat

Hipnoterapi tarihi, sahtekârlar ile dolu olsa da; hipnoz uygulaması, kilo kaybından ağrıyı yönetmeye kadar gerçek faydalar sağlayabilir. Bu nedenle modern tıbbın, hipnozu ciddiye almaya başladığı söylenebilir.

Açıkçası doğumda olup olmadığımı sorgulamıştım. Çünkü kesinlikle bundan daha acılı olmalıydı!

Bu sözlerin sahibi, yakın zamanda doğurduğu kızının doğum anları hakkında konuşan Shona. Sırrı ne mi? Hipnoz. Hamileliği sırasında kendisini doğum acısını minimize eden bir bilinç durumuna sokacak şekilde hipnoz etmeyi öğrendi ve kendi sözleriyle "doğumun keyfini çıkardı."

Hipnoz kelimesi akla sallanan saatleri ve izleyicileri eğlendirmek amacıyla kendisinini sahnede çıplak sanması için etkilenen insanları getirebilir. Tarihi; sihir, büyücülük, gizemli ve çıkarcı şarlatanlarla ilgili hikayelerle doludur. Özellikle de hipnozu eskiden uygulayan kimseler, nadiren doktor ya da danışmandı. Klinik araştırmalar, bu konuda fon bulmakta zorlanıyordu ve hala hipnoz araştırmalarını düzenleyip takip eden büyük bir otorite yoktur.

Tüm Reklamları Kapat

Tüm bu sorunlara rağmen insanlar; doğum sancısından, menopoz ile gelen sıcak basmasına; anksiyete bozukluklarından kronik ağrılara kadar pek çok konuda yardım için hipnoz tekniklerine başvuruyorlar. Giderek artan sayıdaki araştırmalar da hipnozun bu yararlarını destekliyor. Ayrıca hipnozun nasıl işlediğine ve beyne hipnoz sırasında neler olduğuna ve durumunun nasıl değiştiğine de giderek daha çok hâkim olmaya başladık.

Bunların sonucunda, hipnoz tanımımız değişmeye ve tedavi olarak kullanımı da yaygınlaşmaya başladı. İngiltere'deki Kraliyet Ebeler Koleji'nde hipnodoğum kursları açıldı ve teknik çalışmalara fon sağlanmaya başlandı. Artık bazı anestezi uzmanları, kullanabilecekleri araçlar arasına hipnozu da ekledi ve hatta ağrı kesicine (opioid) bağımlılığı tedavi ederken görülen krizlerine de tedavi sağladığı iddiası ile, piyasaya oldukça yayıldı.

Şunu anlamak çok önemli: Hipnoz, kesinlikle her şeyin çözümü değil; ama hipnoz ile ilgili neyin işe yaradığını, bunun neden işe yaradığını ve bunları kendimize nasıl uygulayacağınızı öğrenmek, belki hayatınızın en zor anlarından birinde zihninizin gücünden yararlanmanızı sağlayabilir.

Hipnozun Bilimdeki Geçmişi

Hipnozun, tıp tarihinde uzun bir geçmişi var. Kullanılışına dair ilk kayıtlar MÖ 1550'lere dayanıyor; ama asıl popülerliği 18. yüzyılda, Alman fizikçi Franz Mesmer'in, gezegenlerin insanlar üzerindeki etkilerini kullanarak, mıknatıs yardımı ile insanı transa sokacak şekilde manipüle edilebileceğine ve bunun da hastalıkları tedavi edebileceğine ikna olması sonucu yaşandı. Daha sonra bu iddia, düzenbazlık ve sahtekarlıkla suçlandı. Ama insan davranışlarının trans yoluyla değiştirilebileceği düşüncesi varlığını korudu ve 19. yüzyılda İskoç cerrah James Braid, bu garip olguyu araştırmaya giriştiği zaman daha çok ciddiye alınmaya ve güven kazanmaya başladı.

Tüm Reklamları Kapat

Saatin nasıl geçtiğini anlamayacak kadar daldığınız zamanlarda, muhtemelen trans halindesiniz.

Bugün hipnoz, çok çeşitli alanlarda kullanılıyor. Ama kullanımı geçmişe oranla çok daha yaygın hale gelmiş olmasına rağmen, tıptaki kullanım alanı hâla oldukça kısıtlı. Bunun sebebi, hipnozun tam olarak ne olduğu konusunda bir karara varılamamış olmasıdır. Birkaç araştırmacının fikirlerini birleştirirsek hipnotik trans, etrafında olanların farkındalığını yitirecek kadar odaklanmak, konsantre olmak ve içe dönmek olarak tanımlanabilir.

Hipnoz, daha önce muhtemelen deneyimlemiş olduğunuz bir durumdur. Bir eyleme o kadar odaklanıyorsunuz ki, etrafınızdaki olayların yaşandığını ya da saatin geçişini fark etmiyorsunuz. Hipnotik trans, illüzyonistlerin birilerini sahneye çıkarıp, onları teker teker "hipnotize ettikleri" iddiasından da farklıdır: Bugün biliyoruz ki ünlü illüzyonistlerin insanlara sahnede yaptırdıkları garip ve büyüleyici şeyler, hipnozdan ziyade, seyirci bakışlarının ve görev baskısının etkisiyle yaşanmaktadır (ve bir kısmında da önceden seçilmiş kişiler kullanılmaktadır).

Ünlü televizyon hipnozcusu/mentalisti Derren Brown gibi kişiler aksini iddia etse de, hiçbir hipnozcu size isteğiniz dışında bir şey yaptıramaz. 1939'larda bilim insanları, hipnotize olan gönüllülerin kendi kararları dışında riskli davranışlarda bulunduğunu iddia etti (zehirli yılanları ellerine almak gibi); ama daha sonraki araştırmalar, bir otoritenin uyguladığı baskı sonucunda, kişi hipnotize olsun ya da olmasın, insanların bunları yapabileceğini gösterdi. O koşulların dışındaysa katılımcılar bu görevleri yapmayı reddetti. Yani size bir şeyleri zorla yaptırmanın sebebi hipnoz değil; insanların otoriteye boyun eğmek konusundaki yatkınlığıdır. Sheffield Üniversite'sinden klinik psikolog Michael Heap şöyle diyor:

Sahneye çıkarılan ve hipnotize edilen insanların, belli bir şekilde davranmak zorunda hissettikleri için bu şekilde davrandıkları doğrudur. Özellikle insanlar, izleyicilerin önünde oldukları için onlardan tam olarak ne beklendiğini biliyorlar. Aslında tek yaptıkları, hipnozcunun söylediklerine uymak. Otoriteye ayak uydurup, boyun eğiyorlar.

Birini Nasıl Hipnotize Edersiniz?

Birini nasıl hipnotize edeceğimiz konusuna gelirsek... Aslında hipnoz için standart bir teknik henüz mevcut değil. Genel yaklaşım, sakinleştirici bir imge düşünmekle başlıyor. Kendinizi huzurlu bir ortamda düşünmeden önce hipnozcu, bütün hislerinizi uyarıyor ve derine dalma prosedürleri ve uygun telkinlerle amacınıza ulaşmanızı sağlıyor. Bu telkinler başkaları tarafından da uygulanabilir, kendi kendinize de uygulayabilirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Birazdan değineceğimiz üzere, bu sürece "hipnoz" demek için iyi nedenlerimiz var. Ancak belirsiz tanım ve tartışmalı tarihi neyin işe yaradığını ve neyin yaramadığını belirlemeyi zorlaştırıyor. İngiliz Klinik ve Akademik Hipnoz Topluluğu'ndan Jane Boissiere şöyle diyor:

Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Hizmetleri'nin (NHS) hipnozu ana tedavi olarak değil, yan tedavi olarak sınıflandırması pek yardımcı olmuyor; çünkü bu durum, araştırmalar ve uygulamalar için fon almayı zorlaştırıyor.

Hipnoz İşe Yarıyor mu?

Bunlara rağmen Birleşik Krallık Ulusal Sağlık ve Tedavi Mükemmelleştirme Enstitüsü'nün hipnozu önerdiği tek bir durum var: Huzursuz Bağırsak Sendromu. Huzursuz Bağırsak Sendromu; acılı kramplara, isale, kabızlığa,şişkinliğe sebep oluyor; sebebi bilinmiyor ve tedavisi yok. Bazı ilaçlar ve uygun diyet değişikliği semptomları hafifletebiliyor. Ve daha ısrarcı Huzursuz Bağırsak Sendromu durumlarında hipnozun semptomları iyileştirebileceğini ve yaşam kalitesini arttırabileceğini gösteren oldukça fazla kanıt var. Hollanda'daki Utrecht Tıp Merkezi Üniversitesi'nden Carla Flik şöyle diyor:

Hipnoz sırasında hastalar denizin hafif dalgalarını düşünüyorlar ve bağırsaklarının da o şekilde hareket ettiğini hayal ediyorlar.

Hem Amerikan Psikoloji Derneği hem de İngiliz Ulusal Sağlık Enstitüsü hipnozu acının tedavisinde standart bir prosedür olarak tanımlıyor. Yapılan sayısız çalışmalar hipnozun, sırt ve bel ağrıları ya da kanser tedavisinin yan etkileri sonucu oluşan acılar gibi çeşitli kronik ağrıları iyileştirdiğini gösterdi. Genellikle fiziksel ve bilişsel davranış terapilerinden daha çok rahatlama sağlıyor.

Hipnoz, ağrı geçirmekte o kadar etkili ki 1992'den beri pek çok ameliyat prosedüründe, genel anesteziye alternatif olarak kullanılıyor. Fransa'daki Curie Üniversitesinden Aurore Marcou şöyle diyor:

Teknik, oldukça basit. Hasta lokal anestezi oluyor ve ona hafif bir sakinleştirici veriliyor. Biz yanlarında oturup, onlara iç dünyalarına konsantre olmaları, nefeslerini kontrol etmeleri ve güvenli bir zihinsel bölgeye ulaşmaları için rehberlik ediyoruz. Geçmiş deneyimleri tekrar yaşamaları için yardımcı oluyoruz. Beyinleri tamamen anılara odaklanıyor. En önemli avantajı, yan etkilerinin azlığı. Genel anesteziden kaynaklı başınız dönmesi veya hasta hissetme durumları yaşanmıyor.

Mount Sinai'deki Ichan Tıp Okulları'ndan Guy Montomery, daha önce hipnoz ile göğüs kanseri ameliyatı olan bu kadını buldu. Kadın, ameliyat sonrasında daha az acı, bulantı ve yorgunluk hissettiğini dile getirdi. Ve hipnozun yararları sadece fiziksel de değil. Montomery'nin takımı, eğer göğüs kanseri biyopsisi gereken hastaların %90'ı hipnoza başvuracak olsa, yılda 135 milyon dolar tasarruf yapılabileceğini hesapladılar.

Hipnoz, "Gerçekten" İşe Yarıyor mu? Bilim Ne Diyor?

Bahsettiğimiz bu fiziksel ve mental semptomlar göz önüne alındığında Shona gibi hamile kadınların hipnodoğum kurslarına yönelmesi hiç de şaşırtıcı değil. Resmi olarak, 2011 yılında yapılan ve 13 çalışmaya dayanan bir değerlendirmeye göre; doğum sancısına karşı yenilikçi bir düşünce olan hipnodoğumun umut vadettiği söyleniyor. 2015'te yapılan başka bir çalışma, hipnozun kadınların doğum sancısında bir değişiklik yaratıp yaratmadığını inceledi. Sonuç olarak korkuyu ve anksiyeteyi düşürdüğü belirlendi. Ama çalışmaların çoğu iyi tasarlanmamış olduğundan, henüz kesin bir sonuca vermek mümkün değil.

Tüm Reklamları Kapat

Aslında pek çok kişi hipnozun, akıl sağlığı kapsamındaki kullanımlarında umut görüyor. Anksiyete bozuklukları İngiltere'deki en yıpratıcı ve yaygın sorunlardan biri. Hardford Üniversitesi'nden Keara Valentine ve meslektaşları hipnozun anksiyeteyi ne derecede azalttığını ölçtüler. Sonuç, etkileyiciydi: Hipnoz tedavisi gören katılımcılar, görmeyenlere göre, %84 daha fazla gelişme kat etmişti. Dahası kendisi hipnoz uygulayanlar ile profesyonel yardım alanlar arasında hiçbir fark yoktu.

Hipnoz, tabii ki sadece acıyı ve anksiyeteyi azaltmakta kullanılmıyor. İnsanların yeni davranışlar öğrenmesinde ve kötü alışkanlıkları bırakmasında da popülerliği giderek artan bir yöntem. Ama, yine, çalışmalar kötü tasarlandığı için karışık sonuçlar mevcut. Haziran 2019'da, Oxford Üniversitesi'nden Jamie Hartmann-Boyce, sigarayı bırakmakta hipnozun etkisi üzerine yapılan 14 çalışmayı ele alan bir Cochrane Raporu yayınladı ve hipnozu bir tedavi olarak önermek için önemli bir bulgu bulunmadığını belirtti. Şöyle diyor:

Sorun kesinlikle hipnozun kendisi değildi. Ya çok fazla araştırma önyargısı vardı, ya katılımcı çok azdı ya da çalışmalar çok özensizdi. Daha büyük ve iyi araştırmalar yapmamız önemli.

Diğer alanlardaki sonuçlar çok daha istikrarlı. Örneğin 1990'ların başında yapılan kilo verme meta-analizleri sonucunda kognetif davranış tedavisine hipnoz eklemenin katılımcıların verdiği kiloları ikiye katladığını göstermişti. 2018'de yapılan başka bir meta-analiz de bu durumu destekler nitelikte.

Tüm Reklamları Kapat

Hipnozun giderek artan tedavi potansiyelinin yanında, nasıl işlediğine ilişkin sorular varlığını sürdürüyordu. Bu durum da değişmeye başladı. Rochester Teknoloji Enstitüsü'nden Laurence Sugarman şöyle diyor:

Kimsenin 'Evet, hipnozun tam olarak ne olduğunu biliyoruz.' diyeceğini düşünmüyorum. Ama en azından artık bir fikrimiz var: Öncelikle hipnozu tek aşamalı bir şey olarak düşünmememiz gerektiğini biliyoruz. Ama bir disiplin olarak, beynimizin öğrenme ve adapte olmasını sağlıyor. Zihnimizi değiştirmek için kullanabileceğimiz bir yetenek.

Adapte olabilme yeteneği (zihinsel esneklik olarak da bilinir), beynin nöral bağlarını güncellemesini, kendini yeniden programlamasını, yeni davranış modelleri geliştirmesini, yeni bilgileri hatırlamamızı sağlayarak hayatın bize fırlattığı çeşitli deneyimleri atlatmamıza olanak sağlar. Beynin daha esnek olduğu zamanlar vardır. Yaşamın ilk yılları ya da güçlü duygular hissettiğimiz zamanlar gibi... Bu durum, kişiye ve terapiye göre, beynin kendini sadece bir yönde değil pek çok farklı yönde yenilemesine olanak sağlar.

Örneğin beyin görüntüleme deneylerinin gösterdiğine göre, hipnotik hareketlerin rahatlama bölümü beynin frontal korteksteki (beynin plan yapma,karar verme ve dikkat etme ile ilgili bölümü) aktivitelerini önemli ölçüde baskılıyor. Bu, beynimizin içeriden ve dışarıdan gelen uyaranları filtreleme ve kaynaştırma yapan, yeni anı oluşturmaya yarayan bölümünün mola vermesini sağlar. Alkol tükettiğimizde de benzer durum oluşur. Bu, sizi çevreden etkilenmeye daha açık kılar.

Görünüşe göre hipnoz durumda zihnimizde daha yoğun hisler yaratabiliyoruz. Liege Üniversite Hastanesindeki Ağrı Departmanı'nın başı Marie-Elisabeth Faymonville, hipnoz etkisindeki insanlara memnun edici bir anı hayal etmeleri istendiğinde, hipnoz olmayan insanlara göre beynin hareket ve his bölümlerinin daha aktif çalıştığını keşfetmiştir. Şöyle diyor:

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Işınlanma Kazası

Uzun zaman seks yapmayınca, başına gelebilecek en kötü şeymiş buymuş gibi gelir insana.

Hâlbuki 1930’larda Almanya’da yaşıyorsanız, görebileceğiniz en kötü şey büyük ihtimalle bu değildir.

Ancak tarihsel gerçekler bile Egon Loeser için teselli olamadı; cinsel talihsizlikleri onu Berlin’in deneysel tiyatro sahnesinden Paris’in absent barlarına, oradan da Los Angeles’ın fizik laboratuvarlarına savururken kahramanımız şu iki gizemi çözme peşindeydi: Rönesans döneminin en büyük sahne tasarımcısı ve aynı zamanda Loeser’ın idolü olan Adriano Lavicini, Şeytan’la girdiği işbirliği sonucu mu ölmüştü ve Loeser gibi yakışıklı, akıllı, hoş, mütevazı biri neden, kırk yılda bir de olsa, biriyle yatmayı beceremiyordu?

BOKSÖR BÖCEK’in yazarından, “içinde olduğu dönemin farkında olmayan” bir tarihsel roman geliyor. Bu aynı zamanda bir kara roman, ama ışıkları sonuna dek açıyor. Bir aşk romanı, ama romantik akşam yemeğine sarhoş geliyor. Bir bilimkurgu romanı, ama “izotop”un ne olduğunu hatırlayamıyor. Seks hakkında, şiddet hakkında, uzay-zaman hakkında, tarihle başa çıkmanın en güzel yolunun onu görmezden gelmek olduğu iddiasında, sonunu tahmin bile edemeyeceğiniz, son derece eğlenceli bir roman.

Devamını Göster
₺160.00
Işınlanma Kazası
  • Dış Sitelerde Paylaş

Dış dünyadan gelen gerçek bir uyarı yoktu ama hipnotize olanlar gözleri açık ve dışarıdan bilgi alıyor gibiydiler. Gerçek gibi algılıyorlardı. Hayali ya da gerçek, hisler ne kadar güçlüyse, öğrenilmiş davranış oluşturmaları de o kadar kolay oluyordu.

Acıyı kontrol etmeye geldiğimizde ise hipnoz farklı türde bir yardım sağlıyor. Acı algısı beyin tarafından oluşturulur ve buna dışarıdan müdahale edilebileceğini biliyoruz. Rutin çalışmalarının ortasında bacağını kıran ve çalışmasına ara vermeyen jimnastikçi, yanan bir binadan kendi yaralarını fark etmeden çocuğunu kurtaran anne bunlara örnek verilebilir. Hipnoz da benzer bir şey yapmamızı sağlıyor.

Faymonville, katılımcıları hipnotize ettikten sonra avuçlarına sıcak ya da acı verici bir uyaran uyguladığı zaman, hipnoz etmeden uyguladıklarına göre acıyı ve rahatsızlığı %50; uyaran uygulanırken dikkatlerini mutlu bir anıyla dağıtmaları istenilenlere göre %40 oranında düşürmüştür.

Beyne daha yakın baktığımızda ise, hipnozun singulat korteksin (beynin duyumsal uyaranlarını alan, duygusal ve davranışsal tepkileri düzenleyen bölgeleriyle bağlantılı bölgesinin) aktivitesini düşürdüğü görülmüştür. Bu alandaki düşük aktivite, acı sinyallerinin daha az önemsenmesine sebep oluyor olabilir.

Alandaki diğer araştırmalar, hipnoz sırasındaki beyin dalgalarının (nöral aktivite örüntülerinin), yoğun meditasyon halindeki ile benzer durumda olduğunu gösteriyor. Washington Üniversitesi'nden Mark Jensen ve arkadaşları, kronik ağrı için hipnoz tedavisi görmüş MS hastaları ile yaptıkları ufak bir araştırmada, teta beyin dalgalarını arttırmanın ağrıyı azaltma potansiyelini arttırdığını keşfettiler. Bu hipnoz sonucu oluşan beyin dalgalarının beynin öğrenme ve adapte olma kapasitesini arttırdığı için olabilir.

Hipnoz ile İlgili Tartışmalar Bitmiş Değil!

Bu gelişmelere rağmen, bazı sorunlar hala varlığını sürdürüyor; özellikle de hekimlerin hipnoza sıcak bakmasını sağlamak oldukça zor. Montgomery'ye göre pek çok pratisyen hekim, "Bu sürece hipnoz demek zorunda mıyız? O sözcük hastaları korkutabiliyor." gibi itirazlarda bulunuyor.

Kısa cevap, evet. İnsanlara "hipnoz" adı altında bir tedavi uyguladığınızda, "rahatlama" ya da "telkin" adı altında uyguladığınıza göre daha olumlu sonuçlar alınıyor. Hipnotize olma motivasyonu ve güvenilir bir tedavi olduğuna inanmak, tedavinin etkisini arttırıyor. Plasebo etkisinin yanında, tedavinin başarısına olan inancınız da tedavinin önemli bir parçası.

Hipnozu ana tedavilerin arasına almak büyük tasarruflar da sağlayabilir. Çalışmalar kronik ağrıları olan insanların hipnoz ile daha az ağrı kesici kullandığını gösterdi. ABD'de her gün 130'dan fazla kişi, aşırı doz yüzünden ölüyor ve bu sayılara bağımlılık yapıcı reçeteli ilaçlardan kaynaklı ölümler de dahil. 2018 Dünya Ekonomi Forumu'nda konuşan, Stanford Üniversitesi'nden David Spiegel şöyle diyor:

Hipnoz, bağımlılık yapıcı değil ve insanları öldürmüyor. Bunun yanı sıra ağrıya ve acıya önemli ölçüde etkisi var ve bu yüzden ciddiye alınmayı hak ediyor.

Hipnoz herkeste işe yarıyor mu? Hayır. Ama Marcou sözlerini şöyle bitiriyor:

Ama ücretsiz olarak deneyebilirsiniz. Hipnozun çok az riski var. Hipnozla ilgili en iyi olan şey de bu: Gerçekten güzel sonuçlar alabilirsiniz; sadece denemeye istekli olmalısınız.
Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
Evrim Ağacı Akademi: Sahtebilim Yazı Dizisi

Bu yazı, Sahtebilim yazı dizisinin 90. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Bilimin Anlamını Gölgeleyen Tehlike: Sahtebilim!" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
89
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 29
  • Tebrikler! 22
  • Merak Uyandırıcı! 18
  • Umut Verici! 15
  • İnanılmaz 11
  • Bilim Budur! 8
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 7
  • Grrr... *@$# 5
  • Güldürdü 1
  • Korkutucu! 1
  • Üzücü! 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: New Scientist | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 12/07/2024 20:21:22 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8189

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Obezite
Hastalık Yayılımı
Virüsler
Nanoteknoloji
Genetik Mühendisliği
İletişim
Test
Neandertaller
Aşırı
Bitki
Şehir
Dalga
Köpek
Doğal Seçilim
Optik
Botanik
İfade
Algı
Kütleçekimi
İngiltere
Nötron
Yiyecek
Doğal
Obstetrik
Bilişsel
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
H. Thomson, et al. Hipnoz Nedir? Hipnoterapi, Bilimsel Geçerliliği Olan Bir Uygulama mı?. (20 Ocak 2020). Alındığı Tarih: 12 Temmuz 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/8189
Thomson, H., Çağatay, B., Ateş, A. (2020, January 20). Hipnoz Nedir? Hipnoterapi, Bilimsel Geçerliliği Olan Bir Uygulama mı?. Evrim Ağacı. Retrieved July 12, 2024. from https://evrimagaci.org/s/8189
H. Thomson, et al. “Hipnoz Nedir? Hipnoterapi, Bilimsel Geçerliliği Olan Bir Uygulama mı?.” Edited by Arda Ateş. Translated by Begüm Çağatay, Evrim Ağacı, 20 Jan. 2020, https://evrimagaci.org/s/8189.
Thomson, Helen. Çağatay, Begüm. Ateş, Arda. “Hipnoz Nedir? Hipnoterapi, Bilimsel Geçerliliği Olan Bir Uygulama mı?.” Edited by Arda Ateş. Translated by Begüm Çağatay. Evrim Ağacı, January 20, 2020. https://evrimagaci.org/s/8189.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close