Evrim Ağacı Logo Evrim Ağacı
Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Hipnoz Nedir? Hipnoterapi, Bilimsel Geçerliliği Olan Bir Uygulama mı?

Hipnoz, Beynimize Ne Yapıyor ve Sağlığımızı Nasıl Etkiliyor?

Hipnoz Nedir? Hipnoterapi, Bilimsel Geçerliliği Olan Bir Uygulama mı? London Hypnotherapy
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, New Scientist isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu içerik tıp ve sağlık ile ilişkilidir. Sadece bilgi amaçlı olarak hazırlanmıştır. Bireysel bir tıbbi tavsiye olarak görülmemelidir. Evrim Ağacı'ndaki hiçbir içerik, profesyonel bir hekim tarafından verilen tıbbi tavsiyelerin, konulan bir teşhisin veya önerilen bir tedavinin yerini alacak biçimde kullanılmamalıdır. Daha fazla bilgi için buraya tıklayınız.

Hipnoterapi tarihi, sahtekarlar ile doludur; ancak hipnoz, kilo kaybından ağrıyı yönetmeye kadar gerçek faydalar sağlayabilir. Bu nedenle modern tıp, hipnozu ciddiye almaya başlıyor.

Açıkçası doğumda olup olmadığımı sorgulamıştım. Çünkü kesinlikle bundan daha acılı olmalıydı!

Bu sözlerin sahibi, yakın zamanda doğurduğu kızının doğum anları hakkında konuşan Shona. Sırrı ne mi? Hipnoz. Hamileliği sırasında kendisini doğum acısını minimize eden bir bilinç durumuna sokacak şekilde hipnoz etmeyi öğrendi ve kendi sözleriyle "doğumun keyfini çıkardı."

Hipnoz kelimesi akla sallanan saatleri ve izleyicileri eğlendirmek amacıyla kendisinini sahnede çıplak sanması için etkilenen insanları getirebilir. Tarihi; sihir, büyücülük, gizemli ve çıkarcı şarlatanlarla ilgili hikayelerle dolu. Özellikle eskiden uygulayan kimseler nadiren doktor ya da danışmandı. Klinik araştırmalar fon bulmakta zorlanıyordu ve hala araştırmaları düzenleyip takip eden büyük bir otorite yok.

Yine de bu sorunlara rağmen insanlar doğum sancısından, menopoz ile gelen sıcak basmasına; anksiyete bozukluklarından kronik ağrılara kadar pek çok konuda yardım için hipnoz tekniklerine başvuruyorlar. Giderek artan araştırmalar da hipnozun bu yararlarını destekliyor. Ayrıca nasıl işlediğine ve beynin hipnoz sırasında ne durumda olduğuna da hakim olmaya başladık.

Agora Bilim Pazarı
₺110.00 ₺113.50

Bunların sonucunda hipnoz tanımımız değişmeye ve tedavi olarak kullanımı da yaygınlaşmaya başladı. İngiltere'deki Kraliyet Ebeler Koleji'nde hipnodoğum kursları açıldı ve teknik çalışmalara fon sağlanmaya kolaylaştı. Artık bazı anestezi uzmanları araç-gereçleri arasına hipnozu da ekledi ve hatta piyasaya opioid bağımlılık krizlerine tedavi sağladığı iddiası ile oldukça yayıldı.

Hipnoz kesinlikle her şeyin çözümü değil; ama neyin işe yaradığını, neden işe yaradığını ve bunları kendimize nasıl uygulayacağınızı öğrenmek belki hayatınızın en zor anlarından birinde zihninizin gücünden yararlanmanızı sağlayabilir.

Hipnozun Bilimdeki Geçmişi

Hipnozun, tıp tarihinde uzun bir geçmişi var. Kullanılışına dair ilk kayıtlar MÖ 1550'lere dayanıyor ama asıl patlaması 18. yüzyılda, Alman fizikçi Franz Mesmer gezegenlerin insanlar üzerindeki etkilerinin, magnet yardımı ile insanı transa sokacak şekilde manipüle edilebileceğine ve bunun da hastalıkları tedavi edebileceğine karar vermesi ile yaşandı. Daha sonra bu iddia, düzenbazlık ve sahtekarlıkla suçlandı. Ama insan davranışlarının trans yoluyla değiştirilebileceği düşüncesi varlığını korudu ve 19. yüzyılda İskoç cerrah James Braid, bu garip olguyu araştırmaya giriştiği zaman daha çok ciddiye alınmaya ve güven kazanmaya başladı.

Saatin nasıl geçtiğini anlamayacak kadar daldığınız zamanlarda muhtemelen trans halindesiniz.

Bugün hipnoz çok çeşitli alanlarda kullanılıyor. Ama kullanımı geçmişe oranla çok daha yaygın hale gelmiş olmasına rağmen tıpta alanı hala kısıtlı. Bunun sebebi hipnozun ne olduğu konusunda bir karara varılamamış olması. Birkaç araştırmacının fikirlerini birleştirirsek hipnotik trans, etrafında olanların farkındalığını yitirecek kadar odaklanmak, konsantre olmak ve içe dönmek olarak tanımlanabilir.

Hipnoz, daha önce muhtemelen deneyimlemiş olduğunuz bir durumdur. Bir eyleme o kadar odaklanıyorsunuz ki, etrafınızdaki olayların ya da saatin geçişini fark etmiyorsunuz. Ayrıca bugün biliyoruz ki ünlü illüzyonistlerin insanlara sahnede yaptırdıkları garip ve büyüleyici şeylerde, hipnozdan ziyade, seyirci bakışlarının ve görev baskısının etkisi var.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Ünlü televizyon hipnozcusu/mentalisti Derren Brown'un şovları aksini iddia etse de hiçbir hipnozcu size isteğiniz dışında bir şey yaptıramaz. 1939'larda bilim insanları, hipnotize olan gönüllülerin kendi kararları dışında riskli davranışlarda bulunduğunu iddia etti (zehirli yılanları ellerine almak gibi); ama daha sonraki araştırmalar, bir otoritenin uyguladığı baskı sonucunda insanların, kişi hipnotize olsun ya da olmasın, bunları yapacağını gösterdi. O koşulların dışında katılımcılar bu görevleri yapmayı reddetti. Sheffield Üniversite'sinden klinik psikolog Michael Heap şöyle diyor:

Sahneye çıkarılan ve hipnotize edilen insanların zorunda hissettikleri için bu şekilde davrandıkları doğru. Özellikle insanlar izleyicilerin önünde oldukları için onlardan ne beklendiğini biliyorlar. Aslında sadece hipnozcuya uyuyorlar. Otoriteye ayak uydurup, boyun eğiyorlar.

Birini Nasıl Hipnotize Edersiniz?

Birini nasıl hipnotize edeceğimiz konusuna gelirsek, standart bir teknik mevcut değil. Genel yaklaşım sakinleştirici bir imge düşünmekle başlıyor. Bu, kendinizi huzurlu bir ortamda düşünmeden önce bütün hislerinizi uyarıyor ve derine dalma prosedürleri ve uygun telkinlerle amacınıza ulaşmanızı sağlıyor. Bu telkinler başkaları tarafından da kendiniz tarafından da uygulanabilir.

Birazdan değineceğimiz üzere, bu sürece "hipnoz" demek için iyi nedenlerimiz var. Ancak belirsiz tanım ve tartışmalı tarihi neyin işe yaradığını ve neyin yaramadığını belirlemeyi zorlaştırıyor. İngiliz Klinik ve Akademik Hipnoz Topluluğu'ndan Jane Boissiere şöyle diyor:

Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Hizmetleri'nin (NHS) hipnozu ana tedavi olarak değil, yan tedavi olarak sınıflandırması pek yardımcı olmuyor; çünkü bu durum, araştırmalar ve uygulamalar için fon almayı zorlaştırıyor.

Hipnoz İşe Yarıyor mu?

Bunlara rağmen Birleşik Krallık Ulusal Sağlık ve Tedavi Mükemmelleştirme Enstitüsü'nün hipnozu önerdiği tek bir durum var: Huzursuz Bağırsak Sendromu. HBS acılı kramplara, isale, kabızlığa,şişkinliğe sebep oluyor; sebebi bilinmiyor ve tedavisi yok. Bazı ilaçlar ve uygun diyet değişikliği semptomları hafifletebiliyor. Ve daha ısrarcı HBS durumlarında hipnozun semptomları iyileştirebileceğini ve yaşam kalitesini arttırabileceğini gösteren oldukça fazla kanıt var. Hollanda'daki Utrecht Tıp Merkezi Üniversitesi'nden Carla Flik şöyle diyor:

Hipnoz sırasında hastalar denizin hafif dalgalarını düşünüyorlar ve bağırsaklarının da o şekilde hareket ettiğini hayal ediyorlar.

Hem Amerikan Psikoloji Derneği hem de İngiliz Ulusal Sağlık Enstitüsü hipnozu acının tedavisinde standart bir prosedür olarak tanımlıyor. Yapılan sayısız çalışmalar hipnozun, sırt ve bel ağrıları ya da kanser tedavisinin yan etkileri sonucu oluşan acılar gibi çeşitli kronik ağrıları iyileştirdiğini gösterdi. Genellikle fiziksel ve bilişsel davranış terapilerinden daha çok rahatlama sağlıyor.

Hipnoz, ağrı geçirmekte o kadar etkili ki 1992'den beri pek çok ameliyat prosedürlerinde genel anesteziye alternatif olarak kullanılıyor. Fransa'daki Curie Üniversitesinden Aurore Marcou şöyle diyor:

Teknik oldukça basit. Hasta lokal anestezi oluyor ve hafif bir sakinleştirici veriliyor. Biz yanlarında oturup onlara iç dünyalarına konsantre olmaları, nefeslerini kontrol etmeleri ve güvenli bir bölgeye gitmeleri için rehberlik ediyoruz. Geçmiş deneyimleri tekrar yaşamaları için yardımcı oluyoruz. Beyinleri tamamen anılara odaklanıyor. En önemli avantajı, yan etkilerinin azlığı. Genel anesteziden kaynaklı başınız dönmesi veya hasta hissetme durumları yaşanmıyor.

Mount Sinai'deki Ichan Tıp Okulları'ndan Guy Montomery, daha önce hipnoz ile göğüs kanseri ameliyatı olan bu kadını buldu. Kadın, ameliyat sonrasında daha az acı, bulantı ve yorgunluk hissettiğini dile getirdi. Ve hipnozun yararları sadece fiziksel de değil. Montomery'nin takımı, eğer göğüs kanseri biyopsisi gereken hastaların %90'ı hipnoza başvuracak olsa, yılda 135 milyon dolar tasarruf yapılabileceğini hesapladılar.

Hipnoz, "Gerçekten" İşe Yarıyor mu? Bilim Ne Diyor?

Bahsettiğimiz bu fiziksel ve mental semptomlar göz önüne alındığında Shona gibi hamile kadınların hipnodoğum kurslarına yönelmesi hiç de şaşırtıcı değil. Resmi olarak, 2011 yılında yapılan ve 13 çalışmaya dayanan bir değerlendirmeye göre; doğum sanıcı için yenilikçi bir düşünce olan hipnodoğumun umut vadettiği söyleniyor.

Ama çalışmaların çoğu iyi tasarlanmamış olduğundan, henüz kesin bir sonuca vermek mümkün değil. 2015'te yapılan başka bir çalışma ise hipnozun kadınların doğum sancısında bir değişiklik yaratıp yaratmadığını inceledi. Sonuç olarak korkuyu ve anksiyeteyi düşürdüğü belirlendi.

Aslında pek çok kişi hipnozun, akıl sağlığı kapsamındaki kullanımlarında umut görüyor. Anksiyete bozuklukları İngiltere'deki en yıpratıcı ve yaygın sorunlardan biri. Hardford Üniversitesi'nden Keara Valentine ve meslektaşları hipnozun anksiyeteyi ne derecede azalttığını ölçtüler. Sonuç, etkileyiciydi: Hipnoz tedavisi gören katılımcılar, görmeyenlere göre, %84 daha fazla gelişme kat etmişti. Dahası kendisi hipnoz uygulayanlar ile profesyonel yardım alanlar arasında hiçbir fark yoktu.

Hipnoz tabii ki sadece acıyı ve anksiyeteyi azaltmakta kullanılmıyor. İnsanların yeni davranışlar öğrenmesinde ve kötü alışkanlıkları bırakmasında da popülerliği giderek artan bir yöntem. Ama, yine, çalışmalar kötü tasarlandığı için karışık sonuçlar mevcut. Haziran 2019'da, Oxford Üniversitesi'nden Jamie Hartmann-Boyce, sigarayı bırakmakta hipnozun etkisi üzerine yapılan 14 çalışmayı ele alan bir Cochrane Raporu yayınladı ve hipnozu bir tedavi olarak önermek için önemli bir bulgu bulunmadığını belirtti. Şöyle diyor:

"Sorun kesinlikle hipnozun kendisi değildi. Ya çok fazla araştırma önyargısı vardı, ya katılımcı çok azdı ya da çalışmalar çok özensizdi. Daha büyük ve iyi araştırmalar yapmamız önemli.

Diğer alanlardaki sonuçlar çok daha istikrarlı. Örneğin 1990'ların başında yapılan kilo verme meta-analizleri sonucunda kognetif davranış tedavisine hipnoz eklemenin katılımcıların verdiği kiloları ikiye katladığını göstermişti. 2018'de yapılan başka bir meta-analiz de bu durumu destekler nitelikte.

Hipnozun giderek artan tedavi potansiyelinin yanında, nasıl işlediğine ilişkin sorular varlığını sürdürüyordu. Bu durum da değişmeye başladı. Rochester Teknoloji Enstitüsü'nden Laurence Sugarman şöyle diyor:

Kimsenin 'Evet, hipnozun tam olarak ne olduğunu biliyoruz.' diyeceğini düşünmüyorum. Ama en azından artık bir fikrimiz var: Öncelikle hipnozu tek aşamalı bir şey olarak düşünmememiz gerektiğini biliyoruz. Ama bir disiplin olarak, beynimizin öğrenme ve adapte olmasını sağlıyor. Zihnimizi değiştirmek için kullanabileceğimiz bir yetenek.

Adapte olabilme yeteneği (zihinsel esneklik olarak da bilinir), beynin nöral bağlarını güncellemesini, kendini yeniden programlamasını, yeni davranış modelleri geliştirmesini, yeni bilgileri hatırlamamızı sağlayarak hayatın bize fırlattığı çeşitli deneyimleri atlatmamıza olanak sağlar. Beynin daha esnek olduğu zamanlar vardır. Yaşamın ilk yılları ya da güçlü duygular hissettiğimiz zamanlar gibi... Bu durum, kişiye ve terapiye göre, beynin kendini sadece bir yönde değil pek çok farklı yönde yenilemesine olanak sağlar.

Örneğin beyin görüntüleme deneylerinin gösterdiğine göre, hipnotik hareketlerin rahatlama bölümü beynin frontal korteksteki (beynin plan yapma,karar verme ve dikkat etme ile ilgili bölümü) aktivitelerini önemli ölçüde baskılıyor. Bu, beynimizin içeriden ve dışarıdan gelen uyaranları filtreleme ve kaynaştırma yapan, yeni anı oluşturmaya yarayan bölümünün mola vermesini sağlar. Alkol tükettiğimizde de benzer durum oluşur. Bu, sizi çevreden etkilenmeye daha açık kılar.

Görünüşe göre hipnoz durumda zihnimizde daha yoğun hisler yaratabiliyoruz. Liege Üniversite Hastanesindeki Ağrı Departmanı'nın başı Marie-Elisabeth Faymonville, hipnoz etkisindeki insanlara memnun edici bir anı hayal etmeleri istendiğinde, hipnoz olmayan insanlara göre beynin hareket ve his bölümlerinin daha aktif çalıştığını keşfetmiştir. Şöyle diyor:

Dış dünyadan gelen gerçek bir uyarı yoktu ama hipnotize olanlar gözleri açık ve dışarıdan bilgi alıyor gibiydiler. Gerçek gibi algılıyorlardı. Hayali ya da gerçek, hisler ne kadar güçlüyse, öğrenilmiş davranış oluşturmaları de o kadar kolay oluyordu.

Acıyı kontrol etmeye geldiğimizde ise hipnoz farklı türde bir yardım sağlıyor. Acı algısı beyin tarafından oluşturulur ve buna dışarıdan müdahale edilebileceğini biliyoruz. Rutin çalışmalarının ortasında bacağını kıran ve çalışmasına ara vermeyen jimnastikçi, yanan bir binadan kendi yaralarını fark etmeden çocuğunu kurtaran anne bunlara örnek verilebilir. Hipnoz da benzer bir şey yapmamızı sağlıyor.

Faymonville, katılımcıları hipnotize ettikten sonra avuçlarına sıcak ya da acı verici bir uyaran uyguladığı zaman, hipnoz etmeden uyguladıklarına göre acıyı ve rahatsızlığı %50; uyaran uygulanırken dikkatlerini mutlu bir anıyla dağıtmaları istenilenlere göre %40 oranında düşürmüştür.

Beyne daha yakın baktığımızda ise, hipnozun singulat korteksin (beynin duyumsal uyaranlarını alan, duygusal ve davranışsal tepkileri düzenleyen bölgeleriyle bağlantılı bölgesinin) aktivitesini düşürdüğü görülmüştür. Bu alandaki düşük aktivite, acı sinyallerinin daha az önemsenmesine sebep oluyor olabilir.

Alandaki diğer araştırmalar, hipnoz sırasındaki beyin dalgalarının (nöral aktivite örüntülerinin), yoğun meditasyon halindeki ile benzer durumda olduğunu gösteriyor. Washington Üniversitesi'nden Mark Jensen ve arkadaşları, kronik ağrı için hipnoz tedavisi görmüş MS hastaları ile yaptıkları ufak bir araştırmada, teta beyin dalgalarını arttırmanın ağrıyı azaltma potansiyelini arttırdığını keşfettiler. Bu hipnoz sonucu oluşan beyin dalgalarının beynin öğrenme ve adapte olma kapasitesini arttırdığı için olabilir.

Hipnoz ile İlgili Tartışmalar Bitmiş Değil!

Bu gelişmelere rağmen, bazı sorunlar hala varlığını sürdürüyor; özellikle de hekimlerin hipnoza sıcak bakmasını sağlamak oldukça zor. Montgomery'ye göre pek çok pratisyen hekim, "Bu sürece hipnoz demek zorunda mıyız? O sözcük hastaları korkutabiliyor." gibi itirazlarda bulunuyor.

Kısa cevap, evet. İnsanlara "hipnoz" adı altında bir tedavi uyguladığınızda, "rahatlama" ya da "telkin" adı altında uyguladığınıza göre daha olumlu sonuçlar alınıyor. Hipnotize olma motivasyonu ve güvenilir bir tedavi olduğuna inanmak, tedavinin etkisini arttırıyor. Plasebo etkisinin yanında, tedavinin başarısına olan inancınız da tedavinin önemli bir parçası.

Hipnozu ana tedavilerin arasına almak büyük tasarruflar da sağlayabilir. Çalışmalar kronik ağrıları olan insanların hipnoz ile daha az ağrı kesici kullandığını gösterdi. ABD'de her gün 130'dan fazla kişi, aşırı doz yüzünden ölüyor ve bu sayılara bağımlılık yapıcı reçeteli ilaçlardan kaynaklı ölümler de dahil. 2018 Dünya Ekonomi Forumu'nda konuşan, Stanford Üniversitesi'nden David Spiegel şöyle diyor:

Hipnoz, bağımlılık yapıcı değil ve insanları öldürmüyor. Bunun yanı sıra ağrıya ve acıya önemli ölçüde etkisi var ve bu yüzden ciddiye alınmayı hak ediyor.

Hipnoz herkeste işe yarıyor mu? Hayır. Ama Marcou sözlerini şöyle bitiriyor:

Ama ücretsiz olarak deneyebilirsiniz. Hipnozun çok az riski var. Hipnozla ilgili en iyi olan şey de bu: Gerçekten güzel sonuçlar alabilirsiniz; sadece denemeye istekli olmalısınız.
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 11
  • Tebrikler! 11
  • Merak Uyandırıcı! 8
  • Umut Verici! 7
  • Bilim Budur! 3
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 3
  • İnanılmaz 2
  • Grrr... *@$# 2
  • Güldürdü 1
  • Üzücü! 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: New Scientist | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 25/11/2020 11:34:38 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8189

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
İhtiyoloji
Elektrokimya
Diş Gelişimi
Canlılık Cansızlık
İnsanlar
Duygu
Fosil
Sars Mers
Yumurtalık
Hayvanlar
Avcı
Galaksi
Su Ayısı
Bakteri
Dilbilim
İnsanın Evrimi
Yayılım
Mit
Parçacık
Eczacılık
Sosyal Mesafelendirme
Algı
Astronomi
Cinsiyet Araştırmaları
Göğüs Hastalığı
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Ben bir şeyin ismini bilmek istemiyorum. Nasıl çalıştığını bilmek istiyorum!”
Elizabeth Blackburn
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol