Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Sağlıklı Bir Aklın İşareti: Kendi Kendine Konuşmak

Kendi Kendinize mi Konuşuyorsunuz? Durmayın!

Sağlıklı Bir Aklın İşareti: Kendi Kendine Konuşmak Today Show
8 dakika
194,728
Podcast
12:25
Altay Kenger
Seslendiren
36
  • İndir
  • Dış Sitelerde Paylaş
Tüm Reklamları Kapat

"Kendi kendinize mi konuşuyorsun sen? Deli misin?"

Bu lafı çok sık duyuyoruz. Sahi, kendi kendine konuşan insanlara neden deli diyoruz, olmadık yakıştırmalar yapıyoruz? Kendi kendinize konuşuyor olmanız, gerçekten deliliğe bir işaret mi? Yoksa tam tersine, kendi kendine konuşmak, sağlıklı bir aklın işareti olabilir mi? Gelin bir bakalım...

Tüm Reklamları Kapat

Kendi Kendine Konuşmanın Psikolojisi

Her ne kadar gürültülü bir Dünya'da yaşıyor olsak da, birçok insan hayatındaki aşırı sessizlik ile mücadele ediyor. Kimi yalnız yaşıyor, kimiyse sadece kendi işine bakan, sohbete pek yanaşmayan diğer insanlarla... Bu, özellikle de dijital çağda çok daha yaygın bir problem haline geldi. Elbette her zaman televizyonu açabilir, müzik dinleyebilir veya en son aldığınız teknolojik bıdıyla oynayabilirsiniz. Ama ya aradığınız, bir insanla konuşmaksa? Kafanızda dönüp duran düşünceleri yaşayan bir kişiye aktarmaksa? Büyük ya da küçük, fark etmez, başarılarınızın bir kısmını diğerleriyle paylaşmaksa?

Her ne kadar diğer insanların varlığı sosyal gelişimimiz açısından çok önemli olsa da, yalnız kaldığınızda kendi benliğinizle konuşmak, büyük bir boşluğu kısmen de dolsa doldurmanıza yardımcı olur. Kendi kendinize konuşmanızın nedeni, güvenilir dostlar arama nedeniyle aynıdır: fikir alışverişinde bulunmak ve iletişim kurmak. Zaten bu nedenle genellikle daha güçlü duygular ve hisler deneyimlerken kendimizle konuşuruz. Mesela öfkeliyken, gerginken, bir işe aşırı odaklanmışken veya heyecanlıyken... Anahtarlarınızı nereye koyduğunuzu hatırlayamadığınız, bu nedenle strese girdiğiniz ve kendi kendinize "Nereye koydum ben bu anahtarları? Yok yok, oraya koymuş olamam, o odaya girmedim ki." diye konuştuğunuz olmuştur.

Tüm Reklamları Kapat

Bu olay, sandığınızdan çok daha yaygın bir olgu. Yapılan bir araştırmada, farklı zorluklara sahip 6 ayrı görevi yerine getirmeye çalışan yetişkinlerin %100'ünde kendi kendine konuşma görüldü. Katılımcıların %80'i, görevlerin 6'sının tamamında kendisiyle konuştu. Yani bu, insanlar için sıradan bir olgu. Bilimde buna "gizli konuşma" veya "özel konuşma" adı veriliyor; yani kendi kendine konuşma, delilik ile ilgili olan bir konu değil; kişinin diğer insanlardan ziyade, kendisine özel yaptığı konuşmalar olarak kategorize ediliyor. 

Tabii burada bir parantez açalım. Bu anlattıklarımızdaki kritik nokta şu: Kendi kendinizle konuşurken, herhangi bir görsel veya işitsel halüsinasyon yaşamıyor olmalısınız. Yani kendi kendinizle konuştuğunuzun tamamen bilincinde olmalısınız. Eğer ki kendi ağzınızdan çıkmayan sesleri, kulağınıza fısıldanmış gibi deneyimliyorsanız veya gerçek olmayan kişileri fiziksel olarak, gözünüzün önündeymiş gibi görüyorsanız, bu durumda sağlıklı bir kendi kendine konuşmadan söz etmiyoruz. Böyle bir durumda psikiyatriste görünmenizi önemle tavsiye ederiz.

Birçok uzman, 2 ila 7 yaş arası çocuklarda kendi kendine konuşma davranışını araştırıyor; çünkü bu, çok küçük yaşlarda başlayan bir davranış. Ufak bir çocuğu bir süre inceleyecek olursanız, oyun oynarken veya bir iş üzerindeyken, kafa yorduğu süreci yüksek sesle anlatmaya meyilli olduğunu görebilirsiniz. Bu, hem dil becerilerini geliştirmeyi sağlayan bir davranış, hem de sosyal yalnızlığın giderilmesine katkı sağlıyor. 

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Kendi Kendine Konuşmanın Sinirbilimi

Ama kendi kendine konuşmak sadece yalnızlığı hafifleten bir unsur değil; aynı zamanda bir yetişkin olarak zekanızı daha aktif bir şekilde kullanmanızı da sağlıyor. Yani işin sadece psikoloji tarafı yok, bir de sinirbilimsel tarafı var. Kendi kendinize konuştuğunuzda, aklınızdaki fikirleri netleştirmeniz mümkün olur. Sessizce düşünmek yerine, kendi kendinize konuştuğunuzda, beynin konuşma ile ilgili bölgelerini aktif hale getirdiğiniz için, üzerine kafa yorduğunuz konularda farklı perspektifler kazanmanız mümkün olabilir; çünkü düşünceler, artık yeni beyin bölgelerce de işleniyor demektir. Bu sayede göremediğiniz şeyleri görmeniz, fark edemediğiniz şeyleri fark etmeniz, keşfedemediğiniz şeyleri keşfetmeniz mümkün olur.

Çünkü her ne kadar beyninizin her zaman kendi benliğinizin tarafında olacağını, dolayısıyla farklı fikirleri dile getiremeyeceğini düşünseniz de, yanılıyorsunuz. Bir düşünün: Kendinizin en büyük eleştirmeni kimdir? Hayır, sizden nefret eden işe yaramaz insanlar değil. Sizsiniz. Kendinizsiniz. Bir başkası sizi eleştirdiğinde savunmaya geçebilirsiniz. Eleştiri kötü yapılmış olabilir, dolayısıyla faydalı kısımlarını gözden kaçırabilirsiniz.

Ama kendi kendinizi eleştirdiğinizde, rahatsızlık duymayacağınız ve savunmaya geçmeyeceğiniz için, çok daha sakin bir kafayla düşünmeniz ve sorunları çözmeniz mümkün olur. Örneğin bir karar almaya çalışırken ikilemde kaldıysanız ve A seçeneğini tercih etmeyi daha çok istiyorsanız; ancak çeşitli sebeplerle B seçeneği daha makul ise, kendi kendinize konuştuğunuzda diğer seçeneği seçmenin neden size daha faydalı olduğunu kendi kendinize ispatlayabilir, kararınızı mantıklı olandan yana değiştirebilirsiniz. 

Fakat aynı şeyi bir arkadaşınızla ya da internet ortamında herkese açık bir tartışma şeklinde yapacak olursanız, diğer insanların karşıt fikirleri size saldırganca veya sırf inat uğruna ileri sürülen argümanlar gibi gelebilir. Savunmaya çekilirsiniz ve objektif kararlar alma şansınız azalır. Ya da arkadaşlarınız size destek olmak adına, sizin istediğiniz tercihi, daha makul olana karşı savunabilir. Bu da yanlış kararlar almanıza neden olur. Ancak en büyük eleştirmeniniz olan kendiniz, bu hataya düşmeyecektir.

Bu noktada şunu sorabilirsiniz: "Neden yüksek sesle söyleyeyim ki, sessizce de olsa kendi kendime konuşabilirim?" Evet, bunu yapabilirsiniz. Bunu yapmak, kendi kendinize hiç konuşmamanızdan iyidir. Ancak yapılan çalışmalar, insanların işitsel komutlara daha etkili bir şekilde yanıt verebildiğini gösteriyor.

Tüm Reklamları Kapat

Örneğin Bangor Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada, kendilerine çeşitli görevler verilen kişiler, görevin adımlarını yüksek sesle okuduklarında, sessizce okumaya nazaran daha başarılı bir şekilde o adımları takip edebildiler. Zaten muhtemelen bu nedenle tenis oyuncuları, özellikle de oyunun kritik noktalarında kendileriyle yüksek sesle konuşmaya meyilliler. Bu sayede kendilerini çok daha verimli bir şekilde motive edebiliyorlar. Bir diğer araştırmada ise, basketbol oynayan kişilerin kendi kendileriyle konuşmaları halinde pas ve şut isabet yüzdelerinin arttığı gösterildi.

Kendi Kendine Konuşmanın Evrimi

Tabii işin bir de evrimsel biyoloji tarafı var. Kendi kendinizle konuşmak evrimsel açıdan son derece sağlıklı bir davranış. Konuşma becerimizin evrimleşmesinin ana nedeni oldukça sosyal bir hayvan türü olan insanlar için karmaşık bir iletişim sisteminin müthiş bir avantaj sağlıyor olmasıydı. Ancak buna bağlı olarak, bizi "biz" yapan beyin bölgelerimiz de farklılaştı, karmaşıklaştı ve bu sayede daha karmaşık düşünceler inşa edebilmeye başladık. 

Evrimimizin ilerleyen dönemlerinde konuşma becerisi öylesine güçlü bir iletişim aracı haline geldi ki, şarkılar söyledik, şiirler okuduk, kitaplar yazdık. Daha önemlisi, kendi iç düşünce süreçlerimizi dinlemeye başladık. Bugünlerde insanlar bunu giderek daha az yapıyorlar. Ancak insanlar kendileriyle baş başa kaldığında, kendisiyle yüksek sesle konuşmaya yatkın olanların duygusal olarak daha stabil, daha mantıklı kararlar alabilen, daha etkili olma potansiyeline sahip kişiler olduğu düşünülüyor. Bunlar, biyolojik ve kültürel evrimde bize fayda sağlayan unsurlar. 

Öyle ki, insan harici maymun türlerinin beyinlerinde yapılan araştırmalar, başarmaları gereken görevlere uygun beyin bölgelerinin aktive olduğunu gösteriyor. Örneğin görsel bir görevi başarmaya çalışıyorlarsa, beyinlerinin görsel bölgeleri aktive oluyor. İşitsel bir görev ise, işitsel bölgeler aktive oluyor. Ama insanlarda görevin tipinden bağımsız olarak, ilgili bölgelerin tamamı göreve hazırlanırken aktif hale geliyor.

Tüm Reklamları Kapat

Bundan yola çıkan araştırmacılar, belirli görevler verdikleri kişilerin yüksek sesle bla bla bla gibi anlamsız şeyler söylemelerini ve görevi başarmaya çalışmalarını istediler. İlginç bir şekilde, odaklanma gerektiren bir görevde bu anlamsız sözleri söyleme nedeniyle kendi kendine konuşamayan insanların beyinleri, tıpkı maymunlarda olduğu gibi çalıştı: Sadece görevle ilgili olan kısımlar aktive oldu. Yani kendi kendinize konuşmadan yaptığınız görevlerde, bir maymundan farksızsınız diyebiliriz.

İşte bu nedenlerle, kendi kendine konuşmaya yatkınlık, eğer ki genetik bir altyapıya sahipse, evrimsel bir avantaj sağladığı için bu kadar yaygın olabilir. Ve tam da bu nedenle bir anomalinin göstergesi değil; tam tersine, normal bir davranış.

Son olarak, bazı araştırmalar, kendi kendine konuşmanın beyni düzenleyici ve özellikle hatırlanması gereken şeyleri daha kolay hafızada tutmayı sağlayıcı bir etkisi olduğunu gösteriyor. Çünkü kendi kendimize konuştuğumuzda, mecburen yavaşlıyoruz. Daha yavaş düşünmek, konu üzerine daha fazla kafa yormamızı sağlıyor. Bu da, hem hafızamıza katkı sağlıyor, hem de daha doğru kararlar almamıza yardımcı oluyor.

Yapılan çalışmalar, derslerine çalışan öğrencilerin, hatırlamak istedikleri kavramların neden önemli olduğunu kendi kendilerine yüksek sesle anlattıklarında, bunları daha uzun dönemde hatırlama ihtimallerinin arttığını gösteriyor. Sadece hatırlama da değil; aynı zamanda kendi kendine yüksek sesle "Bunu başarabilirsin." diyen kişilerin görev tamamlama başarısının arttığı da gösterildi.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Çocuk Gelişimi Seti: Nasıl Yardımcı Olabilirim, Benliğini Arayan Çocuk, Oyun Terapisi

NASIL YARDIMCI OLABİLİRİM?

“Yaramazlık” bazen göründüğü gibi değildir. Bazı çocukların, ruhsal veya
davranışsal sorunlar nedeniyle bakıma ihtiyacı vardır. Erken çocukluk döneminde bir
şeylerin farklı veya yanlış olduğunu keşfetmek ise her zaman kolay olmayabilir.
Çocukların yaşamında meydana gelen ve eğitimcilerin kontrol edemediği güçlükler
yüzünden pek çok zorlayıcı davranış ortaya çıkabilmektedir. Ancak bu güçlüklere
neden olan unsurları anlamak, onlarla başa çıkmak ve sonuç olarak çocuklara bu
davranışları düzeltmede yardımcı olmak eğitimci açısından mümkündür.
Nasıl Yardımcı Olabilirim? sorunları belirlemenize, kendini sizin anlayacağınız
şekilde ifade edemeyen çocuğun dünyasına girmenize ve onun için güvenli ve
başarılı bir ortam oluşturmanıza yardımcı olacak bir kılavuz niteliği taşıyor.
Çocukların ruh sağlığına katkıda bulunma, hem çocukların hem de aile fertlerinin
davranışsal ve ruhsal sorunlarını tanımlama, belirli güçlükler yaşayan çocukları
destekleme, davranış problemleri sergileyen çocukların aileleriyle iletişim kurma
noktasında bu kitaptan çok şey öğreneceksiniz.

OYUN TERAPİSİ

Düşman: Yalnızlık ve Reddedilme
Silah: OYUN TERAPİSİ’nin yaşam dolu, özgürleştiren oyunları
OYUN TERAPİSİ, çocuğa korku, nefret, yalnızlık gibi duygularını, başarısızlık
ve yetersizlik hislerini ve diğer sorunlarını “oynayarak sergilemesi” için verilen,
yaşamsal bir fırsattır.
Bu kitaptaki vaka öyküleri gerçektir. Dr. Axline, tüm örnekleri tıpkı BENLİĞİNİ
ARAYAN ÇOCUK’taki gibi, oyun terapisine yönlendirilen çocuklarla yaptığı
çalışmaların kayıtlarından derledi. Çocukların yaşları dört ila on iki arasında değişiyor
ve sergiledikleri sorunlar da çocuklara özgü uyumsuz davranışlar yelpazesinde
çeşitlilik gösteriyor; düşmanlık güden çocuk, içe kapanık çocuk, bağımlı çocuk,
engelli çocuk vb. Kitapta, oyun seanslarıyla nasıl terapi uygulandığına ilişkin örnekler
sunuluyor ve oyuncakların oyun odasında nasıl yaşamsal bir önem taşıdığı
anlatılıyor.
OYUN TERAPİSİ her ne kadar doğrudan doğruya psikologlara, psikiyatristlere
ve bu alanda çalışan profesyonellere hitap ediyor gibi görünse de, aynı zamanda
ebeveynler, öğretmenler ve çocuklarla teması olan herkes için önemli ve faydalı bir
çalışma olarak dikkat çekiyor.
“Alanındaki en iyisi.”

BENLİĞİNİ ARAYAN ÇOCUK

Benliğini Arayan Çocuk yazıldığı tarihten bu yana güncelliğini ve etkisini
yitirmeyen, benzerleri arasından orijinalliği ve içtenliğiyle sıyrılan önemli bir mesleki
ve edebi çalışma. Zekâ geriliği olduğu düşünülen, içine kapanık ve iletişim
kuramayan Dibs’in, oyun terapisiyle yeteneklerini adım adım nasıl keşfettiğini,
benliğini ararken ortaya çıkan samimi duygularıyla nasıl baş ettiğini, sürece bizzat
dahil olduğunuzu hissederek okuyacaksınız. Bir anne baba gerçekten istemedikleri
halde dünyaya bir çocuk getirirler mi? Peki, o çocuk ana rahmine düştüğü anda bunu
hissedebilir mi? Böyle bir aile ortamında bir çocuğun sığınabileceği, kendi iç
dünyasından daha güvenli bir yer var mıdır? Gerçek terapi kayıtlarından derlenerek
yazılmış olan bu kitap, çocukları tanımak, anlamak ve onlara nasıl yaklaşmak
gerektiği konusunda hayatınızda yeni ve çok insani bir pencere açacak.
Anne babalar, öğretmenler, öğrenciler ve çocukların eşsiz iç dünyalarını merak
eden herkes için bir başucu kitabı olacağını düşündüğümüz Benliğini Arayan Çocuk,
bir çocuk psikolojisi uzmanı eliyle yenilenen Türkçe çevirisiyle sizlerle…

Bilgiler ve Uyarılar:

  1. Bu ürün sipariş alındıktan 1-3 gün içinde postalanacaktır.
  2. Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
  3. Bu kampanya, Panama Yayıncılık tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.
Devamını Göster
₺295.00
Çocuk Gelişimi Seti: Nasıl Yardımcı Olabilirim, Benliğini Arayan Çocuk, Oyun Terapisi
  • Dış Sitelerde Paylaş

Yani kendi kendinize konuşuyorsanız, endişe etmeyin; son derece sağlıklı bir bireysiniz. En azından bu açıdan bir hastalığınız olmadığını söyleyebiliriz.

Tavsiyeler ve Sonuç

Kendi kendinize konuşurken, kendinize nazik olmayı unutmayın. Elbette arada sırada kendinize sövdüğünüz veya kızdığınız olabilir; ancak üzerinize çok gitmemek, daha sağlıklı kararlar alabilmenizi ve yersiz yere strese girmemenizi sağlayabilir.

Kendinize sorular sormaktan ve bu sorulara cevaplar aramaktan çekinmeyin. Eğer motivasyon arıyorsanız, kendi kendinize olumlu cümleler kurmanız faydalı olacaktır: "Bunu başarabilirim." gibi.

Bir şey üzerine düşünürken, örneğin bir anahtarın yerini sesli olarak hatırlamaya çalışırken, anahtarın adını, odaların isimlerini ve benzeri şeyleri yüksek sesle söylemek, sonuca daha hızlı ulaşmanızı sağlayabilir.

Ve belki de en önemlisi, konuşan kişiyi dinleyin. Bu, bir başkası da olabilir; kendiniz de olabilirsiniz. Beyninizin söylediklerine, içine attıklarınızdan dışarı çıkanlara kulak verin. Kendi kendinize konuşmanın evrimsel önemini her zaman hatırlayın. Sanıyoruz bu konuyu en iyi özetleyen kişi, komedyen ve yazar Franklin P. Jones. Şöyle söylüyor:

Kendi kendinize konuşmanın bir faydası, en azından birilerinin sizi dinliyor olduğunu bilmektir.
Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
77
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 71
  • Muhteşem! 33
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 22
  • Bilim Budur! 17
  • Merak Uyandırıcı! 17
  • Umut Verici! 15
  • Güldürdü 8
  • İnanılmaz 8
  • Korkutucu! 3
  • Üzücü! 2
  • Grrr... *@$# 1
  • İğrenç! 1
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 28/02/2024 15:16:17 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2245

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Evrim Kuramı
Dağılım
Mantık Hatası
Mavi
Renk
Komplo
Dünya
Kuş
Doğa Olayları
Skeptisizm
Protein
Alzheimer
Doğal Seçilim
Karadelik
Goril
Kartal
Hava
Biyoçeşitlilik
Sürüngen
Erkek
Sinek
Uçuş
Bilinç
Nükleik Asit
Optik
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Youtube
Bir Beyin Cerrahının Gözünden BEYNİN İÇİ! | Mehmet Çağlar Berk (Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi)
Bir Beyin Cerrahının Gözünden BEYNİN İÇİ! | Mehmet Çağlar Berk (Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi)
Alper Gezeravcı, Dünya'ya Dönüyor! (Ax-3 Görevi Ortak Yayını)
Alper Gezeravcı, Dünya'ya Dönüyor! (Ax-3 Görevi Ortak Yayını)
Et Yemek, Beyni Uyuşturuyor Olabilir mi?
Et Yemek, Beyni Uyuşturuyor Olabilir mi?
Filler Neden Farelerden Korkar?
Filler Neden Farelerden Korkar?
Hastalıklar Konusunda Google Sizi Nasıl Aldatıyor?
Hastalıklar Konusunda Google Sizi Nasıl Aldatıyor?
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ç. M. Bakırcı. Sağlıklı Bir Aklın İşareti: Kendi Kendine Konuşmak. (25 Nisan 2014). Alındığı Tarih: 28 Şubat 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/2245
Bakırcı, Ç. M. (2014, April 25). Sağlıklı Bir Aklın İşareti: Kendi Kendine Konuşmak. Evrim Ağacı. Retrieved February 28, 2024. from https://evrimagaci.org/s/2245
Ç. M. Bakırcı. “Sağlıklı Bir Aklın İşareti: Kendi Kendine Konuşmak.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 25 Apr. 2014, https://evrimagaci.org/s/2245.
Bakırcı, Çağrı Mert. “Sağlıklı Bir Aklın İşareti: Kendi Kendine Konuşmak.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, April 25, 2014. https://evrimagaci.org/s/2245.
ve seni takip ediyor
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close