Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Pet Şişelerdeki Su Kanser Yapar Mı?

Pet Şişelerdeki Su Kanser Yapar Mı? Pixabay
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Gerçeklik Analizi Araştırmaları'nın bir parçasıdır. Bu sistem çerçevesinde analiz edilen iddialar, "Gerçek", "Karışık", "Sahte" şeklinde üç sınıfa ayrılmaktadır. Aynı analiz sistemi çerçevesinde, ünlü insanlara atfedilen sözler de incelenmektedir. Bu sözler, "Gerçek", "Hatalı Atıf", "İspatsız" ve "Sahte" şeklinde dört sınıfa ayrılmaktadır.

İddia

Sıcakta, arabada bırakılan pet şişelerdeki su içilecek olursa, kanser olunur. Özellikle de meme kanseri ihtimali artar. Son zamanlardaki kanser vakalarındaki artışın sebebi pet şişeler içerisinde bekletilen suların, 2 haftadan uzun bir sürede plastiğin çözünmesi sonucu suyu kanserojen hale getirmesidir. Eğer pet şişe içerisinde suyu donduracak olursanız, sonradan çözdüğünüz bu suyu içtiğinizde kanser olma riskiniz artar. Ayrıca pet şişelerdeki suyun tekrar tekrar kullanılması kansere yol açar. Pet şişe içerisindeki veya plastik filmlerle çevrili suyu veya yiyecekleri mikrodalga fırında ısıtacak olursanız kanser olursunuz.

Gerçek mi?

Sahte

Gerçek Ne?

Plastik şişelerin içerisinde saklanan suların ısıtma veya soğutma sonrasında içilmesiyle, herhangi bir kanser türü arasında bugüne kadar ikna edici ve dikkate değer herhangi bir ilişki kurulamamıştır.

İddianın Kökeni

İlk olarak 2002 yılında yayılmaya başlayan bu mit, pet şişelerin içerisinde diyoksinlerin bulunduğu ve bunların, ısıtma ve soğutma sonucunda suya karışarak kansere neden olduğu şeklindedir. Mitin kaynağının Idaho Üniversitesi tarafından yayınlanan bir yüksek lisans tezinin yanlış anlaşılmış bir cümlesi olduğu düşünülmektedir. Sonradan, TCDD isimli bir diyoksin haricinde, diyoksinlerin kanserle ilişkisi olmadığı anlaşılınca, 2005 senesinde aynı mit, bu defa suçluyu BFA isimli bir diğer kimyasal olarak göstermek suretiyle yeniden yayılmıştır. Bu tarz iddialara özellikle yaz aylarında rastlamak mümkündür.

Bu tarz mitler genellikle e-posta aracılığıyla yayılmaktadır. Bu mitin yayımına sebep olan sahtekarlar da, hazırladıkları e-posta zincirinde, iddialarını bilimselmiş gibi sunmak adına Dünya'nın 1 numaralı tıp fakültesi olarak kabul edilen Johns Hopkins Üniversitesi'ni kaynak göstermektedirler. Üniversite, 24 Haziran 2004 ve 15 Ocak 2008 tarihinde kendi internet siteleri üzerinden, dolaşan bu e-postaların kendileriyle hiçbir alakası olmadığını ve bilimsel olarak tamamen geçersiz olduklarını ilan etmiştir. Benzer şekilde, Dünya'nın en yetkin tıp kurumlarından Mayo Clinic ve Amerikan Kanser Cemiyeti de bu iddiaların saçma ve geçersiz olduğunu bildirmiştir.

Bilgiler

Neredeyse tüm ülkelerde, yiyecek ve içecek unsurlarına temas eden her türlü kimyasalın detaylı ve karmaşık testlerden geçirilmesi zorunlu tutulmaktadır. Bu testlerin hiçbirinde, pet şişelerin karsinojen etkisi ortaya çıkarılamamıştır. Örneğin Kanada Kanser Cemiyeti, konuyla ilgili şu açıklamayı yapmaktadır:

Donmuş veya aşırı ısınmış şişelerden su içmek, sizin kanser riskinizi arttırmamaktadır. Bazı insanlar dioksinler adı verilen ve oldukça kanserojen olan bir kimyasal grubunun, ısınan veya aşırı soğuyan şişelerden suya sızdığı konusunda endişe etmektedir. Su şişelerinde dioksinlerin varlığını gösteren hiçbir araştırma bulunmamaktadır.

Dietilheksil Adipat (DEHA)

İddianın bir versiyonunda, pet şişelerden suya karışanın dietilheksil adipat (DEHA) isimli bir kimyasal olduğu iddia edilmektedir. Potansiyel olarak kanserojen olan bu kimyasalın pet şişe yapımında kullanıldığını gösteren hiçbir bulgu bulunmamaktadır. ABD Kanser Cemiyeti, bu konuyla ilgili şunu açıklamaktadır:

Bu iddiayı yayan e-postalar, bir lisans öğrencisinin tezine dayanmaktadır. DEHA, su şişelerinin yapımında kullanılan bir kimyasal değildir. Eğer öyle olsaydı bile, ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), bu kimyasal ile ilgili olarak "kansere, teratojenik etkilere, immünotoksisiteye, nörotoksisiteye, gen mutasyonlarına; karaciğer, böbrek, üreme ve gelişimsel toksisiteye veya diğer kronik ve tersinmez sağlık etkilerine sebep olacağına dair kuşku duymak için herhangi makul bir neden bulunmuyor" demektedir.

Bisfenol A (BPA)

Kansere yol açtığı iddia edilen bir diğer kimyasal ise "bisfenol A" (BPA) kimyasalıdır. Bu kimyasalın insanlar üzerindeki etkisi net olarak bilinmemektedir; ancak hayvan çalışmalarında düşük akut toksisiteye sahip olduğu ve teratojen, yani embriyolojik gelişimi olumsuz etkileyebilecek yapıda olabileceği gösterilmiştir. BPA'nın dikkate değer etkileri ancak aşırı yüksek dozlarda gözlenebilmektedir.

Bu kimyasalın suya veya yemeklere karışabilmesi için su veya besin kaynaklarının BPA içerikli kimyasallara bulaşması gerekmektedir. Dahası, BPA, havada da çözünmüş halde bulunabilen bir kimyasaldır; yani sadece su şişelerine yönelik bu tarz bir korku beslemek anlamlı değildir. Yapılan çalışmalar, BPA'nın kanserojen etkiye sahip olduğunu göstermemektedir. Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) ve Ulusal Toksikoloji Programı (NTP), BPA'yı kanserojen olarak sınıflandırmamaktadır. ABD'nin Hastalık Kontrol Merkezi (CDC), BPA'nın mutajen olmadığını ve muhtemelen kanserojen herhangi bir etkisi olmadığını belirtmektedir.

Bu kimyasalın tehdit unsuru olabileceği en yaygın durum, üretim sırasında bir hata oluşmasıdır. Bu durumda, üretilen şişelerde normalden fazla BPA görülebilmektedir. Bu da, yetişkinlerde değil ama yavrularda olumsuz etkilere neden olabilmektedir. Bu nedenle bazı ülkelerde bu hataları göz ardı etmemek adına, besin unsurlarının saklanacağı kaplarda BPA'nın kullanımı yasaklanmıştır. Ülkemizde de, 10 Haziran 2011'den beridir BPA'nın biberonlarda kullanımı yasaktır.

PET Şişeler ve Kanser

İddia edildiğinin aksine, PET kimyasalının kendisinin de hiçbir kanserojen etkisi bulunmamaktadır. Hatta bu kimyasal, o kadar iyi çalışılmış ve biyolojik olarak etkisiz olduğu o kadar net bilinmektedir ki, birçok hayvan ve insan çalışmasında kullanılan alet, bu kimyasaldan üretilmektedir ve on yıllardır kullanılmaktadır. Üstelik, PET'in meme kanserine neden olma sebebi olarak ileri sürülen östrojen ya da östrojen-benzeri bir faaliyeti hiçbir araştırmada keşfedilememiştir. Bu etki, BPA için geçerlidir ve kimi zaman PET şişeleri de suçlamak için kullanılmaktadır.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

PET'in kimyasal olarak deforme olması için gereken sıcaklıklar 150 santigrat derecenin üzerindedir (250 derece civarında da tamamen erir). Ne arabada bıraktığınız pet şişeler, ne de mikrodalga fırında ısıtacaklarınız bu sıcaklığın yakınına bile erişebilir. Zaten bu sıcaklıklara ulaştıracak olsanız bile, çoktan içindeki su buharlaşacak ve tüketemeyeceğiniz bir hal alacaktır. Dolayısıyla mit, en başından bilimsel olarak çökmektedir, zira bu kimyasalların deformasyonu için gerekli olan sıcaklıklar, suyun buharlaşacağı sıcaklığın çok üzerindedir. Hong Kong Besin Sağlığı Merkezi şöyle söylüyor:

PET kullanımında, iddia edilenin aksine, DEHP veya DEHA gibi kimyasalların kullanılması gerekmemektedir. Dolayısıyla bu iddia temelsizdir. Dahası, IARC, DEHA'nın insanlar için karsinojen olamayacağını belirtmektedir (yani Grup-3 altında kategorize etmektedir). DEHP ise sadece karsinojen olma ihtimali bulunan Grup-2B kimyasallar arasındadır. Son olarak, PET şişelerde dioksinlerin bulunduğuna dair hiçbir makul bilimsel veri bulunmamaktadır. Zaten dioksinler donma sıcaklığında oluşamamaktadır.

Johns Hopkins Baltimore Halk Sağlığı Okulu'ndan Dr. Rolf Halden, sularımızdaki mikrobik etkenlerin, karsinojen etkenlerden binlerce kat daha risk taşıdığını ifade etmektedir. Her ne kadar bu bakterilerin kanserle alakası olmasa da, yine de tükettiğimiz suların temizliğinden emin olmamız gerektiğini hatırlatmaktadır. Bu bakteriler, kansere neden olmasalar bile birçok değişik ve ölümcül olabilen hastalığa neden olabilmektedir.

Tavsiyelerimiz

Plastik şişelerden su içecekler için genel olarak şu tavsiyelerde bulunabiliriz:

  1. Şişenin hasar görmediğinden emin olunuz. Hasar görmüş şişeler içine, şişe üretimindeki kimyasal maddeler daha çok sızabilecektir.
  2. Şişeleri iyice temizleyiniz ve tekrar kullanmayı düşünüyorsanız içlerinin tamamen kurutulduğundan emin olunuz. Genel olarak PET şişelerin yeniden kullanılmasını tavsiye etmemekteyiz. Bununla ilgili buradaki yazımızı okuyabilirsiniz.
  3. Bir şişeyi doldurmadan önce, ellerinizi mutlaka sabunlu suyla iyice yıkayınız. Şişelerde saklanan sıvılarla ilgili en büyük sorun, kanserojen etkilerden ziyade, sıvılar içinde çoğalabilecek bakteri ve mantarlardır.
  4. Aynı şişe içinde birden fazla farklı sıvı bulundurmayınız. Yani bir şişeyi "su şişesi" olarak kullanıyorsanız, aynı şişeyi kola içmek için kullanmayınız.
  5. Şişelere koyduğunuz sıvıların soğuk olduğundan emin olunuz. Şişe içindeki suyun ısınması çok büyük problem olmasa da, şişenin kendisi soğukken içine birden sıcak sıvı konulması, plastiği aşındırarak sıvıya karışmasına neden olabilir. PET şişeler sıcak sıvıları barındırmak için uygun değildir.
  6. Eğer şişe üzerine "Güneş altında bırakmayınız." gibi bir ibare bulunuyorsa, bu yönergeyi mutlaka takip ediniz.
  7. Şişenizi başka insanlarla paylaşmayınız. Tükürük paylaşımı, birçok hastalığın önünü açacaktır.
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 18
  • Bilim Budur! 8
  • Muhteşem! 4
  • Merak Uyandırıcı! 4
  • Güldürdü 1
  • Umut Verici! 1
  • Korkutucu! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • İnanılmaz 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/07/2020 11:35:28 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1165

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Sağlık Örgütü
Yörünge
Coğrafya
Deniz
Genom
Koronavirüs
Sars-Cov-2 (Covid19 Koronavirüs Salgını)
Lhc (Büyük Hadron Çarpıştırıcısı)
Biyografi
Anatomi
Sağlık Bilimleri
Factchecking
Tehlike
Robot
Sperm
Tüy
Yapay Zeka
Bağışıklık
Diş
Çiftleşme
Büyük Patlama
Aminoasit
Yılan
Mantar
Homeostasis
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bir işin yapılamayacağını söyleyenler, o işi yapanların önünü kesmemelidir.”
Anonim
Geri Bildirim Gönder