Penguenleri Besleyen Orangutan Suriya ve Hayvanlarda Öğrenme

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Genellikle insan toplumlarının aşırı karmaşık olduğunu düşünürüz. Halbuki bilim insanları çok uzun bir süredir karmaşık davranışların aslında çok basit ve temel davranış kalıplarının evrimsel süreçte farklı kombinasyonlarla bir araya gelerek, dışarıdan bakıldığında çok karmaşık bir davranış sergiliyormuş gibi görünecek şekilde üst kalıplar oluşturduğunu bilmekteler. Hatta bunu 1984 yılında MIT Basım Yayın'dan çıkan "Araçlar: Sentetik Psikoloji Deneyleri" isimli mini eserinde Valentino Braitenberg bir düşünce deneyi kapsamında robotlara da uygulayarak gösteriyor. Eğer ki yeterli sayıda aşırı basit davranış kalıbınız varsa, bunları çok sayıda farklı kombinasyonla bir araya getirerek sanki üstün bir zekaya ve bilince sahipmiş gibi davranan düzenekler inşa edebileceğimizi gösterdi. Halbuki bu araçlar, dışarıdan kendi öz bilinçleriyle hareket ediyormuş gibi gözükseler de, aslında uymak zorunda oldukları çok basit davranış kalıplarına uymaktadır. Sinirbilimciler ve psikologlar, her ne kadar evrendeki en karmaşık yapılardan biri olsa da, beynin de bu şekilde son derece mekanistik bir yapıda olduğunu düşünmekteler ve gün geçtikçe daha net olarak göstermekteler. Beyne, özellikle de insan beynine atfedilen, diğer türlerde bulunmadığı ve hatta bulunamayacağı iddia edilen hiçbir özelliğin beynimize has olmadığını her geçen gün daha net bir şekilde öğreniyoruz. Evreni ve evrimi tanıdıkça, beynimizi ve benliğimizi daha iyi kavrıyoruz.

Fotoğrafta ABD'nin South Carolina eyaletindeki Myrtle Beach Safari Parkı'nda yaşayan orangutan Suriya gözüküyor. Suriya, tıpkı diğer orangutanlar gibi çok zeki bir canlı. Çok karmaşık davranış kalıplarına sahip ve tıpkı insan için düşündüğümüz gibi, bir orangutanı da dışarıdan izleyecek olsanız sanki son derece üstün bir bilince ve benliğe sahipmiş hissine kapılabilirsiniz. Ancak insan vakasında olmadığı gibi, orangutan durumunda da aslında mekanistik çok temel bazı davranış kalıplarından fazlası bulunmamaktadır. Bir diğer deyişle, bir hidranınkinden bir insanınkine kadar zeka hep abartılmış bir olgudur. Evet, zekamızla harika işler başarabiliyoruz; ancak bu işleri başarabilmeyi büyük bir sıçrama veya aydınlanma ile öğrenmedik. Öncelikle evrimsel süreçte giderek karmaşıklaşan kalıplara sahip olduk, daha sonrasında kültürel evrim sayesinde bu kalıpları daha karmaşık biçimde bir araya getirebilmeye başladık. İşte tam olarak bu sebeple, sahip olduğumuz bütün teknoloji, bilim, felsefe ve genel olarak "bilgi", kendisinden daha önceki, daha basit yapılı bilgi parçaları üzerine inşa edilebildi. Uçmayı öğrenmeden uzaya gidemedik, aerodinamik yapıların kaldırma kuvvetini fark etmeden uçamadık, etrafımızdaki canlıları merak etmeden aerodinamiği keşfedemedik, daha güçlü bir merak duygusuna sahip olacak biçimde evrimleşmeden etrafımızdaki canlıları inceleyemedik... 

Suriya, kendisinin pek hoşlanmadığı balıkları, aç kuşları beslemek için kullanmasıyla biliniyor. Suriya, kendisinin doğrudan hiçbir çıkarı olmamasına rağmen, tıpkı pek de işe yaramayacak bir bitkiyi her gün itinayla sulamamız gibi, safari parkındaki dostlarını beslemeyi sürdürüyor. Bunun en muhtemel sebebi, Suriya'nın beyninin kendisinden olmayanları ayırt edebilecek ve hayat mücadelesi ile üreme vermekten öte, başka canlılarla etkileşime geçmekten "hoşlandığının" ayırdında olabilecek kapasitede olmasıdır. Yoksa kimse onu bir diğer hayvana balık atacak şekilde şartlandırmamıştır. Muhtemelen ilk başta safari parkındaki görevlilerin penguenleri besleyişini görmüş, sonrasında bunu taklit etmiş, sonrasında ise bundan hoşnutluk duyarak (çünkü bu hareketinden ötürü herhangi bir fiziksel yöntemle ödüllendirilmemiştir) bu davranışına devam etmiştir. İşte bu, insan bebeklerinin de büyüdüklerinde yapacakları karmakarışık davranışları öğrenmelerinin birebir aynı yoludur: etrafımızda gördüklerimizi taklit ederiz, hoşumuza gidenleri sürdürür, gitmeyenlerden uzak dururuz. Beynimizin özellikle hipotalamus bölgesi, davranışlarımızın sonuçlarına bağlı olarak bir ödül/ceza analizi yapar ve beynimizde bu davranışlar sonuçlarıyla ilişkilendirilir. Hareketleri tekrarladıkça, ödüller ve cezalar da kendisini tekrar ederek bu tür davranışların pekişmesini sağlar. İşte bir insan, bu şekilde bildiğimiz anlamıyla, kültürel bir varlık olarak "insan" olur. Öğrenme biçimimizin Suriya'nın yaptığından en ufak bir farkı yoktur.

Uçan Mürekkep Balıkları!

Mamutlarla Piramitler Aynı Dönemlerde Var Oldu!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim